![]() |
| |||||||
| Teorik Eğitim Teorik Anlamda Bilinçlenme Ve Kavram Kargaşasına Son Vereceğiniz Ortam |
![]() |
| | LinkBack | Konu Araçları | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Üyelik tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 2.148
Thanks: 0
Thanked 7 Times in 7 Posts
Tecrübe Puanı: 0 ![]() | Sürgün, Kürtlerin Yüz Yıldır Dinmeyen Acısıdır İnsanın yaşadığı topraklardan zorla sürgüne gönderilmesinin ne korkunç bir acı olduğunu sürgünü yaşamış bir ailenin çocuğu olarak iyi bilirim;1994 yılında evimiz köyümüz yakılarak zorla sürgüne gönderildik. Babam kısacık ömründe yaşadığı bu ikinci sürgünün acısına dayanamayarak vakitsiz öldü. Annem her sabah uyandığında bana sorduğu ilk şey oğlum köylerimiz açıldı mı olur.Bu sözü duyduğumda yüreğim acıyla kavrulur,gözlerim dolar.Ona köylerimizin açıldığını söylemek için neler vermezdim ki.! Ama aradan geçen on üç yıl gibi uzun bir zamana rağmen hala köylerimiz yerleşime açılmadı. Artık annemde umudunu yetirdi. Geçen gün onun on üç yıldır denk ettiği yataklarının denklerini açtığını görünce bahçeye gidip ağladım. Sevgili anneciğim umudunu yetirmişti artık.Zalim bir kez daha kazanmıştı. Bizimle birlikte sürgüne gönderilen şu koca dünyada bir karıncayı bile incitmemiş komşumuz Zeynel amca ikinci sürgününde Elazığ’da ölüm döşeğindeyken kızlarından biri sen ölüyorsun ama köyler açıldı insanlar evlerine dönüyor dedi. İnanılmaz bir şey oldu. Can çekişen Zeynel amca gözlerini açtı. Gerçekten mi köylerimiz açıldı dedi. Sonra doğruldu yataktan kalktı eşyalarını toplamaya başladı. Bir hafta sonra kızının kendisini kandırdığını anlayınca tekrar yatağa girdi bir gün sonra öldü. Bu doğal bir ölüm değildi yaşadığı topraklardan zorla uzaklaştırılmış yaşlı bir Kürdün yaşama isyanıydı. Son yirmi yılda benim ailem gibi milyonlarca Kürt insanının evi köyü yakılarak zorla yaşadıkları topraklardan sürüldü. Her birinin yaşamı bir trajedi,dayanılmaz bir ağıttır. Kentlerin varoşlarına sürülmüş yoksul Kürtlerin yaşadıkları ne yazık ki yeterince yazılmadı,anlatılmadı. Oysa bu yara çok derin çok ağırdır;sürgün dayanılmaz bir yaradır Kürt’lerin yüreğinde.Acısı yaşadıkça silinmez. Yüz yıldır yaşanmaktadır bu acı Kürtlerin topraklarında.İnsanların evleri, köyleri yakılarak zorla sürülmektedir kentlerin varoşlarına. Türk aydınları bu derin yarayı göremezlikten geldi Kürt aydınları ise Kürt halkının yaşadığı bu acıyı yeterince önemsemedi. Bu konuda çaba sarf eden az sayıdaki Kürt aydınının çalışmaları ne yazık ki yetirce dikkate alınmadı. Bu alanda çaba sarf eden az sayıda aydınlarımızdan biridir Şeyhmus Diken. Şeyhmus Diken’in kitapları Kürt halkının yaşadığı yüz yıllık sürgün serüvenini gelecek nesillere aktaracak her insanın okuması gereken,kitaplığında bulundurması gereken önemli belgelerdir. Şeyhmus Diken’in İsyan Sürgünlerini okuduğumda Diyarbekir Kürtlerinin Dersim Kürtleriyle aynı acıları yaşadığını gördüm. Mekanlar ayrıda olsa Kürtlerin kaderi aynıydı.Acı,işkence, ölüm,sürgün. İsyan Sürgünlerinde anlatılan her Kürdün hayatı ciltlere sığmayacak roman konusudur. Ben Şey Said isyanını anlatan Nişancı romanını yazarken yazılı belge bulma sıkıntısı çekmiştim.On binlerce insanın öldürüldüğü,köylerin kasabaların, şehirlerin yakılıp yıkıldığı yüz binlerce insanın zorla yaşadıkları topraklarda sürdürüldüğü bu isyan sonrası anılarını yazılı hale getiren insan sayısı bir elin parmaklarını geçmiyordu. Çünkü Kürtlerin yazıyla tanışması çok eski çok güçlü değildi. Şeyhmus Diken, Kürtlerin bu geleneğini kırmış yaşananları yazılı belge haline getirmeyi başarmış ender Kürt aydınlarından biridir. Bu çabalarından dolayı onu kutlarım.İsyan Sürgünlerinden sonra Şeyhmus Diken’in Amidalılar (Sürgündeki Diyarbekirliler )kitabını da bir solukta okudum. Ve her insanın bu kitabı okumasını isterim. Bizim biri birimizi anlamamız için birbirimizi tanımamız lazım. Ne yazık ki biz birbirimizi tanımıyoruz. Edebiyat, insanların birbirlerini tanıması için gerekli olan önemli araçlardan biri. Kürtler yaşadıkları acıları,sevinçleri mutlulukları edebiyatla anlatmayı başarmadıkça yüz yıldır süren sürgün devam edecek dedelerimizin,bizim yaşadığımız acıları çocuklarımız, torunlarımız yaşayacaktır. Dedelerimiz,babalarımız yaşamlarını yazılı halde bize sunmadılar. Bizim kuşağımız bu sıkıntıyı yaşadı. Ama gelecek kuşaklar bize göre şanslı. Çünkü artık bizim bir Şeyhmus Diken’imiz var; onun çalışmaları geçmişi araştırmada, anlamada gelecek kuşaklara ışık tutacak bir meşale olacaktır. |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiket |
| acısıdır, dinmeyen, kürtlerin, sürgün, yıldır, yüz |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Kürdistanın acısı:100 bin sürgün | BABİL | Serbest Kürsü | 0 | 09-11-2008 08:05 |
| Sürgün, Kürtlerin Yüz Yıldır Dinmeyen Acısıdır | Rozerin | Serbest Başlık ( Siyaset ) | 0 | 08-28-2008 08:47 |
| sürgün | nu.pelda | Nihat Behram | 0 | 03-03-2008 16:00 |
| Grup Dinmeyen-Sisler Bulvarı | Dr_Asfur | Forum Çöplüğü | 0 | 12-15-2007 12:02 |
| Grup Dinmeyen - Sisler Bulvari | maviyurt | Forum Çöplüğü | 0 | 08-15-2007 20:36 |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 05:32 .