Komunist Forum
Geri git   Komunist Forum > EĞİTİM > Kürdoloji > Kürt Tarihi

Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları Stil
Alt 01-26-2009, 23:05   1 links from elsewhere to this Post. Click to view. #1 (permalink)
 
BABİL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 4.620
Thanks: 64
Thanked 88 Times in 64 Posts
Tecrübe Puanı: 7
BABİL Seçkin bir yolda.
Standart PKK'nin Kurulus Tarihi

PKK'nin Kurulus Tarihi 27 Kasım 1978′de Apocular olarak bilinen öğrenci grubu, Diyarbakır’ın Lice ilçesine bağlı Fîs köyünde yaptığı bir toplantı ile Partîya Karkerên Kurdistan (PKK - Kürdistan İşçi Partisi) adlı devrimci sol Kürt partisini kurdu ve genel sekreterliğine Abdullah Öcalan’ı seçti. İlki 16 Eylül 1967′de yapılan Doğu Mitingleri ile başlayan ve 11 Mart 1970′te Kürdistan Demokrat Partisi adına Mele Mustafa Barzanî’nin Irak ile otonomi anlaşmasının imzalanması ve kanlı bir şekilde bastırılan Dersîm başkaldırısı sonrası sessizleşen kuzey Kürtlerini yeniden canlandırmıştı. Türkiye’de sol hareketlerin yükselişe geçtiği 70′li yıllar aynı zamanda Kürt yapılanmaları için de bir toparlanma zemini hazırlamış ve DDKO gibi oluşumlar yerini yavaş yavaş silahlı, irili ufaklı Kürt örgütlerine bırakmıştı. Bu sırada henüz netleşmemiş olan Sol-Kürt bilinci çeşitli alanlarda arayışlara sebep olmuş ve bazı Kürt örgütleri arasında da ciddi çatışmalara yol açmıştı.
1970′lerin başında önce DDKO, ardından Türk solundan bazı örgütlerde faaliyetlerde bulunan Abdullah Öcalan (4 Nisan 1949-Urfa), Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde devam ettiği öğrenimi sırasında etrafına topladığı öğrencilerle yeni bir sol grup oluşturmaya başlar. Temel olarak o güne kadar dillendirilmemiş olan “Kürdistan bir sömürgedir” fikri üzerinden gelişen bu gruplaşma Öcalan’ın, 1 Mayıs 1973′te Çubuk Barajı’nda 6 arkadaşıyla birlikte yaptığı toplantı ile tamamen netleşmiş ve gruplaşma kararı verilerek grup kendini deklare etmişti. Aynı grubun 1974′te kurduğu Ankara Demokratik Yüksek Öğrenim Derneği (ADYÖD), bu grubun çalışmaları için yasal bir zemin oluşturmuştu. Dernek yöneticilerinden olan Abdullah Öcalan, derneğin kapatıldığı 1975′e kadar burayı çalışma üssü gibi kullanır ve çeşitli seminerler düzenleyerek fikirlerini yaymaya çalışır. Bu sırada Hayri Durmuş ile birlikte kaleme aldıkları 68 sayfalık Kürdistan Devriminin Yolu adlı broşür ile Abdullah Öcalan aslında izleyeceği yolu belirginleştirir.
1976′da Ankara Yüksek Mimar ve Mühendisler odasınca düzenlenen bir seminerde Abdullah Öcalan’ın Doğu ve Güneydoğu olarak adlandırılan bölgeyi Kürdistan olarak tanımlaması, Kürtlerin, Türk devrimcilerinden ayrılarak bağımsız örgütlenmesi ve Kürdistan’ın Türkler için bir sömürge olduğunu dillendirmesi küçük çaplı da olsa bir kopuşun başlangıcı olur. Bu tartışmalar Apocular’ın Ankara’dan, dahası Türkiye’den ayrılarak yönlerini Kürdistan’a çevirmesi anlamını taşır ve grupta yer alan bazı Türklerin ayrılmasına sebep olur.
1977 yılının Ocak ayında yapılan Dikmen ve Tuzluçayır toplantılarında karara bağlanan ‘Kürdistan’a Dönüş’ fikri, bundan sonra Kürdistan’da da çatışmalara sebep olacak bir yönelmeyi de beraberinde getirir. Bu sırada Öcalan, Dersîm Kürtlerinden olan Kesire Yıldırım ile evlenir. Öcalan dışındaki bütün kadrolar başta Urfa, Antep, Diyarbakır, Mardin, Elazığ, Bingöl, Tunceli, Kars ve Ağrı olmak üzere çeşitli Kürt kentlerine dağılır ve burada propaganda faaliyetlerine başlarlar. 1977 yılının Nisan ve Mayıs aylarında Abdullah Öcalan, Ankara’dan ayrılarak Ağrı, Kars, Dersîm, Karakoçan, Diyarbakır ve Antep gibi Kürt illerinde bir geziye çıkar ve burada sempatizanlarıyla buluşur. Bu gezi sırasında ünlü Kürt filozof ve şairi Ehmedê Xanî’nin mezarına uğraması da ilerde üzerinde özellikle duracağı bir nokta teşkil eder. Apocular, Ulusal Kurtuluşçular, Kürdistan Devrimcileri ve Talebeler adıyla hızla büyüyen bu yapılanma yer yer Kürt ve Sol örgütlerle de sokaklara varıncaya kadar bir çatışma içine girer. Bu çatışmaların neticesinde 18 Mayıs 1977′de Apocuların önde gelenlerinden Türk kökenli Haki Karer, Antep’te öldürülür. Bu noktadan sonra Apocular bölgede hem güçlenir hem de diğer örgütlere yer bırakmamak için çalışır.
Tarihler 27 Kasım 1978′i gösterdiğinde Abdullah Öcalan ve arkadaşları Diyarbakır’ın Lice ilçesine bağlı Fîs köyünde 22 delegeden oluşan bir toplantı düzenleyerek Nisan 1979′da Partîya Karkerên Kurdistan (PKK - Kürdistan İşçi Partisi) adını alacak olan siyasî partiyi kurarlar. Bir ‘Kuruluş Bildirgesi’nin de yazıldığı bu toplantı aslında 1980′den başlayarak günümüze kadar sürecek bir halk başkaldırısının başlangıcı olduğu gibi aynı zamanda hem karakteri hem de yapısı zamanla evrilecek olan PKK’nin ilk kongresi olacaktır. Divan Başkanı olarak Mehmet Hayri Durmuş’un bulunduğu ve Abdullah Öcalan’ın genel sekreter seçildiği toplantıda Cemil Bayık yardımcılığa, Şahin Dönmez yürütme kuruluna, Mehmet Karasungur askerî yapılanma ve organizasyon sorumluluğuna, Mazlum Doğan istihbarat ve ekonomik yürütme sorumluluğuna seçilecek ve toplam 16 kişinin görev aldığı bu kongreyle Mehmet Hayri Durmuş ile Kesire Öcalan da yürütme kurulu üyeliğine getirileceklerdi. Kürdistan’ın sömürgecilerden kurtarılması ve bağımsız bir Kürt devletinin kurulması yanında feodalizmin, sömürgeciliğin ve sınıfsal ayrımların ortadan kaldırılmasını amaç edinen bir manifesto ile yeni adıyla PKK, Türk devletinin bölgedeki bütün görevlililerini işgalci ve bölgede Türk devletini destekleyen kişi ve toplululukları da hain ilan etmiş ve bunlarla savaşmak için her türlü mücadeleye girileceği belirtilmişti. Nitekim 1980′lerden sonra adı sıkça duyulacak ve Türkiye’nin yanısıra Ortadoğu’da ve hatta dünyada büyük yankılar uyandıracak olan bu örgütün adı, yaygın biçimde 30 Temmuz 1979′da Adalet Partisi Urfa Milletvekili Celal Bucak’ın ikametgahına düzenlenen ve Bucak’ın ağır yaralanması ile sonuçlanan eylem ile duyuldu.
Bu arada PKK’nin kurulmasından çok kısa bir zaman sonra, 19 Aralık 1978′de, solcu Kürtler ile sağcı Türkler arasında çıkan bir çatışma ortalığı iyice karıştıracaktı. Maraş’ta resmî rakamlara göre 105 kişinin ölümüyle sonuçlanan katliamla birden bire gerilen ülke ortamına asker damgasını vuracak ve 11 Kürt ilinde sıkıyönetim kararı alacaktı. Daha sonraları Alevi-Sünni çatışması olarak duyurulacak olan olaylarda ölen bütün kişilerin Kürt olması dikkatlerden kaçmazken bunun Kürtlere yönelik bir uyarı ve hatırlatma olduğu da konuşulacaktı.
1979 yılı şüphesiz PKK ve Kürtler açısından büyük önem arzedecekti. Ocak ayında Kızıltepe’nin Tilermen köyünde PKK Bülteni, Mayıs ayında ise Antep’te çıkarılmaya başlanan Serxwebûn (Bağımsızlık) adlı yayın PKK çizgisinin sesi olacaktı. Bu arada siyasî zekası su götürmez bir gerçek olan Abdullah Öcalan, Türkiye’nin gidişatını arkadaşlarıyla değerlendirecek ve o güne kadar kimsenin görmediği bir gerçeği farkedecekti. Mayıs ayının ilk haftasından başlayarak anî bir kararla Öcalan, neredeyse bütün yönetici kadrolarını Urfa’ya çağırtmış ve Maraş olayları ile başlayan dalgalanmayı anlatarak askerî bir darbenin olabileceği düşüncesi üzerinde durmuştu. Nitekim verdiği kararla kadrolar ve Abdullah Öcalan’ın kendisi 12 Eylül 1980 tarihindeki askerî darbe olmadan Suruç üzerinden Türkiye’yi terk edeceklerdi. Fakat geriye kalanlar için hiç de iyi olmayacak bir tablo ortaya çıkacak ve 650 binden fazla insan gözaltına alınarak işkence edilecek, 7 binden fazla insan idamla yargılanacak, 514 kişi için idam kararı verilecek ve 320 kişi açıklanmayan biçimlerde öldürülecekti. PKK’nin Türkiye’de tutuklanan kadroları ise Diyarbakır Cezaevinde büyük bir direniş sergileyecek, özelikle yöneticilerden bazıları açlık grevleri ve kendini yakmalar ile hayatlarına son vereceklerdi. Toplamda 1500 kişiyi bulan PKK’li sanıkların bulunduğu davalar başlayacak ve 73 kişi idam cezasına çarptırılacaktı.
[Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]
Suriye’ye geçen PKK’liler aynı zamanda Avrupa’da da faaliyet göstermenin yollarını aramakta ve darbe ile yurtdışına kaçmış olan Kürtler arasında örgütlenme çalışmaları yürütmekteydiler. Suriye ve Lübnan’da bulunan bazı alanlara yerleşen PKK’li gruplar, özellikle çok önceleri Lübnan’a göçmek zorunda kalmış bazı Kürtlerin ve Filistinli devrimcilerin desteğiyle burada üslendiler. Suriye denetimindeki Bekaa vadisinde kamplar kurdular ve Filistinli gerilla gruplarından askerî eğitim aldılar. Bu sırada Kürdistan Demokrat Partisi’nin de desteğini alan Öcalan, Güney Kürdistan’a yerleşmek için bazı grupları kamp kurmaları için buraya gönderdi.
[Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]
Askerî eğitim kadar siyasî ve ideolojik eğitime de önemin verildiği bu süreç PKK’nin ve Öcalan’ın fikirlerinin olgunlaşması için büyük bir imkân sağladı. PKK, 1981′in Mart ayında I. konferansını düzenledi ve Kürdistan’ın durumu tartışılmaya başlandı. Askerî hazırlıkların başlatılması kararının alındığı konferans aynı zamanda Güney Kürdistan’la ilgili girişimler de barındırıyordu. Bağımsızlık fikrinin tümden kabul edildiği bu konferansı 20-25 Ağustos 1982′de “ülkeye dönüş” kararının alındığı II. kongre izledi. 1983 sonbaharında gerilla faaliyetlerinin başlatılmasının karara bağlandığı bu kongrenin ardından küçük gruplar halinde Türkiye’ye giren ve bazı küçük çatışmalar yaşayan PKK’liler, 1984 yılında partinin askerî kanadı olan Hêzên Rizgarîya Kurdistan’ın (HRK - Kürdistan Kurtuluş Güçleri) kuruluşunu ilan etti ve ilk büyük ölçekli silahlı eylemlerini yaptı. Bağımsız Kürdistan istemiyle silah kullanacağını ilan eden HRK’nin başında 28 Mart 1986′da bir çatışmada vurulacak olan Mahsun Korkmaz bulunmaktaydı. 15 Ağustos 1984′te Hakkâri’nin Şemdinli ile Siirt’in Eruh ilçelerinde yaptıkları eşzamanlı silahlı eylemler ile uzun süreli halk savaşına başladıklarını ilan eden PKK, bu tarihten sonra Türk askerî güçleriyle sürekli bir çatışma halinde oldu.
[Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]21 Mart 1985′te Enîya Rizgarîya Neteweya Kurdistan (ERNK - Kurdistan Halk Kurtuluş Cephesi) adıyla örgütün siyasi kanadının kurulduğu ilan edildi. 25–30 Ekim 1986′da Lübnan’da III. kongresini yapan PKK, askerî kolu olan HRK (Hêzên Rizgarîya Kurdistan - Kürdistan Kurtuluş Güçleri) adlı yapısını lağvederek Arteşa Rizgariya Gelê Kurdistan (ARGK - Kürdistan Halk Kurtuluş Ordusu) adlı askerî kanadını kurdu. Aynı dönemlerde PKK’nin askerî okulu olan Mahsun Korkmaz Harp Akademisi kuruldu. Bu tarihten sonra daha çok Suriye üzerinden Türkiye’ye geçen gerilla grupları alan taramaları yaparak 1990′lara kadar düşük yoğunluklu bir tempoda saldırılarını gerçekleştirerek zamanla bütün Kürt illerine hükmetmeye başladılar. 17 Mart 1989′da başlayan Serhildanlar Dönemi ise PKK’nin aslında askerî bir zaferden çok, halk ayaklanması ile Türk güçlerini Kürdistan’dan ’söküp atmayı’ hedeflediğini ortaya çıkarıyordu. 90′ların ortalarına kadar süren halk ayaklanmaları dünyanın gözünü buraya çevirmesini sağlayacaktı.
Mayıs 1990′da II. Konferansını Lübnan’da düzenleyen PKK, bu konferansla birleşik bağımsız ve sosyalist Kürdistan üzerinde yoğunlaştığını deklare etti ve Kürdistan’da kurtarılmış bölgeler elde etmenin zamanı geldiğini vurguladı. Bu kongreyle eylemlerini kırdan kentsel alanlara aktarma kararı aldı. Nitekim bu tarihten sonra PKK, Lübnan’dan ayrılacak ve KDP’nin lojistik desteğiyle Kürdistan’a yerleşmeye başlayacaktı. 26 Aralık 1990′da IV. Kongresini Güney Kürdistan’ın Haftanin bölgesinde yapan PKK, burada büyük bir kamp inşasına girişti. Bu arada dünyadaki diğer gelişmelerle birlikte PKK de kendini yenileme kararı aldı. SSCB’nin dağılması ve sosyalist blokların çökmesi üzerine PKK, Marksist ideolojisinden ve sosyalizm ısrarından da vazgeçtiğini açıkladı ve Öcalan’ın “Kürdistan potasında erimemiş bir sosyalizm, bizim sosyalizmimiz olamaz” sözü bu döneme damgasını vurdu.
[Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]1990′ların başı PKK’ye yüksek katılımların yaşandığı bir dönem oldu. Şehirlerde ’serhildan’ yapan kadrolar ve silahlı güçleriyle PKK kısa bir zaman diliminde dünyanın en büyük silahlı gerilla grubu haline geldi. Kimi bağımsız kaynaklara göre bu dönemde PKK’nin faal gerilla sayısı 30 bini aşmaktaydı. Bu büyüme, başında Turgut Özal’ın bulunduğu Türkiye’yi de hem uluslararası arenada zor durumda bırakacak hem de ülkeyi bir kaosa sürükleyecekti. Kürdistan’ın çeşitli şehirlerinde başlayan faili meçhul cinayetler ve Kürtlere uygulanan baskılar da giderek yoğunluk kazanmaktaydı. PKK, 1984′ten itibaren sürdürdüğü silahlı mücadelenin çeşitli evrelerinde bayrağını ve programını değiştirmek gibi önemli kararlar aldı, önemli ateşkesler ilan etti. Ateşkeslerin ilki 17 Mart 1993′te ilan edildi. Bu arada basına da yansıyan biçimiyle Türkiye ile PKK arasında barışa dair adımlar atıldığı iddia edildi. 16 Nisan 1993′te Abdullah Öcalan, Beyrut’ta düzenlediği bir basın toplantısıyla ateşkesi süresiz uzattıklarını açıkladı. Fakat ne tesadüftür ki kendisi de bir Kürt olan ve bu sorunu bitirmek isteyen Turgut Özal bir gün sonra, 17 Nisan 1993′te öldü. Bu ateşkes de henüz aydınlatılamayan ve PKK’nin bazı organlarının da reddettiği bir eylem ile, 24 Mayıs 1993′te Bingöl-Elazığ karayolunda 33 askerin öldürülmesi olayıyla sona erdi. Böylece Türkiye ile yürütülen barış görüşmeleri de suya düşmüştü.
5-15 Mart 1994′te III. Konferansını düzenleyen PKK, silahlı eylemlerin artırılması kararının almış ve aynı zamanda PKK’nin Türkiye ile arasındaki durumu reel savaş olarak adlandırmaya başlamıştır. Öcalan’ın bu konferansta kullandığı “Savaş gerçekliğine sığmayan anlayışları yerle bir edelim” sözü, bu dönemde Türk ordu güçleri ile PKK arasındaki çatışma ortamını daha da gerginleştirmiş ve PKK metropollerde eylemelere başlamıştır.
[Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]
8-28 Ocak 1995′te V. Kongresini yapan PKK, önemli değişikliklerde bulunarak Kürdistan’daki diğer gruplara da açılım sağladı ve bayrağındaki orak-çekiç figürünü çıkararak yerine meşale kullanmaya başladı. Kürtlere göre daha ılımlı bir sosyalizmin ideoloji olarak belirlendiği bu kongre aynı zamanda Avrupa’nın da faaliyet merkezi olarak seçildiği bir kongre olmuştur. Bu kongreyle tüzük ve programda bazı değişmelere gidilmiş, en önemlisiyse PKK, artık Türk ordusuna karşı ordulaşma stratejisi geliştirilmesi kararına varmıştı. Bu arada Genel Sekreter Abullah Öcalan’a Şam’da bombalı suikast düzenlendi. Öcalan’ın yara almadan kurtulduğu bu saldırı karşılığında PKK, bazı şehirlerde büyük eylemler yapmaya başladı. Fakat PKK yine bir basın açıklamasıyla 15 Aralık 1995′te ikinci kez tek taraflı ateşkes ilan eder.
1 Mayıs 1996′da partinin IV. Konferansı yapıldı ve konferansta bir tür kurtarılmış bölge olan ‘kızıl alanlar’ın oluşturulması kararı alındı. İntihar eylemlerine odaklanılan bu konferansta otorite ve eylem arasındaki bağ üzerinde durulmuş ve koruculara yönelik bazı yaptırım kararları alınmıştı. Bu tarihten başlayarak PKK içinde bazı ayrışmalar da başladı ve 15 Mart 1998′de partinin V. Konferansı yapıldı. Türkiye’nin Suriye ile restleşmesi üzerine 1 Eylül 1998′de PKK lideri Abdullah Öcalan üçüncü kez tek taraflı ateşkes ilan ettiklerini duyurdu ve sorunun çözülmesi için uluslararası arenada bazı girişimlerin yapılması gerektiğini belirtti. Bu arada 9 Eylül’de Süleyman Demirel, Suriye’yi tehdit ederek Abdullah Öcalan’ın Türkiye’ye teslim edilmesi gerektiğini söyledi. Tarihler 30 Eylül 1998′i gösterdiğinde Türk ordu birlikleri, Suriye sınırının çeşitli mıntıkalarına askerî yığınak yapmaya başladılar. 3 Ekim’de bunu gümrük kapılarının kapatılması izleyince Suriye, tam 20 yıl sonra, PKK’ye sunduğu imkanları geri çekmek zorunda bırakıldı. Tarihler 9 Ekim 1998′i gösterdiğinde Abdullah Öcalan’ın Suriye’den ayrıldığı açıklandı. Bu arada durumu protestolar başladı ve Erdal Aksu adlı PKK’li, 29 Ekim 1998′te Türk Hava Yolları’na ait Adana-Ankara seferini yapan yolcu uçağını kaçırdı. Bir operasyonla öldürülen Aksu’nun son sözü “Kürtleri seven herkesi selamlıyorum, yaşasın bağımsız Kürdistan” olmuştu.
Ne var ki bir süre Rusya’da kalan Öcalan, 12 Kasım 1998′de İtalya’ya geçti. Avrupa’ya çıkışını “Rolümü siyasi kanalda oynamak istiyorum” sözleri ile açıklayan PKK lideri, 25 Kasım 1998′de 7 maddelik bir çözüm paketini avukatları aracılığıyla kamuoyuna açıkladı. Aynı gün PKK’nin resmî televizyonu MED TV’ye konuşan Abdullah Öcalan’ın şu sözleri Kürtler için büyük bir umuda dönüşecekti: “Ankara’dan ayrıldık partileştik, Ortadoğuya gittik ordulaştık, dünyaya açılıyoruz devletleşeceğiz.” Ancak Avrupa ülkelerinin sorumluluk almaktan kaçınması ve Türkiye’nin yürüttüğü bir dizi diplomatik faaliyetler Öcalan’ın kısa bir süre sonra Roma’dan ayrılma kararı almasına neden oldu. 16 Ocak 1999′da Roma’dan ayrılan Öcalan, önce Rusya’ya ardından da aynı gün Yunanistan’a geçti. Burada yürüttüğü faaliyetler sonuç vermeyince 31 Ocak 1999′da Beyaz Rusya’ya giden Öcalan, aynı gün Yunanistan’a döndü. 2 Şubat’ta tekrar Yunanistan’dan ayrılan Öcalan, özel bir uçakla Kenya’ya götürüldü ve tutuklandığı 15 Şubat’a kadar burada kaldı. 15 Şubat 1999′da CIA’nın yürüttüğü ve bağımsız gözlemciler tarafından uluslararası hukuk kurallarına uymadığı belirtilen bir operasyonla tutuklanan ve Türkiye’ye teslim edilen Öcalan, aynı gün “yasak bölge” ilan edilmiş olan Marmara Denizi’ndeki İmralı Adası’na nakledildi ve 31 Mayıs 1999′da yargılanmasına başlandı.
Bu arada kuruluşundan itibaren genel sekreter seçilen Öcalan’ın katılmadığı yeni bir kongre yapıldı. Xakurk’ta 1999 Şubatının son günlerinde yapılan 6. kongre ile İmralı Adası’nda mahkûm edilmiş olan Abdullah Öcalan, yeniden PKK Genel Başkanı olarak seçildi.
2 Ağustos 1999′da tutuklu bulunduğu İmralı’dan bir çağrıda bulunan Abdullah Öcalan, Kürtlerin silahlı mücadeleye son verip siyasal alanda yerini almaları gerektiğini belirterek gerilla güçlerinin de Türkiye sınırlarının dışına çekilmesini istedi. 15 yılı aşkındır devam eden çatışma ortamının sona ermesi umudu doğuran bu çağrıyı PKK Başkanlık Konseyi 5 Ağustos 1999′da yanıtlayarak liderlerinin çağrısına uyacaklarını belirtti. 6 Ağustos’ta bir açıklama yapan ARGK, Öcalan’ın çağrısının kendileri için emir olduğunu belirtti. 25 Ağustos’ta PKK Başkanlık Konseyi, 1 Eylül’de başlatmayı düşündükleri gerillaları sınır dışına çekme işlemine, Marmara bölgesindeki 17 Ağustos Depremi sebebiyle erken başladıklarını duyurdu. Bu arada 1 Ekim 1999′da I. Barış ve Demokratik Çözüm Grubu adıyla 8 kişilik bir heyet Şemdinli’den Türkiye’ye giriş yaparak teslim oldu. 29 Ekim’de ise II. Barış ve Demokratik Çözüm Grubu adıyla yeni bir PKK’li heyet Avrupa’dan Türkiye’ye geldi. Kürt sorununun çözümü için resmî adımların beklenildiği bu dönemde bu heyetler tutuklandı ve farklı cezaevlerine konuldu.
PKK’lilerin Türkiye sınırlarının dışına çekilmesi sırasında bazı iddalara göre 300 dolayında PKK’li gerilla devlet güçlerince öldürüldü. Bazı gerilla grupları ise Öcalan’ın yeni sürecine katılmamayı tercih ederek Dersim ve Muş gibi bölgelerde Türk ordu güçleriyle çatışmalarını sürdürdüler. Büyük bir dönüm noktası olan bu zaman dilimi aynı zamanda Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki flörtün de en iyiye gittiği bir dönemi teşkil etti. Ne var ki işte tam da bu dönemde PKK, 27 Aralık 2001 tarihinde Avrupa Konseyi tarafından hazırlanan Avrupa Topluluğu Resmî Gazetesi’nde yayımlanan bir rapor ile terör örgütleri listesine alındı. Bu tarihten sonra PKK’nin içe kapanma süreci başladı ve 10 Nisan 2002′de yapılan bir kongreyle PKK, kendisini feshettiğini açıkladı. Her ne kadar bu karar isim olarak Partîya Karkerên Kurdistan’ın feshi olduysa da yine Abdullah Öcalan’ı lider kabul eden ve görüşlerini sürdüren, sırasıyla, Kongreya Azadî û Demokrasîya Kurdistan (KADEK - Kürdistan Demokrasi ve Özgürlük Kongresi), Kongra Gelê Kurdistan (KONGRA-GEL - Kürt Halk Kongresi) ve Koma Ciwatên Kurdistan (KCK - Kürdistan Toplulukları Birliği) gibi üst parti ve kongre örgütleri kuruldu.

Abdullah Öcalan, Bekaa Vadisi'ndeki PKK kampında bir ders sırasında (1989).
Kaynak:[Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]



__________________
Dün gece

Babil’e iki melek

indi sessizce.........

Ruhum !..

sus ve seyret..........

Başladı t e k e r r ü r !..

Yâ, taham m ü ü l !..

Yâ, taham m ü ü l!

V.B.BAYRIL
BABİL isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 01-28-2009, 00:38   #2 (permalink)
Ruh
 
Üyelik tarihi: Jan 2009
Mesajlar: 10
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 0
Ruh Seçkin bir yolda.
Standart

Alıntı:
utku9638´isimli üyeden Alıntı [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]
pkk apo gittikten sonra yanlış yönetim ve iç çekişmeler yüzünden güç kaybedip devrimci özelliğinden ödün vermeye başladı.
Yanlıs bir kelime kullanmıssınız.
Devrimci özelliği hiç bir zaman olmadı Devrim neyi destekler ne için yapılır Halkların kardeşliği ve sosyalizm için değil mi ?

Siz PKK yı Silahlı mücadele veren Örgütlerle karıştırıyorsunuz öyle değil.
Asıl devrimci Milleyetçiden daha milliyetçidir. Bakın bu gün o kadar toprak satıldı Milleyetçi MHP Nerede ne zaman dur dedi hiç bir zaman.
Devrimcilik buna hep karşıydı boşunamı o kadar büyükelçi kaçırıldı boşuna mı darbe dönemine kadar getirildi. PKK Hiç bir zaman bu safha da yer almamıstır ve devrimcilik sol ile hiç bir alakası yoktur.

İdeolojisini herkes cok iyi biliyor.



__________________
KomünistForum a Hoş Geldiniz. Lütfen İmza Boyutunuz 4 Puntoyu Geçmesin....
Ruh isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 01-28-2009, 00:44   #3 (permalink)
 
BABİL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 4.620
Thanks: 64
Thanked 88 Times in 64 Posts
Tecrübe Puanı: 7
BABİL Seçkin bir yolda.
Standart

Sen Türkiyede yaşadığına emin misin

Bize bir devrimciliği anlat bakalım neymiş,yoksa bizim bilmediğimiz bir devrimci anlayış mı var ?



__________________
Dün gece

Babil’e iki melek

indi sessizce.........

Ruhum !..

sus ve seyret..........

Başladı t e k e r r ü r !..

Yâ, taham m ü ü l !..

Yâ, taham m ü ü l!

V.B.BAYRIL
BABİL isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 01-28-2009, 00:45   #4 (permalink)
Ruh
 
Üyelik tarihi: Jan 2009
Mesajlar: 10
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 0
Ruh Seçkin bir yolda.
Standart

Alıntı:
maviiada´isimli üyeden Alıntı [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]
Sen Türkiyede yaşadığına emin misin

Bize bir devrimciliği anlat bakalım neymiş,yoksa bizim bilmediğimiz bir devrimci anlayış mı var ?
Sosyalizm adında bir kelime duydunuz mu ? Halkların kardeşliği ?
Yaşasın TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE diye sloganları



__________________
KomünistForum a Hoş Geldiniz. Lütfen İmza Boyutunuz 4 Puntoyu Geçmesin....
Ruh isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 01-28-2009, 00:46   #5 (permalink)
 
BABİL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 4.620
Thanks: 64
Thanked 88 Times in 64 Posts
Tecrübe Puanı: 7
BABİL Seçkin bir yolda.
Standart

aydınlattığın için teşekkürler gerçekten bilmiyordum bağışla bu cahili



__________________
Dün gece

Babil’e iki melek

indi sessizce.........

Ruhum !..

sus ve seyret..........

Başladı t e k e r r ü r !..

Yâ, taham m ü ü l !..

Yâ, taham m ü ü l!

V.B.BAYRIL
BABİL isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 01-28-2009, 00:47   #6 (permalink)
Ruh
 
Üyelik tarihi: Jan 2009
Mesajlar: 10
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 0
Ruh Seçkin bir yolda.
Standart

Alıntı:
maviiada´isimli üyeden Alıntı [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]
aydınlattığın için teşekkürler gerçekten bilmiyordum bağışla bu cahili
YAŞASIN TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE Bu slogan bu güne gelmiş devrimcilerin ağzından cıkanlardır.
PKK yı devrimci olarak görenler ne zaman YAŞASIN TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE demiştir ? Sizde beni aydınlatın



__________________
KomünistForum a Hoş Geldiniz. Lütfen İmza Boyutunuz 4 Puntoyu Geçmesin....
Ruh isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 01-28-2009, 00:54   #7 (permalink)
 
BABİL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 4.620
Thanks: 64
Thanked 88 Times in 64 Posts
Tecrübe Puanı: 7
BABİL Seçkin bir yolda.
Standart

Seni aydınlatacak kadar bir bilgimiz yok RUH kusura bakma, dedik ya biz cahiliz, forumu okuyarak kendimizi geliştirmeye çalışıyoruz Sende bizim yaptığımızı yapsan hep birlikte bilinçlensek ondan sonra bu engin fikirlerimizi karşılıklı tartışmaya açsak daha iyi olmaz mı



__________________
Dün gece

Babil’e iki melek

indi sessizce.........

Ruhum !..

sus ve seyret..........

Başladı t e k e r r ü r !..

Yâ, taham m ü ü l !..

Yâ, taham m ü ü l!

V.B.BAYRIL
BABİL isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 01-28-2009, 00:56   #8 (permalink)
Ruh
 
Üyelik tarihi: Jan 2009
Mesajlar: 10
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 0
Ruh Seçkin bir yolda.
Standart

Alıntı:
maviiada´isimli üyeden Alıntı [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]
Seni aydınlatacak kadar bir bilgimiz yok RUH kusura bakma, dedik ya biz cahiliz, forumu okuyarak kendimizi geliştirmeye çalışıyoruz Sende bizim yaptığımızı yapsan hep birlikte bilinçlensek ondan sonra bu engin fikirlerimizi karşılıklı tartışmaya açsak daha iyi olmaz mı
Bu konuda kimseyi yargılamıyorum.

Ama şu gerçek var ki arkadasın kullanmıs olduğu kelime kesinlikle yanlıstır. Ben sadece bunu vurgulamak istedim kimsenin bilgisini sınamak değil zaten amacım.

İyi çalışmalar dilerim.



__________________
KomünistForum a Hoş Geldiniz. Lütfen İmza Boyutunuz 4 Puntoyu Geçmesin....
Ruh isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 01-28-2009, 11:54   #9 (permalink)
 
Daglar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: May 2008
Bulunduğu yer: DERSİM- TOKAT- ERZİNCAN...
Mesajlar: 1.230
Thanks: 0
Thanked 2 Times in 2 Posts
Tecrübe Puanı: 3
Daglar Seçkin bir yolda.
Standart

Alıntı:
Ruh´isimli üyeden Alıntı [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]
Bu konuda kimseyi yargılamıyorum.

Ama şu gerçek var ki arkadasın kullanmıs olduğu kelime kesinlikle yanlıstır. Ben sadece bunu vurgulamak istedim kimsenin bilgisini sınamak değil zaten amacım.


İyi çalışmalar dilerim.

Sen kimsin ki PKK yi yargılayacaksın zaten ha ?
Ben eski dönemin çok militanının bir dönem itibari ile daha kör iken bağımsız türkiye dediğini bilirim.
Lakin sonradan da Kürtçe Devrimin sesi ortaya çıkmıştır. Bu konuyu en iyi ele alanlardan birisi İbrahim Kaypakkaya 'dır. Bugün İbrahim Kaypakkaya' ya karşı konuşan kişi zaten kendisine devrimci sıfatını koymasın.
Bu topraklarda türkler yok iken kürtler vardı. En son lozanda koptu olay ve heryerin türkiye olması gerektiğini düşündü bay kemal.

Şimdi senin saçma sapan örneğine bakıyorumda devrimciler en milliyetçilerdir ,gibisinden saçmalamışsın.
Birde gitmişsin Maviiada ya sosyalizmi duydun mu diyorsun ?
Sen anandan doğmadan bu dava için çatışan insanlar var olabilir değil mi bu forumda aklına gelmiyor değil mi ? Sıkışık beyni çözmek zor zaten.

Emperyalizme ve Siyonizme karşı olmasaydık, ne israilli ile uğraşırdık ne de onunla bununla.
Devrimciye Yurtsever diyebilirsin.
Hiç Yurtsever Gençlik alıp okudun mu sanmıyorum,ya da Özgür Halk okudun mu?
Veya Sayın Apdullah Öcalan'ın yazılarını okudun mu ?
Peki sen sol ne demek biliyormusun ?
Burada kimsenin boşu boşuna sinirini bozmaya uğraşma şunu duydun mu falan diye tamam mı ?
Hayatında hiç lenin okumamış tiplerdensiniz zaten ,sosyalizmden bihabersiniz birde gelip ahkam kesersiniz.

Yukarda birisi yazmış Pkk ; Sayın Öcalan'ın yakalanmasından sonra gerilemiş ve devrimciliğinden ödün vermiştir gibisinden birşeyler gevelemiş.
PKK Sayın Öcalan'ın yakalanmasından sonra Legal yollara başvurmaya başlamıştır, bunun yanlış tarafı yok. Örgüt var partiside olacaktır.
99 dan 2003 e tek bir asker ölmemiştir bunu sayın Öcalan sağlamıştır.
Bir süre sonra kısasa kısas girişiminde zaten Gerilla'nın başarısı ortadadır.

Pkk hakkında konuşmadan önce bence bir besmele çek ,hani devrimci falan değiller ,katil adamlar ya bulurlar bir yerden keserler ,demesi benden.



__________________
Stalin savunulmadan komünist olunmaz.
Ali Haydar Yıldız ÖLÜMSÜZDÜR.
24 Ocak,TİKKO SENİ UNUTMAYACAK!!!

DEVRİMİN ÖZÜ , İBO ..
DEVRİMİN ÖRGÜTÜ - TİKKO !
Önderimiz İbrahim ! İbrahim Kaypakkaya!
Yaşasın Başkan Mao ve Maoizm ideolojimiz.






Daglar isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 01-28-2009, 15:01   #10 (permalink)
 
Üyelik tarihi: Jul 2007
Bulunduğu yer: sokaklardan
Mesajlar: 1.756
Thanks: 0
Thanked 1 Time in 1 Post
Tecrübe Puanı: 0
compagno Bu noktada bilinmeyen bir miktar.
Standart

Alıntı:
Ruh´isimli üyeden Alıntı [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]
Yanlıs bir kelime kullanmıssınız.
Devrimci özelliği hiç bir zaman olmadı Devrim neyi destekler ne için yapılır Halkların kardeşliği ve sosyalizm için değil mi ?

Siz PKK yı Silahlı mücadele veren Örgütlerle karıştırıyorsunuz öyle değil.
Asıl devrimci Milleyetçiden daha milliyetçidir. Bakın bu gün o kadar toprak satıldı Milleyetçi MHP Nerede ne zaman dur dedi hiç bir zaman.
Devrimcilik buna hep karşıydı boşunamı o kadar büyükelçi kaçırıldı boşuna mı darbe dönemine kadar getirildi. PKK Hiç bir zaman bu safha da yer almamıstır ve devrimcilik sol ile hiç bir alakası yoktur.

İdeolojisini herkes cok iyi biliyor.
bir insan nasıl hem devrimci hem milliyetçi hem de sosyalist oluyor onu da çözemedik ya neyse!..



compagno isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiket
kurulus, pkknin, tarihi


LinkBacks (?)
LinkBack to this Thread: http://komunistforum.net/kurt-tarihi/31194-pkknin-kurulus-tarihi.html
Konuyu Başlatan For Type Tarih
Yitik Kuşağın Kuytuluğu • Konuyu görüntüle - Atatürk öldü ama PKK Kurtuluş Savaşı'na devam ediyor hala This thread Refback 01-14-2010 03:21

Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Konu Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Türk Demokrasi Tarihi yada Darbeler Tarihi ecemm Türkiye Devrim Tarihi 2 01-26-2009 08:18
Bordeaux'da PKK'nin kuruluşu bir şenlikle kutlandı EWİNDARE KomünistForum Haber Servisi 0 11-30-2008 17:09
İşte PKK'nin Programı: PKK ONURDUR Rozerin Teorik Eğitim 0 11-14-2008 00:01
PKK'nin Felsefesi prodigy Serbest Kürsü 2 08-13-2008 08:35
cumhurriyetin kurulus doneminde kürtler BABİL Kürt Tarihi 0 07-23-2008 23:10


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 13:25 .



Powered by vBulletin® Version 3.8.3
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.0 RC2


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447