![]() |
| | #1 (permalink) |
| Üyelik tarihi: May 2009 Bulunduğu yer: CΣPΉΣ
Mesajlar: 11.383
Thanks: 202
Thanked 1.024 Times in 961 Posts
Tecrübe Puanı: 12 ![]() | Halkların başka kurtuluş yolu yoktur! ![]() El Fetih'in (Filistin Ulusal Kurtuluş Hareketi) 6. Kongresi işgal altındaki Filistin'de, Batı Şeria'daki Beytüllahim'de yapıldı. Direnişten Vazgeçme Kararı Alan El Fetih 6. Kongresi, Filistin Davası'na ve Filistin Şehitlerine İhanet Etmiştir Emperyalizme ve işbirlikçilerine karşı direnmek ve savaşmak, zorunludur! Halkların başka kurtuluş yolu yoktur! El Fetih'in (Filistin Ulusal Kurtuluş Hareketi) 6. Kongresi işgal altındaki Filistin'de, Batı Şeria'daki Beytüllahim'de yapıldı. 5. Kongresi'ni 1989 yılında Tunus'ta yapan El Fetih, 6. Kongresi'ni ancak 20 yıl sonra, 5 Ağustos 2009'da toplayabildi. Ama bu kongreyi asıl ayırdeden, El Fetih Kongresi'nin ilk kez Filistin topraklarında düzenlenmesiydi. Filistinliler'e hemen her konuda sorun çıkaran, saldıran, yasaklar koyan İsrail, bu kongreye karşı hiçbir fiziki engellemede veya askeri saldırıda bulunmadı. İsrail'in bu kongrenin yapılmasında bir "sakınca" görmesi söz konusu değildi zaten; bu kongrede kendi varlığını tehdit edecek kararlar alınmayacağından emindi. 6. El Fetih Kongresi, ilk kez Filistin topraklarına bu kadar yakındı ve fakat, gerçekte El Fetih ilk kez Filistin davasına bu kadar uzaktı. Kongrede, daha da uzaklaşmanın kararları alındı. Kongre'ye, Ürdün, Mısır, Lübnan, Cezayir ve Suriye gibi ülkelerden El Fetih delegelerinin yanı sıra Gazze Şeridi'nden, Hamas'ın engellemelerini aşabilen delegeler katıldı. İki bin delegenin katıldığı kongrede konuşan Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, delegelerin El Fetih ve Filistin direnişi için tarihi kararlar alacağını, "İsrail ile barış arayışında olduklarını" belirtip, "Ama direniş hakkımız da saklı" dedi. Kararların tarihi olduğuna kuşku yok; ama bu tarihilik, Filistin halkı için umuda, kurtuluşa açılan bir tarihi dönüm noktası değildir. Yıllardır Filistin'i işgal altında tutan, Filistin halkına kan kusturan, milyonlarca Filistinli'yi ülkesine sokmayan İsrail'e karşı "direniş hakkını saklı tutmak" demek, işgale karşı "biz silahları gömüyoruz. İsrail'e karşı savaşmayacağız" demektir... 6. Kongre'yi önemli kılan, El Fetih'in bir yol ayrımında olmasıydı. Bu kongre bir tercih ve karar kongresiydi bir bakıma. Ya direnişten yana kararlar alınacak ya da "İsrail'i tanıyarak", işgale karşı direnişi tamamen terkederek, emperyalizmin Ortadoğu düzeninin bir parçası olunacaktı. Siyonizme karşı silahlı savaştan, silahlı direnişi "Terörizm" olarak adlandırmaya... El Fetih 1957'de kurulmuştu; kuruluş amacı; tüm Filistin toprakları üzerinde işgale son verip bağımsız bir Filistin devleti kurmaktı. İşgali kırmanın ise tek yolu vardı. O nedenle 1 Ocak 1965'de siyonizme karşı silahlı mücadele başlatıldı ve bu savaş yıllarca sürdürüldü. 20 yıl aradan sonra toplanan kongre, şu sorularla yüzyüzeydi. El Fetih, bağımsız bir Filistin devleti için siyonizme karşı savaşmaya devam edecek miydi? Savaşı yükseltmek, siyonist İsrail ile hiçbir biçimde uzlaşmamak, intifadayı sürdürmek, Filistin halkının işgale karşı mücadelesinin haklılığını savunmak, emperyalizm ile uzlaşmamak çizgisini mi tercih edeceklerdi? Yoksa direnişi bir yana bırakıp, emperyalizmin ve siyonizmin kuyruğuna takılacak, uzlaşma adına Filistin halkının haklı mücadelesini görüşme masalarında pazarlık konusu mu yapacaklardı? Kongrenin bu soruya cevabı, ikinci tercihten yana olmuştur. Yani, uzlaşmadan ve emperyalizme teslimiyetten yana! Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, kongrenin açılış konuşmasında, sık sık İsrail ile "barış" istediklerini vurguluyordu. Peki neydi barış? Abbas, "terörist eylemlerden kaçınılması" gerektiğini söylüyor, "protesto eylemleri" ile yetinilmesini istiyordu: "Biz terörist değiliz ve yasal mücadelemizin terörizm olarak adlandırılmasını reddediyoruz. Bu bizim bundan sonraki pozisyonumuzdur." (Zaman, 5 Ağustos 2009) Abbas'ın "bundan sonraki pozisyonumuz" diye işaret ettiği yönde Filistin halkının silahlı direnişi yoktur. Tersine, emperyalistlerin ve İsrail siyonizminin "kabul edeceği" bir noktaya gelinmiş, işgale karşı silahlı direniş, emperyalistlerin dilinden "terörizm" olarak mahkum edilmektedir. Emperyalistler ve İsrail siyonizmi, Filistin halkının haklı ve meşru direniş çizgisini yıllardır "terörizm" olarak nitelediler. Abbas yönetimi, emperyalistlerin bu adlandırmasına hak veren bir noktaya gelerek, Filistin davasına, Filistin halkına sırtlarını dönmüş, Filistin şehitlerine ihanet etmiştir. Filistin davasını bugüne taşıyan silahlı direniş çizgisidir. İsrail siyonizminin katliamlarına, hapishanelerine karşın Filistin halkı teslim alınamadıysa, bu silahlı ve kitlesel direniş çizgisinin sonucudur. Abbas yönetimi bugün Filistin halkının silahlı, silahsız her türlü direnişini mahkum etmektedir. Siyonist İsrail'in saldırıları karşısında yapılan feda eylemleri, silahlı eylemler ve intifada tarzı direnişler, "terörist eylemler" olarak mahkum edilmektedir. Abbas yönetimi İsrail ile masaya oturmak ve kukla, iradesiz bir devletçiği kabul ettirmek için yıllardır yaratılan tüm değerlere saldırmaktadır. Filistin halkı, vatanını İsrail işgalinden kurtarmak için binlerce şehit vermiştir. Sürgünü, toplama kamplarını yaşamıştır. Şu an İsrail toplama kamplarında 11 bin Filistinli tutsak vardır. 6. Kongre'de uzlaşmadan yana kararlar alanlar, bu gerçeklere gözlerini kapamışlardır. Emperyalizme karşı savaşmadan bağımsızlık ve demokrasiyi kazanmanın yolu yoktur Değişen nedir? Dünya, El Fetih'in silahlı mücadeleyi başlattığı 1965'den daha mı özgür, daha mı demokratiktir? Koşullar tam tersine değil mi? Irak gibi, Afganistan gibi, emperyalizmin açık işgali altında ülkeler var bugün. Emperyalizm daha saldırgan. Emperyalizm ülkelerin kaderlerine daha fazla el koymuş durumda. İsrail işgali ve zulmü sürüyor. Peki bu noktada "Direniş hakkını saklı tutup" savaşmamak için hangi geçerli nedenler vardır? Dünya halklarına emperyalizme biat etmenin dayatıldığı bir dönemde, direnmek, zorunludur, kaçınılmazdır. Bağımsız yaşamak isteyen halkların başka bir seçeneği yoktur. Demokrasiyi, özgürlüğü kazanmak isteyen halkların başka bir seçeneği yoktur. Devrim ve sosyalizmi isteyen halkların başka bir seçeneği yoktur. Abbas yönetiminin ise bunlarla, bağımsızlık, demokrasi, sosyalizmle, bir ilgisi kalmamıştır. Tek sorunları, emperyalist düzen nezdinde kabul görmektir. Yurtsever bir örgüt olarak ortaya çıkan El Fetih, silahlı savaşıyla, önderleri Yaser Arafat ile Filistin halkının mücadelesinde derin izler bırakmıştır. Ancak aradan geçen yıllarda bu direniş çizgisinin terkedilmeye başlanması ile El Fetih hızla bir düzen örgütü haline geldi. El Fetih, Batı Şeria ve Gazze'de kısmi anlamda da olsa yönetimi devralmasının ardından halkı yönetime katan bir sistem kurmadı. Halkçı bir yönetimi değil kapitalizmi örgütledi. Direnişten uzaklaşıldıkça ve çıkar ilişkileri giderek egemen olmaya başlayınca, yurtseverlik ortadan kalkınca, geriye düzen ilişkileri kaldı. Rüşvet, çıkar ilişkileri, yolsuzluklar kaçınılmaz oldu. Bu süreç El Fetih'i gittikçe çürüttü. Emperyalizm ve siyonizmle uzlaşma çizgisi ve asalak, soyguncu yönetim tarzı, El Fetih'i halktan kopardı. Çürüyen, yozlaşan, mücadeleden kopan El Fetih içinde iktidar mücadeleleri başladı. Bugün, Filistin halkının direniş simgesi olan Yaser Arafat'ın nasıl öldüğü tartışması yapılıyorsa, sorunun ciddiyeti daha iyi anlaşılacaktır. Yozlaşma ve çıkar çatışmaları öyle bir noktaya gelmiştir ki, BM gibi kuruluşların sağladığı uluslararası yardımlarla, gerici Arap ülkelerinin yönetimi etkilemek amacıyla sağladığı fonlar yeni zenginler ve işbirlikçiler de yaratmıştır. İşte bu zeminde, uzlaşmaya, yozlaşmaya ve çürümeye tepki temelinde Hamas gibi islamcı örgütler gelişti. El Fetih Kongresi'nde, alınan kararlardan biri de "Gazze'nin kaybedilmesinde sorumlu olanların yargılanması" idi. Bu karar, El Fetih kadrolarının gerçeklere ne kadar gözlerini kapattıklarını çok çarpıcı biçimde gösteriyor. Hamas, bugün önemli bir güç haline gelmişse, bunda en temel neden, uzlaşmacılığa karşı direnişi savunması ve hayata geçirmesidir. El Fetih Gazze'nin kaybedilmesinin sorumlusunu arıyorsa, bulacağı yer bellidir; o sorumlu, El Fetih'in uzlaşmacı çizgisi ve çürüyen yapısıdır. Hamas'ın örgütlenme zeminini El Fetih'in yozlaşan, mücadeleden kopan ve hızla düzen örgütü olan bu çizgisi büyütmüştür. Filistin halkı El Fetih'in yozlaşan halini görmüş ve başka alternatifler aramıştır. Ama bu alternatif Hamas da değildir. Çünkü Hamas, Gazze'deki iktidarında da görüldüğü gibi, gerici bir baskı yönetimi kurmakta gecikmemiş, halkın yoksulluğuna karşı geliştirdiği tek yöntem ise, yardım ve sadaka olmuştur. Dahası, dinsel gericiliği ve emperyalizmle uzlaşmaya açık ideolojik zemini, onun bir alternatif olamayacağının diğer esas nedenidir. Bağımsızlık, demokrasi, Hamas veya benzeri örgütlerle de kazanılamaz. Geriye tek alternatif kalır. Devrimci bir önderlik altında emperyalizmi ve siyonizme karşı savaş. Emperyalizme direnmek, onur ve namus sorunudur Kaldı ki, emperyalizmin ezilen halkların ulusal onurlarını pervasızca çiğnediği, sömürge halklarını açlıkla "terbiye" etmeye çalıştığı bir dünyada, emperyalizme karşı tüm mücadele biçimleriyle direnmek onur sorunudur, namus sorunudur. Çok kesin olarak söyleyebiliriz ki, bugünün dünyasında emperyalizme karşı mücadele etmeden onurlu ve namuslu yaşanamaz. Emperyalizm dünya halklarını yok saymaktadır adeta. Sosyalist sistemin varlığı koşullarında kurulan ve halkların sesini, taleplerini duyurabileceği tüm platformlar, yokedilmiştir. Halklar yok sayılmaktadır. Açlıktan, bombalamalardan, işgallerden ölen halk kitlelerine "sinek!" muamelesi yapılmaktadır. Gazze kuşatılmakta, Gazze'nin yoksul halkı, aylarca aç, elektiriksiz bırakılmakta, aylarca tepelerinden bombalar yağdırılmakta ve dünya bunu seyretmeye zorlanmaktadır. İşte emperyalizme karşı mücadele sorununu böyle bir dünyada tartışıyoruz. Ve işte El Fetih Kongresi'nin yok saydığı veya boyun eğdiği dünya ve Filistin tablosu budur. Oysa bu tabloda, emperyalizme ve siyonizme (tüm işbirlikçilere) karşı direnmek ve savaşmak, halkların VARLIK YOKLUK sorunudur. Filistin'de Filistin sorununun çözümü, "İsrail'e karşı direniş hakkının saklı tutulması" değildir. Emperyalizm ile uzlaşmak, direnişi "terörizm" diye mahkum etmek değildir. Çözüm bir kez daha, silahlı direniştedir. 6. Kongre bu anlamda Filistin halkına karşı davayı terkediş ve Filistin şehitlerine ihanettir. Her şey çok çarpıcıdır. İsrail siyonizmi, emperyalizmi arkasına almış, yeni yerleşimcilerle, Filistin topraklarının içinde ördüğü duvarlarla Filistin'deki işgalini büyütüyor, kalıcılaştırıyor, Gazze'deki gibi pervasız katliamlarını sürdürüyor ve El Fetih bu koşullarda "direnişi askıya alma" kararı alıyor. Bunun adı, TESLİM OLMAKTIR. Tüm ilerici, vatansever, devrimci örgütler, emperyalizme ve işbirlikçi iktidarlara karşı, dünyanın her yerinde açık ve gizli emperyalist işgallere karşı savaşı büyütmelidir. HALKLARIN BAŞKA BİR KURTULUŞ YOLU YOKTUR. Kongrede kürsünün hemen arkasında El Fetih'in tarihsel önderi Arafat'ın resmi vardı. Bugün El Fetih, Arafat çizgisinin de gerisindedir. Ama uzlaşmacı çizginin Arafat'la başladığı da bir gerçektir. Bu gerçeklik, bize şunu gösteriyor; uzlaşmacılığın, gerilemenin, teslimiyetçiliğin sınırı yoktur. Bir kez başladı mı, onu durdurmak zordur... 2009.08.16 [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]
__________________ “İşçi sinifi tarihun itici gücidur ve tarihun akişini değişturecek siniftur dedum diye ‘Halkun öteki kesumi yatup, ense yapacak’ demedum. Köylü, memur, genç, öğrenci, sanatkâr, kuçuk esnaf... Hayde herkes tribündeki yerini alsun.” Laz Marks |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiket |
| başka, halkların, kurtuluş, yoktur, yolu |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| CHP ile MHP ArasındaFark Yoktur | Katre | Siyaset | 1 | 08-13-2009 15:20 |
| özgür irademiz yoktur | zxzx | Serbest Başlık ( Felsefe ) | 2 | 07-18-2009 02:33 |
| Mutlu anarşist yoktur. | Daglar | Serbest Başlık ( Siyaset ) | 2 | 01-04-2009 08:08 |
| sosyalizm de devlet yoktur | rakı_balık | KomünistForum Haber Servisi | 0 | 05-22-2007 19:59 |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 17:32 .