![]() |
| | #1 (permalink) |
| Üyelik tarihi: May 2009 Bulunduğu yer: CΣPΉΣ
Mesajlar: 11.383
Thanks: 202
Thanked 1.025 Times in 962 Posts
Tecrübe Puanı: 12 ![]() | ORTA DOĞU’DA İSRAİL VE TÜRKİYE ARASINDA YAPAY GÜNDEMİN AMACI! Mehmet ÖZCAN Ortadoğu’da İsrail Türkiye ilişkileri geriliyormu? Geçen ayın gündemi bu çelişkilere yerini bırakmış oldu. Ancak bu çelişkilerin yapay gündem olduğu ortaya çıkmış oldu. Olay şöyle yansıtıldı! Türkiye İsrail büyük elçisi İsrail Dış İşleri Bakanlığına çağrılarak alçak koltuğa oturtularak küçük düşürüldüğü kompleksi ile nerdeyse yapay gündem yaratılarak İsrail ve Türkiye düşmanlığı havalarda uçuşdu ve kayıkçı dövüşüne dönüştü. Sanki bir anda Orta-doğu’da İsrail, ABD, Türkiye askeri işbirliği sonamı eriyor? Sorusunu soranlar?söyleyenler çok oldu. Burjuva görsel basın ve yazarları yapay gündemi biranda İsrail – Türkiye ilişkilerin biteceğini dahi yazdılar. Burda acaba sorusu??? İşaretleri ile bir birine soru sordular. Acaba doğrumu? Sorun aslında arasıra yapay gündemlerle gündemi doldurmaktan öte bir şey değildi. Çünkü;Orta-doğu da siyasi politika ne Türkiyesiz nede İsrailsiz oluşabilir! Bölgede ABD emperyalizminden ve işbirlikçileri, İsrail ve Türkiye’den habersiz tek bir kuş sesi dahi ötemez. Bu aslında Orta-doğu poltikasın da bir değişim değil, tam tersine! Türkiye’nin İslam aleminde Amerika tarafından oynamak istediği Türkiye’ye yüklediği bir misyon vardır. Dünyada ılımlı İslam politikasının hayata geçirelerek radikal İslamın teşhir ve mahkum edilmesidir... bugünde yapılan budur. Yoksa Tayip Erdoğan’ın ve AKP hükümetinin İsrail’i ve Yahudi politikasının ilişkileri kopararak İslam dünyasının gözdesi olacağını düşünenler çoktan yanılmışlardır. Amerikan emperyalizmi bir ülkede hükümeti desteklerken oturup düşünmek gerekir? AKP hükümetide hükümet olmazdan önce; Refah partisi (Erbakan)dan ayrılarak boşuna Fetullah’ın çocukları olarak! Erdoğan ve Gül’ün seçilmesi tesadüf değildir. Buna Amerika’da yaşayan Fetullah Gülen’in desteğini de eklersek yanılmamış oluruz. Amerikan politikası yeşil kuşak ve İslamı desteklerken! Sovyet sosyalizmin çöküşünü hızlandırmak için, Sovyetlerin Afganistan’ı işgal etmesinden yararlanarak dünya da yeşil islam kuşağı’nın gelişmesine ve Müslümanların desteklenmesini ön görerek bizat bugün başına dolarlar serdiği Usama Bin Ladin’e! CİA vasıtasıyla maddi ve silah yardımıyla Taliban örgütünü kurdurarak Sovyet sosyalist sistemine karşı Afganistan’da savaşı başlatmış oldu. Ne zaman ki, Sovyet sosyalizmi sona erdi! Yeşil kuşak ve radikal İslamın düğmesine basılarak. 11 Eylül ikiz kuleleri eylemi ile birlikte radikal İslamın ipi çekilerek düşman ilan edildi. Yani Sovyet sosyalizmine karşı (Yeşil kuşak) radikal İslam’ın desteklenmesi artık son bularak uluslar arası terör örgütü olarak görülerek mücadele edilmesi Amerikan emperyalizmi tarafından dikte edilerek tüm dünyada ilan edilmiş olundu. 11 Eylül eylemiden sonra; tüm dünyada Amerika tarafından kurulan Taliban örgütü ve Usame Bin Ladin terör örgütü ve lideri olarak hedef tahtası ilan edilmiş olundu. Afganistan işgalide Taliban örgütü ve Usame Bin ladin’e karşı yapılmış bir işgaldi. Aradan 9 yıl geçmesine rağmen ne Taliban yok edildi, nede Usame Bin Ladin yakalandı nede öldürüldü. Çünkü; ’’Franckschtein’i’’ kendi yarattı! Fakat insanın kendi yarattığını öldürmek kadar zor bir şey yoktur. Afganistan işgali bence Taliban nede Usame Bin Ladin’dir! Amerikan’ın emperyalizmin Asya ülkeleri üzerinde işgal ve hakimiyetini pekiştirmesidir. Bugün de Afganistan’da Amerika ve NATO askeri gücünü artırırken, savaşı Pakistan’a doğru taşıdığını görmekteyiz. Tabii bu Taliban ve radikal İslam sayesinde olmuştur. Bu arada; Orta-doğunun yaramaz çocuğunun diğer ismi ise, Saddam Hüseyin’di Saddam da Amerikan emperyalizmi tarafından şişirildi. 8 yıl İran Molla rejimine karşı savaştırıldı. Sonrada zamanı geldiğinde Saddam’ı saf dışı etmek için, Irak’da nükler tesisler ve kimyasal silahlar gerekçesiyle saldırı planı hazırlanmış oldu. Ayrıca Irak’a karşı aynı gerekçenin diğer adı ise, Saddam’ın Taliban’ı desteklediği ve yardım yataklık ettiği gerekçesi ile Saddam’a karşı 2003’de Amerikan emperyalizmi ve diğer emperyalist ülkelerin desteği ile işgal edilerek Saddam rejimi yok edilerek Saddam ve devlet yönetimi idam edilerek son verilmiş olundu. Ancak Amerika Irak işgali ile, ikinci bir Vietnam sendorumu yaşamaktadır. Düştüğü bataklıktan çıkmak için çırpınmaktadır. Bunun için; Türkiye büyük önem taşımaktadır. Yukarıda açıklamaya çalıştığım noktalar arasında bunu ifadeye etmeye çalışdım. Yani Türkiye askeri güç olarak dünyanın sayılı orduları arasındadır. Amerikan emperyalizmi Orta-doğu ve Asya üzerinde politikalarını pratige geçirmek için, Türkiye’ye ve ılımlı İslam politikasına ihtiyacı vardır. Refah partisi ve Erbakan’ın Başbakanlığı elinden alınırak partisi kapatılırken! İçinde ki, cevherler Fetullah Gülen tarafından keşf edilerek Amerikan emperyalizme sunulmuş oldu. Radikal İslamın tasfiyesi olarak Refah partisi hızla kapatılarak Erbakan yasaklı ve mahkum edilmiş olundu. Hızla Amerika ve Fetullah Gülen desteği ile Refah partisinden istifa eden cevherler (Erdoğan, Gül) kısa sürede AKP kurarak yasaklı olan Erdoğan’a rağmen kurulmuş olundu. Amerikan emperyalizmin desteği ve Fetullah Gülen desteği ile maddi manevi ve medya desteğini alarak Türkiye yönetimine oturmuş oldu. Çünkü; süreç hızla Amerikan emperyalizmin lehine çalışmaktaydı. Orta-doğu ve Asya ülkelerinde hızla Amerika aleyhine politikalar gelişmekteydi. Bunu Orta-doğu ve Asya ülkelerine karşı durduracak tek güç ise, İslam ülkesi olan Türkiye yapabilirdi. Radikal İslama karşı ılımlı İslam politikasını hayata geçirecek güç ise; Türkiye’de Erdoğan ve Gül tarafından kurulan AKP’den başkası olamazdı.... İlk seçimlerde Amerikan emperyalizmin ve Fetullah Gül’ün desteği ve medyaya verilen pay sonuncu AKP seçimlerin galibi oldu. AKP’nin lideri Erdoğan ise, zavallı yasaklı olduğundan seçilememişti! Başta bu yasağı delmek ve lider Erdoğan’ı Başbakan yapmak Türk militer devletinin hükümeti için, ayıp olmuştu. Alel acele Bağımsız SİİRT milletvekili Jet-pa dolandırıcısı ’’Fadıl Akgündüz’ün’’ milletvekilliği düşürülerek demokrasi kahramanı AKP lideri Erdoğan SİİRT’den Kürdistan’dan milletvekili seçilerek Başbakan ilan edilerek! Türkiye’nin ve Orta-doğunun başına getirilmiş olundu. Bugün ise; seçilmiş olduğu Kürdistan’a ve SİİRT’e lanet okumaktadır. Her fırsatta sağıyla, soluyla, Kürdiyle, Lazıyla,Çerkeziyle, Ermenisiyle, Rumuyla, Alevisiyle, Hırıstiyanıyla, Süryanisiyle tüm uluslar ve milliyetlerle, AKP ve Erdoğan’ın inançlarla arası yoktur. Geçmişten aldığı Milli ideoloji, ve İslam teorisi dışında tüm inançlara kapalı ve yasaklıdır. Ama; Amerikan emperyalizmi politikaları olarak Orta-doğu ve Asya ülkeleri üzerinde ılımlı İslam politikası ile ehlişetirecek Amerikan sofrasına hazır hale geliştirecek tek güç olarak Türkiye ve AKP hükümeti görülmektedir. Öyle olmasa:Amerikan emperyalizmi tarafından ne desteklenir, nede hükümet seçilirdi. Bir ülke ekonomik ve siyasi olarak Amerikan emperyalizmine bağımlıysa bu ilkeleri yerine getirmekten başka şansıda yoktur. Türkiye militer devletinin ve hükümetlerinin başka alternatifide yoktur. Orta-doğu’da ılımlı İslam politikasını hayata geçirmek için, AKP hükümeti; hükümet olduktan sonra adım adım Amerikan politikalarını hayata geçirmek olmuştur. İlk başlarda Irak’ın işgali sırasında Amerikan emperyalizmine karşı şaşkın politika izlemiş olsada tezkerede olumsuz politikada çıkmış olsa da Amerikanın istediğide buydu. Şaşırma politikasını hayata geçirmek gerekliydi. Güney Kürdistan’a güvendiği için, Türk militer devletinin ve AKP hükümetinin tezkere oylamasının pek belirleyci olamaycağı belirlenmişti. Amerikan’ın her taraf dan Irak’ı işgal edeceği belliydi. Yani burda Güneyden Kürdistanlı güçlerin desteğini zaten almıştı. Diğer tarafdanda her yönden Irak’ı kuşatmıştı, bu durum da daimi müttekfiki ile çelişkiye ve gerginliğe düşmeye bir sebebep yoktu. Amerika hesaplarını her zaman iyi hesaplamıştır. Bu durumda da, Türk militer devletinin AKP hükümetini nasıl yönlendireceğinin hesaplarını çok önceden hesaplanmıştır. Strajesinide ona göre şekillendirmiş olmalı ki, Irak işgalini gerçekleştirmiş oldu. Bugüne kadar her ne kadarda Irak’da ikinci Vietnam senderumu, bataklığına saplanmış olsada Amerika Irak’da böl parçala taktiğini uygulamaktadır. Yani ömür boyu Irak halkını birbirine düşman yapmıştır. Sünnü, Hıristiyana, Alevi, Sünniye, yeziti Sünniye, Arabı, Kürde, Kürdi, Türkmene, tüm etnik kökenleri bir arada yaşama şansını yok ederek etnik ve dini inaçlara bölmüş durumdadır. Bu bölünmüşlük! Aradan yüzyıllar geçsede düşmanlıklar bitmeyeceğinin işaretidir. Amerikan emperyalizmi tüm dünyada Irak imajını düzeltmek için; başta seçimlerde Amerikan halkına ve dünya kamuoyuna Barak Obama ile düzelteceğinin güvencesini vermişti. Dünya kamuoyunda Barak Obama, eski Başkan BUSH göre biraz umut vermişti. Ancak; Barak Obama seçim öncesi verdiği tüm vaatlerin altında ezilerek kalmıştı. Dünya kamuoyu şunu öğrenmiş oldu.Amerikan emperyalizmin başına hangi hükümet geçerse geçsin hepsi Amerikan emperyalizmin politikalarının dışına çıkmayacağı bilinmiş olundu. O halde; Amerikan emperyalizmin politikaları ve ittifakları önceden belirlenmişti! Erbakan Başbakanken! ABD emperyalizmi, İsrail, Türkiye askeri işbirliğini imzalamışlardır. Bundan sonra Türk militer devletinde hangi hükümet olursa olsun bu askeri anlaşmayı Orta-doğu ve Asya ülkeleri üzerinde uygulamak zorundadır. O halde AKP’de Amerikan emperyalizmi tarafından desteklenerek hükümet yapılmışsa Orta –doğu da Asya da bu poliikaları hayata geçirmekle yükümlüdür. Bal tutan parmak yalanır hesabı gibi AKP’de adım adım Amerikan politikalarını hayata geçirmeye çalışmaktadır. Bugün Amerikan emperyalizmi çıkarları doğrultusunda Suriye’yi ehlileştirerek Amerikan emperyalizminin hizmetine sunmuştur. İran ile arabulucu rolünü üstlenerek Amerikan politikasına adım adım yaklaştırmıştır. Orta-doğunun büyük ismi İslam adına hareket eden Mısır ise, son Türkiye militer devletinin Mısır kapısn zorlayarak Filistin’in Hamas tarafına yardım amaçlı şovu ise; Orta-doğu ve İslam ülkeleri açısından Mısır’ın etkinliğini kırmak olmuştur. Birinicisi; 2009’da İsrail dış işleri Bakanı Perez’e karşı Başbakan Erdoğan’ın şovu wann minut olmuştur. Bunlar bilinçli seçilmiş şovlardır. Orta-doğu da ve Asya ülkelerinde ve Arap İslam aleminin nabzını tutmak için, böyle bir şova ihityaç vardı bu şov ile İslam aleminin bri adım olmuştur. Çünkü; şimdiye kadar İslam ülkeleri içerisinde İsrail’e karşı tavır koyan olmamıştır. İkincisi olarak da; Mısır dan Filistin’e Hamas kapısını zorlamak gerekirdi. Bir anda yardım amaçlı Filistin halkına yardıma götürmek imajı ile, Arap ve islam ülkeleri nezdinde Mısır’ı saf dışı ederek yerine Türk militer devletinin Arap ve İslam aleminde yerini almasından başka bir şey değildi. Bugüne kadar Orta-doğu ve Filistin halkını düşünen Türkiye şimdiye kadar nerdeydi? Amerikan emperyalizmi tarafından yapay devlet olarak kurulan İsrail’i ilk tanıyan ülke ise,Türkiye militer devleti olmuştur. O zaman Filistin halkının ve İslam aleminin neresindeydi Türk militer devleti? 1967’de İsrail’in Amerikan emperyalizmin desteğiyle tüm Arap ülkeleri ve İslam ülkeleri olan Mısır, Suriye, Ürdün, Filistin, Lübnan,ı askeri işgal ederken neden sahip çıkmadı? 1982’de İsrail tüm Filistin, Suriye, Lübnan, a karşı savaşırken askeri işgal ederken neden sahip çıkmadı? Bunlar birer soru işaretleri olarak yerlerini koruyacaktır????..... işte bizim toplum böyle sorgusuz, herşeyi kabullenen bastırılmış ve unutturulmuş bir toplumuz... kimse çıkıpta son yardım amaçlı MISIR’ı tepeleyerek Filistin’in Hamas tarafına geçmenin hesabı neydi? Soran oldumu? Gerçekten Filistin halkına yadım yapmakmı? Yoksa şov yaparak İslam aleminde Mısır’ın gücünün önüne geçmekmiydi? Sonrasında İsrail’de Türk büyük elçisinin alçak sandalyede oturtulmasını kullanarak arap aleminde ve İslam aleminde Türk militer devletinin ne kadar tavırlı olduğunu yapay gündeme taşıyarak İslam aleminin gözdesi haline nasıl getirildi? Yapay gündem günlerce haftalarca tartışıldı. İsrail ve Türk militer devleti birbirinden özür dileyerek yapay gündemi kapatarak! Dost olduklarını ve Orta-doğu da ve Asya’da askeri işbirliğini sürdüreceklerinin teminatını Amerikan emperyalizmine yıllar önce verdiklerinden! Tekrar deklere etmelerine ihtiyaç yoktur. Böylece yapay gündemle hareket ederek kamuoyunu nasıl aldatıldığının hesabını sormamak üzere kapatılmıştır.... Orta-doğu ve Asya’da Amerikan emperyalizmin politikaları işbirlikçileri ve Türkiye, İsrail, Suriye’de yeni dahil olmak üzere kusursuz olarak birbirinden yarışma ve derece alma mücadelesine dönüştürmüştür. Hedefde ki, İran’da bu sürece idrak etmiş olsa Orta-doğu ve Asya da dikensiz gül bahçesine olacak. Ilımlı İslam politikasıda islam aleminde Türk militer devleti ve AKP tarafından güçlendirmeye devam edecektir. Tutarmı? Tutmazmı? Yaşanan süreç gösterecektir. Tabii ki, AKP hükümetinin ülkede Kürt sorunu, demokratikleşme oyunu tutmamıştır. AKP hükümetinin sağına, soluna saldırarak! Emekçi sınıfları ezerek ve Tekel işçilerini, tüm çalışanları düşman saymaya devam ettiği müddetçe! Kürt sorunun da; yalan söyleyerek Kürt halkını kandırarak açılım yapacağım diyerek aldatan AKP hükümeti Kürt halkından intikam almaya dönüştürerek! Seçilmiş Belediye başkanlarını kelepçe takarak tutuklayıp zindana tıkmaya devam ettiği sürece ve Kürdistan da savaşa devam edildiği sürece! PKK’ yi bitirme naraları politikaları ile devam ederse! Ömür boyu Kürdistandan tek oy alamazsınız AKP hükümeti! Kendiniz bitersiniz.... yapay gündemlerle bir yere varamazsınız!!!!! Yalanla yapay gündemlerle Kürt ve Türk halkının sabrını taşırmayın yeter!!!
__________________ “İşçi sinifi tarihun itici gücidur ve tarihun akişini değişturecek siniftur dedum diye ‘Halkun öteki kesumi yatup, ense yapacak’ demedum. Köylü, memur, genç, öğrenci, sanatkâr, kuçuk esnaf... Hayde herkes tribündeki yerini alsun.” Laz Marks |
| | |
| | #2 (permalink) |
| Üyelik tarihi: May 2009 Bulunduğu yer: CΣPΉΣ
Mesajlar: 11.383
Thanks: 202
Thanked 1.025 Times in 962 Posts
Tecrübe Puanı: 12 ![]() | zafer abi gelmezse bende böyle yazılarını (ç)alıntılarım... Makalede dikkatimi çeken birkaç nokta var ama onlara değinmeden önce burjuva patronum için bitirmem gereken raporlarım var...Halledip hemen geri geliyorum...
__________________ “İşçi sinifi tarihun itici gücidur ve tarihun akişini değişturecek siniftur dedum diye ‘Halkun öteki kesumi yatup, ense yapacak’ demedum. Köylü, memur, genç, öğrenci, sanatkâr, kuçuk esnaf... Hayde herkes tribündeki yerini alsun.” Laz Marks |
| | |
| | #3 (permalink) |
| Üyelik tarihi: Sep 2009
Mesajlar: 341
Thanks: 5
Thanked 22 Times in 18 Posts
Tecrübe Puanı: 1 ![]() | makalede dikkatimi çeken bir kaç hususa değinmek isterim müsadenizle. öncelikle bahsedilen konular doğru olmakla beraber pek de kavranması zor ya da bilinmez değildir. yani ABD tarafından AKP hükümeti ile Türkiyenin ortadoğuya abi yapılmak istenmesi ve bu bağlamda son dönem şovları vs. evet bunların tümü son dönem yaşadıklarımızın arka planında bulunan bazı gerçekler. ancak şöyle bir hata var "müslümanların bunlardan habersiz olduğu varsayımı." şunun iyi bilinmesi gerekir ki müslümanlar da durumun pek ala farkındalar ve bunlara karşı önlemlerini de alma çabası içerisindeler. onlarda çalışmalarını bu bilinçlilik çerçevesinde sürdürmekteler. öyle uyuşturulmuşluk safsatası içerisinde dünyada kopuk bir yaşam içerisinde değiller. sizin öyle gördükleriniz sokaktaki insanlardan müteşekkildir ki bunun müslümanlık ya da başka bir ideoloji ile uzaktan yakından ilişkisi yoktur. bu avami kesimin tüm olaylara karşı genel tutumudur. Biraz vurdum duymazlık. Elbette bunu tasvip etmiyoruz. Ancak realiteye de karşı gelemeyiz. Olanı söylemek zorundayız sonuçta. en büyük yanlış ise müslüman muhataplar olarak sadece Feytullah Gülen, cübbeli vs. gibi kişi ve onların grupları kabul etmek olacaktır. ben elbette bir çok yanlışları ile birlikte onlara saygı duymak durumundayım. çünkü benim kendi inancım düşüncenin kutsallığını öğretmiştir bana. ne kadar hata içerse dahi. ancak Müslüman muhataplar olarak yalnız bunların kabul edilmelesi düşüncesine şiddetle karşı çıkıyorum. işte bu noktada müslümanlarında oynanan oyunlardan yazılan senaryolardan haberdar olduğunu ve ona göre bir çalışma planı çizdiklerini iddia edebiliyorum. bu bahsedilenler bizim için AKP hükümeti ile başlayan bir durumda değildir. İslam dinin tabiri caizse "evcilleştirilmesi" yakın tarihimizden de öteye dayanmaktadır. tarihe göz attığımızda bu noktada tasavvufun çokça kullanıldığını görmekteyiz. İslam’ın içerdiği devrimci, sorgulayan, karşı koyan, yanlışı eliyle düzelten karakterinin yok edilmesi tarih boyunca bir çokları tarafından amaç edilmiştir. Ancak hiçbir dönem buna muvaffak olamamışlardır. Öyle bir şey gerçekleşmiş olsaydı ne ben bu gün bu satırları yazabilirdim ne de benim gibi düşünen bir çok arkadaşım olabilirdi. Ben herkesin şunun farkın da olmasını istiyorum. Müslümanlar içerisinde sistemler üzerine düşünen, eleştiren devrimci kişiler çokça bulunmaktalar. Her ne kadar Tv’lerde, sistemin uşağı büyük gazetelerde bulunmasalar da mücadelelerini farklı platformlarda sürdürmekteler. Ve de İslam’ın asıl devamlılığını sağlayan bu düşünürlerdir. Diğerleri gelip geçici popüler şovenistlerdir. Bu gün bu cübbeli vs. iken yarın bir başkası olur. Bu adamlar sistemler üzerine düşünmeyen, sadece cami cemaati ve kendi gibileri tatmin edebilecek yeterliliğe sahip basit mahalle imamlardır. Bu tür insanlar ancak benim 80 yaşındaki nineme hitap edebilirler ve sadece onların dikkate alacağı kişilerdir. Asıl Müslüman düşünürler ise popülerlikten uzak Cihad’larını sürdürmekteler. Sorabilirsiniz neden AKP’nin desteklenmesine ses çıkartmıyorsunuz? Doğruluğu tartışılabilir ama şu bir gerçek ki bu gün Akp nin sağladığı özgür ortamı bizim için sağlayabilecek bir tek grup yok. Olduğu gün, kendi adıma ideolojisi ne olursa olsun ben o grubu destekleyeceğimi çok rahat bir biçimde söyleyebilirim Çünkü bu iktidarlar benim için araç olmaktan öteye geçmez. Asıl amaca ulaşıncaya kadar benim için kullanılacak bir araç. Kimin güdümünde faliyet gösterdiklerini bildikten sonrada problem olmayacaktır. Kime çalıştıklarını bildiklerimin de iktidarda olması açıkçası işime gelmekte. Bilinen her zaman bilinmeyenden iyidir. Sonuçta karışımdakiler hiç durmayacak ve bir şekilde saldıracak. O halde benim bildiğim bir yerden, benim kontrolümde saldırmaları tercih ettiğim bir savaş şeklidir. Bu gün onlar üstün görülebilir. Ama yarını hep birlikte tecrübe edeceğiz. Yarınlar için umutla…
__________________ yalanla beslenen kulaklarıma dilersen av kur. cihanda üç şey maneviyse ONUR, HUZUR, GURUR... |
| | |
| | #4 (permalink) |
| Üyelik tarihi: Feb 2009
Mesajlar: 496
Thanks: 38
Thanked 94 Times in 61 Posts
Tecrübe Puanı: 2 ![]() | Sorabilirsiniz neden AKP’nin desteklenmesine ses çıkartmıyorsunuz? Doğruluğu tartışılabilir ama şu bir gerçek ki bu gün Akp nin sağladığı özgür ortamı bizim için sağlayabilecek bir tek grup yok. Olduğu gün, kendi adıma ideolojisi ne olursa olsun ben o grubu destekleyeceğimi çok rahat bir biçimde söyleyebilirim Çünkü bu iktidarlar benim için araç olmaktan öteye geçmez. Asıl amaca ulaşıncaya kadar benim için kullanılacak bir araç. Kimin güdümünde faliyet gösterdiklerini bildikten sonrada problem olmayacaktır. Kime çalıştıklarını bildiklerimin de iktidarda olması açıkçası işime gelmekte. Bilinen her zaman bilinmeyenden iyidir. Sonuçta karışımdakiler hiç durmayacak ve bir şekilde saldıracak. O halde benim bildiğim bir yerden, benim kontrolümde saldırmaları tercih ettiğim bir savaş şeklidir. Bu gün onlar üstün görülebilir. Ama yarını hep birlikte tecrübe edeceğiz. sayın pathfınder..(kılavuz .. yol gösterici kaşif rehber ) aldığınız ismin anlamları bunlar.. bu anlamda.., izninizle.., yukarıdaki sözlerinize değinmek isterim.. şu bir gerçek ki bu gün Akp nin sağladığı özgür ortamı bizim için sağlayabilecek bir tek grup yok. bu sözleri zamanında chp-ecevit için bir çok solcu da söylerdi.. sonuçlarını birlikte yaşadık.. akp islama özgür bir ortam sağlamıyor.. onu kullanırken islami değerleri iğdiş ediyor.. şekilsizleştiriyor, liberalize ediyor.. islamın "en iyi-rahat dönemleri" eskiden de vardı.. menderes zamanı.., ecevit-erbakan.., erbakan-demirel zamanları.. 12 eylül sonrası vs. zamanında.., bir pazar günü devlet desteğinde abd yi protesto eden gençlere saldırmak için taşındılar.. sırtları sıvazlandı.. ibda-c nin başına gelenler.., aczimendiler ali kalkan-müslüm eli ile ne hale sokuldular.. biliniyor.. 12 eylül öncesi..; sistem içi paylaşımlardan dolayı sakarya islami güçlere bırakıldı..çünkü sakarya etnik olarak karmaşıktır ve her bir etnik yapının kendi çerçevesinde birliği vardır.. "türkçü" milliyetçilik ile işlenemez.. islam ile işlenebilirdi.. politikada-sokakda "türkçü" köyünde kafkasyalı-gürcü-boşnak-arnavud-vs. olarak bu işler yürümezdi.. 74 le birlikte islami yapılaşma başladı.. milli görüş ve akıncılar bu anlamda en önde idi.. yine de.., içlerinde.., türk-islamcılar ve anti-emperyalist! islamcılar olarak ayrışma vardı.. biz çatışırken bu olguyu dikkate aldık.. son bir çatışmada.., "ülkücü"-faşistlerle birlikte hareket eden bu islami kesim.. "işin ciddiyetini" kavradı ve dediğim.. kesim bizimle görüştü.., olabildiğince çatışmama kararı aldıklarını belirttiler ve hedeflerinin "ülkücü" faşistler olduğunu söylediler.. samimiydiler.. son istanbul fatihde (ülkücü)faşistlerce katledilen metin arkadaşları olayı gözlerini açmıştı.. bunlara akıncı-güç deniliyordu.. akademi de etkindiler.. bu alanda çatışmama pozisyonuna geçtik.. hatta eleştiri de aldık ama yerel anlamda kentin orta-öğrenimi ve mahalleleri önemliydi.. bazı arkadaşlarla sıkı dialoğlarımız oldu.. hatta birisi yardım-yataklıktan bizim davada ceza yedi.. kısaca.., bu arkadaşlar o zaman bizim sol gibi ecevit manüplesi gibi.., erbakan manüplesi altındaydı çok tartıştık.. gelinen aşama ortada.. akp nedir ne yapar ortada.., kızlarımız türban yüzünden eğitim göremiyor üstelik bu olgu.., bir hak olmaktan çıktı.., kullanılır malzeme niteliğine düştü.., ve .., kızlarımız.., yanlız bırakıldılar.. düşüncelerinizi yeniden gözden geçirmenizi isterim.. Çünkü bu iktidarlar benim için araç olmaktan öteye geçmez. Asıl amaca ulaşıncaya kadar benim için kullanılacak bir araç. iktidarlar kullanılmaz.. kullandırıyor gibi yapıp seni kullanır.. sen iktidar karşıtısın bu olgu(iktidarla yürümek).., eşyanın tabiatına aykırıdır.. Ben herkesin şunun farkın da olmasını istiyorum. Müslümanlar içerisinde sistemler üzerine düşünen, eleştiren devrimci kişiler çokça bulunmaktalar. katılıyorum.., üstelik biliyorumda.., bu aynı zamanda tarihseldir.. mütezile hareketi bilinir.. halifeliğe nasıl yaklaşıyordu bilinir.. biat olayının sadece peygamberler için geçerli olacağını halifeler için bireyin özgür olduğunu belirtir.. islama biat ile aynı şey değildir der.. bu anlamda tarik(yol) anlamında uygun gördüklerine geçici biatı savunur ve bazı halifelere de şartlı biat etmiştir.. akp bu anlamda uygun bir tarik(yol) içindemi sizce..??? Asıl Müslüman düşünürler ise popülerlikten uzak Cihad’larını sürdürmekteler. cihad kavramı da görecelidir.. şimdiye kadar(tarihsel bazı dönem ve olaylar hariç) cihad işleyişi hep egemenler için sürmüştür.. islam için değil.. el koyma ganimat alma noktasında cihad başka müslümanlar üzerinde ve karşılıklı da işletilmiştir.. islam kendi tarihi ile de yüzleşmeli ve tarihini sorgulamalıdır.. yaratana inanıyor ve uymak istiyorsa...; en önemli noktayı atlamamalıdır.. "her günahı affedebilirim.. en ufak bir şey affetmemi gerekli kılar.. ama bir tek kullarıma karşı işlenen suçları affetmem" der... cümle aynen böyle değil ama içeriği budur.. oysa.. islam adına sürekli kul hakkı çiğneniyor ve çiğneyenlere "biat" ediliyor yada destekleniyor.. bir kulun inancının sorgulamasını bir başka kul yapabilir ama yargılama ve ceza bir kula ait olursa kendini ne yerine koyar ve kime şirk koşar düşünmek gerekir.. ben bir müslüman değilim.. ama.., kendine müslüman diyenin de bu inanca uygun olmasını beklerim.. sorgulama hakkını kendimde görsemde.. tanımlama hakkım yoktur.. dilerim yazımda haddimi aşmamışımdır.. ![]() saygılarımla not..; bahsettiğim müslüman arkadaş hala çok değer verdiğim ve karşılığını da gördüğüm kişidir.. sonsuz güvenirim..
__________________ KomünistForum a Hoş Geldiniz. Lütfen İmza Boyutunuz 4 Puntoyu Geçmesin.... Konu suat tarafından (02-01-2010 Saat 14:49 ) değiştirilmiştir. |
| | |
| | #5 (permalink) |
| Üyelik tarihi: May 2009 Bulunduğu yer: CΣPΉΣ
Mesajlar: 11.383
Thanks: 202
Thanked 1.025 Times in 962 Posts
Tecrübe Puanı: 12 ![]() | Selamlar, Makalede dikkatimi çeken bir kaç nokta var...Bunlara değinmek istiyorum izninizle... Öncelikle Türkiye - İsrail arasındaki ilişkinin gerginleştiğine inanmıyorum...Çünkü ortada gerginleşecek bir ilişki yok/tu...Aynı elin iki farklı kuklası diye adlandırabileceğim İsrail ve Türkiye, oyunun kurallarına göre gerektiği zamnda gerektiği şekilde sahaya sürülen birer piyon... İsraili ilk tanıyan ülke, Türkiye idi...[ Aslında A.B.D ama onların eliyle ortaya çıktıkları için onları sayma gereği duymuyorum ] İsrali ilk tanıyan hükümet, Refahyol hükümetiydi...Yani Erbakan Hoca' nın Hükümeti... Ilımlı islam denen ve şu anda müslümanlara dayatılan rezilliğin ilk neferleriydiler..Milli görüşün 28 Şubat darbe sürecinde aldığı yaralardan sonra Erdoğan diğer Refahyol'lu türdeşleriyle beraber ılımlı islam politikasını temsil etmek gerekçesiyle Akepe'yi kurdular... Akepe'nin gelişim süreci emperyallerin istekleri doğrultusunda olmuştur...Tıpkı onların istekleri doğrultusun da kurulduğu gibi devamını da onların istekleri getirmiştir... Akepe hiç bir zaman müslümanlara özgür bir ortam sağlamamıştır...Bilakis müslüman kesimi sömürerek hem oy rantı sağlamış, hem de bir kukla olma görevlerini layıkıyla yerine getirmişlerdir... İslam'da ki cihad kavramı asla bunların yaptığı şekilde değildir...Ki Peygamber Efendimizin ve Dört Halife'nin döneminden sonra cihad kavramı diğer islami değerler gibi yozlaştırılıp "kaba softa ham yobaz" denilen kesimlerin nefsi çıkarlarına uygun hale getirlmiştir...Tabi bundan en çıkarlı olan yine emperyaller olmuştur... "Müslüman Hükümet" diye oy veren halkımı/halklarımı sömürerek, aslında egemenlerin istediklerini gerçekleştirmede birer maşa rolünü üstlenmişlerdir... Türkiye hiç bir zaman ne A.B.D.' ye ne de onun bir kuklası olan İsrail'e amiyane tabirle "dayılanmıştır"...Aksi gibi "one minute" şovuyla gündeme bomba gibi düşen Erdoğan Cumhurbaşkanı Gül ile, "van minut birader" demeden önce Perez'le özel öğle yemeği yemiştir ve şovun akabinde program bittikten sonra telefon ile İsrail'i arayıp özürlerini beyan etmiştir...Bu da bize sunulan şovun ne kadar gerçekçi olduğunu gösteriyor...Ekran karşısında ki Kasımpaşa Aslanı'nın flaşlar çekilince aradan minik bir pisiğe dönüşmesi aslında müslüman kesimine gerçekleri görmesi açısından bir fırsattır... Akepe'nin oynamış olduğu oyun; "sağ gösterip sol vurmak" deyimiyle nitelendirilse de kendi fişlerini çekmeye bir adım daha yaklaşmışlardır... Saygılarımla, Maral...
__________________ “İşçi sinifi tarihun itici gücidur ve tarihun akişini değişturecek siniftur dedum diye ‘Halkun öteki kesumi yatup, ense yapacak’ demedum. Köylü, memur, genç, öğrenci, sanatkâr, kuçuk esnaf... Hayde herkes tribündeki yerini alsun.” Laz Marks |
| | |
| | #6 (permalink) | |
| Üyelik tarihi: Jan 2010
Mesajlar: 194
Thanks: 20
Thanked 17 Times in 15 Posts
Tecrübe Puanı: 1 ![]() | Alıntı:
__________________ KomünistForum a Hoş Geldiniz. Lütfen İmza Boyutunuz 4 Puntoyu Geçmesin.... | |
| | |
| | #7 (permalink) |
| Üyelik tarihi: Sep 2009
Mesajlar: 341
Thanks: 5
Thanked 22 Times in 18 Posts
Tecrübe Puanı: 1 ![]() | önce bir kaç açıklama ile başlayam. benim "mücahid" diye bahsettiklerim ne bir siyasi lider ne de popüler bir şahsiyet. bunlar içinizde yaşadığınız toplumda kendine bir ülkü edinmiş insanlardır. bunun iyi anlaşılması gerekir. ayrıca AKP hiçbir zaman İslam'ın temsilcisi felan da olmamıştır. zaten böyle bir algı basit ve avami bir tabirdir. böylesine bir siyasi sistem içerisinde İslam'ın temsilciliği nidaları anlamsızlıktan öteye geçemeyen söylemlerdir. benim bahsettiğim AKP'nin benim için özgür bir ortam oluşturduğu ise bir iddia değil realitedir. şöyleki bu ülke 21.yy'da darbelerle muhatap olan bir ülkedir. siz söyleyin bu gün bunun önüne geçebilecek başka bir oluşum var mı? eğri oturup düz konuşalım. bu gün türkiyedeki kimi güç odaklarına kim dokunabilir? işte insanlar bilinçli olsa şu olsa bu olsa gibi temenlilerle değil ama.olanla konuşalım. Sadece AKp böylesine bir savaşa kalkışabilir. çünkü arkasında ABD gibi bir süper güç var. çünkü bu ülkede tek başına iktidarı sağlayabilcek sadece onlar. ülkemizdeki bu güç odaklarına ssadece ABD ve geniş halk desteği almış bir hükümet karşı koyabilir. böyle bir partide Türkiyede başka yok. benim açımdan uygunluğu ise nasıl bir metod izlediklerini biliyorum. ben düşmanımın ortada olmasından yanayım. elbette gönül isterki kendi TAM BAĞIMSIZ ülkemizde yaşayalım. ama bu ne kadar mümkün görünmekte siz söyleyin? tamam dediğiniz gibi AKP'nin ortadan kaldırılmış bir ülkede yaşadığımız bir an düşünelim. aklıma ilk gelenler 12 eylül, 28 şubat vs. hangimiz düşünme hakkımızı kullanabilecektik. ben şuan düşündüklerimden ötürü belkide bir stada tıkılmış olcaktım. yada devlet adına biri gelip beni alacak ve bir daha dönmeyecektim. şöyle söyleyem benim kafamdaki devrimci İslam'a ve bu sitedeki devrimci Komünist arkadaşlara var olan kapitalistlerin tahammül edeceğini mi sanıyorsunuz? 12 eylülde katlettikleri o kadar masum insanı tekrar katletmeyeceğini mi sanıyorsunuz? bunu bu gün önleyen tek şey AKP. çünkü böylesine darbelerle karışan bir Türkiye ABD'nin işine gelmemekte. işte benim işime gelen bu. demokrasi, özgürlük, eşitlik vs. adı altında amerikaya hizmet edenler bu söylemlerinden ötürü bana karışamıyor. bende kendi inandığım değerleri anlatıyorum. ha kimisi anlar ya da anlamaz. orasıda beni ilgilendirmez. kimisi AKP'yi amaç görüp takılıp gider. o da beni ilgilendirmez. ben kimseye vekil değilim. ben ancak uyarıcıyım. uyarımı yaparım ve isteyen dinler isteyen dinlemez. herkes kendi yaptığının bedelini öder.
__________________ yalanla beslenen kulaklarıma dilersen av kur. cihanda üç şey maneviyse ONUR, HUZUR, GURUR... |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiket |
| amacı, arasında, doğu’da, gündemin, israil, orta, türkiye, yapay |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Türkiye ve Suriye arasında ‘PKK anlaşması’ imzalanıyor | dev_kom | İç Politika Haberleri | 0 | 09-17-2009 11:08 |
| Castro: ABD’nin amacı Chavez’i devirmek | Katre | Dış Politika | 0 | 08-29-2009 16:54 |
| Kürdistan ve Doğu Türkistan: Türkiye’nin ikiyüzlülüğü… | dev_kom | Makaleler | 3 | 07-26-2009 01:57 |
| Israil’in gazze operasyonu | devriMaral | Makaleler | 0 | 07-03-2009 10:58 |
| Van'da İngiltere'nin ünlü üniversitesi Oxford, Orta Doğu Teknik Üniversitesi ile TOBB | burjuva-haberci | Güncel Haberler | 0 | 05-31-2007 04:50 |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 04:55 .