Komunist Forum
Geri git   Komunist Forum > SİYASET BÖLÜMÜ > Siyaset > Makaleler

Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları Stil
Alt 07-04-2009, 13:44   #1 (permalink)
 
devriMaral - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: May 2009
Bulunduğu yer: CΣPΉΣ
Mesajlar: 11.383
Thanks: 202
Thanked 1.025 Times in 962 Posts
Tecrübe Puanı: 12
devriMaral Seçkin bir yolda.
Standart Küba'da yoksulluk tarih oldu

KÜBA'DA YOKSULLUK TARİH OLDU
Son yıllarda “yoksulluğu tarih yapmak” Bono ve Sir Bob Geldof gibi yaşlanmaya başlayan rock şarkıcıların moda davası oldu. Küresel yoksulluk nedeniyle her yıl 9 milyon çocuk önlenebilir hastalıktan ölürken, bu hedefe ulaşmanın zorunluluğu yadsınamaz.

Ama ne yazık ki yoksulluğu onların ve Tony Blair gibi politikacıların önerdiği çözüm yoluyla yok etmek olası değil.

Öncelikle, bu yoksulluğu yaratanın “serbest piyasa” entrikaları (altyapının özelleştirilmesi, dışsatım için tek tarım ürününün desteklenmesi, Batı’nın uygulamak zorunda olmadığı tek taraflı gümrük vergi indirimleri ve batı şirketlerine tanınan “bilgi patent hakkı”) olduğu kanıtlandı.

Bu politikaları IMF, Dünya Bankası, Dünya Ticaret Örgütü gibi uluslararası mali kuruluşların yönetmesi, durumu daha da kötüleştiriyor çünkü bu yabancı şirketlerin yoksul ülkeleri yönetme ve sömürme olanağını arttırıyor.

Batı’nın kontrol ettiği uluslararası kuruluşların Üçüncü Dünyaya zorla kabul ettirdiği ekonomik politikalarda önerilen önlem çoğunlukla kemerleri sıkma. Kemer sıkmanın “gerekliliği” ise bunun piyasanın “doğal” işlemesi ve rekabete dayanması diye açıklanıyor.

Bazen batı ülkelerinde de hükümetler kemer sıkma politikası uyguluyor. Bunun sonucu milyonlarca çocuğun ölmesi olmuyorsa da, büyük şirketler kar yapmağa devam etsin diye emekçilerin yaşam standartları düşüyor.

Küba’nın 1990’lı yıllarda ekonomik zorlukları yenmek için aldığı önlemler çok daha farklıydı. Farklardan biri kemer sıkmayı gerektiren nedenler dışarıdan kaynaklanıyordu.

Küba 1960’lı yılların başından beri (ve hala) ABD’nin zorladığı ekonomik abluka ile karşı karşıya kaldı. 1989-91 yıllarında Sovyetler Birliği ve Doğu Avrupa Sosyalist Bloku’nun çöküşünden sonra, Küba’nın enerji, yiyecek, tarım ve ilaç gibi yaşamsal önem taşıyan dışalımı %50-80 arasında azaldı.

Ama daha anlamlı olan, Küba daha önceden, ortalama insan ömrü, bebek ölümü oranı, sağlık bakımı, beslenme, iş bulma, eğitim göstergelerine göre batı standardına ulaşmış veya geçmişti (devrimden önce yaş ortalaması 55). 1990’lı yılların ekonomik krizi ile sosyal altyapı korunarak mücadele edildi. Diğer ülkelerde çevre bozulmasına aldırmadan yaşam standardı korunurken, enerji, taşımacılık ve özellikle tarım alanında çevreyi koruyan kalkınmaya öncelik veren Küba’da yaşam standardı korundu ve Küba sürdürülebilir kalkınmada dünya lideri oldu.

Küba lideri Fidel Castro ülkesinin başarısını “IMF üyesi olmamanın sağladığı ayrıcalık sayesinde” diye açıkladı. Küba Devrimi sosyalist yolu seçerek, yoksulluğu yok etmek için pazar ekonomisi olmayan bir ekonominin potansiyelini gösterdi. Devrim önceleri ABD’nin yeni-sömürgeci hakimiyetine karşıydı ama 1961’de sosyalist bir toplum kurulmaya başlandı.

Beklendiği gibi batının kapitalist medyası ve politikacıları Küba’yı demokrasi ve insan haklarının ihlal edildiği Stalinist bir polis devleti olarak tanımlıyor. Ama bu gerçek değil.

Castro’ya göre, “Sivillere karşı asla asker ve polis kullanmadık. Hiçbir zaman ne Avrupa’dan gelen resimlerde sık sık gördüğümüz gibi insanlara basınçlı su sıkan yangın arabamız ne de uzay yolculuğuna çıkacakmış gibi maskeli polisimiz oldu. Devrimi devam ettiren ve ona güç veren halkın inanç birliği.”

Küba’da gulag’a (Sibirya’nın eski tutuklu kampları) benzeyen yegane yer ABD’nin yasadışı yerleştiği ve kötü şöhretli esir kampını kurduğu Guantanamo Körtfezi.

Batı medyasının bıraktığı izlenimlerin tam tersine, Küba’da rakip adaylar seçimlerde yarışıyor. Küba Komünist Partisi-PCC’nin tek parti olduğu çok vurgulanıyor. Gerçekte, parti seçimlere katılmıyor. Parti üyeleri, partili olmayan adaylar gibi, seçimlerde yarışabilir; yarışıyorlar da. Herhangi bir seçimde yarışan bir veya daha çok PCC üyesi olabilir, hiç olmayabilir de.

Bundan başka, Küba demokrasisinde, batı demokrasisinde olmayan, değişik düzeylerde sorumluluk ve katılım var. Temsilciler düzenli yapılan toplantılarda seçmenlerine rapor vermek zorunda ve eğer seçmenler seçtikleri temsilcilerin performansını yeterli bulmuyorsa onları görevden alabilir.

Ulusal düzeyde kararlar seçimle kurulan yerel kurul ve katılımcı topluluklara danışıldıktan sonra alınıyor. Bundan başka, Küba demokrasisinin sosyalist niteliği işçi toplulukları ve seçilmiş konseylerin sadece işletme yönetiminde oynadığı rolün önemini artırmıyor, aynı zamanda ekonomi ve üretim hakkında alınan kararları şirket yönetim kurullarında alınan kararlardan daha demokratik yapıyor.

Küba bu demokratik yapı yüzünden 1990’lı yılların krizine karşı önlemler alabildi. Bu şekilde malların en kıt olduğu dönemde, Kübalıların sadece en öncelikli ihtiyaçlarının ne olduğunu belirtmesine olanak tanınmakla kalmadı, aynı zamanda bütün toplumun (iyi eğitim görmüş) zekasını ve becerisini kurtuluş için kullandı. Yaşlı köylülerin geleneksel tarım bilgileri ve bilimsel ve akademik çevrelerin küçük çapta organik tarım çalışmaları Küba tarımını dönüştürmede önemli rol oynadı.

Küba’da insan haklarının tanımı Batı’da olduğundan çok daha kapsamlı. Barınma, lise dahil parasız eğitim, iş, yeterli sağlık bakımı, beslenme, çocuk bakımı ve spor, eğlence ve kültürel faaliyetler insan hakkı olarak kabul ediliyor.

Batı demokrasilerin özü olan, başkalarını sömürerek kar yapmak, özel mülkiyet hakkı ve Serbest Pazar hakları Küba’da insan hakkı sayılmıyor.

Genel göstergelere göre Küba’nın GSMH’sinin Bangladeş’e eşit olmasının ama sağlık ve eğitim gibi sosyal göstergelere göre Avustralya ile kıyaslanabilmesinin sırrı burada. Ayrıca, bu sosyal göstergeler ortalamayı gösteriyor ve gelirler arasında uçurumlar olan ve en yoksulların daha düşük yaşam standardı olduğu Batıya göre Küba’da daha adil bir gelir dağılımı olduğu gerçeğini gizliyor.

Avustralya hükümeti Bono’nun dış yardımın azıcık arttırılması için yakarışlarına kulak tıkarken, ekonomik abluka altında bir üçüncü dünya ülkesi olan Küba, küresel yoksulluğu azaltmak için yardım elini uzatıyor.

Küba’nın yoksul ülkelere verecek nakit parası olmayabilir ama yardım için yüksek düzeyde eğitim görmüş doktorları ve eğitimcileri var. Yurtdışında hizmet veren Kübalı doktorların sayısı Dünya Sağlık Örgütü doktorlarından fazla. Karşılaştırma olarak Avustralya, şirketlerinin petrol ve gazı talan etme hakkı karşılığında Doğu Timorlu birkaç öğrenciye burs verirken Küba yoksul ülkelerden binlerce yabancı öğrenciye eğitim bursu veriyor.

Küba’nın Amerikalar Tıp Okulu (Medical School of the Americas) dünyanın en zengin ülkesi ABD’den bile, parasızlık nedeniyle tıp okuluna devam edemeyen emekçi ve azınlık çocuklarını eğitiyor!

Irkçılığı ve seksizmi ortadan kaldırmak da Küba Devriminin ana hedeflerinden biri. Bu, ırkçı ve seksist tutumlar tamamen ortadan kalkmış demek değil ama yasal ayırım yasaklandı ve ekonomik eşitsizlikle mücadele edildi. Küba’nın kadın hakları anlayışı kadınlara karşı olan boşanma ve üreme hakkı gibi kadın haklarını kısıtlayan seksist yasaları kaldırmaktan çok daha ileride. Genel çocuk bakımı, eşit eğitim ve iş fırsatı kadınlara ekonomik bağımsızlık sağlıyor. Halkın geleneksel tutumlarını değiştirmek için sinema ve medya gibi kültürel üretimden yararlanılıyor.

Sosyal değerlerin değişmesi her zaman düzenli değil. Eşcinsellere karşı baskı 1960’lı yılların sonuna kadar devam etti ve Komünist Partisi ve devlet homofobiye karşı kampanyayı 1986’ya kadar başlatmadı.

Küba’nın seksen yaşındaki Başkanı Castro’nun hastalığı, ölümünün Küba devrimim çöküşü olacağına dair bir sürü tahminlere yol açtı. Bu yeni bir nakarat değil. 1998’de Castro “Castro’nun sonu her şeyin sonu olur” diyenleri, “eğer devrim Castro’ya veya başka bir tek kişiye dayanıyorsa, o devrimin değeri nedir?” diye yanıtladı.

Batılı politikacıların Küba’nın demokratik olmadığında ısrarı onların Küba’yı yanlış ve düşük değerlendirmelerine neden oldu. 1998 yılında Castro bir başka konuşmasında, “Bu Castro’nun devrimi değil... bu birleşerek bir deve karşı koymuş halkın, milyonlarca emekçinin devrimi”, diye açıkladı.

Bugün Küba’nın sosyalist demokrasisi Castro’nun ölümünden sonra ABD ve Batı’dan gelecek saldırılara daha güçlü göğüs gerebilecek gibi görünüyor.

Petrol zengini Venezüella’da Bolivar Devrimi’nin yapılması yalnız Küba’yı ekonomik yalnızlığından kurtarmakla kalmadı, daha önemlisi “serbest pazarın” yarattığı korkunç yoksulluğa, çevresel felakete karşı bir seçenek olarak sosyalizm için mücadeleyi canlandırdı.


Tony Iltis
14 Şubat 2007



__________________
“İşçi sinifi tarihun itici gücidur ve tarihun akişini değişturecek siniftur dedum diye ‘Halkun öteki kesumi yatup, ense yapacak’ demedum. Köylü, memur, genç, öğrenci, sanatkâr, kuçuk esnaf... Hayde herkes tribündeki yerini alsun.”

Laz Marks


devriMaral isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiket
kübada, oldu, tarih, yoksulluk


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Konu Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Küba'da 1 Mayıs coşkusu aze KomünistForum Haber Servisi 0 05-03-2009 20:35
Emektar stat tarih oldu Haber-Ahmet Spor Haberler 0 01-18-2009 17:40
Açlık Yoksulluk Ve Türkiye(yoksulluk Ne Kader Ne Mutluluktur) by_deli Fotoğraflar 9 09-10-2008 18:58
Küba'da eşitlik çıtası yukarı, ABD'de yoksulluk eşiği aşağı SİTARE Dış Politika 0 04-04-2008 23:23


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 08:03 .



Powered by vBulletin® Version 3.8.3
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.0 RC2


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447