![]() |
| |||||||
| Serbest Başlık ( Siyaset ) Diğer başlıklara uymayan konuları burda açınız. |
![]() |
| | LinkBack | Konu Araçları | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 336
Thanks: 0
Thanked 3 Times in 2 Posts
Tecrübe Puanı: 3 ![]() | Dünyanın çatısında yoksullukla kıvranan bir ülke olan Nepal'de, işte bu yoğun sınıfsal çelişkiler Nisan 2006'da krallığa karşı bir ayaklanmanın ve krallığın ortadan kaldırılmasıyla sonuçlanan sürecin ateşini fitillemişti. Yıllardır “yeni demokrasi”yi kurmak için mücadele yürüttüğünü ifade eden NKP-M, 2008 Nisan'ında seçimlerde en büyük parti olarak çıkıp yeni bir koalisyon hükümetinin başkanlığını elde etmişti. Ancak NKP-M, bırakınız halkın devrimci atılımıyla elde ettikleri kazanımları genişletmeyi kendi programını bile uygulamaktan aciz olduğunu ortaya koymaya devam ediyor*. Toprak sorunu olduğu gibi durmaktadır. Grev, gösteri hakkı gibi demokratik haklara ise bizzat NKP-M'nin kendisi saldırmakta, bunları yasaklamaktadır. Ortada olan kuru bir kabuk olan krallığın kaldırılmasının kendi başına hiçbir anlama sahip olmadığının ortaya çıkışıdır. Düşünün bir kere demokratik halk iktidarı olduğu söylenen bir ülkede, yoksul halk artan sefalet karşısında grevler örgütlemekte ve bu grevler siyasi iktidar tarafından yasaklanmaktadır. Halkın Günlüğü'nde yayınlanan röportajında Maoist yönetimi altındaki Nepal'i ziyaret eden Kılınç'ın gözlemleri halkın ne büyük bir yoksulluk içinde kıvrandığını gösterir niteliktedir: “Yaşlı, çocuk çok sayıda satıcı hemen yolların kenarlarına çömelmiş kim ne bulmuşsa satmaya çalışıyor. Kiminin önünde kurutulmuş maydanoz destesi, kiminin önünde yamulmuş bir kaç salatalık, küçücük domatesler… Biraz ilerledikçe satıcılardaki çeşitlilikte arttı. Artık satılanlar arasında ayakkabı, giyecekler de var. Ama satıcıların yüzünün güldüğünü kesinlikle göremedim.” “Kathmandu'da görüşmeler için randevudan randevuya koşuştururken arabanın camından kirli, düzensiz, kaldırımları çoğu yerde olmayan, yollarında çukurların oluştuğu bir caddeden geçerken gözüme tozlar içinde sıcaklığın 36 derece olduğu bu öğlen saatinde sırtlarında sepetleriyle, ellerinde kürekleriyle yoğun bir şekilde koşturan inşaat işçileri gördüm. Ben çalışanlara yaklaştıkça bayan çalışanların sayısı arttı. Tam yanlarına gittiğimde çalışanların yarısına yakınının bayan olduğunu gördüm. Deklanşöre bastığımda objektife takılan ilk görüntü tozlar içinde yorgunluğun soldurduğu bir gülün görüntüsü oldu. Küreklerin sırtındaki büyük sepeti kumlarla doldurmasını beklerken yüzünde gülücükler de artmaya başladı. Hem bana bakıyor hem gülüyor. Bir utangaçlık gülücüğü müydü, ilkel çalışma yöntemleriyle yaşadığı kölelik durumunun kendisinde yarattığı bir rahatsızlığın gülücüğü müydü doğrusu anlamadım. Tercüman arkadaşı yardıma çağırdım. Kaç yaşında olduğunu önce öğrenmek istedim. 15 yaşındaymış adı yüzündeki gülücüklerde saklı bu genç kızın. Günde 12 saat çalışarak 1,5 Euro (Tabi onun Euro'dan, Dolar'dan falan haberi yok. Ruppi'yi biz Euro' ya çevirdik oracıkta) alıyormuş. Yaşlı bayanlar da koşuşturanlar arsındaydı. Öyle bir çalışma temposuyla koşuşturuyorlar ki o zavallı insanlar “köleliğin ne olduğunu kitaplardan değil bize bakarak ancak gerçek anlamda öğrenebilirsiniz” derecesineydi. Erkek çalışanların da günde 12 saat çalışarak en fazla 2 Euro (yaklaşık 200 Ruppi) aldıkları bu ilkel çalışma koşullarının hâkimiyetindeki barbar köleci çalışma biçimi beni insanlığımdan bir kez daha utandırdı. Sırtlarındaki sepetleri harçlarla dolu bu çocuk, yaşlı kadın ve erkek çalışanların merdivenlerdeki yürüyüşlerinin her adımında adeta bin lanet okunuyordu insanlığa. İnsanlık mı? Bu sözcüğü ben yanlışlıkla yazdım. Siz yine de bu sözcüğü okumamış olun. Nasıl olsa etkisi anlık bile olmayacak.” Toplumsal hoşnutsuzluk yaratan bu hayat şartlarına ve bu şartların giderek kötüleşmesine karşı, geçtiğimiz Kasım ayından bu yana artan gıda ve petrol fiyatları karşısında ücret artışı, toprak dağıtımı, merkezi hükümetten daha fazla yardım almak gibi taleplerle taşımacılık işçilerinden, yoksul köylülere, doktorlardan, öğretmen ve öğrencilere kadar geniş bir kitlenin grev dalgası Nepal'i sarmıştı. Artan hoşnutsuzluk ve grev dalgası karşısında NKP-M lideri ve Başbakan Prachanda'nın izlediği yol (diğer ülkelerin burjuvalarının yolu olan) bütün sektörlerdeki grevleri yasaklamak oldu. Şaşırtıcı olmayan bir şekilde burjuva yedi parti ittifakı da bu karar konusunda kendisiyle hemfikirdi. Maoist hükümetin Ekonomi Bakanı Bhattarai ise yaptığı son röportajlarından birinde bu yasağı meşrulaştırmaya çalışıyordu: “ Öyleyse parti; emek cephesinden herhangi bir karşı çıkış söz konusu olduğunda yasal önlemler alabilmeyi garanti altına almak mı istiyor? Bhattarai: Evet. En azından bir süre için sanayi, sağlık ve eğitim sektörlerinde, büyük ana yollarda, genel hizmet sektörlerinde grevlerin ve gösterilerin olmaması gerekiyor. Hükümet bu konu üzerinde uzlaşma yaratmaya çalışıyor.”** Son Olarak Yaklaşık 15 yıl önce “yeni demokrasi”yi kurmak için “halk savaşı” stratejisiyle mücadeleye başlayan Nepal Komünist Partisi-Maoist(NKP-M)'in Birleşmiş Milletler'le anlaşma çerçevesinde silahlarını bırakan, ABD eski Başkanı Jimmy Carter tarafından onaylanan ve bugünlerde de grev yasaklayan çizgisi değerlendirildiğinde doğru programa sahip olmayan bir hareketin radikal görünen pratiğinin göz boyayıcı olduğu ortaya çıkmaktadır. “İlerici” anlamlar atfedilen burjuvaziyle uzlaşma çizgisinde yürütülen demokratik devrim programı, kitlelerin bedelini kanlarıyla ödedikleri devrimci atılımlarına ihanetten başka bir anlam taşımamaktadır. Aşamalı devrim perspektifiyle yürütülen mücadeleler 1927 Çin, 1936 İspanya, 1979 İran ve daha nice örneğinde olduğu gibi kapitalizmin restorasyonunu sağlayarak son kertede gericiliğe hizmet etmektedir. Nepal'de yaşanan da ne yazık ki budur. Bu gerçek her geçen gün daha çok açığa çıkmaktadır. İnsanlığın kapitalizmin cehenneminden tek ve gerçek kurtuluşu, sürekli devrim perspektifiyle yürütülen bir devrimci mücadeleyle mümkündür. Sürekli devrim bayrağı altında ileri! marksist bakış |
| | |
| | #2 (permalink) |
| Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 4.620
Thanks: 64
Thanked 88 Times in 64 Posts
Tecrübe Puanı: 7 ![]() | Dinime küfreden müslüman olsa bari ! Neymiş efendim bu işler aşamalı devrimle olmuyormuş! Sürekli devrim şartmış ! Trocki grev hakkını talep eden moskova işçilerini katlederken mi sürekli devrimin peşindeydi ? yoksa baltık limanındaki gemi işçilerini katledereken mi? Siz gidin bu mavalları çocuklara anlatın!
__________________ Dün gece Babil’e iki melek indi sessizce......... Ruhum !.. sus ve seyret.......... Başladı t e k e r r ü r !.. Yâ, taham m ü ü l !.. Yâ, taham m ü ü l! V.B.BAYRIL |
| | |
| | #3 (permalink) |
| Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 336
Thanks: 0
Thanked 3 Times in 2 Posts
Tecrübe Puanı: 3 ![]() | sanırım troçkiyi stalinle karıştırdınız,zararı yok.hazır konuyla ilgiliyken güldüren aynı zamanda düşündüren bir fıkra paylaşalım. Stalin fabrika işçilerine bir konuşma yapar: 'Sovyetler Birliği'nde bizim için en değerli şey insan hayatıdır.' Bu sırada salondan birinin öksürük sesi gelir. 'Kim öksürdü' diye sorar Stalin. Ses yok. 'Pekala o zaman NKVD'yi çağırın.' Stalin'in polis teşkilatı NKVD ellerinde yarı otomatik silahlarla girer ve fabrikadaki işçileri taramaya başlar. En sonunda fabrikada 7 kişi kalır. 'Kim öksürdü?' diye bir kez daha sorar Stalin. Bir adam elini kaldırır. 'Feci şekilde grip olmuşsunuz. Hemen arabamı alın ve bir hastaneye gidin' der, Stalin. ![]() |
| | |
| | #4 (permalink) |
| Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 4.620
Thanks: 64
Thanked 88 Times in 64 Posts
Tecrübe Puanı: 7 ![]() | Benim her ikisi konusunda da ne düşündüğümü en iyi bilenlerdensin.Buna rağmen karıştırdığımı düşünüyorsan bu tembelliktir.Senin bişeyi araştırmadan ortak olmana şaşıyorum,bırak şu troçkistleri onların kendilerine hayrı yok Adamların paronayak Stalin tutkusu oldum olası hep başlarına bela sarmıştır Ayrıca fıkran çok berbat trockii ![]()
__________________ Dün gece Babil’e iki melek indi sessizce......... Ruhum !.. sus ve seyret.......... Başladı t e k e r r ü r !.. Yâ, taham m ü ü l !.. Yâ, taham m ü ü l! V.B.BAYRIL |
| | |
| | #5 (permalink) |
| Üyelik tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 4
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 0 ![]() | ah mavi ada ah resmen zırvalamşsın ne diyeyim bir kere troçki grevleri bastırdığı zaman lenin parti genel sekreteriydi yani troçkidende tüm bolşeviklerden de sorumluydu o zaman aynı cümleleri lenin içinde kurarsın (eminim kurarsın ama dur açıklama yapayım )beyaz ordu devrimci işçi iktidarına saldırıyor ve bu sırada troçkinin komutanlığını ve kuruculuğunu yaptığı şanlı kızıl ordu bir çok cephede savaşıyor ve bir kaç bölgede beyazların örgütlediği yani karşı devrimcilerin örgütllediği son derece işçi sınıfında ayrık bir iki grev oluyor ve bu grevlernde talebi beyazlarla savaşmayın oluyor sana soruyorum sen ne yapardın taleplerini kabulmu ederdin yoksa o karşı devrimcileri ezermiydin sanırım cevap senin ve tüm stalinistlerin vereceği cinsten olurdu işbirliği yapardınız
__________________ KomünistForum a Hoş Geldiniz. Lütfen İmza Boyutunuz 4 Puntoyu Geçmesin.... |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiket |
| grev, maoculardan, nepalde, yasağı |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Nepal'de okul gezisinde kaza: 22 ölü | Haber-Ahmet | Dünya'dan Haberler | 0 | 12-13-2008 20:37 |
| Nepal'de Maoculardan muhalefete öneri | SİTARE | Dış Politika | 0 | 07-26-2008 12:37 |
| Nepalli Maoculardan hükümete rest | SİTARE | Dış Politika | 0 | 07-23-2008 12:20 |
| Nepal'de tarihi seçime kan bulaştı | Haber-Ahmet | Dünya'dan Haberler | 0 | 04-10-2008 18:22 |
| Nepal'de BM helikopteri düştü: 10 ölü | Haber-Ahmet | Dünya'dan Haberler | 0 | 03-03-2008 17:20 |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 03:48 .