![]() |
| | #1 (permalink) |
| Üyelik tarihi: Jan 2010
Mesajlar: 567
Thanks: 37
Thanked 92 Times in 70 Posts
Tecrübe Puanı: 1 ![]() | SOL NE YAPMALI, NE YAPMAMALI? RIDVAN TURAN Sosyalist sol ne yapmalı, nasıl yıllardan bu yana içinde olduğu buhrandan kurtulmalı? Sosyalist solun belki onyıllardır cevap aradığı sorunlardan birisi bu. 12 Eylül öncesi sahip olduğu güç ve etkiyi yeniden kazanmak için yıllarca tartıştı, konuştu, bedeller ödedi, birlikler yaptı ancak Eylül öncesi o noktaya henüz gelemedi. Sovyetler Birliği’nin çöküşünün tüm dünyada yarattığı depresif etkinin üzerine 12 Eylülün karşı devrimci etkisini ekleyen sosyalist sol hâlâ derin bir girdabın içinde. Belki bu girdaptan bir türlü kurtulamamış olmanın verdiği ruh haliyle olsa gerek sıklıkla “yeni şeyler söylemek lazım”, “sosyalist sol güçler yenilikçi olmalı”, “eskiyi tekrar etmekle yetinmemeli” deniyor. Geçenlerde yeni kurulacak olan sol partiye ilişkin “yeniliklerle bezeli” bir yazı okudum, sanırım Ahmet İnsel’e ait bir yazıydı. Her ne kadar yenilikten bahsediliyor olsa da meselenin konuş tarzı pek yeni bir şey olmadığını gösteriyor. Solun gelensel sınıfçı söylemden kurtulmasının gerekliliği ve sınıfın yerine tüm toplumun ikame edilmesinin gerektiği anlatılıyor ve yeni bir sol partinin bu düsturla kurulmasının gerekliliğini söylüyor. Onlar için yeni olan şeyin Avrupa’da 30-40 yıldır, Türkiye’de de ÖDP’nin kuruluşundan bu yana uygulanmaya çalışıldığını, ancak yeni ve kayda değer bir sonuç alınmadığını biliyoruz. Bu perspektifle kurmaya çalıştıkları parti Mustafa Sönmez’in haklı deyimiyle “ne yeni ne de sol” bir niteliğe sahip. Bana göre sol, sınıfçı bir söyleme kıskançlıkla sahip çıkmak zorunda, tüm siyasal meseleleri sınıf prizmasından kırılarak ele almak zorunda. Bu açıdan yeni sol particilerle radikal bir farklılığa sahip olduğumuzu belirtelim. Peki bu kadar uzak durulması öğütlenen “sınıfçı söylemin”in geri planında kimler var, sınıf dediğimiz şeyi kimler oluşturuyor? Mavi yakalılar, beyaz yakalılar, işsizler, giderek büyüyen hizmet sektöründe çalışanlar, mülksüzler, en alttakiler, neoliberal saldırı politikasından en fazla etkilenenler... Bu kesimin Türkiye’deki en geniş kesim ve nesnel olarak en devrimci kesim olduğu sugötürmezdir. Bence sol bir hareket kendini bu kesimler üzerine kurmalı ve onların çıkarları doğrultusunda bir gelecek için çaba göstermeli. Sorun sınıfçı bir siyasal söyleme sahip olmak değil, indirgemeci bir sınıf algısına sahip olmak. Kadın sorununu da, ulusal sorunu da bir sınıf sorunu biçimine indirgemek. Diğer yandan sahip olunan sınıfçı söyleme rağmen sınıfın örgütlenmesi noktasında sınıfta kalmak. Esasen sorun, yeni sol particilerin sandığı gibi sınıf temelli bir söyleme sahip olmak değil, bu tür bir söylemin gerektirdiklerini yapamamaktır. Bizim başarısızlığımızın sebebi bundan başka bir şey değil. Yeni sol particiler sınıf söylemine mesafeli duruyor, bir diğer kesim solcu da bu işlerle beyhude zaman kaybetmenin anlamsızlığına işaret ediyor ve içimizdeki gizli sosyal şovenizmi de teşhir ederek bizi BDP’ye çağırıyor. Sınıfçı söylemin birindeki karşılığı indirgemeciliktir, bir diğerindeki karşılığı Kürt sorununda vazifelerimizden kaçmak. Yani sınıf diyorsanız yeni solculara göre daraltıcı ve indirgemeci bir tutuma sahipsiniz, diğerlerine göre de gizli bir sosyal şovensiniz. Bu iki siyasal yaklaşım birbirinin siyasal ruh ikizi gibi. Biri sınıfın demode olduğunu söylüyor, diğeri sınıfla uğraşıp zaman kaybetmenin, “örgütleyeceğim” diye milliyetçi bir içerikle donanmış sınıfla zaman kaybetmenin anlamsızlığına ve içerdiği gizli sosyal şovenizme işaret ediyor. Her ikisi de içerdikleri devrimci potansiyeli muazzam olan bir kesimden liberal ve elitist bir uzak duruş hali içinde yol alıyorlar. Solda birbirine zıtmış gibi duran iki siyasal yaklaşım birbirine sınıftan uzak durmak noktasında güç taşıyor, bu arada Tekel vb. direnişler kendi mecrasında ve sıkça da ulusalcı sol akımların etkisine açık bir biçimde akıp gidiyor. Peki sonrası? Sonrası haftaya …
__________________ Özgürlük meyvesine gebe ve güneşin bambaşka dogup battıgı bu cografyada yüzüm güneşe dönük bir özgürlük türküsü söylemek istiyorum bu zamanlarda . . . Halk devriminin aklını Denizin parkasının altında ararken mütevazi bir köylü şapkasının altında bulduk . . . |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiket |
| sol, yapmalı, yapmamalı |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Gençlik ne yapmalı | momiş-uli | Kitap ve Dergi Tanıtımı | 0 | 12-04-2009 01:24 |
| Lenin / Ne Yapmalı | devriMaral | Teorik Eğitim | 40 | 11-23-2009 15:17 |
| Ne yapmalı, nasıl yapmalı? | Katre | Siyaset Felsefesi | 0 | 07-29-2009 11:47 |
| DTP ne yapmalı? | ziba21 | KomünistForum Haber Servisi | 1 | 07-28-2009 03:29 |
| Moğollar - 1 Şey Yapmalı | reyhan | J-K-L-M-N | 5 | 05-28-2008 23:56 |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 13:09 .