![]() |
| |||||||
| Sinema & Tiyatro Dünyası Sinema ve tiyatro haberlerini bu bölümde bulabilirsiniz. |
![]() |
| | LinkBack | Konu Araçları | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Üyelik tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 372
Thanks: 0
Thanked 1 Time in 1 Post
Tecrübe Puanı: 3 ![]() | MAVİ GÖZLÜ DEV Nâzım Hikmet Gösterim Tarihi: 9 Mart 2007 Dağıtım: Kenda Film Yapım: Energy Media & Productions – Sinevizyon Film Senaryosu 4 yılı aşan sürede yazılı kaynaklardan yararlanılarak ve sekiz kez sil baştan geliştirilerek Metin Belgin tarafından yazılan “Mavi Gözlü Dev” adlı film, 9 Mart 2007 tarihinde sinemaseverlerle buluşuyor. Dünya tarihinde Nâzım Hikmet’in hayatını konu alan ilk sinema filmi olma özelliğini de taşıyan “Mavi Gözlü Dev”in yönetmenliğini Biket İlhan üstlendi. Nâzım Hikmet’in Bursa Hapishanesi’ndeki dönemi için Sanat Yönetmeni Mustafa Ziya Ülkenciler, Beykoz’da plato kurarak cezaevini realize etti. Nâzım Hikmet’in kaldığı odası 1944 yılında çizdiği yağlıboya tablodan esinlenerek yapıldı. Derya Ergün ve ekibinin usta makyajıyla Yetkin Dikinciler’in yüzü şaire benzetildi ve diğer karakterlerin de fotoğrafları incelenerek makyaj uygulaması yapıldı. Cem İdiz, filmin müziklerinin yanı sıra “Davet” şiirini de besteledi. Filmin 2 Eylül 2006’da başlayan çekimleri 13 Ekim 2006’da sona erdi. Filmin post-prodüksiyon işlemleri İstanbul ve Atina’da tamamlandı. YÖNETMEN : BİKET İLHAN YAPIMCI : SELAY TOZKOPARAN-BİKET İLHAN SENARYO : METİN BELGİN GÖRÜNTÜ YÖN. : CLAUDIO BOLIVAR SANAT YÖN. : MUSTAFA ZİYA ÜLKENCİLER MÜZİK : CEM İDİZ UYGULAYICI YAP: NİHAN BELGİN SES : DINOS KITTOU SÜRE : 118 DAKİKA VİZYON TARİHİ : 9 MART 2007 KOPYA SAYISI : OYUNCULAR : YETKİN DİKİNCİLER (Nâzım Hikmet), DOLUNAY SOYSERT (Piraye), ÖZGE ÖZBERK (Münevver), UĞUR POLAT (Tahsin Bey), FERİT KAYA (Balaban), SUNA KESKİN (Celile Hanım), RIZA SÖNMEZ (Orhan Kemal), AHMET MÜMTAZ TAYLAN, SİNAN TUZCU, TURAN ÖZDEMİR, MURAT KARASU, DEVRİM NAS, TURGAY TANÜLKÜ, CEVDET ARICILAR, NİHAT İLERİ, MAHMUT GÖKGÖZ, SADIK GÜRBÜZ, METİN BELGİN, HAKAN GERÇEK, OKAN YALABIK, NİL GÜNAL, ZİYA KÜRKÜT, ZÜHTÜ ERKAN, MUTLU GÜNEY, ÇETİN YELTEKİN, UFUK AŞAR, YAŞAR KARAKULAK, ÖNER ATEŞ, DERVİŞ TEZCAN, BERKAY ATEŞ. KONU: Kavganın, sevdanın ve Türkçe’nin büyük şairi Nâzım Hikmet, 1941 yılında Bursa Hapishanesi’ne nakledilir. “Komünizm” propagandası nedeniyle mahkûm olan şairin ünü içeride kulaktan kulağa, efsaneye dönüşür. İbrahim Balaban ve Yusuf, ustanın odasına desen çizeceği aynaları taşırlar. Mahkûmların portresini yapan Nâzım’ın aklı yalnızca karısı Piraye’dedir. Günlerdir ne mektup, ne telgraf gelmiştir. Hasretin dinmeyen sızısı, siyatik ağrılarından da beterdir. 2. Dünya Savaşı’nın vahşeti ve sefaleti tırmanırken; şair, Müdür Tahsin Bey’den kötü haberi alır. Hakkında verilen 28 yıl hapis cezası onaylanmıştır. Piraye gelir sonunda… Mahzundur, hüzünlüdür, çaresizdir. Kısacık görüşmede, gardiyanın evinde gizlice buluşma teklifine şiddetle karşı çıkar. Ustanın öğrencisi Raşit üç yıl sonra özgürlüğüne kavuştuğunda, Orhan Kemal adıyla “72. Koğuş” hikâyesinin yazarı olacaktır. Balaban içeride, “şair baba”sının yanında ressamlığı ilerletir. Açlıktan ölenlerin çoğaldığı günlerde, dokumacılık sayesinde karısına para yollayan şairin son umudu dayısı Ali Fuat Paşa’dır. Celile Hanım oğlunu kurtarmanın yollarını aramaktadır. Peynirci Nuri’nin getirdiği bir teneke peynir, onu zehirlemek için mi gönderilmiştir? Balaban, açlık içinde, tenekeden çaldığı peyniri sevmediği bir mahkuma yedirir. 1945 yılında savaş bitmiştir ama hapishane müdürü, şaire hoşgörülü davrandığı gerekçesiyle, koltuğunu despot bir müdüre bırakmak zorunda kalır. Kırbaçlı gardiyanlar Nâzım’ın odasını basınca kıyamet kopar. Ekim 1948’de, dayı kızı Münevver ziyaretine gelir. Nâzım yeni bir sevdanın coşkusuna kapılır. İki aşk arasında bocalar, bir de üstüne Münevver kocasından ayrılmayı erteleyince bunalıma girer. Karaciğerinden sonra kalbi de yorulmuştur. Piraye’ye mektuplar yazar, yalvarır. Karısıyla zoraki buluşmada buzları eritmeye uğraşırken; Münevver’in de hapishaneye gelmesi, başka bir kâbusa sürükler şairi. 10 yıldır hapistedir, artık tükenme noktasındadır, yaşamına son vermeyi tasarlar… Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine, bu hasret bizim... “MAVİ GÖZLÜ DEV” FİLMİNDE KULLANILAN ŞİİRLER : MANİ Bursa’da cezaevi. Kapatmışlar bir devi. Ellerini ısıtsın, yüreğimin alevi. Bugün Pazar. Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar. 6 Ekim 1945 Bulutlar geçiyor : haberlerle yüklü ağır. Buruşuyor hâlâ gelmeyen mektup avucumda. --------------------------------------- Seni böyle uzak, Seni dumanlı, eğri bir aynadan seyreder gibi Kafamın içinde duymak. Saat 21-22 Şiirleri Ne güzel şey hatırlamak seni : bir mavi kumaşın üstünde unutulmuş olan elin ve saçlarında vakur yumuşaklığı canımın içi İstanbul toprağının… İçimde ikinci bir insan gibidir seni sevmek saadeti… ---------------------------------------- Onlar ki toprakta karınca/ suda balık/ havada kuş kadar çokturlar; korkak/cesur/cahil/ hakim/ve çocukturlar… ve yeşil bir ağaç gibi gülen/ve merasimsiz ağlayan/ ve ana avrat küfreden ki onlardır, destanımızda yalnız onların maceraları vardır. 1945 yılı Aralık ayının dördü İlk göz göze geldiğimiz günkü elbiseni çıkar sandıktan, giyin, kuşan, benze bahar ağaçlarına... Hapisten mektubun içinde yolladığım karanfili tak saçlarına, kaldır, öpülesi çizgilerle kırışık beyaz, geniş alnını, böyle bir günde yılgın ve kederli değil, ne münasebet, böyle bir günde bir isyan bayrağı gibi güzel olmalı Nâzım Hikmet’in kadını... 26 Eylül 1945 Bizi esir ettiler, bizi hapse attılar : beni duvarların içinde, seni duvarların dışında. Kerem Gibi Sen yanmasan/ben yanmasam/biz yanmasak, nasıl/çıkar/karanlıklar aydınlığa… Şüphe eden biziz, inanan biz, İhtimaller ve korkular bizim içindir hasret bizim için. Ve hatta biziz ağlayan ve gülen. Yüreklerimize bühtan etmeyelim, sevmekten gayrı şey bilmez yüreklerimiz. Gözümün nuru canım sultanım sizi seviyorum, Piraye hanım sizi seviyorum. Çoğunun yüzünü unuttum büsbütün, yalnız, çok ince, çok uzun bir burundur aklımda kalan, halbuki kaç kere karşımda oturup dizildiler. Bir tek kaygıları vardı, hakkımda hüküm okunurken : heybetli olmak. D e ğ i l d i l e r. İnsandan çok eşyaya benziyorlardı : duvar saatleri gibi ahmak, kibirli, ve kelepçe zincir filan gibi hazin ve rezildiler. Bu akşam, belki şimdi, şu dakka sen arkadan bıçaklandın bacım. Hem de ben bıçakladım seni, kanın damlıyor ellerimden. ANGİNA PEKTORİS Yarısı buradaysa kalbimin/yarısı Çin’dedir, doktor. Sarı nehre doğru akan ordunun içindedir. Sonra, her şafak vakti, doktor,/her şafak vakti kalbim/ Yunanistan’da kurşuna diziliyor. Sonra, bizim burada mahkûmlar uykuya varıp/ Revirden el ayak çekilince kalbim Çamlıca’da bir harap konaktadır/her gece,/doktor. Mesele esir düşmekte değil teslim olmamakta bütün mesele… DAVET Dörtnala gelip Uzak Asya’dan Akdeniz’e bir kısrak başı gibi uzanan bu memleket bizim. Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak ve ipek bir halıya benzeyen toprak, bu cehennem, bu cennet bizim. Kapansın el kapıları, bir daha açılmasın, yok edin insanın insana kulluğunu, bu davet bizim... Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine, bu hasret bizim... son olarak: İzLeNMeYe DeĞeR!! |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiket |
| dev, gözlü, mavi |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Mavi Sakal Ne Kadar | asdasd | Video ve ya Film İndirmeden Direk İzle | 2 | 05-14-2007 23:04 |
| tkp/ml partizan ydg ibrahim kaypakkaya mavi gözlü çocuk | gabarın asi rüzgarı | Film - Video | 1 | 05-13-2007 18:54 |
| Mavi Sakal - Iki Yol | asdasd | Video ve ya Film İndirmeden Direk İzle | 0 | 05-10-2007 01:35 |
| Can DÜNDAR ___ Mavi bir düş... | korkuluruya | Edebi eleştiri - Makale - Denemeler | 0 | 05-05-2007 12:55 |
| Kara Gözlü Çocuklar | Lumbstatc | Şiirler | 2 | 05-05-2007 12:36 |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 19:47 .