![]() |
|
|||||||
| Gladio - Kontrgerilla - Karşı Devrimciler - Darbeler Gladio ve kontrgerilla'nın dünyadaki ve ülkemizdeki tüm katliamları |
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Araçları | Stil |
|
|
#1 (permalink) |
|
Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 4.493
Thanks: 13
Thanked 32 Times in 22 Posts
Tecrübe Puanı: 7 ![]() |
Kötü kokan Çiçek Cemil Çiçek Bilge köyü katliamından hemen sonra 'koruculuk kaldırılabilir de' gibisinden, kendisinden beklenmedik bir laf etti. Geçtiğimiz gün Genelkurmay'ın haftalık toplantısında Generallerden biri, 'koruculuk iyidir' deyince, Çiçek hazırola geçti ve tekmil verdi. Tekmili nasıl mı verdi? Okuyun: '[Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]'lilerin, 'koruculuk kaldırılsın' demesi bile kaldırılmamasının en önemli gerekçesi. Koruculuk sistemi rehabilite edilebilir. İçişleri Bakanlığı'nın çalışmaları var. Korucuların tamamını aynı kefede değerlendirmemek gerek.' Ey insanlık! Söyle bize, acaba korucuların mı rehabilitasyona ihtiyacı var, yoksa hangi bahçede, kim tarafından yetiştirildiği meçhul kötü kokulu çiçeğin mi rehabilite edilmesi gerekli? Bize göre [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız] yalnız koruculuğun kaldırılmasını talep etmemekle yetinmemeli. Cemil Çiçek gibilerinin de hükümetten alınmasını istemeli. Demokratik bir ülkede, bir Başbakan Yardımcısı, '[Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız] kaldırılsın diyorsa, kaldırmamak gerekir' dediği zaman, o ülkenin hükümeti ya bu bakanı azleder, ya da demokratiklık iddiasından vazgeçer. Başbakan, susma. 'Ülkücü' maskesini atarken Zamanın 'Ülkücüsü' ve bugünün neredeyse bütün entelektüel çevrelerde 'ılımlı muhafazakar entellüktüel'i sayılan Taha Akyol, en kritik anda yüzündeki maskeyi sıyırıp attı. Gerçek kimliği ile ortaya çıktı. Milliyet Gazetesi'nde şu anda tüm Türkiye için çok önemli işler yapılıyor. Deneyimli gazeteci Hasan Cemal'ın Kandil röportajı yalnız bir gazetecilik başarısı olarak kalmıyor, politik gelişmeleri etkilemeye aday bir inisiyatif örneği olarak çok büyük bir önem kazanıyor. İşte tam bu sırada bu olumlu gelişmeyi önlemek için, '[Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]'nin üzerine yıkılamayan' katliamı yine [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]'nin üzerine yıkmaya çalışan Taha Akyol telaşla ortaya çıkıyor. Olayın hemen arkasından yazısını '[Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız] usulü töre katliamı' diye atmakla yetinmiyor, dün yazdığı yazısını da '[Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız] usulü feodal vahşet' başlığı ile yayınlıyor. Hasan Cemal, Mehmet Ali Birand, Ertuğrul Özkök gibi yazarların yazılarında ortaya çıkan 'barış' umudu, Taha Akyol'da paniğe yol açıyor ve gerçek hınçlarını, nefretlerini, intikamcı duygularını, başka milletlere karşı ırkçı ideolojilerden esinlenmiş ideolojik önyargılarını daha fazla gizleyemiyor ve kusuyor. Gözünü kırpmadan katliam yapan korucuların bugün Türkiye'deki baş hamisi Taha Akyol'dur. Taha Akyol şekere bulanmış bir reaksiyonerdir ve onun Batılı sosyologlardan, filozoflardan alıntılarla konuşmasının, Hitlerciler arasında var olan Nietzche hayranlığından, Wagner sempatisinden bir farkı yoktur. Taha Akyol olayların hızlı akışından dolayı gizlendiği kovuktan çıkmıştır. Onu bu kovuktan çıkmaya Medya Diyalog'un özel olarak Milliyet Gazetesi'ne ayrılan önce günkü yayını zorlamıştır. Gazetemiz bu 'aydın halesine bürünmüş bozkurt'u deşifre etmiştir. O nedenle Taha Akyol artık maske takmaya gerek duymuyor. Şimdi sorun şu: Milliyet yazarları böyle bir kişinin adeta kendilerini medya dünyasında temsil etmesine ne diyecekler? Taha Akyol'daki 'değişimi' olumlu değerlendiren çevreler, bu yazara karşı neden bu kadar sert bir üslupla eleştiri yönelttiğimizi sorabilirler. Önce 'değişmiş' yazardan alıntı: '[Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız] vahşetlerinin fanatik şakşakçısı [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]'li Emine Ayna gibilerin bu vahşeti sırf koruculuk kurumunun eseriymiş gibi göstermelerindeki amaç bellidir: Köyleri [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]'ya karşı savunmasız bırakmak!' Sahte aydının eleştirisi, buram buram nefret kokuyor. Koruculuğu eleştirenlerin köyleri [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]'ya karşı savunmasız bırakmak amacı taşıdığını söyleyen bu yazarın yeri aslında Yeni Çağ Gazetesi'dir. Yeni Çağ Gazetesi'ne geçtiği andan başlayarak, biz artık bu Taha Akyol'u tek sözcükle eleştirmeyeceğiz. Eleştirilerimiz düşüncelerinden ötürü değil. Müslüman köyünde salyangoz satmasından ötürüdür. Daha açık konuşamaz mısınız? Konu hassas olduğu için Medya Diyalog'un projektörleri istisnasız bütün medyanın üzerinde. O nedenle de dostlarımızı da değerlendirmeye alıyoruz. Bunlardan birisi de Adnan Bostancı. Adnan Bostancı Birgün'de Hasan Cemal'in Murat Karayılan'la yaptığı röportaj hakkında yazmış. Ahmet Altan ve benzerlerinden farklı olarak, o da başka yazarlar gibi, röportaja büyük bir değer vermiş. Karayılan'ın, 'dağdan inin' çağrılarına verdiği yanıtın haklılığına da değinmiş. Bu arada Bostancı, Hasan Cemal'in Karayılan'a '1984'te silahlı mücadeleyi başlatmasaydınız şimdi daha iyi bir durumda olmaz mıydınız' mealindeki sorusundan hareketle, okuyanın fazla bir şey anlamadığı bir paragraf yazmış. 'Aslında yeni bir soru değil bu. Hatta [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız] ile [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]'yi, biri silahlı mücadeleyi diğeri de barışçıl mücadeleyi tercih eden iki farklı örgüt gibi algılayan ya da öyle görmek/sunmak isteyen bir çoklarının h�kim paradigması... Evet, dediğim gibi, konuyla çok alakası yok ama, özellikle onların bu soruya dürüstlükle cevap vermelerini çok isterdim.' Bostancı '[Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız] ile [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]'nin iki farklı örgüt' olmadığını mı söylüyor? Söylüyorsa neden açıkça söylemiyor? Bostancı, 'silahlı mücadele olmasaydı Kürt demokratik hareketi daha iyi durumda olurdu' mu demek istiyor? Öyle diyorsa neden açıkça söylemiyor? Ve son: Soruya dürüstlükle cevap vermek gerekirse, durum şu: Eğer Bostancı'nın muhtemel düşüncesine göre bir gelişme olsaydı, yani Eruh başlangıcı olmasaydı, Kürtler şimdi Bostancı'nın mensubu olduğu gelenek ne durumdaysa, o durumda olurdu... Düşen maske yeniden takılmaz Taha Akyol 'boş bulundu'. Devlete ve Koruculara 'hizmet sunayım' derken maskesini yere düşürdü. Düşürür düşürmez, maskesiz suratını Medya Diyalog derhal resme geçirdi. Onu Hasan Cemal'le karşılaştırınca yüzündeki çirkinlik 'ak kağıt üstündeki kara leke' gibi ortaya çıkıverdi. Şimdi eğilmiş, maskesini yerden almaya, tekrar suratına takmaya çalışıyor. Bir yazı yazmış. Dün. Başlığı şöyle: 'Hasan Cemal, ne yaptın?' Taha Akyol, başlığı atarken, gerçek ruh halini ortaya koyuyor. İçinden Hasan Cemal'e fena halde kızıyor. Asıl demek istediğini başlıkta dile getiriyor ama, yazısında maskesini yerden almak, yeniden suratına takmak için, bir sürü zırvadan sonra şöyle diyor: 'İyi iş yaptın Hasan Cemal!'56 Neden bilmem kaç gün sonra 'iyi iş yaptın Hasan Cemal' diyor? Çünkü kulağı delik Taha Akyol'un. Duymuş ki, Cumhurbaşkanı Gül, Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek ve Dışişleri Bakanı Davutoğlu Hasan Cemal'le görüşecekmiş... Taha Akyol bekleyip, şimdi bu nedenle konuştu. Başlığı bir başka gelişmeye göre ayarlıydı yalnız. Eğer Korucu katliamı, [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]'ye yüklenseydi, Akyol yine aynı başlığı atacak ve 'elleri kelepçeli' meslektaşına 'Hasan Cemal ne yaptın?' diye sitemler yağdıracaktı. Başlıkta 'ne yaptın Hasan Cemal', altlıkta 'İyi iş yaptın Hasan Cemal...' Hiç inandırıcı olamıyor. Olamaz da çünkü içi başka, dışı başka. Bunun kanıtını da 'iyi iş yaptın Hasan Cemal' dedikten hemen sonra şunları yazmasından belli: 'Bu noktada [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]'liler de artık tahrikçi söylemlerini bırakmalıdır.' Tahrikçi söylemlerini herkesten önce Taha Akyol bırakmalıdır. Dost eleştirisidir Derya Sazak, pek çok yazar gibi, doğru düşünceleri ifade etmek için, artık bayat ve çok kötü bir yönteme başvurmuş. Korucuların Bilge köyü katliamını suçlamadan önce, 1990 başlarına dönüp [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]'yi 'bebek katili' diye suçlamak bu yöntemlerden birisi. Böyle karanlık gelişmeler elbette oldu. Nasıl 'devlet' adına Ergenekon çetesi gibi örgütler, JİTEM'ciler v.s. her türlü yasa dışı işleri yaptıysalar, [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız] içinden çıkan çeteler de, 1990 başlarında kabul edilmez işler yaptılar, suçlar işlediler. Geçtiğimiz çarşamba günü [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız], bu çete hakkında önemli bilgiler verdi. Okuyalım: 'Daha önce de Mardin bölgesinde çocuk, kadın katliamı yaptılar. Bunu da bize mal etmişlerdi! [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]'ye sızdırılan Hogir kod isimli, Cemil Işık bunu yapmıştı. Cemil Işık'ın Ergenekon sızması olduğu bugün ortaya çıkmıştır. Aynı şekilde Kör Cemal, Şırnaklı Metin ve Şemdin Sakık dörtlü çete vardı. Bunlar beni de öldürmeye çalıştılar ama önce yetkilerimi alarak bunu yapmaya çalıştılar. Ben kıl payı kurtuldum. Bunlar kendilerine ekmek veren köylüleri dahi öldürdüler. Bu son olayda da görüldüğü gibi bunu yapanlar biz değil, Ergenekon'dur. 33 asker olayı, Bahtiyar Aydın'ın öldürülmesi, Rıdvan Özden olayı var. Ve Muş-Lice-Kulp üçgeninde yaşananlardan daha önce de bahsetmiştim. Bu işleri de bize mal ettiler, bizimle ilgisi olmadığı açığa çıkmıştır.' Bu notumuzu yazdıktan sonra, Derya Sazak'ın makalesinin ana düşüncelerini selamladığımızı eklemeliyiz. Doğruya doğru, eğriye eğri... Hazırlayanlar: Muhittin CEMİL-Ender KARADENİZ Alıntıdır.
__________________
Dün gece Babil’e iki melek indi sessizce......... Ruhum !.. sus ve seyret.......... Başladı t e k e r r ü r !.. Yâ, taham m ü ü l !.. Yâ, taham m ü ü l! V.B.BAYRIL
|
|
|
|
![]() |
| Anahtar Kelimeler: edebiyat, makale, siyaset |
| Bookmarks |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Stil | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| ali ekber çiçek | merdo | Müzik İstek Bölümü | 1 | 04-09-2009 01:18 |
| Çiçek annem | aze | Müzik İstek Bölümü | 11 | 03-31-2009 00:17 |
| Ali ekber çiçek | maVii aDa | Ozanlarımız | 0 | 01-11-2009 15:58 |
| Adsız Bir Çiçek | by_deli | Edip Cansever | 0 | 07-17-2008 07:48 |
| bir mavi çiçek | nu.pelda | Ataol Behramoğlu | 0 | 03-03-2008 16:48 |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 15:09 .