Komunist Forum
Geri git   Komunist Forum > SİYASET BÖLÜMÜ > Ölümsüzler

Ölümsüzler Önderlerimizin hayatları,anıları ve onlarla ilgili herşey

Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları Stil
Alt 08-08-2008, 23:10   #1 (permalink)
 
BABİL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 4.620
Thanks: 64
Thanked 88 Times in 64 Posts
Tecrübe Puanı: 7
BABİL Seçkin bir yolda.
Standart Baba Erdoğan

]"...Baba Erdoğan'ı bu kadar sembolleştiren bir politik gelişmeyi tarihe not etmek istiyorlarsa bu ülkenin devrimcileri, O'nu, Kandıra baskınıyla değil, Karadeniz'e ülke halklarının kurtuluşunun şah damarını oluşturan gerilla savaşının ve gerilla birliğinin başında ilk kez çıkartma yapan politik pratik bir önder olarak not düşmelidirler....."[/B]

BABA ERDOĞANIN MÜCADELE YILLARI

1985 yazında gerillaya katılan Babil, bir yandan askeri yönüyle sivrilirken, diğer taraftan siyasi olarak hızla gelişir. Konferans tartışmalarının yoğunlaştığı bu dönem, aynı zamanda kırsalda ağır kayıplarında yaşandığı bir dönemdir. 1987 yılında TKP(ML) içinde DABK - Merkez ayrımı yaşandığında, Babil DABK kanadından yana tavrını koyarak, 1987 Eylül'ünde DABK yönetim kadrosu içerisinde, DABK Sekreter Yardımcısı olarak yerini alır. Daha sonraki süreçte bölge komutanlığını üstlenerek 1980 sonrası sadece ihbarcı cezalandırmaktan ve sürekli kayıp vermekten ibaret olan gerilla pratiğinde sıçrama yaratır. 1987 sonbaharında Hozat Cezaevi Baskını, Çemişgezek Askerlik Şubesi Baskını, Seçim sandıklarının imha edilmesi gibi başarılı eylemlere imza atar. 1987 Aralık sonlarında, 12 Eylül sonrası sessizliğin hüküm sürdüğü şehirlerdeki bu sessizliği kırmak ve TKP(ML) 'nin adını duyurmak için Manuel Demir'in yanına Marmara Bölgesine gelir.

10 Ocak 1988'de ki Kandıra 196.Piyade Alayı'nı silah olarak yanlarında sadece bir tabanca olan bir gerilla birliği ile basar. Gece girdikleri alayda askerleri ve subayları teslim alarak silahara el koyarlar. Bir birlik silahları alıp yola çıkarken, Babil'in komutasındaki diğer birlik, zaman kazandırmak için Alay'da kalırlar ve kendisi baskın sırasında ayağından yaralanmasına karşın asker ve subaylara kötü davranmadan, onlara birkaç saat boyunca devrim ve parti propagandası yaparlar. Bu olay o zamana kadar devrimcileri tanımayan askerleri öyle etkilerki, sonraki süreçte mahkemelere tanık olarak çağrıldıklarında, mahkeme salonunda Babil'i teşhis etmiyeceklerdir. Salon dışındada Babil'in yakınlarına ona duydukları saygıyı dile getireceklerdir. Ocak ayı sonunda, başka bir eylem sonrası yakalanan bazı sempatizanların çözülmesiyle başlayan operasyon, TKP(ML) MK Üyesi Manuel DEMİR'in kurşuna dizilerek katledilmesi ve Baba ERDOĞAN'ın yakalanmasıyla sonuçlanır. Babil yakalandığı ilk günlerde, gözaltında olduğu kabul edilmez ve bir hücre evinde çıkan çatışma sonrası ağır yaralı olarak kaçtığı yönünde günlük gazetelerin başsayfalarında uydurma haberler çıkar. Böylece Manuel gibi Babil'i de öldürmek için zemin oluşturulmaya çalışılır. Emniyette de kendisine Manuel gibi katledileceği söylenir. Bu dönemde gerek ailesi, gerekse yoldaşları, yurt içinde ve yurt dışında aktif bir kampanya başlatarak, Baba Erdoğan'ın gözaltında kaybedileceğini basına ve kamuoyuna çeşitli eylemliliklerle, işgallerle taşırlar. Böylece İstanbul Emniyeti Babil'in ellerinde olduğunu açıklamak zorunda kalır. Daha sonra ise cezaevi süreci başlar.

Babil emniyet ve sonrası mahkeme sürecinde önderi İbrahim Kaypakkaya gibi aktif direnme ve savunma çizgisini benimseyerek, karşı devrim güçlerine karşı TKP(ML)' yi savunmuştur. Cezaevi sürecinde sadece kendi yoldaşlarının değil, aynı zamanda diğer devrimci yapılarında saygısını ve güvenini kazanmıştır. O dönem devrimci tutsakların 2 temsilcisinden biri Babil, diğeri ise Devrimci Sol'dan Bedri Yağan'dır. Cezaevine girer girmez Babil hemen firar çalışmalarınada başlar. Başarısızlıkla sonuçlanan birkaç tünel girişiminden sonra İdare tarafından gardiyanlara zimmetlenir. Firar çalışmalarının yanısıra Parti sorunlarıylada aktif olarak uğraşır. 1989'da yapılan DABK 3.Konferansında fahri MK Üyeliğine seçilir. Bu dönemde MK' ne ulaştırdığı yazılarında TKP(ML) güçlerinin birleşmesi için aktif çalışır. Bir taraftanda "Bir Dersim Yetmez, Hedef Bin Dersim" olmalı şiarıyla Karadeniz Bölgesinin gerilla mücadelesine açılması için altyapı çalışmalarına başlar.

1990 Mayıs'ında Devrimci Sol'un örgütlediği bir firar eylemiyle, aralarında MK Üyesi İbrahim Erdoğan'ın da bulunduğu 4 Devrimci Sol Önderi ile birlikte, devletin sırrını çözemediği bir yöntemle Bayrampaşa Cezaevinden firar ederler. Babil, Dersim'e ulaştığında, devlet güçleri onun firarından bile habersizken, O, 1 Haziran 1990'da Ovacık Çalbaşı Köyünde, Bir Yüzbaşı komutasındaki askeri birliğin köy içinde kuşatılması eylemine komuta eder. Devlet güçleri öyle acizleşirki, gün boyunca köylüleri kendilerine siper ederek, köyevlerinin dışına çıkamazlar. Babil, Dersim köylüleri tarafından öylesine çok sevilen bir gerilladır ki, cezaevi firarı sonrası gittiği 42 Köyde kendisine kurban kesilerek karşılanmıştır.

Haziran 1990'da yapılan TKP(ML) MK Olağanüstü toplantısında Genel Sekreter Yardımcılığı ve MK - SB Üyeliğine atanır. Babil hiç vakit kaybetmeden, Ağustos 1990'da, cezaevindeyken altyapı çalışmalarını başlattığı Karadeniz Bölgesine geçiş yaparak, gerilla mücadelesini başlatır ve TKP(ML) tarihinde bir ilke imza atar, Bu bölgede kısa sürede gerilla birliğini oluşturarak, bir aylık bir süre içerisinde, Sivas ve Tokat'da yol kesme, kimlik kontrolu ve parti propagandası yapma, devlet şantiyelerini basarak dinamit gibi araç ve gereçlere el koyma gibi eylemliliklere komuta eder. Gerilla birliğine yeni katılımlar olmasına karşın, silahlanma sorunu vardır. Birliğin bütün teçhizatı bir uzun namlulu silah ve birde tabancadan ibarettir. Bu silahlanma sorununu çözmek için 16 Eylül 1990'da Tokat - Almus - Gümelönü Köyü Karakolu'nu basar. Bir astsubayın öldüğü,bir askerin yaralandığı bu baskın Babil'in de son baskınıdır. Babil yaralı olarak yoldaşları tarafından karakoldan uzaklaştırılır.

İlk yapılan açıklamalarda Babil'in tek başına karakola girip, askerleri teslim aldıktan sonra, arka tarafta saklanan bir subay tarafından vurulduğu ve ilerleyen saatlerde 16-17 Eylül gecesi kan kaybından şehit düştüğüydü. 1996 yılında KHK sonrası MK tarafından yapılan yeni bir açıklamada ise Babil'in karakol içinde askerleri teslim aldıktan sonra bir ajan tarafından sırtından vurulduğuydu.

1960'da Hozat'ın bir dağ köyünde dünyaya gözlerini açan Babil, 21 Eylül 1990'da yine kendi köyünde kalabalık bir kitlenin katılımıyla, sloganlar eşliğinde, köyün karşısındaki Munzurlara karşıdan bakan yüksek bir tepenin doruğunda toprağa verilir.
__________________
**YASAK**
yasak bana gözlerini anlamak
ellerin
bana yasak

ah olaydım
gözünde yaş
fikrinde telaş
düşünce suçun
beraatin olaydım

fakat yasak
yasak bana gözlerini anlamak
ellerin bana yasak

ah olaydım
yüzünde sürgün
yatağında mülteci
vatanın
anayurdun olaydım

fakat yasak
yasak bana gözlerini anlamak
ellerin, uyruğum
bana yasak..........
y.erdoğan



__________________
Dün gece

Babil’e iki melek

indi sessizce.........

Ruhum !..

sus ve seyret..........

Başladı t e k e r r ü r !..

Yâ, taham m ü ü l !..

Yâ, taham m ü ü l!

V.B.BAYRIL
BABİL isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 08-08-2008, 23:14   #2 (permalink)
 
BABİL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 4.620
Thanks: 64
Thanked 88 Times in 64 Posts
Tecrübe Puanı: 7
BABİL Seçkin bir yolda.
Standart

Baba Erdoğan [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız] [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız] ÇOCUKLUK YILLARI

Baba Erdoğan nüfus kayıtlarına göre 2 Ocak 1960 tarihinde Dersim'in Hozat İlçesine bağlı bir dağ köyü olan Sırtkan'da (yeni adı Yüceldi) doğdu. Yoksul bir Kürt ailesinin 8 çocuğundan 6.sı idi. Çocukluk yılları 38 İsyanının anılarını dinlemekle geçti. Anne tarafından dedesi olan İbrahime Dıle isyan döneminde katledilmişti. Baba tarafından dedesi olan Gırdan ise yörede cesareti ve yiğitliğiyle tanınan, 1910' lu yıllarda aşiret savaşlarında hayatını kaybetmiş bir savaşçıydı. Dedelerinin ve İsyan döneminin anılarını dinleyerek büyüyen Babil(Aile içindeki gerçek ismi) , köylerinde ilkokulun 1968'de açılmasıyla okula başlar. Kendisinden büyük olan ağabeyleri hem iş hemde üniversite eğitimlerinden dolayı başka şehirlere yerleştiklerinden dolayı, Babil hem okula gider, hemde köydeki günlük işleri yaparak, tarlada ekin biçer, dağlarda çobanlık yapar.

Babil ilkokulu köyünde bitirdikten sonra 1973'de Elazığ'da ki büyük ağabeyinin yanına giderek ortaokula başlar. Gittiği ortaokul eski adıyla Devrim Ortaokulu diye bilinen, faşistlerle mücadelenin yoğun olduğu bir okuldur. Babil burada ilk kez devrimci düşüncelerle tanışır. Dev-Genç 'e sempati duymaya başlar. Bu dönemde spora olan merağından dolayıda boks kurslarına başlar. Babil artık Devrim Ortaokulu'nda faşistlerle kavgada öne çıkan isimlerden biridir.





GENÇLİK YILLARI

Babil 1976'da ortaokulu bitirdikten sonra, liseyi okumak için Erzurum Horasan'da lise öğretmeni olan diğer ağabeyinin yanına gider. Buraya gittikten kısa bir süre sonra ağabeyinin evinin faşistler tarafından silahla taranmasından sonra, ağabeyinin tayini İstanbul'a çıkar. Babil'de ilk kez geldiği İstanbul'da, Güngören'de ki İzzet Ünver Lisesine kaydını yaptırır. Bu dönemde bazen Lise öğretmeni olan ağabeyinin evinde kalırken, daha çok Üniversite öğrencisi olan diğer ağabeyinin kaldığı yurt olan Site Öğrenci Yurdunu kendine mekan eder. Burada İstanbul Üniversitesi öğrencisi olan ağabeyi ve çevresindeki devrimci arkadaşlarından etkilenerek Dev-Genç sempatizanı olarak geldiği İstanbul'da İbrahim Kaypakkaya'nın düşünceleriyle tanışır. Babil kanlı 1 Mayıs 1977 olaylarında Taksim Meydanında partizan saflarındaki yerini alır. Lise 2 ve 3. sınıfı okumak için tekrar Hozat'a döndüğünde Babil artık İbrahim Kaypakkaya'nın düşüncelerine inanan kararlı bir Partizan'dır.

Karizmatik kişiliği ile doğallığını ve şakacı yanını birleştirince gençlik içerisinde sevilen bir önder olarak sivrilir. Babil liseyi okurken, bir yandan köy işlerini yaparken, diğer yandan eylemden eyleme koşturur. Bu dönemde 1977 sonbaharında annesini kaybeder. Daha sonra evlenir. Liseyi 1979 yılında bitirmesiyle, artan sorumlulukları gereği köye yerleşir. Bir yandan köy işleri ile uğraşırken diğer taraftan ileri sempatizan olarak aktif faaliyette bulunur. Deşt Toprak İşgali, Tunceli'de ki olaylı 1 Mayıs Eylemi gibi dönemin meşhur eylemlerinde yeralır. Köyde yaşadığı için gerillayla içiçedir. Çok sevdiği yoldaşlarından biri olan Orhan Bakır'ın Karakoçan'da şehit düşmesinden hemen sonra doğan oğluna Orhan adını verir. İleri Sempatizan olarak üzerine düşen tüm görevleri fazlasıyla yerine getirir.

1981'deki 2.Konferansın Hozat'ın bir dağ köyünde yapılmasında emeği geçer. Konferans boyunca kendisine verilen görevleri başarıyla yerine getirir. Sonrasınada ise tüm ülkeye 12 Eylül karanlığının çöktüğü bir dönemde Babil içinde sıkıntılı dönemler başlar. Bu arada ikinci oğluda dünyaya gelmiştir. Ekonomik sıkıntılar onu büyük şehirlere sürükler. Elazığ, İstanbul gibi şehirlerde kahvelerde, lokantalarda, kömür ocaklarında çalışır. Bir ağabeyi cezaevindeyken, kendiside 1 Mayıs 1980 Tunceli olaylarından dolayı hakkında tutuklama kararı olduğu için aranır durumdadır. Bu dönemde gerillaya katılma talebi 2.MK tarafından reddedilir ve o dönemde birçok ileri sempatizan gibi MK kararıyla devlete askerlik yapmaya gönderilir. ( MKP MK Üyelerinden olan Zeynel Aslan'da 2. Mk kararıyla gerillaya katılmış olmasına rağmen askere gönderilen ileri sempatizanlardan biridir.)

1981- 1984 yılları arasında Babil'in yaşamında farklı şehirlerde işçilik, cezaevi süreci ve askerlik gibi olaylar yeralır. Daha sonra tekrar köye döner. Bu dönemde herkesin daha geriye çekildiği bir dönemde O daha ileriye doğru atılır, aynı zamanda Parti Aday Üyesi'dir. Artık evden daha sık ayrılmakta ve birkaç gün boyunca dönmemektedir. Yerleşik milis olarak dönem dönem eylemlerde de yer almaktadır. 1985 kışında Hozat İlçe Merkezinde bir ihbarcının cezalandırılması olayından sonra aranır duruma düşünce, artık hiçde yabancısı olmadığı dağlar onun için artık bir mesken olur. Babil artık gerilladır



MÜCADELE YILLARI

1985 yazında gerillaya katılan Babil, bir yandan askeri yönüyle sivrilirken, diğer taraftan siyasi olarak hızla gelişir. Konferans tartışmalarının yoğunlaştığı bu dönem, aynı zamanda kırsalda ağır kayıplarında yaşandığı bir dönemdir. 1987 yılında TKP(ML) içinde DABK - Merkez ayrımı yaşandığında, Babil DABK kanadından yana tavrını koyarak, 1987 Eylül'ünde DABK yönetim kadrosu içerisinde, DABK Sekreter Yardımcısı olarak yerini alır. Daha sonraki süreçte bölge komutanlığını üstlenerek 1980 sonrası sadece ihbarcı cezalandırmaktan ve sürekli kayıp vermekten ibaret olan gerilla pratiğinde sıçrama yaratır. 1987 sonbaharında Hozat Cezaevi Baskını, Çemişgezek Askerlik Şubesi Baskını, Seçim sandıklarının imha edilmesi gibi başarılı eylemlere imza atar. 1987 Aralık sonlarında, 12 Eylül sonrası sessizliğin hüküm sürdüğü şehirlerdeki bu sessizliği kırmak ve TKP(ML) 'nin adını duyurmak için Manuel Demir'in yanına Marmara Bölgesine gelir.

10 Ocak 1988'de ki Kandıra 196.Piyade Alayı'nı silah olarak yanlarında sadece bir tabanca olan bir gerilla birliği ile basar. Gece girdikleri alayda askerleri ve subayları teslim alarak silahara el koyarlar. Bir birlik silahları alıp yola çıkarken, Babil'in komutasındaki diğer birlik, zaman kazandırmak için Alay'da kalırlar ve kendisi baskın sırasında ayağından yaralanmasına karşın asker ve subaylara kötü davranmadan, onlara birkaç saat boyunca devrim ve parti propagandası yaparlar. Bu olay o zamana kadar devrimcileri tanımayan askerleri öyle etkilerki, sonraki süreçte mahkemelere tanık olarak çağrıldıklarında, mahkeme salonunda Babil'i teşhis etmiyeceklerdir. Salon dışındada Babil'in yakınlarına ona duydukları saygıyı dile getireceklerdir. Ocak ayı sonunda, başka bir eylem sonrası yakalanan bazı sempatizanların çözülmesiyle başlayan operasyon, TKP(ML) MK Üyesi Manuel DEMİR'in kurşuna dizilerek katledilmesi ve Baba ERDOĞAN'ın yakalanmasıyla sonuçlanır. Babil yakalandığı ilk günlerde, gözaltında olduğu kabul edilmez ve bir hücre evinde çıkan çatışma sonrası ağır yaralı olarak kaçtığı yönünde günlük gazetelerin başsayfalarında uydurma haberler çıkar. Böylece Manuel gibi Babil'i de öldürmek için zemin oluşturulmaya çalışılır. Emniyette de kendisine Manuel gibi katledileceği söylenir. Bu dönemde gerek ailesi, gerekse yoldaşları, yurt içinde ve yurt dışında aktif bir kampanya başlatarak, Baba Erdoğan'ın gözaltında kaybedileceğini basına ve kamuoyuna çeşitli eylemliliklerle, işgallerle taşırlar. Böylece İstanbul Emniyeti Babil'in ellerinde olduğunu açıklamak zorunda kalır. Daha sonra ise cezaevi süreci başlar.

Babil emniyet ve sonrası mahkeme sürecinde önderi İbrahim Kaypakkaya gibi aktif direnme ve savunma çizgisini benimseyerek, karşı devrim güçlerine karşı TKP(ML)' yi savunmuştur. Cezaevi sürecinde sadece kendi yoldaşlarının değil, aynı zamanda diğer devrimci yapılarında saygısını ve güvenini kazanmıştır. O dönem devrimci tutsakların 2 temsilcisinden biri Babil, diğeri ise Devrimci Sol'dan Bedri Yağan'dır. Cezaevine girer girmez Babil hemen firar çalışmalarınada başlar. Başarısızlıkla sonuçlanan birkaç tünel girişiminden sonra İdare tarafından gardiyanlara zimmetlenir. Firar çalışmalarının yanısıra Parti sorunlarıylada aktif olarak uğraşır. 1989'da yapılan DABK 3.Konferansında fahri MK Üyeliğine seçilir. Bu dönemde MK' ne ulaştırdığı yazılarında TKP(ML) güçlerinin birleşmesi için aktif çalışır. Bir taraftanda "Bir Dersim Yetmez, Hedef Bin Dersim" olmalı şiarıyla Karadeniz Bölgesinin gerilla mücadelesine açılması için altyapı çalışmalarına başlar.

1990 Mayıs'ında Devrimci Sol'un örgütlediği bir firar eylemiyle, aralarında MK Üyesi İbrahim Erdoğan'ın da bulunduğu 4 Devrimci Sol Önderi ile birlikte, devletin sırrını çözemediği bir yöntemle Bayrampaşa Cezaevinden firar ederler. Babil, Dersim'e ulaştığında, devlet güçleri onun firarından bile habersizken, O, 1 Haziran 1990'da Ovacık Çalbaşı Köyünde, Bir Yüzbaşı komutasındaki askeri birliğin köy içinde kuşatılması eylemine komuta eder. Devlet güçleri öyle acizleşirki, gün boyunca köylüleri kendilerine siper ederek, köyevlerinin dışına çıkamazlar. Babil, Dersim köylüleri tarafından öylesine çok sevilen bir gerilladır ki, cezaevi firarı sonrası gittiği 42 Köyde kendisine kurban kesilerek karşılanmıştır.

Haziran 1990'da yapılan TKP(ML) MK Olağanüstü toplantısında Genel Sekreter Yardımcılığı ve MK - SB Üyeliğine atanır. Babil hiç vakit kaybetmeden, Ağustos 1990'da, cezaevindeyken altyapı çalışmalarını başlattığı Karadeniz Bölgesine geçiş yaparak, gerilla mücadelesini başlatır ve TKP(ML) tarihinde bir ilke imza atar, Bu bölgede kısa sürede gerilla birliğini oluşturarak, bir aylık bir süre içerisinde, Sivas ve Tokat'da yol kesme, kimlik kontrolu ve parti propagandası yapma, devlet şantiyelerini basarak dinamit gibi araç ve gereçlere el koyma gibi eylemliliklere komuta eder. Gerilla birliğine yeni katılımlar olmasına karşın, silahlanma sorunu vardır. Birliğin bütün teçhizatı bir uzun namlulu silah ve birde tabancadan ibarettir. Bu silahlanma sorununu çözmek için 16 Eylül 1990'da Tokat - Almus - Gümelönü Köyü Karakolu'nu basar. Bir astsubayın öldüğü,bir askerin yaralandığı bu baskın Babil'in de son baskınıdır. Babil yaralı olarak yoldaşları tarafından karakoldan uzaklaştırılır.

İlk yapılan açıklamalarda Babil'in tek başına karakola girip, askerleri teslim aldıktan sonra, arka tarafta saklanan bir subay tarafından vurulduğu ve ilerleyen saatlerde 16-17 Eylül gecesi kan kaybından şehit düştüğüydü. 1996 yılında KHK sonrası MK tarafından yapılan yeni bir açıklamada ise Babil'in karakol içinde askerleri teslim aldıktan sonra bir ajan tarafından sırtından vurulduğuydu.

1960'da Hozat'ın bir dağ köyünde dünyaya gözlerini açan Babil, 21 Eylül 1990'da yine kendi köyünde kalabalık bir kitlenin katılımıyla, sloganlar eşliğinde, köyün karşısındaki Munzurlara karşıdan bakan yüksek bir tepenin doruğunda toprağa verilir.

SENİ UNUTMAYACAĞIZ ! EY GÜZEL İNSAN



__________________
Dün gece

Babil’e iki melek

indi sessizce.........

Ruhum !..

sus ve seyret..........

Başladı t e k e r r ü r !..

Yâ, taham m ü ü l !..

Yâ, taham m ü ü l!

V.B.BAYRIL
BABİL isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 12-15-2008, 08:27   #3 (permalink)
 
Daglar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: May 2008
Bulunduğu yer: DERSİM- TOKAT- ERZİNCAN...
Mesajlar: 1.230
Thanks: 0
Thanked 2 Times in 2 Posts
Tecrübe Puanı: 3
Daglar Seçkin bir yolda.
Standart

SELAM BABİLE BİN SELAM!

UNUTULMAZ BÜYÜK LİDER..

O'nun gibi yiğitler çok zor gelir bu hayata!



__________________
Stalin savunulmadan komünist olunmaz.
Ali Haydar Yıldız ÖLÜMSÜZDÜR.
24 Ocak,TİKKO SENİ UNUTMAYACAK!!!

DEVRİMİN ÖZÜ , İBO ..
DEVRİMİN ÖRGÜTÜ - TİKKO !
Önderimiz İbrahim ! İbrahim Kaypakkaya!
Yaşasın Başkan Mao ve Maoizm ideolojimiz.






Daglar isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiket
baba, erdoğan


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Konu Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
tribündeki kör baba gulnurahma Öykü Köşesi 4 09-08-2008 19:29
şarapcı baba nu-pelda Şiirler 0 05-04-2008 01:39
Babil - BABA ERDOĞAN Xoser Ölümsüzler 3 09-04-2007 12:52
The God Baba :) IMMANUEL Video ve ya Film İndirmeden Direk İzle 1 06-09-2007 01:15
Başbakan Erdoğan AKP'ye transfer ettiği yeni yüzleri tanıtmaya devam etti. Erdoğan, g burjuva-haberci Türkiye'den Haberler 0 06-01-2007 16:32


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 22:00 .



Powered by vBulletin® Version 3.8.3
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.0 RC2


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447