Komunist Forum
Geri git   Komunist Forum > SİYASET BÖLÜMÜ > Siyaset > Makaleler

Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları Stil
Alt 07-02-2009, 19:40   #1 (permalink)
 
devriMaral - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: May 2009
Bulunduğu yer: CΣPΉΣ
Mesajlar: 11.383
Thanks: 202
Thanked 1.025 Times in 962 Posts
Tecrübe Puanı: 12
devriMaral Seçkin bir yolda.
Standart Toplumsal Sorunlar ve Anneleri

Toplumsal Sorunlar ve Anneleri
Sorun çözme süreçlerinde sıkça kullanılan sebep sonuç ilişkisi kavramına göre; herhangi bir yerde bir sorun varsa, o sorunu doğuran bir sebep mutlaka vardır; tıpkı doğan bir çocuğun, doğuran bir annesi olduğu gibi. Bu nedenle sorunları çözmek üzere yola çıkanların sorunların yanında, onları doğuran analarını (sebeplerini) da hesaba katmaları halinde, teşhis ve tedavide yanılmalarının mümkün olmayacağına inanılır. Hele hele tedavi adına haddinden fazla para, kaynak ve zaman harcandığı görüldüğünde, sorunların birer birer ortadan kalkması beklenir.


Bu normal şartlarda doğru ve sağlıklı bir yaklaşım şeklidir; ancak demokratik olmayan toplumlarda geçerli bir yol değildir; çünkü, eşitlik, hak, hukuk ve adalet temeline oturtulmayan, dolayısıyla kendisi sorun yaratma kaynağı haline dönüşen toplum ve özellikle yönetimlerinin, kendilerinden kaynaklanan sorunları sahiplenmeleri ve kendileriyle ilişkilendirilmesine izin vermeleri mümkün değildir. Bu nedenle, sebepleri meçhul hale getirilmiş sorunlarla toplumsal yaşamını tehlikeye sokmak istemeyen toplumların, her şeyden önce demokratik bir düzene geçmesi gerektiğini savunuyorum. Çünkü hukukun üstünlüğüne dayalı demokrasilerde toplumsal sorunlara sebep olanların, yarattıkları sorunlara aracı bir sebep (üvey anne) bulup, arkasına saklanmaları mümkün değildir. Bu da toplumsal her bir sorunun gerçek anneleriyle (toplumla/yönetimle) ilişkilendirilip, çözülebileceği anlamına gelmektedir.

Tabi demokratik düzene geçmeyi gerektiren tek neden bu değildir; demokrasilerin sunduğu başka güzellikler de vardır. Bu güzelliklerden biri de toplumsal yaşamı garanti altına alan eşitlik ilkesidir. Bu ilke gereği insanlara her alanda eşit muamele yapılır. Örneğin, banka boşaltanlar ile baklava çalanların eşdeğer maddelerden yargılanmalarına özel itina gösterilir. Bu itina ülke kaynakları paylaşımında da söz konusudur. Gerçi ülke kaynakları paylaşımında küçük bir kesim daha fazla pay alır; ama bunları büyütmemek gerekir; çünkü onlar nihayetinde azınlıktadır; yani sonuçta çoğunluk eşit pay alır. Demokrasilerde din, dil, ırk ayırımı da yapılmaz; sadece parti çatıları altında yarıştırılır ve çatıştırılırlar. Ama insanlar bundan büyük bir keyif alır. Tıpkı futbol müsabakalarındaki gibi birbirlerini topa tutar ve eğlenirler. Bu nedenle heba olan milli servet hiç kimsenin umurunda olmaz. Hatta toplumun birlik ve beraberliğine hizmet eden bu yarışmayı siyasi partiler organize ettiği için onlara demokrasinin vazgeçilmez unsurları unvanı verilir. Söz konusu demokrasilerde özgürlükler ise sınırsız boyuttadır. Örneğin insanlar silahlanma, adam öldürme, çete kurma, çek senet tahsilatı yapma, rüşvet alma, ihalelere fesat karıştırma, silah ve uyuşturucu kaçakçılığı yapma, adam yakma, işkence yapma gibi özgürlüklere sahiptirler.

Demokrasilerin sunduğu güzelliklerden biri de insan haklarıdır. Bu haktan yararlanan en şanslı kesim ise kadınlardır. Örneğin kabul etmeseler bile, onlara eşit oldukları her fırsatta hatırlatılır. Seçimlerde nüfusları oranında temsil edilmeleri gerektiği kabul edilir; ama ne seçilmelerine, ne de kamu kurumlarında çalıştırılmalarına sıcak bakılmaz; ellerini sıcak sudan soğuk suya koymalarına bile kıyılmaz; çünkü cennetin onların ayakları altında olduğuna inanılır. Bu nedenle dövülmeleri, sövülmeleri, namustan sorumlu tutulup, töre cinayetlerine kurban edilmeleri söz konusu değildir. Hakları korunan şanslı kesimlerden biri de gençliktir; onların anti demokratik toplumlardaki gibi copla kovalanmaları söz konusu değildir; tam tersine gençliğe o kadar güvenilmiştir ki, ülkenin geleceği onlara emanet edilmiştir. Gerçi bu güne kadar ülke yönetimine gelmiş değiller; ama en azından bu itibara layık görülmüşlerdir. Demokrasilerde ayrıcalık tanınan tek kesim ise köylülerdir. Onlara milletin gerçek efendisi unvanı takılmıştır. Ancak ne işe yaradığı tespit edilmediği için, bu güne kadar sorun haline getirilmemiştir. Bu arada adalet için de söyleyeceklerim vardır. Mesela adaleti sağlamakla görevli insanlar bağımsızdır; asla bir kişi, kurum ve kuruluşun etkisinde kalmazlar. Demokratik ortamda fazla suç işlenmediği için fazlaca işleri de olmaz. Zaten olan işler de farklı mahkemelerce paylaşılır; yani işler hepten azalır. Dolayısıyla delil toplamakta sıkıntı yaşanmaz, hiçbir dosya zaman aşımına uğramaz. Bu nedenle adalet personelinin vicdan azabı çekmesi söz konusu olmaz. Görev yaptıkları binalar “Adliye Sarayı” isminden de anlaşılacağı gibi lükstür. Maaşları eşitlik bozulmasın diye az verilir. Tabi bu arada onca cezaevinin neden yapıldığını merak ettiğinizi tahmin edebiliyorum. Bunun için dana altında buzağı aramaya gerek yok; onlar sokakta kalmış insanların başını koyacak bir damı, sıcak bir çorbası olsun diye yapılmıştır. Kısacası demokrasilerde insanlar güvence altındadır. Tabi sahip oldukları mal varlıkları da güvence altındadır. Örneğin; toplumun ortak malları özelleştirildiğinde elde edilen para toplum nüfusuna bölünür; ancak tespit edilen hisseler sahiplerine değil, daha önemli işlerde kullanılmak üzere başka yerlere verilir. Böylece insanların para görme şımarıklığıyla sorun yaratma ihtimalleri de ortadan kaldırılmış olur.

Sözü buraya kadar getirmişken, demokrasilerde olmayan, ama varmış gibi gösterilen sözde sorunlara da değinmeden geçmek istemiyorum. Örneğin trafik sorunu; neymiş? Yılda yüzlerce insan ölüyormuş; bir o kadar sakat kalıyormuş; milyonlarca liralık milli servet heba oluyormuş. Bunların amacı yol mühendislerini, müteahhitlerini, ehliyet veren kurumları, kısacası konuyla ilgili kişi ve kurumları karalamak ve töhmet altında bırakmak. Oysa bu iddiayı ortaya atanlar, kusurlulara uygulanan yaptırımların ne kadar hafif olduğuna baksalar, bunun o kadar da büyütülecek bir sorun olmadığını kolaylıkla göreceklerdir. Zaten önemli bir sorun olsaydı onlarca miting yapılmaz mıydı? Ha…! Bazen de anayasa sorunu gündeme getirilir. Oysa kocaman uzmanların anayasanın sadece saçı, başı, kıyafeti gibi basit şeylerle uğraştıklarını görseler, demokrasilerde anayasal hiçbir sorunun olmadığını kolaylıkla görebilirler. Sözde sorunların en anlamsız olanı ise, demokratik taleplerde bulunmak; demokratik bir düzende demokratik taleplerde bulunmak; ilginç değil mi? Bu konuda insanları anlamak mümkün değil; çünkü biraz etraflarına baksalar, demokratik ülkelerin başka ülkelere demokrasiyi götürmek için, ne fedakarlıklarda bulunduklarını açıkça göreceklerdir. Şimdi bu ülkeler başka ülkeye demokrasiyi götürmek için malını canını verecek, karşı ülkeye gerekirse döverek kabul ettirecek, ama kendi vatandaşından demokrasiyi esirgeyecek; bu kadar da mantıksızlık olmaz. Demokratik ülkelerin komşu ülkelerle ilişkilerine gelince; burada da büyük bir sorun yaşandığını sanmıyorum; çünkü demokratik ülkelerin en çok komşularının yarısıyla sorunu olur. Bu da büyütülecek bir rakam değildir. Zaten olsa olsa birkaç komşunuz vardır. Bunların yarısı kaç eder ki? Bu arada bir de küreselleşme sorunundan söz ediliyor; demokratik ülkelerin sorunuymuş gibi. Oysa demokratik ülkeler zaten toplumsal örgütlenmelerini insanların doğal ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik ortak amaçlar temeline oturtmuş, farklılıklarını barıştırmış, dolayısıyla bunu başaran her toplumla birleşmeye hazır hale gelmiştir. Bu nedenle bu sorunu demokratik ülkelere mal etmek doğru değildir. Bu sorunu farklılıklarını barıştırmayı beceremeyen, dolayısıyla başka ülkelerin farklılığına tahammül edemeyen anti demokratik ülkeler düşünsün.

Yazının son paragrafını okuduğunuz şu sıralarda eğitim, sağlık, işsizlik, açlık, asgari ücret, çocuk hakları gibi sorunlar da mı yaşanmaz dediğinizi duyar gibiyim. Yaşanır kardeşim yaşanır; ama yukarıda da belirttiğim gibi herkese eşit yaşatılır; küçük bir azınlık hariç.


M. Salih Ekinci
07/01/2008



__________________
“İşçi sinifi tarihun itici gücidur ve tarihun akişini değişturecek siniftur dedum diye ‘Halkun öteki kesumi yatup, ense yapacak’ demedum. Köylü, memur, genç, öğrenci, sanatkâr, kuçuk esnaf... Hayde herkes tribündeki yerini alsun.”

Laz Marks


devriMaral isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiket
anneleri, sorunlar, toplumsal


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Konu Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
İlginç psikolojik sorunlar Mesaj-Mehmet Sağlık Bilgilendirme 0 05-16-2009 05:44
Esas sorunlar EWİNDARE Edebi eleştiri - Makale - Denemeler 0 11-22-2008 15:41
Alt işveren (taşeron) ve sorunlar Haber-Ahmet Güncel Haberler 0 03-21-2008 05:18
Dtp Kapatilarak Sorunlar ÇÖzÜlemez yksel ÖDP 2 12-23-2007 03:53
msn adresimle ilgili sorunlar... ibrahimo Forum Çöplüğü 3 09-01-2007 17:19


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 13:25 .



Powered by vBulletin® Version 3.8.3
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.0 RC2


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447