![]() |
| | #1 (permalink) |
| Üyelik tarihi: Jun 2009 Bulunduğu yer: Turuncu Gemi
Mesajlar: 4.523
Thanks: 40
Thanked 63 Times in 52 Posts
Tecrübe Puanı: 5 ![]() | MİNERVANIN BAYKUŞU NURAY SANCAR Ölülerin kardeşliği Altında suç işlenmişse ağacın, kabahate dekor oluşturmuşsa mıntıkadaki bankın, üzerine kan bulaşmışsa mutfak bıçağının, cezalandırılması, biz normal ve sivil dünyalıları gülümsetir. Eşyaları cezalandırma yoluyla ilkel bir hukuk anlayışının sürdürülmesindeki ısrara şaşırırız. Nesnelere birer canlıymış gibi muamele etmek, onların birer ruhu olduğunu sanmak, ne de olsa ilkel kabile tapımlarına ait bir ritüel. Türkiye’nin en modern kurumlarından olan ordu içinde hüküm sürdüğü anlatılagelen cezalandırma şekli, ilkel tapımları yaşatma gayesini gütmez elbette. Bu tuhaf kışla mantığı, daha çok, askerliği normal hayattan soyutlamak; orada bambaşka, akılla kavranması zor kuralların işlediğini göstermek için geliştirilmiştir sanki. Ordu sadece silah gücüyle değil, böyle tuhaf hikayeleriyle de toplumun dışında bir yerde kendisini konumlandırır. Askerlik öykülerine bakarak, aslında sık sık siyasi müdahalede bulunan, bulunmadıysa içinde bir yerlerde birilerinin mutlaka darbe hazırlığında olduğu bir kurumun, kendi içindeki günlük disiplin anlayışıyla ülkeye çekidüzen verme gayreti arasında benzerlik olabileceğini düşünmek, akla yakın geliyor. Kışlasında öyle, toplumsal hayatta da siyasetçilerin ve sade yurttaşların hep yanlış yapmaya hazır iflah olmazlar olarak görüldüğü izlenimi veren, bunu sürekli hissettiren bir kurumdan söz ediyoruz. Yüksek rütbeli biri ağzını açtığında akan suları durduran, bir mevzuyu enine boyuna tartışmaya dalmışken kışladan çıkan bir sesle herkesin suspus olup, uygun adım marş geriye çekilivermesini sağlayan bir kurum bu. O kurumun gözünde halk, cezalandırılma korkusundan bir türlü büyüyüp rüştünü ispat edemiyor. Rütbelinin, eline verdiği pimi çekilmiş bombayı atıp kurtulamayacak kadar korkutulmuş Mehmetçiği bağrından çıkaran bir kitle bu. Askerde, “Ölürsem bunun hesabı bana sorulur” diyebilecek kadar garip bir muhakeme yeteneği geliştirmiş bireylerin oluşturduğu bir topluluk. O yüzden Elazığ’da Tim Komutanı Mehmet Tümer’in verdiği “pimi çekilmiş bombayı tutma cezası”nı çekerken etrafındaki üç kişiyle birlikte ölen askerin, 45 dakika boyunca, yani takati tükeninceye kadar elinde o bombayla dolaşması, bu ülkede olan bitene ayna da tutar. Askeriyedeki, emrin demiri kestiği mantığı da özetler. Deşilse kim bilir daha kaç ana kuzusu böyle hiç yoktan, anlamsız emirlere karşı çıkma cesareti bulamadığı için ölmüştür. Deşilmeli de. Hem askerin, saçma ve ürkütücü cezalandırma halesine ihtiyaç duyan gücü sorgulansın; hem de aba altından sopa göstererek, siyasetin ve halkın vesayeti kendi üstüne zimmetlenmiş gibi davranamasın diye. Yoksa, Tam Kürt Açılımı konuşulurken, Zafer Haftası kapsamında Afyonkarahisar’da şehit mezarlığında kardeşlik hakkında söyledikleriyle kanı donduran Genelkurmay Başkanı Başbuğ, “İşte Türkiye bu, daha fazla bir şey söylemeye gerek var mı? Burada beraber yatıyorlar, yan yanalar, kardeşlik bu...” diye konuşmaktan; bu ülkede halkların kardeşçe bir arada yaşayabilmesine mezarlığı örnek göstermekten sakınmamışsa, asker mantığından çekeceğimiz çok demektir. Genelkurmay başkanının hak eşitliğine dayalı kardeşliği gerçek hayatta gösterememesi ne hazindir. Kimse ölülerin kardeşliğiyle yetinmek istemez. Sorunları çözülmüş, en iyi halk da ölü halk değildir. Bu mantık değişmezse ve demokratik her talebin dönüp dolaşıp çarptığı kırmızı çizgilerin sınırları içinde yeniden üremeye devam ederse, halk çocukları, pimi çekilmiş bombalarla ölüp mezarda kardeşliğe yazgılı olmaya devam edecekler; hem kışlada gerçekten, hem de toplumsal hayatta mecazen. Askerin bu mantıkla ikide bir siyasete dahil oluşu da, acıdan ve gözyaşından başka bir şey kazandırmış değil zaten. Siyasetin askersizleştiği; askerin, kışladaki ve toplumdaki akıl almaz cezalandırılma korkusuna dayalı egemenliğinin artık halka devredildiği bir kardeşlik ortamına ihtiyaç var. Mezarda değil, gerçek hayatta!.. Evrensel
__________________ Kim Öğretiyor? PARTİ! Kim vuruyor? CEPHE! Kimin için? HALK İÇİN! |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiket |
| kardeşliği, ölülerin |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Mezar kardeşliği’nden ‘ortak yaşam kardeşliği’ne | Katre | Makaleler | 0 | 08-29-2009 16:35 |
| Ter kardeşliği | Katre | KomünistForum Haber Servisi | 0 | 07-30-2009 14:23 |
| Kosmosun Kardeşliği Adına | aze | Nazım Hikmet | 0 | 06-15-2009 21:22 |
| Temmuz ayı son 5 filmi burda (Pathalogy-Dünyanın Merkezine Yolculuk-Ölülerin Günlüğü) | Mesaj-Mehmet | Yabancı Film İndir | 0 | 04-27-2009 18:49 |
| Halkların Kardeşliği Adına | Kod Adı Selma | Orhan Kotan | 3 | 01-20-2008 02:24 |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 22:37 .