Komunist Forum
Geri git   Komunist Forum > SİYASET BÖLÜMÜ > Siyaset > Kemalizm'in İdeolojik Eleştirisi

Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları Stil
Alt 06-27-2008, 12:15   #1 (permalink)
 
faillimeçhul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 131
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 3
faillimeçhul Seçkin bir yolda.
Standart Kemalizm ve Kürt sorunu

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu M. Kemal 1920’den bu yana Türklerin atası olarak anılmaktadır. Kendisi devletin ve resmiyetin bir tür kült, figür haline gelmiş durumda. O kutsal ve dokunulmazdır.

Kemalizm ve Kürt sorunu
Newzat TEDİK


Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu M. Kemal 1920’den bu yana Türklerin atası
olarak anılmaktadır. Kendisi devletin ve resmiyetin bir tür kült, figür
haline gelmiş durumda. O kutsal ve dokunulmazdır. Bu yüzden ne kendisinin ve
Kemalizmin oynadığı rolü ne de devletin temel aldığı ilkeleri eleştirel bir
biçimde ele alan değerlendirmelere pek rastlanılmaz.

Kemalizmin özü ülkenin birliği, toprak bütünlüğü ve bağımsızlığı, laiklik
ve cumhuriyetçi ilkeler ile ulusalcı modern bir toplum yaratmaktı. Sözüm ona
halkın yararına politikalar izleme ve sınıf çelişkilerini yok sayma (inkar
etme) anlamına gelen halkçılık ilkesi de Kemalizmin temel ilkelerindendir.
Ancak gelinen aşamada ülkede gerçek bir ulusal birlik sağlanmadığı gibi
toprak bütünlüğü de Lozan’dan bu yana TC’nin en ciddi problemi olmayı
sürdürmüştür. Bağımsızlık ise büyük emperyalist güçlerle yapılan ticari ve
iktisadi antlaşmalarla tam bir bağımlılığa dönüşmüştür. Kemalizm laiklik
konusunda da hiçbir zaman laikliğin batıda sunulduğu şekilde tutarlı ve
samimi davranmamıştır. Laiklik rejimin karakteri ve niteliği sorunu olarak,
sorun olmaya devam etmiştir. Din devletin tekeline alınmıştır. Modern,
çağdaş, demokratik bir toplum yerine; devlete karşı belli görevleri olan
(askerlik, vergi, devletine bağlı vatandaş vb) şoven milliyetçi bir toplum
yaratılmıştır.

Halkçılık ilkesinden de geriye hiçbir şey kalmadığı açıkça
görülmektedir. Türkiye’de işsizlik ve yoksulluk patlama yapmış deyim yerinde
ise zirveleşmiştir. Şehirlerde halkın büyük çoğunluğu gecekondularda
yaşamaktadır. Gecekondularda yaşayan insanların çoğu on binlerce insanın
ölümü pahasına “ulusal birliği ve toprak bütünlüğünü” koruyan, uluslar arası
hiçbir savaş kuralını tanımayan barbarca bir savaşın yaşandığı Türkiye’nin
doğusundaki Kürdistan’dan gelen mültecilerdir. Aynı zamanda devlet mafya ve
aşırı milliyetçi ölüm mangalarının çok sıkı ilişkiler içinde olduğu bu
canice savaşın bir sonucu olarak ortaya çıkmış durumdadır.

Kemalizmin benimsediği ülkülerinin hiç birinde başarıya ulaşmamasının
nedenini M. Kemal’in karakterinde ve TC devletini kurarken, tarihsel ve
sosyal gerçekliğe aykırı davranışlarında aramak son derece yerinde ve
objektif bir yaklaşım olacağı kanısındayım.

M. Kemal kurtuluş savaşının başlangıcında padişah tarafından emperyalist
güçlerin Anadolu’yu işgaline karşı çıkan halk hareketini yenilgiye uğratmak
üzere gönderilmişti. Ancak O, halk hareketini bastıramayacağını anlayınca;
kısa bir süre sonra hareketin önderliğini ele almış ve İstanbul’daki
padişaha karşı bir hükümet kurduğunu ilan etmiştir. Bunu izleyen süreçte
yaklaşık üç yıl süren bir kurtuluş savaşı vermiştir. Ecnebi ve kafirlere
karşı mücadelede Türklerin ve Kürdlerin kardeşliğinden söz etti. Nerdeyse
komünist söylemler kullanarak işçilere ve köylülere seslendi. Köylülere
toprak, işçilere haklarını verme Kürdlere otonomi sözü verdi. Sovyetlerden
yardım istedi ve hiç beklemediği olumlu bir karşılık gördü. Sovyetlere
çektiği bir telgrafta şu demagojiye başvurdu: “sömürgeci siyasetin
vahşetinin bilinci, dünyanın yorulmadan çalışan kitlelerinin kalbine
işlediği gün burjuvanın kudreti sona erecektir.” Oysa M. Kemal’in pratik
politik önderliği zafere yaklaştıkça sağa doğru adım adım kaymış ve Türk
burjuvazisini de bizzat kendi elleri ile yaratmıştır.

M. Kemal, sağ ya da sol kendisine muhalif olabilecek en küçük kıpırtıları
bile şiddet kullanarak çok sert yöntemlerle ortadan kaldırmayı içte temel
devlet politikası haline getirmiştir. 1921’in başlarında kurulmuş olan
Türkiye komünist partisinin bütün önderlerini öldürttü. Askeri başarılarına
paralel olarak sosyalistleri solcuları ve radikal köylü önderlerini
katletti. Grevlere karşı harekete geçti ve sendikaların kurulmasına engel
oldu. 1923’te cumhuriyeti ilan etti. Hükümdarlık makamı olan Osmanlı hanedan
üyelerini ülkeden kovdu. Kemalist hükümetin üzerlerine sert bir biçimde
yürüdüğü feodal güçler, bir zamanlar ayrıcalıklı olan ağalar ve Kürd aşiret
reisleriydi. Hükümetle devletle işbirliği yapanların dışındakiler, yüz
binlerce Kürd köylüsü zorla Türklerin yoğun olduğu bölgelere gönderildiler.
Bu köylü Kürd kitleleri Ankara’nın acımasız zorla asimilasyon politikasına
karşı birçok ayaklanmaya öncülük ettiler. Ancak bu ayaklanmalar kanlı bir
şekilde bastırıldı ve daha büyük siyasi baskıları haklı göstermek için
kullanıldı.

Birinci dünya savaşından yenik çıkan Osmanlı toprakları üzerinde 24 ayrı
devlet kurulmuştur. Bu süreçte resmi tarihe göre Kürdler 1803’ten 1914’e
kadar 12 kez ayaklanmışlardır. Birinci dünya savaşının ardından Kürdistan ve
Anadolu emperyalist devletlerin işgali altındaydı. Kürdler bu süreçte
İngiliz, Fransız ve Ruslar’a karşı mücadele veriyorlardı. Dersim, Antep,
Maraş ve Urfa’daki Kürd direnişleri emperyalist güçleri geri püskürtmüştü.
M. Kemal Erzurum, Sivas kongrelerinde Kürdlere çeşitli vaatlerde
bulunarak Kürdlerin tam desteğini aldı. Ancak işgalci güçlere karşı mücadele
başarıya ulaşma yolunda belirgin hale gelince Kemalistler Kürdlerden söz
etmez oldular. Fakat 1923’te toplanacak uluslar arası Lozan konferansında
kurulacak devletin Kürdlerin ve Türklerin ortak devleti olacağı, İ. İnönü
‘nün her iki halkın temsilcisi olduğu konusunda Kürdlere güvenceler
veriliyor, birlik beraberlik içinde olunması gerektiği sık sık tembih
ediliyordu.

Lozan antlaşmasıyla Türkiye Cumhuriyeti emperyalist devletler tarafından
resmen tanındı. Sınırları belirlendi, varlığı tescil edildi. Lozan’da Kürd
sorunu gündeme geldiğinde Türk heyeti, böyle bir sorunun olmadığını
söylüyordu. Böylelikle Kürdistan’nın kuzey parçası da TC’nin elde tutması
karara bağlandı.

Osmanlı imparatorluğunda özerk beylikler halinde yaşayan Kürdler TC’nin
kurulmasından sonra 1924’te yürülüğe konan anayasayla dili, kültürü ve bütün
varlığı ile artık yoktu. 1925’te M. Kemal tarafından imzalanan “şark ıslahat
planı” ile çarşıda, pazarda sokakta Kürdçe konuşma yasağı uygulanıyor,
yasağı çiğneyenlere ağır para cezası veriliyordu. Bu planla kürdlerin
varlığı inkar ediliyor, boyunlarından aşağı Türk kimliği asılarak “sen
varsan böyle varsın” deniliyordu.

Bu durum karşısında Kürdler de elbette boş durmuyordu. Kürd Teali
Cemyeti’nin ilanından hemen sonra kapatılmasının ardından Kürd aydınları
Hizbé Azadiya Kurdistan örgütünü kurdular. Örgütün amacı bağımsız Kürdistan
devletini kurmaktı. Örgütün faliyetlerinden haberdar olan M. Kemal isyan
başlamadan örgütün lider kadrosunu tutuklattı. Ardından Şeyh Said
önderliğinde isyan başladı ve Kürdler kısa bir sürede birçok yeri ele
geçirdi. Ankara hükümeti isyan karşısında sıkı yönetim ilan etti. M. Kemal
tarafından “yumuşak” bulunan Fethi Okyar hükümeti yerine İ. İnönü’nün sert
faşizan hükümeti kuruldu. Hükümetin ilk icraatı “Takrir-i Sükun Kanunu”’nu
çıkartmak oldu. Kanun hükümete olağanüstü yetkiler tanıyordu. Bu kanunun bir
ürünü olan istiklal mahkemelerinde idam kararları hiçbir hukuki prosedür
uygulanmadan ivedilikle gerçekleştiriliyordu. Ankara ve Diyarbakır adeta
diktatörlük yasalarıyla yönetiliyordu.

Şeyh Said ve beraberindekiler kısa sürede yakalandı. 25 Mayıs’ta
yargılanmak üzere Diyarbakır’a getirildiler. Yargılanma 26 Mayıs’ta başladı.
Yargılama öncesinde savcı Ahmet Süreyya Örgeevren Şeyh Said’e “Kürd
Sorununa” değinmemesini sadece sorulan sorulara yanıt vermesini böylece
affedileceklerini söylüyordu. Savcı isyanın nedenini ”Kürd Sorunu”’ndan
koparıp “ dinsel düzen kurma ve sultanlığı ihya” olarak saptama peşindeydi.
Bu nedenle başta Şeyh Said olmak üzere isyancılar ifadelerinde “Kürd
Sorunu”’na neredeyse hiç değinmediler. 27 Haziran’da idam kararı açıklandı
ve 29 Haziran’da Şeyh Said ve 47 arkadaşı idam edildi ve topluca gömüldüler.
1970 yılında toplu mezarların üzerine subay okulu inşa edildi. Kürdlerin 29.
isyanının lideri Abdullah Öcalan’a verilen idam cezasının Şeyh Said’e
verilen idam cezasının tarihine dek getirilmesi de bir tesadüf değildir. Bu
Kemalizmin Kürd Sorunu’na tarihsel ve güncel bakışının temel mantığıdır.
İdamlardan sonra Kürdlere yönelik katliamlar başladı. Kürdler zorunlu güç
kapsamında batı illerine sürülüyor, Kürd köylerine göçmenler yerleştirilerek
asimilasyona kaldığı yerden devam ediliyordu. On binlerce Kürd öldürüldü bir
o kadarı da tutuklandı.

Yukarıda dile getirdiklerimizin dışında M. Kemal’in özellikle “Kürd
Sorunu” ile ilgili tereddütsüz altına imza attığı ve hiçbir hukuka sığmayan,
daha birçok haksız ve çelişkili tutum ve uygulamaları mevcuttur. Yalnızca
bunlardan yola çıkarak, M. Kemal’in sosyal adalet, toplumcu anlayıştan uzak;
milliyetçi ve tamamen iktidar hırsı ile hareket ettiğini anlamak güç
değildir. Küçük burjuva sınıf kökenli ve asker karakterli M. Kemal’in
siyasal sosyal alanlarda toplumcu anlayıştan uzak olması bu kişilik
özelliklerinin bir sonucudur.
Resmi tarihte hiçbir olayın, olgunun söylendiği, yazıldığı ve anlatıldığı
gibi olmadığı bugün çok net bir şekilde ortaya çıkmış durumdadır. M.
Kemal’in kurduğu Türk Tarih Kurumu ve Türk tarihçileri en garip
uydurmalarını, kara çalmalarını çarpıtmalarını Kürd Halkı konusunda icat
etmişlerdir. Nüfusu on milyonları bulan ve tarihin en eski halklarından olan
bir halk birkaç kalem darbesiyle yok sayılmış ve son derece akıldışı
temellendirmelere gidilmiştir.
Evet, sonuç olarak Kemalizmin Kürd Sorunu’na yaklaşımının 85 yıllık
bilançosu bu derece net ortada dururken, bu bilançoya her gün yeni veriler
ekleniyorken Kemalizmin bu soruna adilane ve kardeşçe bir çözüm
olabileceğini ileri sürenlerin tarih hafızalarını bir kez daha yoklamaları
gerektiği kanısındayım. Bu sorunun kangrene dönüşmesine neden olan bir
sistemi çözüm yolu olarak görmek, Kürdleri daha ne tür olumsuzluklarla yüz
yüze bırakabileceğini iyi hesaplamak gerekir diye düşünüyorum. Bugün kendini
Kemalizmin yegane temsilcisi ve bekçisi olarak gören TSK’nın “Kürd
Sorunu”’na bakışı gayet nettir. TC’nin tarihi boyunca kurulan bütün
hükümetlerin Kürd politikasını belirleyen tek güç TSK’dır. TSK’nın çözümü de
M. Kemal’in çözümüdür yani Kürdün varlığını inkar, imha ve asimilasyonla
tarihten silmektir. Fazla söze gerek yok “Tarih günümüzde biz tarihin
başlangıcında gizliyiz” öyle ise iyi düşünelim doğru kararlar verelim.


newzat tedik



__________________
YaŞaMaK BiR aĞaÇ GiBi TeK Ve HüR

Ve BiR oRMaN GiBi KaRDeŞÇeSiNe

Nazım Hikmet
faillimeçhul isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 06-27-2008, 12:38   #2 (permalink)
 
Heroez - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2008
Mesajlar: 43
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 0
Heroez Seçkin bir yolda.
Standart

dediklerinin tamamı doğru olmamakla birlikte çok az kısmı gerçekci olarak ifade edilmiş
yazan kişinin tarihsel bilgisinin ne kadar kıt ve art niyetli olduğunu gözler önüne seren bir makale



__________________
İnsanların maddi yaşam koşullarını belirleyen onların bilinçleri değildir, bu maddi koşullar onların bilinçlerini belirler.
Karl Marx


Ben yanmasam,
Sen yanmasan,
Biz yanmasak,
Nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa.

Nazım Hikmet

"Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım."
Turan Dursun
Heroez isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 06-27-2008, 19:39   #3 (permalink)
 
faillimeçhul - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 131
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 3
faillimeçhul Seçkin bir yolda.
Standart

pekı madem tarıh bılgısı kıt dıyosun bızı bıraz aydınlatırmısın art nıyetlı yanları nedır makalede bıle dıyorkı kutsal olan kısıye dokunulmuyor bole bır sıtede bıle gel gorkı fazla yorum yok



__________________
YaŞaMaK BiR aĞaÇ GiBi TeK Ve HüR

Ve BiR oRMaN GiBi KaRDeŞÇeSiNe

Nazım Hikmet
faillimeçhul isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 06-27-2008, 21:05   #4 (permalink)
 
BABİL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 4.663
Thanks: 66
Thanked 95 Times in 70 Posts
Tecrübe Puanı: 7
BABİL Seçkin bir yolda.
Standart

yukardaki yazi tamamen tarihsel bir gerceklikdir.Mustafa kemal tarihsel bir oprtonisttir(firsatci) kemalizm ise ondan sonrasi ulusalci ve statukocu guclerce gelistirilen devleti arac halinden cikarip kutsayan fasist bir ideolojidir.eline saglik faili mechul.ama sanirim bu konu basliginda forumda zaten bir konu var oraya tasisaydin daha iyi olurdu bence yinede tskler.



__________________
Dün gece

Babil’e iki melek

indi sessizce.........

Ruhum !..

sus ve seyret..........

Başladı t e k e r r ü r !..

Yâ, taham m ü ü l !..

Yâ, taham m ü ü l!

V.B.BAYRIL
BABİL isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 06-27-2008, 23:08   #5 (permalink)
 
Üyelik tarihi: Mar 2008
Mesajlar: 127
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 3
gokche Seçkin bir yolda.
Standart

yazı güzel ve bence de gerçekçi..
ayrıca ben şunu da eklemeke isterim ki ben kemalizm diye bir ideoloji olduğuna inanmıyorum.çünkü eğer öyle bir ideoloji varsa yöntemi nedir ne ister neye karşıdır amacı nedir gibi soruların yanıtı yok!
ve sadece mustafa k. in ilkeri varsa ortada bu kadar dar kapsamlı bir ideoloji olamaz..ve zaten burda yazanlar ve daha bir çok örnekle kemalin ve kendilerini kemalist olarak adlandıranların aslında burjuva , milliyetçi(ırkçı) oldukları bir gerçektir



__________________
isyan ateşiyiz biz,,
yanarız alev alev dağların doruğunda,
zafer namlularında!!
gokche isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 06-28-2008, 16:39   #6 (permalink)
 
Heroez - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2008
Mesajlar: 43
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 0
Heroez Seçkin bir yolda.
Standart


''M. Kemal kurtuluş savaşının başlangıcında padişah tarafından emperyalist
güçlerin Anadolu’yu işgaline karşı çıkan halk hareketini yenilgiye uğratmak
üzere gönderilmişti'' gönderilmişti.... ne yaptı peki Atatürk onları örgütledi amasya genelgesi,sivas kongresi,erzurum kongresi hilafetin kalıdırlması, halifeliğin kaldırılması bunlar padişahın emirlerine uyduğunu açıkca gösteriyor

''Ancak O, halk hareketini bastıramayacağını anlayınca kısa bir süre sonra hareketin önderliğini ele almış '' Atatürk samsun'a çıktığından itibaren halk için çaba verdi ayrıca halk hareketini bastırmak gibi bir niyeti yoktu

''M. Kemal Erzurum, Sivas kongrelerinde Kürdlere çeşitli vaatlerde
bulunarak Kürdlerin tam desteğini aldı.'' sivas ve erzurum kongresinin maddelerini hiç gözden geçirdin mi kürt kelimesi geçiyormu.

''Şeyh Said ve beraberindekiler kısa sürede yakalandı. 25 Mayıs’ta
yargılanmak üzere Diyarbakır’a getirildiler. Yargılanma 26 Mayıs’ta başladı.
Yargılama öncesinde savcı Ahmet Süreyya Örgeevren Şeyh Said’e “Kürd
Sorununa” değinmemesini sadece sorulan sorulara yanıt vermesini böylece
affedileceklerini söylüyordu. Savcı isyanın nedenini ”Kürd Sorunu”’ndan
koparıp “ dinsel düzen kurma ve sultanlığı ihya” olarak saptama peşindeydi.
Bu nedenle başta Şeyh Said olmak üzere isyancılar ifadelerinde “Kürd
Sorunu”’na neredeyse hiç değinmediler. 27 Haziran’da idam kararı açıklandı
ve 29 Haziran’da Şeyh Said ve 47 arkadaşı idam edildi ve topluca gömüldüler.''
şeyh sait ingiliz ajanı değilmiydi ayrıca bahsedilen hikayenin gerçeklik payı tartışılabilir bu isyan ingilizler tarafından desteklenmiş olup misak-ı milli sınırları içindeki musul ve kerkük konusunda türkiye'nin dış siyasetinin zayıflatılması amaçlanmıştır

'' Bugün kendini
Kemalizmin yegane temsilcisi ve bekçisi olarak gören TSK’nın “Kürd
Sorunu”’na bakışı gayet nettir. TC’nin tarihi boyunca kurulan bütün
hükümetlerin Kürd politikasını belirleyen tek güç TSK’dır. TSK’nın çözümü de
M. Kemal’in çözümüdür yani Kürdün varlığını inkar, imha ve asimilasyonla
tarihten silmektir.''

Acaba güneydoğu'da TSK'nın kışlalarına hiç gitmiş mi bu adam cevresindeki köyleri görmüş mü merak ediyorum TSK alt yapı sorunları olan köylere elinden gelen yardımı yapmıştır köyde yollar tıkandımı Araçlarını tahsis etmiştir köyde acil hasta varsa gerekli personeli ve aracı temin etmiştir TSK'nın kürtlere zarar verdiğini yazmışşın emin ol pkk kadar zarar vermemiştir köy basanlar köy yakanlar ırz düşmanları bebek katilleri kadar zarar vermemiştir pkk'nın verdiği zararlar sınır köylerin boşalmasına neden olmuştur can güvenliği için vs vs vs...

Mustafa suphi ile ilgili kısım hakkında çok fazla araştırmam yok internetti dökümanlara güvenmediğimden bu konuda açıklama yapmıyacağım öldürülüşü trajik bir olaydı


Arkadaşlar ben burda kemalizm mi savunmuyorum ben çarpıtmalara karşıyım Atatürk'ü gözden düşürmek için yaptıkları çabalarına karşıyım Atatürk'ün yaptığı yanlışlar olmuştur tabi ki var ancak onu bir insan olarak ele almanızı istiyorum



ayrıca maviadanın yazısıyla ilgili bir iki laf diyeceğim atatürk'e fırsatcı demişsin gerekli açıklamayı bir konu açarak yaparmısın merak ettim fırsatcı olan yanı neymiş


eğer yazdıklarımda bir hata varsa lütfen düzeltin



__________________
İnsanların maddi yaşam koşullarını belirleyen onların bilinçleri değildir, bu maddi koşullar onların bilinçlerini belirler.
Karl Marx


Ben yanmasam,
Sen yanmasan,
Biz yanmasak,
Nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa.

Nazım Hikmet

"Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım."
Turan Dursun
Heroez isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 06-28-2008, 17:07   #7 (permalink)
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 70
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 0
azdehar Seçkin bir yolda.
Standart

heroeze katılıyorum.bende kemalist değilim ama bu yazıda çarptırılmış bir sürü gerçek var.

Alıntı:
Kemalizmin benimsediği ülkülerinin hiç birinde başarıya ulaşmamasının
nedenini M. Kemal’in karakterinde ve TC devletini kurarken, tarihsel ve
sosyal gerçekliğe aykırı davranışlarında aramak son derece yerinde ve
objektif bir yaklaşım olacağı kanısındayım.
bu ülkülerin başarıya ulaşmamasını karakterine bağlıyomuş başarıya ulaşamayan bir çok sosyalist önder var bunlarda kişilikleri yüzünden mi başarı ya ulaşamadılar.
başarıya ulaşamamak neye göre belirleniyor abuk sabuk yazılar yazan kürt milliyetçilerine göre mi??


Alıntı:
M. Kemal kurtuluş savaşının başlangıcında padişah tarafından emperyalist
güçlerin Anadolu’yu işgaline karşı çıkan halk hareketini yenilgiye uğratmak
üzere gönderilmişti. Ancak O, halk hareketini bastıramayacağını anlayınca;
kısa bir süre sonra hareketin önderliğini ele almış ve İstanbul’daki
padişaha karşı bir hükümet kurduğunu ilan etmiştir.

başlangıçta anadoluya gönderilmek için yapmadığı iş kalmadı.buna rağmen gönderilmeyince ingilizlere yakınlıpıyla bilinen minber gazetesinde ingilizler lehine yazılar bile yazdı.vahdettinin güveni kazanmaya çalıştı.ona çok buyuk yetkiler verilerek anadoluya çıktı.butun bunların sebebide ingilizlerin ve vahdettinin güvenini kazanmasıdır.
ama bazıları bu yapılanları çarpıtmak karalamak için elllerinden gelen butun gayreti göstermeye çalışıyor.sağdan ve kendine göre sol olan bu satılmış yazarların tabiki destekleyicileride olacak.

Alıntı:
M. Kemal, sağ ya da sol kendisine muhalif olabilecek en küçük kıpırtıları
bile şiddet kullanarak çok sert yöntemlerle ortadan kaldırmayı içte temel
devlet politikası haline getirmiştir. 1921’in başlarında kurulmuş olan
Türkiye komünist partisinin bütün önderlerini öldürttü. Askeri başarılarına
paralel olarak sosyalistleri solcuları ve radikal köylü önderlerini
katletti. Grevlere karşı harekete geçti ve sendikaların kurulmasına engel
oldu. 1923’te cumhuriyeti ilan etti. Hükümdarlık makamı olan Osmanlı hanedan
üyelerini ülkeden kovdu.
Mustafa suphileri onun öldürüp öldürmediği kesin değil eğer bunu yazan elinde kanıtı varsa onuda yayınlasın ama yoksa boş keseden sallamasın.
grevlere karşı harekete geçme meselesi yeni kurulan ve savaştan çıkan bir ülkede yurttaşların daha çok çalışıp ülkeyi tamir etmesi gerekirken birde kimin arkasında olduğu belli olmayan grevler çıkarması ayrı bi olay tartışılır.
ellerine her geçen fırsatta halkı kışkırttıp din elden gidiyor vızıldamalarıyla karşılıklık çıkartanları ülkeden sürülmesi anti demokratik olur tabi bırakalım da halkı kışkırtsınlar daha mantıklı olur.osmanlı hanedanlarını bu kadar düşünmek de ilginç.hem solcu hem gerici

ve daha birçok ıvır zıvır.cevap vermeye değmez aslında.
ama sizin gibi atatürk düşmanlığını kişilk sorunu yapanlara her zaman cevap veririm.yalnışları tabiki var ama 3 yalnış bi doğruyu götürür mantığı da salaklık olur.



azdehar isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 06-28-2008, 17:19   #8 (permalink)
 
Heroez - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2008
Mesajlar: 43
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 0
Heroez Seçkin bir yolda.
Standart

azdehar haklısın yoldaş ama bir konuda birşey sorucam Atatürk anadoluya gitmek için dalkavukluk yaptımı yaptımı bunu açıklayan bir konu açarmısın merak ettim konuyu yazarken kaynak belirtmeyi de unutma şimdiden saol



__________________
İnsanların maddi yaşam koşullarını belirleyen onların bilinçleri değildir, bu maddi koşullar onların bilinçlerini belirler.
Karl Marx


Ben yanmasam,
Sen yanmasan,
Biz yanmasak,
Nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa.

Nazım Hikmet

"Rahat yaşamak uğruna gerçeği mezara mı götüreyim; halka gerçeği anlatmak uğruna ölümü mü göze alayım."
Turan Dursun

Konu Heroez tarafından (06-28-2008 Saat 17:45 ) değiştirilmiştir.
Heroez isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 06-28-2008, 17:32   #9 (permalink)
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 70
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 0
azdehar Seçkin bir yolda.
Standart

sana özelden attım cavabını iyi oku anlarsın.
ama buraya da yazarım da.bende bişeyi merak eetim kaynağı yazarsam insan olurmsun?



azdehar isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 06-28-2008, 18:11   #10 (permalink)
 
BORGA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2008
Mesajlar: 408
Thanks: 14
Thanked 13 Times in 5 Posts
Tecrübe Puanı: 2
BORGA Seçkin bir yolda.
Standart

"Mustafa suphileri onun öldürüp öldürmediği kesin değil eğer bunu yazan elinde kanıtı varsa onuda yayınlasın ama yoksa boş keseden sallamasın." diyor azdehar arkadaş


mustafa suphi ve beraberindeki komünistler, bir kayık içerisinde hançerlenerek öldürülmüş ve cesetleri karadenize atılmıştır.

bunu yapan kişilerin başını yahya kaptan adındaki bir şahıs çekmiştir. yaptığını inkar da etmiş değildir.

var olan devlet diyelim ki bu işin içinde değildir. o halde sizce, bunu yapanların başına bişey gelmesi gerekmez mi. yani bir sorgu, bir mahkeme. üç beş ay da olsa göstermelik de olsa bir ceza. gerekmez mi böyle bişey.

hadi bunu boş verdi devlet. yahya kaptan o kayıktan bir kişiyi canlı olarak yanına aldı. ve ömrünün sonuna kadar evinde hapis etti. sizce devlet bununla ilgili bişey yapmalı mıydı. ne de olsa içinde yok. yoksa yahya kaptana bu katliamdan dolayı bir ganimet olarak mı saydılar mustafa suphinin karısını.

15 lere ağıtta nazımın "bir gelin gelir de döker yaşları" dediği gelin bu gelin.

diyelim ki bu olay kirli ve devletin bu işle hiç bi ilgisi yok. sizce neden yıllar sonra
izmit deki emlak bankasının kurduğu siteye yahya kaptan adı verdiler.

bu ad verme ve ad silme işleri sizin ve benim için önemli olmayabilir ama bu devletin esas sahipleri bu işi ciddiye alıyor. sadece bu konuyu inceleyerek dahi epey mevzuyu çözebilirsiniz.

bu katliamdan sonra TKP ne yaptı bunu da başka bir zaman yazayım sizlere.

selamlar



__________________
newroz pıroz be
BORGA isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiket
kemalizm, kürt, sorunu


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Konu Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kürt Sorunu Kürt Halkının Demokratikleşme Sorunudur yksel Makaleler 4 02-18-2009 02:20
Kürt Sorunu yksel Siyaset 34 08-04-2008 15:51
kürt sorunu ve sol BABİL Edebi eleştiri - Makale - Denemeler 0 06-22-2008 00:31
kürt sorunu cccp1917 Makaleler 8 10-26-2007 17:04
KÜrt Sorunu yksel Siyaset 0 05-02-2007 23:02


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 08:55 .



Powered by vBulletin® Version 3.8.3
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.0 RC2


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447