'Kürt kadınları eziliyor' dediler, davalık oldular 2008 Dünya Emekçi Kadınlar Günü öncesinde Şirinevler Meydanı'nda basın açıklaması yapan Tekstil-Sen yöneticileri hakkında “Kürt kadınları eziliyor” dedikleri için açılan davanın ilk duruşması bugün Bakırköy Adliyesi'nde görüldü. Sendika, davaya tepki gösterdi.
Tekstil-Sen Genel Merkezi'nin 2008 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü öncesinde, Şirinevler Meydanı'nda yaptığı açıklamadan dolayı sendika yöneticileri hakkında dava açıldı. 8 Mart'ın ücretli izin günü ve resmi tatil ilan edilmesini isteyen kadın sendikacılar hakkında ise, açıklamalarında “...dilinden kimliğinden dolayı ezilen Kürt kadınları...” cümlesine yer verdikleri için dava açıldı. Eylemi izleyen polisler, savcılığa TCK'nın 256. maddesi gereği “Halkı kin ve nefret ile kışkırtmak” iddiasıyla suç duyurusunda bulundu. Soruşturma sonrasında açılan davanın ilk duruşması bugün Bakırköy 28. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü. 'Kürt kadınların taleplerinin arkasındayız'
Duruşmaya haklarında dava açılan Tekstil-Sen Genel Başkanı Ayşe Yumli Yeter, Genel Sekreteri Beycan Taşkıran, Yürütme Kurulu Üyeleri Hilal Aslan ve Fethiye Erdoğan ile avukatları katıldı. Sendika üyeleri ve Emekçi Kadınlar Derneği üyeleri de destek amacıyla duruşmaya katıldı.
Yeter, Taşkıran ve Erdoğan yaptıkları konuşmalarda, Kürt kadınlarının demokratik taleplerini haklı gördüklerini söylediler. Kendilerinin de Kürt olduğunu ifade eden sendikacılar, sonuna kadar da bu taleplerin arkasında duracaklarını belirttiler. Sendika yöneticisi Hilal Aslan ise bir Türk kadını olmasına rağmen ezilen Kürt kadınlarının taleplerini sahiplendiğini belirtti, yaptıkları açıklamada herhangi bir suç unsuru görmediğini ifade etti. Duruşma 24 Nisan 2009 tarihine ertelendi. AKP demokrasisinin tipik bir örneği
Tekstil-Sen yöneticileri duruşma sonrasında Bakırköy Adliyesi önünde bir basın açıklaması yaptılar. Sendikacılar, “Bu söz davalık; Kürt kadınları kimliklerinden dolayı eziliyor”, “Kadınlar savaş değil, iş, özgürlük, barış istiyor”, “Sendikacılar değil, çeteciler yargılansın”, “Söz, eylem, örgütlenme hakkımız engellenemez” dövizleri açtı. Tekstil-Sen Genel Başkanı Ayşe Yumli Yeter eylemde yaptığı açıklamada, “Bizler sendikacı kadınlar olarak Kürt kadınlarının haklı, meşru taleplerini savunduğumuz için yargılanıyoruz. Tekstil-Sen olarak Kürt kadınlarının demokratik taleplerini her zaman savunduk, gene savunacağız. Devletin Kürt kanalı açtığı, Kürtçe eğitimi tartıştığı bu dönemde, sendikamızın geçen yıl yaptığı bir açıklamada geçen bir cümleden dolayı dava açılması düşündürücüdür. Bu dava AKP'nin demokrasi anlayışının tipik bir örneğidir. Biz mahkemede de bize dava açanları kınadık, şimdide kınıyoruz” diye konuştu.
__________________ Bir çocuğumuz olursa
Adı DENIZ olmalı,
İster kız ister erkek
Farketmez hiç biri
Fakat bakışları farketmeli
Güneş gibi olmalı
Aydınlatmalı her tarafı
Her bir yandan bir bir |