Komunist Forum
Geri git   Komunist Forum > Önemli Günler > Özel Günler

Özel Günler 1 Mayıs , 8 Mart , Newroz , Kızıldere , ...

Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları Stil
Alt 05-18-2008, 14:48   #1 (permalink)
 
Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 127
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 3
gokche Seçkin bir yolda.
Standart Boya Kalemlerinin Ucunda Gülümseyen Bir Yüz

Küçük bir kız çocuğu kocaman kocaman gülümseyen bir yüz çiziyor. Gülenin gözbebekleri, gülümsemenin büyüklüğü ile küçülmüş, çizgi halini almış. O denli gülüyor yani adam. Gülümseyen bir adam çiziyor çocuk. Başında kaskete benzetilmeye çalışılmış bir başlık, resim rengârenk…Muhtemelen, resmini çizdiği adamın adını duyduğunda ya da söylerken gülümsüyor çocuk… Belli ki, çocuk onu seviyor…
KAYPAKKAYA
İbrahim Kaypakkaya… 73 yılı MİT raporlarına göre en “azılı”, tehdit niteliği en yüksek, en tehlikeli komünist. Raporlara geçmiş tam ifade ile “ Türkiye"de ihtilalci komünizmi savunan en tehlikeli düşünce.” Koca bir devlet, bir insanı böyle tarif ediyor. Rapor, kuşkusuz, onun sahip olduğu ideolojik formasyona işaret ediyor ama, ortada ideolojik bir konu olmasa, bir “güvenlik” devletini kaygılandırabilecek birinin gizil güçleri olduğu, ya da, bir çizgi film kahramanının gerçek hayata teşrif ettiği pekâlâ düşünülebilirdi. Ne var ki, Kaypakkaya, o kadar imha edilesi, o kadar işkence edilesi biriydi ki, buz üstünde kilometrelerce yalın ayak yürütmekte, o halde yatağa bağlayıp sorguya almakta, tırnaklarını çekip, ayağını kesmekte, 90 gün, tam 90 gün işkence etmekte, imha ve işkence ile ilgili tekmil tedbirleri almakta beis görülmedi.
Kaypakkaya öldürüldüğünde 24 yaşında idi. Ülke şartları düşünüldüğünde 24 yaşında bir gencin okuyabileceğinin çok üzerinde kitap okumuş, köy kökenli birinin sahip olması güç bir entelektüel düzeye ulaşmıştı. Yoğun bir pratik faaliyette bulunmasına karşın, entelektüel birikim konusunda 71 politik sürecinin diğer liderlerine göre daha hassas biriydi. Ve politik gelişim terazileri dikkate alınacak olursa, çok ama çok kısa bir süre içinde, ardında, bilimsel ölçekte hatırı sayılacak bir teorik birikim bırakmış, teorik birikiminin ampirik özelliği itibariyle de özgün bir olgunlaşma süreci yaşamıştı. Öyle ki, Çorum İlinde Sınıfların Tahlili, Kürecik Bölge Raporu gibi çalışmaları, teori yaratma konusunda o dönem için örneği az bulunur birer politik analiz metinleriydi. Yaşam tarzı, siyasi olgunlaşma süreci, ve özellikle dogmaya gözünü kırpmadan saldıran ve bu yönüyle birçok ideolojik konuda “ilk” olan siyasi fikirleri göz önüne alındığında, yıllar yılı salt işkencedeki direniş tutumu ile ele alınarak, ona “sol”dan bir sansür uygulandığını kabullenmek gerekir. Kaypakkaya, çok genç olmasına karşın, çok olgun ve çok yaratıcı biriydi. Nihat Behram Kaypakkaya ile ilgili katıldığı bir programda, bazı insanları sabit mantık ölçütleri ile anlamaya çalışmanın ne de faydasız olduğunu anlatıyor, Dostoyevski’nin İnsancıklar’ı 24 yaşında yazmış olmasına hayret etmemek gerektiğini söylüyordu. Sanırım, köyden çıkan 24 yaşında bir gencin, devleti “ideolojik ve entelektüel olarak” ürkütmesini, insanlar için geçerli olan genel gelişim sürecinin dışında tutmak gerekiyor. Başka deyişle, bazı insanlar bir farklı oluyor… Velhasıl, o, bir şekilde, çok genç yaşta karşıtları için “azılı” bir düşman olarak algılandı. Onca acıyı da bu farklılığı nedeniyle yaşadı.
KASKETLİ FOTOĞRAF
Kaypakkaya’ya ait meşhur bir fotoğraf var. Meşhurluğu başka fotoğrafı olmamasından vs değil. Pekâlâ başka fotoğrafları var. Dahası, politik bir figür ile daha bir örtüşen fotoğrafları var. Birinde bir toplantıda konuşma yaparken, bir diğerinde, savcı karşısında umursamaz bir eda ile kollarını bağdaş yapmışken misal… Ama meşhur olan fotoğraf, şu kasketli fotoğrafı işte. Zihinde kalacak politik bir sembol söz konusu olduğunda, bir hayli ilginç de ondan. Politik semboller, kitlelerin usuna muhakkak politik bir mesaj verecek fotoğraflar ile girerler. Bu zaten propagandanın da bir parçasıdır. Kitlelere mal olmuş politik kişiler, kişilikleri ve eylemleri ile örtüşen, ama muhakkak bakışlarına sirayet etmiş fotoğrafları ile saklanır, anılırlar. İbrahim Kaypakkaya’nın o meşhur fotoğrafı ise, pek bu geleneğe uygun bir portre değil. Son iliklerine kadar düğmelenmiş ve fotoğrafa özel bir “mütevazılık” veren o gömlek ve hafifçe sağa yatırılmış o köylü kasketi arasındaki ifadeye bakınca, koca bir devletin, üzerine bilmem kaç bölük kolluk gücünü seferber ettiği bir yüze hiç mi hiç benzemiyor. İfade, masum ve hatta garip bir şekilde biraz muzip ve aslında bununla çelişecek şekilde dingin, rahatlatıcı çünkü. Dahası, o meşhur ifadenin Mona Lisa paradoksunu andırdığı dahi söylenebilir. Öyle ki, gülümsüyor mu, acı mı çekiyor, bir şey mi istiyor, yoksa, bir hınzırlık mı planlıyor, anlamak güç. Ama bir şey var ki, o da, benzer konumdaki politik simgelerin toplumsal belleğe yerleşmiş ifadeleri ile ilgisi yok bu ifadenin. Hatta radikal bir politik kahramanın, taraftarlarının belleğine benzer bir yüz ifadesi ile girdiği başka bir örnek var mıdır, bilmiyorum. Bu konuda ezici bir çoğunlukla “sert” ifadeler tercih edilir çünkü.
ÇOCUĞUN RESMİ…
Küçük bir kız çocuğunun onu şu yukarıdaki gibi resmetmesi işte bundan. Karşıtlarını fazlasıyla ürküten, bu yüzden hayal etmekte güçlük çekilecek oransız bir şiddete maruz kalan bu “korkutucu” karakterin böylesine şirin boya darbeleri ile resmedilebilmesi, o ifadenin çocukların dünyalarına dahi hitap edebilecek bir sevimlilik barındıyor olmasından ileri geliyor kuşkusuz.
KAYPAKKAYA DOSYASI AÇILMALI
İbrahim Kaypakkaya işkence ile öldürüldü. Bundan 35 yıl önce bir 18 Mayıs sabahı, 90 güne yakın süren tarifsiz işkenceler ile… 90 gün güvenlik görevlilerinin elinde olan biri, bir gün babasına parçalanmış bir beden olarak verildi. Kaypakkaya’nın öldürüldüğü gün Türkiye’nin karanlık sayfalarından biri. Doğrudur, Kaypakkaya sıkı bir ideolojik şahsiyet. Ne var ki, her türlü ideolojik-politik tartışmaların ötesinde, insan hakları savunucularının ve işkence karşıtı olan herkesin daha bir samimiyetle yüzleşmesi gereken özel bir duyarlılık eşiği. Bu ağır işkence gündeminin açığa çıkarılması konusunda 35 yıl boyunca tek adım dahi atılmamış olmasının ucu, muhakkak insan onurunu savunanlara da dokunur.
İbrahim Kaypakkaya’nın, sol düşünce içinde dahi gördüğü siyasi sansürün yanı sıra, onun maruz kaldığı işkencenin hukuki ve politik alanda ihmale uğradığını söylemek güç değil. Ne var ki 38 yıl önce sağlam bir kilit ile kapatılan Kaypakkaya dosyasının, diğer kapatılmış dosyalarla birlikte açılması, insan onuru mücadelesi verenlerin yakıcı ve özel bir gündemi olmalı.
Kaypakkaya mı… O ise, o tebessüm eden ifadesiyle, gördüğü acılarla aklımızda kalmayı önlemek istermiş gibi gelir bana hep…



__________________
isyan ateşiyiz biz,,
yanarız alev alev dağların doruğunda,
zafer namlularında!!
gokche isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiket
bir, boya, gülümseyen, kalemlerinin, ucunda, yüz


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Konu Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Tuzla Boya- Vernik Sanayi Sitesi içerisinde bulunan motosiklet ile bisiklet üretimi y burjuva-haberci Güncel Haberler 0 06-10-2007 03:32
Düşler Atölyesi projesine katılan 30 bin çocuk, seramik, çamur, ebru, aprik boya gibi burjuva-haberci Güncel Haberler 0 05-27-2007 03:38


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 23:09 .



Powered by vBulletin® Version 3.8.3
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.0 RC2


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447