Komunist Forum
Geri git   Komunist Forum > GENEL BAŞLIKLAR > Serbest Kürsü

Serbest Kürsü Diğer Kategorilere Uymayan Başlıklar Buraya

Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları Stil
Alt 05-23-2009, 14:15   #1 (permalink)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: sokaklardan
Mesajlar: 1.756
Thanks: 0
Thanked 1 Time in 1 Post
Tecrübe Puanı: 0
compagno Bu noktada bilinmeyen bir miktar.
Standart Halka Karşı İşlenen Suçlar Terör Demagojisi İle Gizlenemez

Halka Karşı İşlenen Suçlar GizlenemezDevrimci şiddet, her koşulda, halktan yanadır, adaletin ifadesidir, suçsuz olana dokunmaz, siyasal mücadelenin bir sürdürülüş biçimidir. Meşrudur.


Halka Karşı İşlenen Suçlar

Terör Demagojisi İle Gizlenemez



Terör... Terör... Terör... Eski Adalet Bakanlarından Hikmet Sami Türk'e karşı gerçekleştirilen feda eylemi sonrası, yine bildik çevreler bildik edebiyatlarına sarıldılar. Burjuvazi, "terör" diye ne kadar çok yaygara yapılırsa, eylemin amacı, nedeni o kadar çok bastırılır diye düşünüyor. Küçük-burjuva kesimler ise, kime neye hizmet ettiği belirsiz (ve aslında belirli) bir tarzda, bilimsellikten ve gerçeklikten uzak bir "terör"den söz ediyorlar.

Buyurun tartışalım: Terör nedir? Tüm aydınlara, tüm bilim adamlarına, gazetecilere, yazarlara sesleniyoruz, bir klişe olarak terörden sözetmek yerine, terör nedir, nasıl gerçekleşiyor, tartışın. Birincisi kolaycılıktır. Emperyalizmin, sömürücülerin kendilerine karşı her türlü çıkışı mahkum etmek için ortaya attıkları bir kavramı tekrarlamaktan başka bir şey değildir ve "terör terör" diye tekrar edip durmak için bilim adamı, aydın, gazeteci olmak gerekmez, aynı işi papağanlar da yapabilir.

Şiddet, muhtevasından, amacından, biçiminden bağımsız olarak ele alınamaz. Böyle ele alınıp, "her türlü şiddet", TERÖR klişesinin içine sığdırılmaya çalışıldığında, tarih açıklanamaz hale gelir; insanlığın binlerce yıllık tarihsel gelişimini sağlayan köle ayaklanmalarından köylü ayaklanmalarına, ulusal ve sosyal kurtuluş savaşlarına kadar, tüm bu tarihi inkar etmek, gayri-meşru ilan etmek gerekir.

Nedir terör?

"Şiddetle toplumu korkutarak, sindirerek amacına ulaşmaya çalışmak" değil mi?

Peki, korkutarak, sindirerek sonuç almak isteyen kim?

Bu yönteme başvuran devrimciler mi, burjuvazi mi?.. Devrimin şiddeti mi, korkutmayı, sindirmeyi hedefliyor, karşı-devrimin şiddeti mi?.. Bunlar tartışılmaksızın terör üzerine söylenen her şey, hamasi nakaratlardan, gerçekler üzerine üretilen demagojilerden öteye geçemez. İki şiddet, devrimin ve karşı-devrimin şiddeti, amaç, muhteva ve biçim olarak farklıdır. Tüm tarih, bu farklılığın kanıtıdır. Tüm tarih boyunca, ezenlerin ve ezilenlerin, sömürenlerin ve sömürülenlerin şiddeti birbirinden farklı olmuştur. Bunu aynılaştırmak, anti-bilimseldir, bunu aynılaştırmak, gerçekleri çarpıtmaktır ve bunu aynılaştırmak, burjuvazinin kaba demagojilerinin yanında olmaktır.


Faşist devlet, terörist devlettir. Onun yöneticileri de teröristtir!

'Terör demagojisi' devrimci eylemlere, halkın mücadelesine karşı yıllardır kullanılan eskimiş bir silahtır. Haklı ve meşru her eylem, bu demagojiyle karalanmaya, çarpıtılmaya, boğulmaya çalışılmıştır. Nerede emperyalizme ve oligarşiye karşı haklı ve meşru bir mücadele varsa orada egemen sınıflar terör demagojisine sarılmışlardır.

Hikmet Sami'ye yönelik feda eylemi girişiminin ardından da "bomba patlasaydı öğrenciler de ölecekti, 200 kişi parçalanacaktı' yalanını uydurarak terör demagojisine malzeme bulmaya çalıştılar. Ancak Devrimci Hareket'in tarihi, eylem anlayışı, böyle bir demagojinin etkili olabilmesinin önündeki ilk ve en büyük engeldi. Devrimci Hareket'in eylemlerinde halka zarar vermeme anlayışı, bu konudaki ilkeleri, duyarlılığı ortadaydı. Hedef ortadaydı. Aslında bu eylem somutunda oligarşinin sözcülerini, teorisyenlerini en çok zorlayan da buydu. Hikmet Sami gibi halk düşmanlığı ve katliamcılığı kanıtlanmış birine yönelik bu eylem elbette en başta zalimin zulmüne uğrayanların ve adaletsizliğe isyan eden herkesin yüreğine su serpmiş, adalet özlemine –yarım kalmış da olsa– bir cevap olmuştur. Emperyalizm ve oligarşi, işte bu noktada, adaleti yerine getirmeye yönelik haklı ve meşru bir şiddetin halka örnek olmasını, yol göstermesini tehlikeli bulmaktadırlar. Demagoji bu yolun önünü kesmek içindir aynı zamanda.

Bir yandan adalet özlemine cevap olan bu eylem, aynı zamanda halka karşı sürdürülen katliam politikalarına karşı da, halkın ve devrimcilerin teslim alınamadığının en güçlü ifadelerinden biridir. Bu hesap sorma iradesi ve kararlılığı, devrimci mücadeleyi bu temelde geliştirme kararlılığı, bir yanıyla 19 Aralık ve benzeri katliamların, F Tiplerinin boşa çıkarılmış olmasıdır. Hikmet Sami nezdinde asıl olarak 19-22 Aralık katliamına ve halkı teslim almayı amaçlayan faşist terör politikalarına bir cevap verilmiştir.

Evet, 19-22 Aralık'ta gerçekleştirilen katliam ve vahşet, terör kavramına tam uyan bir operasyondur. Bu operasyonla, halk ve devrimciler, yıldırılarak, sindirilerek, korkutularak düşüncelerinden vazgeçirilmek istenmiştir. Hikmet Sami, bu terör operasyonunun başındaki isimdir. Hep söylemişizdir, "Faşist devlet, terörist devlet demektir." Bu cümle, Devrimci Hareket'in 1980 Temmuz'unda yayınlanan dergisinden alınmıştır. Devamında da şöyle belirtilmiştir: "Devlet terörü bütün hükümetlerin ortak politikasıdır."

Terörist devlet demek olan faşist devletin bakanları, yetkilileri de teröristtir. Onların halka karşı zulmü, terör eylemleridir. Bütün bunları yanyana koyarak söz konusu eyleme bakıldığında, Hikmet Sami Türk'ün mü, yoksa halkın adaletini sağlamaya çalışan devrimcinin mi terörist olduğu daha doğru bir biçimde görülür.

Oligarşinin kendi mensuplarından birine yönelik bir eylem karşısındaki tavrı, bu eyleme karşı geliştirdiği politikalar elbette sınıfsaldır. O eylemi, kendi iktidarlarının ve sömürü düzeninin devamı açısından düşünür ve değerlendirirler.

Kuşkusuz halkın adaletini yerine getirmeye yönelik her eylemin, hedeflediği siyasi sonuçlar vardır. Bu tür eylemlerin amacı, sadece kişisel düzeyde hesap sormak ya da salt "intikam" amaçlı değildir. Burada bir gelecek vaadi, o gelecekte adaletin yerine getirilmesine ilişkin bir taahhüt vardır. Bu eylem nezdinde devrimciler, bir kez daha halka karşı işlenmiş suçların unutulmayacağını ve bu suçlarda zaman aşımı olmayacağını göstermişlerdir.

Hikmet Sami, eylem sonrası televizyon kanallarını sırayla gezip demagojilerine devam etse de sırtında halka karşı işlediği suçların ve 19-22 Aralık katliamının ağırlığı vardı. O sıradan bir teröristten de farklıydı. Oturduğu o koltuğun ne anlama geldiğini bilecek biriydi. 19-22 Aralık katliamı sonrası yaptığı açıklamalarından birinde "beklediğimizin altında bir zaiyattır' diyebilecek soğukkanlılıkta bir burjuva politikacısıydı. Sami Türk'ün teröristliği, Bayrampaşa'da 6 kadını diri diri yakanların vahşiliği ve teröristliğinin kat be kat üstündeydi. Çünkü, o ölüm mangalarının onlarcasına vahşet ve katliam emrini verenler, Sami Türkler'di.

Sağmalcılar'da diri diri yaktıkları kadınlar, katlettikleri onlarca tutsak yeterli gelmemiş olacak ki, halen "az öldürdük' diyebilen birinin terörizmini, 28 cesedin üstüne ayağına basıp "bir daha devlete baş kaldırılamayacağını görmüş olmalıdırlar" diyenin terörizmini görmeden, terör üzerine söz söylenebilir mi?

Bu sözün sahibi de Ecevit'ti.

Bu sözdeki terörizm açık, çıplak değil mi? Halkı ve devrimcileri, yıldırmak, sindirmek, korku salmak için 19 Aralık operasyonunu gerçekleştirdik diyor bu sözlerin sahibi. Bu yöntemi sürekli ve sistemleşmiş olarak uygulayan bir terörizm var ortada.

Devrimcileri ve halkı teslim almak, katliama karşı çıkan namuslu aydınları, demokratik kurumları sindirmek için her yönteme başvuran Sami Türkler'in iktidarıydı. İşte halkın adaletinin yöneldiği böyle bir iktidardı; bu noktada "her tür şiddete karşıyız'' demek, hem halkın direniş ve adaletini meşru görmemek, hem sınıflar mücadelesini anlamamaktır. Sınıflar mücadelesi, büyük bedellerle sürdürülmektedir. Halk bedel ödüyorsa, halk düşmanları bedel ödeyecektir. Aksi mücadelenin doğasına aykırıdır.

Devrimci şiddet, ne olduğu muğlak "her tür şiddet" kategorisi içinde değerlendirilemez. Devrimci şiddet, her koşulda, halktan yanadır, adaletin ifadesidir, suçsuz olana dokunmaz, siyasal mücadelenin bir sürdürülüş biçimidir. Meşrudur. Meşruluğu, tarihsel haklılığından ve ilkelerinden gelir. Hedefleri nettir. Hikmet Samiler'in faşist terörü ise devrimcileri ve halkı teslim almayı amaçlayan, halkı korkutup sindirmeyi hedefleyen, bir ''korku toplumu'' yaratmayı amaçlayan bir tarzda sürdürülmüştür. O nedenle akla hayale gelmedik yöntemlere başvurulmuştur.

Türkiye sınıflar mücadelesi tarihi bir bakıma sürdürülen bu politikaların bir yansıması olarak yaşanmış onlarca katliamın da tarihidir. 1 Mayıs 1977 katliamından, Maraş'a, Sivas'a, Gazi'ye, hapishaneler katliamına kadar uzanan zinciri yaratan bu terörist anlayıştır.

Burada doğru olan, bilimsel ve tarihsel olan, bu faşist teröre karşı olmaktır. Böylesine yakıcı gerçekler, bu katliamlar zinciri ortada dururken bunları görmeyip, görmezden gelip, "her tür şiddete" diye başlayıp terörist edebiyatı yapmak, kabul edilemez. Daha doğrusu, böyle bir yaklaşımı, burjuvazi kabul eder, biz kabul etmeyiz. Halkın şiddetine, direniş ve hesap sorma meşru hakkına karşı olmak, Hikmet Sami Türk gibi halk düşmanlarının daha çok katliam yapmasına, halkı sindirme politikalarını, yani terörizmlerini sürdürmelerine hizmet eder.

Unutulmamalı ki, "şiddet karşıtlığı"nın propagandasını en fazla burjuvazi yapmaktadır ve bugün halklara karşı başvurdukları şiddetin sınırı yoktur. Aynı şekilde terörizm edebiyatı, hiç durmaksızın emperyalist iletişim araçlarından pompalanıyor ve emperyalizm, kendi tarihinin en fazla teröre başvurduğu dönemlerinden birini yaşıyor. Burjuvazinin bu riyakarlığı, "gücün terörüne de, terörün gücüne de karşıyız" gibi ucubelerle örtbas edilebilir mi? Terörizm demagojisine hangi söylemle katılınırsa katılınsın, hizmet edilen tek yer burjuvazi olur.

*
"her türlü şiddet", TERÖR klişesinin içine sığdırılmaya çalışıldığında, tarih açıklanamaz hale gelir; insanlığın binlerce yıllık tarihsel gelişimini sağlayan köle ayaklanmalarından köylü ayaklanmalarına, ulusal ve sosyal kurtuluş savaşlarına kadar, tüm bu tarihi inkar etmek, gayri-meşru ilan etmek gerekir.



compagno isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiket
demagojisi, gizlenemez, halka, ile, işlenen, karşı, suçlar, terör, ıle, İşlenen


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Konu Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Aşk Ve Diğer Suçlar - Love and Other Crimes - DVDRip - 2008 - Romantik - Komedi + Tam Mesaj-Mehmet Yabancı Film İndir 0 04-27-2009 19:06
Okumuş insanlar emekçi halka karşı sorumludur ibrahimo TKP 0 07-18-2007 02:10
Terör saldırılarına karşı yurdun dört bir yanında "Teröre Hayır" mitingleri düzenleni burjuva-haberci Güncel Haberler 0 06-14-2007 17:11
Güvenlik güçleri tarafından terör örgütü PKK'ya karşı başlatılan temizlik harekatı sü burjuva-haberci Güncel Haberler 0 06-13-2007 12:21
İzmir Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlar Şube Müdürlüğü'ne bağlı Mali B burjuva-haberci Güncel Haberler 0 06-09-2007 03:38


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 06:49 .



Powered by vBulletin® Version 3.8.3
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.0 RC2


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447