Komunist Forum
Geri git   Komunist Forum > SİYASET BÖLÜMÜ > Partiler-Örgütler-Sendikalar > TKP

Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları Stil
Alt 07-03-2009, 22:09   #1 (permalink)
 
Üyelik tarihi: Jun 2009
Bulunduğu yer: Türkiye
Mesajlar: 321
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 0
Gelenek Seçkin bir yolda.
Mesaj ‘Dijital Zaman’ Devrimcileri? - Yurdakul Er

Baktığımız açıyı abartarak, yani muhtemel sakıncaların altını önceden çizmiş sayılarak, söyleyebiliriz: Başka etkenler elbette vardı, ama asıl bilgisayar sistemlerindeki sıçramalı gelişmelerdir, hem de daha yolun başında sayıldıkları bir dönemde, 1989, reel sosyalizmi gömüveren. “Dijital hoppalık” epeydir reel kapitalizmdeki rejim değişiklikleri için de hizmete sürülüyor. Peki.

Kızmaca yok.

Oyun, böyle.
Şanlı döneğimiz Kautsky’nin toprağı bol olsun; tam 100 yıl önce yayımladığı ve Lenin’in de en devrimci yapıtı saydığı kitabının başlığıydı: “İktidar yolu”, hep böyledir.
Demek ki, sınıflı toplumların tarihiyle yaşıt bu oyunda yeni kural ve araçlara egemen olamayanların, yıkıcı senaryoları açığa çıkarma, egemenlerin maskesini indirme şansı bulunmuyor. Gerçi bilişim teknolojilerindeki sıçramalı gelişmeler, “dijital devrim”, şimdiye dek hep reel kapitalizme büyük hizmetlerde bulundu, ama sosyalistleri de uyarmak zorunda kaldı.
Matbaanın bulunuşundan beri böyle değil miydi? Öyledir.
Neyse... Bu sektöre, bilişime, daha doğrusu kitle haberleşmesine yapılan yatırımların, kârlılığın yanı sıra, kapitalizan, daha doğrusu bireyciliği, kolektiviteden kaçışı derinleştiren ve yayan bir yüzü de var. Ama, kapitalizmi yıkacak olanların, bu oyuncakların huylarını iyi öğrenip oyun bozmaları da yavaş yavaş “mümkünün sınırlarına” giriyor. Matbaanın keşfine bakarak yineleyebiliriz: Bu, hep böyle oldu.
En son İran’da yaşanan ve başlarda pek bir abartılan “SMS” ve “Twitter” cilveleri de bununla bağlantılı sayılabilir.
Elbette komşuda pişer bize de düşer.
Mutlaka düşecek.
Aslında uzun bir zamandır bizde pişiyor ve komşulara da düşüyor.
Sorun şu aslında: Milyonların laiklik diye sokağa çıkıp sonra apar topar eve girdiği geçen iki yılda, art arda, bu ülkede AKP zaferleri yaşanmadı mı? Sokak, acaba kendi başına bu kadar mı önemli? Yeni dijital olanaklar, 300-500 kişiyle ve bilişim teknolojisinin desteğiyle Türkiye veya benzeri ülkelerde de rejimleri değiştirmeyi kolaylaştırmayacak mıdır?
Tek başına olmuyor.
Bunun için, topluma nedense “aydın” olarak sunulacak insanlar gerekiyor. Bunlar üzerinden, tıpkı “photoshop” ile milyonluk kitleye dönüştürülen birkaç bin kişilik sokak gösterileri gibi, her toplaşmayı topluma “dipten gelen dalga” diye sunmak mümkün. Ancak solculuk yanılsaması yaratmak şart. Karşıdevrim veya gericilik içinde yeni gericilikler örgütlemek için mutlaka “solculuk” gerekiyor. Çağımızın bir özelliği bu. 1989 ilk büyük ve küresel başarı sayılabilir. Artık her kir, her ahlaksızlık, her satılık zihniyet, sermayeye her uşaklık, bir biçimde solla ilişkilendiriliyor ve topluma kitlesel solcu olarak sunuluyor. Yeterince deforme edilmiş bir solculuk bu tabii.
Oldu.
Neredeyiz?
Yeni ortaçağdayız: Azınlıkları, kolayca yemlenebilecek grupları, teknolojinin yardımıyla, topluma “demokrasi için harekete geçmiş yığınlar” başlığı altında yutturmak kolay.
İran’daki Musavi ile biraz da bu denendi. Sınırları olduğu görüldü.
İyi de o sınırları, dinci bir iktidar sürerken sokaklara dökülen “milyonlarca Atatürkçü” ve yarattıkları etki dahil, biz Türkiye’de –görece tersinden- bizzat yaşamadık mı?
Demek ki, medyanın etkisi sınırlı.
Sokağa dökülen, az veya çok, göstericilerin etkisi de sınırlı.
Neden?
Çünkü bu iktidar denkleminde çok sayıda bilinmeyen var. Öyle bir koyup hepsini almak, yani her soruyu kolayca yanıtlamak mümkün olmuyor.
Ama İran’da şu oldu: ABD’nin bile bazı “araştırma kurumları” eliyle, seçimlerden önceki kamuoyu araştırmalarından Ahmedinejad’ın yeniden seçileceğini bildiği çok söylendi. Ciddi açıklamalar bunlar. Başka şeyler oluyor. İktidar denkleminde hep yeni yeni bilinmeyenler ortaya atılıyor.
Bağlamak istediğimiz bir husus var, oraya yaklaşıyoruz: İlginç Fransız yazar ve gazeteci, şu sıralarda galiba Venezuela ve Rusya üzerinden kaçıp geldiği Lübnan’da çalışmalarını sürdüren Thierry Meyssan, yine İran vesilesiyle yazdı. Onun vurgusuyla ve şöyle: İran’da Musaddık’ın devrildiği 1953 tarihli “Operation Ajax”ın önünü çeken üç isim vardı. Bir: Donald Wilber, bir arkeolog. İki: Kermit Roosevelt, tarihçi. Aynı zamanda da eski ABD başkanlarından Theodore Roosevelt’in torunu. Üç: General Norman Schwarzkopf. Hani şu 1991’deki Irak harekatını (“Operation Desert Storm”) yöneten aynı adlı generalin babası.
Yarım asır kadar önce rejimler böyle arkeologların, tarihçilerin yardımıyla değiştiriliyormuş demek ki. Asker var tabii işin içinde. Şimdi de yine bol bol arkeologların, tarihçilerin emperyalist merkezler için “risk ve görev alması”, bir geleneğin sürdürülmesi anlamına geliyor. Ama askerden çok, artık böyle eylemler için “solcu aydın” kullanılıyor. Ona ihtiyaç var.
Dijital çağda durum, nitelik değil, ama nicelik değiştirmişe benziyor.
Bu yıkıcıların kitlelere kurucu birer solcu olarak yutturulması gerekmektedir. Musavi’de veya Ahmedinejad’da solculuk keşfetmek şarttır. Musavi’nin sol liberallerin gülü olduğu bir dönemde, bu işten yanık kokusu alanların Ahmedinejad’da solculuk keşfetmesi çok kolaydır. Oysa, hiç gerekmiyor. Emperyalist sermayenin tekerine kimin çomak soktuğunu saptamak yeterli aslında. Fakat özellikle liberal solun bu tür emperyalist müdahalelerin öncü müfrezesini oluşturduğunu biz Ekim Devrimi yıllarından beri iyi biliyoruz. Bir ara unutmuştuk. 1989’da kafamıza dank ettiğinde her şey için çok geçti. Oyunun sırf bu ikilem nedeniyle bozulamayacağını da öğrendik.
Tekrar başa; yeni ortaçağı vurgulamıştık hani, oraya: Eski ortaçağ ile yeni ortaçağ arasındaki farkı vurgulayarak bitirmeye çalışalım. Nazizm-faşizm tipi önlemler ile çağdaş gericiliğin, yeni faşizmin, isteyen demokrasi olarak da anlayabilir, gerçekten de bilgiyle bir bağlantısı var. Klasik faşizm veya neofaşizmler, eski ortaçağın, özellikle de kilisenin bilgi politikalarından hareket ediyorlardı; bilginin nadir ve bu nedenle de bir silah olduğunu biliyor, onu saklamaya, yaban ellere geçmesini engellemeye çalışıyorlardı. Yasaklar siyaseti bununla ilgilidir. Yeni ortaçağda, çağdaş faşizmlerde ise durum bilgisayar sistemleri sayesinde değişti. Bilgi bombardımanının, bilginin saklanmasından çok daha etkili olduğu ve kitleleri sürüleştirdiğini fark etti sermaye. Hem kârlı bir sektördü, hem de istenen beyinsizlikte bir kitle imal ediyordu. “1984” yine gündemdedir, ama görünürde korkunç bir bilgi yığması gerçekleştirerek...
Klasik faşizmin bilgi politikası, saklama eylemine dayanıyordu. Çağdaş faşizmler ise bilgi barajlarının, istisnalar bir yana, insanların üzerine denetimsiz açılmasıyla kuruluyor. Sermayenin yönetim biçimi böyle. İnsanı ışıksız bırakarak kör edebilirsiniz. Tamam. Ama aynı insanı ışığa boğarak, örneğin güneşe çıplak gözle baktırarak da kör edebilirsiniz. Işıksa ışık işte. Denetimsiz bilgi, filtrelenmemiş, daha doğrusu sorumlu ve eşitlikçi-özgürlükçü aydın aklının kolektif filtresinden, onun doğrulanabilir soyutlama müdahalesinden geçmemiş bilgi, yığınlar için ölümdür, körlüktür ve sağırlıktır.
Bilgisayar sistemlerindeki sıçrama, ikinci tür körlüğü gündeme getirdi. “Aydın” adına –kendisine değil- bu nedenle gerek var. Denetimsizliği gizlemek için bir güven duvarı yaratmak gerekiyor.
Dijitial devrim ve devrimciler bu çirkin tablonun düşkünleridir.
Direniş kolektif olacaktır ve bunun için partiye her zamankinden daha çok ihtiyaç var. Lenin Okulu’nu bir soyutlama olarak yeniden üretebilenler için bu son cümle gereksizdir gerçi, ama olsun...
Somut ve maddi eşitlik, özgürlüğü ve insanı barbarlıktan kurtaracak tek silahtır artık.
Sermayenin de korktuğu yegane sürpriz.
Şimdi gelişmelere bu noktadan geriye doğru bakabiliriz.
Farklı şeyler göreceğimiz kesindir.



Gelenek isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiket
‘dijital, and#8216dijital, devrimcileri, yurdakul, zaman’, zamanand#8217


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Konu Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Çatı Partisi toplantısında ‘sol’ ve ‘demokrasi’ tartışması dev_kom İç Politika Haberleri 5 07-11-2009 03:17
Kozanoğlu:‘Kapımız her zaman açık’ compagno ÖDP 0 06-22-2009 10:50
HPG: Türk ordusu ‘fırsatçı’ ve ‘kalleş’ ziba21 Serbest Kürsü 0 05-20-2009 17:52
1 Mayıs ‘tatil’ günü değil, ‘mücadele’ günüdür BABİL Diğer Hareketler 0 04-13-2009 23:16
‘Töre’ ve ‘Namus’ cinayetlerinde mahalle baskısı ağır basıyor EWİNDARE İç Politika Haberleri 0 12-03-2008 09:53


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 05:10 .



Powered by vBulletin® Version 3.8.3
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.0 RC2


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447