Komunist Forum
Geri git   Komunist Forum > SİYASET BÖLÜMÜ > Siyaset

Siyaset Siyasi konuları okuyabilir ve fikirlerinizi beyan edebilirsiniz.

Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları Stil
Alt 05-21-2009, 00:19   #1 (permalink)
 
İŞÇİ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2008
Mesajlar: 82
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 2
İŞÇİ Seçkin bir yolda.
Standart Tükiye de solun birliği kapitalizme şövenizme ve..

TÜKİYE DE SOLUN BİRLİĞİ KAPİTALİZME ŞÖVENİZME VE SOSYAL ŞOVENİZME KARŞI SAĞLANABİLİR

Teslim TÖRE

Türkiye solunun en önemli çıkmazlarından birisi de başka ülkeleri taklit etme yaklaşımıdır. 68 kuşağı söz konusu edildiğinde, ölçü olarak, Batı alınır. O dönemin Türkiye’sinde ki gençlik mücadelesi ve toplumsal ilerleme süreci batınınkiyle karşılaştırılır, batıdakine bakılarak Türkiye’dekine anlaşılması zor yakıştırmalar yapılır. Bu gün de solun birliği söz konusu olunca yine Almanya’daki “Sol Parti” örnek alınarak, solun birliğinin, sağlanabilmesi için, sosyalist solla sosyal demokrasinin solunun birleşmesi öneriliyor. Türkiye’nin sosyal demokrasisi olarak da CHP gösteriliyor. Sosyal demokrat olarak gösterilen CHP’nin solunun ise nasıl bir sol olduğu belli değil.

Hem dini hem de ulusal şovenizm, Türkiye’nin dinamiklerini geçmişte dinamitlediği gibi şimdide dinamitlemektedir. Türkiye’de, şovenizminde sosyal şovenizminde, temel dayanağı CHP’dir. Devlet şovenizminin mayası da CHP ile atılmıştır. CHP tek partili iktidarı döneminde, Kürt ve Alevi sorununun çözümünde asla olumlu bir rol oynamadığı gibi şovenizmi çok tehlikeli boyutlara tırmandırmıştı. Bu konularda hala çözümsüzlüğü dayatmaktadır. Kuşkusuz bunu politik anlamda söylüyorum. Sosyal şoven olmayan CHP’liler vardır. Oluşturulması mümkün olan, sol birlikte, bu türden CHP’lilerin olması doğaldır.

Sosyalist sol, Türkiye’nin sağlıklı bir analizini yapmadan ne solun ne olduğunu, kimleri kapsadığını, ne de solun birliğinin nasıl sağlanacağını doğru bir şekilde tespit edemez. Örneğin solun birliği konusunda baz alınması önerilen Almanya’nın sosyolojik, demografik ve toplumsal doku yapılanması ile Türkiye’ nin ki aynı değil. Bu gün Alman şovenizmi ve sosyal şovenizmi(geçmişi katmadan söylüyorum) yabancı düşmanlığı temeline dayanır.Almanya da onlarca yıl savaşmış, on binlerce insanın canına mal olmuş bir ulusal sorun ve bir özgürlük mücadelesi yoktur. Yüzlerce yıldır zor ve zorbalık altında varlığını idame ettirmeye çalışmış ve hala da var olma mücadelesi veren Aleviler gibi bir ezilen toplumsal kültür yoktur. Almanya da toplumsal ilerlemenin tek dinamizmi, emekle sermaye arasındaki çelişkidir. Alman sağı da, Sosyal demokrasisi de, sosyalist solu da bu nesnel zeminde oluşmuş, gelişmiş ve Almanya’ da ki, toplumsal ilerlemede bu temele oturmuştur.

Evet emek sermaye çelişkisi Türkiye’de de var. Türkiye’nin toplumsal ilerlemesinde ki dinamiklerden birisini emekle sermaye arasındaki çelişki oluşturur. Ama Türkiye’deki toplumsal ilerlemenin tek belirleyicisi değildir. Her kapitalist ülke gibi Türkiye’de de sınıflar var. Sermaye ortadan kalkmadığı sürece sınıfta yok olmayacaktır. Bu bir doğa yasasıdır. Ama, üretim araçları, üretim güçleri, üretim süreci tarzı ve üretim ilişkisinde meydana gelen her değişim, üretim güçlerinin üretim sürecindeki etkisini, sınıfın bir iç başkalaşım yaşamasını da doğal olarak sağlıyor.

Örneğin proletaryanın emeği, süreç içerisinde, nesnelleşmiş emeğe(makina) dönüşerek, kendine yabancılaşırken emek; kolektif emek ve entelektüel emek olarak da bir iç başkalaşım yaşadı. Üretim sürecini nesnelleşmiş emek, yani makine belirlerken kolektif(kol) emek, üretim sürecinin belirleyicisi olmaktan çıkıyor. Nesnelleşmiş emeğin, üretim sürecinde ki belirleyiciliği arttıkça kolektif emeğin üretim sürecindeki etkinliği azaldı. Bu durumda, üretim sürecinin denetlenebilmesi için, entelektüel emekle kolektif emeğin bir sınıf çıkarı temelinde üretim sürecine müdahale etmesi gerekir. Ama bu henüz tam anlamıyla gerçekleşemedi.

Bundan dolayı, gelinen noktada işçi sınıfının üretim sürecini belirleme gücü kayboldu. Yani üretimi ne durdurma, ne attırma ne de yavaşlatama fonksiyonu kaldı. O nedenle toplumsal ilerlemeye öncülük etme gücü de zayıfladı. Çünkü işçi sınıfının öncülük gücü üretim sürecine etkisinden geliyordu. Nesnelleşmiş emek bu etkisini ortadan kaldırınca öncülük yeteneği de zayıf duruma düştü.

Sınıf mücadelesi, Türkiye de sadece emek gücünün başkalaşımına neden olmadı. Aynı zamanda, Kürt halkının kendi kaderini tayın etme hakkı konusunda bilinçlenmesine, Alevilerin ezilmişliklerine karşı bir seçenek üretmesine de neden oldu. Bu seçeneklerin üretilmesinden sonra, Kürt ve Alevi emekçilerin sınıfsal taleplerine kimlik talepleri de eklendi. Bazen da kimlik talepleri sınıf taleplerinin önüne geçti. Bu iki güç kendi dinamiklerini geliştirdikçe ve nesnelleşmiş emek sınıfın üretim sürecindeki etkisini zayıflattıkça sınıfın, toplumsal ilerlemenin öncülüğünü diğer dinamiklerle paylaşması zorunlu hale geldi.


Dolaysıyla da, Türkiye’nin toplumsal ilerlemesinin üç tane dinamiği oluştu. Birisi sınıf mücadelesi, diğeri Kürt özgürlük mücadelesi, üçüncüsü de Alevi hareketidir. Belirtmek gerekir ki,
ne bir bütün olarak, Alevi hareketi, ne de özgürlük mücadelesi anti-kapitalist bir temelde mücadele edebilirler. Ama, bu her iki gücünde ezici kesimi emekten yanadır. Türkiye toplumunun en politize gücü durumundadırlar. Dolaysıyla bu üç bileşen güç Türkiye’nin toplumsal ilerlemesinin ana unsurudurlar. Türkiye de birleşik sol ancak bu bileşenlerden oluşabilir. Kürt ve Alevi dinamiğini dışlayan hiç bir güç Türkiye de sistem alternatifi bir seçenek yaratamaz.

Ayrıca tarihsel olarak ta, ulusal kurtuluş mücadelesi ve Cumhuriyetin kuruluşu da bu iki gücün bileşimi ile gerçekleşebilmişti. Mustafa kemal, ulusal kurtuluşun öncesinde, Erzurum ve Sivas kongrelerinde Osmanlıyı destekleyen dinci kesime karşın, Kürtler ve Alevilerle gereken ittifakları yapmıştı. (sonrası ayrı bir tartışma konusu) O dönemde Türkiye’nin diri dinamikleri bu güçlerdi şimdi de öyle. Türkiye de ciddi bütün toplumsal gelişmeler ancak ve ancak bu üç dinamik tarafından gerçekleştirilebilir . O nedenle,sosyalist sol, birleşik bir yapı oluşturmaya çalışırken, şovenizm ve sosyal şovenizmin Türkiye için taşıdığı tehlikeyi mutlaka göz önünde bulundurması gerekir. Aksi halde boş çabalarla zaman harcanır.

12 Eylül öncesinde, Türkiye solunun bütün parti ve örgütlerinin, Kürt sorunu üzerine çok köklü tespitleri vardı. TİP Parlamentoya bir çok Kürt Parlamenterle girdi. DDKD, TKP’nin Kürt seksiyonu gibi davranırdı. Kurtuluş, Kıvılcımlıcı vb. gibi örgütler “sömürge” tezini savunurken, Dev Yol, TKP, TKEP vb gibi örgüt ve partilerde “ezilen ulus” tezini savunuyordular. Ama hepsi de halkların kendi kaderini tayın etme hakkını kabul ediyordu.

Buna denk olarak ta, Türkiyeli örgüt ve partilerin, Kürt illerinde çok önemli kitlesi vardı. Örneğin Dev Yol ve diğer Türkiyeli bazı örgütler, Mehdi Zana’yı desteklemeseydi Zana belediye başkanlığını kazanamazdı. O dönemde, Dev Yol’un Kürt illerindeki kitlesi, her hangi bir Kürt örgütününkinden daha az değildi. PKK’nin bir çok kadrosunun eski Dev Yolcu olduğu da biliniyor. Zaten 12 Eylül Faşizmine Karşı Birleşik Direniş Cephesi Dev Yol ve PKK tarafından bu zemin üzerinde oluşturuldu.

Bu gün artık TİP, Dev Yol, TKP, TKEP gibi örgüt ve partiler yoktur. Dolaysıyla onların izlemiş olduğu Kürt politikası da yok oldu. Ayrıca eskiye dönmek de mümkün değil ama, dostluk ve güven ortamını yeniden yaratmanın bütün olanakları var. Sosyal şovenizm aşılırsa, özgürlük mücadelesine gereken destek verilip, Türkiyelileştirilirs e ve buna paralel olarak, Kürt sosyalistleri, solcuları, ilericileri, devrimci demokratları, kapitalizme karşı mücadeledeki yerlerini alırlarsa, yeniden bir arada yaşamanın ve birlikte mücadele etmenin koşullarının doğmaması için hiçbir neden yoktur. Bunun nesnel koşullar zaten var. Önemli olan öznel yapılanmanın yaratılmasıdır.
.

12 Eylül öncesinde, Türkiye solunda sosyal şovenizm zayıf bir konumdaydı.Kürt sorunu boyutlanıp Türkiye’nin bütünlüğünü tehdit eden bir düzleme gelince, buna karşın şovenizm alabildiğine kabardı. Solun belli kesimlerini de bu durumdan olumsuz etkilendi. Dolayısıyla, solda da sosyal şovenizm gelişmeye başladı. Özgürlük mücadelesinin gelmiş olduğu düzlem artık ayrılma, bölme bölünme düzlemi değil, bir arada, eşit koşullarda, birlikte yaşama düzlemidir. Gelinmiş olunan bu kavşakta solun şovenizmden etkilenmiş kesiminin kendini yeniden gözden geçirmesi, özgürlük hareketine ve geleceğe yepyeni perspektif ve yöntemle yönelmesi gerekir.

Mevcut durumda, sosyal şovenizmle Kürt milliyetçiliği arasında bir çatışma süreci yaşanıyor. Söz konusu çatışma sürecinin aşılmasının öncülüğünü ezen ulusun solcularının, sosyalistlerinin yapması gerekir. Tarih boyunca her zaman bu görev ezen ulus sosyalistlerine düşmüştür. Bu gün Türkiye’ de de bu görev ezen ulus sosyalistlerinin omzundadır. Çünkü neden sonuç itibariyle, ezen ulus milliyetçiliği neden, ezilen ulus milliyetçiliği sonuçtur. Ezilen ulus milliyetçiliğini yaratan fenomen ezen ulus şovenizmi ve sosyal şovenizmdir. O nedenle ezilen ulus milliyetçiliğinin önün alınıp zayıflatılması için ezen ulus milliyetçiliğinin kırılması gerekir. Bunu kıracak tek güçte,ezen ulus solcuları, sosyalistleridir

Mevcut ortamda, mücadele yöntemleri ve talepler bir doyuma ulaştı. Artık Aleviler, sadece Aleviliğin Alevileri toplumsal kurtuluşa götürmeye yetmeyeceği, Kürtler ise, Kürtlüğün onlara bir toplumsal kurtuluş veremeyeceğini önemli ölçüde anlamış durumdalar. Bu dinamikler artık, taleplerine ek talepler eklemenin zamanın geldiğini görebilecek bir bilgi birikimi düzeyi yakaladılar. Aleviler, Alevi kimliklerine toplumsal kurtuluş taleplerini de eklemeyi, Kürtler ise Kürt kimliklerine, toplumsal ilerlemeyi ivmeleyen eklemeler yapmayı daha iyi görmüşlerdir.

Bütün bu veriler, solun kendini, Alevi ve Kürt dinamiği karşısında yeniden gözden geçirme ve yeni politik belirlemelerde bulunması, Alevi ve Kürt dinamiklerinin de Kimliklerinin yanına ekleyecekleri toplumsal kurtuluş öğelerine bakarak, Sola karşı yeni bir yaklaşım belirlemeleri gerekiyor. Nesnel koşullar, toplumsal ilerleme konusunda sorumluluk duyan herkesi, yeni baştan ve derinlemesine düşünme ve davranma konusunda gerekeni yapmaya zorluyor.

Kaldı ki, global kapitalizm, global boyutta yaratmış olduğu, ekonomik, politik, sosyal, siyasal fenomenlerle; bir inanç ve ulusal topluluğun, hatta bir ülkenin tek başına kendi toplumsal kurtuluşunu gerçekleştirmesinin nesnel ve öznel koşullarını ortadan kaldırmıştır. Toplumsal kurtuluş, oluşmuş olan global koşullara denk olarak evrensel bir boyut kazanmıştır. Her üç dinamiğin bu nesnel gerçekliği çok iyi görüp, buna denk bir politika izlemesi gerekir.

Teslim TÖRE





__________________
Eğer buraya bana yardım etmeye geldiyseniz
Zamanınızı boşa harcıyorsunuz,
Yok eğer kurtuluşunuz benimkine bağlı olduğu için geldiyseniz,
O zaman birlikte çalışalım.
Yerli Kadın (chıapas)
İŞÇİ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-21-2009, 00:44   #2 (permalink)
 
maVii aDa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 4.493
Thanks: 13
Thanked 33 Times in 22 Posts
Tecrübe Puanı: 7
maVii aDa Seçkin bir yolda.
Standart

Sayın Törenin yüreğine sizinde emeğinize sağlık sevgili işçi ,sayın törenin yazılarını ve düşüncelerini zaman zaman bizimle paylaşırsan seviniriz.

Dostça selamlar.





__________________
Dün gece

Babil’e iki melek

indi sessizce.........

Ruhum !..

sus ve seyret..........

Başladı t e k e r r ü r !..

Yâ, taham m ü ü l !..

Yâ, taham m ü ü l!

V.B.BAYRIL
maVii aDa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-21-2009, 11:01   #3 (permalink)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: sokaklardan
Mesajlar: 1.756
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 0
compagno Bu noktada bilinmeyen bir miktar.
Standart

çok güzel bir yazı olduğunu belirtmemle birlikte aynen bende katılıyorum ve bu 3 güç ün birliği inanıyorum ki devrimi bile getirecektir...





compagno isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-21-2009, 11:03   #4 (permalink)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: sokaklardan
Mesajlar: 1.756
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 0
compagno Bu noktada bilinmeyen bir miktar.
Standart

pek sanmıyorum isim benzerliği olacağını ama yinede ben sorayım:
bu Teslim TÖRE THKO nun kurucularından olan Teslim TÖRE öyle değil mi?





compagno isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-21-2009, 17:05   #5 (permalink)
 
sendebur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 326
Thanks: 3
Thanked 17 Times in 15 Posts
Tecrübe Puanı: 2
sendebur Seçkin bir yolda.
Standart

güzel tespitler güzel yazı olmuş.bu sosyal şovenizme neden olanlar şimdi iyi yoldalar ve bu konuda öncülük yapıyorlar.ve diğerlerininde teslim töreninde dediği bu 3 dinamiğin etrafında toplanıp gereği yapılması gerektir artık...





__________________
Omnia sunt communia






OMNİA SUNT COMMUNİA!
sendebur isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-21-2009, 22:03   #6 (permalink)
 
maVii aDa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 4.493
Thanks: 13
Thanked 33 Times in 22 Posts
Tecrübe Puanı: 7
maVii aDa Seçkin bir yolda.
Standart

Alıntı:
compagno´isimli üyeden Alıntı [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]
pek sanmıyorum isim benzerliği olacağını ama yinede ben sorayım:
bu Teslim TÖRE THKO nun kurucularından olan Teslim TÖRE öyle değil mi?
Evet yoldaş o bazı forumlara yazıyor,umarım bizede yazar.





__________________
Dün gece

Babil’e iki melek

indi sessizce.........

Ruhum !..

sus ve seyret..........

Başladı t e k e r r ü r !..

Yâ, taham m ü ü l !..

Yâ, taham m ü ü l!

V.B.BAYRIL
maVii aDa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-21-2009, 22:19   #7 (permalink)
 
Üyelik tarihi: May 2009
Bulunduğu yer: dünya
Mesajlar: 59
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 1
Naci Güven Seçkin bir yolda.
Standart

Alıntı:
maviiada´isimli üyeden Alıntı [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]
Evet yoldaş o bazı forumlara yazıyor,umarım bizede yazar.
niye yazmasın.bizden iyisinimi bulacak. .doğru şeyler söylemiş...





__________________
Devrim için tek yol ''DEVRİMCİ YOL''
Naci Güven isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-21-2009, 22:49   #8 (permalink)
 
maVii aDa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 4.493
Thanks: 13
Thanked 33 Times in 22 Posts
Tecrübe Puanı: 7
maVii aDa Seçkin bir yolda.
Standart

Alıntı:
Naci Güven´isimli üyeden Alıntı [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]
niye yazmasın.bizden iyisinimi bulacak. .doğru şeyler söylemiş...

Sayın Törenin ve değerli bazı akademisyen dostların yazdığı alan daha çok akademik tartışmaların olduğu alandır.Bizim formatımız biraz farklı olduğu için bu alanda ne kadar sağlıklı yürür o tür tartışmalar biraz tartışmalı bir durumdur.





__________________
Dün gece

Babil’e iki melek

indi sessizce.........

Ruhum !..

sus ve seyret..........

Başladı t e k e r r ü r !..

Yâ, taham m ü ü l !..

Yâ, taham m ü ü l!

V.B.BAYRIL
maVii aDa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05-22-2009, 01:01   #9 (permalink)
 
guernica - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 947
Thanks: 0
Thanked 1 Time in 1 Post
Tecrübe Puanı: 2
guernica Seçkin bir yolda.
Standart

teslim törenin yazılıarını nerden okuyabiliriz. özel mesajla bildirriseniz sevinirim...





__________________
GERÇEKLER DEVRİMCİDİR!!!
guernica isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Anahtar Kelimeler: , , , ,


Bookmarks


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Konu Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
80 dönemi öncesi ve sonrası Solun hataları üzerine Genc-Sen Edebi eleştiri - Makale - Denemeler 0 12-08-2008 11:56
Üniversitelerde solun gündemi İsyanAteşi İç Politika Haberleri 0 09-07-2008 18:30
Dünyaya Barış, Kapitalizme Savaş 3 fidan İç Politika Haberleri 2 09-02-2008 05:01
Türkiye'de solun yanlış tanınmasının sebebi nedir? Devrimthko Serbest Kürsü 35 07-25-2008 16:11
TÜrk Solun DÜnÜden GÜnÜnÜmÜze yksel Makaleler 4 05-19-2007 00:34


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 23:27 .



Powered by vBulletin® Version 3.8.3
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309