![]() |
| |||||||
| Serbest Kürsü Diğer Kategorilere Uymayan Başlıklar Buraya |
![]() |
| | LinkBack | Konu Araçları | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Üyelik tarihi: Feb 2009
Mesajlar: 60
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 2 ![]() | sanat sanat için midir yoksa toplum için midir diye sorarsanız bana bence sanat sanat içindir. çünki sanatın topluma pek faidesi yoktur. en fazla toplum için reklam nietiliği taşır. bundan dolayı sanatı algılayabilmek için sanatın içersinde yer almak gerek. benimde bölümüm son derece işin içerisindedir. (mimarlık) sanatta insanı dinlendiren dallarda vardır dersiniz ve akabinde bence ozan insan(toplum) içinde olmuş olmuyor mu diyebilirsiniz. stres alması yada o bölgenin yada milletin adını varedecektir amma bu toplum için olduğu anlamına gelmez. bu sadece aracı olur aslında. amma sanat sanat içindir yani sanat olmalı ki sanat varolsun. bunlar biraz olayın ince ayrıntıları diye düşünüyorum diyebilirsiniz. yani recep erdoğanın dediği gibi kriz teğet geçecek misali mi? ![]() derim ben ![]() ![]() ![]()
__________________ Sonu yok aldırmıyorum hayata Ey koca güneş, yıldızlar ve ayResmedip izledim herbirinizi Everest, ağrı, himayala Dağ dedim geçtim hepinizi Ardımsıra duysamda sesinizi Rüyalarıma bile sokmam gölgenizi Ezdirmem artık size kendimi HePinİZ KeNdİ DaLGaNızA BaKıN, DiKkaT EdiN BeNİm DaLGaMdA BoĞuLmaYıN.. |
| | |
| | #2 (permalink) | |
| Üyelik tarihi: Feb 2009
Mesajlar: 60
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 2 ![]() | Alıntı:
ben sana katılmıyorum. çünki belirttiğim gibi sanat sanatı varetmek adına yapılır. misalen doktor hayat kurtarmak için tıp eğitimi alır ve tıbbi vakalar varolduğu sürece (kapitalizmi ayrı tutmakla beraber) doktorluk varolacaktır. bir diğer misal ise, şairler benci bir tavır sergilerler ki farkları belli olsun ki bir şair illede benim eserim varolsun ve sonsuzlaşsın der, yoksa hem senin örneklediğin şair halka ulaşsın diyor halk için olsun halkı ileri götürsünde kaygısı yoktur. sadece halka ulaşırsa onu ve sanatını ortaya döker. bazı toplum bilimciler yada toplum mühendisleri diye tabir ettiğimiz toplumu yönlendirici misyonu üstlenen şair, yazar kılıfına girip toplumu şekkillendirebilirler fakat bunda sanat yapılmaz, misgibi halkın varolan özelliklerini bazı zaaflarını aracı ederekten o halk yada toplumu bir yöne doğru iletmeye çalışırlar. başarı oranıda toplumun kabul ediş yada kaba tabirle kanışına bağlıdır. misal olarak ik kavram belirir. 1) çağdaş 2) modernizm çağdaşlık diyince o çağa ait sirkülasyon, tavır, duruş, fikir ve eylemlerdir. modernizm ise toplumun yada genelin isteyerek değişimi sağlamasıdır. yani öyle olaylar yada değişimler oldurulurki toplum onu alır.. örneğin monofonik cep telefonları olduğunda çağdaş bir araçtır diyebiliriz. fakat daha fazla isteğe cevap veren polifonik cameralı vesayir özellikleri olan telefonu tercih etmek yeniliği almakta modernizme örnek olabilir.
__________________ Sonu yok aldırmıyorum hayata Ey koca güneş, yıldızlar ve ayResmedip izledim herbirinizi Everest, ağrı, himayala Dağ dedim geçtim hepinizi Ardımsıra duysamda sesinizi Rüyalarıma bile sokmam gölgenizi Ezdirmem artık size kendimi HePinİZ KeNdİ DaLGaNızA BaKıN, DiKkaT EdiN BeNİm DaLGaMdA BoĞuLmaYıN.. | |
| | |
| | #3 (permalink) | |
| Üyelik tarihi: Feb 2009
Mesajlar: 60
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 2 ![]() | Alıntı:
tasarımcılık ve olmayan şeyleri üretebilme yeteğenimizin ortak yönümüz oluşu bizi aynı kafada olur kılıyor. dini açıdan sanat toplum ilişkisini ele alalım.. yaratıcının eseri değil midir güneş sistemleri galaksiler yıldız takımları evren yada kahinat... yaratıcı kullar yani topluluklar (cinler melekler insanlar hayvanlar bitkiler vesayirler ) için mi toplulukları yarattı yoksa yaratıcı kullarını (cinler melekler insanlar hayvanlar bitkiler vesayirler ) onun eserini görsünler diye mi yaratmıştır bu sorunun cevabını size bırakıyorum yaratıcımızın özelliklerinden biride eserleriyle övgüyü almayı istemesi ki hergün bilim adamları bir buluş bularak yada yaratıcının yarattığı şeyleri referans alarak birşeyleri bulurlar ki kuranda herşey vardır ki sonsuz manalıdır derler.. buda yaratıcıya övgüyü getirirki kusursuz bir varlıktır yaratıcımız buda ona her defasında övgüdür aslında... en iyi ve en mükkemmel taasarımcı da şüphesiz tüm noksanlıklardan uzak olan yarataıcıdır.. ki daha ileriye gidersek (yaratıcımız beni bağılşasın haşa ve kella) yaratıcımız meslek edinmiş olsaydı tasarımcı olurdu derim. teşbihte hata olmuş ise benle yaratıcı arasındadır.
__________________ Sonu yok aldırmıyorum hayata Ey koca güneş, yıldızlar ve ayResmedip izledim herbirinizi Everest, ağrı, himayala Dağ dedim geçtim hepinizi Ardımsıra duysamda sesinizi Rüyalarıma bile sokmam gölgenizi Ezdirmem artık size kendimi HePinİZ KeNdİ DaLGaNızA BaKıN, DiKkaT EdiN BeNİm DaLGaMdA BoĞuLmaYıN.. | |
| | |
| | #4 (permalink) | |
| Üyelik tarihi: Feb 2009
Mesajlar: 60
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 2 ![]() | Alıntı:
sanat ne zaman toplum için olur bilir misiniz? sanatı icra edenin sanatı sonraki zamanlarda iyi olarak kabullenilir. bu kabullenmede o zamana göre olan sanatın başarısının belirlendiği kurallardır... bu kurala uygun sanatın yoksa senin yaptığın sanat etkisiz eleman oluverir. yani genede modernizim kavramına gelmekteyiz
__________________ Sonu yok aldırmıyorum hayata Ey koca güneş, yıldızlar ve ayResmedip izledim herbirinizi Everest, ağrı, himayala Dağ dedim geçtim hepinizi Ardımsıra duysamda sesinizi Rüyalarıma bile sokmam gölgenizi Ezdirmem artık size kendimi HePinİZ KeNdİ DaLGaNızA BaKıN, DiKkaT EdiN BeNİm DaLGaMdA BoĞuLmaYıN.. | |
| | |
| | #5 (permalink) |
| Üyelik tarihi: Feb 2009
Mesajlar: 60
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 2 ![]() | alıntılar başka yerlerden aldığım düşüncelerdir.. diğerleri hepsi bana ait yazılardır... copy\paste yani kopyla yapıştır değildir
__________________ Sonu yok aldırmıyorum hayata Ey koca güneş, yıldızlar ve ayResmedip izledim herbirinizi Everest, ağrı, himayala Dağ dedim geçtim hepinizi Ardımsıra duysamda sesinizi Rüyalarıma bile sokmam gölgenizi Ezdirmem artık size kendimi HePinİZ KeNdİ DaLGaNızA BaKıN, DiKkaT EdiN BeNİm DaLGaMdA BoĞuLmaYıN.. |
| | |
| | #6 (permalink) |
| Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 4.600
Thanks: 51
Thanked 73 Times in 55 Posts
Tecrübe Puanı: 7 ![]() | Onu anladık Heval Alıntıların altlarını doldurmuşsun bu güzel,ancak aşure çorbası yapmayıp daha anlaşılır kılsaydın sanırım daha verimli olurdu,bu başlığı okuyan arkadaşlar ne demek istediğini anlamakta güçlük çekceklerdir.Ondan emin ol.Sanat sanat içinmi ? yoksa sanatın toplum için mi ? sorularına yanıt arayışın tek bir makale ölçeğinde olsaydı çok daha kolay yanıtlanabilir bir durum olurdu. Senin özelinden başlayacak olursak , Mimarlık okuman mimari sanatları kavraman açısındanda önem taşımakatadır.Benim bildiğim (ki yetersiz bilgimde olabilir) mimarlık sanat ve bilim anlayışında iki temel unsur vardır birincisi Akustik sanat ikincisi Gotiktir. Her iki sanat icrası yapılar üzerinde beli bir işlevsellikle uygulanır ve toplumun ihtiyaçlarına sunulur.Akustik sanat roma dönemi sanatının günümüze yansımasıdır.Bu sanatın yapılar içindeki "ses" duyumsallığını orantılamak ve onu tüm yapının iç yankısına eşitlemektir.Örneğin bu sanatın uygulama alanı genelikle Tiyatro Sahneleri ve Balo salonlarıdır. Özünde her ikisininde estetik yansımları sesle bütünleştirilip katılımcı ve seyircilerin bir bütünlük ve ahenk içinde omasını sağlamaktır.Tiyatral anlamda bunun en önemli örneklerinden biri bilindiği gibi Roma çağı mimarisine Akustik bir şaheser olan Aspendos Tiyatrosudur. Gotik sanat anlayışı ise bildiğim kadarıyla orta çağ avrupasında ortaya çıkmış,yapıların dış görünüşünün zemin ve çevreyle olan uyumluluğunu esas alır,Feodal Derebeylerin Şato ve Saraylara uyguladığı bu sanat dışsal etkileride göz önünde bulundurarak mavcut yapıların estetik ve görünümünü kendi sınıfsal konumlarının yansıtıcısı olarak da uygulamışlardır. Mesleğinle ilgili verdiğim bu iki örnektede görüldüğü gibi sanat ve sanatsal işlev toplumsal işlevden bağımsız değildir.Önemli olan sanatı hangi sınıf adına yaptığınızdır.Burjuva sanat anlayışıyla ,proleter sanat anlayışı, yada Batı sanat anlayışıyla Oryantalist sanat anlayışı her ne kadar kendi içinde çelişik bir durum izah ediyorsada,özgünlüğü toplumsal kimliğidir.Çünkü yaratıcısı insandır,insan düşüncesidir. Ve insanın en önemli özelliği hüneridir.Hüner( Sanat) doğamızda olan bir olgudur,bu senin tanımlamasını getirdiğin,tanrısal (metafizik) ediniminden ziyade iradi bir yeteneğidir.İnasn oğlu ilkel yaradılışıyla evrimsel dönem geçişini doğa üstünde egemen olma gayretiyle sürdürdü. Üretim dışı meyva toplayıcılığından ,üretici güç olma yeteneğini toprakla sınayan ve ilk emeğini yaratan insan ,emeksiz insan tipi olan daldan meyva koparma hali hazıra konma,eyleminden ihtiyaçlarını kendi emeğiyle karşılama düşünme ve emek sarfiyatına yönelmesi onun modernize olma aşamasının ilk adımlarıdır.Buğdayı başaktan ayıklayan,Eti tuzlayan insan "devrimci" kimliğini kazanan insandır.Çünkü var oma nedenine ve soyunun devamlılığına yeni bir ivme kazandırmıştır.Statik kalmamıştır.Oysaki senin "en iyi ve en mükkemmel taasarımcı da şüphesiz tüm noksanlıklardan uzak olan yarataıcıdır.." tezin, mükemelliyetçi yaratıcının doğaüstü uzak ve kayıtsız işini bitirmiş bir yaratıcı eseri olarak" Evren" bile insan keşfi ve emeğinin eseridir. Velevki bu tasarımcı yaşadığımız evreni ve dünyayı tasarlayandır.Peki tasarı nedir? Düşüncemizde ve zihnimizde olmasını istediğimiz şeyin planlanıp hayata geçirilmesi diyebilirmiyiz ? eğer bunu diyorsak ,tasarladığımız ve hayata geçirdiğimiz şeyin mudahlalerinede tarafız.Çünkü tasarım ve eser bizimdir.Öyleyese buna mudahale hakkıda sadece bizdedir.Yratılmış özgün bir eserimizin başkalarınca tahrif edilmesi,revizyona uğraması bizde ister sitemez bir hoşnutsuluk yaratır ki yaratmak zorundadır.Yani şunu demek istiyorum hiçbir yaratıcı tasarımından tüm noksanlıklarından uzak duramaz,eğer senin mantığınla yaklaşım gösterirsem tamam derim" benim eserim noksansız ve dokunulmazdır".Oysaki noksansız olan hiçbir şey yoktur.Çünkü hayatta hiçbir şey durağan değildir.Diyaletik ve hareket halindedir,nefes alış verişlerimiz bile bir önceki nefesin sonrasında alp verdiğimiz nefesle aynı olmadığı,genizimizden çıktıktan sonra solunan havanın değişimiyle farklı bir sıcaklık- serinlik dalgasına maruz kaldığığını biliyoruz. Eğer, bu bilinci kendi zihnimizde sorgulumaya tabi tutarsak göreceğiz ki örneklediğin tasarımcı, yani "TANRI" şüpheli bir durum arzetmektedir.Aksi takdirde öne sürdüğün sanat sanat içindir anlayışı doğrulanmış olur.Ve tanrısal bir sanat olan bu Dünya toplumsal mudahaleye maruz kalmazdı ne yaşadığımız kentller,nede ürettiğimiz eserler olumlu yada olumsuz hiçbiri olmazdı ,Dinsel söylevlerin dediği gibi "Allah bu dünyayı yarattıklarının en yücesi olan insan için yarattı" tezide olmazdı ! Bu sadece şunu getirir "aslında arbalar evler yoktur,biz onları var olarak gördüğümüz için vardır" diyen metafizik anlayışın"yaratıcı kullar yani topluluklar (cinler melekler insanlar hayvanlar bitkiler vesayirler ) için mi toplulukları yarattı yoksa yaratıcı kullarını (cinler melekler insanlar hayvanlar bitkiler vesayirler ) onun eserini görsünler diye mi yaratmıştır bu sorunun cevabını size bırakıyorum" anlayışıyla eşdeğerdir.Çünkü ikiside aynı kapıya çıkar.Bizde diyoruz ki madem "aslında araba yoktur o halde 180 km. hızla gelen bir arabanın önüne atla bakayım ,araba varmıdır yokmudur test etmiş olursunuz." buda en iyi bilimsel yöntemdir.Bilimi sanattan bağımsız düşünmemek gerek değilmi ! Heval. ![]() Şimdilik bu kadar .
__________________ Dün gece Babil’e iki melek indi sessizce......... Ruhum !.. sus ve seyret.......... Başladı t e k e r r ü r !.. Yâ, taham m ü ü l !.. Yâ, taham m ü ü l! V.B.BAYRIL |
| | |
| | #7 (permalink) | |
| Üyelik tarihi: Feb 2009
Mesajlar: 60
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 2 ![]() | başlık zaten akedemik düzeyde bir tartışmadır. çünki çok tartışılmış..... ondan başlık alıntıdır gerçektende alakadarlığına minettarım ve teşekkürlerimi sunarım nacizane olarak...ilk söylediklerin beni mutlu etti. çoğu insanların mimarlıktan haberdar olmadığı bir zamanda senin bu kadar donanımlı olmanbana haz verdi.. amma mimarlık gotik ve akustik sanattan ibaret olmamakla beraber barok sanatı,ı romanesk, rocco, eklektizm, neo-klazim, art nouveau, rönesans ve osmanlı baroğu gibi sanat anlayışları vardır. Alıntı:
bu konu tartışmalara sebeb olacak bir konudur.. varoluşçuluk üzerinedir ki ben senin sende benim ne düşündüğümüzü uzun uzun konuşmuş en sonda düşünceleirmizi değiştiremediğimiz içinde saygı duymamız gerektiğini demiş noktalamıştık ![]() ondan dolayı bu ibareden sonrasına birşeyler yazmıyorum
__________________ Sonu yok aldırmıyorum hayata Ey koca güneş, yıldızlar ve ayResmedip izledim herbirinizi Everest, ağrı, himayala Dağ dedim geçtim hepinizi Ardımsıra duysamda sesinizi Rüyalarıma bile sokmam gölgenizi Ezdirmem artık size kendimi HePinİZ KeNdİ DaLGaNızA BaKıN, DiKkaT EdiN BeNİm DaLGaMdA BoĞuLmaYıN.. Konu SéRéDaRé tarafından (04-26-2009 Saat 11:03 ) değiştirilmiştir. | |
| | |
| | #8 (permalink) |
| Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 4.600
Thanks: 51
Thanked 73 Times in 55 Posts
Tecrübe Puanı: 7 ![]() | Sevgili Heval ; Görüş ve anlayış farklılıklarımız bizim dostluğumuzun ve yoldaşlığımızın önünde bir engel teşkil edeceğini düşünenlerden değilim,senin mimarlık okuman beni inanılmaz derecede heyecanlandırmış ve mutluluk vermiştir.Açtığın başlık çok değerli ve önemsenir bir başlıktır.Sığ anlamsız bir tekerlemeden öteye gidemeyen bazı tartışmaların dışında, forum içinde farklı bir pencerenin hemde sanat ve bilim ilişkisinin açılması tarafımdan memnuniyetle karşılanmıştır.Bu nedenle bu başlığa kanımca-kararımca bir şeyler yazmamak edemezdim.Benim her zaman distürüm ve mücadelem şu olmuştur KOMÜNİST FORUM bir fikir arenası olsun.Büyük önder Mao Zedung'un "Yüz çiçek açsın,yüz fikir yarışsın" şiarı doğrultusunda, bireyin hayata karşı donanımlı ve bilinçli olmasıdır. Fikirlerin akademik tartışmalar ölçüsü o fikirlerin olgunlaşmasınında ölçüsüdür.Bu ölçüyü yüklendiğimiz sorumluluk bize bir alandan kazanım ve uzmanlık elde etmemizden ziyade, yaşamı kavrama onu hep yeniden,yeniden sorgulama yeteneğinide kazandırır.İdeolojik ve kişi kültlerimizden ziyade,perspektif bakışımızı doğru temeller üzerine oturtmamızı da sağlar.Hayatı kavrayanların -ustaların dillerine dil olmamızında önemli etkenlerinden biri haline getirir.Ve benim bu birilerinin çoğalmasından duyacağım tek şey ancak mutluluk olur.Sen ve senin gibi değerli dostların çokluğu FORUM içinde ne dediği anlaşılmaz olanların azlığı anlamına gelir,bizler bu azlığı çoğalttığımız sürece farklı ve kendine öz güveni olan bir toplum yolunda atılmış adımların adımlayıcısı oluruz.Çünkü hiçbir şey bir diğerinden bağımsız değildir.Ekonomik yaşam düzeyimiz ,politik bakışımızı belirler, politik bakışımız bizim sosyal kimliğimizi ,sosyal kimliğimiz ise düşüncemizi belirler.Bu kimliğimizin bize kazanımı ister dogmatik-skolastik bir kimlik,ister bilimsel- diyaletik bir kimlik versin önemli olan bunu bir çatışma ve savaş aracına dönüştürmeden insanlığın en büyük erdemi olan Hümanizmin sağduyusu içinde tutmaktır. Bu nedenle siz farklı fikir ve düşünce içinde olan dostlarımızın ,yoldaşlarımızın bize vereceği her katkı çok değerlidir.Bu başlık umarım diğer arkadaşlarında görüş ve düşüncelerini sanat ve insan ilişkisini küçümsemeden sanatın toplumsal bir ayna olduğu gerçeği ışığında değerlendirilir. Dostça selamlar. NOT: Akustik ve Gotik sanatını birinin duyumsal sanat diğerinin ise görsel sanat olduğu ve mesleğinin icrasında iki farklı uygulayış içerdiği için örnekleyerek verdim.Mimarinin diğer sanat kollarını bu nedenle verme gereği duymadım. Bilgilerine..
__________________ Dün gece Babil’e iki melek indi sessizce......... Ruhum !.. sus ve seyret.......... Başladı t e k e r r ü r !.. Yâ, taham m ü ü l !.. Yâ, taham m ü ü l! V.B.BAYRIL Konu BABİL tarafından (04-26-2009 Saat 15:46 ) değiştirilmiştir. |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiket |
| action, biraz, için, midir, sanat, toplum, yoksa |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Sanat Telâkkisi | aze | Nazım Hikmet | 1 | 12-20-2008 18:39 |
| Sanat sokağa inecek | Haber-Ahmet | Kültür Sanat Haberler | 0 | 08-28-2008 21:28 |
| Sanat tarihi | 3 fidan | Kültür Ve Sanat Tarihi | 0 | 07-16-2008 21:12 |
| Efes Pilsen Sanat | ibrahimo | Forum Çöplüğü | 1 | 09-04-2007 17:49 |
| kültür-sanat | yksel | Şiirler | 0 | 05-07-2007 20:29 |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 13:56 .