Komunist Forum
Geri git   Komunist Forum > SİYASET BÖLÜMÜ > Siyaset > Makaleler

Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları Stil
Alt 01-18-2010, 13:11   #1 (permalink)
 
devriMaral - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: May 2009
Bulunduğu yer: CΣPΉΣ
Mesajlar: 11.383
Thanks: 202
Thanked 1.024 Times in 961 Posts
Tecrübe Puanı: 12
devriMaral Seçkin bir yolda.
Standart Ağca'nın Tekman sırrı

BİR AĞCA HİKAYESİ

İtalya ve Türkiye'de toplam 30 yıl hapis yatan Ağca'yla ilgili 'bilinmeyenler' neredeyse 'bilinenler'den çok daha fazla. Ağca'nın bilinmeyenleri arasında, yurtdışına kaçırılırken Erzurum Tekman'da bir süre kalması da bulunuyor...

Ağca'nın Tekman sırrı

Türkiye'de bir süreden beri kontr-gerilla konusu tartışılıyor. Son dönemlerde Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'a yönelik suikast iddiaları ve ardından Seferberlik Tetkik Kurulu Ankara Bölge Başkanlığı'nda başlatılan 'kozmik arama'yla birlikte kontr-gerillanın varlığı, oluşumu, etkinliği ve karanlıkta kalmış birçok olay geniş ölçekte tartışmaya açıldı.

Türkiye'nin 1952'de NATO'ya üye olmasıyla birlikte kontr-gerilla oluşumuna gidildiği artık herkes tarafından kabul edilen bir gerçek haline geldi. Kontr-gerillanın varlığından ilk kez resmi düzeyde Bülent Ecevit 1970'lerde, Başbakanlığı döneminde, söz etmişti. Ecevit, 1973'te Genelkurmay Başkanı Semih Sancar'ın örgüt için örtülü ödenekten para istemesiyle kontr-gerilladan haberdar olduğunu açıklamış ve sonraki yıllarda kontr-gerilla sözünü telafuz ederek, seçimlerde önemli bir başarı kazanmıştı.

1990'lı yıllardan sonra ise kontr-gerillanın varlığı netleşmiş ve bu yöndeki belge ve bulgular ortaya konulmaya başlanmıştı. Aynı zamanda bu oluşumlarda kimlerin yer aldığına dair de önemli bilgiler ortaya çıkmıştı. Özellikle Kasım 1996'daki Susurluk kazasından sonra devletin içinde kontr-gerillanın ne kadar örgütlü olduğu açıkça görülmüştü.

Aynı şekilde kontr-gerillanın bir parçası olarak JİTEM'in varlığı, Kürt bölgesinde yaşayan herkesin açıkça bildiği bir gerçekti. Son günlerde JİTEM'in varlığı konusundaki tartışmalar da alevlendi.

Kontr-gerillanın 'devlet dışı bir çete oluşumu' değil, NATO konsepti dahilinde sistematik bir örgütlenmeye sahip, Türkiye'deki gelişmelere yön veren bir oluşum olduğu artık aşikardır. Türkiye'deki siyasi gelişmelerin yönünü belirleyen ve yakın geçmişten günümüze dek süren bir dizi olayın şaşırtıcı bir şekilde bağlantılı olması da bunun açık göstergesidir. Yakın geçmişte yaşanmış ve darbe şartlarını oluşturacak kadar her şeye yön veren olayların, bazen fail veya aktörlerle, bazen amaç ve yöntem benzerlikleriyle, bazen zamanlamayla ortak bir paydada buluştuğu defalarca ortaya çıktı.

Gazeteci Abdi İpekçi cinayetinin tetikçisi Mehmet Ali Ağca'nın ilişkiler ağı bu konuda iyi bir örnektir. Cereyan eden olaylar, ilişkilenilen kişiler, kurulan bağlantılar, güdülen amaçlar her zaman 'arkadaki bir ele' işaret etti. Bu el ise bugünlerde üzerinde hararetli tartışmalar yürütülen ve 'devletin derinliklerine nüfuz ettiği' anlaşılan kontr-gerillanın ta kendisi oluyor.

Kontr-gerilla ve son dönemlerdeki tartışmalarla birlikte ortaya konulan belge ve bulgulardan hareketle kontr-gerillanın bir kolu olduğu anlaşılan JİTEM'e ilişkin tartışmalar elbette 'karanlık geçmiş'le yüzleşme açısından oldukça önemli.

Bu iki oluşumun ortaya çıkarılması ve bu oluşumlarla anılan eylemlerin aydınlatılması elbette demokratikleşmeye büyük bir katkı sunacaktır. Aynı şekilde gecikmiş adeletin tesisi için de önemli bir adım olacaktır. Çünkü hala adalet bekleyen binlerce faili meçhul cinayet ve demokrasiye büyük darbe indiren karanlık eylemler, olaylar ortada duruyor.

Öte yandan geçmişle yüzleşme durumunda, günümüzde kendisini bu 'karanlık geçmiş'in sürdürücüsü addeden güçlere, oluşumlara da büyük darbe indirilmiş olacak.

İsmini İpekçi cinayetiyle duyurdu

Geçmişin karanlıkta bırakılmış önemli olaylarından biri de Gazeteci Abdi İpekçi cinayetidir. Abdi İpekçi cinayetini gerçekleştiren kişi olarak bilinen ve daha sonra Papa II. Jean Paul'e suikast girişiminde bulunan Mehmet Ali Ağca, 30 yıllık hapis hayatından sonra bugün serbest bırakılıyor. Bu açıdan Ağca ve Ağca'yla bağlantılı bazı kişilere bakıldığında aslında Abdi İpekçi cinayetinin gerçek yüzü ve amacı daha iyi anlaşılır...

Mehmet Ali Ağca ile ilgili birçok gerçek yazıldı, çizildi. Ancak kamuoyunda hala Ağca'yla ilgili gerçeklerin tam anlamıyla ortaya çıkmadığına ilişkin güçlü bir kanı var. Öyle ki, Ağca'nın 30 yıl cezaevinde yatıp çıktıktan sonra bile 'bilinmeyenleri' büyük bir merak konusu. Bu nedenle 'Ağca'nın sırları'nın büyük önem arz ettiği, bu sırları anlatması durumunda kendisine milyon dolarlar verileceği belirtiliyor.

Mehmet Ali Ağca, 1 Şubat 1979'daki Abdi İpekçi cinayetiyle tanındı. İddiaya göre, cinayetin tetikçisi Ağca'ydı. Ağca, cinayetten ancak 5 ay sonra 25 Haziran 1979'da yakalanabildi. Sorgusunda cinayeti işlediğini kabul etti ve tutuklandı. (Daha sonra cinayeti hem üstlenen hem de üstlenmeyen açıklamaları oldu.) Ancak tutuklanması uzun sürmedi. 23 Kasım 1979'da tutuklu bulunduğu Maltepe Askeri Cezaevi'nden kaçırıldı ve yurt dışına çıkarıldı. Cezaevinden kaçırıldıktan sonra, Ağca, Milliyet Gazetesi'ne bir not göndermişti ve notunda Papa II. Jean Paul'ü öldürmeye gideceğini belirtmişti.

Ağca artık Türkiye'de değildi, nerede olduğu da 'bilinmiyordu.' Ta ki, 13 Mayıs 1981'e kadar... Ağca bu kez Papa II. Jean Paul'e suikast girişiminde bulunurken sahnedeydi. Suikastten sonra tutuklanan Ağca, İtalya'da 22 Mart 1986'da sonuçlanan davada ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

Ağca, tarihler 13 Haziran 2000'i gösterdiğinde dönemin İtalya Cumhurbaşkanı Carlo Azeglio Ciampi tarafından affedildi. Aftan sonra Ağca Türkiye'ye iade edildi. Ağca'nın Türkiye'de Abdi İpekçi cinayeti dolayısıyla tekrar yargılanmasının mümkün olmadığına karar verildi. İpekçi cinayetinden daha önce hakkında verilen ömür boyu hapis cezası 1991'de yürürlüğe konulan İnfaz Yasası gereğince 10 yıl hapse çevrilmişti. Aynı şekilde iki ayrı gasp ve soygun suçundan dolayı hakkında verilen 36 yıllık hapis cezası da 2000'de çıkarılan ve kamuoyunda 'Rahşan Affı' olarak bilinen yasa kapsamında 7 yıl 2 aya inmişti.

Nihayetinde Ağca, Türkiye'ye iadesinden sonra konulduğu Kartal H Tipi Cezaevi'nden 12 Ocak 2006'da tahliye edildi. Ancak kamuoyunun tepkisi sonrasında 'cezanın yanlış hesaplandığı' gerekçesiyle Ağca tekrar cezaevine konuldu. 'Yanlış hesaplandığı' belirtilen ceza da 18 Ocak'ta, yani bugün bitiyor ve Ağca artık 'bir daha cezaevine konulmayacak' şekilde serbest bırakılıyor.

Buraya kadar anlattıklarımız aşağı yukarı herkesin bildiği şeyler... Bilinmeyenler ise çok daha 'derin bağlantılar ve amaçlar' taşıyor... Kamuoyunun hala merak ettiği de bunlar...

Ağca'yı Papa'ya götüren yol

Ağca'nın bilinmeyenleri arasında cezaevinden kaçırıldıktan sonra nerelerde kaldığı ve kimlerin kendisini yurt dışına çıkardığı da yer alıyor.

Ağca'yı Maltepe Askeri Cezaevi'nden kaçıran askerlerden Bünyamin Azer Yılmaz, 32. Gün programına 2 Şubat 2006'da açıklamalarda bulundu. Yılmaz, Ağca'nın kaçırılması emrinin 'büyük yerlerden, büyük şahıslardan geldiğini' söylemişti. Yılmaz, Ağca'yı cezaevinden kaçırdıktan sonra Oral Çelik'e teslim ettiğini, daha sonra Ağca ve Oral Çelik'in Erzurum'a, oradan da Iğdır üzeri İran'a kaçırıldığını açıklamıştı.

Ağca'nın İran'a kaçırıldığı iddiası, dönemin Sıkıyönetim Koordinasyon Başkanı Korgeneral Nevzat Bölügiray'ın 27 Aralık 1984 tarihinde İçişleri Bakanlığı'na gönderdiği ' Mehmet Ali Ağca hakkındaki Kronolojik Etüt' başlıklı 7130.43/821 sayılı yazıda da yer almıştı: 'Ağca kaçtıktan sonra 30 Kasım 1979 tarihine kadar İstanbul'da kalmış, bilahare Ankara ve muhtelif yerlerde ülkücüler tarafından kendisine temin edilen yerlerde gizlenerek Şubat 1980'de Erzurum'a geçmiştir. Adı geçenin burada Ülkücü Gençlik Derneği teşkilatı ile yaptığı görüşmeler sonucu Timur Selçuk isimli ülkücü tarafından İran'a Muhammed Kasımi adlı kaçakçı vasıtasıyla kaçırıldığı öğrenilmiştir.'

İstanbul Sıkıyönetim Mahkemesi Askeri Savcılığı tarafından Ağca'nın kaçırılması olayıyla ilgili hazırlanan 16 Ocak 1984 tarihli iddianamede yer alan Ağca'nın İtalya'daki ifadelerinden de İran konusu karşımıza çıkıyor: '1980 yılının Ocak ayının 20-30 arasındaki bir tarihte Oral Çelik ile birlikte yataklı vagon ile Erzurum'a, Çelik'in arkadaşı Timur Selçuk'un evine gittik. O gece Timur ve Oral'la birlikte üçümüz Iğdır'a gittik. Timur'un tanıdığı İranlı Ali Kasımi isimli biri gelerek bizi buldu. Bu buluşmayı Timur Selçuk ayarlamıştı.' (Bu arada Ağca'yı cezaevinden çıkaran asker de, Ağca'yı İran'a kaçırdığı belirtilen Timur Selçuk da yargılanmış ve çeşitli hapis cezalarına çarptırılmışlardı.)

Ağca'nın İran'a kaçırıldığı iddiasının yanı sıra Ağca'nın direkt Edirne Kapıkule üzerinden kaçırıldığı iddiası da bulunuyor. Zeki Çatlı, Saygı Öztürk'ün 'Taşeron Mesih' adlı kitabında yer alan açıklamalarında ağabeyi Abdullah Çatlı tarafından Ağca'nın Kapıkule'den çıkarıldığını söylüyor. Zeki Çatlı aynı zamanda Faruk Özgün kimliğiyle Ağca için pasaport aldıklarını da belirtiyor. (Faruk Özgün adına düzenlenmiş pasaport, Kapıkule iddiasında olduğu gibi İran iddiasında da gündeme gelmişti. Nitekim Ağca İtalya'da bu pasaportla yakalanmıştı.)

Ağca'nın cezaevinden kaçırıldıktan sonra nereden yurt dışına çıkarıldığı konusu tartışmalı olmakla birlikte, daha ağır basan iddianın İran yönünde olduğunu belirtmekte fayda var. Belgeler, ifadeler ve Ağca'nın kaçırılmasıyla ilgili yapılan yargılamaların hepsi Ağca'nın İran'a kaçırıldığını gösteriyor.

Ancak burada şu iddiayı belirtmekte de fayda var: Ağca, İpekçi cinayetinden sonra önce İran'a kaçırıldı, daha sonra tekrar Türkiye'ye döndü ve Kapıkule'den Bulgaristan'a çıkarıldı! Bu konuda şimdiye kadar hiçbir kaydın karşımıza çıkmamış olması da dikkat çekici.

Nihayetinde Ağca'nın kaçırılmasıyla ilgili bütün iddiaların hala 'sır' niteliğini koruduğunu da belirtebiliriz...

Tekman'da 'esrarengiz' bağlantı

Ağca'nın yurt dışına kaçırılmasıyla ilgili bugün kadar hiç gündeme gelmeyen önemli bir detay daha bulunuyor. Ağca'nın İran'a kaçırılırken Erzurum-Iğdır hattının kullanıldığı kaydediliyor. Buradaki önemli detay ise, Ağca'nın Erzurum durağı ile ilgili...

Ağca cezaevinden kaçırıldıktan sonra Erzurum'a Ülkücülerin önde gelen ismi Timur Selçuk'un yanına gönderilmişti. Selçuk, Milliyet Gazetesi'ne 16 Haziran 2000'de verdiği demeçte, Ağca'nın Erzurum'a gönderilmesinden sonra İran'a çıkarılması için bir İranlı (Kasımi) ayarladığını, daha sonra Iğdır'a geçerek bu İranlıyla bağlantıya geçtiklerini söylemişti.

Ağca'nın İran sınırına kadar götürülmesinde rol oynayan bir başka isim daha vardı. O da Tekman'da görev yapan Yüzbaşı Fehmi Altınbilek'ti. 'İran işi' ayarlanıncaya kadar Ağca'nın Tekman'da, Altınbilek'in korumasında, Gökoğlan Köyü'nde kaldığı belirtiliyor. Ağca'nın bu köyde ne kadar kaldığı konusunda net bir bilgi olmasa da Ağca ve Oral Çelik'i bu köyde gördüğünü söyleyenlerin sayısı azımsanacak türden değil.

Peki Ağca'nın Tekman hikayesinin hiç gündeme gelmemiş olmasının nedeni o dönem orada görev yapan Fehmi Altınbilek olabilir mi? Tekman hikayesinin bir 'sır' olarak kalmasında, yakın geçmişte 'esrarengiz subay' olarak da anılan Altınbilek ve dolayısıyla Altınbilek'i 'esrarengizleştiren' asıl güç etkili olabilir mi?

Abdülselam GÜLSEVDİ



__________________
“İşçi sinifi tarihun itici gücidur ve tarihun akişini değişturecek siniftur dedum diye ‘Halkun öteki kesumi yatup, ense yapacak’ demedum. Köylü, memur, genç, öğrenci, sanatkâr, kuçuk esnaf... Hayde herkes tribündeki yerini alsun.”

Laz Marks


devriMaral isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiket
ağcanın, sırrı, tekman


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Konu Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Beynin Sırrı ibrahimo Psikoloji - Psikiyatri 2 10-02-2009 19:53
atomların sırrı likek2__17 Bilim 0 04-27-2009 21:54
Devlet Sırrı İsyanAteşi Fıkralar 9 08-29-2008 05:11
Kalaşnikof'un sırrı Haber-Ahmet Türkiye'den Haberler 0 03-20-2008 14:50
Kalaşnikof'un sırrı Haber-Ahmet Türkiye'den Haberler 0 03-20-2008 14:49


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 14:11 .



Powered by vBulletin® Version 3.8.3
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.0 RC2


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447