Komunist Forum
Geri git   Komunist Forum > HABERLER > KomünistForum Haber Servisi > Kadın Haberleri

Cevapla
 
LinkBack Konu Araçları Stil
Alt 09-14-2008, 22:47   #1 (permalink)
 
Üyelik tarihi: Apr 2008
Mesajlar: 2.148
Thanks: 0
Thanked 7 Times in 7 Posts
Tecrübe Puanı: 0
Rozerin Seçkin bir yolda.
Standart Kapitalizm kadını neden öldürüyor?

Kapitalizm kadını neden öldürüyor?



Geçtiğimiz hafta içinde töre cinayetleri yine kamuoyunun gündemindeydi. Fakat bu kez, işlenen yeni bir vahşi cinayet ile değil, Yargıtay’ın 14 Mart 2008 tarihinde aldığı, “suça teşvik” anlamına gelen kararının basına yansımasıyla... Töre cinayetleri ile ilgili olarak Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin oybirliği ile aldığı karar şöyleydi:
“Gebe olduğu bilinen maktuleye karşı işlenen öldürme suçunun aile meclisi kararı sonucu gerçekleştirildiğini gösteren kesin ve inandırıcı kanıt bulunamadığından, suçun töre sebebiyle işlendiğinden söz edilemez.”
Yargıtay’ın oybirliği ile aldığı bu kararın ne anlama geldiğini tam olarak anlayabilmek için öncelikle, Türkiye’de kadının yasalar önündeki durumunun yakın tarihine bakmak gerekiyor.
Türk Ceza Yasası ve kadın

2004 yılı öncesinde Türk Ceza Yasası, kadına karşı işlenen suçlara cezayı gerekli görmüyordu demek abartılı olmaz. Kadın aile içinde şiddete, baskıya, tehdide, tecavüze maruz kaldığında yasalar nezdinde kimse suç işlemiş olmuyor. Kadın evden kovulup kapının önüne bırakıldığında, mağdur olan kadından başka suçlu ve sorumlu yok. Kadına kocası tarafından tecavüz edildiğinde, yasalar işlenen suçu fiili “tecavüz” olarak kabul etmiyor. Tecavüz eden eş değil, bir yabancı ise ve mahkeme süreci başlamışsa, yasalar, tecavüz eden ile tecavüze uğrayanın evlenmesini teşvik ediyor. Suçlu ve mağdur evlenirlerse suç ortadan kalkıyor, tecavüz eden hiçbir ceza almadan evli bir erkek olarak yaşamına devam ediyor. Kadınlar namus temizlemek için öldürüldüklerinde ise, cinayeti işleyenin yapması gereken tek şey, cinayeti töre sebebi ile işlediğini mahkemeye bildirmek. Çünkü töre sebebi ile işlenen cinayetlerde sekizde bire varan oranlarda ceza indirimi yapılıyor. Yani töre yasalar tarafından saygıyla karşılanıyor ve böylece töre cinayetleri teşvik ediliyor.
Türk Ceza Yasası’nda 2004 yılında yapılan değişiklikler ise; eşe karşı cinsel saldırıyı, aile içi şiddeti, kadına karşı istismarı nihayet “suç” olarak gören maddeler içeriyor. Yeni Türk Ceza Yasası, tecavüz suçunun cezasının evlenme ile ertelenmesini kaldırıyor, töre cinayetlerinin cezasını müebbet hapis olarak belirliyor. Bu kez, namus cinayeti işleyen suçlunun mahkemede töreleri arkasına alması değil, cinayeti töre sebebi ile işlediğini gizlemesi gerekiyor. Töre denilen şey, elle tutulur, gözle görülür, ispat edilebilir bir şey olmadığından da, gizlenmesi elbette zor olmuyor. Üstelik, cinayeti işleyenin mahkemede “namusumu temizledim” demesi bile işlenen cinayeti töre cinayeti olarak değerlendirmeyi gerektirmiyor. Çünkü yasalar “töre cinayeti” ile “namus cinayeti”ni ayrı tutuyor ve namus temizleme cinayetleri için müebbet hapsi gerekli görmüyor. Yasaların “töre cinayeti” ile “namus cinayeti” arasında fark olduğunu kabul etmesi, cinayeti işleyenin faydalanacağı bir boşluk yaratıyor.
Mart 2008’e gelindiğinde ise, bu boşluk Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nde oybirliği ile suçlunun lehine tanımlanıyor: “… suçun aile meclisi kararı sonucu gerçekleştirildiğini gösteren kesin ve inandırıcı kanıt bulunamadığından, suçun töre sebebi ile işlendiğinden söz edilemez.”
Peki ama kimdir “aile meclisi”? Ne zamandan beri “aile meclisi” diye resmi bir kurum vardır? Bu meclisin kaç kişiden oluşması gerekir? Meclis üyelerinin kimler olması gerekir? Aile meclisi kararı” nedir ayrıca? Toplanan aile meclisi yazılı karar çıkaracak değil ya, nasıl bulacaksınız aile meclisi kararını? Gizlice konuşulmuş, sessizce verilmişse ölüm fermanıdır bu, nasıl ulaşacaksınız “kesin ve inandırıcı kanıtlara”? Kadınların katli fermanlarını “namus” ve “töre” diye ayırmak kimin yararınadır? Yıllardır ceza yasalarında kağıt üzerinde yapılan değişikliklere rağmen, kadınlara karşı işlenen suçların hep cezasız kalması ne uğrunadır?
Kapitalist düzenin sürmesi için kadının katli vaciptir!

Bu düzen, genç kızların cansız bedenlerinden, anaların göz yaşlarından, çocukların aç uykularından, milyonların yaşanmamış yaşamlarından beslenerek sürdürür kendini. Üreten ve yaşamı yaratan insanların sömürülmesi, ölümü özleyerek yaşamaya mahkum edilmesi, erken ölümlere terk edilmesidir. Kadınların iki kat fazla sömürülmesi, şiddet ve zorbalık ile köleleştirilmesi, pazarda alınıp satılan bir mal gibi yaşamaya mecbur edilmesidir. O, ölümcül sömürü düzenidir, kapitalizmdir.
Kapitalist düzende kadının emeği, ücretli çalışma ile katıldığı toplumsal üretim alanında ve hiçbir ücret almadan çalıştığı ev içinde sömürülür. Kadınlar, sermaye sahiplerinin en kolay sömürdüğü kesimi oluşturduklarından, toplumsal üretim alanında kadın emeğinin sömürüsü yüzyıllardır en ağır biçimde sürüp gider. Hiçbir sosyal güvencesi olmadan kayıtdışı çalıştırılan, her an işini kaybetme tehdidi ile en ağır çalışma şartlarına razı edilen, hiçbir gerekçe gösterilmeden işten atılan, eşit işe eşit ücret alamayan, sermaye düzeninin dönemsel ihtiyaçlarına göre, yeri geldiğinde ucuz emek gücü, yeri geldiğinde işsizler ordusunun bir parçası olarak konumlandırılan insanlardır kadınlar.
Ev içinde ise ücretsiz olarak çalıştırılırlar. Ev içinde 24 saat süren mesailerinde; çocuk ve yaşlıların bakımı, tüm aile üyelerinin beslenme, temizlik, dinlenme, giyinme, bakım ve tedavi gibi gereksinimlerinin karşılanması, evin temizlik ve düzeninin sağlanması, aile bütçesinin yapılması, aile üyelerinin duygusal ve psikolojik olarak desteklenmesi gibi birbirinden farklı beceriler gerektiren alanlar arasında mekik dokurlar. Böylece, aslında toplumsal olarak karşılanması, ücretlendirilmesi gereken işleri, sermaye sınıfının cebinden tek kuruş çıkmadan yapmış olurlar.
Ev içinde bir köle gibi çalışmalarının asıl sebebinin sermaye sınıfının daha fazla semirebilmesi olduğunu bilmemeleri için pek çok önlem almıştır sermaye düzeni. Ev içi köleliğinin kutsallığına, kadının doğasına uygunluğuna, kadının mutluluğunun tek koşulu olduğuna inandırmaya uğraşır kadınları. Gönüllü köleler haline getiremediği kadınlar için şiddet ve zoru devreye sokar. Kadının ezilmesi ve baskı altında tutulması görevini en önce aile üyelerine verir. Kadının çifte sömürüsünü sürdürebilmeyi kolaylaştıran kestirme bir yoldur bu. Böylece herkes en yakınındaki kadının düzen adına gardiyanı olabilecektir. İşte tam bu noktada, aile içi şiddeti onaylamak ve desteklemek zorundadır kapitalist düzen. Namus cinayetlerine anlayışla göz kırpmak zorundadır. “Töre” gibi feodalite kalıntısı kavramları yardıma çağırmak zorundadır. Kağıt üzerinde kadınların lehine olacak bir takım yasal değişiklikler yapmak zorunda kalsa bile, kendi yasalarını boşa düşürecek boşluklar yaratmak ve bu boşlukları değerlendirerek kadına karşı saldırısını sürdürmek zorundadır. Çünkü sermaye sahipleri çok iyi bilirler; emekçi kadının özgürleşmesi sermaye düzeninin felaketi olacaktır.
Namus cinayetleri ve feminist tepki

Kadınların ezilmesine gönülleri razı olmayan ama kapitalist düzen içinde neler olup bittiğini de bir türlü kavrayamayan feminist kadın örgütleri, Yargıtay’ın töre cinayetleri ile ilgili kararı karşısında da şaşkına dönmüş durumdalar. “Nasıl olur?” diye seslerini yükseltmekte, ama nasıl olduğunu, olanların kimlere nasıl hizmet ettiğini kendileri de gerçekte anlayamadıkları için, yükselttikleri ses düzen içinde bir “hoş seda” olarak kalmaktadır. Ne ezilenlere ve sömürülenlere bir fayda sağlamakta ne de sömürenlere karşı bir tehdit oluşturabilmektedir. Erkekleri kadınlara şikayet etmek, kapitalist bir devleti diğer kapitalist devletlere şikayet etmek ile sınırlı mücadelelerini sürdürürken, yaşanan son olay karşısında da ortak imza ile tepkilerini dile getirmişlerdir.
Feministlerin acilen anlaması gereken nokta şudur: Kadınların her türlü baskı ve zulme maruz kalmasının karşısında olduklarını iddia ederken, baskı ve zulmün sebeplerinin ört bas edilmesine, suçlanacak sahte hedefler gösterilmesine ortak olmaktadırlar. Böylece, kadınlar üzerindeki sömürü ve zulmün sürmesini kolaylaştıran bir rol oynamaktadırlar.
Kadının kurtuluşu için devrimci mücadele!

Kadının kurtuluşu mücadelesini sosyalist devrim mücadelesinden ayrı düşünebilmek olanaklı değildir. Kapitalist düzen içinde kadının sömürüsü ve ezilmesi, düzenin sürmesi için bir zorunluluktur. Kapitalist düzen ve yasalar kadınların lehine ne kadar reforme edilirse edilsin, kadının köleliği sürecektir. Kadının kurtuluşu kapitalist düzenin yıkılması ve sosyalizmin inşası ile olanaklı olacaktır. Ve bugünün kadını ancak böyle bir mücadelenin yolunu tuttuğunda özgürleşmeyi başarabilecektir.
Yarının özgür dünyasının bizlere çağrısı açık ve nettir: “Emekçi kadınlar bir adım ileri!”



Rozerin isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiket
kadını, kapitalizm, neden, öldürüyor


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Konu Araçları
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Uykusuzluk yaratıcılığı öldürüyor Rozerin Sağlık Dünyasından Haberler, Tıptaki Gelişmeler 0 09-03-2008 20:27
İşgalciler çocukları öldürüyor İsyanAteşi Dış Politika 0 09-02-2008 21:19
Kene degil,Akp öldürüyor ! Rozerin İç Politika Haberleri 1 07-31-2008 14:00
Bu taş ocağı öldürüyor SİTARE Emek Haberleri 0 07-16-2008 12:43
İnceltirken öldürüyor mu? Haber-Ahmet Güncel Haberler 0 04-10-2008 18:22


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 09:15 .



Powered by vBulletin® Version 3.8.3
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.0 RC2


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447