Komunist Forum
Geri git   Komunist Forum > SİYASET BÖLÜMÜ > Siyaset > UKKTH

Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları Stil
Alt 02-02-2010, 15:01   1 links from elsewhere to this Post. Click to view. #1 (permalink)
 
Üyelik tarihi: Jan 2010
Mesajlar: 58
Thanks: 53
Thanked 40 Times in 26 Posts
Tecrübe Puanı: 0
Parti_Cephe Seçkin bir yolda.
Standart Kürt Federe Devleti Kuruldu : Darısı Kimin Başına?

Kürt Federe Devleti Kuruldu :
Darısı Kimin Başına?



  • " Uluslara yapılan her baskı, geniş halk yığınlarının direncini davet eder; ulus olarak baskı altında kalan halkın direnci, her zaman, ulusal ayaklanma eğilimi gösterir . Ezilen ulus burjuvazisinin bir yandan pratikte, kendi halklarından gizli olarak ve ona karşı, ezen ulusun burjuvazisi ile gerici anlaşmalara girerken, bir yandan da ulusal ayaklanmadan sözetmesi hiç de seyrek görülen bir şey değildir. Böyle durumlarda devrimci marksistler, eleştirilerini, ulusal harekete değil, ama onun alçaltılmasına, bayağılaştırılmasına, o hareketi küçük bir kavga düzeyine indirgeme eğilimlerine yöneltmelidirler." (Lenin)
Körfez Savaşının askeri harekât bölümünün bitmesinden kısa bir süre sonra basın ve yayın organlarında en göze çarpan haberlerin başında Kuzey Irak'da Barzani ve Talabani güçlerinin Zaho başta olmak üzere değişik kentleri nasıl ele geçirdikleri geliyordu. Gazete manşetlerinde Kürt devletinin kurulmak üzere olduğu sık sık yer alıyordu. Hemen herkes Kuzey Irak'da kurulacak Güney Kürdistan beklentisi içinde her yeni güne yeni umutla giriyordu. İşte tam bu günlerde, savaşta tümüyle yokedildiği savlanan Irak ordusuna ait birliklerin hareketi başladı. Ve sonuç binlerce Kürdün Türkiye ve İran topraklarına doğru sürülmesiydi.
Kamuoyu aylarca ağır kış koşullarında göçe itilmiş Kürt halkının yüzyüze olduğu trajediyi izledi. Bu sırada bazı Kürt önde gelenlerinin Amerika'da, İngiltere'de ve Türkiye'de, başta bu ülkelerin istihbarat teşkilatları ve Genel Kurmaylarıyla yaptıkları gizli görüşmelerin yoğunlaşması fazlaca önemsenmedi.
Özellikle Talabani'nin son dört yıl boyunca CIA ve Pentagonla kurduğu yakın ilişki "taktik gereği" hoş görülürken, Çekiç Güç'ün Silopi'ye yerleşmesi pek fazla önemsenmiyordu. "Düşman saflarındaki çelişkiden yararlanma" adına emperyalizmle uzlaşma girişimleri meşrulaştırılırken, bunun gelecekte nelere mal olacağı kitlelerden özenle gizleniyordu.
Önce Talabani'nin, ardından Barzani temsilcilerinin MİT ile yaptıkları görüşmeler ve ardından Çankaya'da yapılan "zirveler" ürünlerini yavaş yavaş vermeye başladı.
İlk ürün, Amerikan emperyalizminin Irak' ın kuzeyinde 36. enlem üzerindeki uçuşları yasaklamasıyla verdi.
Ardından Kuzey Irak'da seçimlerin yapılması geldi.
Yaratılan hava içinde, emperyalizmle uzlaşma yoluyla da olsa bir ulusun kendi kaderini tayinine yöneldiği sanısıyla, yapılan seçimler Türkiye'de "büyük çoşku" yarattı. Ve başta HEP'liler olmak üzere, Güney Kürdistan'daki seçimlerin bir benzerinin Kuzeyde de yapılması temennisi basına yansımaya başladı. Öyleki, gelişmelerin emperyalizmin denetiminde olduğu ve bunun çağımızda gerçek bir kendi kaderini tayin değil, emperyalizmin işbirlikcisi yeni bir sınıflı devletin kuruluşuna yöneldiği bir yana bırakılarak, "darısı Kuzeyin başına" denilmeye başlandı.
Mayıs sonlarında Kuzey Irak'da yapılan seçimler üzerine "darısı Kuzeyin başına" diyebilecek kadar siyasal olarak körleşmiş HEP'li milletvekili, bundan kendileri için de bir pay çıkar mı düşüncesiyle demeçler verirken, her uzlaşmanın bir bedeli olduğunu, er yada geç bunun ödenmesi gerekeceğini belki de hiç düşünmüyordu. [[Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]]
Ekim ayına gelindiğinde "Kürt Federe Devleti" ilân edildi. Aynı çevreler, bu kez Haziran ayındaki kadar çoşkulu gözükmüyorlardı. Hatta basında "Kürt Federe Devleti"ne karşı olduklarına ilişkin demeçler yayınlanmaya başlandı.
Ve peşmergelerin PKK'ya yönelik saldırılarının başlamasıyla emperyalizmle uzlaşmanın ilk bedelinin nasıl ödeneceği açıkca görüldü.
Bu olaylarla yapılan hataların temelinde, ekonomik, toplumsal ve siyasal olayların değerlendirilmesinde sınıfsal bakış açısının bir yana bırakılması geldiğide açığa çıkmıştır. Telaffuz edilmesinde sık sık sorunlar ortaya çıkan, ama sık sık da rahatça kullanılan kavramlardan birisi olan "milliyetçilik", bu noktada, burjuva bakış açısının egemenliğini ifade ettiği ortadadır. "Kürdün Kürtten başka dostu olmadığı" sanısıyla bir yana bırakılan sınıfsal perspektif, diğer yandan Kürtlerin ekonomik, sosyal ve siyasal gelişimlerinin yanlış bir kavranışına da ön temel oluşturduğu da unutulmuştur.
Emperyalizm olgusunun gerçek bir küçümsenişi ile başlayan ve çağımızda ulusal sorunların gelişmesinde ve çözümlenemeyişinde emperyalizmin birinci dereceden rol oynadığının bir yana bırakılması peşmergeler ile PKK arasındaki çatışmaların soyutta öngörülmesine karşın, pratikte umursanmamasını getirdiği de açıktır.
II. yeniden paylaşım savaşından sonra emperyalizmin sömürgeleri tasfiye etmesi ve bu tasfiye sırasında bazı ulusal sorunların üzerinin örtülmesi gerçeği bile, günümüzdeki ulusal sorunlarda emperyalizmin rolünü ve yerini açıkca gösterir.
Kapitalizmin dış dinamikle, yani emperyalizmin ilişki ve çelişkilerine uygun olarak geliştirilmesinde ifadesini bulan yeni-sömürgecilik koşullarında, emperyalizmle uzlaşmanın diğer bir bedeli de, halkın bir kez daha ve eskisinden çok daha fazla sömürülmesi olacaktır. Bu bedel, emperyalizmin askeri ve politik çıkarları doğrultusunda hareket eden bir siyasal yönetimin, yani devletin ortaya çıkmasıyla daha da belirginleşecektir.
Bu nedenle, çağımızda ulusların kendi kaderini tayin etmesi, aynı zamanda emperyalist sömürü ve hegemonyanın dışına çıkmayı gerektirir. Bu gerçek, hiçbir biçimde eski dönemlerde yaşanmış bazı olayların vurgulanmasıyla geçiştirilebilir bir şey değildir. İdris Bitlisi yada Hamidiye Alayları bir toplumun tarihsel evriminde ortaya çıkabilen yalın işbirlikçilik olaylarıdır. Bu her toplumun evriminde şu yada bu oranda mevcuttur. Ama emperyalizmle işbirliği çağın gerici özelliğidir.
Aynı şekilde, kapitalizmin dış dinamikle geliştirilmesi ve buna paralel olarak feodalizmin tasfiyesi, günümüzde ulusal sorunların değişik görünümler kazanmasına neden olmaktadır. Özellikle yukardan aşağıya kapitalizmin geliştirilmesiyle tasfiye olmaya yönelen feodallerin, geçmiş dönemde emperyalizmle kurduğu ittifakın bozulması ve yerini işbirlikçi burjuvazinin alması, aynı zamanda ulusal hareketlerin anti-feodal niteliğinin törpülenmesini getirebilmektedir. Bu da, Stalin'in deyişiyle, "feodal milliyetçiliğin yaşamının son anlarında dinsel kılığa bürünmesi"ne yol açmaktadır. Son dönemde ortaya çıkan "Hizbullah" olayının temelinde tasfiye olan feodalitenin yattığı açıktır. Daha düne kadar Cuma namazından çıkarak yürüyüşler yapan ve kepenk kapatan "çarşı esnafı", "Hizbullah" hareketinin sınıfsal temelini oluşturmaktadır.
Ortaya çıkan ve giderek gelişme eğilimi gösteren bu olgu, aynı zamanda yeni bir bedelin ödenmesi anlamına gelmektedir. 1920'lerde M.Kemal'in küçük-burjuva pragmatizminin, bir yandan SSCB ile ilişkilerin geliştirilmesine yönelirken, diğer yandan TBMM'nin açılışında imamlara dua okutturması şeklinde biçimlenirken, dinsel ideolojinin temsilcisi hilafetin kaldırılmasına kadar uzandığı bilinen gerçeklerdir. Ama o tarihsel dönemde şeriat güçlerinin belli bir devlet örgütlenmesine sahip olmadığı; günümüzde ise İran'da mollaların devlet iktidarını elinde tuttukları gözden kaçırılamaz. Keza bu pragmatizmin 1925'lerde Şeyh Sait isyanı ve 1930'larda Menemen olaylarıyla kanlı bir hesaplaşmayla sürdürüldüğü de ortadadır.
İster "taktik gereği", "hedef küçültmek" için olsun, çağımızda emperyalizmle kurulacak ilişkiler, isterse dinselliğin kullanılması yönündeki tavırlar olsun ulusal ve halk kurtuluş hareketlerine büyük zararlar vereceği son olaylarla açıkca görülmektedir. Ve gene görülmektedir ki, günümüzde gecikmiş ulusal sorunların çözümlenemeden kalışında ve ulusal baskıların sürdürülmesinde temel belirleyici güç emperyalizmdir.
Bunları bir yana bırakıp, emperyalizmle işbirliği yaparak devlet kurma olanağının ele geçirilmesine gıpta etmek ve bunun bir "çözüm", "ara çözüm" olarak sunmak, Kürt halkına yapılabilecek en büyük kötülük olacaktır. Emperyalist sistem içinde kalarak emperyalizmden bağımsız kalınabilineceğini sanmak, eğer ulusal ihanet denilemezse, büyük bir safdillikten başka birşey olamaz.
Emperyalizmden gerçek anlamda bağımsızlığı elde etmeden, demokratik bir yönetim kurulmadan ve proletaryanın öncülüğü olmaksızın hiçbir ulusal sorun gerçek anlamda çözülemez. Bu aynı zamanda, ulusların kendi kaderlerini tayin hakkının, emperyalist sistemden ayrılma, emperyalizmden bağımsız devlet kurma hakkı olarak belirginleşmesi demektir. Bu hakkın elde edilmesi, bu ülkelerde, gerektiğinde parçalanmış ulusların birliğinin sağlanması içinde temel oluşturmaktadır. Sözün özü, günümüzde ulusal sorunlar, emperyalizmden bağımsız demokratik bir cumhuriyet kurma sorunu durumundadır. Dolayısıyla proletaryanın öncülüğünde demokratik halk devriminin gerçekleştirilmesi programıyla çakışır.
Barzani ve Talabani'nin emperyalizmle kurdukları işbirliği, sonuçta emperyalizme bağımlı ve emperyalizmin çıkarlarına uygun faaliyet gösterecek bir devletin kurulmasına yönelmiş bir süreçin parçası durumundadır.
Kimileri bu durum karşısında, "bizim sorunumuz kendi devletimize sahip olmaktır" diyerek emperyalizmle ve onun işbirlikçisi oligarşilerle kurulan ilişkileri haklı ve mazur göstermeye çalışmaktadırlar. Buna karşı çıkanlar ise, önce "kemalistlik"le itham edilerek zan altında bırakılacakları endişesine itilmekte, bunun etkili olmadığı görüldüğünde de SSCB' nin durumu öne sürülmektedir. Bu yaklaşım, sonal olarak Marksizm-Leninizmin ulusal sorunların çözümünde de "bir işe yaramadığı", "anti-emperyalizmin ulusları oyalamaktan öte bir değer taşımadığı" önyargısından güç almaktadır.
Genellikle Kürt reformist çevrelerinde yaygın bulunan bu yaklaşım, giderek pekçok kesimi etkisi altına alma eğilimi taşımaktadır. Ulusal sorunun devrimci değil, evrimci bir tarzda çözümünü isteyen bu çevrelerin ideal kişisi, hiç şüphesiz Talabani olmaktadır.
Talabani'nin "diplomasi konusunda ustalaşmış" olduğu ileri sürülerek emperyalistlerle işbirliğinden çok, onları "kullanma hüneri" gösterdiği inancı yayılmaya çalışılmaktadır. PKK'ye yönelik olarak oligarşinin silahlı güçleriyle birleşik operasyonlara girişmesi karşısında "hain"liğinin öne çıkmaya başladığı bir aşamada, PKK'ye yönelik T. C. ordusunun hareketinin gelişmesi üzerine verdiği demeçler herşeyi unutturabilmektedir. PKK yönetiminin Talabani güçlerinin Barzani güçleri kadar istekli savaşmadıklarını beyan ettiği ifade edilmesi bile, bu konuda Talabani lehine kazanım olarak ortaya çıkmaktadır.
Uzatılmış bir savaş çizgisini -bilinçli olarak ya da düşmanın dayatmalarıyla olsun- sürdüren bir halk kareketi yada ulusal hareket, zaman unsurunun iki yönlü hareketini hesaba katmak zorundadır. Savaşın uzatılmışlığı yada uzaması, düşman güçlerinin maddi ve manevi olarak yıpranmasını (ya da yıpratılmasını) yaratabilirse de, aynı oranda olmasa da kitlelerde de belli bir yıpranma ortaya çıkarabilecektir. Bu bir yandan hareketi "çabuk sonuçlu savaş"a itebileceği gibi, varolduğu iddia edilen "uzlaşma" olanaklarının kullanılmasına da zorlayabilecektir. Birinci durumda askeri bir yenilgi gündeme gelirken, ikinci durumda işbirlikçilik yolu açılabilecektir. Birinci duruma karşı durma kısa sürede etkisini gösterirse de, ikinci duruma karşı durma uzun dönemde etkisini gösterir ve askeri durum da dahil olmak üzere tüm süreci belirler.
Bu nedenle Talabanicilik sadece Kürt ulusal hareketine değil, gerçek halk hareketine de zarar verici nitliktedir. Bir yandan ulusal hareketi alçaltıp bayağılaştırırken, diğer yandan varılabilecek en yakın hedeflere ulaşıldığında hareketi olabildiğince çabuk sonuçlandırmaya yöneltir. Bu da tipik bir küçük-burjuva özelliğidir.
Bu durumda yapılabilecek tek şey, proletaryanın öncülüğüne ve ideolojisine bağlı kalmak ve reformizmin, küçük-burjuva uzlaşmacılığının çözüm olmadığını kitlelere anlatarak savaşmaktır.

Kaynak : www.kurtuluscephesi.com




Konu Parti_Cephe tarafından (02-02-2010 Saat 22:06 ) değiştirilmiştir.
Parti_Cephe isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 02-02-2010, 18:22   #2 (permalink)
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2009
Mesajlar: 488
Thanks: 38
Thanked 87 Times in 58 Posts
Tecrübe Puanı: 2
suat Seçkin bir yolda.
Standart

öncelikle belirtmeliyimki.. bu yazı kesinlikle ulusalcı bir yazıdır.. içindeki sol söylemler bu ulusalcı yanını örtmez.. yine demogojik söylemlerle tarihsel süreçlerde gerçekliklerin dışında sunulmaktadır.. yine.. bu yazı çifte standart tarzındadır.. 1917-22 arasındaki sscb,, sürecini dikkate almadan keskin söylemlerle analizler yapmaktadır.. yazıda sözü geçen gelişmelere sunduğu gerekçeler.. 1905-8-13(basel) ve 1917-22 çarlık rusyası dönemindeki lenin söylemlerini ve sscb sürecindeki ulusal meselelere yaklaşımları da dikkate almadığından aslında roza tarzı bir eleştiridir de..

şimdi tüm bu iddialarımı açıklayayım....

* Emperyalizmden gerçek anlamda bağımsızlığı elde etmeden, demokratik bir yönetim kurulmadan ve proletaryanın öncülüğü olmaksızın hiçbir ulusal sorun gerçek anlamda çözülemez.
bunu söyleyenler vardı.., ama lenin değildi.. bu kesin..
rosa.., ulusal sorunu sadece burjuva devrimi anlamında onaylardı ve işçi sınıfı mücadelesi dışında ulusal sorun diye bir kavram tanımazdı.. tıpkı mark gibi..
polonya buna net örnektir.. rosa.., rusya ve almanya arasında paylaşılmış polonya için.., alman polonyası alman işçi sınıfı ile rus polonyası rus işçi sınıfı ile birlikte olmalıdır.., bağımsızlık istemi burjuva istek olarak gereksizdir der.. her iki ülkeden ayrılmasını ve bağımsız örgütlenmesini red ederdi..

lenin ise..;bunun sosyal-şövenizm olduğunu belirtir ve polonya halkının burjuva anlamda bile olsa.., kendi kaderinin tayin hakkı olduğunu belirtirdi.. polonya komünistlerinin ayrı örgütlenmesine karşı çıkmazdı.. desteklerdi ittifak yapardı..
zaten o dönemlerde ulusal parti mantığı pek yoktu.. rosa hem polonyadaki partide hem de almanyadaki partide yönetici idi..

kısaca bu söz içi boş her yere çekilecek bir söylemdir.. ayrıca ulusal sorun hakkındaki bilgisizliğin şöven anlamda bir yansımasıdır.. proleter devrim sınıfsal çelişkşileri çözer.. ulusal sorunlar burjuva yaratımlarıdır.. sorun yaşamayan ülkeler de vardır.. isviçre, çekoslovakya ve kavgasız da ayrılmışlardır.. üstelik sosyalist devrim yapmadan.. bu gerçeklikleri atlayıp hayali teori yapmak.. bu arkadaşların işi.. sanırım..
Bu aynı zamanda, ulusların kendi kaderlerini tayin hakkının, emperyalist sistemden ayrılma, emperyalizmden bağımsız devlet kurma hakkı olarak belirginleşmesi demektir.
bu forumda bir yazılarını astım.. itiraz edilirse yeniden buraya alırım.. emperyalizmin ileri karakolu olan 1923 türkiye cumhuriyetine "bağımsızlık", "kurtuluş savaşı" olarak baktıklarını unutuvermişler.. sanki t.c. Bu aynı zamanda, ulusların kendi kaderlerini tayin hakkını.. işletti de.., emperyalist sistemden ayrıl.. dı da.., emperyalizmden bağımsız devlet kur..du..?? bu arada kuzey-kürdistan işgal değildi.. ulusların kendi kaderlerini tayin ettiği.., bağımsız.., emperyalizmden kopmuş vatan oldu..
madem bakış zemininiz bu idi.., de.., 1923 övgülerinize ne diyelim.. milliyetçilik mi..?? ulusalcılık mı.. vatan-yurtseverlik mi..??
siz seçin...

Bu hakkın elde edilmesi, bu ülkelerde, gerektiğinde parçalanmış ulusların birliğinin sağlanması içinde temel oluşturmaktadır. Sözün özü, günümüzde ulusal sorunlar, emperyalizmden bağımsız demokratik bir cumhuriyet kurma sorunu durumundadır. Dolayısıyla proletaryanın öncülüğünde demokratik halk devriminin gerçekleştirilmesi programıyla çakışır.
iyi güzel de.., bu dedikleriniz hangi vatan kavramı ve hangi ulusal kurtuluş kavramı altında olacak.. buyrun pkk saflarında bu işi yapın.. hazır kürt ulusal devrimi olurken kürtlerde türklerin kendi kaderleri hakkında karar vermelerine "izin" verirler ..!! tabi.. "devrime bir zararları yoksa..!! bu sözlerde bu arkadaşlara ait.. itiraz olursa asarım.. sadece kürtler bölümü yok.. "kendileri" var..

sen vatan de.., 1923 e bağımsızlık de.. tekrar bağımsızlık yaratacağız de.., . sonrada başka halklar adına da.., devrimi de biz yapacağız de.. kim gelir senin ulusal "devrimi"ne..!!! ...ulusalcılar.. tabiki..

bu ulusalcı gizli mantık kendini sorgulama gereği duymadan tarihsel yaşanmışlıklara bakmadan.. başkalarının paçasında çamur aramaktadır..

kimse kusura bakmasın aşağıdaki alıntılarla.., cümlenin başlangıcındaki kürt nefreti ve sonrasındaki demagojik saldırıyı açığa çıkartacağım..

Körfez Savaşının askeri harekât bölümünün bitmesinden kısa bir süre sonra basın ve yayın organlarında en göze çarpan haberlerin başında Kuzey Irak'da Barzani ve Talabani güçlerinin Zaho başta olmak üzere değişik kentleri nasıl ele geçirdikleri geliyordu. Gazete manşetlerinde Kürt devletinin kurulmak üzere olduğu sık sık yer alıyordu. Hemen herkes Kuzey Irak'da kurulacak Güney Kürdistan beklentisi içinde her yeni güne yeni umutla giriyordu.
kuzey-ırak'da .. tanıma dikkat edin.. yazar.., güney kürdistan diyemiyor.. sistemin ağzı ve argümanı ile yazıyor.. Körfez Savaşının askeri harekât bölümünün bitmesinden kısa bir süre sonra diye "hayıflanarak" öfke duyarak ve alay ederek de devam ediyor.. Kuzey Irak'da Barzani ve Talabani güçlerinin Zaho başta olmak üzere değişik kentleri nasıl ele geçirdikleri geliyordu.
haliyle kürdistana Kuzey Irak diyen bir mantık.. buradaki kürtlerin kendi toprakları üzerinde etkin olmalarına da işgalci gibi bakar.. ırak arap milliyetçilerinden fazla kralcılar bunlar..
nasıl ele geçirdikleri .. böyle bir mantaliteye şövenizm denilmez de ne denir.. kim nereyi kimden ele geçiriyor .. oraları kürtlerin değilde saddamın tabulu malımıydı.. ??? da kürtleri işgalci gibi sunuyor kuzey ırak diyorsun..??

herkes Kuzey Irak'da kurulacak Güney Kürdistan beklentisi içinde her yeni güne yeni umutla giriyordu.
sevindiğini sanmayın başka şeye seviniyor.. hazretler..
İşte tam bu günlerde, savaşta tümüyle yokedildiği savlanan Irak ordusuna ait birliklerin hareketi başladı.
savlanan yani iddia edilen bu ordu aslan yurtseverler vatan severler olarak.. hayırr.... varız lan dedi.. ve....
Ve sonuç binlerce Kürdün Türkiye ve İran topraklarına doğru sürülmesiydi.
halepçe yaşandı.. ve yazar sanırım iyi oldu demedi ama bir tarafına kına yakmıştır.. sözümü hoş görün ama yazıdaki iğrenç mantığa da dikkat edin.. gerisi teferruattır.. kınama bile yok katliam da demiyor.. buna lütfen dikkat edin.. yazıdaki saklı karaktere..
işbirlikçilere iyi oldu demeye getiriyor.. burada 1918 de kendi 1923 "ata"larının ve arapların ingilizlerle işbirliği yapmasını ama berzencinin direnmesi ele almıyor bile.. zaten buraya kürdistan da diyemiyor ki.. ele geçirmişler.. bittiği savlanan ırak ordusu geri almış.. vatanı kurtarmış...!!

bu bölgede o zamandan beri kürt direnişi sürmektedir.. senin.., 1923 "ata"ların ve araplar emperyalizmin gerisi yalarken kürtler hep direnmiştir.. ama eksik ama yanlış direnmişlerdir..
ve.., burada zaten özerk bir kürdistan vardır.. ama sık sık ihlal edilmektedir.. öyle abd liler istedi diye var olmadı.. hoş.. burayı kürdistan diye kabul eden eski ırak anayasına bile tahammülü yok yazarın.. oraya hala t.c. gibi kuzey ırak diyor..

yazının sonrasındaki seviyesiz saldırı ve "ithamlara" değinmek gereği bile duymuyorum.. bu kadarı yeterlidir.. bu şövenizmi açıklamaya teşhir etmeye..
kürdistana kürdistan demekten sakınan ve t.c. gibi kuzey ırak diyen ve kürtlerin kendi topraklarındaki etkinliğine ele geçirmek diyen ve ırak ordusunun bitmediğinin ispatını halepçe katliamı ile onaylayan bu şöven mantalite budur..

yazıyı asan arkadaşa da bir çift sözüm var.. alıntı yaptığı yeri belirtmeliydi.. okuyan kimi muhatap aldığını bilmeliydi..
ben belirteyim.. kurtuluş cephesi sitesinden alınmıştır.. thkp-c/hdö adlı bir örgütün sitesidir..

asan arkadaş parti-cephe mahlası kullanıyor.. yorum yapmadığına göre bu yazı ve örgütün kürtlere-kürdistana bakışını onaylıyor demektir.. sözlerim ona da geçerlidir.. yada açıklama yapar katılıp-katılmadığını belirtir.. geçersiz olur..




__________________
KomünistForum a Hoş Geldiniz. Lütfen İmza Boyutunuz 4 Puntoyu Geçmesin....
suat isimli Üye şuanda  online konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 02-02-2010, 22:04   #3 (permalink)
 
Üyelik tarihi: Jan 2010
Mesajlar: 58
Thanks: 53
Thanked 40 Times in 26 Posts
Tecrübe Puanı: 0
Parti_Cephe Seçkin bir yolda.
Standart

Bu yazı benim kişisel görüşlerim veya örgütümle alakalı bir metin değildir. bir dergiden alınmıştır. forum içerisinde herkes değişik kaynaklardan yazılar yayımlayabilmektedir. Makaleler, altında kendi imzası bulunmadan foruma koyanlarla özdeşleştirilmemelidir. yapılacak eleştiriler yanlız bu yazılara yönlendirilmelidir. forum yöneticisi veya üyesi olarak bu yazının altına kaynak belirtilmesi gerekliliği gördüyseniz bunu açıkça ifade edebilirsiniz. ve gerekli düzenleme yapılır. sırf bu nedenlerle ulusalcı v.s. bu tarzda irdelemeleri kimsenin kimseye kullanma hakkı yoktur.

Dostça..



Parti_Cephe isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 02-02-2010, 23:10   #4 (permalink)
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2009
Mesajlar: 488
Thanks: 38
Thanked 87 Times in 58 Posts
Tecrübe Puanı: 2
suat Seçkin bir yolda.
Standart

Alıntı:
Parti_Cephe´isimli üyeden Alıntı [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]
Bu yazı benim kişisel görüşlerim veya örgütümle alakalı bir metin değildir. bir dergiden alınmıştır. forum içerisinde herkes değişik kaynaklardan yazılar yayımlayabilmektedir. Makaleler, altında kendi imzası bulunmadan foruma koyanlarla özdeşleştirilmemelidir. yapılacak eleştiriler yanlız bu yazılara yönlendirilmelidir. forum yöneticisi veya üyesi olarak bu yazının altına kaynak belirtilmesi gerekliliği gördüyseniz bunu açıkça ifade edebilirsiniz. ve gerekli düzenleme yapılır. sırf bu nedenlerle ulusalcı v.s. bu tarzda irdelemeleri kimsenin kimseye kullanma hakkı yoktur.

Dostça..
asan arkadaş parti-cephe mahlası kullanıyor.. yorum yapmadığına göre bu yazı ve örgütün kürtlere-kürdistana bakışını onaylıyor demektir.. sözlerim ona da geçerlidir.. yada açıklama yapar katılıp-katılmadığını belirtir.. geçersiz olur..
sanırım bunu belirtmişim zaten... ve hala katılıp katılmadığını da belirtmemişsin..
forumlarda benden eski olman gerekir.. ki.. bu her yerde de aynıdır.. alıntıların altına yorum yazılmaz ise buna katılıyorum anlamına gelir..
alıntı nerden diye soru uyarısı bilgi anlamındadır.. çok da önemli değildir.. benim asıl merak ettiğim senin yazıya katılıp katılmadığındır.. hala da.., yanıt alamadım..

ulusalcı v.s. bu tarzda irdelemeleri kimsenin kimseye kullanma hakkı yoktur.
buna katılmıyorum.. vardır.. ama gerekçeleri ve verileri sunarak söylebiliriz..
ben size sordum ve katılmıyorsanız açıklama yapar katılıp-katılmadığını belirtir.. geçersiz olur.. dedim...
yanıt var mı..? yok..

ayrıca..; yürüyüşün benzer mantık içeren çok yazısını da buraya astım.. eleştirilerim var.. bir tanesini de yeni astım.. ve fark olarak fazlaca farkı yoktur bana göre..
[Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]
buraya bakarsın...



__________________
KomünistForum a Hoş Geldiniz. Lütfen İmza Boyutunuz 4 Puntoyu Geçmesin....
suat isimli Üye şuanda  online konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 02-03-2010, 00:14   #5 (permalink)
 
Üyelik tarihi: Jan 2010
Mesajlar: 58
Thanks: 53
Thanked 40 Times in 26 Posts
Tecrübe Puanı: 0
Parti_Cephe Seçkin bir yolda.
Standart

Mesele benim bu düşünceye katılıp katılmamammıdır ? katılıyorum veyahut katılmıyorum bu benim kendi kişisel görüşümdür ister belirtirim ister belirtmem. (böyle bir forum kuralı yok) ayrıca Dolaylı olarak Yürüyüş dergisine ve çevresine ''ulusalcı'' kavramını yakıştırmanız bu konuda her çeşit gelişigüzel yazıp çizmeniz sizin için serbest fakat kurtuluş cephesi dergisinin veyahut herhangi bir oluşumun sizin düşüncelerinizle bağdaşmayan bazı fikirler belirtmesi sorunmu teşkil ediyor ? eğer böyle ise bence çok yazık.. bu anlamsız tartışmayı daha fazla uzatmak gereksizdir. makaleye eleştirinizi zaten mesajınızla belirttiniz. lütfen yürüyüş dergisini veyahut şunu bunu karıştırmayın onları başka bir başlık altında tartışın.



Parti_Cephe isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 02-03-2010, 01:24   #6 (permalink)
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2009
Mesajlar: 488
Thanks: 38
Thanked 87 Times in 58 Posts
Tecrübe Puanı: 2
suat Seçkin bir yolda.
Standart

Alıntı:
Parti_Cephe´isimli üyeden Alıntı [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]
Mesele benim bu düşünceye katılıp katılmamammıdır ? katılıyorum veyahut katılmıyorum bu benim kendi kişisel görüşümdür ister belirtirim ister belirtmem. (böyle bir forum kuralı yok) ayrıca Dolaylı olarak Yürüyüş dergisine ve çevresine ''ulusalcı'' kavramını yakıştırmanız bu konuda her çeşit gelişigüzel yazıp çizmeniz sizin için serbest fakat kurtuluş cephesi dergisinin veyahut herhangi bir oluşumun sizin düşüncelerinizle bağdaşmayan bazı fikirler belirtmesi sorunmu teşkil ediyor ? eğer böyle ise bence çok yazık.. bu anlamsız tartışmayı daha fazla uzatmak gereksizdir. makaleye eleştirinizi zaten mesajınızla belirttiniz. lütfen yürüyüş dergisini veyahut şunu bunu karıştırmayın onları başka bir başlık altında tartışın.
sayın parti cephe..
makaleye katılıp katılmadığınızı ısrarla istediğimi sanmayın.. böyle anlamsız ısrarlarım olmaz.. istemiyorsanız yanıt vermeyebilirsiniz.. bunu da saygı ile karşılarım. sizi haksız yere suçlamış olmamak için bunu istemiştim.. ama susma hakkınıza da saygı göstereceğimi bilin.. bir daha tekrarlamam..
(böyle bir forum kuralı yok) olsa bile bunu gerekçe olarak öne sürmem..
ama lütfen sizde...,
Dolaylı olarak Yürüyüş dergisine ve çevresine ''ulusalcı'' kavramını yakıştırmanız bu konuda her çeşit gelişigüzel yazıp çizmeniz sizin için serbest
bu noktada beni doğru algılayın.. benimde bazı yazılar.., mantıklar.., duruşlar.. teorik noktalarda düşüncelerim vardır.. tartışmaya her zaman açıktır..
bir kesime "ulusalcı" demek için.., ilk yolu seçmem.., seçmemeye çalışırım.. ve dediğimde ise.., sağlam kanıt ve veri bulmam gerektiğini de bilirim..
bu anlamda.., kolay ve verisiz-kanıtsız ithamlardan en çok ben rahatsız olmuşumdur.. başkalarına da yapmamam gerektiğini de bilirim..
kısaca.., yürüyüş ve başkaları için söylediklerim.., veri ve kanıtlarla doludur.. bunları ele alıp, çürüten.., içindeki yanlışları çaptırmaları, demogojileri açığa çıkartan olmadıkça da söylenenler-itirazlar umrumda değildir..

yazılarım net ve açıktır.. sorularımda.. bunlar üzerinden gelecek her mantıklı eleştiriye açığımdır.. hatalarımı çekinmeden kabule ve düzeltmeye de hazırım..

bunun dışında.. ne kimseyi kırmayı ne de bir çizgiyi gereksiz yargılamayı doğru bulmam..
bu anlamda..;
bu konuda her çeşit gelişigüzel yazıp çizmeniz
gibi sözleri de edebilmeniz için.., gelişigüzel yazılar olduğu noktasında açıklamalar yapmak zorundasınız.. yapmadan veri sunmadan böyle söylemeniz.. değersiz sözler olmaktan öteye geçmez.. size bu yaklaşımı ben yakıştırmam.. siz de kendinize yakıştırmayın..
bir şey söylerken altını doldurup söyleyin..
lütfen....

saygılarımla

suat



__________________
KomünistForum a Hoş Geldiniz. Lütfen İmza Boyutunuz 4 Puntoyu Geçmesin....
suat isimli Üye şuanda  online konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 02-09-2010, 22:59   #7 (permalink)
 
Üyelik tarihi: Sep 2009
Mesajlar: 31
Thanks: 0
Thanked 1 Time in 1 Post
Tecrübe Puanı: 0
sailman Seçkin bir yolda.
Standart

Merhabalar, ben yukarıda Parti cephe arkadaşın aktardığı kronolijik seyir içerisideki oldukça politik bulduğum yazıya tespitleri noktasında katılıyorum ve bu mesaja yanıt veren diğer arkadaşın yazısı iiçerisinde lenin in söylediğini idda ettiği sosyal- şöven kavramını alıntı yaptığı yeri belirtirse tekrar alıp bakacam, ayrıca içinde yaşadığımız kapitalizm= Emperyalizm koşullarını klasik emperyalizmin yaşandığı 1900 lü yılların sonundaki emperyalizm kavramlarıyla aynı anlama gelmediğini sosyo politik ve sosyo ekonomik konjonkturü takip eden bir çok insan bilir, yine konjonkturü takiğ eden bir çok insan federe yada bağımsız bir Kürdistanın (Kapitalizm sınırları içerisinde kalan) Orta doğu halkları açısından ne anlama geldiğinide görür, 21. yüzyılıda bağımsız bir ülke yada ulus tarifi ancak çok uluslu kapitalizmin dışında yapılabilir, yani ben bağımsız bir kürdistan derken başka bişey söylüyorum (Sosyalist) anlaşılmalı, Kürt ulusalcısı (Komünistlerini ayrı tutarak söylüyorum) söylediğinde farklı anlaşılmalı, yani Türkiye de olduğu gibi, ben o yazıda bağımsızlık ve ulusal kavramlarınıda böyle okuyorum, ama her insan görmek istediği gibi görebilir ve 90 yıl öncenin kavramlarınıda dayanak göstererek istediği gibi yorumlayabilir, tabi "Ciddiyeti Carbiyesi" bu kavram kadardır.



__________________
. Huzur İsyanda
sailman isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
sailman, bu paylaşımıyla yan tarafta belirtilen kişilerden teşekkür almıştır.
Alt 02-10-2010, 01:16   #8 (permalink)
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2009
Mesajlar: 488
Thanks: 38
Thanked 87 Times in 58 Posts
Tecrübe Puanı: 2
suat Seçkin bir yolda.
Standart

Alıntı:
sailman´isimli üyeden Alıntı [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]
Merhabalar, ben yukarıda Parti cephe arkadaşın aktardığı kronolijik seyir içerisideki oldukça politik bulduğum yazıya tespitleri noktasında katılıyorum ve bu mesaja yanıt veren diğer arkadaşın yazısı iiçerisinde lenin in söylediğini idda ettiği sosyal- şöven kavramını alıntı yaptığı yeri belirtirse tekrar alıp bakacam, ayrıca içinde yaşadığımız kapitalizm= Emperyalizm koşullarını klasik emperyalizmin yaşandığı 1900 lü yılların sonundaki emperyalizm kavramlarıyla aynı anlama gelmediğini sosyo politik ve sosyo ekonomik konjonkturü takip eden bir çok insan bilir, yine konjonkturü takiğ eden bir çok insan federe yada bağımsız bir Kürdistanın (Kapitalizm sınırları içerisinde kalan) Orta doğu halkları açısından ne anlama geldiğinide görür, 21. yüzyılıda bağımsız bir ülke yada ulus tarifi ancak çok uluslu kapitalizmin dışında yapılabilir, yani ben bağımsız bir kürdistan derken başka bişey söylüyorum (Sosyalist) anlaşılmalı, Kürt ulusalcısı (Komünistlerini ayrı tutarak söylüyorum) söylediğinde farklı anlaşılmalı, yani Türkiye de olduğu gibi, ben o yazıda bağımsızlık ve ulusal kavramlarınıda böyle okuyorum, ama her insan görmek istediği gibi görebilir ve 90 yıl öncenin kavramlarınıda dayanak göstererek istediği gibi yorumlayabilir, tabi "Ciddiyeti Carbiyesi" bu kavram kadardır.
sayın sailman...
ayrıca içinde yaşadığımız kapitalizm= Emperyalizm koşullarını klasik emperyalizmin yaşandığı 1900 lü yılların sonundaki emperyalizm kavramlarıyla aynı anlama gelmediğini sosyo politik ve sosyo ekonomik konjonkturü takip eden bir çok insan bilir,
bilir ama elli çeşit analiz ve tez öne sürer..
emperyalizmin 1900 lerdeki halleri ile çağımızdaki halleri arasındaki fark nedir.. söylersen tartışabiliriz.. senin ne düşündüğünü bilmiyorum çünkü..

klasik emperyalizmin yaşandığı
sanırım siz sömürgecilikten bahsediyorsunuz.. emperyalizm kavramı eşittir sömürgecilik değildir.. her nekadar emperyal kelimesi imparatarluk demekse de.. bahsedilen ilhak-işgal eden bir imparatorluk değildir..
yani ilk ortaya atan bu anlamda dememiştir.. kautky de dememiştir.. bu tezi kabul edip eleştiren.. lenin de dememiştir..
kapitalizmin küresel-sermayesel yayılımı etki işlevi anlamında demiştir.. ne tek-tek bir devlet anlatılır.. ne bir imparator(emperyal)
hatta bu marksda da vardır.. hindistan üzerine analizlerinde.., "hindistandaki ingiliz sömürgeciliğini sömürgecilik anlamında analiz eder ama ayrıca kapitalizmin hindistandaki geri sistemi nasıl değiştirdiğinden yani hindistanda kapitalizmin yerleşmesinden bahseder.. bu yanını olumlu bulur..
kalkıp da hindistana ayaklanın gerici kast sistemi köleleri demez.. buradaki kapitalizmin gelişmesi sonrasında oluşacak işçi sınıfı bu işi yapacak der.. yada ingilterede olcak bir devrimin buraya aynı kapitalist egemenliğin yaptığı gibi pd eli ile yararlı işlevi olacağını öngörür.. burjuvası varsa ve bağımsızlık için ayaklanacak ise doğru bulur..

snırım siz.. sömürgecilik ile kapitalist sistemin küresel yayılımını karıştırdınız.. bu tarihsel nesnel bir olgudur der marks.. bunu ingilizlerde istese de engelleyemez der..
ama nedense hala klasik ilhak-işgal analiz ve tespitlerine takılı kalanlar.. kapitalizmin bu küresel işleyişini karıştırıyorlar.. emperyalizmi bir imparatorluğun-abd- işgali gibi görüyorlar..
1800lü napolyon avrupa işgallerinde bile bu böyle değildi.. uluslararası bankerlerin yatırımları ile bu seferler yapıldı.. osmanlıda bile böyle idi..

abd türkiyeyi işgal için üs kurmadı.., sscb ye karşı olmak için yaptı.. tsk zaten kendi ordusuydu bunu atlıyorsunuz.. sanırım..
sanki abd.., türkiyedeki üsleri sayesinde türkiyeye hakim olabiliyor türkiyeyi sömürüyor da..????!!
fransanın-italyanın-japonya ve isviçrenin üsleri yok ama abd den az sömürmüyor.. yada sadece abd elinde değil..

kısaca ne sömürgecilik.., işgal-ilhak nede kapitalizmin yaygınlığı-emperyalizm anlamında açık-net kavram-işlev bilginiz var.. olmadığı gibi.. asıl işgal-ilhak altında olanları da yok sayıyorsunuz.. hatta abd defol dediğinzi bir vatanın bir işgalci-ilhakçı olduğunu ulusalcı mantıkla atlıyorsunuz..

federe yada bağımsız bir Kürdistanın (Kapitalizm sınırları içerisinde kalan) Orta doğu halkları açısından ne anlama geldiğinide görür, 21. yüzyılıda bağımsız bir ülke yada ulus tarifi ancak çok uluslu kapitalizmin dışında yapılabilir, yani ben bağımsız bir kürdistan derken başka bişey söylüyorum (Sosyalist) anlaşılmalı,
ne anlaşılacak.. ne..??
türkiye cumhuriyeti ırak-iran-suriye.., sanki.., çok uluslu kapitalizmin dışında .. da.., varlığını meşru sayıyor.. ama iş kürdistana geldimi olmaz!!! diyorsunuz..
türkiyeye tarihi kaç yıllık.. hele ırak.. 60-90 yıl yok arada.., bırakın güneyde böyle olsun.. 40-50 yıla kalmaz burasıda "meşru bir ulus-devlet oluverir.. hemde türkiye gibi çakma türk ulusu da değil.. hakiki kürt ulus-devleti olur..

abd defol üslerini al git demeyi biliyorsunuz..
o zaman...;
kürtler içinde söyleyin..
t.c-ırak-iran-suriye askerlerini al da git bu vatan kürtlerin demenize engel olan fark nedir..
işgal se işgal.. sömürüyse sömürü.. tek itiraz .., (Sosyalist) anlaşılmalı,
mevzusu ise.., türkiye-ırak vs. ye tanıdığınız meşruiyeti kürtlere neden tanımıyorsunuz da.. vatan sınırları.., kavramını işgal edilmiş kürdistanla ifade ediyorsunuz..

üstelik işgal altında batı-trakya-batum duruken.. yok.., kürtlerde dahil diyorsanız.. bu işlere.. iran-ırak-suriye kürdistanını ekleyerek tanım ve de işlev getirin.. hakkarili bir kürttün kardeşi bir adım ötede kalmış.. 33 kurşun hikayesi de bu değil mi.. zaten..

beni hoş görün.. ama.. tüm söylemleriniz.. ittihat terakkinin ve de ayrıca var olan ve kuruluşda etkin olan.., ingiliz taşaronu ittihat terakkinin.., vatan sınırları kavramlarını burada savunuyor.. kürtlerin, acara(müsliman gürcülerin) ve türklerin parçalanmışlığını-bölünmüşlüğünü bu sınırlı-sorumlu acenta türkiye vatanı ile yok sayıyorsunuz.. meşru kılıyorsunuz..
bu meşruiyeti de sosyalis devrim adı altında pazarlıyorsunuz..

kısaca.. t.c. ulusalcılarısınız..
kürtler milliyetçi ise sizde t.c. milliyetçilerisiniz.. kendinize vatansever-yurtsever demeyi biliyorsanız..
işgal altında parçalanmış kürdistan halkına da bu vatanseverlik-yurtseverlik tanımını çok görmeyin..

""abd defol bu vatan bizim"" sözünden daha meşru ve haktır.. t.c-ırak-iran-suriye defol bu vatan bizim sözleri..
yoksa kürdistan işgal-ilhak altında değilde.., bu "vatan"lara bir hak mı..????

not..;
tabi "Ciddiyeti Carbiyesi" bu kavram kadardır
bu sözler senin boyunu aşan sözlerdir.. bir daha böyle ukalaca sözleri yinelersen.. cahilliğine vermem gereken tarzda hakkını veririm..



__________________
KomünistForum a Hoş Geldiniz. Lütfen İmza Boyutunuz 4 Puntoyu Geçmesin....
suat isimli Üye şuanda  online konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 02-10-2010, 17:15   #9 (permalink)
 
Üyelik tarihi: Jan 2010
Mesajlar: 58
Thanks: 53
Thanked 40 Times in 26 Posts
Tecrübe Puanı: 0
Parti_Cephe Seçkin bir yolda.
Standart

abd defol üslerini al git demeyi biliyorsunuz..
o zaman...;
kürtler içinde söyleyin..

Sizin bize ne yapacağımızı söyleme hakkınız yoktur. eleştiri yapabilirsiniz ama hiçbirşeyi ''Emredemezsiniz'' Ayrıca yorumu yazan arkadaş herhangi bir örgüte bağlı olduğunu belirtmemiş nasıl bu cümleyi kurabiliyorsunuz neye dayanarak?

kısaca.. t.c. ulusalcılarısınız..
kürtler milliyetçi ise sizde t.c. milliyetçilerisiniz.. kendinize vatansever-yurtsever demeyi biliyorsanız..
işgal altında parçalanmış kürdistan halkına da bu vatanseverlik-yurtseverlik tanımını çok görmeyin..


Yine Eleştirinin sınırlarını aşan bir Yorum. Siz derken Kastettiğiniz kimler? Açıkça belirtmemişsiniz. Yorumu yapan arkadaşamı hitap ediyorsunuz yoksa bizemi? belirteceksiniz. üstü kapalı olarak ''ulusalcı'' yakıştırması yaptığınız insanlar bu topraklar üzerinde Yıllarca ırkçılığa ve oligarşiye karşı verilen mücadelede büyük bedeller ödemiştir. ayrıca çoğunluğu kürt olan bir oluşum
üzerine yapılabilecek en tuhaf hakarettir bu. Tabii biz ne konuşuyoruzki siz çoktan Marks'ı aşmıştınız zaten.. Ancak sizi uyarıyorum çamur at izi kalsın mantığı ile hareket ediyorsunuz. bu hiç yakışmıyor.



hemde türkiye gibi çakma türk ulusu da değil.. hakiki kürt ulus-devleti olur..

Amacınız bu ise yolunuz açık olsun. Kuracağınız Ulus - Devletinizde mutlu mesut yaşayın. Ona buna ulusalcı faşist diyerek çamur atıp mücadelesini küçük görme hakkına sahip değilsiniz. umarız bu sözlerinizden bir gün utanç duyarsınız.






Konu Parti_Cephe tarafından (02-10-2010 Saat 17:31 ) değiştirilmiştir.
Parti_Cephe isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 02-12-2010, 00:13   #10 (permalink)
 
suat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2009
Mesajlar: 488
Thanks: 38
Thanked 87 Times in 58 Posts
Tecrübe Puanı: 2
suat Seçkin bir yolda.
Standart

abd defol üslerini al git demeyi biliyorsunuz..
o zaman...;
kürtler içinde söyleyin..(suat)

Sizin bize ne yapacağımızı söyleme hakkınız yoktur. eleştiri yapabilirsiniz ama hiçbirşeyi ''Emredemezsiniz'' Ayrıca yorumu yazan arkadaş herhangi bir örgüte bağlı olduğunu belirtmemiş nasıl bu cümleyi kurabiliyorsunuz neye dayanarak?
sevgili parti cephe...
yazımda nerde emir kipi var..!!!
"abd üslerini al defol" diyorsanız.. kürdistanda ki tsk varlığını da aynı görmeniz gerekir demek istiyorum.. zaten ayrıntılı da açmışım.. "arkadaş kim ise.., bu sologanı işlevsel buluyorsa elbette onun içinde geçerlidir.. bende üslere hayır diyorum.. ama aynı zamanda kürdisdandaki işgale de hayır diyorum..
yani ankaraya ankara diyorsanız.. diyarbekire de amed demelisiniz gibi.. .., yani ankara işgal altında ise.., kürdistan açık işgal ve ilhak altında .., üstelik üzerindeki halk da ilhak edilmek isteniyor.. (ne mutlu türküm demek zorunluluğu)
ortada bir emir yok... ama bir sözü söyleyenin ona.., tüm ilkeleri ile her yerde ve herkesim için uyması gerektiğini istemek-belirtmek emir ise kabul...

kısaca.. t.c. ulusalcılarısınız..
kürtler milliyetçi ise sizde t.c. milliyetçilerisiniz.. kendinize vatansever-yurtsever demeyi biliyorsanız..
işgal altında parçalanmış kürdistan halkına da bu vatanseverlik-yurtseverlik tanımını çok görmeyin..
Yine Eleştirinin sınırlarını aşan bir Yorum. Siz derken Kastettiğiniz kimler? Açıkça belirtmemişsiniz. Yorumu yapan arkadaşamı hitap ediyorsunuz yoksa bizemi? belirteceksiniz.
sınırları aştığımı bana ispatlarsan bunu dikkate alır düzeltirim.. söylemleri tek tek ele alıp.., içeriklerini belirterek bu tanımları yapıyorum.. yazım burada ve iddialarımda.. bunları tek tek ele almalısınız.. ithamda bulunup bırakmıyorum.. kimlere yaptığımda ortada.., ele aldığım argümanları ve işleyiş biçimi kimlere ait ise ve kim savunuyorsa ithamım geçerlidir..

üstü kapalı olarak ''ulusalcı'' yakıştırması yaptığınız insanlar bu topraklar üzerinde Yıllarca ırkçılığa ve oligarşiye karşı verilen mücadelede büyük bedeller ödemiştir. ayrıca çoğunluğu kürt olan bir oluşum
üzerine yapılabilecek en tuhaf hakarettir bu.
1- ırkçılık ile ulusalcılık karıştırılıyor sanırım.. milliyetçilik ile ırkçılıkda aynı değildir.. "son tahlilde" yi ilk sunanlardan değilim.. sizde olmayın bence..
ithamım ırkçılık olsa idi onu söylerdim.. ithamım ulusalcılıktır.. söylemediğimi yani uç noktayı öne sürüp, asıl eleştirimi karartmanın da anlamı yoktur.. ithamım bellidir gerekçeleri de bellidir.. bu gerekçelerimi ele alıp çürütün lütfen..
2- bedel ödemek ile doğru çizgide olak da ayrıdır.. bu topraklarda çok kişi bedel ödedi.. ama doğru çizgide değildi.. örneğin filistinde en çok üyesi ölen hareket perinçek şafak grubudur.. hamas da bedel ödüyor.. ibda-c de ödedi,
sanırım bunlar teorik savunma için geçersiz şeylerdir..
bir hareketin geçmişini ve değerlerini savunmak ile onu teorik olarak eleştirmek ve özellikle şimdiki durduğu yeri yargılamak karıştırılmamalıdır..
tarihte en fazla bedel ödeyen ve oligarşinin temel gücü tsk ya karşı tek önemli direnişi sergileyen pkk ye ne diyorlar bliyorsun.. böylemi savunma yapsınlar.. yeterlimi sence..
Tabii biz ne konuşuyoruzki siz çoktan Marks'ı aşmıştınız zaten..
bu sence ahlaki ve yeterli bir karşı eleştiri ve ""savunma"" oldumu !!!!!
doğru benimle konuşulmaz.. dininize uygun değilim günaha girersin..
marks ve aşma konuları da tartışılır.. belki aşıyorum sanıp, gerilere düşüyorumdur.. ama bunu ispatlamak için teorik olarak gelinilir.. böyle aforoz istemi ile değil..

Ancak sizi uyarıyorum çamur at izi kalsın mantığı ile hareket ediyorsunuz. bu hiç yakışmıyor.

bak .. bu hiç olmamış.. ben kimseye çamur atmam.. ve atmamakla övünürüm.. ben temelsiz-verisiz-açıklamasız ithamda bulunmam..
bir tomar alıntı ve açıklama ile bunu yaparım..
yanlıştır-eksiktir vs.. ama bunların aynı ahlaki tarz ile açıklanması gerekir..
eğer.., karşıma aynı şekilde açıklamalar ile gelinirse dikkate alırım.. varsa eksiğim kabul ederim..

bu yazında bunlar varmı....???? yok..!!
eleştiri yaptığım verileri ele alıp açıklama var mı ..?? ... yok..!!

ne var..
bedel ödenmiş nasıl yaparmışım..
ulusalcı demek ırkçı demektir
iddialarımı çürütmeden çamur atma diyerek engel olmaya çalışma var..

sence bunlar doğru bir tarz mı..
sana güvenip bu soruyu soruyorum..

doğru tarz diyorsan.. susmasını da bilirim.. ve gerekçemi de sunarak sana karşı susarım..

hemde türkiye gibi çakma türk ulusu da değil.. hakiki kürt ulus-devleti olur..
Amacınız bu ise yolunuz açık olsun. Kuracağınız Ulus - Devletinizde mutlu mesut yaşayın.
benim.., ulus-devlete ilişkin bakışım bellidir bilmiyor olabilirsin ama sormalısın.. ayrıca kürt de değilim.. kürtlerin ulus-devleti nasıl benim olabilir..??
ben sadece.., parçalanmış-ilhak edilmiş-yok sayılmış bir halkın buna hakkı vardır ben karışma hakkına sahip değilim diyorum.. yine vatan ile bir ulus-devletin aynı şey olduğunu iddia ediyorum.. bu anlamda vatan diyenlerin yurtsevrlik devrimciliktir diyenlerin özellikle kürtlere de bu hakkı tanımasu gerektiğini vurguluyor.. tanınmaz ise.., bunun ezen ulus-şövenizmi olacağını da iddia ediyorum..
ben desem neyse.. ulus-devlete zaten karşıyım.. ama ezilen bir halka bu kadar karışma hakkına sahip olmadığımdan sadece belirtir bırakırım.. engellemem.. ve talebinden dolayı da.., milliyetçilik diye de ""çamur"" atmam..
"ben" ne kadar vatan sever bir yurtsever isem.. kürtler de o kadar bu hakka sahiptir demek zorundasınız.. diyorum.. attığım "çamur" da budur.. çamursa eğer..
Ona buna ulusalcı faşist diyerek çamur atıp mücadelesini küçük görme hakkına sahip değilsiniz. umarız bu sözlerinizden bir gün utanç duyarsınız.
aynı şeyi burada yapıyorsun.. ulusalcı olmak başka sosyal-şöven olmak başka faşist olmak başkadır.. benim ulusalcı faşist diye bir kavramım yoktur..

elimden geldiğince açıklamaya çalıştım.. dilerim beni anlar... ve kendi yaklaşımını da anlarsın..
sana güveniyorum.. benim düşüncelerimi yanlış bulmak ayrıdır.. haksız eleştirmek ayrıdır..... bence..



__________________
KomünistForum a Hoş Geldiniz. Lütfen İmza Boyutunuz 4 Puntoyu Geçmesin....
suat isimli Üye şuanda  online konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiket
başına, darısı, devleti, federe, kimin, kuruldu, kürt


LinkBacks (?)
LinkBack to this Thread: http://komunistforum.net/ukkth/59575-kurt-federe-devleti-kuruldu-darisi-kimin.html
Konuyu Başlatan For Type Tarih
Komunist Forum - vBulletin This thread Refback 02-02-2010 20:32

Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Konu Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kürt Kadınlarının İlk Derneği Teali Nisvan Kuruldu [Mayıs 1919 ARMANÇ Kürt Tarihi 0 06-02-2009 16:10
Kürt İstiklâl Komitesi Mısır’da Kuruldu [Kasım 1918 ] ARMANÇ Kürt Tarihi 0 06-02-2009 16:08
Kürt Teavün ve Terakki Cemiyeti Kuruldu ARMANÇ Kürt Tarihi 0 06-02-2009 15:46
Mitanni Kürt Devleti ARMANÇ Kürt Tarihi 0 05-25-2009 11:42
Paris banliyösünde Kürt Halk Meclisi kuruldu EWİNDARE Dış Politika 0 03-29-2009 12:37


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 18:21 .



Powered by vBulletin® Version 3.8.3
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.0 RC2


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447