![]() |
| | #1 (permalink) |
| Üyelik tarihi: May 2009 Bulunduğu yer: CΣPΉΣ
Mesajlar: 11.383
Thanks: 202
Thanked 1.024 Times in 961 Posts
Tecrübe Puanı: 12 ![]() | ![]() BDP olağanüstü kongreye gidiyor. Kongreye doğru giderken partide yeni bir arayış ve hareketliliğin yaşandığı çıplak gözle bile görülebiliyor. Tüm ezilen ve sömürülen çevrelerle görüşmeler yapılıyor, Türkiye demokrasi hareketinin birleştirilmesini ve geliştirilmesini hedefleyen tartışmalar yürütülüyor. Demokratik siyaseti örgütleyip geliştirme görevi BDP'ye düşmüş, BDP de bu görevi bütünüyle başarmak için yoğun bir çalışma yürütüyor. Peki, BDP üzerine yüklenen bu tarihsel misyonun gereği pratikte başarıyla yerine getirebilir mi? Hiç kuşkusuz bu görevi başarması için önemli bir fırsat ve imkan durumu vardır, koşullar bunun için büyük ölçüde uygun ve elverişlidir. Ancak hiçbir şey de doğru yöntemle çalışmadan başarılmaz, hiçbir şey kendiliğinden olmaz. Mevcut elverişli koşulları değerlendirerek fırsat ve imkanları başarılı siyasal pratiğe dönüştürmek usta bir çalışma ister. Böyle bir tarihsel sınavdan geçerken BDP bizce iki şeye dikkat etmelidir. Birincisi, geçmiş demokratik siyaset pratiğinin değerlendirmesini eleştirel ve özeleştirel bir yaklaşımla derinliğine yapıp derslerini doğru bir biçimde çıkarabilmektir. Yeni süreçte bu derslerle yürümek gerekiyor. İşte DTP kapatıldı, üzerimizde yoğun baskı var, böyle bir ortamda yenilenme ve değişim çabası içine girersek bu taviz vermek olarak anlaşılır gibi dar, yüzeysel, yanlış, yanılgılı ve siyaseten hiçbir değer ifade etmeyen kof gururlu bir yaklaşım içinde kesinlikle olmamak lazımdır. Evet, teslimiyetçi ve taviz verici bir tutum içine elbette girilmemelidir. Ancak yeni bir başlangıç yapar ve yeniden yapılanırken de elbette geçmişin doğru dersleri temelinde kendini değiştirmek ve yenilemek gerekir. Bu konuda 'acaba yanlış mı anlaşılır' gibi bir kaygıya kapılmaya kesinlikle gerek yoktur. Zaten eskiyi olduğu gibi sürdürmek ne doğrudur, ne de mümkündür. Böyle yapmak isteyenler kesinlikle geriye düşerler. Kaldı ki en son DTP pratiğinin de özeleştiri ile aşılması gereken yönleri çoktur. Örneğin siyasette çok dar, tutucu, bölgesel ve sınırlı kalmış ve fazla yaratıcı olamamıştır. Yani etkili ve geniş siyaset yapar hale gelememiştir. BDP bu durumu aşmayı ve siyaset yapmayı mutlaka başarmalıdır. İkinci husus, BDP'nin çeşitli ezilen ve demokratik çevrelerle yürüttüğü görüşmeleri dar tutmaması ve sadece görüşme-tartışma düzeyinde bırakmamasıdır. Türkiye'de ezilen, sömürülen, dışlanan ve demokrasiye ihtiyacı olan herkese, her kişiye, çevreye, kuruma gitmek, 'aman bundan bir yarar gelmez' demeden ve 'kendileri gelsin' beklentisi içinde olmadan her kesime ulaşarak en geniş birliği yaratmak, herkesi demokratik siyasete katmak, siyaset içine çekmek gerekiyor. Sol demokratik güçler kadar, liberal demokrat ve İslami demokrat güçlerle de bir araya gelmeyi ve asgari demokratik siyasal program temelinde birleşmeyi başarmak gerekiyor. Kürt toplumunun daha geniş kesimleriyle birlikte Türkiye'nin irili-ufaklı tüm ezilen kesimlerini, emekçilerini, kadınlarını, gençlerini, Alevileri, etnik azınlıkları, aydınları, sanatçıları, bunların parti, grup, dergi, hareket, dernek, sendika gibi tüm örgütlerini demokratik siyaset içine çekip birleştirmeyi sağlamak gerekiyor. Elbette tüm bunlarla ilişki, sadece görüş alış-verişinde bulunmak ve desteklerini istemek düzeyinde kalmamalıdır. Bu düzeyi aşarak, herkesi demokratik siyasete katılır ve etkin siyaset yapar düzeye getirmek, ilişkilenmeyi bu çerçevede yürütmek gerekir. Demokratik siyaset tüm bu güçlerin katılımından ve birliğinden oluşan bir siyasettir. Tüm bunları başarmak da, kelimenin gerçek anlamıyla demokratik siyaset yapmak demektir. Başarılı olabilmesi için BDP'nin gerçekten siyaset yapmayı göze alması ve kendini demokratik siyaset yapar hale getirmesi gerekir. Olağanüstü kongre BDP'yi böyle bir çizgiye ve yapıya kavuşturursa başarılı sonuç vermiş, yani yeni bir başlangıç yapmış olur. BDP kendini gerçek anlamda demokratik siyaset yapar hale getirecek midir? Bu soruya hemen ve peşinen 'evet' demek mümkün değildir. Çünkü geçmiş pratik bu konuda pek gelişmiş bir örnek sunmuyor. Siyaseten arızalı ve çok dar bir duruş yaşanıyor. Türkiye'nin sol ve demokratik güçlerinin siyaset yapmadıkları, siyasetten kaçtıkları, hep dar ideolojik gruplar düzeyinde kaldıkları biliniyor. Bu durum 12 Mart 1971 askeri darbesiyle gerçekleştirilen bir olaydır. Darbe tarafından sol ve demokratik akımın önderleri katledilerek bu akım siyaset dışına itilmiştir. Kırk yıldır sol ve demokratik akımın yaşadığı siyasetten korkma, kaçma, bu temelde ideolojik grup halinde kalma ve parçalanmadır. Dikkat edilirse, son otuz yıldır Kürt halkının yürüttüğü direnişin Türkiye'deki siyasal sonucunu bütün diğer akımlar değerlendirmiş, Demirel buna dayanarak cumhurbaşkanı olmuş, AKP buna dayanarak sekiz yıldır iktidar koltuğunu tutmuş, fakat sol ve demokratik akım siyaseten bir milim bile ilerlememiştir. Sol ve demokratik akım adına Türkiye'de siyaset dışı olma durumunu aşmaya çalışan tek güç Kürt Özgürlük Hareketi'dir. Ancak pratikte onun da ciddi biçimde zorlandığı ortadadır. Önderlik ve teorik düzeyde sorun yoktur, demokratik siyasetin tanımı ve izahı yeterince yapılmıştır. Ancak yirmi yıllık pratik uygulama gösteriyor ki, teorik olarak öngörülenin yüzde beşi bile uygulanmamıştır. Bu yönüyle Kürt demokratik siyasetinin de Türkiye'deki durumu aştığını söylemek zordur. İşte en son DTP pratiği ortadadır. 'Türkiye partisiyiz' sloganı ile yola çıkılmış, ancak pratikte Kürt toplumunun tümünü kucaklayan bir parti bile olunamamıştır. Bu neden böyledir? Siyaset yapmaktan kaçıldığı için. Dar, yüzeysel ve tutucu olunduğu için. Herkesin sorunuyla uğraşmak yerine işin kolayına kaçma esas alındığı için. Elbette bunun sonucu da küçük parti olarak kalmak olmuş, yüzde yirmilere, otuzlara tırmanan parti haline gelinememiştir. Şimdi BDP işte bu durumu aşabilecek midir? Gerçekten demokratik siyaset yapan bir parti olabilecek midir? Sadece bir görüşü örgütlemeyi aşarak, tüm radikal demokrat, liberal demokrat ve İslami demokrat güçleri birleştirebilecek midir? Sadece hazır Kürt kitlesiyle yetinmeyi aşarak tüm Kürt toplumunu ve Türkiye'nin ezilenlerini harekete geçirmeyi ve birleştirmeyi başarabilecek midir? Kürt toplumunun sesi, tüm ezilenlerin sesi, gerçek Türkiye demokrasisinin sesi, Türkiye'nin gerçek demokrasi partisi olabilecek midir? BDP'nin tarihi başarısı bunları yapabilmesine bağlıdır. Olağanüstü kongre böyle tarih yapan bir BDP'yi yaratmayı öngörmeli, siyasi programı ve örgüt yapısıyla bunu ortaya çıkarmalıdır. [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]
__________________ “İşçi sinifi tarihun itici gücidur ve tarihun akişini değişturecek siniftur dedum diye ‘Halkun öteki kesumi yatup, ense yapacak’ demedum. Köylü, memur, genç, öğrenci, sanatkâr, kuçuk esnaf... Hayde herkes tribündeki yerini alsun.” Laz Marks |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiket |
| doğru, kongreye |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| KADEP, kongreye katılmayacak | EWİNDARE | KomünistForum Haber Servisi | 0 | 06-11-2009 21:53 |
| ödp büyük kongreye hazırlanıyor | Dev-Des | ÖDP | 1 | 05-28-2009 23:05 |
| Dağlara Doğru | Azadiya_welat | Ölümsüzler | 2 | 12-23-2007 05:52 |
| 3. Kongreye Dair | IMMANUEL | SDP | 3 | 12-13-2007 14:20 |
| Demokrat Parti çatısı altında Anavatan'la birleşmek için 27 Mayıs Pazar günü kongreye | burjuva-haberci | Türkiye'den Haberler | 0 | 05-25-2007 03:25 |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 17:29 .