![]() |
| | #1 (permalink) |
| Üyelik tarihi: Apr 2007 Bulunduğu yer: Yerel Disk(C:)
Mesajlar: 2.441
Thanks: 0
Thanked 1 Time in 1 Post
Tecrübe Puanı: 0 ![]() | Seçicilik Günlük yaşantımızda hiç durmadan seçeriz. Bazen hiç farkında olmadan seçeriz. Mesela mercimeklerin içinde taşları seçmeyi tarif edebilir misiniz? Kitap okurken hangi kitabı okuyacağımızı seçiyoruz. Alabildiğine sayısız ve sınırsız bir şekilde yaşamımızın her anına, her dakikasına yayabiliriz. Tartışmaya seçmekten başlayabiliriz. Ne demek seçmek? Futbol takımı tutar gibi değil, siyasi bir tutum aldığımızda bireysel ve düşünsel bir eylem olarak karşımıza bir durum çıkıyor, burada seçme eyleminde nasıl davranacağız? Seçme yalnızca alışılagelen, var olan, hazır bulunan, önceden tanımlanmış, bulunmuş şeyler arasında mı yapılır? Atın önüne arpayla karıştırılmış saman koyarsınız. Yemliğe baktığınızda atın samanı eşelediğini ve arpaları seçip yediğini görürsünüz. Burada atın seçiciliğiyle karşılaşırız ve atın samanla arpa arasında bir seçim yaptığını görürüz. Atın bu seçiciliğini kategorik olarak nereye koyabiliriz? Devrimciler ve insanlar olarak hazır bulunanları aşan bütün değişik türevlerinden kopuşan seçenekler yaratarak da seçebilir miyiz? Yani önce kendimize bağlı olanakları artı yeni (düşüncede, planlamada, duyguda, hareket tarzında aşarak veya yeni bir bileşim bularak da olabilir), seçenekler yaratıp bunlar içerisinde seçimler yapamaz mıyız? İnsani seçicilik için ve bunu devrimci yaşam ve çalışmalara doğru genişleterek bu konuyu biraz düşünce oluşturmada, yaşam tarzında yaşam biçimleri tutum ve davranışlarda, ilişki tarzında irdeleyebilir misiniz? Kategorik olarak seçiciliği ikiye ayırarak; biri at örneğindeki diğeri de bilinçli, iradi bir seçicilik olsun, bu bilinçli, iradi seçiciliğin önemli çizgileri nelerdir? Bunu da iki kategoriye ayırabiliriz, mümkündür. Biri toplumdaki ortalama, sıradan insanın seçiciliği, bir diğeri de devrimcilerin seçiciliği biçiminde olabilir. Bu ikinci yan üzerinde durabilir misiniz? Seçmede bir emek var mıdır? Mercimeği seçerken nasıl bir emek harcarsınız? Belirli bir konuda ideolojik, pratik bir tavır alırken nasıl bir emek harcarsınız? İddia ediyorum. O kadar tembelsiniz ki, şimdiye kadar yaptığımız derslere ya çok sınırlı hazırlanıyorsunuz ya hiç hazırlanmıyorsunuz. Müthiş tembel ve müthiş hazırcısınız, hepiniz müthiş parazitsiniz. Ama ben sizin parazitliğinizle mücadele etmenin bir yolunu biliyorum. Bu dersten itibaren herkese 10’ar ve 20’şer soru hazırlama görevi veriyorum. Şimdiye kadar yan yana gelip dersten önce seçicilik üzerinde görüş alışverişinde bulundunuz mu? Yemekler planlanırken eldeki malzemeye göre ne kadar seçici davranıyorsun? Ve ne tür kriterlerin var, nasıl bir görüş açısından hareket ediyorsun? İaşe listelerini yazarken sebze, meyve ya da yiyecekleri hazırlarken seçici davranıyor musun? Nasıl bir hareket tarzı izliyorsun? Yanı sıra devrimcilerin yemek vs. ile uğraşması doğru mu, nasıl karşılarsınız? Yiyecekleri almışsak ve ona uygun bir yemek planlaması yapmışsak diğer hafta bir farklılık yaratmak ve hem bir farklılık ve değişiklik olarak ve hem değişik besinlerle beslenme zenginliği olarak tek düzeliğe karşı ve hem de beslenme açısından, yaşam biçimi açısından kurmak gerekir, bilinçli ve seçici olmak gerekir. Fakat zaman meselesi de bir ayrım konusudur. Burada amaçlı hareket etmek önemlidir. Seçicilikte daima amaçlı hareket etmek vardır, olmalı, olmadığı zaman seçiciliğin bilinçliliği dumura uğrar, her halükarda amaçlı olmak gerekir. Yemekle amacımız yoldaşların sağlıklı beslenmesidir. Yoldaşların değişik tatları alabilmeleridir, değişik vitamin ve proteini almaları burada dengeli beslenmede amaç netliğimiz olmalıdır. Elimizdeki sınırlı imkanı en iyi şekilde değerlendirmek budur. İyi bakım koşullarından koparılmış olduğu için çok fazla amaçlaşabilir. Bizim tartıştığımız burada ya da başka yerde ortalama bir devrimci emekçinin partinin genel standartları içerisinde ayırdığı imkanları en iyi şekilde değerlendirmesidir. Burada en iyi değerlendirme amaçlılıkla tercihlerle ve yukarıda bahsettiğimz şeylerle birlikte gider. Bir beslenme kültürü vardır, bir yemek zevki vardır. Değişiklik olgusu da vardır. Ama bu denildiği gibi bilinçli beslenme görüş açısı ile başlayan tat duygusu yemek kültürü ile gelişen vb. ilerleyen bir süreçtir. Toplumda seçicilik denilince genel olarak ne anlaşılır? Devrimci anlamı ve muhtevasını bir yana bırakırsan olumsuz bir anlamı yok mu? Önemli ölçüde küçük burjuva bir içerikle dolmuş, ayrıcalıklı özel bir anlamı yok mu? Emekçi mahallerinde bir kısım özentili seçici davranışlar, bir kısım giysiler ve hareket biçimleriyle karşılaşırız. Toplulukların bu durumunu seçicilik bakımından nasıl değenlendirebiliriz? Burjuva bilimin zayıf yanı, her şeyi parça parça inceler, ayırır, bütünlüğünü kırar ve parçalar. Ama bütünlüğü kırmadan bütünle bağıntısını koparmadan parçanın bilgisine, derinliğine girebilmeliyiz. Bir panel, tartışma ya da sohbette daima dikkatinizi somut soru ve sorun varsa ona cevap vermeye yöneltmeli ve özel dikkat göstermelisiniz, bunu tarz haline getirmelisiniz. Yan yana 10 çizgi düşünün, bunun içinde bir kırık çizgi olsun, hangisi daha çok dikkat çeker? Kendinizle ilgili kısa bir değerlendirme yapansınız, hem geriye doğru tüm yaşam sürecini, hem de yaşamın bütün alanlarını dikkate alarak ne kadar seçici olduğunuza dair kısa özet bir değerlendirme yaparsanız neler belirleyebilirsiniz. Ne kadar seçicisiniz? Bütün yaşantınıza , iç dünyanıza baktığınızda seçim yapmakta zorlandığınız çok tipik anlar var mı? Çok fazla seçici olduğumu söyleyemem. Bu bilinç ve eğitimle ilgili bir şeydir. Verilen ve okunulanla yetindiğimi düşünüyorum ve yaratıcılık, emek konusunda, o niyet ve yaratıcılık gücüm var, ama zorlanıyorum. Tam olarak bir dönem deneyimsizken örgütle yaşadığım bir sorundan dolayı tepkisellik ve küskünlük sonucu ilişkimi kestim ve kabul edildi ama kendimce düşündüm ve tekrar ilişki kurmaya başladım. Her devrimcide seçicilik vardır, bu gerici veya devrimci olabilir. Kendi açımdan örneklersem, İstanbul’da fabrikada çalışırken iş bana çok zor gelmişti, fiziki koşullar anlamında zorlandım ve birahanede çalışmaya başladım. İşi bıraktım, yoldaşlarla ilişkideyken bu birahane işini bırakmam önerildi ama alışkanlıktan dolayı bırakamıyordum. Bir taraftan yoldaşların verdiği görevler diğer taraftan eski işimi bırakmama isteğim, çok zorlanıyordum; sonuçta kesin karar vermek gerekiyordu ve işi bıraktım. Ama bu süreçte planlı iş düzenine de alıştım. Bana göre yaşamın kendisi yaşayan insanın düşüncesi yemek yiyişi elbisesine kadar kapsamlı bir durumdur. Kendi yaşamımda zaten insana, ortama göre tavrım vardır. Yaptığım seçim bilinçli bir seçim değil ve bu seçim benim bütün yaşamımı etkilemişti. Seçim sürecinde başka bir çevre ile ilişkideydim, ama gittiğim seçim bürosunda beni gören bu çevreden birileri niye buraya geliyorsun vb. tepkilerde bulundular ve bu benim üzerimde olumsuz bir tepki yarattı ve seçimimi oradaki seçim çalışmalarına katılarak yaptım. Bazı durumlarda yapılması gerekeni seçebiliyorum, ama tercihimi hayata geçiremiyorum. Örnek olarak kitap listesi çıkarıyorum, fakat sonra hayata geçiremiyorum. Yaşamımda sürekli en iyisini seçme ve yapma şeklinde seçimim olmuştur. Yaşantıda toplum içindeki konum, giyimde, ilişkilerde vb. hep en iyisini yapmak benim hedefim olmuştur. Tüm bunlar içinde yaşadığım çevreyle ilgili çevrenin etkileri olduğunu da düşünebiliriz. Kendim açımdan genelde en uygun olanı ve zor olanı değil de kolay seçme gibi bir durumum söz konusudur. Partili olmadan önce başka bir akımla sempatizan düzeyinde ilişkim vardı. Sonra partiyle tanıştım ve onun ile parti arasında bir seçim yapmaya çalıştım. Bu Gazi barikatlarında netleşti. Devrimci olmadan önceki yaşamda bazı bilinçli seçimler olduğunu düşünüyorum. Fakat ayrıntılarda çok seçici değildim, önemsediğim konularda çok fazla seçici olduğumu düşünüyorum. Üstüme başıma hiç dikkat etmiyorum, ama okuduğum kitap ve dinlediğim müzik konusunda çok fazla seçici oluyorum. Evden ayrıldığımda ilk dönem çok zor geçti, önceki yaşamımda yemek, içmek vb. konularda zorluk çekmiyordum. Fakat devrimci mücadelede çok zorlandım, bu sürece çok zor adapte oldum. O dönemde kesin bir seçim yapmak durumuyla karşı karşıyaydım ve yaptım. ‘83’de partiyle ilk kez tanıştım. Bu dönemde itirafçılar TV’lerde çıkartılıp “gelin devlete teslim olun” diye çağrılar yapılıyordu. Keza yakalandığımda nelerle karşılaşacağımı, bu işin bedellerini yoldaşlar anlatıyorlardı. Bir gün yoldaşlar beni 1 Mayıs bildirisi dağıtımına çağırdılar. Henüz 2-3 aylık tanışıklığım vardı. Bu atmosferde ya yok deyip ilişkimi kesecektim ya da olası tüm bedelleri göze alacaktım. Karar vermekte zorlandım. Ama sonuçta bildiri dağıtımına çıktım. Seçim yaparken mutlaka karar veririz, her karar verişimizde bilinç unsuru vardır. Karar verirken kafa emeği harcarız ve böyle bir seçicilik vardır. Bunun yanında çok otomatik işleyen bazı mekanizmalar vardır, bunlar alışkanlıkların gücüdür. Esasında her seçicilikte amaç açıklığı olmak zorundadır. Örgüt yaşamı, siyasi ve ideolojik sorunlarda olduğu gibi normal yaşamda da bu böyledir. Seçiciliği geliştirmek için belirli davranışlar, ölçüm aletleri ve kriterlerimizin oluşması gerekir. Bunlar yaşamın içinden gelen tercih aletleridir. Devrimciler politika sorunlarında daha dikkatlidirler ama yaşam biçimleri konularında daha az seçicidirler. Yaşam biçimlerinde durumu idare ederler. Dünya görüşleri, seçimleri, idealleri ile yaşamları arasında çelişki az da olsa vardır ve bu kuraldır. Bazen açık ve belirgin, bazen çok kısmidir. Mesela ziyaretçilerle görüşürken ne kadar amaç açıklığı vardır. Ziyaretçi ile konuşacağı şeyler ya bilinçli biçimde seçilmiştir ya da koşullar içerisinde kendiliğinden gelişir. Seçerken hangi tür kriterleri uygularız? Genel olarak seçici bir yaklaşım olmasına rağmen kriterler yanlışsa, gelişmemişse seçimleri isabetli olmayacaktır. Kriterler istem ve talep doğrultusundaki şeylerdir. Mesela seçim politikasını ailemize uygulama. Bozmadan, ters tepmeden ailenin durumu, kriterleri alınır, kendi koşulları ve olması gereken tarzda bir hareket planı oluşturursun. Doğruluk devrimci bakımdan nasıl bir kriterdir? Açıklık, samimiyet çağrıştırıyor. Karşıdaki kişinin bağlarını gelişmesinde önemli bir rol oynar. Pratikle teorinin birliğinin burada önemli bir rolü vardır. Doğruluk düşüncenin pratiğe, yaşama geçmesidir. Biz kendimizi sosyalist olarak tanımladığımıza göre sosyalist olma kriterini nasıl geliştirebiliriz. Bu kriteri kendi kabulümüz dışında topluma da mal etmek gerekir. Sosyalist olmamızla dünya düzenine alternatif bir bakış açısı getiriyoruz. Bu kriterleri en iyi ortaya koymanın yolu, yaşam, teori ve pratiktir. Politikalardır. Geçen derste şöyle bir şey ifade edildi, kapitalizm bir bütünü parçalara ayırır, ama sosyalistler bu parçaları birleştirir ve parçanın bilgisinin ayrıntısına iner. Sosyalizmin bir sürü akımı var. Ama bazı kriterler var bunlara uymak ve öğrenmek lazım. Sosyalist kriterleri uygulayabilmek ve ayırabilmek için bir düşünce açıklığına varmalıyız. Öğrenmenin kendisinin başlı başına yetmediğini görmek gerekir. Devrimci olmadan önce çok kitap okudum ve sosyalizmi öğremeye çalıştım. Yaşam, parti ortamında yaşamak, devrimci ortamda yaşayıp öğrenmektir. Örgüt yaşantımızda şu kriterler vardır. Sosyalistlik, devrimcilik, bilimsel sosyalist ideoloji; bunlar kullandığımız kriterlerdir. Tarihsel olarak süzgeçten geçmişlerdir. Tartışlamalarımızı örgütlerin kendilerini tanımlayışlarına göre yürütürüz. Kullandıkları sıfatlar ayırıcı, seçme kriterlerdir. Başka kriterler vardır, mesela güvenlik kriteri, bir ev tutarken evin özelliklerini güvenlikten dolayı değerlendirmek mümkündür. Her randevuda güvenlik kriteri bir seçicilik örneğidir. Giyimi, hareketleri, vb. ile ilintilidir. Buradaki ana fikir sürekli ve durmaksızın kullanmak istediğimiz illegalitedir. Dolayısıyla örgütün güvenliğini sağlamak için bir çok kriterimiz vardır. Yanı sıra, kendini denetim, demokrasi vb. de kriterlerdir. Taktiksel kriter, bir an ortaya çıkan eksiklikler hariç taktik daima sizi büyütmelidir, taktik başarılı olmak savaşmak, kabiliyeti yenileme ve kuvvetleri konumlandırma ve savaştırma kitle parti ilişkisini geliştirmektir. Siyasi ve örgütsel kararları verirken de seçiyoruz. Kadrolaştırırken seçiyoruz, sonra kadrolar içinden yine seçiyoruz, görevlendiriyoruz, sonra sosyalist insanlar olarak seçiyoruz, mutlaka seçimlerimiz bilinçli ve iradeli olmalıdır. Belirlenen amaç için olanakları nasıl ve ne kadar kullandığımızla ilgilidir. Her devrimci sosyalist birer sanatçı mıdır veya sanatçı olabilirler mi? Devrimciler birer sanatçı olmak zorundadırlar ve partinin kendisi kolekitf bir sanatçıdır. Devrimci açıdan bir amaca varmak için mücadele nasıl yürütülür, mücadelenin kendisi bir sanattır. Devrimciler de seçicidirler bir ressam bir resmi yaparken seçim bütünlüklü tarzdadır. Bu anlamda devrimciler birer sanatçıdırlar. Sanat genel anlamda bir yaşam biçimidir ve yaşamdan esinlenmiş bu pankart yaşamdan esinlenmiştir, bizim yaşamımızda öne çıkan olaylar ve olgular sınıfsal ideolojik ile dile getirilebilinir. Sanat eseri üretilirken bir amaç vardır, neticede biz devrimciler de yeni bir yaşam üretiriz mesaj verme anlatma örnektirler. Yaşamın soyutlayarak, estetize edilerek yeniden üretimi yaşamın basit bir tekrarı değildir. Burada onu yöneten olaylar çok önemlidir, devrimciler yaşamın tümünü yeniden üretiyor. Beyazıt Meydanı’nda solcu öğrenci eylemleri 16 Mart katliamını vb. görür. Bir dinci orada Beyazıt Cami’isini görür, burjuvazi hiçbir şey görmez. Sanat ve sanatın kolları vardır. Devrimci, sanatçı kategorisinde değerlendirilebilir. Devrimcilerin bağıntıları araştırmada diyalektikleri gelişkindir. Bir ressamda böyledir bir yazı yazan devrimci öyle bir iç bağıntı kurar ve estetik bir yöne katar. Devrimciler bir ressam olmayabilir, ama ressamın yönteminde bir amacı vardır. Yaşamın tekrar farklı formda üretilmesidir sanat. Beyazıt Meydanı’nda burjuvazinin hiçbir şey görmeyeceği yanlıştır, orada egemenliğini, polis dayağını görür. Hiçbir şey göremiyorsa bitmesi gerekir. Göremiyorsa orayı teslim etme anlamına gelir. Sanatçılık devrimci kıstaslardır. İllegalite sanatı, disiplin, mapusluk sanatı başlıyor. İnsan ve ilişkiler amaçtır. Devrimci yeni bir yaşam kurar. Ütopyasında yaratıcı ilişkileri yaşama uyarlamaya çalışır. Bir şair dilin 40-50 bin kelimesinden 100 sözcük seçerek bir şiir yazar ve bu kadar rakamdan bu kadar sözcük seçmek bağlantılarını kurmak, ilişkilendirmek, seçmek, ayırmak vardır. Bütün tonlarıyla, renkleriyle büyük bir sınırsızlık söz konusudur, ama ressam renk seçimi yapar, bir şey ortaya çıkarır, bir dizi şeyi seçer. Sanatta ve estetikte seçicilik birçok anlamda kritik noktaları oluşturur. Burada önemli rolü seçicilik oynar. Detayların bütünü, uyumu yakalama gibi bir şeyin oluşması söz konusu. İnsanların devrimcileşmesi iki türlü olur. Kapitalist toplumun aydın tabakası vardır ve yüzde biri devrimcileşirse sınıf intiharı olur. Sıradan işçinin, emekçinin bu yoldan seçimi olamaz. Onlar sosyalist devrimci kitaplar okuyacaklar, neyin devrimi neyin sosyalist olduğuna karar verecekler. Bu olmazsa işçiler ve emekçileri devrimcileştiren şey yoksulluk, yaşadıkları zorluklardır. Baskı ve sömürü koşulları onları karşı koymaya, isyan etmeye zorlar. Devrimcileşme emekçiler için zorunlu bir yoldur. Örgütlerin insan unsuru incelediğinde sayısız insanın çok değişik nedenlerden, çok farklı noktalardan başlayarak devrimcileştiklerini görürüz. Başlangıçta devrimci mücadeleye dair bilgileri çok kaba ve yüzeyseldir. Kapitalist toplumu kabaca kavramışlardır. Zaman içinde düşünüşü eylem tarzı dahil olmak üzere yaşam biçiminin toplamında artık bilinçlilik, amaçlılık artar, çoğalır, tercihi ve seçiciliği gelişir. Asıl olan, partililiğimizi bilinçli bir şekilde üretmektir. Burada ikili bir durum vardır. Barikatın bu tarafına geçmemize rağmen hâlâ yaşamımızda düne ait yığınla şey vardır. Dünkü seçiciliğimiz devam eder, bu bizim bilinçliliğimiz, amaçlılığımız, biçtiğimiz ve rol gerekleri yerine getirme güç ve yeteneği iyice gelişip kökleşinceye kadar devam eder. Anlayış, değer vb. kriterlerdir ve bunların gelişmesi gerekir. Toplumun olumlu değerlerini alabilmek, sahiplenmek gerekir ve devrimci değerleri yaşam biçiminde uygulamak gerekir, bunlar kendini eylemde, pratikte gösterirse daha anlamlı ve uygun olur. Bu tür durumlarda üzerinde yükseldiğimiz değer yargılarını yaşama geçirmektir anlamlı olan. Lenin, parti merkezinin orkestra maestrosu gibi olduğunu söyler, parti çalışmasını koro gibi düşünüyor. Çok büyük bir incelikle bütünlüğü ve uyumluluğu sağlayacak. Ekim Devrimi’nin büyük bir sanat eseri olduğunu söylemek asla abartma değildir. Her aktivistin kendi işini yaparken amaca uygun doğru seçimler yapması gerekir ve kriterler çok önemlidir. Doğru seçim yaparsanız, ama uygulayıcılıkta sorun yaşanıyorsa, orada disiplin çok önemlidir. Seçimde devrimci kararlar verme ve iç tutarlılık çok önemlidir, işçi sınıfı ve halkı sevmeden devrimcilik olmaz. Büyük devrimciler, tam da bu büyük sevgi nedeniyle muazzam zorluklara katlanırlar. Parti sanatçıdır, başarılı bir parti başarılı bir sanatçıdır. Eskiyi yıkıp yeniyi kurma, büyük kitleleri savaştırma ve bunların uyumlu bütünlüğünü yakalama önemlidir ve o zaman parti ve devrimciler kazanır. |
| | |
| | #2 (permalink) |
| Üyelik tarihi: Jun 2009
Mesajlar: 4
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 0 ![]() | yoldaş bu yazı çok güzel ama daha kısa yazılara yer verirsen belki okumak daha kolay olur yani çok uzun olduğu için ins dikkati dağılıyor ister istemez ama yinede yazdığın için teşekkürler
__________________ KomünistForum a Hoş Geldiniz. Lütfen İmza Boyutunuz 4 Puntoyu Geçmesin.... |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiket |
| dersleri, pazartesi, seçicilik |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Pazartesi Dersleri - Kitleler | by_deli | Hem Oku Hem İndir | 2 | 05-17-2009 21:15 |
| Pazartesi Dersleri - Şeyleri Yönetmek | by_deli | Hem Oku Hem İndir | 0 | 07-17-2008 03:14 |
| Pazartesi Dersleri - Üslup | by_deli | Hem Oku Hem İndir | 0 | 07-17-2008 03:13 |
| Pazartesi Dersleri - Sıradanlaşma | by_deli | Hem Oku Hem İndir | 0 | 07-17-2008 00:00 |
| Pazartesi Dersleri - İnsanları Yönetmek | by_deli | Hem Oku Hem İndir | 0 | 07-16-2008 23:58 |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 08:32 .