![]() |
| | #1 (permalink) |
| Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 2.155
Thanks: 51
Thanked 27 Times in 21 Posts
Tecrübe Puanı: 4 ![]() | HABER MERKEZİ - PKK lideri Abdullah Öcalan, AİHM’e sunduğu savunmasında pozitivizm ve milliyetçiliğin dönemin dini haline getirilerek toplumu ahlaki değerlerinden uzaklaştırıldığına dikkat çekiyor. Abdullah Öcalan, AİHM’e sunduğu ‘Demokratik Toplum Manifestosu’ adıyla yayınlanan savunmasında kapitalist modernitenin ideolojisini ve dinselleştirilmesini ayrıntılı bir biçimde ele alıyor. Kapitalist modernitenin nasıl ki devlet tekeli eliyle ekonomiye yeniden hâkimiyet sağlandıysa, ideolojik tekel hareketinin de benzer biçimde etkileyici olduğunu belirten Öcalan, 19. yüzyıla kadar sadece yeni ekonomik tekellerin (ticari, sınai ve mali) zaferinin sözkonusu olmadığını, ideolojik zaferin de kazanıldığını kaydediyor. YENİ ÇAĞIN DİNİ POZİTİVİZM Hıristiyanlık dünyasının din inşa tarzının çözülmesiyle siyasi ve ekonomik ağırlığını yitirdiğini, ideolojik olarak da hızla aşılacağının beklendiğini söyleyen Öcalan, Batı dünyasının pozitivizm denen olguya sarıldığına ve pozitivizmin yeni dünya dini ilan edildiğine dikkat çekiyor. Savunmasında Öcalan şunları dile getiriyor; “Pozitivizm dinsel niteliğini olguculuğundan alır. Özü itibariyle pozitivizm için olgu en temel gerçekliktir. Olgusal olmayan gerçeklik yoktur. Hâlbuki araştırmalar ve felsefe olgunun algıyla aynı olduğunu (yani olgu=algı) göstermektedir. Algıcılık ise, en basit zihni işlemdir. Nesnenin en yüzeysel gözlemlenmesi sonucu oluşup kaba bilgilenmenin yöntemidir. Olguyu olguculuk haline getirmek, nesneye temel gerçeklik rolü bahşetmektir. Paganizmin (putçuluğun) temelinde de aynı yaklaşım vardı. Nesneyi tapınma konusu yapmak. Bu durumda pozitivizm istediği kadar din başta olmak üzere metafiziğe saldırsın, kendisi de nesne hakikatçiliği nedeniyle en kaba materyalist bir din haline gelmiştir, yani nesnelci putçuluğun modernitedeki yeni bir türevi, temsilcisi olarak metafiziktir.” Pozitivizm en az ortaçağ teolojisi kadar zihinler üzerinde tahribat yarattığına vurgu yapan Öcalan, “Metafizik dünyanın sonu geldi deyip, milyonlarca yılın birikimi olan insani kutsallıkları çöp sepetine attı. …Din dışılık (laikos) ve olguculuğun (pozitivist felsefe veya din) kaba materyalizmle birlikte kapitalist tekellerle yakından bağlantılı ideolojik örgüler olduklarını çok iyi kavramak gerekir. Tam dört yüzyılı aşkındır yeni toplum üzerine bu üç ideolojik versiyonla toplumun manevi dünyası üzerinde tahrip ve terör hareketi yürütülmektedir” diyor. LAİKLİK DİNDEKİ AHLAKİ ERDEMİ YIKTI “Manevi kültürün, yani ahlakın binlerce yıldır etkisiyle varlığını koruyan toplum çözülmeden, kapitalizmin maddi kültürünün zaferi mümkün olamazdı” diyen Öcalan, ideolojik fethin bu nedenle gerektiğini ve din karşıtlığının da ahlaki boyutundan kaynaklandığını belirtiyor. Öcalan şöyle diyor: “Ahlaken boşalan toplumlar ya sapkınlaşır, ya kolayca teslim olurlar. Olan da bu oldu. Laiklik, din dışılıkla dindeki ahlaki erdemi yıktı. Pozitivizm olguculukla yeni putçuluğun yolunu açtı. Muazzam bir ahlaki düşüş de bu yolla gerçekleşti.” Metafiziği insanlık için bir zaruret olarak değerlendiren Öcalan, metafiziğin insanlar için önemini, “Elinden metafizik dünyasını alırsanız veya yıkarsanız, ölüsü elde kalır. Ya da hiçbir kural tanımayan çılgın insanlar ortaya çıkar” diyor. BURJUVA ENTERNASYONALİZMİ VEYA KÜRESELCİLİĞİ İdeolojilerin her zaman simgesel bir nitelik taşıdığını ama önemli olanın neyin, kimin çıkarlarının simgelendiğinin olduğuna dikkat çeken Öcalan, “Zigguratın en üst katındaki tanrılar konseyi bir simgeydi. En alt kattakiler içinse kulluk, kölelik simgesellikleri oluşturulur. Kutsal tanrılar konseyinin onlarla karıştırılmaması için çok ince ve keskin çizgiler çizilir” diyor. Bugünkü Davos toplantılarını ‘üst kattakilerin’ konseyi olarak niteleyen Öcalan şunları belirtiyor; “Birçok mekânlarda seçkin rahipler bu enternasyonalist ideolojiyi gelişmiş medya kanallarıyla misli görülmemiş yoğunlukta zihinlere, duygulara işlerler. Üniversite ve camiler, kiliseler geride kalmıştır. İletişim çağı küresellik çağıdır. Tüketimleri, eğlenmeleri tüm uygarlıkların son çağına göre nasılsa öyle sürüp gidiyor. İlk defa gerçek anlamda ekolojik çevre yok edilirken bile, kurulu dünyalarına toz kondurmak istemezler. Toplum, kent, kır, demografya sürdürülemezliğin gonklarını sürekli çalmalarına rağmen, enternasyonalist ideolojileri gereği gözleri kör, kulakları sağır kılınmıştır. İçeriğinden çoktan boşatılmış, seks-spor-sanat çılgınlıklarının uyuşturamayacağı hiçbir toplum odağı bırakılmamış gibidir.” MİLLİYETÇİLİK ‘DİNİ’ Milliyetçiliği, üst kat enternasyonalistlerinin toplumun alt katlarını afyonlamak için dört elle sarıldıkları yeni ‘böl ve yönet’ dininin stratejik aracı olarak değerlendiren Öcalan, “ulus-devletin tek etkili dinidir” diyor. Öcalan, pozitivizm, laiklik, kaba materyalizm ve bilimcilik gibi ideolojik araçların hem doğurdukları sorunları, hem de yetersizliklerini gidermede kapitalist modernitenin onsuz edemeyeceği en etkili ideolojik araç olarak izah ediyor. Dinlerin öyle ahret için, öte dünyalara inanç ve hazırlık için inşa edilmiş ritüeller olmadığına değinen Öcalan, dinleri “Siyasi program ve stratejilerdir. İbadet olarak günlük eğitim araçlarıdır.” şeklinde yorumluyor ve şöyle diyor: “Din çözümlemelerini olanca ağır örtünmelere rağmen bu tarz geliştirmek sosyolojinin temel işlevidir. Aksi halde bilimciliğin alt kolu olmaktan öte rol oynayamaz. Kaldı ki, dinlerin kutsallıkları vardır ve çok önemlidir. Bunları da açığa çıkarmak görevdir. Eğer din gerçekten kutsallıklarına da ihanet edilerek en kaba ideolojik araç haline sokulmuşsa, o zaman yeni, fakat bizzat vaizleri tarafından münafıklığa oynanan bir konuma itilmiş demektir. Kısaca din de günümüz milliyetçiliğinin en çok başvurulan bir aracıdır. Aracın aracı.” ANF NEWS AGENCY
__________________ İsyan kölenin soyluluğudur ! Behey kurre kere, bu millet dilini istemiyorsa, dağa futbol oynamaya mı çıkıyor ! MoRDaĞLaR.. [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız] [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız] |
| | |
| | #2 (permalink) |
| Üyelik tarihi: Aug 2008
Mesajlar: 1.027
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 0 ![]() | Özgürlükten bahseden bir insanın ''laiklik dindeki ahlaki erdemi yıktı'' demesi ilginç. Pozitivizm yeni dünya dini ilan edildi demiş, ama ben türkiye'de hiç göremiyorum bu pozitivizmi Konu Raptiye tarafından (07-01-2009 Saat 15:21 ) değiştirilmiştir. |
| | |
| | #3 (permalink) | |
| Üyelik tarihi: Feb 2009
Mesajlar: 484
Thanks: 38
Thanked 85 Times in 56 Posts
Tecrübe Puanı: 2 ![]() | Alıntı:
şöyle izah edeyim.. "batı uygarlığının" kapitalizminin habercisi olan rönesans döneminin en önemli gelişmesi protestan çıkışıdır. bu çıkışı daha sonra demokrat ve sosyalistlerin "protestan ahlakı" yani kapitalist ahlak adı altında kıyasıya eleştirdikleri bilinir.. protestan çıkış her ne kadar din içersinde olsa da bir anlamda eski dini erke karşı çıkıştır. kilisenin toplum üzerindeki erke karşı olma ve bireyi "özgürleştirme" adına bireyi yoplumsal yapıdan koparıp, yanlızlaştırma "yabancılaştırma" olayıdır. böylece kapitalizme teslim edilen "özgür" ama yanlız birey sisteme yönelik bir nesne olgu haline getirilmiştir. bir üretim aracı gibi ruhsuz bir meta... Savunmasında Öcalan şunları dile getiriyor; “Pozitivizm dinsel niteliğini olguculuğundan alır. Özü itibariyle pozitivizm için olgu en temel gerçekliktir. Olgusal olmayan gerçeklik yoktur. Hâlbuki araştırmalar ve felsefe olgunun algıyla aynı olduğunu (yani olgu=algı) göstermektedir. Algıcılık ise, en basit zihni işlemdir. Nesnenin en yüzeysel gözlemlenmesi sonucu oluşup kaba bilgilenmenin yöntemidir. Olguyu olguculuk haline getirmek, nesneye temel gerçeklik rolü bahşetmektir. Paganizmin (putçuluğun) temelinde de aynı yaklaşım vardı. Nesneyi tapınma konusu yapmak. Bu durumda pozitivizm istediği kadar din başta olmak üzere metafiziğe saldırsın, kendisi de nesne hakikatçiliği nedeniyle en kaba materyalist bir din haline gelmiştir, yani nesnelci putçuluğun modernitedeki yeni bir türevi, temsilcisi olarak metafiziktir.” Comte, olguları araştırmak ve varlıklar arasındaki sabit ilişkileri gözetlemek gerektiğini savunur. Comte,"Tarihi Toplumsal Evre" anlayışını "Üç Hal Kanunu" ile açıklar. Teolojik evre:fenomenlerin tanrısal ya da manevi nedenlerle açıklandığı evre insanların her şeyi din ile açıkladığı bu dönem ortaçağa kadar uzanır. Metafizik evre layların oluşunun soyut kuvvetlerle açıklandığı dönem toplumsal olayların özgürlük eşitlik gibi soyut kavramlarla açıklanması 1789 a kadar sürmüştür.Pozitif evre:bu evrede insan sadece gözlemlenebilir olana yönelir.yalnızca olaylar arasındaki yasalar ya da değişmez bağlantılar incelenir. Ona göre bu evre insan düşüncesinin ve gelişiminin en yüksek basamağıdır.Comte bu süreci bir insanın çocukluktan yetişkinliğe geçiş aşamalarına benzetir.*comte“pozitivizm niçinlerle uğraşmaz ama nasılları iyi bilir” ilkesini koyar. bence yazının bütünü ile ilgilenirsen daha iyi kavrarsın.. genelde yapılan şey.. kelimelerden veya bir cümleden bir şey bulup, içeriğine bakmadan... --işte görüyorsunuz -- la başlayıp yanlış eleştiri ve tanımlama sunmaktır... oysa.. Öcalan, 19. yüzyıla kadar sadece yeni ekonomik tekellerin (ticari, sınai ve mali) zaferinin sözkonusu olmadığını, ideolojik zaferin de kazanıldığını kaydediyor. anlatılan budur.. burjuva ideolojisinin kökeni-amacı ve işleyişi.. ve de sosyalizm düşünsel zeminindeki olumsuz etkisidir. “Manevi kültürün, yani ahlakın binlerce yıldır etkisiyle varlığını koruyan toplum çözülmeden, kapitalizmin maddi kültürünün zaferi mümkün olamazdı” diyen Öcalan, ideolojik fethin bu nedenle gerektiğini ve din karşıtlığının da ahlaki boyutundan kaynaklandığını belirtiyor. Öcalan şöyle diyor: “Ahlaken boşalan toplumlar ya sapkınlaşır, ya kolayca teslim olurlar. Olan da bu oldu. Laiklik, din dışılıkla dindeki ahlaki erdemi yıktı. Pozitivizm olguculukla yeni putçuluğun yolunu açtı. Muazzam bir ahlaki düşüş de bu yolla gerçekleşti.” bu parağrafda anlam olarak seni yanıltabilir ama anlatılan çok açık.. insan sadece maddi olgularla yaşamaz.. düşünür hayal eder, umutları vardır ve tüm bunlar birer inanç sistemidir. bu din olur başka bir şey olur.. elbette din dışında ideolojik felsefi duruş yani bir mutlak güce bağlı olmamak en doğrusudur ama dinde olsa bunları aldın mı ne toplum bilinci ortaklığı bağları nede bireyin kendisi kalır tanrı yerini devlete bırakır.. kapitalizm de budur. tanrınınyerine bir şey koymak..ama yine tanrı gibi işletmek... ben.. din konularında tartışırken ilk olarak şunu söylerim.. allah var-yok tartışmam.. var diyorsan var olsun ben senin var değişinden çok bu var olan işleyişdeki doğruları yanlışları tartışırım.. örneğin allahın her günahı affedeceğini hatta inanmayanları bile affedeceğini ama kul hakkını affetmeyeceğini sana sorarım.. kul hakları nelerdir. sen.. allaha tapmaktan(namz-vs) çok bu asla affedilmeyecek olguyla ilgilen derim.. kişiyi bir anda inanç sisteminden koparmak doğru değildir. babana bile güvenmeyeceksin sözü gibi.. yani kimseye güvenme ve ilişkilenme toplıumsal olma anlamındadır. bu dinde yoktur pozitivizm de vardır.. güvenmeyen güce tapar...güce boyun eğer yada güç olmak yada o güçle ilişkilenmek ister. din olgusu günümüzde bilinen yanı ile irdelenmez.. çok derin tarihsel süreçleri vardır.. öyle basit olarak egemenlik sistemi için yaratılmış bir şey değildir. dönüştürülmüş bir olgudur. içindeki ahlaki-toplumsal değerlerin tarihsel kökleri vardır. tıpkı ulus gibi.. ama gelinen aşamada neye dönüştü bunu analiz etmek ile kökten yok sayıp red etmek doğru değildir. ben inançsızım.. bu tek başına yeterli mi.. bu sadece seni ve evreni bir gücün yarattığına ve idare ettiğine inanmamak olabilir bir güce kul olmamaya inanmak olabilir.. ama toplumsal yapıların ve bu yapıların toplumsal ahlak-kural vs. lerini yok saymak anlamına gelmez. pozitivizm bunu yaptı.. sadece maddi yaşam ve kendi ilkel algılarınla yaşa... bu mantığın başka yansımaları da var.. toplumsal yaşamdaki üretim ilişkilerinin nesnel ve doğal bir akış olduğu ve müdahale edilemez olduğu ve tarihsel olarak zorunlu yaşanacak olgular olduğu gibi.. bunlara yoğunlaş suat
__________________ KomünistForum a Hoş Geldiniz. Lütfen İmza Boyutunuz 4 Puntoyu Geçmesin.... | |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiket |
| dini, dünya, edildi, ilan, pozitivizm, yeni, öcalan |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| DTP'nin faaliyetleri 'yasadışı' ilan edildi | BABİL | KomünistForum Haber Servisi | 0 | 04-19-2009 13:34 |
| Yurtkur yurtlarına başvuru sonuçları ilan edildi | Haber-Ahmet | Güncel Haberler | 0 | 08-30-2008 05:50 |
| Ermenistan'da OHAL ilan edildi | Haber-Ahmet | Güncel Haberler | 0 | 03-02-2008 05:00 |
| Kosova`nın bağımsızlığını ilan etmesi balkanlarda yeni bir kaosa yol açar mı? | ecemm | Forum Çöplüğü | 0 | 02-27-2008 01:24 |
| Kosovalı Arnavutlar'ın 6 Şubat’ta bağımsızlıklarını ilan edeceği iddia edildi | gabarın asi rüzgarı | KomünistForum Haber Servisi | 0 | 12-23-2007 20:52 |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 08:07 .