![]() |
| | #1 (permalink) |
| Üyelik tarihi: Apr 2009
Mesajlar: 804
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 1 ![]() | Kürt Sorunu ve Müslümanlar Tevhid birbirinden farklı unsurları, renkleri, dilleri bir araya getiren birbirleri arasında barış ortamı sağlayan, bir arada yaşama fırsatı veren hayat tarzıdır. Farklı unsurların bütünleşmesini sağlar. Bu parçalar yani kavimler kendine özgü kültürlerini yaşamakta kendi dillerini konuşmakta özgürdür. Çünkü insan olmanın gereği bu, var olmanın gereği. İslam; ırk, dil ve asabiyet ayrımlarını ret eder. Kardeşliği esas alan İslam,iyiliklerde tam bir dayanışma halinde olan, kötülüklere karşı toplca mücadele eder. Tevhîd şemsiyesi altına girmeyen kavimlere de yani gayrimüslimlere de (Müslüman olmayan) temel insani hakları olan kendi dilinde konuşma, kendi kültürüyle yaşama, kendi eğitimini uygulayabilme gibi özgürlükler tanır. Batı zihniyeti her türlü köleliği, sömürgeyi ve ayrımcılığı, ırkçılığı, zulmü yaygın hale getirdi. M. Kemalin 1920'lerde verdiği sözler Kürtlerin yukarıda bahsettiğimiz haklarını içeriyordu. Kürtlerin haklarının adaletle teslim edileceği ve İslami bir sistem kurulacağı bunlardan biriydi. Örneğin 1 mayıs 1920'de mecliste yaptığı konuşmada şunları söylemiştir: ''Meclis-i aliniz teşkil eden zevat yalnız türk değildir, yalnız Çerkez değildir, yalnız Kürt değildir, yalnız Laz değildir. Fakat hepsinde mürekkep anasır-ı İslamiye'dir, samimi bir mecmuadır. Binaenaleyh muhafaza ve müdafaasıyla iştigal ettiğimiz millet bittabi bir unsurdan ibaret değildir. Muhtelif anasır-ı İslamiyeden mürekkeptir. Bu mecmuayı teşkil eden her unsuru-u İslam, bizim kardeşimiz ve menafii tamamen müşterek olan vatandaşımızdırve yine kabul ettiğimiz esasatın ilk satırlarında bu muhtelif anasır-ı İslamiye ki; vatandaştırlar, yekdiğerine karşı hürmet-i mütekabile ile riayetkardırlar ve yekdiğerinin her türlü hukukuna daima riayetkar olduğunu tekrar ve teyit ettik ve cümlemizi bugün samimiyetle kabu ettik.''(1) Ve İzmir kasrında gazetecilerle yaptığı konuşmada da şunları söyleöiştir:''… Binaenaleyh başlı başına bir Kürtlük tasavvur etmekten ise bizim Teşkilat-ı Esasiye kanunu mucibince zaten bir nevi mahalli muhtariyetler teşekkül edecektir. O halde livanın ahalisi Kürt ise, onlar kendi kendilerini muhtar(özerk) olarak idare edeceklerdir.(2) 1920'lerde görüldüğü gibi İslami tüm kavimlerin birlikteliği ve onların temel insani haklarının sağlandığı (ümmetçi) uygulamalardan söz ediliyor. Fakat tüm bunlar unutularak, İslami kimlik ve ümmetçilik tehdit sayılıyor. Ve Kürt kavmiğne karşı zorbacı, dayatmacı, zulümler uygulanıyor. Hatta Kürt kavmini redde kadar gidiliyor. Cumhuriyet tarihi boyunca T.C. ulus devleti tek ulus, tek bayrak, tek ülkü (Türklük), dayatmacı tepeden inme yaptırımlarla farklı olan her topluluğu (Kürt, Müslüman) dönüştürmeye çalıştı. Haliyle bu dayatmacı zihniyetin bize giydirdiği bu gömlek (ulus-devlet) bize dar geldi. Bu ulus-devlet vebasından en çok nasibini alanlardan biri ise Kürtler'dir. Kürt halkını redde hatta onları yok sayma anlamına geliyordu. T.C. Tarihi Boyunca Yapılan Zulümler: Türklüğü, üst kimlik olarak dayatma, Türk etnik grubuna dayalı bir ulus inşasının sonucudur ve beraberinde bir devlet politikası olarak asimilasyon(Türkleştirme) gayretlerini getirmiştir. Mevcut sistem haliyle Kürt kavmini etnik bir kavim olarak tanımlamamıştır. Hatta kürt halkı ifadesi bile T.C. tarafından devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünü bozmaya yönelik propagandacı bir ifade olarak değerlendirilmiştir. 1930'larda yoğun bir asimilasyon hareketi başlamıştır. İskân kanunu bu amaçla çıkarılmış bir kanundur. Tunceli, Erzincan, Bitlis, Van, Bingöl, Diyarbakır, Ağrı, Elazığ illerinden 5074 hanede yaşayan 24831 kişi batı anadoluya zorunlu iskana tabi tutulmuştur(3). Büyük aileleri topluca değil, çekirdek aile olarak bölerek iskana tabi tutmayı amaçlayan bir madde ile asimilasyonu hızlandırmak istenmiştir.(4) Türk Dil Kurumu ve türk tarih kurumunca yıllarca Kürtlerin Türk olduğunu savunan yayınlar yayınlandı. M. Şerif Fıratın Kürtlerin ''Dağ Türkleri'' olduğu savı üzerine yazdığı ve 1945'te yayınladığı Varta Tarihi isimli kitaba Celal Bayar önsöz yazarken dönemin milli eğitim bakanlığı yayınlayıcılığını üstleniyordu. Tek tipçi ve türkçü eğitim sistemini hayata geçiren okullarda Kürt çocuklarına her sabah ne mutlu türküm diytene andları içirildi. Bir türk dünyaya bedel sloganları kafalara nakşedildi, bunları dağa taşa yazıp Kürt halkının gözünün içine sokulup bilinçaltı oluşturulmaya çalışıldı. Vatandaş türkçe konuş kampanyaları başlatıldı. Bu arada türkleştirilmediği için yatırım da yapılmadı. Kürt dili dönem dönem Özal dönemine kadar günlük hayatta dahil yasaktı. Böyle bir yasa yoktu ama eski CHP millet vekili Şerafettin Elçi bir söyleşisinde ''Türkiye'de Kürtler vardır. Ben de bir Kürdüm.'' dediği için mart 1981'de askeri mahkeme tarafından 1 yıl hapis cezasına çarpıtılarak yasa gibi uygulanabiliyordu. Zaten ekim 1983'te Kürtçenin kullanılmasını yasaklamak için 2932 sayılı yasa çıkarıldı.(5) Henüz yakın bir tarihte 14 eylül 2005'te Erzurum'da vali ve belediye başkanlarıyla birlikte varoşlardaki okulları dolaşarak yardım malzemesi dağıtan 9. kolordu komutanı korgeneral Hayri Kıvrıkoğlu, kendisine yaklaşarak ''türkçe bilmiyorum'' diyerek yardım talebini Kürtçe ifade eden kadına ''türkçe öğren'' diye tepki göstermiştir. Korgeneral Kıvrıkoğlu, AA muhabirine ''Türkçe bilmiyor, tercümanla anlaştık. Eğer bu devletten yardım istiyorsa devletin resmi dilini öğrenmesi lazım.'' demiştir.(6) Bu tür örnekler çoğaltılabilir, bizim burada bahsettiğimiz sadece bir kaçı. Kürt ve Kürtçe düşmanlığı hala devam etmektedir. Yardıma muhtaç birinin yardım talebini ''türkçe bilmiyor'' diyerek nasıl reddedebilirsiniz? Hangi ahlaka sığdırabilirsiniz bunu? Türklerin ve egemenlerin haklarına sahip olabilmek için, devletin herkese sunduğu bir takım imkanlardan, yardımlardan faydalanabilmek için Türkçe bilmek şartı halen devam eden bir zulümdür. Müslümanların tutumu: türk ulusçuluğunu bir din olarak cahili bir eğitimden geçen Müslümanların bir çok Müslümanın devleti kutsal sayan bir gelenekten geldiği ortadadır. Boşuna devlet başa kuzgun leşe dememişler. Kuran ve sünnete dayalı bir hayat tarzını yani İslamın getirdiği öğretileri yeni bir halk olarak yaşamaya ve yaşatmaya çalışılıyor. Bu süreç içinde mazlum Kürt halkının muhatap olduğu bu büyük zulme karşı adaletli bir tavırdır. Ve zalime karşı mazlumun yanında yer alma, zulmedilene meşrebi sorulmama gibi, bir haksızlıkla karşılaşınca onu elimizle ya da dilimizle müdahalelerde bulunma gibi evrensel öğretilerimizden uzak kaldık. Şu bilinmelidir ki kimi Müslümanların Kürt sorununa karşı adil olmayan tutumları İslamla hiçbir alakası yoktur. Bunu islama atfetme ne kadar adaletli olur? Son Durum Hakkında: Bu son paragrafı ben sildim... yazar kendi kişisel görüşlerini anlatmış, dar açıdan bakmış olaya. DİPNOTLAR: (1): Atatürkün Söylev ve Demeçleri,1. TBMM'de ve CHP kurultayında,(1919-1938), T.İ.T.E. yayını 1,s73-74 (2): yeryüzü Dergisi, 15 Nisan 1992,s17 (3): Mesuk Yeğen, A.g.e., s137 (4): 1934 Tarihli iskan kanununun 16. maddesinin E fıkrası şöyledir.''Evli çocuklar ve evli torunlar, başlı başına bir aile olarak iskan görürler.'' (5): Kemal Kirişçi
__________________ biz yaşamı gülüş tadında yaşadık yani yaşam bir gülüşse, biz onun en iyi kahkaha atanlarıydık. biz böyle sevdik birbirimizi, böyle paylaştık varlık ve yokluğu... bu yüzden en sevdiklerimizi toprağa gömerken bile, yaşama ve ayakta kalabilme gücü gösterdik...ROJ sürgün... |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiket |
| kürt, müslümanlar, sorunu |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Kürt Sorunu Kürt Halkının Demokratikleşme Sorunudur | yksel | Makaleler | 4 | 02-18-2009 02:20 |
| Kürt Sorunu | yksel | Siyaset | 34 | 08-04-2008 15:51 |
| kürt sorunu ve sol | BABİL | Edebi eleştiri - Makale - Denemeler | 0 | 06-22-2008 00:31 |
| kürt sorunu | cccp1917 | Makaleler | 8 | 10-26-2007 17:04 |
| KÜrt Sorunu | yksel | Siyaset | 0 | 05-02-2007 23:02 |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 11:40 .