![]() |
| |||||||
| Serbest Kürsü Diğer Kategorilere Uymayan Başlıklar Buraya |
![]() |
| | LinkBack | Konu Araçları | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Üyelik tarihi: Jul 2007 Bulunduğu yer: sokaklardan
Mesajlar: 1.756
Thanks: 0
Thanked 1 Time in 1 Post
Tecrübe Puanı: 0 ![]() | Halka Karşı İşlenen Suçlar Gizlenemez Devrimci şiddet, her koşulda, halktan yanadır, adaletin ifadesidir, suçsuz olana dokunmaz, siyasal mücadelenin bir sürdürülüş biçimidir. Meşrudur. Halka Karşı İşlenen Suçlar Terör Demagojisi İle Gizlenemez Terör... Terör... Terör... Eski Adalet Bakanlarından Hikmet Sami Türk'e karşı gerçekleştirilen feda eylemi sonrası, yine bildik çevreler bildik edebiyatlarına sarıldılar. Burjuvazi, "terör" diye ne kadar çok yaygara yapılırsa, eylemin amacı, nedeni o kadar çok bastırılır diye düşünüyor. Küçük-burjuva kesimler ise, kime neye hizmet ettiği belirsiz (ve aslında belirli) bir tarzda, bilimsellikten ve gerçeklikten uzak bir "terör"den söz ediyorlar. Buyurun tartışalım: Terör nedir? Tüm aydınlara, tüm bilim adamlarına, gazetecilere, yazarlara sesleniyoruz, bir klişe olarak terörden sözetmek yerine, terör nedir, nasıl gerçekleşiyor, tartışın. Birincisi kolaycılıktır. Emperyalizmin, sömürücülerin kendilerine karşı her türlü çıkışı mahkum etmek için ortaya attıkları bir kavramı tekrarlamaktan başka bir şey değildir ve "terör terör" diye tekrar edip durmak için bilim adamı, aydın, gazeteci olmak gerekmez, aynı işi papağanlar da yapabilir. Şiddet, muhtevasından, amacından, biçiminden bağımsız olarak ele alınamaz. Böyle ele alınıp, "her türlü şiddet", TERÖR klişesinin içine sığdırılmaya çalışıldığında, tarih açıklanamaz hale gelir; insanlığın binlerce yıllık tarihsel gelişimini sağlayan köle ayaklanmalarından köylü ayaklanmalarına, ulusal ve sosyal kurtuluş savaşlarına kadar, tüm bu tarihi inkar etmek, gayri-meşru ilan etmek gerekir. Nedir terör? "Şiddetle toplumu korkutarak, sindirerek amacına ulaşmaya çalışmak" değil mi? Peki, korkutarak, sindirerek sonuç almak isteyen kim? Bu yönteme başvuran devrimciler mi, burjuvazi mi?.. Devrimin şiddeti mi, korkutmayı, sindirmeyi hedefliyor, karşı-devrimin şiddeti mi?.. Bunlar tartışılmaksızın terör üzerine söylenen her şey, hamasi nakaratlardan, gerçekler üzerine üretilen demagojilerden öteye geçemez. İki şiddet, devrimin ve karşı-devrimin şiddeti, amaç, muhteva ve biçim olarak farklıdır. Tüm tarih, bu farklılığın kanıtıdır. Tüm tarih boyunca, ezenlerin ve ezilenlerin, sömürenlerin ve sömürülenlerin şiddeti birbirinden farklı olmuştur. Bunu aynılaştırmak, anti-bilimseldir, bunu aynılaştırmak, gerçekleri çarpıtmaktır ve bunu aynılaştırmak, burjuvazinin kaba demagojilerinin yanında olmaktır. Faşist devlet, terörist devlettir. Onun yöneticileri de teröristtir! 'Terör demagojisi' devrimci eylemlere, halkın mücadelesine karşı yıllardır kullanılan eskimiş bir silahtır. Haklı ve meşru her eylem, bu demagojiyle karalanmaya, çarpıtılmaya, boğulmaya çalışılmıştır. Nerede emperyalizme ve oligarşiye karşı haklı ve meşru bir mücadele varsa orada egemen sınıflar terör demagojisine sarılmışlardır. Hikmet Sami'ye yönelik feda eylemi girişiminin ardından da "bomba patlasaydı öğrenciler de ölecekti, 200 kişi parçalanacaktı' yalanını uydurarak terör demagojisine malzeme bulmaya çalıştılar. Ancak Devrimci Hareket'in tarihi, eylem anlayışı, böyle bir demagojinin etkili olabilmesinin önündeki ilk ve en büyük engeldi. Devrimci Hareket'in eylemlerinde halka zarar vermeme anlayışı, bu konudaki ilkeleri, duyarlılığı ortadaydı. Hedef ortadaydı. Aslında bu eylem somutunda oligarşinin sözcülerini, teorisyenlerini en çok zorlayan da buydu. Hikmet Sami gibi halk düşmanlığı ve katliamcılığı kanıtlanmış birine yönelik bu eylem elbette en başta zalimin zulmüne uğrayanların ve adaletsizliğe isyan eden herkesin yüreğine su serpmiş, adalet özlemine –yarım kalmış da olsa– bir cevap olmuştur. Emperyalizm ve oligarşi, işte bu noktada, adaleti yerine getirmeye yönelik haklı ve meşru bir şiddetin halka örnek olmasını, yol göstermesini tehlikeli bulmaktadırlar. Demagoji bu yolun önünü kesmek içindir aynı zamanda. Bir yandan adalet özlemine cevap olan bu eylem, aynı zamanda halka karşı sürdürülen katliam politikalarına karşı da, halkın ve devrimcilerin teslim alınamadığının en güçlü ifadelerinden biridir. Bu hesap sorma iradesi ve kararlılığı, devrimci mücadeleyi bu temelde geliştirme kararlılığı, bir yanıyla 19 Aralık ve benzeri katliamların, F Tiplerinin boşa çıkarılmış olmasıdır. Hikmet Sami nezdinde asıl olarak 19-22 Aralık katliamına ve halkı teslim almayı amaçlayan faşist terör politikalarına bir cevap verilmiştir. Evet, 19-22 Aralık'ta gerçekleştirilen katliam ve vahşet, terör kavramına tam uyan bir operasyondur. Bu operasyonla, halk ve devrimciler, yıldırılarak, sindirilerek, korkutularak düşüncelerinden vazgeçirilmek istenmiştir. Hikmet Sami, bu terör operasyonunun başındaki isimdir. Hep söylemişizdir, "Faşist devlet, terörist devlet demektir." Bu cümle, Devrimci Hareket'in 1980 Temmuz'unda yayınlanan dergisinden alınmıştır. Devamında da şöyle belirtilmiştir: "Devlet terörü bütün hükümetlerin ortak politikasıdır." Terörist devlet demek olan faşist devletin bakanları, yetkilileri de teröristtir. Onların halka karşı zulmü, terör eylemleridir. Bütün bunları yanyana koyarak söz konusu eyleme bakıldığında, Hikmet Sami Türk'ün mü, yoksa halkın adaletini sağlamaya çalışan devrimcinin mi terörist olduğu daha doğru bir biçimde görülür. Oligarşinin kendi mensuplarından birine yönelik bir eylem karşısındaki tavrı, bu eyleme karşı geliştirdiği politikalar elbette sınıfsaldır. O eylemi, kendi iktidarlarının ve sömürü düzeninin devamı açısından düşünür ve değerlendirirler. Kuşkusuz halkın adaletini yerine getirmeye yönelik her eylemin, hedeflediği siyasi sonuçlar vardır. Bu tür eylemlerin amacı, sadece kişisel düzeyde hesap sormak ya da salt "intikam" amaçlı değildir. Burada bir gelecek vaadi, o gelecekte adaletin yerine getirilmesine ilişkin bir taahhüt vardır. Bu eylem nezdinde devrimciler, bir kez daha halka karşı işlenmiş suçların unutulmayacağını ve bu suçlarda zaman aşımı olmayacağını göstermişlerdir. Hikmet Sami, eylem sonrası televizyon kanallarını sırayla gezip demagojilerine devam etse de sırtında halka karşı işlediği suçların ve 19-22 Aralık katliamının ağırlığı vardı. O sıradan bir teröristten de farklıydı. Oturduğu o koltuğun ne anlama geldiğini bilecek biriydi. 19-22 Aralık katliamı sonrası yaptığı açıklamalarından birinde "beklediğimizin altında bir zaiyattır' diyebilecek soğukkanlılıkta bir burjuva politikacısıydı. Sami Türk'ün teröristliği, Bayrampaşa'da 6 kadını diri diri yakanların vahşiliği ve teröristliğinin kat be kat üstündeydi. Çünkü, o ölüm mangalarının onlarcasına vahşet ve katliam emrini verenler, Sami Türkler'di. Sağmalcılar'da diri diri yaktıkları kadınlar, katlettikleri onlarca tutsak yeterli gelmemiş olacak ki, halen "az öldürdük' diyebilen birinin terörizmini, 28 cesedin üstüne ayağına basıp "bir daha devlete baş kaldırılamayacağını görmüş olmalıdırlar" diyenin terörizmini görmeden, terör üzerine söz söylenebilir mi? Bu sözün sahibi de Ecevit'ti. Bu sözdeki terörizm açık, çıplak değil mi? Halkı ve devrimcileri, yıldırmak, sindirmek, korku salmak için 19 Aralık operasyonunu gerçekleştirdik diyor bu sözlerin sahibi. Bu yöntemi sürekli ve sistemleşmiş olarak uygulayan bir terörizm var ortada. Devrimcileri ve halkı teslim almak, katliama karşı çıkan namuslu aydınları, demokratik kurumları sindirmek için her yönteme başvuran Sami Türkler'in iktidarıydı. İşte halkın adaletinin yöneldiği böyle bir iktidardı; bu noktada "her tür şiddete karşıyız'' demek, hem halkın direniş ve adaletini meşru görmemek, hem sınıflar mücadelesini anlamamaktır. Sınıflar mücadelesi, büyük bedellerle sürdürülmektedir. Halk bedel ödüyorsa, halk düşmanları bedel ödeyecektir. Aksi mücadelenin doğasına aykırıdır. Devrimci şiddet, ne olduğu muğlak "her tür şiddet" kategorisi içinde değerlendirilemez. Devrimci şiddet, her koşulda, halktan yanadır, adaletin ifadesidir, suçsuz olana dokunmaz, siyasal mücadelenin bir sürdürülüş biçimidir. Meşrudur. Meşruluğu, tarihsel haklılığından ve ilkelerinden gelir. Hedefleri nettir. Hikmet Samiler'in faşist terörü ise devrimcileri ve halkı teslim almayı amaçlayan, halkı korkutup sindirmeyi hedefleyen, bir ''korku toplumu'' yaratmayı amaçlayan bir tarzda sürdürülmüştür. O nedenle akla hayale gelmedik yöntemlere başvurulmuştur. Türkiye sınıflar mücadelesi tarihi bir bakıma sürdürülen bu politikaların bir yansıması olarak yaşanmış onlarca katliamın da tarihidir. 1 Mayıs 1977 katliamından, Maraş'a, Sivas'a, Gazi'ye, hapishaneler katliamına kadar uzanan zinciri yaratan bu terörist anlayıştır. Burada doğru olan, bilimsel ve tarihsel olan, bu faşist teröre karşı olmaktır. Böylesine yakıcı gerçekler, bu katliamlar zinciri ortada dururken bunları görmeyip, görmezden gelip, "her tür şiddete" diye başlayıp terörist edebiyatı yapmak, kabul edilemez. Daha doğrusu, böyle bir yaklaşımı, burjuvazi kabul eder, biz kabul etmeyiz. Halkın şiddetine, direniş ve hesap sorma meşru hakkına karşı olmak, Hikmet Sami Türk gibi halk düşmanlarının daha çok katliam yapmasına, halkı sindirme politikalarını, yani terörizmlerini sürdürmelerine hizmet eder. Unutulmamalı ki, "şiddet karşıtlığı"nın propagandasını en fazla burjuvazi yapmaktadır ve bugün halklara karşı başvurdukları şiddetin sınırı yoktur. Aynı şekilde terörizm edebiyatı, hiç durmaksızın emperyalist iletişim araçlarından pompalanıyor ve emperyalizm, kendi tarihinin en fazla teröre başvurduğu dönemlerinden birini yaşıyor. Burjuvazinin bu riyakarlığı, "gücün terörüne de, terörün gücüne de karşıyız" gibi ucubelerle örtbas edilebilir mi? Terörizm demagojisine hangi söylemle katılınırsa katılınsın, hizmet edilen tek yer burjuvazi olur. * "her türlü şiddet", TERÖR klişesinin içine sığdırılmaya çalışıldığında, tarih açıklanamaz hale gelir; insanlığın binlerce yıllık tarihsel gelişimini sağlayan köle ayaklanmalarından köylü ayaklanmalarına, ulusal ve sosyal kurtuluş savaşlarına kadar, tüm bu tarihi inkar etmek, gayri-meşru ilan etmek gerekir. |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiket |
| demagojisi, gizlenemez, halka, ile, işlenen, karşı, suçlar, terör, ıle, İşlenen |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Aşk Ve Diğer Suçlar - Love and Other Crimes - DVDRip - 2008 - Romantik - Komedi + Tam | Mesaj-Mehmet | Yabancı Film İndir | 0 | 04-27-2009 19:06 |
| Okumuş insanlar emekçi halka karşı sorumludur | ibrahimo | TKP | 0 | 07-18-2007 02:10 |
| Terör saldırılarına karşı yurdun dört bir yanında "Teröre Hayır" mitingleri düzenleni | burjuva-haberci | Güncel Haberler | 0 | 06-14-2007 17:11 |
| Güvenlik güçleri tarafından terör örgütü PKK'ya karşı başlatılan temizlik harekatı sü | burjuva-haberci | Güncel Haberler | 0 | 06-13-2007 12:21 |
| İzmir Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şube Müdürlüğü'ne bağlı Mali B | burjuva-haberci | Güncel Haberler | 0 | 06-09-2007 03:38 |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 06:49 .