Komunist Forum
Geri git   Komunist Forum > GENEL BAŞLIKLAR > Serbest Kürsü

Serbest Kürsü Diğer Kategorilere Uymayan Başlıklar Buraya

Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları Stil
Alt 02-20-2009, 09:36   #1 (permalink)
 
SéRéDaRé - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2009
Mesajlar: 60
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 2
SéRéDaRé Seçkin bir yolda.
Standart atatürk ve 19

MATEMATİK VE 19



Kuran’daki matematiksel mucizeleri incelediğimiz bundan önceki bölümde, Kuran’ın matematiksel mucizelerinin anlaşılması kolay, taklidi imkansız özelliğine tanıklık ettik. Kuran’ın matematiksel mucizeleri, matematik eğitimi almamış, sadece saymayı ve rakamları bilen kişilerin tanıklık edebilecekleri niteliktedir. Fakat güçlü bir matematiksel bakış açısına sahip olanların, bu mucizelerin büyüklüğünü daha da iyi kavrayabilecekleri kanaatindeyiz.
Kuran’daki 19 sisteminin oluşturduğu mucizevi yapı da birçok yönüyle anlaşılması kolay, taklidi imkansız bir yapıdadır. Fakat bu mucizenin anlaşılması bilgi gerektirirken, taklidi ise imkansız olan yönleri de vardır. Bu kitabımızda anlaşılması kolay örnekleri daha çok vereceğiz. Fakat kitabın farklı okur kitlelerine hitap edeceğini düşünüp, anlaşılması bilgi gerektiren yönlere de değineceğiz.
"Matematik, Allah’ın Evren’i yazmakta kullandığı dildir." Galile’nin meşhur sözüdür. Kuran’daki matematiksel mucizelerle, Allah’ın, Evren’i yazmakta kullandığı dili, insanlara rehber olarak gönderdiği kitapta da kullandığına tanıklık ediyoruz. Bu mucizenin bize öğrettikleri; İngiltere Kraliyet Ailesi, New York Borsası, Şampiyon Kulüpler karşılaşmaları hakkında değildir. Bu mucezinin bize öğrettikleri, Evren’in Yaratıcısı, yaratılış sebebimiz, öldükten sonraki yaşantımız hakkındadır. Çünkü tüm bu saydığımız konular Kuran’ın mesajlarında açıklanmıştır. İncelediğimiz mucize ise Kuran’ın değişmezliğini ve taklidi imkansız, insan gücünün çok üstündeki yapısını ortaya koymaktadır.
Hrovista of Gandersheim’in dediği gibi: "Yaratıcımızın bilgeliğini ve bilgisinin muhteşemliğini takdir etmeye bizi yöneltmeyen her tartışma boştur. O Yaratıcı ki Evren’i hiçlikten yarattı ve her şeyi sayılarla, ölçüyle, ağırlığıyla düzenledi. Ve insanlığa üzerinde çalışıldıkça birçok yeni mucizeler sunacak bilimleri formüle etti." Bizi yoktan yaratan Yaratıcımız ile ilişkilendirilemeyen her konu, bu konuya kıyaslanırsa boştur. Yaratılış amacımız ve öldükten sonraki durumumuz, hayatımızın temel konusu olmalıdır. İşte incelediğimiz Kuran’ın bu mucizeleri, bizi, hayatın bu temel konularında sonuçlara götürmekte, bize deliller sunmaktadır.

DELİLLER VE İNKARCILAR
İşte bunlar sana haberlerini aktardığımız toplumlardır. Gerçekten de elçileri onlara apaçık delillerle gelmişlerdi. Ama daha önceden yalanladıklarına inanmadılar. Allah inkârcıların kalplerini böyle damgalar.
7-Araf Suresi 101
Allah birçok defa insanlara gönderdiği mesajları delillerle desteklemiştir. Fakat mesajları inkâr eden zihniyet, delillere de inkârcı mantığıyla yaklaşmış, inkâr etmeye şartlanmış bir şekilde delilleri ele almıştır. Allah’ın delillerine bu samimiyetsiz yaklaşımda bulunanlar, anlamaya çalışmak yerine, inkâr etmeye çalışmışlardır. Oysa Allah’ın mesajına her insanın ihtiyacı vardır. İnkar eden, kendi aleyhine inkâr eder. İnkarcıların yapmaları gereken ilk şey, inkâr etmeye şartlanmışlıktan kurtulmak ve Allah’ın delillerine samimi bir şekilde yaklaşmaktır. Şu kısacık hayattaki kibir ve inat yüzünden, Allah’ın vaadi olan sonsuz yaşama sırt dönmek hiç de akıl kârı değildir.

Bilgisizler dediler ki: "Allah bizimle konuşmalı veya bir delil gelmeli değil miydi?" Onlardan öncekiler de aynen onlar gibi konuşmuşlardı. Kalpleri birbirine benzedi. Delilleri gerçeği bilmek isteyenler için apaçık gösterdik."
2- Bakara Suresi 118

Allah delillerini gereğince gösterir. Allah’ın delillerinin inkârcıların arzularına göre oluşması, "Allah görünsün", "Melekler gökten insin" şeklinde beklentiler boşunadır. Allah delillerini anlamaya niyeti olanlar için apaçık sergilemektedir. Günümüzde bilim, Dünya’da saygın bir yer edinmiştir. Bilimlere temel teşkil eden matematik ise en saygın konumdadır ve bilimsel gerçeklikler en sağlam dayanaklarını matematiksel verilere dayandırmaktadır. En şüpheci kişiler bile matematiksel kesinlik karşısında teslim olmak durumundadırlar. Konuşmasını saçmalığa götürmeyen her kişi matematiksel kesinlikler karşısında gerçeği kabul etmek zorundadır. İçinde bulunduğumuz bu dönemde Allah, Evren’i yazdığı dil olan mate-matikle, insanlara gönderdiği kitabını da yazdığını açığa çıkarmıştır. Böylece Allah’ın kitabı kendi içinde taşıdığı mucizeleriyle, kendisinin doğruluğunu, mesajının güvenilirliğini ispatlamaktadır.

38- Yoksa "Onu uydurdu" mu diyorlar? De ki "Eğer doğru sözlülerseniz, Allah’tan başka çağırabildiklerinizi çağırın da bunun benzeri olan bir sure getirin."
39- Hayır, onlar bilgisini kavramadan ve yorumu kendilerine gelmeden yalanladılar. Kendilerinden öncekiler de böyle yalanlamışlardı. Bak da gör nasıl olurmuş zalimlerin sonu.
10- Yunus Suresi 38-39
İnkarcılar anlamaya çalışmak yerine, inkâr inadını benimseyince, Allah’ın delillerini anlamaya çalışmadan, aceleyle inkâr etmektedirler. Bu inkâr, bir mantığa, bir delile dayanmamaktadır. Muhalefet hissi, kibir ve inat, inkârcı zihniyetin hareketlerinde motor güç olmaktadır. Bunların hangi delili görürlerse görsünler inanmayacaklarını Kuran haber vermektedir:
109- Kendilerine bir delil gelse, kesin olarak ona inanacaklarına dair tüm güçleriyle Allah’a yemin ettiler. De ki: "Deliller ancak Allah’ın katındadır, onlara geldiği zaman onların inanmayacağını anlamıyor musunuz?
110- Onların gönüllerini ve gözlerini ters çeviririz de ilk seferinde buna inanmadıkları gibi bırakırız. Azgınlıkları içinde şaşkınca bocalar dururlar.
111- Eğer onlara melekleri indirseydik, onlarla ölüler konuşsaydı ve her şeyi karşılarına getirip toplasaydık; Allah’ın diledikleri hariç, yine inanacak değillerdi. Ne var ki çokları cahillik ediyorlar.
6- Enam Suresi 109-111
ZATEN İNANIYORUZ, DELİLE NE GEREK VAR DENİR Mİ?
Kuran’daki bilimsel ve matematiksel mucizeleri gördükten sonra, bazı insanların "Biz Kuran’a zaten inanıyoruz! Delile ne gerek var?" dediklerine tanık olmaktayız. Kuran’a, delilsiz inandığını söyleyenlere bir dediğimiz yok. Fakat eğer "Delile ne gerek var?" derlerse "Orada dur!" dememiz gerekmektedir.
Tek başına babasına ve tüm toplumuna karşı çıkan Hz. İbrahim, Kuran’da övülmüş bir Peygamber’dir. Kuran’ın övdüğü Hz. İbrahim dahi Allah’tan delil istemiştir (Bakınız 2-Bakara Suresi 260). "Delile ne gerek var?" diyenler, Allah’ın delillerini incelemeyi küçümser bir tavır takınanlar, siz Hz. İbrahim’den daha mı sağlam bir imana sahipsiniz?
İnananların Allah’ın delillerine karşı tavrı, bu delilleri minnettarlıkla karşılamak şeklinde olmalıdır. Allah, eğer bir delilini açığa çıkartıyorsa, bunun muhakkak bir nedeni olmalıdır. Bir kişi, delile ihtiyacı olmadığını düşünüyorsa bile Allah’ın dinine, insanların kalbini ısındırtmak için bu delilleri öğrenmesi ve başkalarına iletmesi gerekmez mi? Allah’ın delillerine inananlar sahip çıkmazsa, bunlara kim sahip çıkacaktır?
Kitabımızın bu bölümünde inceleyeceğimiz 19 mucizesi için de aynısı geçerlidir. 19, Kuran’ın değişmediğini ispat etmek için ve Kuran’ın mucizevi yapısı için bir delildir. Üstelik Allah Kuran’da 19’un inananların inancını kuvvetlendireceğine dikkat çekmiştir. (74-Müddesir Suresi 31)
Bilimlerin temeli olan ve rasyonalitenin doruğu olan matematikle gösterilen bir mucize-ye, rasyonaliteyi inkâr edenler tanık olamaz. 19, kör taklit duvarını yıkıp, yerine akılcı, delilli düşünmeyi bina eden bir mucizedir. Arkadaşlarının, içinde bulunduğu toplumun, ailelerinin psikolojik ve ekonomik desteğini gereğinden fazla önemseyenler; içinde bulundukları toplumla ters düşmekten, Allah’ın delilleriyle ters düşmekten daha çok korkanlar; taklitçi inancın rahatlığını, araştırıcı ve akılcı inancın sağlamlığına tercih edenler, "Bu fikirleri ben önceden inkâr ettim, şimdi bunları kabul edersem insanlara ne derim?" diyerek Allah’tan daha çok insanlardan utananlar bu mucizelere tanıklık edemezler. Bu tiplerin akılları, bu mucizeye tanıklık etse de dilleri ve gönülleri bu mucizeyi inkâra çalışır.
NEDEN 19
Kuran’da 19 mucizesinin varlığından bahsedip, Kuran’daki kelimelerin, ayetlerin, surelerin 19’la ve 19 sayısının katlarıyla ilişkili olduğunu söylediğimizde, en çok duyduğumuz sorulardan biri "Neden 19?"dur. Eğer ileri sürülen sayı 11 veya 23 olsaydı "Neden 11?", "Neden 23?" diye de sorulabilirdi. Fakat ileri sürülen sayı 19’dur ve soru "Neden 19?"dur. Bu sorunun cevabını şöyle verebiliriz.
1- Kuran’da 74. sure olan Müddessir Suresi’nin 30. ayeti "Üzerinde 19 vardır." şeklindedir. Aynı surenin 31. ayeti ise 19’un fonksiyonlarını anlatır. Böylece 19, Kuran’da fonksiyonlarına dikkat çekilen yegane sayıdır. İlerideki başlıklarda Müddessir Suresi’ni detaylıca inceleyeceğiz. Bizce, 19’un sırf bu özelliği bile "Neden 19?" sorusu için yeterli cevaptır. Çünkü Allah 19 sayısını seçmiş ve bunu Kuran’da hiçbir sayıyı vurgulamadığı şekilde 19’u vurgulayarak göstermiştir. Bu temel nedenin yanında "Neden 19?" sorusuna bazı yan nedenler de sayabiliriz. Diğer maddeler bu yan nedenleri belirtmektedir:
2- 19 asal bir sayıdır. Yani 19 sadece kendisiyle ve 1 ile bölünebilen bir sayıdır. (Güvenlik şifreleri oluşturulurken asal sayıların kullanılması, bankaların, istihbarat örgütlerinin de bir tercihidir.) Eğer Kuran’ın şifresi bir kompozit sayı üzerine kurulu olsaydı, o zaman Kuran’ın bu sayının mı yoksa çarpanlarının mı üzerine kurulu olduğu tartışmalı olacaktı. Örneğin 21 sayısının çarpanları 7 ve 3’tür. Kuran’ın şifresi 21 sayısının üzerine kurulu olsaydı, 21’in katı olan her sayı 7’nin ve 3’ün de katı olduğu için Kuran’ın şifresinin bu sayılardan hangisinin üzerine kurulu olduğu tartışılabilirdi.
3- 19’u meydana getiren 1, sayma sayıların en küçüğü, 9 ise tek haneli en büyük sayma sayısıdır. Ayrıca 1 ve 9’un şekli birçok ayrı yazım dilinde birbirine en çok benzer şekildedir. Örneğin Arapça’daki yazılımlar ve Dünya’da yaygın olarak kullanılan yazılım şekli, çok benzerdir.
4- 19, 10 ve 9 sayılarının 1. kuvvetlerinin toplamına (10+9= 19) ikinci kuvvetlerinin ise farkına (100-81= 19) eşittir. Bu özelliğe sahip tek sayı 19’dur.
5- Bizim bilebildiğimiz özel bölünebilme özelliğine sahip en büyük asal sayı, 19’dur. Bu özellik şöyledir: 19’un katı olup olmadığını incelediğiniz sayının, son rakamının 2 katını alıp bir önceki sayıya ekleyin ve 19’dan büyük bir sayı elde ettiyseniz bu sayıdan 19’u çıkarın. Elinizde kalan sayıyı, aynı başta olduğu gibi 2 ile çarpın ve sonuna dek aynı işlemi sürdürün. Sonuçta, 19’un katı olan bir sayı karşınıza çıkarsa incelediğiniz sayı 19’un katıdır. Örneğin 1254 sayısını ele alalım ve bu sayının 19’un katı olup olmadığını inceleyelim. 1254’ün son rakamı 4’ün 2 katını alın bir önceki rakama ekleyin. 8’i, 5’e eklediğinizde 13 eder. Bu sayının 2 katı 26’dır. 26’dan 19’u atın 7 kalır. 7’yi bir önceki 2 sayısına ilave edin 9 eder. 9’un iki katını alın 18 eder. 18’e 1’e ekleyin, 19 eder. Demek ki 1254, 19’un tam katıdır. 19 koduna bağlı birçok veri 19’un katı olan sayıların bulunmasına bağlıdır. Görülüyor ki, bu işlem için yaygın bölme işlemi dışında, elimizde ekstra bir metod daha vardır.
19’un, bu saydığımız özellikleri gibi birçok ilginç özellikleri daha vardır. Evren’de, kimyadaki elementler ile ilgili tabloda da 19’larla ilgili ilginç yaklaşımlar yapılmaktadır. Fakat bunlar, bu kitabımızın konusu değildir ve bu çalışmalar üzerinde daha çok tartışmalar yapılması gerektiğini söylemeliyiz.
Kuran’da bir matematiksel sistemin -19’ları bilmesek de- varlığını KUM’ları incelerken bir önceki bölümde gördük. Bunun üzerine eğer biri kalkıp Kuran’ın belli bir sayıya dikkat çekip çekmediğini araştırırsa, Kuran’ın hiçbir sayıya dikkat çekmediği şekilde asal bir sayı olan 19’a dikkat çektiğini görür.
İşte Kuran’ın dikkat çektiği bu sayının katları üzerinde, Kuran’da birçok kodlamanın bulunduğuna tanıklık ediyoruz. "Neden 19?" sorusunun asıl cevabı budur. Diğer cevaplar, bunun yanında enteresan yan özelliklerdir.

KURAN’DA 19 NASIL GEÇİYOR
KURAN’A GÖRE 19’UN FONKSİYONLARI
Kuran’da 19 dışında da sayılar geçmektedir. Fakat bu sayıların hemen hepsi bir ismi nitelemek için kullanılmıştır. Dört ay, yedi gök, bin ay gibi… Fakat 30. ayette "Üzerinde 19 var" diye 19 vurgulandıktan sonra, 31. ayette "Onların sayısını da…" denerek, 19’un fonksiyonları anlatılmaktadır. Bu fonksiyonlar şöyledir:
1- İnkarcılar için bir fitne [Bir bela, aleyhlerine durum oluşturan bir unsur]
2- Kitap verilenleri [Yahudileri, Hıristiyanları] ikna etme özelliği
3- İnananların kesin bir bilgiyle inanmasını sağlama
4- İnananların ve kitap verilenlerin kuşkularını yok etme
5- Kalplerinde hastalık olanların, inkârcıların anlayamayacağı, bu örneği hafife alacağı bir durum oluşturma. [Ayette kalplerinde hastalık olanların ve inkârcıların "Allah bu örnekle neyi anlatmak istedi?" diye sorduklarını görüyoruz. Kanaatimize göre bu soru, merak eden insanların sorusu değildir. Bu soru, sırf karşı çıkmak için inkârcı psikolojisiyle yapılmış, ayeti hafife alan bir yaklaşımın ifadesidir.]
İnkarcının, Kuran için "Bu sadece bir insan sözüdür" dediği 25. ayette anlatıldıktan sonra 31. ayette, 19’un inkârcıya bir fitne olduğu vurgulanıyor. Görülüyor ki 19, Kuran’ın insan sözü olduğu iddiasına karşı bir cevaptır. Bir sayı ve bir cevap… Aynı zamanda bu sayı kuşkuları giderip, kesin bilgiyle inanılmasını sağlıyor. 19 mucizesi keşfedilmeden önce, bunun insanlar için ne kadar inanılmaz olduğunu siz düşünün. 19 mucizesinin anlaşılması için 1400 yılı aşkın bir zaman gerekmiştir ve vakti gelince Müddessir (Gizlenen) Suresi’nin içinde gizlenen mucize açığa çıkmıştır. Bu mucize açığa çıktıktan sonra gerçekten de Kuran’ın insan sözü olduğunu söyleyenlere bu mucizenin cevap verdiği, nasıl inananların ve kitap verilenlerin kesin bilgiyle inanmalarına ve kuşkularının giderilmesine katkıda bulunduğu ve niye 19’un bu fonksiyonlarından Müddessir Suresi’nin 35. ayetinde "Bu gerçekten büyüklerden biridir." diye bahsedildiği anlaşılmaktadır.

1. İlk ayet olan Besmele (1;1) 19 harftir.
2. Kuran’da 114 Sure vardır (19 x 6).
3. Kuran’da 6234 numaralı ayet ve 112 numarasız ayet ;
6234 + 112 = 6346 (19 x 334) ve 6346....6 + 3 + 4 + 6 = 19
4. 9. surenin başında bulunmayan kayıp besmele, 19 sure sonra
27. surenin 30. ayetinde bulunmakta (27 + 30 = 57 (19 x 3))
ve böylece Besmele sayısı 114 (19 x 6) olmaktadır.
5. 9. sureden 27. sureye kadar sure numaralarının toplamı ;
9 + 10 + 11......................27 = 342 (19 x 18)
6. Bulunan 342 sayısı da 27. suredeki iki Besmelenin arasındaki kelime sayısına eşittir.
7. İlk vahiy olan 96. sure sondan 19. suredir.
8. İlk vahiy (96 ; 1-5) 19 kelimedir.
9. Bu 19 kelimelik ilk vahiy 76 (19 x 4) harftir.
Bu, sondan 19. ALLAH kelimesidir. Aynı zamanda 82. sure 19 ayettir.
15. 29 surenin başında şifreler bulunmaktadır.
Bu şifreler 14 harften oluşur ve 14 değişik gruptadır ; 29 + 14 + 14 = 57 (19 x 3)
16. Bu şifreli surelerin numaralarının toplamı ; 2 + 3 + 7..........68 = 822
ve 14 değişik grup halindedir ; 822 + 14 = 836 (19 x 44)
17. İlk şifreli sure (2.) ile son şifreli sure (68.) arasında 38 (19 x 2) şifresiz sure bulunur.
18. Sure numaraları 19’un katı olan surelerin ayet sayılarının Besmele dahil toplamı ;
99 + 89 + 30 + 32 + 9 + 7 = 266 (19 x 14)
19. Kuran 7 ayet ile başlar (1. sure) ve 6 ayet ile biter (114. sure)...........76 (19 x 4)
Kuran’da en kısa ayet sayısı 3 ve en uzun ayet sayısı 286........3 + 2 + 8 + 6 = 19



Beyin cerrahi Dr. Muammer Yüksel ile biyofizik uzmanı Dr. Erhan Kızıltan, bir
bilimsel araştırma için bir araya gelip çalışmaya baslar.


Bu araştırma için gerekli olan bilgisayar programını Dr. Erhan Kızıltan yazar.

Programın çalışıp çalışmadığını denemek için o sırada bilgisayarda tam metni hazır olarak bulunan Atatürk'ün 15–20 Ekim 1927 tarihleri arasında CHP kongresinde okuduğu Büyük Nutuk'unu programa koyarlar. Bir süre sonra, program Nutuk'un içinde her kelimenin kaçar kez tekrarlandığını ortaya çıkarır. İki bilim adamı, ilk olarak Nutuk'ta 19'ar kez tekrarlanan kelimeleri ilk kullanım sıralarına göre bir araya getirerek bir metin ortaya çıkarırlar.

19 rakamı Atatürk'ün hayatında önemli bir yer tutmaktadır. ÇÜNKÜ :


* 19 Mayıs 1881 yılında Selanik’te sabah ezanlar okunurken 19. asrın bitmesine 19 yıl kala doğmuştur. (Kuran alfabesiyle yazıldığında “Selanik” sözcüğünün ebced hesabıyla değeri 19’un 9 katı olan 171’dir ve 1881, 19’un 99 katı)


* 1881 Rumi takvime göre 1297’dir. (1+2+9+7=19)

* 10 Kasım 1938yılında öldü. (1938, 19’un 102 katı)

* Cenazesi 19 Kasım 1938 tarihinde Yavuz zırhlı Tugayı tarafından toprağa defnedildi.

* Atatürk'ün ölümü üzerine silah arkadaşı İsmet İnönü'nün Türk Milletine
yazdığı beyanname 19 cümledir.


* Cenaze töreninde Chopin'in 19 notalı 19. Cenaze Marşı çalındı.
* Miras olarak 19.000 lira bırakmıştır. (Yani 19'un 1000 katı)

* İstanbul Akaretler 'de kaldığı evin numarası 19'dur.


* İstanbul’a toplam 19 kez gelmiştir.


* 19 kadınla birlikte olmuştur.
.

* Latife Hanim ile olan evliliği 912 gün sürdü. (912, 19'un 48 katıdır)


* 18. asırda 19 yıl, 19. asırda ise 38 yıl yaşamıştır. (38, 19’un 2 katı)

* İlk 19 yılda hazırlandı, İkinci 19 yılda düşmanlarla çarpıştı ve siyaset yaptı, üçüncü 19 yılda ise Türkiye’yi yeniden kurdu.


* 1938-1919=19 yıl Türk ulusuna Başkomutan ve Devlet Başkanı olarak hizmet etmiştir.


* 1938-1881=57 yıl yaşamıştır. (57,19’un 3 katı)

*Üç aşamada oluşan Mustafa Kemal Atatürk İsmi ve Ne Mutlu Türküm Diyene ile İstikbal Göklerdedir ünlü sözleri19 harflidir.


* Harp Akademisinden aldığı sicil numarası 317-8’dir. (3+1+7+8=19)


* Nüfus cüzdanı numarası 993814’tür. (993814, 19’un 52306 katı)

* TBMM nüfus kütüğünde sıra numarası 19'dur.

* Büyük Nutkunun sonundaki Gençliğe Hitabesi 19 cümledir.

* Türkiye’ye ilk defa Atatürk, 19ilde 19ilahiyat fakültesi açarak bir ilke imza atmıştır.


* Kuran-ı Kerim’in 76 sayfası ezberindedir. (76, 19’un 4 katı)


* Ölmeden bir gün önce duvarda asılı olan Kuran-ı Kerim’in, sayfa belirteç ipinin ilk cüzün son sayfasında yani 19. sayfasında olduğu, kendisine Yasin-i Şerif okuyan imamlar tarafından açıklanmıştı.


* Madalyalarının toplam sayısı 19'dur.
* Ölmeden önce yatağının altında bulunan hatıra otomatik silahında 19 dolu mermi bulunuyordu.

*19 Temmuzda yaralı bir askeri sırtlayarak ordu evinin yeraltı sığınağına saklamıştır. Bu ordu evinin sığınak katına 19 merdiven basamağı inilerek ulaşılıyor.


* Çanakkale savaşında 19 düşman askeri canlı tutup, Türk asker elbisesi giydirerek kendi ordularına doğru el göstererek'' yürümezseniz vururum'' emri ile gönderip, 19 unu da infaz etmişti. Bu sayede bu 19 askerde kendini korumak için karşı tarafa ateş açarak ölen düşman sayısı 19 u aşmıştı.

*19 Aralık 1904 tarihinde hürriyet fikirlerinden dolayı Yıldız Sarayına çağrıldı.

* 1902’de Harp Okulu’ndan teğmen rütbesi ile mezun olduktan 19 yıl sonra, 19 Eylül 1921’de son rütbesi verildi, mareşal oldu ve “gazi” unvanını aldı.

*1900 yılında 19 yaşında İstanbul Harp Okulu’na (Harbiye'ye) girmiştir. (1900, 19’un 100 katı)


* Harp Okulu’nu 20. olarak bitirdi. Subaylardan birisi yabancı olduğu için mezun olan 19 yerli subaydan biri oldu.

* Harp Akademisi’ne 57. devre olarak girmiştir. (57, 19’un 3 katı)

* Yüzbaşı olarak orduya katılış sırası 38'di. (19'un iki katıdır.)


* Çanakkale Savaşı’nda 57. Alay’ın komutanlığını üstlendi ve 19. Tümen’i kurdu.

* 19 Nisan 1909’da Hareket Ordusu İle İstanbul’a girdi.

* 19 Aralık 1915’de Albay oldu.

* Komutanı olduğu alayın numarası da 38'di. (19'un 2 katıdır.)


* Komutanı olduğu bir başka alayın numarası 57'ydi. (19'un 3 katıdır.)


*19 Mart 1916’da Tuğgeneral oldu.

* 19 Eylül 1921'de Mareşallik ve Gazilik unvanı aldı.

* 30 Nisan 1919’da 9. Ordu Müfettişliği’ne atandıktan 19 gün sonra 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun'a çıktığında 38 yaşındaydı ve bindiği Bandırma vapurunda 19 yolcu vardı ve Samsun’da 19 gün kaldı. (1919, 19’un 101 katı ve 38, 19’un 2 katı)

* 4 Temmuz 1919’da Erzurum’a gittikten 19 gün sonra 23 Temmuz’da Erzurum Kongresi’ni topladı.

* 4 Eylül 1919 Sivas Kongresi’nden 114 gün sonra 27 Aralık 1919’da Ankara’ya gitti.(114, 19’un 6 katı)

* Mili Mücadele'ye başlanması için komutanlarıyla yaptığı konuşmanın tarihi
19 Kasım 1919'du.


* TBMM'nin kurulmasına 19 Mart 1920'de karar verdi.


* Son firavun Ramses’in ölüsünün, Kızıl Denizin kumsalında 1881 yılında Süveyş kazıları sırasında İngilizler tarafından bulunmuştur.

* Eller firavunlar gibi kendine doğru kuş şekli oluşacak biçimde çapraz tutulduğunda Kuran rakamlarıyla /^^/ yani 1881 sayısı ortaya çıkmaktadır.


İşte bu nedenle, NUTUK' da 19'ar kez tekrarlanan kelimelerden bir metin oluşturan Dr. Muammer Yüksel ile Dr. Erhan Kızıltan, Osmanlıca sözcükleri günümüz türkçesine çevirir bazı eksik cümleleri, anlamını bozmayacak şekilde tamamlar. Sonuçta ortaya su şaşırtıcı metin çıkar.

''TÜM SEÇKİN TEMSİLCİLER", MİLLETE HIZMET ETMEK YERİNE, GÖREVLERİNİ YERİNE GETİRMEMEKTEDIRLER. BUNLARIN KANUNLARA BİLFİİL UYMALARI GEREKTİĞİNİ BELİRTİNİZ. ŞUNU SÖYLEYİNİZ:
YAKIN ZAMANA KADAR MEVCUT FAALİYETLERİ BAŞKA GÖZLE GÖRMEYE ÇABALAYANLAR ARTIK DURUMUN FARKINA VARMIŞLARDIR. KUMANDANLARIN (ASKERLER VE YÖNETİCİLER) HİZMET ETMELERİNE SİZ ENGEL OLUYORSUNUZ. OLAYLARI TAM OLARAK DÜSÜNEN HER KİŞİ BUNUN NEDENİNİN, HÜKÜMET OLDUGUNU GÖRÜR.

TÜM BAŞKANLIK SİSTEMİ BİZCE SUİSTİMAL EDİLMEKTEDİR. TOPLANACAK TARAFLAR SAYICA AZ OLSA BİLE AZAMİ SAYIDAKİ DÜŞMANIN KARŞISINDA DURMALIDIR. BU ÇAGRIYI YAPMASI GEREKEN YÜZBAŞILARDIR. BÜYÜK SEREFLİ CEPHE DÜŞÜNÜLMELİDİR.

Bu metin 2 bilim adamını çok şaşırtır. Çünkü günümüz Türkiye'si ile ilgili ipuçları vermektedir. Bir başka deyişle Atatürk, 100 yıl önceden Türkiye'de olup bitecekleri görmüş gibidir. Dr. Muammer Yüksel ve Dr. Erhan Kızıltan araştırmaları sırasında 19'ar kez tekrarlanan Türkçe sözcükler de bulur. Bu sözcüklerle oluşturdukları metin ise, Türkiye'deki bölücülük hareketinin ne aşamaya geleceğini 100 yıl önceden gösterir gibidir.

''MAKSADIN ANLASILIYORDU. TARİHİ VİLAYETİN AHALİSİNİ BÖLÜP DİYARBAKIR KÜRT DEVLETİNİN KURULMASINA YOL AÇMAK. MEMLEKETİN İÇİNDE BULUNDUGU DURUM KESİNLİKLE BİRİSİNİN DURUMA MÜDAHALE ETMESİNİ GEREKTİRCEKTİR. İÇİNDE BULUNULAN SOMUTSUZ KOSULLAR GEREĞİNCE BAĞIMSIZ GRUPLAR HAREKETE GEÇECEKTİR. YİRMİ VAKİT SONRASINDA BU DEĞERLENDİRMEYİ KİM YAPACAK VE EYLEME GEÇECEKTİR.

Bu metinde yer alan ''YİRMİ VAKİT'' ifadesini ilgi çekici bulan iki bilim adamı bir araştırma yapar. Vardıkları sonuç şaşırtıcıdır. Güneydoğu 'da bir Kürt devleti kurmak için yola çıkan Abdullah Öcalan PKK'yı 1978'de kurmuştur. Öcalan 1999'da yakalanmıştır. Bir başka deyişle eylemlere başladığı yıl ile yakalandığı yıl arasında 21 sene vardır. Bu da Atatürk'ün ''YİRMİ VAKİT'' deyimine uygun bir zamandır. İki bilim adamının yorumuna göre, bu 20 vakit dolmuştur. Ve ülkenin bölünmesini engellemek için eyleme geçilmesi zamanı gelmiştir.

Nutuk'u iki bölüm halinde kitaplaştırıldığını göze alan Dr. Muammer Yüksel ile Dr. Erhan Kızıltan, kitabin 'belgeler' bölümünde de 19'ar kez geçen sözcükleri arayıp bulur ve yeni bir metin ortaya çıkarır.

''DÜŞÜNDÜKLERİNİ AÇIKÇA SÖYLEYEN PEK ÇOK KİŞİNİN ORTAK FİKRİ; HÜKÜMETİN BUGÜN DÜNYAYA YAKIN DURMASININ ASIL NEDENİNİN, SEÇİMLE KENDİLERİNE VERİLEN GÜCÜ KULLANARAK, SİSTEME RESMEN AYKIRI FİKİRLERİ UYGULAMAYA ÇALIŞMASIDIR. GERCEK YÜZÜ BELLİ OLMAYAN AZINLIKTA OLAN YÖNETİM MERKEZİ, GERÇEK YÖNETİMİN, ANKARA'NIN DİKKATİNİ ÇEKMEK ZORUNDADIR. RÜŞVETÇİ VALİLERİN (YÖNETİCİLER) CUMHURİYET İLKELERİ YERINE, KENDİ ÇIKARLARINA YÖNELMELERİ MÜDAHALEYİ GEREKTİRİR.''

Dr. Muammer Yüksel ile Dr. Erhan Kızıltan bu son metni günümüz Türkiye'sini anlattığını düşünüyor. İki bilim adamı bu çalışmayı kitap haline getirdi.

Kitap'tan çıkan ve ''NUTUK'DAKİ GİZLİ HİTABE'' adını taşıyan kitabın önümüzdeki günlerde epey tartışma yaratacağı ortada. Çünkü kitapta Atatürk'ün Gençliğe Hitabe'sinin hangi anlama geldiği ve hitabedeki uyarıların hangi zaman diliminde geçerli olacağı da yine 19 formülü ile açıklanıyor.




Adolf Hitler, Atatürk’ün liderlik vasıflarına ve azmine hayran. Bunu her fırsatta vurguluyor. Karargahtaki sofra sohbetlerinin kayıtlara geçmiş halindeki son bahis de yine bu bağlamda. Kitabın 607. sayfasında şunları söylüyor:

`Mustafa Kemal Atatürk’ün din adamlarından kurtulmak konusundaki hızı tarihin en dikkate değer bölümlerinden biridir. 39 tanesini astı, diğerlerini aşağıladı, ve Konstantinapol (İstanbul)’deki Aya Sofya şimdi bir müze!’



bilgiler tek tek googleden aratılmıştır tarafımdan .................




SéRéDaRé isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 02-20-2009, 11:21   #2 (permalink)
 
Üyelik tarihi: Dec 2007
Mesajlar: 224
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 3
berfin Seçkin bir yolda.
Standart

çok merak ediyorum bunca şeyi 19 sayısına bağlayabilmek için çok uğraştınız mı ?



__________________
KomünistForum a Hoş Geldiniz. Lütfen İmza Boyutunuz 4 Puntoyu Geçmesin....
berfin isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 02-20-2009, 12:23   #3 (permalink)
 
forfor - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 46
Thanks: 0
Thanked 1 Time in 1 Post
Tecrübe Puanı: 0
forfor Seçkin bir yolda.
Standart

Alıntı:
SéRéDaRé´isimli üyeden Alıntı [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]



* 19 kadınla birlikte olmuştur.




bu ne çeşit bir bilgidir
kim tutmuştur çetelesini?

bir de tek tek araştırdım demişsin ama genelde böyle şeyler yalan çıkar. bulduğun kaynaklar da kasıtlı olarak yalan bilgi barındırıyor olabilir.



__________________
Direniş yaşamdır; yaşam direniştir.

Berxwedan jiyan e.
forfor isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 02-20-2009, 12:27   #4 (permalink)
 
forfor - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Sep 2008
Mesajlar: 46
Thanks: 0
Thanked 1 Time in 1 Post
Tecrübe Puanı: 0
forfor Seçkin bir yolda.
Standart

bir de nurcu islamcıların sitesinden şöyle bir şey buldum.

Sizde bilirsinizki,Sayın Adullah gülün Cumhur başkanı seçimi oylamasında, 361 millet vekili meclise girmişti.Bu sayı dahi 19X19 dur. Ve sayın Abdullah Gül 1950 doğumlu olması hesabı ile 57 yaşındadır (3X19).

Sayın Abdullah Gül, üç kasım seçimlerinden sonra 19 kasım günü Başbakanlığı Bülent ecevitten devraldı. Mustafa
Bülent Ecevit 57. hükümetin başbakanıydı.Bu dahi (3X19) dur. Ve Ecevitin isminin harf sayısı dahi, 19 dur. Ve Ecevit ilk
defa 1957 de (103X19) CHP den millet vekili olmuştu. Sayın Abdullah GÜL ilk iş olarak 19 ilde kalkınma hamlesi başlatı.

Ak parti 3 kasım seçimlerinde 57 ilde birinci parti oldu, bu dahi (3X19) dur. Mustafa kemal ATATÜRK "Türkiye
Cumhuryeti" devletini kurduktan sonra ölünceye kadar liderliğini yapmış ve kendi düşüncelerine göre devleti
yapılandırmıştı. Bu yapılanmaya en basit ve anlaşılır dille kemalizim deniyordu.2002 seçimlerinde herbiri tek başına
kemalizmi temsil edemiyen üç parti koalisyon yapmış, ve Ecevitin başbakanlığında 57. hükümet ile iş başında idiler.

57. Hükümet M.Kemal ATATÜRK ismini idiolojikleştiren ve istismar eden son hükümetidi. Ve nasılki M.Kemal şahıs
olarak 57 (3x19) yıl yaşaya bildiyse, onun şahsı manevisi olarak sunulan kemalizimde, 57 (3X19)hükümet yaşaya bilmiştir. Ve
Mustafa Kemal ATATÜRK isminde dahi 19 harf vardır. Ve nasılki 19 kasımda ,19 notalı şopen marşıyla şahsının cenaze
merasimi ypılmşsa, aynen öylede 19 kasım 2002 de onun şahsı manevisinin temsilcisi olan Ecevit tarafından Başbakanlık Sayın Abdullah Güle devredilmiştir.

3 KASIM 2002 Seçimlerinde M.Kemalin kurduğu parti olan CHP %19.38 (2X19) ile meclise gire bilmiştir. 3 kasım seçimlerine 19 parti katılmıştı.

Sayın Başbakanım , Sayın Arınç, Sayın Gül ve deyerli Ak partililer, Bu rakamların böyle en önemli zaman ve kişilerde
ortaya simetrik olarak çıkması elbette tesadüf deyil ve olamaz. Bunlar anlaya bilenler için bir yol haritası ve kilometre
işaretidir. Büyük alim Said NURSİ yi, M.Kemal 1922 yılında meclise çağırmış.Bediuzzaman dahi 19 kasım da Ankaraya
gitmiş.Ve 19 ocak 1923 te mebuslara namaz dersi verirken M.Kemmal ile tartışmıştır. Ve NURSİ demiştirki;şu ayet hem manasıyla hemde verdiği tarihle M.Kemale bakıyor" O ayet hangi sürededir
biliyormusunuz ? Kuranın ilk inen ama tertipte sondan 19 uncu sıraya konan ve 19 ayetli olan ALAK süresidir. Ve o
sürenin 17. ayetinde o çağırsın" Nadi"lerini yani mebuslarını yada encümenini deniyor. "Bizde çağıracağız zebanileri
deniyor" zebaniler kaç kişi biliyormusunuz ? Müddesir süresinde sayıları 19 olarak vurgulanıyor.

Bediuzzaman Boş konuşmaz ve kuranın işareti tarzında hareket etmiştir. Sizde öyle hareket etmelisiniz. M.Kemal ve İdolojik kemalizmin, Ak parti ile, matamatiksel 19 sayısının zemininde çakışmasını, tamamı ile tesadüftür diyecek cahillerde elbette çıkacaktır. Ama bunu doğru okuyup anlayacak ve duruş belirleyecek zeki insanlarda vardır elbet.


şimdi nurcularda mı 19 sayısıyla kutsanmış oluyorlar???



__________________
Direniş yaşamdır; yaşam direniştir.

Berxwedan jiyan e.
forfor isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 02-20-2009, 19:29   #5 (permalink)
 
SéRéDaRé - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2009
Mesajlar: 60
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 2
SéRéDaRé Seçkin bir yolda.
Standart

yoldaşım forfor........ ben buu konuyu açmamadaki amaç bahsi geçen şahsın nasıl ki tarihte önemi var ise siyasette de önemli yeri var ise islamda da yeri önemnlidir....... herşey göründüğü gibi olmaz her zaman... hakikat perdeleri bu şahsı gizlemektedir.. ve bu şahısın kişilği hakkında kismenin malumatı bikdiği bişeyleri yoktur.. herkeste bu sahşı iyiydi diye sağdan soldan duyardı.... hatta musafa belgeselini çıkaaranlar mahkemelik oldular... belgeseli çççoooooook büyük bir eksiklikle bitirmek zorunda kaldılar.. bu adam varya bu adam...öyle biri ki hem siyaseti kuvvetli hemde ikna edici tesir yanı çook kuvvetlidir... bazı insalarda ispiritizma adı verilen insanda olan ve karşı tarafı ikna ve kararlarını etkileyici bakışları vardır ki heykellerine ve resimlerine baktığımızda uzun süre ile insanı alıp götürebilmektedir....bu ispiritizma sayesinde çooğu insanı konuşarak ve gözlerinin etkisi ile kontorl altına alabilmektedir...ki buna ingiltere mason topluluğunun adamıdır ve 33üncü derece idye tabir edilen üçüncü mertebeden masaondur.... ve ingilterenin gizli yardımlarıy ve direkt ingiltere emri ile türkiye cumhuriyeti görevi verilmiş... verilen bu destek ve emir doğrultusunda sözde kurtuluş savası flimini çekmiştir...sonunda da her türk filminin sonu gibi mutlu sonla yani türkiye cumhuriyeti kurulmuştur... ki rastlantılar bunlarla kalmamıştır....

normalde islam deccali süfyanın özellikleride bolca bu şahısta mevcuttur...mesela derki islam deccali süfyanının cennet ve cehennemi vardır.. bakıyoruz ki cumhuriyet döneminde haipshaneler ve okullar karşı karşıya inşaa edilmiştir.... sebebide insanlarda piskolojik etki oluşturmaktır.... hapistekilere telkin edilmekte idi sizlerde karşı okullda mini etkekli kızlarla okuyor olabilirdiniz amma sizler bizim taraftarımız olmadığınız için burda ağır hakaret ve mahkumluktasınız...


ve silam deccali sifyan için denirki sabah kalktığında süfaynın hakeza kafir yazacaktır........ bunuda açıklamaya çalışırsak böyle bir ayet vardır.. ALLAH aen yakın yer secdedir diye... ve bakarsınız ki cumhuriyet döneminde şapka kanunu çıkarılmıştır.. ve bakınız ki rastlantıya şapka ile secde hareketi yapıldığında kuralalra göre alın ve burnun secdede düzleşmeis gerekirkemn şapka ile alın burun havada klamakat.. buda mı rastalntı ve tesadüftür.. sorarım size bunun gibi onlarca şey bu adamın kürt olan hz ibrahimin dininin hareketleri olan islam dinine süikast yapamk için gelmiştir.. yani diyorum ki artık bunu bilelim islam dini millliyetçiliğe karşı değildir... islam dini ırkçılığa yani faşizme karşı çıkmaktadır...yani bunuda belirtelim islamla birleşmiş bir kürt milliyetçilği başarıya ulaşacaktır... marksizim leninizm içimizde oılan boşluğu tatmin etmek ve amacımızdan saptırmaya yaramaktan başkada bişeye yaramaz.......

saygılarımla......



SéRéDaRé isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 02-20-2009, 19:35   #6 (permalink)
 
SéRéDaRé - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2009
Mesajlar: 60
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 2
SéRéDaRé Seçkin bir yolda.
Standart

Alıntı:
berfin´isimli üyeden Alıntı [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]
çok merak ediyorum bunca şeyi 19 sayısına bağlayabilmek için çok uğraştınız mı ?
iki öenmli sayı vardır 13 ve 19 sayıları......


islamiyette 13 saysı son kurtarıcı ve en büyük mehdiye işarettir...
19 sayısıda 13üncü vbe son ve en büyük deccal olan islam deccali süfyan a işarettir ki yaptığım açıklamada yazmışım zaten......



SéRéDaRé isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 02-20-2009, 19:38   #7 (permalink)
 
SéRéDaRé - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2009
Mesajlar: 60
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 2
SéRéDaRé Seçkin bir yolda.
Standart

bide bunu izleyiniz

[youtube]TfXC864JhQc[/youtube]



SéRéDaRé isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 02-20-2009, 20:03   #8 (permalink)
 
Üyelik tarihi: Oct 2007
Mesajlar: 197
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 0
Elbruz Seçkin bir yolda.
Ünlem

Alıntı:
SéRéDaRé´isimli üyeden Alıntı [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]
bide bunu izleyiniz

[youtube]TfXC864JhQc[/youtube]
"Bazıları": Balığın kuyruğunda "allah" yazıyor yav!
"Öteki bazıları": Balığın burnunda besmeleyle karışık allah yazıyor yahu!
"Hoca": Yav bırakınız bunlar basit değerlendirmeler. O balığın her tarafında burnundan kuyruğuna kadar "canabı-hak"kın eserleri var. Her tarafında "allah" yazıyor.

Video'daki "afyoncuların" "polemiğinden" bir kesit. Tamam anladık "hoca" sen daha uzağa işiyormuşsun Geçiniz!!




Konu Elbruz tarafından (02-20-2009 Saat 20:07 ) değiştirilmiştir.
Elbruz isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 02-20-2009, 20:11   #9 (permalink)
 
SéRéDaRé - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Feb 2009
Mesajlar: 60
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 2
SéRéDaRé Seçkin bir yolda.
Standart

Alıntı:
Elbruz´isimli üyeden Alıntı [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]
"Bazıları": Balığın kuyruğunda "allah" yazıyor yav!
"Öteki bazıları": Balığın burnunda besmeleyle karışık allah yazıyor yahu!
"Hoca": Yav bırakınız bunlar basit değerlendirmeler. O balığın her tarafında burnundan kuyruğuna kadar "canabı-hak"kın eserleri var. Her tarafında "allah" yazıyor.

Video'daki "afyoncuların" "polemiğinden" bir kesit. Tamam anladık "hoca" sen daha uzağa işiyormuşsun Geçiniz!!
herkesin kendi düşüncesini savunmak zorundadır ....... benim hedefim kürt gençliğdir... kürtlerin ve islamiyetin düşmanları ortak iken neden ikisi birleşmesin.. biribirine zarar vermedikten sonra....



SéRéDaRé isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 02-20-2009, 20:45   #10 (permalink)
 
Üyelik tarihi: Aug 2008
Mesajlar: 1.027
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 0
Raptiye Seçkin bir yolda.
Standart

bunlar nedir be bunlara inanacak birini düşünemiyorum. halk böyle kandırılıyor işte. 19 mucizesi



Raptiye isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiket
atatürk


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Konu Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
atatürk ün sansürlenen yazısı compagno Serbest Kürsü 5 04-25-2009 18:14
Stalin ve Atatürk Raptiye Forum Çöplüğü 1 01-13-2009 21:38
atatürk ü sevmemek suç mu? aliyevski Forum Çöplüğü 88 09-21-2008 09:44
Atatürk ve Sosyalizm psikolog Kemalizm'in İdeolojik Eleştirisi 42 09-16-2008 19:18
AtatÜrk Ernesto Forum Çöplüğü 44 12-03-2007 03:14


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 00:06 .



Powered by vBulletin® Version 3.8.3
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.0 RC2


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447