![]() |
| |||||||
| Serbest Başlık ( Siyaset ) Diğer başlıklara uymayan konuları burda açınız. |
![]() |
| | LinkBack | Konu Araçları | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 4.620
Thanks: 63
Thanked 88 Times in 64 Posts
Tecrübe Puanı: 7 ![]() | Öcalan: ABD Ergenekoncuları çöpe attı Cumartesi, 10. Ocak 2009 Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan avukatlarıyla görüştü. Edinilen bilgiye göre görüşmede sağlık sorunlarına değinen Öcalan, "Sağlık durumuma ilişkin geçenlerde altı tüp idrar ve kan örnekleri aldılar. Adli tıpa götürüyorlar. Ama henüz sonuçlarını alamadım. Bunun dışında boğazımdaki akıntı devam ediyor. Vücudumda yaygın kaşıntılar var; dizkapaklarımda, kollarımda, sırtımda. Yara yok ama kızarıklıklar oluşuyor." dedi.Cezaevi koşullarını da anlatan Öcalan, "Dört aydır radyo dinleyemiyorum. Küçük bir radyo verdiler, onda da aynı problem devam etti. Hışırtılı çalışıyor. Dışarıdan sinyalle engelliyorlar. Bu radyoyu dinlemek benim yasal hakkım. Ama dinleyemiyorum, sinyalle engelleniyor. Bu nedenle radyoyu geri verdim. Gazetelerimi sansürleyerek veriyorlar, bazı kısımlarını kesiyorlar." şeklinde konuştu. SADECE SOSYALİST DEĞİL, DEMOKRATİK BİRLİK OLMALI Sol Çatı girişimininin önemli bir ihtiyaç olduğunu ifade eden Öcalan, şöyle devam etti: "Çatı Partisi önemli bir ihtiyaçtır. Çatı Partisi perspektifinde Sosyalist birlik daraltıcı olur. Demokratik birlik esas alınmalı, bu temelde geniş tutulmalı. Sosyalist birlik, Çatı Partisi'nin ruhuna terstir. Çatı partisi geniş olmalı, içerisinde tüm kesimler kendini temsil edebilmeli. Demokratik ilkeler etrafında bir araya gelinmeli. Bu demokratik birlikte; Türkiye Solu, Liberaller, demokrasiye inanan dindarlar, İslami kesim bu çatı partisi içerisinde yer alabilmeli. Önemli olan içeriktir, demokratik birliğin hayata geçirilmesidir. Bu birlik kendini halka anlatacak bir dergi çıkarabilir. Ben daha önce de demokratik birliğin önemini derinlemesine işlemiştim. Sol'u uyarıyorum. Türkiye'nin ihtiyacı demokratik birliktir. Sol bu demokratik birlik etrafında toplanmalıdır. Aksi halde direkt olmasa bile, dolaylı olarak Ergenekon'un solu durumuna düşerler, Ergenekon'un solu olmaktan kendilerini kurtaramazlar. Buna dikkat etmelidirler." BUGÜN YAŞANANLARIN TEMELLERİ 1920’LERDE ATILDI "Bugün yaşananlar 1920'de temelleri atılan İngiliz planının sonuçlarıdır. Bu plan 1921 ve '22'den itibaren hayata geçirilmeye başlandı. Benim Mustafa Kemal'den bahsetmemin nedeni bu İngiliz planlarını bilmesi ve buna karşı izlediği bağımsızlıkçı yoldur. Mustafa Kemal'in bu dönemde savunulacak tek tarafı budur. Ben daha önce Tarihin Sıradışı Çizgisi diye bir kitap okumuştum. İlginç bir kitaptı. Kısmen bazı şeyleri açıklıyordu. Mustafa Kemal'in, kendi bağımsızlıkçı çizgisi vardı, cumhuriyet ve demokrasiyi esas alıyordu. Mustafa Kemal ilk başlarda Napolyon gibi davrandı, o yolda ilerliyordu ama daha sonra bundan vazgeçerek, Robespierreci çizgiyi benimsedi. Robespierre kimdir? Bir Jakobendir. Fransa'da Cumhuriyeti hayata geçirmeye çalışan biriydi. Mustafa Kemal, Robespierreciydi. Ve Robespierre de demokratik cumhuriyetçiydi. Cumhuriyeti hayata geçirmeye çalışıyordu. Robespierre Jakobendi ve Fransız burjuva demokratıydı. Cumhuriyetini korumak için Giyotin'i çok sık kullanan biriydi ama daha sonra kendisi de çok yakın arkadaşları tarafından giyotine götürüldü. Mustafa Kemal de cumhuriyeti kurmaya ve korumaya çalışıyordu ama kendi etrafındaki İngilizlerle ilişkili kadrolar tarafından kuşatılarak etkisizleştirildikten sonra, yarattıkları siyasal teolojiyle, 1924'lerde Mustafa Kemal'in manevi ölümünü gerçekleştirdiler. Bu siyasal teoloji, tanrılaştırma ve peygamberleştirme gibi kavramları gündeme getirdi ve bunu hayata geçirdiler. Oysa Mustafa Kemal de, Robespierre de demokratik cumhuriyeti hayata geçirmeye çalışıyorlardı. Mustafa Kemal'in cumhuriyet anlayışının hayata geçirilmesine izin verilmedi, kendisine suikast düzenlendi. İzmir Suikastı Olayı biliniyor. Bu Suikastı düzenleyenlerin arasında Kazım Karabekir vardı. Mustafa Kemal bunu biliyordu, Kazım Karabekir'in üzerine gitti. Onu yargılayıp cezalandırmaya çalıştı. Ancak bunu önlemek için o dönemin tüm generalleri aşağıya indi. 'Sen Kazım Karabekir'i alırsan biz de seni alırız', dediler. Mustafa Kemal anladı ki Kazım Karabekir'in arkasında çok ciddi güçler var. Bu güçle uzlaşmak zorunda kaldı. Demokratik Cumhuriyet düşüncesini bu güçlerin kuşatması nedeniyle hayata geçiremedi. Buna engel olundu; eğer engel olunmasaydı, şu an demokratik bir cumhuriyet var olacaktı. Daha sonra Londra merkezli bir iktisat kongresi yapıldı. 1923 İzmir İktisat Kongresi bunun ürünüdür. Böylece ekonomi de bu gücün denetimine girdi. Bu süreçte Mustafa Kemal'in demokratik cumhuriyet projesi tasfiye edildi yerine Almanya, İngiltere ve Fransa'nın desteklediği ulus-devlet anlayışı hayata geçirildi." ERGENEKON'U ABD TASFİYE EDİYOR "Daha sonra ABD devreye girdi. Ergenekon'un tasfiye edilmesinde ABD etkili oldu. Çünkü ABD'nin kendi yeni bir Kürt planı vardı, bunu hayata geçirmek istiyordu. Bunlar ABD'nin kendi Kürt politikasının hayata geçirilmesine izin vermiyorlardı, buna karşı direniyorlardı. ABD, PKK'yi bu haliyle tutmak istemiyor ve buna yönelik planları var. Ergenekon'dan gözaltına alınanların çoğu 1960'lardan itibaren ABD tarafından eğitilen özel harpçilerdir. Amerika bunlara 'siz beni mahvettiniz, beni batırdınız' dedi ve çöpe attı. Amerika şimdi de kendi projesini ılımlı İslam üzerinden hayata geçirmek istiyor. Bunlar kendilerine Kemalist diyorlar, Atatürkçü diyorlar ama hiçbirinin Mustafa Kemal'le bir alakası yok. Mustafa Kemal'in karikatürünün karikatürü bile olamazlar. Veli Küçük ne bilir Mustafa Kemal'i, ne anlar Mustafa Kemal'den? Aralarında dağlar kadar fark var. Bunlar Mustafa Kemal'i anlamadılar. Ben bu oyunları gördüm. Bozmaya çalıştım ve çalışıyorum. Ben oyunlarına gelmediğim için onlar için engeldim, o nedenle buraya getirildim. Benim buraya getirilişim, Ortadoğu'da birçok şeyi değiştirdi. Saddam'ın gitmesi benden sonradır. Böylece Irak'ı denetim altına aldılar. Daha sonra El Fetih'i tasfiye ettiler. Şimdi sıra Hamas'ta. SIRA SURİYE’YE GELECEK Daha sonra aynı yöntemle Esad'ı götürecekler, yani sıra Suriye'ye gelecek. Türkiye için de aynı şeyleri planlıyorlar. Bu nedenle Hükümet'i uyarıyorum; bu oyunlara gelmesinler. Biz sorunumuzu kendi içimizde çözelim, diyorum. Daha önce buraya gelen bir yetkili karşımda oturduğunda 'sorunu kendi içimizde çözelim' diyordu. Ben de 'evet' dedim. Ama onu da uyardım, 'beni kullanmaya, kandırmaya çalışmayın, yapamazsınız bunu' dedim, zaten yapamadılar da. Ben onların oyununa gelmedim. Onların Kürt sorunu konusunda gerçekçi ve kalıcı çözüm önerileri yoktu. Kürt sorunun ne anlayabilecek durumdaydılar ne de çözebilecek durumdaydılar. Nitekim durumları ortadadır. ABD'nin bunları tasfiye etmesinin bir diğer nedeni de, bunların bana ve PKK'ye yaklaşımları ve Kürt sorunu konusundaki politikaları oldu. Bunlardan dolayı beni Ergenekon'la ilişkilendirmeye çalışıyorlar. Oysaki ben o zaman da kendilerinin Kürt sorunu konusunda tutarlı, gerçekçi ve inandırıcı çözümleri olmadığından dolayı hiçbir şekilde onlarla hareket etmedim. Yine Ergenekon'u PKK ile ilişkilendiriyorlar, bu güçler, PKK'yi denetim altına almak için bunu, PKK içinde temasa geçtikleri Çürükkaya, Şemdin Sakık gibi isimler üzerinden yapıyorlardı. İngilizler ise Avrupa'da Kani üzerinden bazı şeyleri yapmaya çalıştılar. Ben o dönemde Kani'yi bu konuda uyardım, oyuna gelme dedim, ama beni dinlemedi. Bunun gibi yöntemlerle PKK'yi denetim altına almak istediler ama başaramadılar. Beni ve PKK'yi bu yöntemlerle denetime almalarına izin vermedim. Ama bu oyunlarla CHP'nin başına Baykal getirilerek Sol tasfiye edildi ve etkisiz hale getirildi. MHP'nin de başına da Bahçeli'yi getirerek kontrol altına aldı. ABD, Kızıl Elmaya karşı Ilımlı İslam düşüncesini devreye soktu ve tüm sağı Ilımlı İslam düşüncesi altında AKP ve Erdoğan etrafında toplayarak denetimi altına aldı." BEN DE ULUS DEVLETÇİYDİM "Ben de uzun süre ulus-devlet düşüncesindeydim. Ama bunu aşmaya çalışıyordum. Bu düşünceyi aşmak için çabalarım '90'larda başladı, ciddi yoğunlaşmalarım vardı. Ancak ulus-devlet teorisini aşmayı 2000'lerde başardım. Hatta Yalçın Küçük 'Apo, bunalımda' diyordu. Olabilir, bu bunalım ulus-devleti aşma bunalımıdır. Ben ulus-devleti derinliğine çözümleyip aştım. Hegel üzerinde ciddi anlamda yoğunlaştım. Marks'ı güncelleyerek aştım. Ben Marks'ı reddetmiyorum; Marks'ı eleştiriyorum. Marks, kapitalizmi çözümlediğini söylüyordu ancak kapitalizmi, ulus-devleti tam olarak çözümleyemedi. Ama Bakunin, Kropotkin, devlet ve iktidar konusunda daha gerçekçi düşünüyorlardı. Marks iktidarı çözemedi. Halkı iktidar karşısında savunmasız ve silahsız bıraktı. Ben ise iktidarı çözdüm ve halka iktidar karşısında kendini savunma yöntemi olarak demokrasiyi geliştirdim. Ben her türlü ayrılıkçılığa karşıyım. Milliyetçilik temelli ayrılıkçılığa da, cinsiyetçi ayrılıkçılığa da, dinci ayrılıkçılığa da karşıyım. Sahte bilimcilik, sahte dincilik, milliyetçilik, cinsiyetçilik ideolojilerine karşıyım." BRAUDEL'DEN ETKİLENDİM "Kapitalist sistemi çözümlerken Fernand Braudel'in bazı düşüncelerinden etkilendim. Kendisine bu konuda teşekkür ediyorum. Braudel, 'Kapitalizm, Pazar karşıtıdır' diyor. Ben de bu düşüncesine katılıyorum. Bu kavramı daha önce kullanmıştım. Kapitalizm tekelciliğe dayanıyor. Fiyat farkı yaratarak sömürüyü esas alıyor. Ben küçük esnafa, küçük tüccara karşı değilim; tekel karşıtıyım. Benim anti-kapitalistliğim de budur. Otomobile karşı değilim, otomobilciliğe karşıyım. Uçağa karşı değilim, uçakçılığa karşıyım. Endüstriye karşı değilim, endüstriyalizme karşıyım. Dine karşı değilim, dinciliğe karşıyım. Ulus-devlete karşı daha önce de çözüm önerilerimi sunmuştum. Benim on yıldır söylediklerim yeterince anlatılamadı. Ancak başkaları bu düşüncelerimi kullandılar. Hurşit Tolon onlar üç yüz adet sivil toplum örgütü kurdu, hepsini kendisine bağladı. Aslında o zaman bu, Sol'a karşı kurulmuş bir kumpastı, bir komploydu. Sol bunu göremedi, bu oyuna geldi. Bunlar DTP'yi de çekmeye çalıştılar. Aslında bugün de benzer bir tehlike var. Bu nedenle demokratik birlik, yani Çatı Partisi bir an önce hayata geçirilmeli. 2000'lerdeki komploya düşülmemelidir." ATEŞKES KOŞULLARI YOK "Kürt Konferansı'na ilişkin şunları ifade etmek istiyorum. Konferansın nerede yapılacağı önemli değil. Avrupa olur, Türkiye olur, fark etmez. Önemli olan Kürtlerin birliğidir, bir araya gelmesidir. Bu dönemde bölgede Kürtlerin birliğine ilişkin ilgili kişi veya çevrelerle görüşmeler yapılabilir. Yine seçimlere de birlik halinde girilmelidir. Ateşkesin koşulları ortadadır. Bir taraf duracak bir taraf saldıracak bu şekilde ateşkes olmaz. Biz daha önce defalarca tek taraflı ateşkesler ilan ettik, ateşkes ilan etme sorunumuz yok ama koşullar uygun olmalıdır. Bu nedenle ateşkes için bir çağrı yapılacaksa bu taraf biz değiliz. Tek taraflı bir ateşkes söz konusu olamaz. Bugün İsrail'in Hamas'tan talep ettiği kadar bile olsa bir talep olmalıdır. Bizim ateşkese ilişkin yaklaşımımız bellidir, bunu defalarca söyledik. Ateşkes için koşullar uygun hale getirilmelidir. Bu dönemde geri çekilme olmaz. Geri çekilmenin olabilmesi için çok daha önemli ve ağırlığı olan ciddi girişimler olmalıdır. Silahların susması içinde daha önce belirttiğimiz şartlar gerçekleşmeli. Ben daha önce de söylemiştim, PKK'ye yap veya yapma demem. Bu konuda kararı onlar kendileri verirler. Bu konuda Hükümet'e sesleniyorum; bu sorun İsrail'in Gazze'yi işgal etmesi, sarması gibi yöntemlerle çözülemez. Gazze küçük bir yerdir, sarılabilir ama Kürtlerin kırk dağı var, kırk dağda varlar, örgütlüler. Hangi dağı saracaksın? Gazze'den kırk kat daha büyük sonuçları olur. Bahara kadar bu üç aylık zaman zarfında barışın gelişmesi için girişimler yapılmalıdır. Bu önemlidir. Amerika'ya sırt bağlayarak bu sorun çözülmez, ancak ve ancak daha fazla kan dökülmesine neden olur. Bu sorunu kendimiz çözmeliyiz. Çözümü Amerika'da aramak yanlıştır, yıllardan beridir yapılan budur, sonuç getirmemiştir. Çözümü dışarıda aramamak gerekir. Çözüm demokratik birliktedir, bu Kürtler için de böyledir, Türkler için de böyledir." AKADEMİ ÇALIŞMASINI ÖNEMSİYORUM Öcalan, sözlerini şöyle tamamladı: "Üniversitede Kürdoloji bölümü açılmasından bahsediyorlar. Bu tür girişimler olacaktır, televizyon da kuracaklar, okulda açacaklar. Bunların hepsi Amerika'nın dayatmalarıdır. Onların Kürt çözümünde bunlar var. Bir taraftan Kürt dili üzerindeki yasaklar devam ederken, diğer taraftan böyle girişimler yapıyorlar. Hangi amaçla yaptıkları önemlidir. Kadınların Akademi çalışmasını önemsiyorum ve destekliyorum. Kadınlar tarih boyunca erkekten daha fazladır. Bunu daha önce okumuştum, genetik olarak da erkeklerden fazladırlar. Kadın tarih boyunca sömürülmüştür ve ilk köleler kadınlardır. Yani ilk kölelik kadında var edilmiştir, ondan sonra köylüler ve en son da işçiler geliyor. Benim bu konuda yoğunlaşmalarım var. Kapitalist sistemin kadına dayattığı ortadadır. Kadın her gün erkek, erkek-sistem tarafından tecavüze uğramaktadır. Erkek-sistem demek kadının her gün tecavüze uğraması demektir. Türkiye'deki feministler bu durumu yeterince göremiyor ve yeterince çözümleyemiyorlar. Benim feminizm anlayışım farklıdır, yüzeysel değildir, savunmalarımda derinlikli olarak çözümlüyorum. Feministler de kendisini Çatı Partisi içerisinde ifade edebilmelidir. Gençler için de böyledir. Cezaevlerindeki arkadaşlara selamlarımı iletiyorum. Araştırma ve incelemelerini derinleştirebilirler. Avrupa'daki Çatı Partisi çevresine, bu konuda çalışan dostlara da selamlarımı iletiyorum. Gençlere ve kadınlara da selamlarımı iletiyorum." ANF NOT: Konu hakında lehte ve aleyhte hiçbir yorum yapılamaz sadece okuma amaçlıdır.
__________________ Dün gece Babil’e iki melek indi sessizce......... Ruhum !.. sus ve seyret.......... Başladı t e k e r r ü r !.. Yâ, taham m ü ü l !.. Yâ, taham m ü ü l! V.B.BAYRIL |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiket |
| abd, attı, çöpe, ergenekoncuları, öcalan |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Abdullah Öcalan: Öcalan: Penceremden görünen iki ağacı da kestiler | Rozerin | Serbest Başlık ( Siyaset ) | 0 | 11-21-2008 18:44 |
| Öcalan ve sol | Rozerin | Teorik Eğitim | 0 | 11-13-2008 23:39 |
| Seferi Yılmaz: Ergenekoncuları sorgulayın | Rozerin | İç Politika Haberleri | 0 | 09-21-2008 00:03 |
| Windows çöpe gidiyor, Midori geliyor | İsyanAteşi | Bilişim Haber | 0 | 08-31-2008 04:49 |
| Çöpe Karşı Mücadelemiz Sürecek | umudun_adı | Güncel Haberler | 0 | 04-29-2007 19:32 |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 20:36 .