![]() |
| |||||||
| KomünistForum Haber Servisi Haberler,Eylemler,Anmalar,Geceler,Konserler ve bizimle paylaşmak istedğiniz haber niteliğindeki her şeyi burda paylaşabilirsiniz... |
![]() |
| | LinkBack | Konu Araçları | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Üyelik tarihi: Mar 2008 Bulunduğu yer: Ankara
Mesajlar: 47
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 0 ![]() | [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız] [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız] | [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]Türkiye Asla pişman olmadılar! Zihni Çetiner, 'ihtilalci', 'fedai' ve 'devrimci' yıllarını 'Ölümü Paylaştılar Ama!...' adlı kitabında anlattı.Harbiye'de öğrenciyken hapis yatan, 12 Mart'ta yine cezaevine giren, Filistin'e giden Zihni Çetiner, yaşadıklarını yazdı. Kitabında Deniz'lerin hâkimiyle ilgili ilginç bir tanıklığı da var 08/05/2006 (1921 kişi okudu) CELAL BAŞLANGIÇ ([Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız] | [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]) En son, Golan Tepeleri eteğinden Şeria Nehri'ni geçip bir İsrail karakoluna yapılan saldırıya katılmıştı. Artık Türkiye'ye dönmek istiyordu. Çünkü ülkesinde sıcak günler yaşanıyordu; Anayasa'ya Saygı Yürüyüşü yapılıyor, 15-16 Haziran'da işçiler sokaklara dökülüyordu. Suriyeli istihbarat görevlisi sınırı nasıl geçeceğini sordu. Aslında o ana kadar hiç düşünmemişti. Çünkü Filistin kamplarına gidebilmek için Türkiye'den Suriye'ye kaçak yollardan girmişti yolu bilen arkadaşlarıyla. Şimdi tek başına dönecekti. Sonunda eline bir mektup yazarak Antakya'ya yakın bir sınır kentine gönderdiler onu. İdlip Valiliği'ne giderek mektubu verdi. Beş silahlı görevliyle sınırın sıfır noktasına gönderdiler. Az çok Arapça öğrenmişti Filistin kamplarında, Suriye'de. Sınırın karşısında Reyhanlı-Antakya yolu görünüyordu. Türkiye tarafında nöbetçi bir er vardı. Sınırın dibindeki hendeği göstererek "Nöbetçi arkasını dönerek uzaklaştığında sıçra öbür tarafa. Herhangi bir aksilik olursa biz seni koruruz, sen de geri bu yana geçersin" dediler. Denilenleri aynen yaptı. Sıçrayarak teli geçti, koşar adım yolun kıyısındaki pamuk tarlasına daldı. Biraz ileride pamuk toplayan ırgatlar vardı. Daha bir sigara içmemişti ki yolcu minibüsü durdu önünde. Artık Türkiye'deydi. Ama nereye gidiyordu Zihni Çetiner? Arkasında başarısız bir darbe girişimi, önündeyse 12 Mart'ın kanlı ve karanlık günleri vardı. 27 Mayıs İhtilali olduğunda Kuleli Askeri Lisesi son sınıfındaydı. 1961'de liseyi bitirip Kara Harp Okulu'na gittiğinde henüz siyasetin ne olup olmadığını hiç bilmiyordu. Her ne kadar babası Osmaniye'de Demokrat Parti ilçe teşkilatının kurucularından birisiyse de onun için bir anlam taşımıyordu. Çünkü dünyada var olan ideolojilerin hiçbirinden nasibini almamıştı. Çocukluğundan beri yalnızca bir şey kazınmıştı beynine; komünizmin, insanlığın ve Türklerin gelmiş geçmiş en büyük düşmanı olduğu. Başarısız darbe girişimi Harp Okulu'nun birinci sınıfında izinli olarak eve giderken bulaşmıştı 22 Şubat 1962'deki başarısız darbe girişimine. Bu başarısızlık Albay Talat Aydemir ile bazı subayların emekliliğiyle ucuz atlatılmıştı! Yine de çoğu Harp Okulu öğrencileri gibi yeni bir darbenin 'ülkeyi kurtarması'nı bekliyorlardı. Kendi anlatımıyla "İhtilal arkadaşlarımızın ruhuna işlemişti". Bekledikleri gün, ertelene ertelene 21 Mayıs'ta geldi. Sınav zamanıydı. Yemek sonrası bir arkadaşı yanına yaklaşıp "Bu gece hazır ol, saat 23.00'te ihtilal başlayacak, 'Harbiyeli Aldanmaz' da parola" dedi. Söylenilen saatte başladı darbe girişimi. Önce radyoyu ele geçirmişlerdi. İhtilal bildirisi okunuyordu radyodan. Sevinç içindeydiler. Ancak bir anda sustu radyo. Sonra ses de bildirinin şekli de değişti. Konuşan 28. Tümen Kurmay Başkanı Ali Elverdi'ydi. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ihtilali bastırdığını, duruma hâkim olduğunu söylüyordu. Zihni Çetiner, bu sırada radyoyu ihtilalin lideri Albay Talat Aydemir'le birlikte dinliyordu Harp Okulu'na doğru gittikleri cipin içinde. Okula vardıklarında hiç beklemedikleri bir gelişme olmuştu. Elverdi, Aydemir'e yalvardı "İşte bu sırada hükümet adına radyodan anons yapan Ali Elverdi uzun boylu bir üsteğmen tarafından (Erol Dinçer) okula getirildi ve Albay Aydemir'in bulunduğu odaya alındı. Albay son derece sinirlenmişti ki çok sert bir şekilde 'Ali yediğin boku temizle' dedi. Elverdi 'Albayım hemen GenelKurmay Başkanlığı'na telefon edeyim' diyerek telefona sarıldı. Ancak dışarı ile tüm telefon irtibatı kesilmişti. Ali Elverdi bizim komutana yalvarı-yordu. Ağzından durmaksızın çıkan 'Ben yaptım siz yapmayın, neden bana haber vermediniz, ben de sizin yanınızda yerimi alırdım' benzeri ve daha beter yalvarmalar ve yakarmalarla canını kurtarmaya çalışıyordu. Sanki tüm varlığını ölüm korkusu sarmıştı. Albay onu dinlemiyordu. 'Alın, bunun sorgusunu siz yapın' diyerek kendisi ile bir daha muhatap olmadı. Bunun üzerine Elverdi sapsarı kesilmişti. Oracıkta yığılıp kalabilirdi." Kanla bastırıldı darbe girişimi. İdamla yargılandı Zihni Çetiner. Duruşmalarda karşısında başka bir Ali Elverdi vardı: "Ne ilginçtir ki, aynı Elverdi ileride mahkeme sırasında Talat Aydemir'i göstererek 'Bana silah çekti ve ateş etti, ceketim delindi' diyerek iftirada bulunacak, ceketine açtığı deliği de kanıt olarak gösterecekti. Duruşma Yargıcı Numan Özdalga da 'Yarbayım ciddi olalım' diyerek konuyu kapatacaktı. O gece albayın özel korumalığını yapan beni ve Erol Ege'yi de, Aydemir'e yakarma ve yalvarmalarına tanıklık ederiz endişesiyle dokuz kişi arasından tanımayacaktı. Aynı Elverdi 12 Mart 1971 sonrasında Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ın idam kararını vererek tarihe kişiliğine uygun bir şekilde geçecekti." Sonunda beş yıl hapse mahkûm oldu Çetiner. Mamak, Afyon, Eskişehir, Adana cezaevlerinde yattı. Bu süreçte solla, sosyalizmle tanıştı. Öğrenci eylemlerinde, üniversite işgallerinde, ABD'nin 6. Filosu'na karşı yapılan eylemlerde yer aldı. Filistin kamplarında eğitim gördü, dağa çıktı, 12 Mart öncesi ve sonrasında yeniden cezaevinde yattı. Deniz Gezmiş'ten Mahir Çayan'a, Mustafa Gürkan'dan Lütfi Kıyıcı'ya kadar dönemin gençlik önderleriyle birlikte oldu. Zaman zaman tartıştı, zaman zaman kavga etti. Ama hepsi aynı hayali paylaşıyorlardı ve bu uğurda ölümü göze almaya hazırdılar. İhtilalci, fedai, devrimci İşte Zihni Çetiner bütün bu tanıklıklarını, kendi kuşağı 68'lilerin özlemlerini, düşlerini; yaptıklarını, yapamadıklarını; sevaplarını, günahlarını 'Ölümü Paylaştılar Ama!.. Bir İhtilalci, Bir Fedai, Bir Devrimci," adıyla kitaplaştırdı. Harbiye'de öğrenciyken bir 'İhtilalci'ydi. İhtilaller için "Darbeler bir çözüm değildir. Ama bizim gibi ülkelerde siyaset de çözüm üretmiyor" diyor. Filistin'de 'Fedai'ydi: "Filistin hep yazılan bir şiir, sürekli bestelenen bir müziktir. Bu müziğin notaları kan, gözyaşı ve acı dolu toprakları anlatacaktır." 68 kuşağından bir 'Devrimci'ydi: "68'liler de o yıllarda üretmeyen siyasete karşı, ülke için çözüm üretmek zorunda kalmıştır. Bizler o zaman, bugün de olduğu gibi, hep karşımızdakilerin yanlış yaptıklarını söylüyorduk. Asla kendimize bir kusur bulmuyor, kendi yanlışlarımızı görmüyorduk. Bu nedenle de 'en doğruyu biz bilir, en iyi şeyleri hep biz yapardık' düşüncesi hepimize hâkimdi. Sonuçta da bölünüyor, dağılıyor ve paramparça oluyorduk. O dönemde şehir gerillalığı kızamıksa, dağa çıkmak da suçiçeği gibi bir çocukluk hastalığıydı. Ama ne yazık ki bedelinin çok ağır ödendiği, en gözü pek, en iyilerimizin katledildiği bir hastalıktı." Ancak bu noktada " Yanlış da doğru da o günlerde hepimizindir" diyor Zihni Çetiner "Ölen arkadaşlar elbette Orhan İyiler'in dediği gibi 'Öldükleriyle kalmadılar'. Onlar tarihin aydınlık sayfalarında yerlerini almışlardır. Bize düşen ise amaçlarına olan bağlılığımızı son ana kadar yitirmemektedir." Yaşadıklarını sansürsüz ve makyajsız, anlatmış Çetiner. Geçmişi yeniden kurgulamamış, 'resmi tarih' oluşturma çabasına da girmemiş. Anlattıklarından, kuşağına yakışır bir anlam çıkartıyor Zihni Çetiner 'Ölümü Paylaştılar Ama!.."da; asla pişman olmadılar!
__________________ BaRıŞıN ve ÖzGüRLüĞüN DaĞLaRıNa YüRüYoRuM İşTe ! YiĞiTSeN UsLaNDıR BeNi..! |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiket |
| Çetiner, filistine, giden, yazdı, yaşadıklarını, zihni |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Jolie, Iraklılar için bir makale yazdı | Haber-Ahmet | Güncel Haberler | 0 | 03-01-2008 05:07 |
| Fransa'da Filistin'e yardım konferansı | Haber-Ahmet | Dünya'dan Haberler | 0 | 12-17-2007 11:05 |
| İlkay Akkaya-yitip giden | ruya | Forum Çöplüğü | 0 | 12-13-2007 07:33 |
| 73 Şair Hrant Dink İçin "Bir" Şiir Yazdı | yksel | HALKEVLERİ | 0 | 08-25-2007 20:59 |
| A.Altan ordunun çeteciler ile ilişkisi olduğunu yazdı | yksel | KomünistForum Haber Servisi | 0 | 07-20-2007 23:49 |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 18:41 .