Komunist Forum
Geri git   Komunist Forum > SİYASET BÖLÜMÜ > Tecrit

Tecrit Tecrit insanlık suçudur; tüm duyarlı insanları bu suçun sorumlularından hesap sormaya, tutsaklara sahip çıkmaya çağırıyoruz.

Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları Stil
Alt 02-11-2009, 16:43   1 links from elsewhere to this Post. Click to view. #1 (permalink)
 
Üyelik tarihi: Feb 2009
Mesajlar: 179
Thanks: 0
Thanked 1 Time in 1 Post
Tecrübe Puanı: 2
HirOSimA Seçkin bir yolda.
Standart 'Ebu Garib'den beterdi!'

Röportaj:'Ebu Garib'den beterdi!' Fadime Özkan 1980 darbesinde neler yaşandığını 78'liler Vakfı Başkanı Celalettin Can ile konuştu. İşte ayrıntılar. 1980 askeri darbesinin üzerinden 27 yıl geçti. Genelkurmay Başkanı Org. Kenan Evren’in başkanlığında, emir komuta zinciri içinde yapılan darbede Uluslararası Af Örgütü’nün rakamlarına göre 650 bin kişi gözaltına alındı, 230 bin kişi yargılandı.
7 bin kişi için idam cezası istendi. İdam cezası verilen 517 kişinin 50’si asıldı. Asılanlar arasında yaşı büyütülen çocuklar da vardı. Darbe demokrasi tarihimizde derin bir yarık, kolektif hayatımızda ağır travmalar yarattı. ‘Netekim’ zor yıllardı.

‘12 Eylül karanlığı yırtılsın’ adlı eylemi yapma nedeniniz ne?
12 Eylül düne ait değil çünkü. Darbeciler kendilerini darbeyle sınırlamadı, darbe rejimini de örgütledi. Uygulamalarını yasalaştırdı, kurumları buna göre organize etti. Milli Güvenlik Siyaset Belgesi başta olmak üzere derin devlet diye bilinen derin çekirdeği sisteme yerleştirdiler. Toplumu güce inanan, çıkara göre şekillenen bir toplum haline getirdiler. Ve bu sürüyor hálá.
Hesaplaşmanın vakit geldi mi peki, ortam şu an buna hazır mı?
99 sonunda ‘darbeciler yargılansın’ dediğimizde yankısı büyük olmuştu çünkü toplum darbecilerine alışmıştı. Geçen sürede yasakların kalkmasına uğraştık, darbecilerin yargılanması gerektiğini ısrarla söyledik. Gelinen noktada artık vicdanlar uyanmaya başladı. 78’liler hakikaten kendileriyle övünebilirler.
DARBE BİR SUÇTUR
78’lilerin tek amacı 12 Eylül’le hesaplaşmak mıdır?
Bu amaçlarımızdan sadece biri. Biz bu ülkede herkesin fikrini özgürce söyleyebildiği, örgütlenebildiği, sürece katılabildiği çağdaş, katılımcı bir demokrasi istiyoruz. Demokrasiden de her alanda temsiliyet ve meşruiyeti anlıyoruz.
İstiyoruz dediğinize göre olmadığını düşünüyorsunuz. Bunun önündeki engel ne?
Tek kelimeyle asker. Askeri vesayet düzeni derin devletiyle, darbe anayasasıyla, yarattığı davranış kalıplarıyla, manipülasyon araçlarıyla demokrasinin önündeki engeldir.
Askerden ne istiyorsunuz?
İşkenceye siyasete alet olmasın, toplumun günlük hayatına müdahale etmesin. Politikayı siviller yapsın, asker de sınırlarımızı korusun.
Peki. 12 Eylül sorgulamasına neden hesaplaşma diyorsunuz?
Çünkü bir suç işlendi bu ülkede. 1980 darbesi, 60 ve 70 darbesiyle hesaplaşmadığımız için oldu. Sonra kirli savaşlar yaşandı, Şemdinli oldu. Derin devlet Hrant’a kadar geldi. Darbecilerle hesaplaşmalıyız ki bir daha bu suçu işlemesinler.
İŞKENCECİMİ BİLEYİM
Hesapta başka neler var?
Ben işkencecimi tanımak istiyorum. Benden özür dilemesini istiyorum. Bu devlet 12 Eylül’de 1 milyon kişiyi gözaltına aldı. 150 kişiyi sorguda öldürdü, binlerce kişiyi işkenceden geçirdi. Toplumsal yaralar adalet duygusuyla sarılmak isteniyorsa devlet toplumdan özür dilemeli. Darbeciler yargılansın da, çok isteniyorsa sonra salıverilsinler, hiç önemli değil. Yeter ki bilelim.
Yargılama nasıl olacak? Mevcut Anayasanın geçici 15. maddesi darbecilerin yargılanmasını imkansız kılıyor biliyorsunuz. Zaten 20 yıl olan suçta zaman aşımı da gerçekleşti.
İnsanlık suçunda zaman aşımı olmaz. Bu herhangi bir insan hakkı ihlali değil. Ortada bir adaletsizlik de var. Suç işleyen siviller yargılanıyor, cezalandırılıyor ama generaller suç işleyince yargılanmıyor. Kanunlar genelse, herkese eşit uygulansın.
KÜRT SORUNU DEĞİŞTİ
Diyarbakır’a gideceksiniz. 12 Eylül’ü ve sonrasını anlamak için Diyarbakır neden önemli?
80 öncesinde Türkiye solu örgütlüydü. Apocu’lar da vardı ama etkin değillerdi. Darbe Kürt meselesinin ve PKK’nın kapsamını ve niteliğini değiştirdi.
Nasıl değiştirdi?
Kürt aydınlar, gençler, işçiler, köylüler ya da herhangi biri, sadece Kürt olduğu için Diyarbakır cezaevine konuldu. Onlara orada dendi ki, ‘Siz Kürt değilsiniz, Türksünüz’. Bununla da yetinilmedi. İnsanın insana yapamayacağı işkenceler uygulandı. İnsanlar birbirlerine tecavüz ettirildi. Cop soktular, o copu birbirlerine ya da kendisine yalattılar. Köpeği şartlandırarak köpeğin insana tecavüzünü yaratmaya çalıştılar. İnsanlara pislik yedirdiler. Lağım suyuna soktular. Akla hayale gelmeyecek vahşetler yaptılar.
Neden yaptılar bunu?
Ceza evinde operasyonları yürüten Esat Oktay Yıldıran demişti ki; ‘Hepinizi öldürmeyeceğiz. Yılacak, çıktığınızda bir daha biz Kürdüz, devrimciyiz, diyemeyeceksiniz. O kadar rezil olacaksınız ki insanların yüzüne bakamayacaksınız, kimse size saygı duymayacak’. Neticede Diyarbakır cezaevinde bir halkı yok etmek istediler.
İşkencenin bu şiddette uygulanmasını askeri vesayet düzeninin sürmesi için kullanışlı bir ‘düşman’ yaratılması amacına bağlayanlar var?
Bu abartılıdır, sakıncalıdır da. Hem TSK’ya da haksızlık olur. Baskıyla Kürtlük bilincinin biteceğine gerçekten inanıyorlardı.
APO’NUN İŞİNE YARADI
Diyarbakır cezaevinde yapılanları Ebu Gureyp’le ya da Guantanamo’yla kıyaslasanız ne dersiniz?
Diyarbakır’da olan hiçbir yerde olmadı. İşkence, şiddet o kadar büyüktü ki dayanamayıp itirafçı olanlar çıkar çıkmaz intihar etti. Pislik yedirilenler dişlerini söktürdüler. Onları dışarıda dinleyen Kürt halkı ağladı ve Apo’nun çağrısına uydu. Normalde bu çağrı tutmazdı ama yapılanlar yüzünden karşılık buldu. PKK’nın kaynağı Diyarbakır’dır.
Bu sayede PKK canı yanan Kürtler için ‘intikamcı, kurtarıcı bir örgüt’ haline mi geldi yani?
Kürtler ‘Türkler bunu bize niye yaptı’ diye sordu ve Dersim’de 70 bin Kürtün öldürülğünü hatırladı. Oysa unutmuş, asimile olmuşlardı. Yapılanlara bakıp geçmişi hatırlayınca ‘Türkler bize düşman’ sonucuna vardılar. PKK da ‘tarihi intikam’ diye işledi bunu. Şimdi biz Diyarbakır’da Kürt halkının başına ne geldiğini iyi anlatır, bunu darbeciler yaptı dersek, vicdanlı Türk halkı kardeş halkının başına ne geldiğini anlar. Barış gelir, demokrasi gerçekten işlemeye başlar. Barış olmadan demokrasi olmaz.

Bunu bize nasıl yaptınız

Diyarbakır cezaevinde ne olduğuyla ilgili daha önce İçişleri Bakanlığı’ndan bilgi istemiştiniz. Cevap alabildiniz mi?
‘Dilekçeniz gerekli yere gönderilmiştir’ dendi. TSK’dan da cevap çıkmadı. Bunu yineleyeceğiz.
İstediğiniz bilgi nedir?
O dönemde cezaevinin bağlı olduğu mali müşavirliği, adli makamı, istihbaratçıları, kolluk kuvvetlerini, işkence yapanları, onlara emir veren komutanları öğrenmek, onlarla yüzleşmek istiyoruz.
Yüzleşince ne söyleyeceksiniz onlara?
Bunu bize niye ve nasıl yaptınız, pişman oldunuz mu, sizin üzerinizdeki etkisi ne oldu, etkilenmediniz mi, özür dileyecek misiniz, diye soracağız.
Kenan Evren ‘yine olsa yine yapardım’ demişti.
Evren’in yine yapardım dediği 16 yaşındaki Erdal Eren’i asmak için yaşını büyütmek. Bir milyon insanı gözaltına almak, insanlara işkence yapmak, 50 kişiyi asmak, kayıplar, yargısız infazlar, Diyarbakır’da çok büyük insanlık suçları işlemek. Yapardım dediklerinin hepsi suç! Yapardım diyor çünkü yargılanmadı. Müeyyidesi olmayan suç yine işlenir.

Acılarımızı arabeskleştirmedik

19 buçuk yıl hapisten sonra insan dışarı çıkınca ne hisseder, sudan çıkmış balık gibi mi olur?
(düşünüyor) Yeni bir başlangıç, yeni bir hayat... Yemek yeme, konuşma biçimi gibi cezaevindeki alışkanlıklarımız sürdü tabi ama ben intibak sorunu yaşamadım. Orada da kendimi pek içerde hissetmezdim zaten.
İçerdeydiniz ve bunu hissetmiyordunuz!
İnsanın hayalleri vardır. Kendi kendine konuşur, dışarıdaymış gibi tasvirler yaparsın. Değerlerine sahip çıkar, dik durur, düşmanında bile saygı uyandırır, şehrazat dili gerçekleştirirsen içerde de yaşanabilir. Çıktığımda da hayalim, ne yapıp edip yaşanmışlıkları güncellemekti.
En ağır olumsuzlukları anlatırken bile yüzünüzde gülümseme hiç eksilmedi?
(gülüyor) Gülmek lazım, hayat böyle...
İçerdeyken hiç yazıklanmadınız mı?
Sevdiklerim beni bırakınca, arkadaşlarım ihanet edince, çok ağır bir işkenceden sonra insan insana bunu yapar mı diye acı duydum tabi. Ama biz acıları bireyselleştirmedik, arabeskleştirmedik. Acılardan insani değerleri koruyarak nasıl çıkabiliriz diye baktık. Biz başka bir kuşaktık.
Cezaevindeki işkencelerde bir isim ya da adres vermesi için işkence yapılan insanlar hafızasını sıfırlamaya programlayabilir. Hafızanız hala böyle mi çalışıyor?
Yakalanmadan önce hafızamı sıfırlamaya çalıştım. Unutayım, hatırlamamayım diye. O yüzden unuttum çoğunu. Yeni yeni hatırlıyorum.
Şimdi nasıl oluyor? Yeni biriyle tanıştığınızda hafızanız kayıt mı ediyor, ret mi?
İz bırakan biri olmazsa hatırlamam, unuturum.
Beni de unutacak mısınız?
Hayır, hatırlayacağım sizi. (gülüyoruz)
Fadime Özkan / Star

alıntıdır..



__________________
Ya uge ne veru ne kavu.. potamuçta vse wiroş.. Vot-Tak..

Konu HirOSimA tarafından (02-11-2009 Saat 16:50 ) değiştirilmiştir.
HirOSimA isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiket
beterdi, ebu, garibden


LinkBacks (?)
LinkBack to this Thread: http://komunistforum.net/tecrit/32252-ebu-garibden-beterdi.html
Konuyu Başlatan For Type Tarih
Tecrit - Komunist Forum This thread Refback 11-01-2009 23:29

Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Konu Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 02:02 .



Powered by vBulletin® Version 3.8.3
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.0 RC2


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447