![]() |
| |||||||
| Ölümsüzler Önderlerimizin hayatları,anıları ve onlarla ilgili herşey |
![]() |
| | LinkBack | Konu Araçları | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Üyelik tarihi: May 2009
Mesajlar: 127
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 1 ![]() | Söyle şimdi ne yazsın yürek, nasıl yazsın. Öfkeden titriyor kalem, titriyor eller, genç yüreklerin bahara inat, güzelliklerini ardı sıra bırakıp gidişlerine. Anılarını yükleyerek geleceğimize, omuzlarımızda ağırlığını bırakarak görevlerinin, bir de avuçlarımıza ateşten bayrak, hep gidenlerin ardı sıra keşke görmeseydik, tanımasaydık diyorsak da yine sevinç ve gururunu duyarız, umutlu yürüyüşlerin ve içten arkadaşlıkların. Biliriz ki geleceğimizin yılmayan direniş neferleri, karanlık gecelerimizin kızıl yıldızlarıdır onlar. Ne kadar acı verse de bir anda terk edişleri bizi, birden çıkıp gelecekler alınlarında ter damlalarını silerek, gülen yüzleriyle merhaba Heval! Gerillaca şakaydı bu söylenenler, bakın biz geldik ve başlayacak demli çayın kokusunda sohbetlerindeki sadelik, imkânsızı düşünmek gerillaya özgü. İmkânsızı yaşamak yaratmak gibi, fakat yanar yine namlunun ucunda canımız. Öfkemiz parçalar kayaları, tutamayız içimizde birikip gözlerimizde boşalan sağanak yağmuru, sel olur yoldaşlığa bağlılık, yaşama sımsıkı sarılış ve aydınlık günlerin hatırına verilen kavgada, toprağa bağlanış ve direnir umut. Hep yeniden başlanır, onun için yakalayamayız zamanı ve hep yeniden yaratırız zamanı. Bugün direniş zamanıdır artık, Agitlerin, Beritanların ve Mazlumların ardılı olma, yani var olma yurt olma, kendi külünde yeniden yaşam ve Anka Kuşu'nun kanadından tutup gökyüzüne uçma zamanıdır. Heval Mani! Seni yazmaya mecbur hissediyorum kendimi. Hakkını veremezsem de anlayış göstereceksin biliyorum. Başındaki CHE şapkanla, gözlüğünün arkasından sevecen bakışlarınla onaylayacaksın beni. Seni ilk olarak PJAK’ta gördüm ve orada tanıdım. Yazmayı seviyordun, sen bir basın emekçisiydin yazmak senin sanatındı. Önderliği, Gerillayı yazıya dökmeyi, halkını İran’ın zulmünden hangi felsefe ve hangi mücadeleyle kurtulabileceğini sen biliyordun, çünkü yazarken yaşıyordun. Amacın güçlü bir militan olmaktı. Seni o çalışma esnasında görmüştüm. Bu arkadaş katılımı, yaşama bağlılığı ve emekçiliğiyle bizim CHE’mizdir demiştim. İçten ve saygılı yaklaşımın derin ve bilgece, yani Maniceydi. Tartışmalarındaki sınırsızlık, doluluk, incelik duruşuna ve çok güçlü yürüyüşüne de yansımaktaydı. Kendine güveniyordun, biz de sana inanıyorduk. Ne sen kendine güvende yanıldın ne de biz sana inanmakta bir kuşku yaşadık. Hep Kuzey'i merak eder, bir gün görmek isterdin, biliyordun ki yurdunu parçaladıkları günlerde seni Şirin'den ayırmışlardı. Ferhat’ın yandığı yerde doğmuştun ve Ferhat’ın çağdaşıydın, gerillaydın yani. Sınırlar çizilerek tutsak kılarak ayırmıştılar sizleri. Yıkmıştın sınırları, Kuzey senin için engellenemezdi, Şirin'in sevdasıydı o. Dağlar meskenin oldu. İntikam almak istiyordun, içindeki yangın Kürdistan’ın dört parçasında büyüyordu. Görüyor musun şimdi Kuzeydesin, Batıdasın, Güneydesin dolaşıyorsun artık, Kürt halkının elindeki bayrak, dilinde türkü oldun ve alanlarda Nevroz ateşisin. Şimdi çocuklar ismini şeker tadında çağırıyor, yankılanıyor uçurumların derin sessizliğinde. Bahar çağrı zamanıdır gel diyor, yine gözlüklerinin ardından sevecen bakıver, kelebekler ateşe koşuyor, Manileşmek için Rojhılat dağlarına yüreklerinde hain bir kurşun ve selama durmuş Kandil çatlatıyor kayaları gündoğumunda yaşam, işte budur tarih, tarih sensin Mani… Gidiyorum Newroz'un Çağrısına, Kelebek Kanadında Keşfetmeye Ateşi. Gidiyorum Şirinin Sevdasına, Yüreğimdeki Aşk Pınarında İçmeye Güneşi Mücadele Arkadaşı ----------------------------------DOĞUNUN CHE GUEVARASI MANİ Yaşamı boyunca birçok insan devrimci olmak istemiştir. Ama ne var ki, insanlar zorla melek olamazlar. Bunun aksine Mani arkadaş sanki doğuştan devrimciymiş gibi bir edaya sahipti. Ona dair hatırladığım, hafızamda yer edinen ve asla unutamayacağım bir siluet vardır. Zarif uzun boylu, hafif dökülmüş sarı saçları ve çok sevdiği CHE beresiyle sahip olduğu Marksist anlayışıyla, tam da yetmişler devrimciliğinin bir temsilcisi gibiydi. Yaşama dair düşünceleri gerçekçi ve olguncaydı. Kendisini tamamıyla devrimci bir militan olmaya adamıştı. Zira o, gerçek bir Apocu militandı. Ulusal kurtuluş mücadelesinin Doğu Kürdistan’da yayılmasıyla birlikte birçok genç özgür bir yaşam için gerilla saflarına katıldı. İran sistemi bireyler üzerinde o kadar etkilidir ki, bireyi devrimci özünden, kendi olmaktan kesinlikle uzaklaştıran bir yapılanmaya sahiptir. Bu nedenledir ki mücadele etmek için saflarımıza katılan birçok kişi devrimci olma özelliğini sistemin yarattığı sıradanlık yüzünden yitirmiştir. Bazı bireylerde bu yaklaşım beyhude bir gurur yaratır. Söz konusu Mani arkadaşta gördüğüm ise bunun tam aksiydi. Onun için diyorum ki o bir devrimciydi. Bütün devrimler bir devrimci kişiliği yaratmak için, toplumsal gerçekliğin kişilik yapılanması üzerinde yarattığı etkilenmeler değerlendirilerek buna göre yeni bir insan tipi yaratılmaya çalışılır. Yeni insan yaratmak, salt askeri işlerle uğraşmak ya da tarihi bazı bilgi birikimlere sahip olmakla, verili sistemin yarattığı özelliklerden kurtulmak mümkün değildir. Önder APO'nun yarattığı tarihi değerlendirmeler her yönüyle, Kürdistan halkı için zihinsel bir devrim olmuştur. Önderliğimizin yaratımlarıyla kendimizi kıyaslamak istediğimiz zaman bütün düşüncelerimizi yerle bir edebilecek bir eleştiri mekanizmasını geliştirip kişiliğimizi, zihniyetimizi tümüyle yeniden bir yapılandırmaya tabi tutmamız gerekir. Mani arkadaşla kaldığımız dönem yoğunca tartışmalarımız olurdu. Tartışmalarımızın merkezinde sürekli Önderlik ideolojisi, bakış açısı ve yaklaşımı yer alırdı. Mani arkadaş beni dogmatik ve klasik yaklaşımlarımdan dolayı sürekli eleştirirdi. Kendisini tümüyle Önderliğin yaratmak istediği devrimci yaşama adamıştı. Bu konuda düşüncelerinden asla taviz vermezdi. Cesareti ve üslubu ile etraftakileri sürekli etkilerdi. O Kürdistan halk gerçekliği ve devrim gerçekliğimizi çok iyi bilen biriydi. Devrimciliğin özünde adanmışlık olduğuna inanırdı. Bu yüzden her zaman her göreve kendisini şartsız koşulsuz hazır hissederdi. Verilen bütün görevlere büyük küçük demeden büyük bir ciddiyetle yaklaşmış ve sonuca ulaştırmaya çalıştırmıştır. Zafere tutkulu, sıcak, samimî öncü bir kişiliğe sahipti. Apocu ideoloji ve felsefeye derinden bir bağlılığı vardı. Ve bu bağlılığı, gittiği her ortamda güçlü arkadaşlıklarla birlikte muazzam bir etkileme ortamını da yaratırdı. Yaşama büyük bir ince karşı refleksi oldukça güçlüydü. Diyebilirim ki kısa devrimci yaşamında büyük bir devrimciliği sığdırmış Apocu militan ölçü ve ahlâkını kendisine edinmiş biriydi. O bir sosyalist ya da komünistten önce ahlâk devrimcisiydi. Kürt olmaktan önce devrimci bir insan olmayı benimserken, ulusal soruna da hiçbir zaman yanılgılı yaklaşmazdı. İdeolojik ve siyasi anlamda sürekli bir açlık hissederdi. Bu konuda sürekli yönünü Önder Apo’ya çevirir. Onun düşüncelerinin bir neferi olmaya çalışırdı. Anladığı kadarıyla uygulayan ve uygulatmaya çalışan biriydi. Önderliğin ideolojisini ve düşüncesini Doğu Kürdistan halkına yaymak için büyük bir çaba ve uğraş vermiştir. Bu konuda sadece yazılarıyla değil, pratiğiyle de öncülük etmeye çalışırdı. Sürekli kullandığı bir deyim vardı ‘söz eşittir, pratik’ ve bu konuda yaşadığı bir örneği verirdi. "Biz öğrenciyken matematik ve fizik kitaplarını okuyorduk ve var olan düşüncelerimizle bir Kürt kimliğini taşıdığımız için karşı karşıya geldik. Bunun sonucunda matematik ders kitapları yerine 'Nasıl Yaşamalı' kitabını okuduk. Ardından 'Kürt Aşkı'nı. Bu kitapları okuduktan sonra nasıl yaşadığımızı, gerçek aşkın ne olduğunu anladık. Ama sadece anlamanın yetmediğini gördük. Anlamak uygulamaktı, uygulamanın yolu da gerillaya katılmaktı. Matematik ve fizik kitapları yerine, dağlarda devrimci bir gerilla olmayı seçtim. Ama hala bir öğrenciyim. Apocu felsefe ve ideolojinin öğrencisi olmaya da devam edeceğim." diyordu. Evet, Mani yoldaş; sen gerçek bir Apocu ideolojinin öğrencisi oldun. Ama öyle bildiğimiz diplomalı bir öğrenci değil. Bir öğrencinin asla ulaşamayacağı en büyük mertebeye terfi oldun. Bizlerin öncüsü yol göstericisi oldun. Mücadele Arkadaşı ----------------------------------SAVAŞÇI Savaşçılığımı ne ispat ettim, Ne de kazandım. Ben bir savaşçıyım. Tanrılar bile beni yargılayamaz. Demir kafeste ve tek hücrede, “oh be özgürlük ne kadar güzelmiş” diye haykırırdım. Yarınları yaşayanlara Ben de varım bu kavgada, Geç kaldım özür diliyorum, Bana da yer açın bu dağların zirvesinde. Yalnız kaldım bu meydanda, Bu şafaklarda, bu acılarda… Yeni bir dünya doğuyor, Hayal var bu dünyada, Umutluyum bu hayallerde. Bir güneş, bin savaşçı Bin yürek, bir gerçek... Güneşle bütünleşmeye, Akın var kaynaşmaya, Ne bu gün ne de yarın, Hemen şimdi buluşmaya, Gidiyorum yoldaşlar. Bugün görüşme günü, Savaş ve savaşçıların günü Gel de göster, gel de ispatla…. Şeytanlar okudular şeytanca belgeyi Kahpe Atena ve Hirodiya Puşt Zeus ve Hirodes… Onurumuzla zaferi, Emeğimizle özgürlüğü, Biz halkımızın meşru savunma militanıyız. Yiğit Kürt halkının çocuklarıyız. Biz güneşin, ateşin ve toprağın çocuklarıyız. Ey Zeus ve ey Piletus
__________________ Ya Onur'lu Bir Yaşayış , Ya Görkemli Bir Direniş..! |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiket |
| ateşe, bak, kelebekler, koşuyor |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Kırmızı bayraklarıyla koşuyor bu çocuklar | Dev-Des | Diğer Hareketler | 0 | 03-16-2009 20:23 |
| ödp kadınlar ve gençlerle farka koşuyor! | Dev-Des | ÖDP | 1 | 03-08-2009 15:44 |
| Petrol fiyatları 120 dolara koşuyor | Haber-Ahmet | Güncel Haberler | 0 | 04-18-2008 05:02 |
| İthalat 200 milyar dolara koşuyor | Haber-Ahmet | Ekonomi Haberler | 0 | 04-14-2008 12:50 |
| Akbabalar Kelebekler | DracheRogue | Ahmet Telli | 0 | 05-27-2007 19:39 |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 11:28 .