![]() |
| | #1 (permalink) |
| Üyelik tarihi: May 2007
Mesajlar: 3
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 0 ![]() | TROÇKİSTLER VE DİĞER İKİYÜZLÜLERİN TASFİYESİ İÇİN ALINACAK ÖNLEMLER ÜZERİNE Yoldaşlar! Plenuma sunulan raporlardan ve tartışmalardan burada üç temel olguyla karşı karşıya olduğumuz anlaşılıyor. Birincisi, yabancı devletlerin ajanları tarafından yürütülen Troç-kistlerin oldukça önemli bir rol oynadıkları, zarar verici, bölücü ey*lemlerle casusluk faaliyetleri, gerek ekonomik örgütlerimiz, gerek*se de idari ve parti örgütlerimiz olmak üzere bütün örgütlerimize en azından bütününe yakınına, şu ya da bu ölçüde zarar vermiştir. İkincisi, içlerinde Troçkistlerin de bulunduğu yabancı dev*letlerin ajanları sadece alt örgütlerimize sızmakla kalmamış, aynı zamanda bazı sorumlu görevlere gelmişlerdir. 136 Üçüncüsü, gerek merkezde, gerekse de kırsal kesimde bazı yönetici yoldaşlarımız, bu zarar verici, saptırıcı unsurların, bu casus ve katillerin sadece gerçek yüzünü görmemekle kalma*mış, aynı zamanda bu yabancı ülke ajanlarının, şu ya da bu so*rumlu görevlere gelmelerine bizzat katkıda bulunacak kadar kayıtsız, körü körüne itimat eden ve naif kişiler olduklarını göstermişlerdir. Sunulan raporlardan ve tartışmalardan çıkan tartışmasız üç sonuç budur işte. I-POLİTİK KAYITSIZLIK Her türlü parti ve Sovyet düşmanı akımla mücadele de*neyine sahip yönetici yoldaşlarımızın, bu konuda halk düşmanlarının gerçek yüzünü göremeyecek, kuzu postuna bürünmüş kurtları tanıyamayacak, yüzlerinden maskeyi indiremeyecek naiflik ve körlük içinde bulunmaları nasıl açıklanmalıdır? SSCB sınırları içinde yabancı ülkelerin ajanlarının yıkıcılık, bölücülük ve casusluk faaliyetlerinin bizim için beklenmedik bir şey olduğu, daha önce hiç karşılaşmadığımız bir şey olduğu iddia edilebilir mi? Hayır edilemez. Son on yıl içinde Şahti-dönemiyle başlayan, zararlı faaliyetlerin, ekonominin çeşitli dallarında kendini göstermesi ve resmi belgelerle sap*tanmış olması bunun kanıtıdır. Son dönemlerde ülkemizde, faşizmin Troçkist-Zinovyevist ajanlarının zararlı faaliyetleri, casusluk ve terör eylemlerine yönelik tehlike işaretleri ve uyarıcı belirtilerinin hiç mi hiç olmadığı iddia edilebilir mi? Hayır iddia edilemez. Bu tür işaretler vardı ve Bolşevikler bu işaretleri görmezden gelme hakkına sahip değildir. 137 Kirov yoldaşın haince katledilmesi, halk düşmanlarının iki*yüzlülüğüne ikiyüzlü faaliyetleri sırasında güven sağlamak, örgütlerimize girebilmek için yüzlerine Bolşevik maskesi, par*ti üyesi maskesi taktıklarına ilişkin ilk uyarıydı. "Leningrad Merkezi" gibi "Zinovyev-Kamenev" Davası da, Kirov yoldaşın haince katledilmesinden çıkarılacak dersleri güçlendirmişti. "Zinovyevist-Troçkist Blok" Davası, daha önceki davaların sunduğu dersleri genişletti ve Zinovyevcilerle Troçkistlerin, bü*tün düşman burjuva unsurları etraflarında topladıklarını, Alman gizli polisinin bir terörist casusluk ve bölme acentası haline dö*nüştüklerini Zinovyevcilerle Troçkistlerin örgütlerimize sızma*larının tek çaresinin, ikiyüzlülük ve kendini gizleme olduğunu, bu tür sızmalara karşı korunmak ve Zinovyevist-Troçkist çeteyi tasfiye etmenin en emin yolunun uyanıklılık ve politik öngörü olduğunu açıkça gösterdi. SBKP([img]/cool.gif[/img] Merkez Komitesi, Kirov yoldaşın haince katle*dilmesi vesilesiyle 18 Ocak 1935'te gönderdiği bir genelgeyle, parti örgütlerini politik saflık ve dar kafalılara özgü tembelliğe karşı uyarmıştır. Genelge şöyledir: "Söz konusu olan, güçlendiğimiz oranda düşmanın uysal ve zararsız olacağı gibi yanlış bir varsayımdan hareket eden opor*tünist körü körüne inanmaya son vermektir. Bu varsayım te*melden yanlıştır. Bu varsayım, sözcülerinin, bütün dünyaya, düşmanların giderek sosyalizme entegre olarak nihayetinde gerçek sosyalistler haline geleceklerini kanıtlamaya çalışan sağ sapmanın sonuçlarından biridir. Başarılar üzerine yan ge*lip yatmak, boş durmak Bolşeviklerin işi değildir. Bize gerekli olan körü körüne inanma değil, uyanıklık, gerçek, Bolşevik devrimci uyanıklılıktır. Düşmanın içinde bulunduğu durum umutsuzlaştıkça, Sovyet iktidarına karşı, mücadelede yokol-maya mahkûm olanların tek çaresi olan 'en aşırı araçlara' baş vuracağı düşünülmelidir. Bu unutulmamalı ve uyanık olunma*lıdır." |
| |
| | #2 (permalink) |
| Üyelik tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 2.925
Thanks: 8
Thanked 53 Times in 28 Posts
Tecrübe Puanı: 10 ![]() | Sovyet iktidarına karşı mücadele ettiğini söylediğin troçki kurmadı mı kızıl orduyu biliğim kadarıya da komünist parti üst düzey yöneticisi ve lenin varislerinden di nasıl olurda bu adama iki yüzlü denir? aklı başında olan demez bence ya da biraz araştırır bi de sen örgütlümüsün merak ediyorum da hangi ekiptensin örgütlüysende ?
__________________ bitaraf ol, bertaraf et |
| |
| | #3 (permalink) |
| Üyelik tarihi: May 2007
Mesajlar: 3
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 0 ![]() | Dante Castro'nun iki makalesine Stalin Arşivi'nin sunuşu TARİHSEL 'REVİZYONİZM' VE GÜNCEL MÜCADELE Geçen günlerde bir internet sitesinde yer alan Kübalı "troçkist" yazar Celia Hart'ın Küba Devrimi ve Stalin hakkında Londra'da yaptığı bazı açıklamaların çevirisi sınırlı da olsa ilginç bir tartışmaya yol açtı... sunuş yazısının devamı >> Hart Usulü Troçkizm Hakkında Dante Castro* / 2005-10-5 Küba sınırları dışında büyük gelişme; Celia Hart troçkist oldu. Artık o sorumsuzca kalem oynatan, resmi çevrelerin desteğini alan bir yıldız sayılır; çeşitli uluslardan gazetecilerin ve karşı-devrimci kalemşörlerin yıldızı. Bu durumu en fazla alkışlayan da Fidel’in düşmanı Alberto Montaner’den başkası değil: “...rejimin sıkıcı ortodoks ideolojisinin içinden troçkist bir eğilimin çıkması bana ilginç geldi. Castro’ya ilk karşı çıkan Marksistler tam da troçkistler olmuştur.” Kapitalizmin (dış düşman) ve bürokratizmin (iç düşman) kötülüklerine karşı Küba’da sosyalizmi savunan bizler için bu troçkist sızma ne “demokrasi” ne de “çoğulculuk” anlamına geliyor; buna olsa olsa ideolojik çözülme denir. Üretim araçlarını toplumsallaştırmış ve sosyalist ekonomiye geçmiş bir ülkede troçkist reçete tutmaz. Sosyalizme kesintisiz geçişi anlatan şu utangaç terim, sürekli devrim, zaten sosyalist düzende yaşayan Küba’da bir şey ifade etmez. Bunlar, enternasyonalist görevlerini her zaman yerine getiren devrimcilere bilmiş bilmiş devrimin uluslararası karakteri olduğunu vaaz ediyorlar. Küba Devrimi’nin tek ülkede sosyalizmi korumak adına proleter enternasyonalizmini reddettiğini kim iddia edebilir? Harry Villegas’ın çok güzel ifade ettiği gibi: “Mutlak bir fedakarlık ruhuyla hareket eden bütün Kübalı enternasyonalistlerin kahramanlığını ve büyüklüğünü anlatmaya sözcükler yetmez.” Klasik troçkizmin başka bir tehlikesi de partinin ve halkın birliğini bozmak olabilirdi. Ama bu doktrin hiç kök salamayacağı topraklara düştü. Troçkistler, Uluslararası Kitap Fuarı’na (Havana, Şubat 2005) üç stand kitapla geldiler ama Küba halkı bunlara en ufak bir ilgi göstermedi. Üç yayınevi istedikleri satışları yapamadı, çünkü halk bilgedir. Aynı anda Casa de Las Americas’ın dergisinde, derginin sürekli okuyucularını şaşırtarak, troçkist eğilimli makaleler yayınladılar. Buna paralel olarak Hugo Chavez eserlerini okumadığı Troçki’yi öven sözler sarfetti. Marksizm-Leninizm bütün devrimci partiler arasında asgari ortak temeli sağlarken troçkizm azami bölücü olma görevini sürdürüyor. Demokratik merkeziyetçilik ve birlik-eleştiri-birlik formülü troçkistlerin talep ettiği parti içinde fraksiyon yaratma özgürlüğünü içermez. Zaten troçkistlerin bu bölücülüğü bizzat troçkist hareketin sürekli bölünmesinden, mikro grupçuklara ayrılmasından ve atomize olmasında açıkça görülür. Küba’ya da bölünmeyi mi öneriyorlar? Celia Hart hangi troçkizmi kastediyor?... Moreno’yu mu, Pablo’yu mu, Lora’yı mı, Posadas’ı mı, Mandel’i mi? Hangisinin çizgisini kastediyor? Birleşik Sekreteryayı mı, Komünist Ligi mi, Dördüncü Enternasyonal Yeniden Kuruluş’u mu? Bunlara hiçbir zaman yapmadıkları ve yapmayacakları devrim için yapılan tartışmalardan doğan son saniye bölünmelerini de ekleyebiliriz. Troçkizm pek çok cephede çarpışır ve bunların arasında üç cephe öne çıkar: (bağımlı oldukları) kapitalizme karşı, Stalinizime karşı ve diğer troçkistlere karşı. İnterneti şöyle bir gezin, troçkistlerin Küba Devrimi’ni Stalinist diye kötülediklerini göreceksiniz. Troçkizm hiçbir zaman Fidel Castro’nun müttefiği olmadı; tam tersine. Onu bürokratizmle, otoriterizmle, militarizmle, gerillacılıkla ve bunun gibi şeylerle suçladı. Emperyalizmin uşakları Celia Hart’ın bu dönüşünden işte bu yüzden bu kadar memnunlar. Latin Amerika ve Avrupa’da troçkizmin burjuva aydınların, kısa bir süre solcu kalacak isyankar öğrencilerin ve ayrıcalıklı kastların afyonu olması bir tesadüf değildir. Yönetici kastın çocuklarının da ünlü figür Lev Davidoviç Bronstein’a, o “anlaşılmamış”, “kurban gitmiş” adama, reel sosyalizmin sonunu ilan eden peygambere aşık olması da tesadüf değildir. PUSUDAKİ TROÇKİZM Celia Hart’ın bu dönüşüne şaşıranlar var; bu kişiler Celia’nın babası Armando Hart’ın kızına Isaac Deutschter’in ilk kitaplarını verdiğini okuyunca daha da çok şaşırıyorlar. İşte bu yüzden Bay Hart tarafından Deutscher’in Stalin hakkındaki kitabına yazdığı önsöze değinmenin zamanıdır. Ama bu şaşkınlığı biraz yatıştırmak için Armando’nun her zaman bir Troçki hayranı olduğunu söyleyelim; Che’nin mektupları da buna tanıklık ediyor. Che’nin [Küba’da kısa süre önce yayınlanan, Eylül/1997 Contracorriente dergisi, yıl 3, sayı 9] Kongo’ya giden Kübalı gerilla grubuyla beraber yola çıktıktan sonra, Tanzanya’dayken, Küba’ya ve oradan da Bolivya’ya gitmeden önce yazdığı mektubu okuyalım: Che beşinci maddede şunları söylüyor: “Burada Marx’ın, Engels’in, Lenin’in, Stalin’in [orijinal metinde Stalin’in altı çizilerek vurgulanmış] ve diğer büyük Marksistlerin bütün eserlerini basmak gerekir. Örneğin kimse Rosa Lüksemburg’u okumadı; Luxemburg Marx’ı eleştirirken bazı hatalar yapsa da (üçüncü cilt) şehit olmuş ve emperyalizme karşı içgüdüleri bizimkine göre daha yüksek bir devrimcidir.” Daha sonra altıncı maddede: “Bunların yanı sıra, gelmiş geçmiş ve bir şeyler yazmış bütün büyük revizyonistleri de (isterseniz Kruşçev’i de dahil edin), -şimdiye kadar hiç olmadığı kadar iyi biçimde analiz edilmiş olarak- yayınlamak gerekiyor, dostun Troçki de bunların yanına koyulmalı, öyle görünüyor.” Hala anlaşılmıyor mu? Zaten açık olanı bir de biz açıklayalım. Che, Kruşçev’in başlattığı topyekün bir destalinizasyon döneminde, Stalin isminin altını çiziyor, Kruşçev’i, “senin dostun” Troçki’nin yanında “gelmiş geçmiş ve bir şeyler yazmış büyük revizyonistler” listesine ekliyor. Che Marksist-Leninist, anti-revizyonist, anti-Kruşçevci duruşunu, troçkizme uzaklığını bir kez daha ortaya koyuyor. “Dostun” diyerek de Hart’ın troçkizmini belgeliyor. İnternete baktığımızda Che’nin Stalin’e olan hayranlığını gizlemek için bu mektup tek bir cümle halinde yayınlandığını görüyoruz. Che, 1964 yılında yazdığı makalelerde sık sık Stalin’den alıntılar yapardı; bunu da Stalinizmi eleştirmek için yapmazdı. İki örnek vermek gerekirse “Finansal Bütçe Sistemi Üzerine”, “Banka, Kredi ve Sosyalizm” yazılarına bakılabilir. Che’nin Hart’a gönderdiği mektubu sergilemek istediklerinde beşinci maddeyi atıyor, altıncı maddeyi de kırpıyorlar. Cahilleri şaşırtmak için yapılan büyük bir sahtekarlık, kafa karıştırıcı bir tuzak bu. Cehaletimizden yararlanarak başka bir aldatmacayı da atıyorlar önümüze: Che kendisi farkında olmasa da Troçkistmiş. Bırakın bunları! Bu kemiği başka köpeklere yutturun! Aynı şekilde şunu da açıklığa kavuşturmak gerekiyor: Che “sosyalist devrim ya da devrim karikatürü” derken Troçki’nin sürekli devrim tezine gönderme yapmıyordu. Che o sözleri söylediği sırada Küba devrimi demokratik devrim aşamasını geçmiş, sosyalizme kesintisiz biçimde geçiyordu. MARKSİZM-LENİNİZME DÖNMEK Küba Devrimi’nin içinde bulunduğumuz kritik günlerinde bu tür ideolojik sapmalara hiç yüz verilmiyor. Küba halkı liderleri etrafında kenetlendiğini ilan etti. Aynı zamanda doğru yolda olduklarını ve bu yolu inatla tuttuklarını ilan etmiş oldular. Miami’dekiler [Kübalı karşı-devrimci kaçakların büyük çoğunluğu ABD’nin Miami kentinde örgütlenmektedir –ç.n.] aldıkları hediyelerle mağaralarında pusuya yatmışken, kapitalizm açıkça adaya iktisadi baskı yaparken, her fırsatta devrime hakaretler yağdırırken, halkın parti çizgisine uzak eğilimlere kanması olanaksızdır. Troçkizm lümpen aydınların, asalakların, çenebaz kitapkurtlarının malzemesi olabilir ancak. Halk içi boş polemiklerle zaman kaybetmez; halk korkunç ambargonun ve işe yaramaz bazı bürokratların doğurduğu yokluk içinde yaşama savaşı verir. Bu iki kötülüğe karşı çare Marx ve Lenin’in orijinal tezlerine geri dönmek, Kruşçev ve onun devamcılarının miras bıraktığı revizyonizmle mücadele etmektir. Che’yi yeniden okumak onun Kruşçev karşıtlığını, bürokratizm yoluna girerlerse Doğu Avrupa’nın yıkılacağına yönelik öngörüsünü yeniden keşfetmektir. Che’nin “barış içinde bir arada yaşamak” ve “sosyalizme barışçıl geçiş” gibi Kruşçev’in en sevdiği tezlere karşı olduğu, destalinizasyona karşı çıktığı ortadadır. Che’yi itiraf edilmemiş bir troçkist gibi karikatürize etmek Küba Devrimi’nin temel ideallerine ihanet etmektir. Bütün bunlar Commandante’nin gözleri önünde gerçekleşiyor ve şimdilik bir tepki verilmiyor, o zaman soralım: burada oynanan oyun hangisidir? Glasnost mu? Solidarnosc mu? Bilmeyenler için söyleyelim, troçkistler bu iki akıma da destek verdiler. --------------- Celia Hart’a karşı troçkizm hakkında Celia Hart: Yalan Üretme Makinesi Dante Castro / Rebelión / 27-10-2005 Celia Hart’ın, internette, biz sıradan Latin Amerikalıların ya da Devrime bağlı olmayı sürdüren Kübalıların asla erişemediği ölçüde söz hakkına sahip olduğunu görüyoruz. Hart’ın yazılarına geniş yer veren internet dergileri, ona karşıt görüşte olanların yazılarını büyük ölçüde sansürlemekte ve “stalinistlerin” yazılarından istisnai olarak eşantiyon örneklerle yetinmektedir. Bu ve diğer avantajları sayesinde, Bayan Hart, sözde “çoksesli” bir mecra olan internette hemen her yerde kabul gören yazılarıyla kendisini Küba Devrimi’nin tarihini ve özellikle de Ernesto Che Guevara’nın düşüncesini tahrif etme işine adamıştır. Şunun gibi cümleleri bu yöntem sayesinde telaffuz edebilmektedir: “Che’ye gelince; o Troçki’nin düşüncesini izlemiştir (ya da Troçki düşüncesinin en iyi yönlerini), keza gerçekten bir devrim yapmak isteyen bir tek oydu.” Aferin sana küçük hanım!... Demek, gerçekten devrim yapmak isteyen kişi, otomatik olarak Troçki düşüncesinin izleyicisi oluveriyor. Bu mantıkla bu hükümden kurtulacak devrimci yoktur. Böylece ilk defa bilinçsiz troçkistlik diye bir olgunun varlığından haberdar oluyoruz. Böylesine talihsiz ve anlamsız bir operasyon yalnızca yaratıcısının cehaletini ortaya koymaktadır. Che’nin ciddi biyografilerinin yazarlarından hiçbiri, daha önce böylesine zavallıca bir sonuca ulaşmamıştır. Che’nin eserini okumuş olan herkes, Celia Hart’ın yalan söylediğini kolayca farkeder. Birçok makale yazarak bir yandan Küba Devrimini savunuyor görüntüsü verirken, aynı anda öte tarafta Che’yi troçkize etme gibi bir girişimi, hak ettiği türden sıfatlarla tanımlamak durumundayız. Kızamık Celia Hart’ın polemik sanatında pek usta olmadığı açık. Ne de Marksizm hakkında yeterli bir bilgiye sahiptir, aynı şekilde, diyalektik materyalizm, Rus devrim tarihi ve Küba devriminin tarihi hakkında da pek bir şey bilmediğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Leon Troçki’nin “bilgece tutumlarını” bir okulçocuğu ruhuyla keşfetmiştir, Stalin’in işlediği suçlardan, KGB yönetimi altında Sovyet Gulag’ında öldürülen milyonlardan, vb. şeylerden büyük bir dehşete kapılmıştır. Troçkistlerle Marksist-Leninistler arasındaki eski tartışmaya aşina olanlar için, bu türden naiflik, komünist hareket içindeki çocukluk çağı hastalığının tipik bir göstergesinden başka bir şey değildir. Bu kısa süren kızamık, normalde okulçocuğu, komiser Troçki’nin suçlarını, Troçki’nin hatalarını, Lenin’le Troçki arasındaki polemiği vb. “keşfeder keşfetmez” sona erer. Ne var ki bu hastalığı aşamamış birisinin devrime uygun olmadığını biliriz. Özellikle de kişi mezuniyet çağı geldiğinde de hala kızamık çıkarmayı sürdürüyorsa. Stalinist baskı altında öldürülen şu “milyonlar”ı örneğin bugün artık açık olan KGB arşivlerinde bulmak gerekir. Hiç şüphe yok ki, Bayan Celia Hart Arjantinli araştırmacı Rafael Poch’un Rusya’da hazırladığı çalışmasını ve çok sayıda Rus yazarın emperyalizmle işbirliği yapmış troçkizm tarafından şişirilen rakamları yalanlayan önemli çalışmalarını okumamıştır. Bu araştırmacıların hiçbirisi ne Stalinisttir, ne de hatta komünisttir. Gerçek sayıları binlerle ifade edilen 30’lu yıllardaki ölümler –evet bu ölümler olmuştur- troçkizm ve CİA’in hayalgücü marifetiyle milyonlara ve milyonlara dönüşüvermiştir. Okulçocuğu küçük hanımımız sözde hümanist ikiyüzlülüğe kendisini bu kadar kaptırdığına göre, onu anarşistlerin ve anarko-sendikalistlerin komiser Troçki’ye karşı Kronştad ayaklanmasının kanlı bir şekilde bastırılmasındaki rolüyle ilgili eleştirilerini gözden geçirmeye davet etmemiz icap eder. Ya da daha iyisi Troçki’nin İspanya’daki troçkist parti POUM’u, İspanya İç Savaşı süresince “oportünist” olarak niteleyerek yüzüstü bırakmasıyla ilgili eleştirileri ele alabilirdi. Celia Hart, olgun terimlerle tartışamamaktadır çünkü ele aldığı konu hakkındaki yeterliliği göründüğünden de azdır. Karşıtlarının makalelerini sansürleyen internetin dokunulmazlık şemsiyesi altına sığınmak zorundadır. Bizim makalelerimize bunları yayınlamayı reddeden aynı sitelerde yanıt verecektir. Ona sadece çocuksu damgası yemek ve Silvio Rodriguez’in (Kübalı bir şarkıcı –ç.n.) bir şarkısını mırıldanarak sorumluluklarından kaçmak kalıyor. Troçkistler hükümlerini uzun zaman önce vermiştir Ricardo Napuri, tanınmış bir Peru’lu troçkist, Che’yle bir konuşmalarından ona “Silvio Frondizi’yi (Arjantinli troçkist politikacı ve yazar –ç.n.) önerdiğini, ancak Che’nin ona troçkist olarak bilinen birisi olduğu için kuşkuyla baktığını” itiraf eder. Daha ileriki satılarda, Che’nin, Troçki’nin Sürekli Devrim kitabını okuduktan sonra kendisine “troçkist konumu oyalayıcı bir tutum olarak gördüğünü” söylediğini belirtir. Benzer şekilde troçkist Gary Tennant “Che Guevara ve Kübalı troçkistler” makalesinde şunları iddia etmiştir: “Bir stalinist tek parti devleti kurma düşüncesine sahip olan Che’nin ilk adımı, eleştirel-olmayan biçimde Sosyalist Halk Partisi (Küba Komünist Partisi o dönemde bu ismi kullanıyordu –ç.n.) kadrolarıyla 26 Temmuz hareketi kadrolarını 1961 yılında Birleşik Devrimci Örgüt adı altında yeni bir örgütlenme içinde bir araya getirmek oldu ve diğer devrimci grup ve eğilimlere karşı saldırılar ve baskı politikasını savundu, Bu saldırılardan sol içindeki Stalinizmi eleştiren Devrimci İşçi Partisi de nasibini aldı.” Tennant daha ilerde: “Hiç istisnasız biçimde, troçkistlerin Batista diktatörlüğü döneminde Mujalistalar diye anılan resmi sendikacılarla bağlantılı oldukları iftiracı gerekçesini kullanarak ve bunların ABD’nin Guantanamo’daki deniz kuvvetleri üssüne bir saldırı yapılmasını sağlamak için ajan-provokatörler olarak çalıştıklarını iddia ederek, Devrimci İşçi Partisi üyelerini aralıklarla keyfi olarak tutuklattı, bürolarını kapattırdı, onları uzaktaki adalara sürdü ve yayınlarını keyfi olarak toplattırdı. Onun ilk tavrı genel olarak bu şekildeydi. Şöyle derdi: <<Devrimin yanında olup, Küba Komünist Partisi’ne karşı olmak mümkün değildir. Devrim ve Komünist Partisi beraber yürür.>>” Tennant yine de Che’nin zamanla troçkistlere karşı tutumunda belli bir “evrim” olduğunu not eder ancak şu noktayı da vurgular: “Che Guevara’nın Kübalı troçkistlere karşı tutumu sonuna kadar hiçbir anlamda troçkistlerden yana olmadı.” Uluslar arası troçkizmin sözcülerinden Küba Devrimine karşı onu militarizmle, bürokratizmle, sosyalizmin deforme edilmesiyle, işçi düşmanlığıyla vb. suçlayan bunun gibi daha birçok saldırgan alıntılar yapmak mümkündür. Devrimciler Montaner gibilerle aynı dili konuşmaz Önceden de bildiğimiz gibi, Bayan Celia Hart, internetteki makaleleri ve aynı zamanda Marksizmin klasik eserlerini sonuna kadar okuyacak sabırdan yoksundur. Kendisine karşı olduğumuz kişiyi kaynak gösterenlere de karşıyız, Carlos Alberto Montaner gibi Küba Devriminin azılı düşmanlarına örneğin. Montaner bir yerde “… Küba’nın boğucu ideolojik Ortodoksluğu içinde troçkist bir eğilim olması benim ilgimi çekiyor. Kastro’ya karşı çıkan ilk Marksistler de troçkistlerdi zaten.” Bana kimin seni alıntıladığı söyle Celia, sana kim olduğunu söyleyeyim. Evet biz Celia Hart’ın temsil etmediği Küba Komünist Partisi’nin çizgisiyle aynı dili konuşuyoruz. Okuyucu da KKP’nin tüm kongrelerinin belgelerine ulaşabilir, orada ne troçkizmin ne de onun şu ya da bu yorumunun desteklemediğini görebilir. Bu devrim troçkistler tarafından yapılmadı, aksine troçkistlerden zarar görmüştür, bu yüzden onları dışlamış ve sağlam biçimde Marksizm-Leninizm yolunu tutmuştur. Birisi "umutsuz kızının" eline İsaac Deutschter’in “aydınlatıcı” kitaplarını tutuşturmuş olabilir. Bu birisi ayrıca Deutschter'in bir kitabına yazdığı sunuşta da, Stalin’in Troçki’ye göre dezavantajının, ikincisi en gelişmiş ülkeleri görme fırsatı bulmuşken birincisinin Rusya’dan dışarı çıkmamış olması olduğunu yazabilmiştir. Böyle bir dehayı analizindeki keskinliğinden dolayı kutlayalım. Ancak bizden, bu tartışmaya katılmamamızı istiyorlar, çünkü bu sorgulanamayacak bir kutsal inektir. Sözün kısası: biz Küba Devriminin özgün çizgisinin korunması davasında kutsal inekleri tanıyoruz, ne de kimsenin dokunulmazlığını. Perulu Manuel González Prada’nın dediği gibi, yarım ağızla konuşmanın çirkin sözleşmesini bozmak gerekir. Yalan söyle, mutlaka inanan çıkar “Guevarist troçkizm”le ilgili yorumlar, notlar ve makaleler Küba’nın devrimci yürüyüşüne karşı insanların duyduğu güveni zedelemeyi amaçlıyor. Yeni yetmeler ve eğitimsiz insanlar bu çiziktirmelerle karşılaştıklarında bunların yarattığı yanlış izlenimin etkisinde söylenen her şeyin gerçek olduğunu zannedebilir. Ciddi çalışmaları okuyamadan önce, yazar hanımın ateşli safsatalarına pekala inanabilir. Celia Hart, Devrime karşı değil, gerçeğe karşı komplo kuruyor. Oysa, Che’nin kendi tamamlanmış eserlerini okuyan her öğrenci onun gerçek ideolojik bağlılığının ne olduğunu ve bunun troçkizmden ayrılığını kendisi açıkça görebilir. Bir hafta önce, o da kendisini Che’nin anısına saygı ışığı altında göstermek isteyen ve hayatında işçi sınıfıyla en ufak bir ilişki kurmamış bir troçksit liderle keskin bir polemik yapmak zorunda kaldık. Bu pek zavallı kimse yazarının köylücü, popülist olduğunu ve Marksist olmadığını kanıtlamak için Che’nin Gerilla El Kitabı’nı kullanılıyordu, çünkü burada işçi sınıfından söz edilmiyordu. Bu tip konumlar Che’nin sosyalist devrimin öncüsünün sanayi işçi-sınıfı olduğunu açıkça belirttiği diğer eserlerinden alıntılarla kolayca gülünç duruma düşürülür. Bu yüzden biz genç dostlarımıza sözlü curcunalar yerine baştan sona ve sistemli okumaları öneriyoruz. Troçkizmin kafa karıştırmayı amaç edinen vaazı birçok kimseyi hazırlıksız yakalar. Bu politikanın gözde sloganın şu olduğunu anlıyoruz: yalan söyle, mutlaka inanan çıkar. Bizim tavrımız ise Devrim düşmanlarının desteğini alan her türden ideolojik sapmayla yığınların önünde açık ve sakınmasız tartışmadır. Amauta José Carlos Mariátegui’nin çok yerinde olarak dediği gibi: “troçkizm sadece hiçbir zaman somut ve kesin formül biçimini almayan bir teorik radikalizmi bilir.” Ancak günümüzde troçkizmin kirli tohumlarını yayabilmek için gerekli unsurlara sahip olduğunu eklemeliyiz. Günümüzde, en azından şimdiki ideolojik çiçek açma döneminin sonuna kadar zarar vermeyi sürdürecek pek muhteşem bir sözcüye de kavuşmuşlardır. Bayan Hart diyor ki: “Ve artık düşüncelerime karşı saldırıları yanıtlamakla daha fazla uğraşmak istemiyorum, Silvio Rodriguez’in şarkısındaki gibi: benden nefret edenlerin ve beni sevenlerin, benimle eğlenmelerini affetmeyeceğim.” Biz de ona diyoruz ki: bundan daha eğlenceli olamazdın. * Dante Castro Arrasco, anavatanı Peru'da olduğu gibi Küba'da da edebiyat ve eğitim alanında çok sayıda ödülün sahibi olan devrimci bir yazardır. 1994 yılından beri Küba'da yaşamaktadır. |
| |
| | #4 (permalink) |
| Üyelik tarihi: May 2007
Mesajlar: 3
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 0 ![]() | İLK ÖNCE ŞUNU BELİRTMEKTE FAYDA VAR BAZI ARKADAŞLAR HANGİ YAPIDANSIN? YADA BU KONU HAKKINDA BİLGİLERİN NE KADAR DERİN DİYE SORMUŞ LUTUF ETMİŞLER ESKİ SDP YÖNETİCİSİYİM AYRICA ÖRGÜTLENME HAREKETLERİ İÇERSİNDE DE BİZZAT YER ALDIM DAHA DETAYLI BİLGİ İÇİN KONTAK KURABİLİRSİNİZ [img]/smile.gif[/img] TROÇKİZM GENEL HATTIYA ELE ALINDIĞINDA TAMAMEN BİR KARŞI DEVRİM NEFERİ OLMAKTAN KURTULAMAMIŞTIR LENİN GÜVENDİĞİ FAKAT DAHA SONRADA ALÇAKÇA STALİN VE KIZIL ORDU KARŞITLIĞI İLE TARİHİN DERİNLİKLERİNDE OLAN BU KİŞİ İÇİN SADECE YAŞASIN MARKSİST VE LENİNİST MÜCADELE DENİLEBİLİR...SAYGILAR |
| |
| | #5 (permalink) |
| Üyelik tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 167
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 3 ![]() | bana bak dostum ilkönce adam gibi bir üslup kullanacaksın sonra bilimsel bir şekilde tartışırız yukarıdaki metindeki başlıktan kaynaklı seni uyarıyorum ve konunun başlığını siliyorum bu tavrında devam etmemeni diliyorum |
| |
| | #6 (permalink) | |
| Üyelik tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 2.925
Thanks: 8
Thanked 53 Times in 28 Posts
Tecrübe Puanı: 10 ![]() | Alıntı:
2- yazı yazarken küçük harf kullan 3-bizzat bukunduğun örgütlenme hareketinden bi de hangi şehirden kim oldugunu söylersen seni bi tanıyim belki de tanıyorumdur
__________________ bitaraf ol, bertaraf et | |
| |
| | #7 (permalink) |
| Üyelik tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 21
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 0 ![]() | nedense tüm forum yöneticileri sosyalizme ihanet etmiş kişileri savunmayı kendilerine görev edinmişler..komünizmden sapmış kimselerin birer ilah gibi tanıtıldığı bir forumda kalamam..sizlere iiş paylaşımlar |
| |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiket |
| troÇkİzmİn, zararlari |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Stil | |
| |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 14:14 .