![]() |
|
|
#1 (permalink) |
|
Üyelik tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 167
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 3 ![]() |
Ulusal sorun nedir, ne değildir?
Ulusal sorun, bir ulusun bir başka ulusun egemen sınıfları tarafından baskı ve egemenlik altında tutulmasından kaynaklanan siyasal bağımsızlık sorunudur. Bu sorunun çözümü, ezilmekte ve egemenlik altında tutulmakta olan ulusun kendi devletini kurma hakkına dayanır. Ezilen ulusların mücadelesi 20. yüzyılın özellikle ikinci yarısında dünya politikasında önemli bir yer tutmuştur. Bu mücadeleler sonucunda birçok ezilen ulus, bağımsız bir devlet kurarak bu sorunu çözmüştür. Ulusal kurtuluş mücadeleleri Marksistler açısından meşru mücadelelerdir, çünkü tarihsel olarak haklı bir talep etrafında şekillenmektedir. Ulusların kendi kaderini tayin hakkı (UKKTH) nedir? Ulusların kendi kaderini tayin hakkı, esas olarak ezilen ulusun bağımsız bir devlet kurma hakkıdır. Bu hak bu açıklığıyla konmadığı sürece, hem ezen ulusun egemenleri tarafından hem de ezilen ulusun mülk sahibi sınıfları tarafından çarpıtılmaya açık hale gelir. Marksistler ezilen ulusların kendi kaderini tayin hakkını, sulandırmaksızın, yani onların dilerlerse ayrı devlet kurmalarını kabul kapsamında savunurlar. Bu hakkı hangi biçimde kullanacağı ezilen ulusun iradesine bırakılmalıdır. Ulusal sorun, ezilen ulus ayrılma ve bağımsız bir devlet kurma hakkını elde edinceye kadar gerçekte çözülmeden kalır. Kültürel vb. tavizlerle çözüldüğü iddia edilen ulusal sorunların kısa bir süre sonra çok daha şiddetli bir temelde patlak vermesi bunun kanıtıdır. Ayrılma ve kendi devletini kurma hakkı tanınmaksızın, ezilen ulusa eğitimde vb. kendi dilini kullanma, kültürel özerklik gibi bazı tavizler vererek ulusal sorunu çözme iddiası bir burjuva aldatmacasıdır. Enternasyonalizmle UKKTH çelişir mi? Tam tersine, bir başka ulusun kölece bir boyunduruk altında tutulmasına sessiz kalan bir işçi hareketi enternasyonalist değil, şovenist bir temelde şekillenmiştir. Ezen ulus milliyetçiliğine karşı savaşım vermeyen bir enternasyonalist yaklaşımdan söz edilemez. Ezilen bir ulusun bağımsız devlet kurma istemini gerçekleştirmesi, işçi sınıfının ezen ve ezilen ulusa mensup kesimlerini birbirinden uzaklaştırmaz. Tersine, işçi sınıfının bu farklı kesimleri ancak bu sayede siyasal bakımdan benzer bir konuma ulaşabilir ve asıl sorunun kapitalizm olduğunu, emperya-list-kapitalist dünya sistemi yıkılmadıkça, her türlü eşitsizliğin yeniden ve yeniden üretileceğini kavramaya daha açık hale gelirler. Ezilen ulus milliyetçiliği ile ezen ulus milliyetçiliği bir tutulabilir mi? Milliyetçilik burjuva ideolojisidir. Ne var ki bu gerçekten kalkarak, ezilen ve ezen ulus milliyetçiliğini aynı kefeye koymak büyük bir yanlıştır. Çünkü ezen ulus milliyetçiliği, egemen ve ezen bir devletin tüm toplum üzerindeki baskısının bir kılıfı durumundadır. Gerçekte var olma-yan bir ulusal çıkarlar söyleminin üzerinde şekillenir ve bütünüyle sahtekârlıktır. Bu tür bir milliyetçilik hâlihazırdaki kapitalist bir devleti savunduğundan tümüyle gericidir. Oysa ezilen ulusun milliyetçiliği, bir ulusun ezilmesi ve tahakküm altında tutulması gerçekliğini dışa vurur. Ezenlere ve egemenlere dönük bir başkaldırının ifadesidir. Ezilen ulusun mücadelesi sosyalist bir mücadele olmak zorunda mıdır? Ezilen ulusların kurtuluş mücadelesi, kendi doğası gereği, bir ulus devletin kurulması hedefiyle sınırlıdır. Bu hedefin kendisi sosyalist bir hedef değildir. Buna rağmen tarihsel açıdan ileri bir adım olduğundan ilerici bir hedeftir. Ulusal kurtuluş hareketleri, özünde burjuva demokra-tik hareketlerdir ve işçi sınıfının desteğini hak ederler. İşçi sınıfı, ulusal hareketleri sosyalist olduğu için ya da sosyalist hedefleri gözetmesi koşuluyla desteklemez. Türlü bahanelerle, sosyalist olmadıkları vb. gerekçesiyle ulusal kurtuluş hareketlerini kötüleyenler, gerçekte kendi-lerinin birer sosyalist değil şovenist olduklarını dışa vurmuş olurlar. Sosyalizmle bir ilişkisi olmamasına rağmen, ulusal kurtuluş hareketleri yine de işçi sınıfının çıkarına olabilir. Çünkü, ulusal sorunun varlığı, hem ezen ulusun hem de ezilen ulusun işçilerinin gözünde, asıl olanın işçi sınıfının kapitalist düzeni yıkmayı hedefleyen mücadele birliği olduğu gerçeğinin gölgelenmesine yol açmaktadır. Dahası, ezilen ulus emekçilerinin bu talepler etrafında ayağa kalkması, işçi sınıfının önderliği altında gerçek kurtuluş ve özgürlük savaşımına, yani toplumsal devrime yönelme olanağı da yaratmaktadır. |
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
Üyelik tarihi: May 2007
Mesajlar: 11
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 0 ![]() |
Horace b.davis'in İŞÇİ HAREKETİ MARKSİZİM VE ULUSAL SORUN isimli kitabında oldukça yer verilmiştir bu soruna
kitabta da ulusal ve ulusallıklar termleri açıklanmış ''Marks ve Engels ulus terimini egemen bir devletin halkını belirtmek için ikincisini ise yani ulusallık terimini bir dili ve ortak geçmişi olan fakat devleti olmayan ''tarihsiz halklar'' için kullanırlar.Marks ve Engels işçilerin ulusal mücadelelerini belirli bir anlamda onayladılar,fakat ''ulusallık''ı onaylamadılar.Proletaryanın iktidar mücadelesi ancak sayısız yerel mücadeleler yerine ulusal temelde örgütlenirse başarılı olabilir.Ulusal müacdele sınıf mücadelesine eşit sayılır ve bu biçimi ile onaylanır'' Manifesto da açıkça görülüyor ki proletarya ''politik üstünlüğü kazandığı ve ulusu bizzat oluşturduğu zaman,bunu sınıf mücadelesinden muzaffer çıkarak ve bir sınıf burjuvaziyi ortadan kaldırarak yapacağı düşünülür.O zaman sadece tek bir sınıf vardır ,işçi sınıfı,ve bu durumda ulusal ayrımlar kapitalizm altında olduğundan daha hızlı bir biçimde ortadan kalkacaktır. Marks işçi sınıfı mücadelesinin ulusal anlamda yürütülmesi gerektiğini ve etnik ayrımcılık yapmanın mücadeleye her daim zarar vereceğini daha o günlerden bize aktarmıştır.Bunu göremeyen kör gözlere gerçeğin yansıtılmasından yanayım.Ve marksist arkadaşların bu konu da yanlış bir şeyler sarf ettiysem eleştirmelerini rica ederim... Ulusların kendi kaderini tayin etme hakkı da altında dip notlarla dolu bir söylemdir.Emperyalizme karşı mücadele eden ve onun boyunduruğu altında kalmak istemeyen halkların mücadelesine bir onaydır.Peki niye hal böyle iken türki cumhuriyetler bağımsızlık kazanamadılar sorusu geliyor insanın aklına??Cevap basit bağımsızlıklarını kazandıktan sonra yeni kurulan rejime bu ülkeler tarafından gerçekleşmesi beklenen milliyetçi isyanlar ve bunlara emperyalizmin rot ayarı çekmesi korkusu.Şu an da ülkemiz aynı dönemeçten geçmesi ise gerçekten de manidardır..... Etnik milliyetçilik yapılarak devrim yapılamaz zimbabwe de ki bir kabile reisinin ayaklanıp devrim yapacağım demesiyle devrim yapılamaz yapılmamalıdır da çünkü geleceği yoktur ve geleceğinin olmadığını kestiren bir örgüt dağılmaya mahkumdur.Çünkü temeli sınıfı değil kabilesidir.Devrim topyekün ve yek vücud halde gerçekleştirilmelidir.Aklıma şu soru geliyor söylediklerimin ışığında MArks'da şovenist miydi??Tabiki hayır tarihsel gerçekliği olan doğrudur her zaman............. |
|
|
|
![]() |
| Anahtar Kelimeler: sorun, ulusal |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| NASA Başkanı "Küresel ısınmanın ciddi bir sorun olduğundan emin olmadığını" söyledi. | burjuva-haberci | Dünya'dan Haberler | 0 | 06-01-2007 13:13 |
| Demokrat Parti'de adaylığı Erkan Mumcu ile Mehmet Ağar arasında sorun olan Mesut Yılm | burjuva-haberci | Türkiye'den Haberler | 0 | 05-31-2007 04:50 |
| Yeni Zelanda akıl almaz bir insanlık ayıbına sahne oldu. Akciğerlerinde sorun olan ve | burjuva-haberci | Dünya'dan Haberler | 0 | 05-31-2007 04:50 |
| ulusal hareket | rakı_balık | KomünistForum Haber Servisi | 1 | 05-28-2007 16:35 |
| Ulusal sorun ve devrim | metin_new | Kitap ve Dergi Tanıtımı | 0 | 04-30-2007 09:54 |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 22:25 .