![]() |
| |||||||
| Ölümsüzler Önderlerimizin hayatları,anıları ve onlarla ilgili herşey |
![]() |
| | LinkBack | Konu Araçları | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 456
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 3 ![]() | ![]() İMRAN AYDIN KATLEDİLDİ (1991) 2 Mart 1991'de Ankara DAL'da TDKP'li İmran Aydın işkenceyle katledildi TDKP ve Türkiye ezilenlerinin yılmaz savaşçısı İmran Aydın, faşist diktatörlügün en acımasız koşullarında TDKP'yi yaşatabilmek icin öldü. İMRAN AYDIN bugün bütün TDKP'lilerin elinde bayraklaşarak daha daha yükseklere taşınıyor. Ankara’nın Hüseyingazi semtinde doğan İmran Aydın, ilkokulun ardından semtlerinde bulunan Mobilyacılar Sitesinde çalışan onbinlerce çırağın arasına katıldı. Bir işçi olarak başladığı yaşamı boyunca İmran, atölyelerin talaşlı ortamında edindiği sınıf kinini hiç kaybetmedi. 02 Şubat 1980'de Proleteryanın Devrimci Komünist Partisi TDKP’nin kuruluşunu coşkuyla karşılayan İmran, 80 darbesinin ardından gelen yılgınlık ve tasfiyecilik dalgası karşısında bolşevik bir iradeyle dimdik durdu. 1981-87 arasında yaşanan örgütsüzlük ortamında bir yandan kendi devrimci özelliklerini koruyup geliştirirken diğer yandan kendi çevresini de örgütleyerek mücadelesini sürdürdü. Partinin Ankara İl Komitesi üyesiyken polis tarafından gözaltına alınan İmran Aydın, sınıfsal kararlılığını emniyetin işkencehanelerinde de sürdürdü. Tek kelime ifade vermeyen İmran, işkencede katledildi. İMRAN; yoldaşlarının, mücadelesinde yaşıyor, anısı yolumuzu aydınlatıyor... DEVRİM ŞEHİTLERİ ÖLÜMSÜZDÜR
__________________ yaşamak görevdir bu yangın yerinde"yaşamak insan kalarak" |
| | |
| | #2 (permalink) |
| Üyelik tarihi: May 2009
Mesajlar: 159
Thanks: 27
Thanked 30 Times in 17 Posts
Tecrübe Puanı: 1 ![]() | Babuşkinlerimiz Aramızda Eski Yunan mitolojisinde Anteus adlı ünlü bir kahraman vardır. Efsaneye göre, Anteus, denizler tanrısı Poseidon ve yeryüzü tanrıçası Gea'nın oğludur. Kendisini doğuran, emziren ve yetiştiren anasına çok bağlıdır. Anteus'un altedemediği hiçbir kahraman yoktur. Herkes, onu yenilmez sayar. Onun gücü nerede yatmaktadır? Onun gücü, bir dövüşte ne zaman hasmı tarafından sıkıştırılsa, yere, onu doğuran ve besleyen anaya dokunmasında ve ondan yeni güç almasında yatar. Ama Anteus'un bir zayıf yanı vardır: Şu veya bu şekilde yerle bağının koparılması tehlikesi. Düşmanları, bu zaafından yararlanarak Anteus'u alteder. Bu, Herkül’dür. Herkül, Anteus'u nasıl altemiştir? Onu kaldırıp havada tutup yere dokunmasını önleyerek. Ve böylece onu havada boğar.” Bolşevik Parti’nin bağlandığı ‘ana’ olarak simgeleşmiş işçi sınıfının; 1894’ten itibaren devrimci saflarda yerini alan, 1905 Devrimi’ne etkin olarak katılan, Ocak 1906’da beş yoldaşı ile beraber kurşuna dizilerek öldürülen parti işçisi, yiğit Babuşkin’dir bahsettiğimiz ‘ana’nın evlatlarından biri. Lenin’in deyimiyle Babuşkin’de özlüğüne kavuşan çalışkanlık, gevezelikten kaçınma, derin ve güçlü devrimci ruh, kendisini işçi sınıfının kurtuluşu için mücadeleye tam yürekten adamak ve davaya ateşli bağlılık parti işçiliğinin billurlaşmış nitelikleridir. Babuşkin, mücadeledeki kararlılığını, yorulmadan kahramanca ve sebatlıca çalışmasını, 1906’da başında beş yoldaşı ile beraber kurşuna dizilirken de gösterir. Ölürken, hayatını adadığı davanın ölmeyeceğini, bu davanın onlarca, yüz binlerce, milyonlarca kişi tarafından sürdürüleceğini, işçi sınıfından gelmiş başka yoldaşlarının aynı dava için öleceklerini, onların muzaffer olana dek savaşacaklarını bilir. 1840 ve öncesindeki bütün sınıf savaşımlarından beslenen, onu süzen ve 1848 devrimi öncesi yayımlanan Komünist Parti Manifestosu’nda yapılan ve yıllar geçtikçe kendini güncelleyen temel çelişki olan emek ile sermaye arasındaki çelişkiyi İmran bilmektedir. Fakat bu biliş, kimi işçilerdeki gibi yalnızca çalıştığı atölyede olan ve dışarı çıktığında biten bir çelişki değildir. Aksine, İmran, bunun kendi atölyesinde, kendi çalıştığı sanayi sitesinde, kentinde, ülkesinde, dünyanın her hücresinde olduğunun ayırdındadır. Bunun için İmran, devrimcidir, komünisttir; bunun için değiştirendir, dönüştürendir. Ve bu nedenle, her öğrendiği şeyi başkasına da öğretme, her sınıf bilinçsiz işçiyi bilinçlendirme ve o insanı değiştirme görevini ustalıkla gerçekleştirmektedir. Tıpkı atölyesinde bir ağaç olan kereste yığınlarından bir masa, bir sandalye, bir sandık yapmak için onları nakış nakış oymak, onlara yeni biçimler vermek gibi... Sitelerde Çırak Olmak ve GİB-DER 1963 yılında doğan İmran Aydın, Erzurum’ludur. Bir kız üç erkek olmak üzere dört kardeşlerdir ailede. Babası sağ değildir. 1968-69’da Ankara’ya göçmelerinden sonra İmran ilkokulu bitirir ve Siteler’de çırak olarak çalışmaya başlar. Günde 13-14 saat çalışan çıraklar ilk girenlerdir dükkanlardan içeri. Sobayı yakan ve ustasının arkasında birbirlerine kenetlenip tir tir titreyenlerdir çıraklar. Dayak ve küfürün sözü bile edilmez Siteler’de, ‘gündelik bir gıda’ gibidir bunlar. Sunta ve medefe tozları ciğere, üste başa, saçlara yapışır. Ve bu tozdan çamur tükürürler Siteler’deki çıraklar... Öğle yemekleri tam bir azaptır çıraklar için. Şerit bilemeye veya bakkala gönderilen çırak, yemek yemeye vakit bulamaz; bulsa da yemek buz gibidir. Çırakların tek düşü vardır: Bir atölye açıp bu eziyetten kurtulmak. Ve onlar da ustalarının kendilerine yaptıkları zulmü çıraklara uygularlar çoğunlukla. Ama İmran hiç mi hiç öyle değildir, hayatında hiç çırak dövmemiş, dövenlere de karşı çıkmış, kötü söz söylememiştir onlara. 1977’de İmran’ın oturduğu Ankara, Hüseyin Gazi’de işçileri bilinçlendirmek ve sosyal-kültürel faaliyetler düzenlemek için Genç İşçiler Birliği (GİB-DER) kurulur. İmran ilk kez burada duyar proletarya, sosyalizm sözcüklerini. Ve ilk kez burada bir atölye açarak her şeyden kurtulunacağı türü düşlerden kurtulup gerçek yaşamla bağlarını kurar İmran. Erdal Eren’in asılmasını bir gece vakti radyodan öğrenir ve yanındaki arkadaşına: ‘Bugün genç bir fidan verdik. Erdal’ın ölümünü engelleyemedik; ama anısını yaşatabiliriz.’ der ve güneşin ilk ışıklarıyla yola çıkıp kırmızı boyalarla duvarlara ‘Erdal Eren Ölümsüzdür.’ yazarlar arkadaşıyla birlikte. 12 Eylül faşist darbesinde GİB-DER kapatılır ve İmran’ın partisiyle bağları kopar. Sitelerde iş yaşamının çok zor olması, aynı zamanda buradaki koşullara karşı nasıl savaşılacağını da öğretir çıraklara. Bir zaman İmran, mücadele aracı olarak kalemi alır eline ve Siteler’de çalışan işçilerin ve çırakların yaşadıklarını yazar. Genç İşçiler Arasında Örgütlenme 12 Eylül faşist darbesinin ardından uygulanan baskı, sindirme, tasfiye ve şiddet politikalarına direnen İmran, yılmaz bir inanç ve kararlılıkla birçok genç işçi ve çırağı örgütler. İmran Aydın’ın parti işçiliği öyle bir niteliktedir ki partinin çağrısına yanıt veren ilk işçilerden biri olur ve ortağı olduğu marangoz atölyesindeki hissesini satar ve partiye bağışlar. GİB-DER deneyini 1987 sonrasında kurulan Site İşçileri Derneği (SİDER)’ne aktarır İmran. İmran ve yoldaşlarının Siteler’deki temel çalışma eksenini işçi gençlik ve çıraklar içindeki mücadele oluşturur. Patronun düzenlediği çıraklık mukavelesine karşı aileleri/çırakları mücadeleye, onu reddetmeye-imzalamamaya çağırırlar. Bildiriler ve afişler hazırlanır sabahlara kadar partizanlarda; bunlar kimi zaman sabah gözlerini ovuşturarak gelen çıraklara, işçilere verilir; kimileyin de gece atölye kapılarından içeri bırakılır. İş yerlerinde dayağa, angarya işlere karşı çırakların birleştirilmesi, atölyedeki kötü koşulların düzeltilmesi, çalışma saatlerinin düşürülmesi, sigortalarının yapılması, sendikalaşma meselelerinin yanı sıra ülkede ve dünyada gerçekleşen işçi hareketlenmeleri, çeşitli politik gelişmeler hakkında işçilerin bilgilendirmeleri çalışmanın bir diğer yönüdür. İmran, bir çırak ile bir çocuk; genç bir işçi ile bir genç; üniversitede öğretim görevlisi olan bir akademisyen ile tartışma yürütecek denli işçi sınıfının ideolojisinin teorik cephaneliğini kuşanmış biridir. İmran, öyle özverili ve davasına bağlıdır ki, parti ile bağının olmadığı diktatörlük dönemlerinde bile örgütüne aidat toplamış, aylarca işsiz günlerce aç kalmasına rağmen o aidatlara dokunmamıştır. İmran Ankara DAL’da gözaltına alındıktan sonra da tıpkı Babuşkin gibi partisinin ve devrimin sesini haykırır işkence tezgahlarında. O sebatkar ve fedakar tavrını orada da gösterir. ‘Faşizme Ölüm Halka Hürriyet’ sloganlarının yankılarının kesildiği an işkencedeki diğer yoldaşları anlarlar ki İmran ölümsüzleşmiştir. İmran ve O’nun gibi nice parti işçisi aramızdadır, aramızda olmalıdır. Bugün Siteler’de ve dünyanın her hücresinde çıraklar, genç işçiler en az 10-12 saat, sigortasız ve sendikasız çalışmaya devam ediyor. Döşeme, doğrama, polyester atölyelerinde, cehennemi aratmayan izbe karanlık havasız atölyelerde çalışan işçilerin talepleri hâlâ o günkü taleplerdir. Çıraklar en kötü koşullarla boğuşuyor. Genç yaşta iş kazaları geçiriyor, meslek hastalıklarına yakalanıyorlar. Bu gün de işçilerin partilerinde örgütlenmesi mücadelesi devam ediyor. Sitelerde bir çok atölyede sendika ve sigorta için mücadeleden, işçilerin birliğinden söz açıldığında orta yaşlı işçiler “Burada İmran diye bir genç vardı, O da bunları anlatırdı.” derler. Kaynaklar: Bolşevik Parti Tarihi, Bilim ve Sosyalizm Yayınları Bir İsyan Andı-İmran, Evrensel Basım Yayın Özgürlük Dünyası, Sayı: 23,31,33,34,35,43,44 Gerçek Dergisi Gençliğin Sesi Dergisi Gün İmran olma günüdür! YAŞASIN İMRANIN SAHİP ÇIKTIĞI PARTİ! Sen en uzun Şubat'sın İMRAN'ım Haftanın dokuz günü. Yedi mevsim yaşanır bir yılda sende; KAVGANDA Yetmiş yedi saat topu topu bir günde Sen en uzun Şubat'sın İMRAN'ım, en uzun gece. YAŞASIN İMRANIN SAHİP ÇIKTIĞI PARTİ!...
__________________ Kalkan her yumrukta sen varsın yüreklerde Hücremin adı sen oldun İmran! Selam söyle Denizlere Erdal,Elif,Hüseyinlere... |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiket |
| aydın, imran |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Aydın DEV-LİS var mı? | enverefe | Forum Çöplüğü | 5 | 03-15-2008 23:29 |
| Şeref Aydın | Korçagin | EMEK PARTİSİ | 3 | 12-15-2007 23:15 |
| YSK Başkanı Muammer Aydın, DYP ve ANAVATAN birleşmesiyle oluşacak ''Demokrat Parti'ni | burjuva-haberci | Türkiye'den Haberler | 0 | 05-05-2007 16:10 |
| YSK Başkanı Aydın, kısa süreli tatile gidenlerin oy kullanamayacağını yazlık sahipler | burjuva-haberci | Türkiye'den Haberler | 0 | 05-05-2007 03:29 |
| gripin & emre aydın - sensiz istanbul'a düşmanım | asdasd | Video ve ya Film İndirmeden Direk İzle | 0 | 05-04-2007 01:37 |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 01:34 .