![]() |
| | #1 (permalink) |
| Üyelik tarihi: Jul 2007 Bulunduğu yer: sokaklardan
Mesajlar: 1.756
Thanks: 0
Thanked 1 Time in 1 Post
Tecrübe Puanı: 0 ![]() | Devrimci Alevi Komitesi 18 Mayıs 2009 tarihinde yazılı açıklama yayınladı. "Kabesi Çıkar Olanları Anlayamazlar" başlıklı açıklamanın tam metni: Kabesi Çıkar Olanlar, Kabesi İnsan Olanları Anlayamazlar Aleviliğin Tarihini çarpıtan İşbirlikçilerin gün gelir kitabı da dürülür. Aleviler, yüzyıllar boyu gördükleri zulüm ve sefaletin sorumlusu olarak devleti görmüş ve onunla uzlaşmaya asla yanaşmamışlardır. Örgütlendiklerinde ayaklanmış, koşullar uygun olmadığı süreçlerde düzenle uzlaşmayan, ondan uzak bir toplumsal yaşam kurmuşlardır. Bu davranışlar Alevi felsefesinin şekillenmesini sağlamıştır. Bu boyun eğmeme ve direnme kültürü Şah İsmail'den Selçuklular zamanında, Anadolu'da, İran'da kurulan despot devletlere karşı daha demokratik düzenler kurmak için çarpışan Batıni hareketler zincirinin halkları Baba İshak'ın, Baba İlyas'ın, Şeyh Bedrettin'in ayaklanmalarına bağlanabilir. İran'daki Şii-İsmaili hareketleri, Bizans'ta görülen Hıristiyan Zındıklığı da bu zincirin halkalarıdır. Bunların ortak yanı, baskıya, devlet dinine ve onun güç ve işbirlikçilerine karşı birer direniş hareketi olmalarıdır. Bu direniş kültürü, her koşulda yaşatılmıştır. Aleviler zaman olmuş, yoğun bir devlet terörü ile karşılaşmış, dar bir çevreye itilmiş, dış dünya ile bağları kesilmiş, yolsuz, ışıksız, kalemsiz, kitapsız, okulsuz karanlık bir dünyaya hapsedilmiş. Zaman olmuş, asılmış, kesilmiş, yüzülmüş, yakılmış ve sömürülmüşlerdir. Ama hiçbir zaman boyun eğmemiş kıyımlara, vergilere, zorbalıklara direniş göstermişlerdir. Dünden bugüne Alevilerin tarihi isyanlar tarihi olmuş, ama bu tarihin bir yanında da hep ihanetler durmuştur. Osmanlı'nın devşirmeleri, Cumhuriyet hükümetlerinin oyunları sonucu, aleviler sık sık ihanetlerle yüz yüze gelmiştir. Alevilerin yıllarca ikinci sınıf vatandaş olarak görülmesi, resmi ideolojinin onları aşağılama ve hor gören politikaları içersindeki işbirlikçi alevi bezirganları, kabuk değiştirerek isim değiştirerek devşirme politikalara alet olarak her dönem çıkarlar karşımıza. Bugünlerde, her zaman iktidarın dümen suyunda hareket etmekte oldukça başarılı olan tescilli işbirlikçi İzzettin DOĞAN, içini boşaltmaya çalıştığı Aleviliği devletle birlikte alevi-Sünni garnitürü haline getirme çabası içerisindedir. AKP hükümetine direkt destek olarak kendisini İslam cemaati içinde meşru kılmanın uğraşısını veriyor. Bir taraftan halkçı görünmeye çalışırken, diğer yandan islamın miheng taşına yatarak geleneksel devlet otoritesinin "Alevileri nasıl Alevisizleştirebiliriz" politikasını uygulamaya sokmanın adımlarını atmaya çalışıyor. Alevi halkının İzzettin DOĞAN gibi hiçbir zaman "uyku duası ve sabah duası" yoluyla felsefelerini ve kültürel varlıklarını ispat etmek diye bir sorunu olmamıştır. Okullarda okutulacak kitaplar kapsamında yer alan bu ve buna benzer öneriler, Alevi halkının sınıflar mücadelesindeki tarihsel rolünü yadsıyan, ondan arındırmaya çalışan bir özellik taşımaktadır. İzzettin Doğan hiçbir zaman devletin katliamlarını kınamıyor. Katliamlara karşı çıkmıyor. Alevi halkın tarihine, geleneğine kültürüne karşı yapılan saldırılara direnme hakkına karşı çıkıyor. Düzmece hikayeleriyle muaviye düzenine alevi tarihi sunumu yapıyor. UTANMIYOR. Bu nasıl bir "Alevi inancıdır" ki, zulme uğrayanın değil zulmedenin yanında oluyor. Ve Aleviliğin tüm değerlerini inkar ediyor. Fırsat bu fırsat deyip ne kadar devletçi olduklarını kanıtlamaya çalışıyor. Alevi inancını kendi çıkarları için kullanıyor, BEZİRGÂNLIK yapıyor. Alevi halk bu bezirganları yıllardır tanır. "Devletle Sıcak İlişkileri" vardır Doğan'ın. "sıcak ilişkide" olduğu devleti de çok iyi tanır Alevi halkı! Bakın İzzettin Doğan hangi devletle "sıcak ilişkisi"nin bozulmasını istemiyor; Yüzyıllardır Alevi halkını katleden, sürgün eden Osmanlı'nın, Yavuz Sultan Selimlerin mirasçısı bir devletle. Maraş'ta Alevi halkını faşistlerle birlikte katleden devletle. Sıvas'da şeriatçılarla kol kola Alevi aydın ve sanatçılarını yakan devletle. Çorum'da katliam yapan devletle. Gazi halkına kurşunlar yağdıran, katleden devletle. Gazi'nin katillerini koruyan, aklayan devletle. Bu "sıcak ilişkiler" şimdi tarihini çarpıtarak bu halkın çocuklarının okuduğu okullarda ders diye yutturmaya çalıştıkları bizim olmayan tarihle mi açıklanacak? Alevi çocukları kendine ait olmayan uydurma bir Alevilik öğretisini, işbirlikçi bezirganların dar kafasından çıkan fikirlerle mi öğrenecek? Ama hayır onun gibi BEZİRGÂNLARIN derdi kendi çıkarlarıdır. Şu "sıcak ilişkileriniz" neyse bir anlatın bakalım? Diyanetten pay alma mı yoksa? Bakın Doğan asıl niyetini kendisi anlatıyor. (Ecevit'e söylüyor) "O zaman dedim 'Bir bakanlık içinde bize hiç olmazsa bine yakın bir kadro verin. O kadroları bir genel müdürlük ya da müsteşar yardımcılığı bünyesinde örgütleyin. Yakında Alevi, Bektaşi, Mevlevi dedelerini toplayacağız. Onların içinde kemaline, bilgisine, birikimine saygı duyacağımız kimseleri biz kendilerine önerelim. Ve devletin içinde yer alsınlar. Böylece kitleyi devletle bir kere bütünleştirelim." Bu kafa mı Alevilerin hakkını savunacak? "Diyanet'in bütçesi 400 trilyon, kadrosu da 100 bin kişi..." Ne diyor yani Doğan? Biraz da bize verin, biz yiyelim! Bu pazarlığın öncesinide bilir alevi halkımız. Alevileri DYP'ye satmak için, "Aleviler sağ partilere oy versin" dediğini, sonra da Çiller'den yediği tokadı bilmeyen mi var? İzzettin Doğan gibi Bezirganlar Ne Zaman Ortaya Çıkar? Üzerinde geliştiği toplumsal koşullar gereği Alevi felsefesi ve bu felsefeye inanan halk, sömürünün ve baskının karşısında yer almış, her zaman sömürücü sisteme muhalif bir çizgi izlemiştir. Bu yüzden tarih boyunca egemenlerin baskı ve şiddetine maruz kalmış, katliamlar ve asimilasyonlarla yok edilmeye çalışılmıştır. Bütün bunların yetmediği koşullarda, egemenler Alevilerin içerisinden çıkardıkları işbirlikçilerin de yardımıyla çeşitli vaatlerle ve yalanlarla halkı kandırıp sistem içerisinde eritmeye, en azından muhalif yanlarını yumuşatmaya, törpülemeye çalışmışlardır. Dün, Orta Asya'daki alevi inançtan halkları emperyalizmin yedeğine sokmak için "bizi kullanın" diye devletin kapılarındaydılar. Şimdi de katliamcı bir devleti aklamak için. Onlar, ne zaman çıkarları söz konusu olursa o zaman ortada görünürler. Alevi halkı katledilirken yokturlar. Alevilerin dernekleri basılırken, cem evlerine panzerler girerken yokturlar. Gazi katliamı davasına; Gazi halkı, Gazi Halk Meclisi otobüslerle giderken, yollarda coplanır, katledilmek istenirken yokturlar. Birçok yoksul gecekondu mahallesine devlet eliyle fuhuş-uyuşturucu sokulurken onlar yoktur. Aleviler inançlarından dolayı baskı görürken yokturlar. Onlar bu dönemlerde hep devletin yanındadırlar. Baskılara karşı isyan eden halkın karşısında "sükunet" telkin eder, aleviler sokağa dökülmez derler. Onlar, Alevi halkını despot ve tarihi boyunca yoksul halka, Alevi halka zulmetmiş devletle bütünleştirmek için vardırlar. Kısacası İzzettin DOĞAN işbirlikçililiğinin taslağı hazırlanmış sunulmaktadır.İzzettin DOĞAN biçim değiştirmiş bir Hızır paşadır. Aleviler Adına komisyon oluşturup Konuşma Yetkisini Kim Verdi? İzzettin Doğan, "Alevileri temsilen" yazma hakkını nerden buluyor? Alevilere ait olmayan Türk-İslam sentezi çarkındaki çarpıtılmış alevi tarihini konuşuyor yazıyor, Milli Eğitim Bakanlığı'nın tutumuna bağlı olarak da diz kırıyor. Elbette ki Alevi çocuklarının okullar da işbirlikçilerden öğreneceği hiçbir şey yoktur. Peki, kim verdi bu yetkiyi Doğan'a? Şeriatçı tarikatlar tutar Sünniler adına konuşur, birisi bir dernek-vakıf kurup Aleviler adına konuşur. Buluştukları yer DİN BEZİRGÂNLIĞIDIR. Alevi çocuklarının nasıl eğitileceğine İzzettin Doğan mı karar veriyor? Aleviliğin tek otortisi midir İzzettin Doğan? EY ALEVİ HALKI; Görün, tanıyın din bezirganlarını. Bu katliamcı iktidara nasıl sahip çıktıklarını görün. Tanıyın ve inançlarınızı, değerlerinizi, tarihinizi satmalarına ve uydurma bir Alevilik öğretisinin okullarda çocuklarınıza ders olarak verilmesine izin vermeyin! EY İZZETTİN DOĞANLAR; Bu yolun ne Alevilikle ne de halkla ilgisi yoktur. Katliamcı, rüşvetçi, sömürücülerin yanında yer almak, yoksul halkın öfkesini, zulme isyanını dizginlemek onlara yapılacak en büyük kötülüktür. Bu yoldan dönün. Pir Sultanlar'ın, Bedreddin'lerin, Baba İshaklar'ın yoluna gelin. "ZALİMİN ZULMÜNE KARŞI ÇIKMAMAK MAZLUMA YAPILACAK EN BÜYÜK KÖTÜLÜKTÜR. BEN ZALİMLERLE BİRLİKTE VARLIK İÇİNDE YAŞAMAYI ALÇAKLIK; ZALİME KARŞI GELEREK BULACAĞIM ÖLÜMÜ İSE YÜCELİK SAYARIM" diyen İmam Hüseyin'in yoluna gelin. Halkın da bir adaleti vardır, gelir sebebin kapısında durur. Aleviliğin de bir isyan tarihi vardır. Tarihini çarpıtan İşbirlikçilerin de gün gelir kitabı da dürülür. DEVRİMCİ ALEVİ KOMİTESİ |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiket |
| açiklama, açıklama, alevi, devrimci, komitesi |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Sincan'dan devrimci tutsaklar sürgün sevk saldırısına karşı bir açıklama yaptılar. | BABİL | KomünistForum Haber Servisi | 0 | 12-27-2008 17:36 |
| MKP Merkez Komitesi-Siyasi Bürosu 71 Nolu Açıklama | BABİL | Diğer Hareketler | 0 | 11-25-2008 01:29 |
| Gizli Devrimci Yerli Komitesi - Zapatista Ulusal Kurtuluş Ordusu Genel Komutanlık Bi | BARİKAT | Dünya Devrim Tarihi | 0 | 11-24-2008 13:17 |
| Devrimci Enternasyonalist Hareket'in Komitesi 'nden | semeni | Ölümsüzler | 0 | 08-21-2007 12:40 |
| Alevi toplumu içindeki gelenekle modern arasındaki çatışma bugün Alevi televizyonları | burjuva-haberci | Güncel Haberler | 0 | 06-08-2007 22:14 |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 14:03 .