19 Aralık Katliamının Partisi
Demokratik Sol Parti (DSP) 17 Mayıs'ta Ankara'da Olağanüstü Kongresini toplayarak, genel başkan seçimini yaptı. 16 kişinin genel başkanlık için adaylığını açıkladığı, itiş kakış, didişme, çekişme, her türlü ayak oyunlarının döndüğü seçimde, kongrenin divan başkanlığına seçilen kişi, kongrenin ve muhtemel başkanların niteliği konusunda açık bir fikir veriyordu herkese.
Kongrenin divan başkanı koltuğuna oturttuğu kişi, 19 Aralık katliamının mimarı ve uygulayıcılarından olan eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk idi. Halkın adaletinden kıl payı kurtulmuş bir halk düşmanına divan başkanlığını vererek sahipleniyordu belki burjuvazi.
Sami Türk'ün DSP Kongresine divan başkanı yapılması, 19 Aralık katliamının sahiplenilmesi anlamına gelir. Onun divan başkanı yapılmasına onay veren hiçbir adayın "sol"dan, "demokrasi"den, insanlıktan sözetme hakkı yoktur.
Olabilir mi?
Divan başkanı seçtirdikleri Sami Türk'ün Adalet Bakanı olarak 20 hapishanede birden gerçekleştirilen ve 28 tutsağın katledildiği 19 Aralık katliamının emrini verenlerden biridir. Sami Türk, Ulucanlar Hapishanesi'nde yapılan katliamda 10 tutsağın katledilmesinin "Bakanı"dır. Burdur Hapishanesi'nde, kol koparmanın "Bakanı'dır.
Sami Türk, 122 kişinin ölümüne neden olan tecrit zulmü'nün mimarlarındandır. DSP yöneticileri ve delegeleri, bugün onu divan başkanlığına seçiyorlarsa, DSP, bir katliam partisi olarak varlığını sürdürüyor demektir.
Yazık, bugün hala DSP'de bir gram olsun "sol" arayarak, bir gram olsun "demokrasi" arayarak, bir gram "ulusallık" umarak oraya gelen bir tek delege bile varsa ona yazık. DSP, faşizmin partisidir, emperyalizmin partisidir, hem de en hasından. Susurlukçu Mehmet Ağar'ın yüce divanda yargılanmasına bile gerek yok diyen partidir DSP. Tansu Çiller, Mesut Yılmaz gibi tüm hırsızları aklayandır. Ülkemizin ekonomisini ABD'den Dünya Bankası'ndan getirdikleri Kemal Derviş'e teslim edendir..
Sami Türk'ü divan başkanı seçen bir DSP, sol, sosyal demokrat olamayacağı gibi, o partiden hiçbir şey de olmaz.