![]() |
| |||||||
| Serbest Başlık ( Siyaset ) Diğer başlıklara uymayan konuları burda açınız. |
![]() |
| | LinkBack | Konu Araçları | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 336
Thanks: 0
Thanked 3 Times in 2 Posts
Tecrübe Puanı: 3 ![]() | Tarihe post-modern darbe olarak geçen 28 Şubat döneminde, toplum “sağdan say çök” komutuyla çökertilmiş vaziyette… Bir bölümü çaresizlikten bir bölümü gönüllü olarak kendini silah altına alınmış yedek subay ruhu içine hapsetmiş gazeteciler ile gazetecilik yapılıyor. Askerler atın diyor, patronlar atıyorlar, satın diyor satıyorlar! Öyle “olağan bir Türkiye” dönemi işte… Ünlü televizyoncu Ankara’nın soğuk zirvelerinde yapılan kokteyllerden birinde dönemin etkili generalleriyle ayaküstü sohbet ederken, ülkeyi “kasnak” gibi gerenlerin en ortasında yer alana “şükranlarını” sunuyor: -Paşam, programımın yayınına izin verdiğiniz için sağ olun, ayrıca beni vurdurtmadığınız için de teşekkür ederim! Paşa hiç geri adım atmıyor: -Bak kardeşim eğer biz yaparsak, Akın Birdal gibi yarım yamalak bırakmayız! *** İnsan Hakları Derneği Genel Başkanı Akın Birdal, bürosunda çalışırken kapıdan gelen eli silahlı çete elemanı tarafından öldürülmüştü! Katil öyle sandığı için tabancasındaki bütün kurşunları boşaltıp, gitmişti. Birdal tamamen şans eseri olarak bu gün hayatta kalmış durumda… Döneme damgasını vuran cuntanın aktif elemanı olan paşanın tanımıyla “yarım-yamalak işlenmiş bir cinayete” kurban gidiyordu. Türkiye’nin ayrı bir başlık altında toplanacak, kanlı suikastlar tarihi var. Hepsine de devletin kanlı bir ucu bulaşmış bulunuyor. Bugün 16 Mart… 1978’e damgasını vuran büyük 16 Mart Katliamı’nın yıl dönümü. Otuz bir yıl geçti, sözüm ona hala karanlıkta kalmış bir tertip gözüyle bakılıyor. Oysa karanlık bir yan yok. İstanbul Üniversitesi öğrencilerinin üzerine bombayı atan Zülküf İsot, Eczacılık Fakültesi öğrencilerinden 7’sinin ölümüne, 47’sinin de yaralanmasına sebep oldu. Bombayı atıp kaçmaya başladı, Beyazıt’ta görev yapan toplum polisleri (Çevik Kuvvet) peşinden koştular. Polis birliğinin başında bulunan komiser muavini Reşat Altay bağırdı: -Durun! Koşmayın! Polisler durdular katiller kaçtılar. Reşat Altay, meslekte düzenli terfiler alarak yükseldi, Birinci Sınıf Emniyet Müdürü oldu. Tesadüfen, o Trabzon Emniyet Müdürü iken, milli duyguları erken gelişmiş çocuklar, emniyetin, istihbaratın, jandarmanın ve bütün Trabzon’un bilgisi dahilinde Hrant Dink’i katlettiler. Şimdi karanlık bunun neresinde? *** Aslında bu yazıyı Akın Birdal’ın basın toplantısını izledikten sonra onun İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı adaylığı konusundaki görüşlerini aktarmak için yazacaktım. Ama Akın Birdal’a ile her karşılaştığımda, bu ülkenin resmi katliamlar tarihi geliyor aklıma… Birdal, sabah kahvaltısında İstanbul milletvekilleri Ufuk Uras ve Sebahat Tuncel ile birlikte yerel yönetim ve demokrasi açısından ilgi çekici görüşlerini paylaştı basın mensuplarıyla. Mesela, Güneydoğu’dan aldığı göçle büyük bir Kürt nüfusu barındıran metropol için dedi ki: -İstanbul nüfus bakımından en büyük Kürt kenti konumunda bulunuyor! Akın Birdal’a sunulan araştırmalara göre 3.5 milyon Kürt’ten 1.7 milyonu oy verecek pozisyona gelmiş, yani seçmen sıfatı kazanmış. İstanbul’un öncelikle kent içi demokrasiye ihtiyacı var. Parası olan aklına geleni yapıyor. Hiç kimse İstanbullulara bir şey sormuyor, yapıyoruz diyorlar ve yapıyorlar. Tarihi kent giderek hilkat garibesi bir görünüm alıyor. İstanbul’un İstanbul ile ilgisi kalmıyor. Akın Birdal önemli bir şey hatırlatıyor: -İstanbullulara soracağız, nasıl bir kent istiyorsunuz? Böyle bir düşüncenin telaffuzu bile önemlidir. Bir de Akın Birdal gibi cehennemin kapısından dönmüş yürekli insan söylüyorsa… DTP İstanbul adayı olarak başarabilirse, eminim ki iz bırakacak işler yapacaktır. İstanbullular da şöyle söyleyeceklerdir: -Akın Birdal gibi..! nazım alpman |
| | |
| | #2 (permalink) |
| Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 4.620
Thanks: 63
Thanked 88 Times in 64 Posts
Tecrübe Puanı: 7 ![]() | teşekkürler Nazım Alpman ve teşekkürler Trockii bu yazıyı bizimile paylaştığın için,son dönem türk aydın sınıfının içinden sıyrılıp gelen Nazım Alpmanı ilgiyle okuyorum.Bu ilgi onun ve onun gibi aydınların giderek çoğalması ve Türkiye halklarına doğru mesajlar vermesi,gelişen birliğin ve kardeşliğin temel doğrular üzerine oturtulması anlamında çok büyük değerler taşıdığı inancındayım.Türkiye aydın ve Sosyalist hereketlerinin önde gelenleri ,mesleyi doğru kavramada önemli adımlar atıyorlar,bu adımlar halklar arası birliğe varılancak yolun yolcularıdır.Her kim ki bu yolculuğa heybesinden bişeyler katıyorsa inanın bu ülkenin geleceğine umut katmış demektir. Bu yazıyı okumadan önce bir TV. progarmında Yine iki Türkiyeli aydın ve kendini aydın sanan iki Kürt işbirlikçi hainin katıldığı programı izliyordum,Sosyalit gelenekten gelen bu iki aydının (türkiyeli aydınları kastediyorum) gelişen Kürt özgürlük Hareketinin günümüze ve geleceğimize nelerin kattığı ve katacaklarını savunurken ihaneti marifet sayan diğer iki kürt! (ki bunlar mevcut TRT ŞEŞ'in kurucuları, biri fikir babası! biri sözde Sanatçısı!) Devletten aldıkları üç kuruşun hesabıyla sanatçı ! olanı siyasetten konuşmayacağını beyan edip sus-pus kesliyor,diğeri ise debelendiği bataklıktan çırpına çırpına sayın başbakanının yemeğinden çıkıp geldiğini yaladığı çanağının yüzüne yansıttığı o muhteşem ışıkla! sayın başbakanın ileride daha ne kadar çok haklar tanıyacağını ağzından salyaları aka, aka anlatıyordu,Ben bir kürt olarak bu iki soydaşımdan ne kadar utanç duyuyorsam, bir o kadarda o iki Türk aydınla gurur duydum. Ve son dönem türkiye sosyalist Hareketi aydınları, yazarları ,çizerleri gerçekten umut veriyor,bu umut geleceğimizi özgürce yaratacağımızın umudu olacağınada sonsuz inancım var.Hala başlarını kuma gömenlere rağmen ,hala keklik soyundan olup ihaneti marifet bilenlere rağmen...)
__________________ Dün gece Babil’e iki melek indi sessizce......... Ruhum !.. sus ve seyret.......... Başladı t e k e r r ü r !.. Yâ, taham m ü ü l !.. Yâ, taham m ü ü l! V.B.BAYRIL Konu BABİL tarafından (03-17-2009 Saat 22:30 ) değiştirilmiştir. |
| | |
| | #3 (permalink) |
| Üyelik tarihi: Jul 2007 Bulunduğu yer: sokaklardan
Mesajlar: 1.756
Thanks: 0
Thanked 1 Time in 1 Post
Tecrübe Puanı: 0 ![]() | nazım alpman ın her yazısını ilgiyle okuyorum ve en beğendiğim birkaç yazardan birisidir... bu yazısını da okumuştum ve beğnmiştim... sağol trockii güzel paylasım... |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiket |
| ‘akın, birdal, gibi’ |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| THY yönetimi ‘star gibi’ öldürdü | EWİNDARE | KomünistForum Haber Servisi | 0 | 02-26-2009 22:18 |
| Biz varız platformunun istanbul büyükşehir belediye başkan adayı akın birdal | Dev-Des | ÖDP | 0 | 02-16-2009 21:56 |
| DTP'li Akın Birdal 'fişleme'yi sordu | Rozerin | İç Politika Haberleri | 0 | 08-08-2008 12:55 |
| Meclis’te ‘şaka gibi’ oylama | reyhan | İç Politika Haberleri | 0 | 04-05-2008 14:14 |
| Eski İnsan Hakları Derneği Genel Başkanı Akın Birdal suikastini azmettirmek suçundan | burjuva-haberci | Güncel Haberler | 0 | 06-13-2007 04:20 |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 11:53 .