KRİZİN SÖZLÜ TARİHİKasım 2000- Şubat 2001 Ekonomik Krizin Tanıkları AnlatıyorHatice AYDOĞDU, Nurhan YÖNEZER

Krizin Sözlü Tarihi, yakın dönem tarihimize ayna tutuyor ve olayları tüm çıplaklığıyla görmemizi sağlıyor 463 sayfadan oluşan kitabın ilk 38 sayfasında krizin gerçek nedeninin ''anayasa kitapçığının atılması'' değil, 1 Temmuz 1998'de Uluslararası Para Fonu (IMF) ile yapılan, kredi yerine uluslararası piyasalardan dış borç almayı hedefleyen 18 aylık ''Yakın İzleme Programı'' olduğu belirtilerek, bu tarihten itibaren ekonomide yaşanan gelişmeler sade, akıcı ekonomi bilgisi olmayanların bile rahatlıkla anlayabileceği bir üslupta anlatılıyor. Ankara'da ekonomi muhabiri olarak görev yapan iki gazetecinin, Hatice Aydoğdu ve Nurhan Yönezer'in derlediği ve dönemin tanıkları ile konuştuğu kitap, 2000 Kasım ve 2001 Şubat ekonomik krizlerinin nasıl ortaya çıktığına ve Kemal Derviş'in gelişine kadar olan döneme ışık tutuyor. Kitapta, siyasi ve bürokratik kaygıları, korkuları ve kararsızlıkları görmek mümkün. Dönemin tanıklarının ağzından gelişmeleri görememe, algılayamama ve karar alamamanın ne demek olduğunu, kısaca "cahilliği" de görmek mümkün. Bütün bunların örtbas edilmesi, perdelenmeye çalışılması da cabası. Çünkü bütün bu olup bitenlerden, krizlerden en çok ve en derin etkilenen geniş halk kesimlerinin de tam anlamıyla haberdar olmaması gerekiyor. Bunun ne demek olduğunu anlamak için de dönemin özelleştirmeden sorumlu devlet bakanı Yüksel Yalova'nın kitapta yer alan sözlerine bakmak yeterli: "Biz devlet olarak insanımıza yalan söyledik, yanılttık."Krizden çıkış yolları arayan Türkiye'nin nasıl bir kez daha IMF sarmalına takıldığını da tüm çıplaklığı ile görmek mümkün. Kasım 2000'de ilk ciddi işaretlerini veren kriz konusunda gerekli önlemlerin alınamaması, krizin her geçen gün büyümesi, bunu görüp uyaranların "duymazlıktan" gelindiğine tanıklık edilen kitapta, 19 Şubat'ta bütün olan bitenin, beceriksizliklerin, kararsızlıkların, öngörüsüzlüklerin nasıl bir anayasa kitapçığına yıkıldığını da acı bir şekilde görüyoruz.Koalisyon ortağı MHP'nin genel başkan yardımcısı Şevket Bülent Yahnici'nin "Birinci Dünya Harbi, Sırp Prensi vurulmasaydı çıkmayacak mıydı? Yani bana göre kriz vardı, kapıdaydı, Anayasa atılmasa da yaşanacaktı. Birikim onu gerektiriyordu" sözleri bir gerçeğin net fotoğrafının ortaya konmasını sağlıyor.Yahnici'nin dönemin ABD Büyükelçiliği Başmüsteşarı James Jeffrey ile yaptığı bir görüşmede, Jeffrey'nin IMF'nin taleplerinin yerine getirilmesini istemesi, Yahnici'nin bu taleplere aynı "sertlikte" karşılık vermesi üzerine Jeffrey'nin sözleri gerçekleri tüm çıplaklığıyla bir tokat gibi insanın suratına çarpıyor: "IMF, Amerikan halkının paralarını kullanan bir kuruluştur. Biz Amerikan halkının vergilerinin nereye gittiğini ve harcandığını kontrol etmek durumundayız. Amerika'nın buradaki temsilcileri olarak, Amerikan halkının paralarının nasıl harcandığından sorumluyuz." Kötü niyetleri yoktuKitapta bürokratların siyasileri, siyasilerin de bürokratları itham etmelerine tanıklık ederken, aynı kabinede yönetim sorumluluğunu üstlenen bakanların birbirlerine bakışını da görüyoruz. Dönemin devlet bakanlarından Yüksel Yalova'nın, dönemin hazineden sorumlu devlet bakanı Recep Önal'ı "Recep Önal, hazineden sorumlu olduğunu zanneden bakandı" diye anlatması, Türkiye'nin kriz sürecinde nasıl ve kimler tarafından yönetildiğinin ibret vesikası olarak çıkıyor karşımıza.Dönemin başbakanı Bülent Ecevit'in bürokratlara bakışı da bir diğer çarpıcı saptama: "Bürokratlar, sanıyorum tam olarak IMF ile ilişkileri beceremiyorlardı, ama onlara haksızlık etmeyelim, kötü niyetleri yoktu."Kimsenin kötü niyeti (!) yoktu ama bir ülke ve bu ülkede yaşayan milyonlarca insan yöneticilerinin iyi niyetinin (!) mi desek, yoksa bilgisizliğinin mi, kurbanı oluyordu? Yöneticilerinin kurbanı olan halk ise 2002 seçimlerinde tüm iyi niyetiyle, koalisyon ortaklarını kelimenin tam anlamıyla sandığa gömerken, diğer yandan da tüm saflığını bir kez daha ortaya koyuyordu.Kitabın son bölümünde ise Şubat 2000, Mart 2001 krizleri ve Merkez Bankasının kur politikası, likidite yönetimi uygulamaları hakkında bilgi notu ile gazete manşetleri bulunuyor. Bütün bu gelişmelerin ayrıntıları, tanıklarının ağzından, Krizin Sözlü Tarihi kitabının sayfalarının arasında... Kitap yakın dönem tarihimize ayna tutuyor ve olayları tüm çıplaklığıyla görmemizi sağlıyor. Kitapta Yer Alan Röportajlar:Selçuk Demiralp, Gazi Erçel, Carlo Cottarelli, Bülent Ecevit, Hikmet Uluğbay, Ahmet Sağar, Sümer Oral, Yüksel Yalova, Şevket Bülent Yahnici, Süreyya Serdengeçti, Şükrü Binay, Ferhat Emil, Hakan Özyıldız, Aydın Karaöz, Teoman Kerman, Doğan Cansızlar, Osman Tunaboylu, Yenal Ansen, Mehmet Akif Hamzaçebi, Faik Öztrak, Zafer Yavan, Nevzat Saygılıoğlu, Ahmet Kılıcoğlu, Kürşad Tüzmen