Komunist Forum
Geri git   Komunist Forum > SİYASET BÖLÜMÜ > Siyaset > Makaleler

Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları Stil
Alt 01-30-2010, 17:25   #1 (permalink)
 
devriMaral - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: May 2009
Bulunduğu yer: CΣPΉΣ
Mesajlar: 11.383
Thanks: 202
Thanked 1.038 Times in 974 Posts
Tecrübe Puanı: 12
devriMaral Seçkin bir yolda.
Standart Oligarşinin ordusu iç savaş ordusudur!

Şaşırıyorlar; Nasıl halka karşı böyle bir plan yapılırmış diye. Sahra Talimnameleri'ni hiç duymadılar mı bu şaşıranlar? Bakınız; Haziran Yayınevi'nin çıkardığı Kontrgerilla Operasyonları kitabı.

Bayraktan Balyoz'a
Oligarşinin ordusu iç savaş ordusudur!

Şaşırıyorlar;
Nasıl halka karşı böyle bir plan yapılırmış diye.
Sahra Talimnameleri'ni hiç duymadılar mı bu şaşıranlar?
Bakınız; Haziran Yayınevi'nin çıkardığı Kontrgerilla Operasyonları kitabı.
NATO'nun ve NATO üyesi ülkelerin ordularının görevi budur.
İsyancıları (yani devrimcileri) gözden düşürmek için her türlü provokasyon, komplo, sabotaj, her türlü yalan mübahtır.
NATO'nun planları bunlarla doludur. TSK'nın planları da bunlarla doluydu.
AKP'liler dahil, İslamcı basın dahil, Avrupa Birlikçiler dahil, hepsi bilmezden görmezden geliyordu...

Şimdi görüyorlar; Çünkü komp-loların, bombaların hedefi kendilerine yönelmiş gibi...

Taraf Gazetesi, 20 Ocak'da, "Balyoz Güvenlik Harekât Planı" adı verilen bir "darbe" planını açığa çıkardığını yazdı.

Plana göre 3 Kasım 2002 seçimlerinde iktidara gelen AKP, darbeyle iktidardan indirilecek ve yerine 'Milli Mutabakat Hükümeti' kurulacaktı.

Aralık 2002 tarihli Plan; 'Balyoz Sıkıyönetim Komutanı' ünvanıyla 2003 yılının 1. Ordu Komutanı Orgeneral Çetin Doğan'ın imzasını taşıyor.

Planın 'Vazife' bölümünde, amaç, "Ülke bütünlüğünü korumak, milli birlik ve beraberliği sağlayarak muhtemel bir iç savaşı ve kardeş kavgasını önlemek ve laik demokratik düzenin işlemesine mani olan sebepleri, bir daha hortlamamak üzere ebediyen ortadan kaldırmak maksadıyla; derhal, irticai yapılanmayı şiddetle bertaraf ederek, devlet otoritesini ve varlığını yeniden tesis" etmek diye anlatılıyor.

İddialara göre plan, Fatih camii'ni bombalamaktan Ege'de Türkiye'ye ait bir uçağın düşürülmesine, 200 bin kişinin gözaltına alınacağına kadar bir çok ayrıntıyı içeriyordu.

Genelkurmay ve Plan'da imzası bulunan Çetin Doğan, söz konusu planın "Cumhuriyet'i koruma ve kollama görevinin gereği olarak eğitim amaçlı" hazırlanan ve doğal bir uygulama olan "Harp oyunu, Plan Tatbikatı ve seminerler" olduğunu açıkladılar.

Genelkurmay ve Doğan'ın da kabul ettği "Plan Semineri"nin, 5-7 Mart 2003'te İstanbul Selimiye Kışlası'nda yapıldığı ve seminere 29 general ve 133 subayın katıldığı belirtiliyor.

Yapılan açıkalamalarda bu tür 'harp oyunu ve seminerlerin' önceden üst komutanlara bildirilerek hazırlanan rutin uygulamalar olduğu söyleniyor.

Planı Genelkurmay'ın reddetmemesi karşısında burjuva basının kimi köşe yazarları "şaşkın." Soruyorlar: "Bu nasıl harp oyunu?"

Bunda şaşılacak bir şey yoktur. Evet, bu bir harp oyunudur. Genelkurmay'ın da açıkladığı gibi bu tür "Harp oyunu, Plan Tatbikatı ve seminerleri" rutin uygulamalardır. 12 Mart darbesi, plansız, harp oyunsuz mu yapıldı? 12 Eylül'e hazırlıkların gözden geçirildiği "plan tatbikatı ve seminerleri" yapılmamış mıydı?

Peki 1 Mayıs 1977 katliamı öncesi ve sonrasıyla, askeri ve psikolojik boyutuyla bu tür bir kontrgerilla planının ürünü değil miydi? 19-22 Aralık katliamı plansız, hazırlıksız mı yapıldı? O katliamların "plan seminerleri" yapılmadı mı? Dönemin İçişleri Bakanı Saadettin Tantan 19-22 Aralık katliamı için bir yıldır hazırlanıyorduk demişti. "Balyoz Güvenlik Harekât Planı"nda bazı kurumlara, gazetecilere görevler verildiği yazıyor. Bazı gazeteci, aydın, yazar, kişi ve kurumlar "Yararlanılacaklar" ve "tehlikeli" olanlar diye sınıflandırılmış. Halka karşı yapılan plan seminerlerinde öyle yapılmıyor mu? 19-22 Aralık katliamında öyle yapılmadı mı? Burjuva medyaya, devlet yanlısı kurumlara katliam öncesi katliamın önünü açmak için, katliamdan sonra katliamı meşrulaştırmak için özel görevler verilmedi mi? Muhalif, halktan yana devrimci, demokratik kitle örgütleri belirlenip basılmadı mı?

"Düşman nerede" diye soruyorlar. Düşman nerede mi? Oligarşiye, oligarşinin ordusuna, polisine göre düşman uzakta değildir. Oligarşiye göre düşman "içte" dir. Düşman halktır, devrimciler ve sosyalistlerdir.

Oligarşinin ordusu, polisi, halka karşı örgütlenmiş, iç savaş örgütleridir

Bu plan, ordunun niteliğine ilişkin devrimcilerin tespitinin doğruluğunun kanıtıdır. Bizim gibi ülkelerde ordu iç savaşa göre örgütlenmiştir. İç savaşa göre örgütlenen ordunun harp oyunu da böyle olur.

"Balyoz Güvenlik Harekât Planı"nın, 12 Eylül'deki "Bayrak Harekâtı"nı birebir model aldığı söyleniyor.

Plan seminerinde konuşan bir subay da bu paralelliği dile getiriyor zaten: "12 Eylül gibi harekâtın baştan itibaren organize edilmek suretiyle bir anda söndürülmesi imkân sağlar diye düşünüyorum." diyerek doğruluyor.

Ordu illa bir darbe yapmak için plan yapmaz. Halkın mücadelesinin gelişmesi ihtimaline veya düzen içi çelişkilere karşı müdahale gücünü ve zihniyetini korumak için zaman zaman bu tür planlamalar yapar.

"Balyoz"la "Bayrak" arasında özünde bir fark yoktur. Tek fark, birinin uygulanmış olması, diğerinin şimdilik "harb oyunu" olarak kalmasıdır.

Neydi Bayrak Planı? Kime karşı yapıldı? Bayrak Planı; 12 Eylül faşist cuntasıdır. Cunta öncesi devletin kontrgerilla operasyonlarıdır. 1977 1 Mayıs katliamı, Maraş, 16 Mart ve Çorum katliamlarıdır. İlerici aydınların, bilim adamlarının ve binlerce devrimcinin katledilmesidir.

Bayrak Planı; halka ve devrimcilere karşı açılmış bir savaştır. Balyoz Planı'nda "200 bin kişi gözaltına alınacaktı" deniliyor. Bayrak Planı'nda 600 bin kişi gözaltına alınıp işkencelerden geçirildi. Balyoz Planı'na göre "gözaltına alınanlar stadyumlara konulacak" deniliyor. Bayrak Planı'nda okulların spor salonları bodrum katları, yemekhaneler, Et Balık Kurumu binaları, gözaltı ve işkence merkezleri olarak kullanıldı.

Bayrak Planı; yüzbinlerce kişinin tutuklanıp, hapsedilmesidir. Bayrak planı, kurulan darağaçlarıdır. Kapatılan sendikalar, demokratik kitle örgütleri, gasp edilen haklarımız, işten atılmalar, zamlardır...

Emperyalist tekellerin, işbirlikçi oligarşinin sömürüsü için "istikrar"ın sağlanmasıdır.

24 Ocak kararları, IMF politikalarıdır Bayrak Planı. 12 Eylül Anayasasıdır. Faşist eğitim sistemidir. Devletin mahkemeler ve diğer faşist kurumlardır.


Bayrak'ı destekleyip, Balyoz'a karşı çıkanlar riyakar ve tutarsızdır

AKP iktidarı ve destekçileri, tam bir ikiyüzlülük içinde. Bayrak planına desteklediklerini unutturup, "demokrasiyi savunmak" demagojisiyle "Balyoz"a karşı çıkıyorlar. Bir başka kesim, AKP'nin bugün ülkemizi Bayrak Planı'nın eseri olan 12 Eylül Anayasası'yla yönettiğini unutup, AKP'nin cuntalara karşı olduğunun propagandasını yapıyor. Bu kesimlerin demokrasiyle zerre kadar alakası yoktur, olamaz. Bunların demokrasiden anladıkları, soygun düzeninden daha büyük pay kapabilmekten ibarettir. 12 Eylül'den beslenenler, bir yerde onun sayesinde iktidar olanlar, darbelere karşı olmazlar, olamazlar.

Burada esas sorun, Bayrak Planı gibi planların, oligarşi içi çatışmalarda kullanılmasıdır. AKP'lilerin feryadı bundandır. AKP ve destekçilerinin itirazı, caminin bombalanacak olmasına, Ege'de "kendi uçağımızın" düşürülecek olmasına, 200 bin kişinin gözaltına alınacak olmasına değildir... İtiraz, AKP hükü-metinin devrilecek olmasınadır. AKP'ye yönelik bir şey olmasaydı eğer, AKP'de, AKP'ciler de bu planı bu kadar öne çıkarmazlardı. Çünkü zaten bu planların onlarcası var ordunun elinde. Halen emin olunmalıdır ki, dolapları, bilgisayarları, kozmik odaları, bunlarla doludur.

TSK'nın bütün harp oyunlarında bir "mavi kuvvetler", bir de "kırmızı kuvvetler" vardır. Mavi kuvvetler dostu, kırmızı kuvvetler düşmanı temsil eder. Kırmızının düşman olarak seçilmesi de elbette tesadüfi değildir. Bu senaryolarda, düşman, halktır, devrimciler, sosyalistlerdir. İsyan etmiş 'asi'lerdir. Emperyalizmin karargahlarında hazırlanan harp oyunları bu üçünün ezilmesi, yenilmesi üzerine kurulur.

Denilebilir ki, bunlar yeterince bilinemez. Çok daha açık sergilenen bir başka örnekten bahsedelim öyleyse: Televizyonlardan sık sık, Çevik Kuvvetin tatbikatlarını izleriz. Kimdir Çevik Kuvvetin karşısındaki düşman? Düşman; ilerici, devrimci, demokrat öğrencilerdir. Düşman; memurlardır, işçilerdir ya da gecekondusunun yıkılmasını önlemeye çalışan yoksul halktır.

Yeni-sömürge oligarşik devletin ordusunun, polisinin asıl işlevi budur. Amaç, tekellerin sömürüsü için halkı sindirmektir. Darbeler de bunun için yapılır. Bunun dışında oligarşi içi çatışmalarda, darbe planları, plan seminerleri yapılsa da Amerika'nın onaylamadığı bir darbe yapılamaz. Plan olarak kalır.

Burjuva yazarlar ve aydınlar kendi ordularını yanlış tanımlamakta ve yanlış tanıtmaktadırlar.

Öyle milli çıkarlar üzerine kurulmuş bir ordu yoktur. Ülkenin dört bir yanı Amerikan üsleriyle, NATO üsleriyle doludur. Emperyalistlerden bağımsız ne iç politikası, ne de dış politikası vardır. Emperyalistlerin, NATO'nun ülkemizdeki üslerine, planlarına, politikalarına karşı çıkmadan "milli" olunamaz.

Her ne kadar dört yanımız düşmanlarla çevrili demagojileri yapılsa da ordunun, polisin düşman olarak gördüğü başta devrimciler, sosyalistler olmak üzere tüm halktır. Dolayısıyla darbe planları da harp oyunları da halka karşı yapılmaktadır.

Oligarşinin ordusunun emperyalist işgale karşı bir savaş oyunu varmı?

Mesela, Amerika Türkiye'yi işgal ettiğinde işgalciler nasıl etkisizleştirilecek, halk işgale karşı nasıl seferber edilecek, nasıl direnecek? "Milli" ordu böyle bir harp oyunu yapmış mıdır? Hayır yapmamışlardır. İşbirlikçi ordu, ancak sosyalist ülkelere, devrimcilere ve halkın isyanına karşı harp oyunları yapar. Emperyalist işgale karşı harbin oyununu bile yapmazlar, yapamazlar.

*

Başbuğ: "Allah allah diye hücum ettiren bir ordu, allahın evine bomba koyar mı?"
Siz düzenin çıkarları için "Allah'ın evi"ni de bombalarsınız, kendi vatanınızı da...

Orgeneral İlker Başbuğ 25 Ocak'ta yaptığı konuşmada "Allah Allah diyen bir ordu, Allah'ın evini bombalatır mı? Siz bu orduyu nasıl böyle itham edersiniz? Bunun yapanlara söylüyorum; hiç mi vicdanınız yok?" dedi.

Tam tersine.

Eğer karşımızda bir düzen kurumu varsa, onun her türlü riyakarlığı yapacağını iyi biliriz. Vatanı satanlar en büyük vatansever kesilir. Dini kullanan en büyük dindar kesilir. Bir bakalım yakın tarihimize?

Atatürk'ün Selanik'teki evini bombalayan kimdi? En keskin Atatürkçüler, MİT'çiler... Kültür sarayını bombalayan, Marmara vapurunu batıran kim? Başkalarını "anarşistlikle" en fazla suçlayanlar!

"Camileri yaktılar, bombaladılar" diye ortalığı ayağa kaldıran kimlerdi? En dindarlar...

Güçlükonakta korucuların minibüsünü yakan kimdi? Koruculuk sistemini kuranlar!

İrticadan şeriatçılıktan bu kadar şikayet edenler, Hizbullah'ı kuranlardır. Halkın devrimcilerden uzaklaşması için tarikatların önünü açan kimdi?.. Şeriat tehlikesinden en çok bahseden 12 Eylül yönetimi!

Evet bu ordu hem "Allah Allah" diyerek, "vatan, millet" diyerek askerini gerici, şovenist duygularla motive eder, hem camiyi bombalatır, hem de vatanı satar.

*

Darbe karşıtı "vatansever'e bakın!..

İddialara göre, "Balyoz Güvenlik Harekât Planı" doğrultusunda gerçekleştirilecek darbe sonrasında 'Milli Mutabakat Hükümeti'ne başbakan olarak Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu getirilecekti.

Rıfat Hisarcıklıoğlu, 22 Ocak'ta yaptığı basın toplantısında ne kadar "darbe karşıtı" olduğunu şu sözlerle ifade etti: "Balyoz Planı'nı ilk kez basından duydum. Darbeyi 'vatana ihanet olarak görüyorum.' İhanete teşebbüs edenlerin yanında olmam, olaman. Bu iddialara adımı karıştıranlara, sorgulamadan yargılayanlara hakkımı helal etmiyorum."

Darbeyi 'vatana ihanet olark görüyorum.' diyene bakın. İkiyüzlülük ya da pişkinlik gibi sözler bu durumu anlatmada yetersiz kalır. Bu sözlerin sahibi 12 Eylül darbesi sonrasında "artık gülme sırası bizde" diyenlerin sınıfındandır. Sen, 12 Eylül'ün tekeller lehine çıkardığı yasalara hiç ses çıkartma, sen 12 Eylül'den beslen, 12 Eylül yasalarına sırtını daya... sonra; darbeyi 'vatana ihanet olark görüyorum' de.

*

TSK'dan "Kozmik Oda" açıklaması

22 Ocak'da Genelkurmay Başkanlığı Adli Müşaviri Tuğgeneral Hıfzı Çubuklu, "Arama tutanağındaki bilgiler doğrultusunda Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığı'nın görev ve yetki alanı dışında bir faaliyetin tespit edilmediğini ifade etmemiz mümkündür" dedi.

Ankara Seferberlik Bölge Başkanlığı'nda yapılan aramalarla ilgili burjuva basından yayılan havaya bakılırsa "ilk kez devletin karanlık odalarına giriliyor ve kontrgerillayla hesaplaşılıyor"du.

Oysa günlerce süren aramaların devletin kontrgerilla operasyonlarıyla bir ilgisi yoktu.

Kozmik Odanın aranması için çıkartılan mahkeme kararı sadece son bir yılı ve AKP'ye yönelik belgeleri içermekteydi. Yani mesele yine oligarşi içi çatışmayla ilgilidir.

Halka yönelik katliamların araştırılması yok. 1 Mayıslar, Maraşlar, Çorumlar, Sivaslar, Gaziler, yakılan, boşaltılan köyler, infazlar, kayıplar, linçler yok. Kısacası kontr-gerillayla bir hesaplaşma yok. Olamaz da. Çünkü halka karşı kontrgerillanın faaliyetleri AKP iktidarı tarafından da sürdürülmektedir.

AKP'den, kontrgerilladan 'hesap soracağı' beklentisi içine girenler, bu beklentiyle AKP politikalarına yedeklenenler 'hayal kırıklığına uğramaya devam edecekler.

YÜRÜYÜŞ



__________________
“İşçi sinifi tarihun itici gücidur ve tarihun akişini değişturecek siniftur dedum diye ‘Halkun öteki kesumi yatup, ense yapacak’ demedum. Köylü, memur, genç, öğrenci, sanatkâr, kuçuk esnaf... Hayde herkes tribündeki yerini alsun.”

Laz Marks


devriMaral isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiket
oligarşinin, ordusu, ordusudur, savaş


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Konu Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Mehdi Ordusu’yla savaş: Basra patlaması devriMaral Makaleler 0 07-03-2009 10:24
Savaş gerek savaş! Rozerin Makaleler 0 09-13-2008 22:00
amerika ordusu terör ordusu gabarın asi rüzgarı Serbest Başlık ( Siyaset ) 0 05-26-2007 02:00
17 bin asker, 140 savaş uçağı taşıyan 9 savaş gemisi dün Hürmüz Boğazı'ndan geçti. AB burjuva-haberci Dünya'dan Haberler 0 05-24-2007 04:00
Tatbikat yapan Tayvan Ordusu Otoyolu savaş uçakları için pist gibi kullandı. burjuva-haberci Dünya'dan Haberler 0 05-15-2007 16:10


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 06:45 .



Powered by vBulletin® Version 3.8.3
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.0 RC2


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447