İşçi-Köylü; Yarını bugünden görerek örgütlenmek! İşçi-Köylü; Yarını bugünden görerek örgütlenmek!
Emperyalist-kapitalistler ve onların işbirlikçi ve uşakları için kâr elde etmek, insan yaşamından çok daha önemlidir. Onlar için işçilerin yaşamları hiçe sayılarak kâr elde etmek tek kuraldır. Bunun örneklerini her gün tersanelerde yaşanan iş kazalarında görmek mümkündür. İşçilerin kum torbası niyetine denek olarak kullanıldığı örnek hala hepimizin hafızalarındadır. Bunlar bir şekilde kamuoyuna yansıyanlar. Ancak bir de duymadıklarımız var. Örneğin inşaat, tekstil, metal sektöründe de iş kazaları oldukça fazla yaşanıyor. Son dönemde kamuoyuna yansıyan konulardan biri de tekstil işkolunda kot yıkama işinde çalışan işçilerin durumu. Slikozis hastalığına yakalanan ve bunun farkına bile varmadıkları için tedavi olma şansını bile yakalayamayan yüzlerce işçiden bahsediliyor. Hem de patronlar çok basit önlemleri almadıkları için.
Bu iş kolunda çalışan milyona yakın işçi bulunmaktadır. İş güvenliği olmadığı gibi çok kötü koşullarda çalışan bu ve buna benzer iş yerlerinde çalışan işçilerden yavaş yavaş yeter sesleri duyulmaya başlandı. Bizler sınıf bilinçil işçiler olarak bu seslere kulak vermeli ve yönümüzü buralara dönmeliyiz. Sınıf hareketini kıpırdatacak alanlar buralardır. Bu alanlar bugün en çok örgütlenmeye ihtiyaç duyulan alanlardır.
2007 yılına kadar neredeyse bütün sendikal örgütlenmeler sendikaların yönelimi ile yapılmıştır. Ancak 2008 yılının bir özelliği özellikle Mayıs sonrası örgütsüz işçilerin kendilerinin sendikalara ulaşması olmuştur. Diğer bir örnek olarak neredeyse tüm direnişlerin sendikalı olma talebi üzerine oturması önemlidir. Ünilever, DESA, Çapa Temizlik, e-Kart, Yorsan, Burgaz Tekel, Konya'da gıda, tekstilde kot işçilerinin eylemleri ile Metal'de yaşanan eylemlikleri görmekteyiz. Tüm bunlar son zamanlarda sınıf hareketindeki kıpırdanışın yarattığı etkinin bir sonucudur.
Tekstil sektöründe günde 12 saat çalışan, asgari ücretin üzerinde ücretle geçinmeye uğraşan, çalışma koşulları çok kötü olan, önemli bir kısmını kadınların oluşturduğu bu alanlar bizim de örgütlenme çalışmalarımızı örmemiz gereken yerlerdir. Elbette bu koşullar yalnızca burası için var değildir. Bugün için bu koşullar nerede ise birçok sektör için geçerlidir.
Bizler bu gelişmeleri, eylem ve direnişleri kamuoyuna taşıyabildiğimiz, dayanışmayı sağlayabildiğimiz oranda başarı sağlayabiliriz. Bütün ülkede aynı koşulların olduğunu düşünürsek yaptığımızın küçük bir damla olduğunu bilerek bu damlaların sürekliliği ile mücadeleyi yükseltmeliyiz.
Ayrıca bugün sınıf hareketindeki temel sorunlarından bir tanesi de sınıfın bütününü oluşturan parçaların birleştirilmemesidir. Bu nedenle asıl gövde asla görülmemektedir. Sınıfın kendisi için sınıf olma bilincindeki bu bulanıklık sorunlar karşısındaki örgütlenmeden mücadele etmeye kadar işleri zorlaştırmaktadır.
Mesele bizim oluşan bu koşulları doğru anlamamız ve buna uygun konumlanmamızdır. Bugün buralarda doğru konumlanarak yarın oluşacak bir hareketlilikte bu sürecin içinde olunacaktır. Biz DDSB'liler de bugünden bunu yapabilmeliyiz. Kot taşlama işçilerinin durumu oldukça önemli bir yerde durmaktadır. İnsan yaşamının hiçe sayıldığı bu alan, aslında büyük fotoğrafın küçük bir resmidir. Bizler bu nedenle buraları önemsemeliyiz.
|