Komunist Forum
Geri git   Komunist Forum > SİYASET BÖLÜMÜ > Kadına Dair

Kadına Dair Mücadele de Kadının Yeri ve Kadın Hareketleri

Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları Stil
Alt 05-14-2007, 13:13   #1 (permalink)
 
Üyelik tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 193
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 3
soresvan Seçkin bir yolda.
Standart Kadının köleleştirilmesi ve Özel Mülkiyeti....

İlkel komünal toplum sınıfların, dolayısıyla sömürünün olmadığı bir toplumsal sistemdi. Kabileler biçiminde örgütlenmenin olduğu komünal toplumda, oldukça sınırlı olan ve biriktirilemeyen “mülkiyet” özel değil, fakat kabileler ölçeğinde toplumsaldı. Bu toplumsal sistemde anaerkillik esastı. Soyağacı kadınlara göre şekilleniyordu ve kadının toplumda önemli bir yeri ve saygınlığı sözkonusuydu. Fakat üretim tekniğindeki gelişmeler üretimde erkeği önplana çıkarmaya ve buna paralel olarak özel mülkiyet de adım adım oluşmaya başladı. Bunun sonucu olarak kadının toplumdaki yeri de zamanla değişikliğe uğradı. Bu süreci kadının tarih içindeki köleleşmesi üzerinden inceleyen Bebel, konuya ilişkin olarak şunları yazıyor:

“... Ortak ekonomi üzerinde yükselen eski durum, özel mülkiyet ile bağdaşmıyordu. Oturulacak yer seçme zorunluluğu için sınıf ve meslek belirleyici oldu. Yeni oluşan mal üretiminden, komşu ve yabancı halklar arasında ticaret ortaya çıktı, bu da para ekonomisini zorunlu kıldı. Bu gelişimi yöneten ve ona egemen olan erkekti. Yani erkeğin özel çıkarları artık eski centil örgüt ile herhangi bir temas noktasına sahip değildi, aksine, hatta çoğunlukla onun çıkarları kendisininkinin karşısındaydı. Böylece (centil örgütün -ÇN) önemi gittiçe azaldı. (...)

“Eski centil düzenden bu kopuşla, kadının etkisi ve konumu hızla düştü. Analık hukuku gitti, yerini babalık hukuku aldı. Özel mülkiyet sahibi olarak erkek, yasal sayabileceği ve mülkiyetinin varisi yapabileceği çocuklara ihtiyaç duyuyordu. Bu nedenle kadına başka erkeklerle ilişki yasağı koydu.

“Buna karşılık, kendi karısının ya da karılarının yanısıra, olanakları elverdiğince metres tutma hakkını kendisine tanıyordu. Ve bu metreslerin çocukları, yasal çocuklar gibi muamele görüyordu.” (August Bebel, Kadın ve Sosyalizm, İnter Yayınları, s.62-63)
Çok eşlilik yerini tek eşliliğe bıraktı, böylece bugünün çekirdek ailesi oluştu. (Bebel’in de işaret ettiği gibi, gerçekte bu kadının tek eşliliğiydi; erkek çok eşliliğini sürdürdü, bugün hala da sürdürüyor). Miras hukuku, mülkiyeti elinde bulunduran ve bu nedenle güçlü olan babaya göre şekillendi. Analık doğanın kadına verdiği bir üstünlükken, onu eve hapsederek köleleştiren bir ayakbağı haline geldi. Üretimin ağırlıklı olarak kol gücüne dayalı olmasından ötürü üretim sürecinin dışına düşen kadın, giderek eve hapsoldu. Ev köleliği, kadının yüzyıllar boyu ikinci, hatta üçüncü sınıf insan konumuna düşürülmesinin maddi zeminini oluşturdu.

Ekonomik olarak tamamıyla erkeğe bağlanan kadının toplumsal misyonu; çocuklarına bakmak, ev işlerini yapmak ve kocasının gönlünü hoş etmek olarak biçimlendi. Bugün dünyada eğitimsiz nüfusun üçte ikisini kadınların oluşturması, onların evin ücretsiz köleleri olmalarından bağımsız bir durum değildir. Dahası, aralarında dolaysız bir neden-sonuç ilişkisi vardır. Elbette kadının eğitimsizliği, onun sömürülmesini kolaylaştıran başlıca etmenlerden biridir.

Demek oluyor ki kadın, evin ücretsiz kölesi olmaktan kurtulup ekonomik bağımsızlığını elde etmeden, kelimenin en dar anlamında dahi özgürleşemez. Ne var ki kadın sorununun çözümünü bununla sınırlamak, kendi başına ekonomik bağımsızlığın kadını kurtaracağını sanmak bir yanılgıdır. Zira kapitalizmde kadın evinden “özgürleşmiştir”, kapitalizmin gelişmişliğine paralel olarak ekonomik olarak erkeğe bağımlılıktan kurtulmuştur. Ne var ki kapitalizmdeki bu özgürleşme, kadın üzerindeki çifte sömürüyü daha da billurlaştırmıştır. Kapitalist sistemde çalışan kadının, evin geçimini tamamıyla üstlense bile, özgürleşerek erkekle eşit toplumsal konum kazandığını söylemek koca bir yalandır. Gelişmiş kapitalist ülkelerde bile kadın çifte baskı ve sömürüden kurtulamamıştır. Kadını köleleştiren özel mülkiyet ve bunun koşulladığı sömürü ilişkileri, bu ilişkilerin tarihten devraldığı ve incelmiş yeni kalıplar içinde yaşattığı ataerkil kültür mirası olduğu sürece kadın özgürleşemez.




soresvan isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Alt 11-02-2007, 21:17   #2 (permalink)
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Mesajlar: 37
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 0
Bolşevik Seçkin bir yolda.
Standart

Alıntı:
soresvan´isimli üyeden Alıntı [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]
İlkel komünal toplum sınıfların, dolayısıyla sömürünün olmadığı bir toplumsal sistemdi. Kabileler biçiminde örgütlenmenin olduğu komünal toplumda, oldukça sınırlı olan ve biriktirilemeyen “mülkiyet” özel değil, fakat kabileler ölçeğinde toplumsaldı. Bu toplumsal sistemde anaerkillik esastı. Soyağacı kadınlara göre şekilleniyordu ve kadının toplumda önemli bir yeri ve saygınlığı sözkonusuydu. Fakat üretim tekniğindeki gelişmeler üretimde erkeği önplana çıkarmaya ve buna paralel olarak özel mülkiyet de adım adım oluşmaya başladı. Bunun sonucu olarak kadının toplumdaki yeri de zamanla değişikliğe uğradı. Bu süreci kadının tarih içindeki köleleşmesi üzerinden inceleyen Bebel, konuya ilişkin olarak şunları yazıyor:

“... Ortak ekonomi üzerinde yükselen eski durum, özel mülkiyet ile bağdaşmıyordu. Oturulacak yer seçme zorunluluğu için sınıf ve meslek belirleyici oldu. Yeni oluşan mal üretiminden, komşu ve yabancı halklar arasında ticaret ortaya çıktı, bu da para ekonomisini zorunlu kıldı. Bu gelişimi yöneten ve ona egemen olan erkekti. Yani erkeğin özel çıkarları artık eski centil örgüt ile herhangi bir temas noktasına sahip değildi, aksine, hatta çoğunlukla onun çıkarları kendisininkinin karşısındaydı. Böylece (centil örgütün -ÇN) önemi gittiçe azaldı. (...)

“Eski centil düzenden bu kopuşla, kadının etkisi ve konumu hızla düştü. Analık hukuku gitti, yerini babalık hukuku aldı. Özel mülkiyet sahibi olarak erkek, yasal sayabileceği ve mülkiyetinin varisi yapabileceği çocuklara ihtiyaç duyuyordu. Bu nedenle kadına başka erkeklerle ilişki yasağı koydu.

“Buna karşılık, kendi karısının ya da karılarının yanısıra, olanakları elverdiğince metres tutma hakkını kendisine tanıyordu. Ve bu metreslerin çocukları, yasal çocuklar gibi muamele görüyordu.” (August Bebel, Kadın ve Sosyalizm, İnter Yayınları, s.62-63)
Çok eşlilik yerini tek eşliliğe bıraktı, böylece bugünün çekirdek ailesi oluştu. (Bebel’in de işaret ettiği gibi, gerçekte bu kadının tek eşliliğiydi; erkek çok eşliliğini sürdürdü, bugün hala da sürdürüyor). Miras hukuku, mülkiyeti elinde bulunduran ve bu nedenle güçlü olan babaya göre şekillendi. Analık doğanın kadına verdiği bir üstünlükken, onu eve hapsederek köleleştiren bir ayakbağı haline geldi. Üretimin ağırlıklı olarak kol gücüne dayalı olmasından ötürü üretim sürecinin dışına düşen kadın, giderek eve hapsoldu. Ev köleliği, kadının yüzyıllar boyu ikinci, hatta üçüncü sınıf insan konumuna düşürülmesinin maddi zeminini oluşturdu.

Ekonomik olarak tamamıyla erkeğe bağlanan kadının toplumsal misyonu; çocuklarına bakmak, ev işlerini yapmak ve kocasının gönlünü hoş etmek olarak biçimlendi. Bugün dünyada eğitimsiz nüfusun üçte ikisini kadınların oluşturması, onların evin ücretsiz köleleri olmalarından bağımsız bir durum değildir. Dahası, aralarında dolaysız bir neden-sonuç ilişkisi vardır. Elbette kadının eğitimsizliği, onun sömürülmesini kolaylaştıran başlıca etmenlerden biridir.

Demek oluyor ki kadın, evin ücretsiz kölesi olmaktan kurtulup ekonomik bağımsızlığını elde etmeden, kelimenin en dar anlamında dahi özgürleşemez. Ne var ki kadın sorununun çözümünü bununla sınırlamak, kendi başına ekonomik bağımsızlığın kadını kurtaracağını sanmak bir yanılgıdır. Zira kapitalizmde kadın evinden “özgürleşmiştir”, kapitalizmin gelişmişliğine paralel olarak ekonomik olarak erkeğe bağımlılıktan kurtulmuştur. Ne var ki kapitalizmdeki bu özgürleşme, kadın üzerindeki çifte sömürüyü daha da billurlaştırmıştır. Kapitalist sistemde çalışan kadının, evin geçimini tamamıyla üstlense bile, özgürleşerek erkekle eşit toplumsal konum kazandığını söylemek koca bir yalandır. Gelişmiş kapitalist ülkelerde bile kadın çifte baskı ve sömürüden kurtulamamıştır. Kadını köleleştiren özel mülkiyet ve bunun koşulladığı sömürü ilişkileri, bu ilişkilerin tarihten devraldığı ve incelmiş yeni kalıplar içinde yaşattığı ataerkil kültür mirası olduğu sürece kadın özgürleşemez.

paylaşım için sağol



Bolşevik isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiket
kadının, köleleştirilmesi, mülkiyeti, özel


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Konu Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
kadının adı yok EŞKIYA 8 MART 2 08-13-2008 13:27
Gaziantep'te, bir gündür kayıp olan kadının cesedini el arabasında taşıyan cinayet za burjuva-haberci Güncel Haberler 0 06-10-2007 03:32
İstanbul Şişli'de, yaşlı bir kadının bakıcılığını yapan Türkmenistan vatandaşı Ruhıya burjuva-haberci Güncel Haberler 0 06-08-2007 03:55
Çin'de yaşlı bir kadının alnında boynuz çıktı. burjuva-haberci Dünya'dan Haberler 0 05-18-2007 13:51
Çin'de baş ağrısı nedeniyle hastaneye kaldırılan 77 yaşındaki bir kadının, kafasında burjuva-haberci Dünya'dan Haberler 0 05-14-2007 17:30


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 20:52 .



Powered by vBulletin® Version 3.8.3
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.0 RC2


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447