Komunist Forum
Geri git   Komunist Forum > SİYASET BÖLÜMÜ > Kadına Dair

Kadına Dair Mücadele de Kadının Yeri ve Kadın Hareketleri

Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları Stil
Alt 06-28-2009, 02:00   #1 (permalink)
 
dev_kom - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 2.155
Thanks: 52
Thanked 30 Times in 24 Posts
Tecrübe Puanı: 4
dev_kom Seçkin bir yolda.
Standart Kadın Evrenin Yaratısıdır

Doğaya en uygun yaşam nedir diye bana sorulursa, kadının kendisidir derim. Doğaya en uygun olan şey anı zamanda ideal olandır. İdeal olan insandan kopuk değildir. Ancak insan denildiği zaman ise, erkek değil, kadın anlaşılmalıdır. Zira tarih bize kanıtlamıştır ki, erkek ideal olanı tasarlayamamış ve ideal olanı yaratmaya yönelmemiştir. Çünkü öyle olsaydı insanlık tarihi kanlı savaşların tarihi olmazdı. O nedenle erkeğin tarihte çizdiği resim, kanlı bir resimdir. Bu kanlı resmi çocuğuna göstermekten de çekinmemiştir. Ama kadının ideal yaşam tasarısında bu resmin yeri yoktur. Çocuğuna da bu resmi asla göstermek istemez. Ama ne yazık ki yaşama erkeklerin kanlı tasarıları hâkim geldiği için, bugün kadınların çocukları kanlı savaşlarda can vermektedirler. Çocukların anaları da ardından ağlayıp dururlar. Ve ne yazık ki, yaşam böyle devam etmektedir. Bugün kadınlar ideal olanın tasarısını iki biçimde çizerler. Birincisi; ideal olanın eleştirisidir, ikincisi; ideal olanın tasarısıdır. Bunu iki resim olarak anlatmak mümkündür. Birinci resim tarihte katledilen, ellerinden alınan, çalınan hayallerinin, özlemlerinin, umutlarının, sevinçlerinin tarumar olmuş, harabeye çevrilmiş resmidir; ikinci resim ise, nasıl yaşamak istediklerinin resmidir. Akıllara gelebilecek dünyanın en güzel bahçesi içinde çocuklarının ellerini tutmadan oynayıp yaşamalarıdır. Çocuğunun ellerinden tutmaması hayatı kazandığını gösterir. Yok, eğer çocuğunun elini tutuyorsa, hala kazanılmamış bir tarihi olduğu ve açıkça da tarihin katillerinden korktuğunu gösterir. İşte böyle bir resimde ideal olanın tasarısından söz edilemez. Bu tasarıyı bir düşünürün sözleriyle formülleştirebilirim; “Güzel bir yüzü çizmek başka, bir yüzü güzel çizmek başak şeydir”. Yaşamın güzel yüzünü ortaya çıkaracak tasarı, kadınların yaşam tasarısıdır. Kadınlar kendilerini çizebilseler, ideal olanı da çizmiş olurlar.

İdeal, insanın genel manevi etkinliği olarak ideal olanın bir oluş biçimidir. İdeal, insanın bilincinin kendine özgü bir mekanizması olup, öbür mekanizmalarıyla da karşılıklı bir bağlantı içindedir. Tasarım gücü, düşünce, coşku vb. uzantılı olmakla birlikte, kendine özgü işlevleri ve kendine özgü yapısı vardır. İdeal, üreten tasarım gücü oluyla ortaya çıkar. Onun için tasarımsal bir şeydir. Yani gerçek olanla benzerlik gösterdiği kadar, aykırılık da gösterecek bir şeydir.

İdeal, var olanın, var olmayan ama var olması istenen ya da zorunlu görülen bir şeye fantastik, masalsı, ütopik bir şeye dönüştürülmesidir. Ütopik olan, yaşanılan hayatın dışında sıra dışı olanın tezahürüdür. En çarpıcı örneğiyle mitoloji, bu olguyu kapsamaktadır. Yaşamdan kopya edilmiş, ama yaşamın üstüne çıkarılmıştır.

Yaşam bütün ilişkilerin toplamıdır. Yaşamda arayış, ideal olanın mücadelesidir. Çünkü bireyin ruh hali içinde, herkesin bir ideali vardır. Söylenen biçimiyle de ideal olan, tasarımsaldır. Tasarım gücü, hayal gücünü ortaya koyar. İnsan bir canlı türü olarak hayal edebildiği oranda, kendi hayaline uygun ideal olanı tasarlamaya çalışır. Arayış, hayal gücü, ideal olanın tasarısının birleştirildiği yerde, sanat ortaya çıkar. Sanatçılar bu sanatla var olurlar. Hayallerini de sanat aracılığıyla topluma göstermeye çalışırlar. Denebilir ki, yalnızca sanat kuramı ideal olanı yaratmaya çalışır. Sanatın ortaya çıkmasıyla birlikte insan, ideallerini yeni bir dile kavuşmuştur. Ama ne yazık ki, tarih sanata da iyi davranmamıştır. Egemen ideolojik sistemler, sanatın arkasına geçerek, kendi renklerini topluma taşırmaya çalıştılar. Bu noktada iki şey ortaya çıkıyor. Biri, sanatın ele aldığı ideal olanın tasarısıdır; diğeri ise, despotik ideolojilerin ideal olma arayışıdır. Duyguyla, vicdanla, merhametle, ahlakla, bilinçle, bilgiyle ve temel insan nitelikleriyle yaşamı hem yücelten hem de yaşanılır kılan sanatın ortaya koyacağı ilerici olanın tasarısı karşısında, bütün egemen ideolojik sistemlerin ideal olma sorunu vardır. Buna en iyi örnek, Roma İmparatorluğu’nun zulmünü ve despotluğunu anlatan çarmıha gerilmiş İsa’nın resmidir. Diğer imparatorlukların ilham kaynağına dönüşen Roma İmparatorluğu, çarmıha gerilmiş İsa hikâyesiyle yıkılmıştır aslında. Yerine de yüceltilmiş Hıristiyanlık geçmiştir. İşte benim kadına ve kadın yaşamına biçtiğim anlam ve değer, tam da bu örnekte ortaya çıkıyor. Hep şunu düşünüyorum; ‘acaba kadınlar ne zaman resimlerini çizecekler? Bütün hayatlarını anlatan, tarih boyunca ellerinden alınmış yaşamlarını dile getiren o resim ne zaman çizilecek?’ Yeryüzünün barışı olacaksa, gerçek hak ve adalet olacaksa, her insanın kendi rengi, dili ve kültürü ile yaşayacak bir dünya olacaksa, ancak kadınların eliyle olabilir. Çünkü erkeklere kalırsa, ne tarihi ne de yaşamı değiştirirler. Kadınları da bu yaşamın içinde kendilerine sunulmuş bir armağan olarak görüyorlar. Yazılmış mitolojiler, bu konuda erkeklerden yanadır. Örneğin; Zerdüşt öğretisine göre tanrı evreni yaratana kadar üç bin yıl geçmiş, dünyayı ve diğer gezegenleri yarata kadar üç bin yıl geçmiş, kadını yaratana kadar da ayrıca üç bin yıl geçmiştir! Yani siz kadınlar tanrının üç bin yılını almışsınız! Sizi özene-bezene yaratmıştır! Ama diğer dini öğretiler de bunu yalnızca erkek için düşündüğünü ve kadının erkek için yaratıldığını söylüyorlar.

Bir efsaneye göre yaratan, yani tanrı, erkeği yarattıktan sonra, ayın yuvarlaklığını, tırmanıcı bitkilerin kıvrımlarını, yaprakların hafifliğini, bulutların ağlayışını, kaplanın zalimliğini, ateşin tatlı akışkanlığını, karların soğukluğunu ve kuşların cıvıltısını bir araya getirip KADINI YARATMIŞ ve kadını erkeğe sunmuştur. Üç gün sonra erkek, tanrıya gelip şöyle demiş:“Bana verdiğin bu kadın durmadan konuşuyor, beni hiç rahat bırakmıyor, sürekli ilgi istiyor, bütün vaktimi alıyor, her şeye ağlıyor, hiçbir iş de yapmıyor. Bu kadını geri almanı istiyorum.” Bunun üzerine tanrı kadını geri almış. Ama çok geçmeden erkek geri gelmiş ve demiş ki; ‘o şarkı söyleyip dans ederdi, göz ucuyla beni izlerdi, oyun oynamayı çok severdi, korktuğunda bana sarılırdı, gülüşü müzik gibiydi, onu seyretmek çok hoştu. Onu bana geri ver’. Böylece tanrı kadını erkeğe geri vermiş. Ama üç gün sonra erkek yine kadını geri getirmiş ve tanrıdan onu tekrardan geri almasını istemiş. Tanrı ‘olmaz’ demiş, ‘ne onunla ne de onsuz yaşıyorsun. Elinden geldiği kadar idare etmeye bak!’. Görüldüğü gibi ne tanrı ne de erkek, kadını anlama çabası içerisine girmemiştir. Efsane de görüldüğü gibi, ne kadınla yaşayabiliyor ne de kadınsız kalabiliyor. Bu anlayışın iki özelliği var. Efsaneyi anlatan dil, erkek dilidir. Dayandığı yer tanrıdır. Tanrı, tanrıçanın karşısına çıkarılmış erkek iktidarıdır. Kadının yaşam bilincinin kökeni nasıl tanrıçaya kadar uzanabiliyorsa, erkeğin kaynağı da tanrıdır. Tanrılar, tanrı krallar ve tek tanrılar, erkek egemenliğini geliştirmiş ve hayatın canına okumuştur. Bunu, bütün toplumlar için söylemek mümkündür. Çünkü her toplumun kendine göre bir mitolojisi vardır. İlk topluluklar bunun için en iyi örnektirler. İnsan bunu, modern toplumdan ziyade ilkel toplumlarda daha iyi görebilir. İlkel bir toplumda, yani başlangıçtaki hayat biçimini sürdürmekte olan bir toplumda, mit yalnızca bir masal değil, aynı zamanda yaşanan bir gerçektir. Bugün bizim romanlarda okuduğumuza benzer bir uydurma değil, yaşayan gerçeğin ta kendisidir, en eski çağlarda var olduğuna, ondan sonra da dünyayı ve insanların kaderini daima etkilediğine inanılan bir gerçek… Bu öyküleri uydurulmuş ya da yaşanmış olaylar olarak ayakta tutan, yalnızca merak değildir. Tersine yerliler için bu mitler başlangıca ait, daha büyük, daha önemli bir gerçeğin ifadesidir. İnsan türünün bugünkü hayatı, kaderi ve çalışması bu gerçeklik aracılığıyla yöneltir, ayrıca insanlar bir yandan ayinlerinin ve ahlaki eylemlerinin amacını, bir yandan da davranışlarına yön veren şeyi, bu gerçeğin bilgisinden çıkarır. Kadını düşüren ve küçük gören mitler kadar, kadını yücelten mitler ve anlatımlarda vardır. Kadını yaşamın merkezine koyarak, onunla bir olmayı ve hayıtı paylaşmayı hedefleşmişlerdir.
Kadın evrenin yaratısıdır, evren de onun biçimi. Kadın dünyanın pınarıdır, bedenin gerçek biçimi. Hangi biçime girerse girsin, ister erkek ister kadın olsun, yüce biçimdir o. Hepsinin biçimi kadındadır. Dünyada yaşayan ve hareket eden ne varsa, kadından daha değerli bir mücevher, kadınınkinden daha yüce bir durum yoktur. Kadının kaderine denk hiçbir kader yoktur, olmamıştır ve olmayacaktır. Kadınla karşılaştırılabilecek hiçbir krallık, hiçbir zenginlik yoktur. Kadın kadar kutsal bir yer yoktur, olmamıştır ve olmayacaktır. Kadın gibi bir dua yoktur. Kadınla boy ölçüşebilecek hiçbir yoga, kadının emsali olabilecek hiçbir mistik ilke, hiçbir çilecilik yoktur, olmamıştır ve olmayacaktır. Kadından daha değerli bir servet yoktur, olmamıştır ve olmayacaktır… Vadinin ruhu hiç ölmez. O kadındır, ilk annedir. Onun kapısı, gökyüzüyle yeryüzünün köküdür. Zar zor görülen bir tül gibi. Kullanın onu. Umutlarınızı boşa çıkarmayacaktır.
Hüseyin Er



__________________
İsyan kölenin soyluluğudur !





Behey kurre kere, bu millet dilini istemiyorsa, dağa futbol oynamaya mı çıkıyor !

MoRDaĞLaR..
[Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]
[Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]
dev_kom isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiket
evrenin, kadın, yaratısıdır


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Konu Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kadın - Kadın Nedir - Kadın Hakkında Mesaj-Mehmet Sözlük 0 05-16-2009 21:37
Evrenin en donuk yıldızları keşfedildi Haber-Ahmet Teknoloji Haberler 0 12-13-2008 20:37
Kadın Koalisyonu'ndan kadın adaylara destek verilmesi çağrısı EWİNDARE Kadın Haberleri 0 12-11-2008 11:54
Evrenin sonu nasıl gelecek Rozerin Serbest Kürsü 0 08-26-2008 21:02
ABD'li astronomlar evrenin en büyük yıldızını keşfetti. Hubble Uzay Teleskopu ile göz burjuva-haberci Güncel Haberler 0 06-10-2007 03:32


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 10:35 .



Powered by vBulletin® Version 3.8.3
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.0 RC2


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447