![]() |
| | #1 (permalink) |
| Üyelik tarihi: Jun 2009 Bulunduğu yer: Türkiye
Mesajlar: 321
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 0 ![]() | Ali Önder Öndeş - [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız] İki gazete haberi, bir nabız ve ufuk turu sunumu. İki haber de Radikal'den. Birincisi: “Mercimekli Köyü'nde Michael Jackson için cenaze namazı” Mardin- Midyat- Mercimekli Köyü'nde “Mıhellemi Dinler, Diller ve Medeniyetler Arası Diyalog Derneği” (MDDMADD) Michael Jackson için köyde cenaze namazı kılmış. Namaza katılanlar 8-9 kişi, haberin fotoğrafında 5-6 yaşında çocuklar da var saf tutanlar arasında. Ehh.. Bu da dini temelli bir fantezi ya da magazin diyebilirsiniz. Öyle de düşünseniz tuhaf değil mi? Vakit Gazetesi ABD kaynaklı bir haberde M.Jackson'a İslami usüllerle cenaze namazı kılınacağını yazmış. Neyse ki çocukların bakıcısı daha ölçülü davranmış ve sanatçının islama ilgi duyduğunu belirtmekle yetinmiş. Bizim Mercimekliler erken davranıp giyabi namazı kılıvermişler. Fethullah Gülen'in ABD'de yarattığı enerji Michael Jakson'dan Mercimekli Köyüne kadar uzanmış. Okuruna salak muamelesi yapan gerici basın için iyi malzeme. İkinci haber, Radikal'in İngiliz Daily Mail Gazetesi'den aktardığı bir haber. Haber, Britanya'da şeriat mahkemelerinin sayısındaki artışla ilgili. Son yıllarda hiçbir biçimde kontrol edilemeyen 85 şeriat mahkemesi tıkır tıkır işleyip kararlar veriyormuş şeriata uygun. Kararların çoğuda kadınların yaşamlarını karartan nitelikteymiş. Bizimle ne ilgisi var denilebilir ama var. Yerelleştirme politikalarından demokrasi, katılımcılık uman saf ( ya da kurnaz) Türk Kürt liberal solculara, tokat gibi bir yerelleştirme uygulaması. Kısacası, yerelleştirme politikaları, eyalet sistemi Türkiye'de de Bu tür şeriat mahkemelerinin kapısını açacak. Yerelleştime politikalarına alkış tutan bu zevatın da şeriat parmağını kesecek. Şeriatın kestiği parmak acır mı acımaz mı o zaman görecekler. Bu ve benzeri gelişmeleri de kapsayan ve besleyen bir yaklaşım da Zaman'da Gülen cemaatinin ABD'de yaşayan telkincisi Ali H. Aslan'dan. Bugünkü köşesinde ABD'nin ve Gülen Hocaefendi'nin sesini taşımış ülkemize. Başlık: “Washington'da bir nabız ve ufuk turu”* “Geçen hafta Today's Zaman Gazetesi'nden yüksek kalibreli bir gazeteci heyeti Washington'daydı.” “Yüksek kalibreli” heyet mi kim? Sıkı silahşörleden oluşuyor elbette. Hadi iksini yazalım: İhsan Dağı ve Lale Sarıibrahimoğlu. Bildik isimler diğerleri de. Yüksek kalibreli heyet ABD'de bir dizi kuruluşu ziyaret etmiş, nabız yoklamış. Ali H. Aslan da bu ilişkilerden ABD'nin Türkiye'den neler beklediğini saptamış ve yazıda yetkililerin dikkatine sunmuş. ABD ve doğal olarak F. Gülen adına bir nevi telkinde bulunmuş yetkililere. Birinci beklenti, Ermeni sorununun, Obama'ya söz verildiği biçimde normalleştirilmesi. Yani ABD'nin Bölge politikalarının önünü açacak şekilde bir normalleşme. İkinci beklenti, Afganistan ve Pakistan'da Türkiye'den daha fazla katkı. Şu andaki katkı takdir edilse de yetersiz bulunmaktaymış. Yani sıcak temasların yaşandığı bölgelere daha çok ve etkili askeri güç. Üçüncü beklenti, Hatta beklentiden öte bir sitem, İran'daki seçimlere ilişkin erken meşruiyet tanımı. Buna epey bozulmuş ABD'li yetkililer. Dördüncü beklenti, tüm iç ve dış engellere rağmen, AB reform sürecine devam. Beşinci beklenti, AKP'nin Kıbrıs konusunda ilk yıllardaki ataklığının geriye düştüğü ve daha cesur adımlar atılması. Altıncısı beklentiden çok takdir. AKP'nin Irak ve özellikle Kuzey Irak'taki adımları takdirle karşılanmış. Anlaşılan o ki, ABD'nin bu bölgede Türkiye'ye biçtiği rol, bugün en olgunlaşmış haliyle Türkiye devleti tarafından içselleştirilmiş. Peki, yukarıdaki iki haberin ABD'nin beklentileriyle ilgisi nedir ki? Hiç de dolaylı olmayan bir ilişki var. ABD beklentileri, ancak gericiliğin hem toplumsal hem de kurumsal olarak yaygın güç haline getirildiği bir Türkiye'de sancısız karşılanabilir. Ne kadar gericilik, o kadar ABD'cilik, piyasacılık, Ne kadar ABD'cilik o kadar gericilik, piyasacılık. Bu ideolojik zeminlerin birbirini beslememesi imkansız. Hal böyleyse felaketi hazırlayan bu ideolojilere karşı, solun, sosyalistlerin, yurtseverlerin ideolojik saldırısı da kaçınılmazdır. Bu ideolojik mücadelenin zemini ve fırsatları da mevcuttur...
|
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiket |
| canım, felaket, uydurmayın |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Canım | REDSIDE | Yılmaz Güney | 2 | 01-31-2010 13:58 |
| Canım, Sevdiğim, Yüreğim... | ruya | Yılmaz Güney | 4 | 09-07-2008 07:43 |
| Gitti canım yeni otomobil! | Haber-Ahmet | Spor Haberler | 0 | 04-18-2008 05:02 |
| Ahmet Kaya-Oy benim canım | ibrahimo | Video ve ya Film İndirmeden Direk İzle | 0 | 03-02-2008 14:09 |
| Yılmaz GÜNEY __ Canım sevdiğim yüreğim | korkuluruya | Şiirler | 0 | 05-12-2007 18:23 |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 07:08 .