![]() |
| | #1 (permalink) |
| Üyelik tarihi: Jun 2009 Bulunduğu yer: Turuncu Gemi
Mesajlar: 4.523
Thanks: 40
Thanked 62 Times in 51 Posts
Tecrübe Puanı: 5 ![]() | Baskılara Rağmen Susmayacağız 2009.11.07 ![]() VATANSEVER GENÇLİĞİN YÖK PROTESTOSU Gençlik Federasyonu'na bağlı öğrenciler, YÖK'e, Tecrite ve Amerikan işbirlikçiliğine karşı 3 gündür Abdi İpekçi Parkı'nda sürdürdükleri açlık grevini, 6 Kasım 2009 günü yaptıkları eylemle sonlandırdılar. 6 Kasım günü, açlık grevi yapanlara diğer illerden gelen öğrencilerin de katılmasıyla coşku büyüdü. Elazığ, İzmit, Muğla, İzmir, Adana, Hatay, Eskişehir, Trabzon, Edirne, İstanbul, Isparta, İskenderun, Sakarya, Kocaeli, Erzincan, Ankara gibi birçok ili temsilen Dev-Gençliler oradaydı. Saat 12.00'de açlık grevini bitirerek yapacakları açıklamaya ve yürüyüşe hazırlandılar. Saat 13.00'de, açlık grevini bitirdiklerine ve TBMM'ye yürüyeceklerine dair bir basın açıklaması yaptılar. "YÖK'e, Tecrite ve Amerikan İşbirliğine Hayır" pankartıyla, "YÖK'e Hayır; Parasız Eğitim İstiyoruz Alacağız; YÖK'e, Tecrite ve Amerikan İşbirliğine Hayır; Öğrenciyiz Haklıyız Kazanacağız" dövizlerinin kullanıldığı açıklamada, "YÖK'e hayır!", "Tecrit kaldırılsın sohbet hakkı uygulansın!", " Bağımsız, demokratik, sosyalist bir ülke istiyoruz!", "Öğrenciyiz haklıyız kazanacağız!" sloganları hiç susmadı. Leyla Mete, okuduğu açıklamada, "Bu ülkenin vatansever gençleri olarak; YÖK'e, TECRİTE ve ABD İŞBİRLİKÇİLİĞİNE karşı 3 gün Açlık Grevi yaptık" diyerek, neden bu gündemlerle eylem yaptıklarına açıklık getirildi: YÖK'ün "12 Eylül faşist cuntasının üniversitelerdeki kurumlaşmış hali" olduğunu söyleyerek antibilimsel, antidemokratik bir kurum olduğunu ve parası olan okusun mantığıyla hareket ederek soygunculuk yaptığı ortaya konuldu. Tecritin ölüm ve işkence olduğunun vurgulandığı açıklamada Güler Zere ve hasta tutsakların serbest bırakılmadıkları, sohbet hakkının uygulanmadığı teşhir edilirken tecrit için; "Sömürücü, soyguncu, adaletsiz düzenin ayakta kalmasını sağlamak, halkın bu düzene tepksini engellemek için uygulamaya koyduğu politikadır." denildi. Amerikan emperyalizmi ve işbirlikçileri, ülkemizdeki ve dünyadaki açlığın, sefaletin, zulmün sorumlusu olduğu ortaya konuldu. "ABD emperyalizmine ve onun yerli işbirlikçilerine karşıyız. Çünkü, Ülkemizdeki Amerikan üsleri Ortadoğu'daki halkların katledilmesine hizmet etmektedir. Irak işgaline katılan 142 bin Amerikan askerinin Adana İncirlik Üssü'nde konuşlandırılacak olması, Afganistan halkının katledimesine 800 Türk askerinin gönderilerek ortak edilecek olması bu hizmetin en somut örneğidir." denildi. Yapılan açıklamada talepler şöyle belirtildi: ![]() "YÖK KALDIRILSIN! Ve onun işlevini yerine getirecek olan başka bir kurum kurulmasın. Üniversiteler öğrencilerin demokratik katılımıyla şekillenen parasız, bilimsel, halkın ihtiyaçlarına yönelik eğitim verilsin. "TECRİT KALDIRILSIN! Hapishanelerde 10 saatlik sohbet hakkı uygulansın. Hasta tutsaklar serbest bırakılsın "İNCİRLİK ÜSSÜ KAPATILSIN. Bağımsız bir ülke istiyoruz." Bu taleplerin gerçekleşmesi için örgütlenmeye ve mücadeleye devam edileceği vurgulanarak açıklama bitirildi. Basın açıklamasına KESK Şubeler Platformu da destek verdi. Açıklamadan sonra, Amerikan karşıtı karikatür sergisi açtıkları için 18 aydır Erzurum'da tutsak olan Gençlik Federasyonlu öğrencilerin mahkemelerine katılan heyetin parka gelmesini bekleyeceklerini ve onların gelmesiyle birlikte, saat 15.00'de TBMM'ye yürüyeceklerini duyurdular. Her zaman gençliğin yanında olan Grup Yorum, yine gençliği yalnız bırakmadı. Açıklamanın ardından dinleti veren Yorum'un söylediği türkülerle halaylar çektiler. Marşlarla coşkularına coşku kattılar. Onlar bu ülkenin vatansever gençleriydi. Sık sık attıkları sloganların birinde bunca direnişi neden yaptıklarını da özetliyorlardı: "Bağımsız, demokratik, sosyalist bir ülke istiyoruz!" Saat 14.00'de Erzurum'dan dönen Federasyon üyeleri, "Mahir, Hüseyin, Ulaş, Kurtuluşa kadar savaş!", " Yaşasın Dev-Genç, Yaşasın Dev-Gençliler!" sloganlarıyla parka girdiler, bekleyişini sürdürenler de sloganlara aynı kararlılıkla eşlik ettiler, kucaklaştılar. Saat 15.00'de yürüyüş kortejini oluşturdular. Talepleri haykıran sloganların yanında "Yaşasın Dev-Genç, yaşasın Dev-Gençliler!", "Öğrenciyiz haklıyız kazanacağız!", "Amerika defol bu vatan bizim!" sloganlarıyla yürüyüşe geçen gençliğin önünü, Amerika'nın bekçi köpekliğini yapanlar keserek yürüyüşü engelediler. Yürütmeyeceklerini söyleyen polislere gençlik: "Biz bu ülkenin vatansever gençliğiyiz. Taleplerimizi dile getirmek için Meclis'e yürüyeceğiz, randevularımız var. Bu bizim en demokratik hakkımız. Bunu engelleyemezsiniz. Gidin barikatı, ülkemizin her tarafını Amerikan üsleriyle dolduran işbirlikçilerin önüne koyun. Eğitimi paralı hale getirip yoksul halk çocuklarının eğitim hakkını engelleyen YÖK'ün önüne koyun. Hasta bir tutsağı ellerinden, kollarından yatağa kelepçeleyen zihniyetin karşısına koyun." diyerek, programlarını hayata geçireceklerini söyledi. Yürüyene kadar oturma eylemi yapacaklarını söyleyerek oturma eylemine başladılar. Oturma eylemi boyunca hepbir ağızdan, Dev-Genç marşı, Gündoğdu, Gençlik Marşı, Cesaret gibi marşlar söylenerek, sloganlar atılarak, kararlılıklarını sergilediler. Eylem sırasında devrimci tutsak Güler de unutulmadı. "Güler Zere onurumuzdur", "Devrimci tutsaklar onurumuzdur" sloganlarıyla sahiplendiler Güler'i. Park'ta oturma eylemi sürerken bir grup Dev-Gençli, Kızılay'da Güvenpark anıtının önünde onca ablukaya rağmen, pankart açıp ajitasyon çekiyordu. Gençlik Federasyonu imzalı "YÖK'e Tecrite, Amerikan İşbirlikçiliğine Hayır!" yazıyordu pankartta. Eylemi yapan 3 öğrenci gözaltına aılndı. Gençliğin talepleri haklıydı. Haksız olan onları yürütmeyip bekletenlerdi. Saat 17.30 civarında oturma eylemine bir son verilerek tekrar kortejler oluşturuldu. Kolkola kenetlenerek yürüyüşe geçen geçlik, haklarına sahip çıktı. "Amerika defol, bu vatan bizim!" sloganlarıyla barikata yüklendiler. 125 kişiydiler. Amerikan'ın bekçi köpekleriyle kıyaslandığında sayıları çok azdı belki, ama onlar Dev-Gençliydiler. Onlar bu ülkenin gerçek sahibi, onuruydular. Güç, onları korkutmaz, baskı yıldırmazdı. 40 yıldır korktuklarına, yıldıklarına, vazgeçtiklerine tarih tanık olmadı. Bu kararlılıkla barikatı zorladılar. Aşamadılar belki ama vazgeçmediler. Onlar olanca hınçlarıyla "Amerika defol!" diye haykırırken, Amerika'nın bekçileri coplarıyla, gazlarıyla, plastik mermileriyle azgınca saldırdı gençliğe. Gençlik, dev gibi yürekleriyle oradaydı. Cop darbeleriyle ve plastik mermi nedeniyle yaralananlar oldu, ama bekçi köpeklerinin karşısında diz çökmemenin haklı grurunu taşıyordu her biri. Gençliğe yönelik saldırı TBMM'deki milletvekillerine ve en başta da randevu veren Akın Birdal'a haber verildi. Gençliği sahiplenmek için parka gelmeleri istendi vekillerden. Bu arada görüşülen Akın Birdal'ın sekreteri "sizi 16.30'a kadar bekledi. Gelmeyince sinirlendi ve gitti." dedi. Polisin TBMM'ye gidişi engellemek için yaptığı oyunlardan biriydi bu da. Polis, saat 15.00 sıralarında Akın Birdal'a Gençlik Federasyonlular'ın mecliste olduğunu, kendisinin yanına da geleceklerini söylemişti. Yarım saat sonra da yeniden arayıp "geldiler, buradaydılar ama sizinle görüşmeden gittiler" demişti. Polis randevuyu kendisi iptal etmiş, Akın Birdal da bu oyun nedeniyle beklememiş ve gitmişti. Saldırı sonrası Ankara sokaklarına dağılan Gençlik Federasyonlular, saat 19.00'da bu kez Yüksel Caddesi'nde toplandılar ve yapılan saldırıyı protesto ettiler. Onlarca çevik kuvvet polisi ve sivil polisle ablukaya alınan Federayon üyelerinin basın açıklaması engellenmek istendi. "Baskılar, gözaltılar, bizi yıldıramaz!", "Kahrolsun faşizm yaşasın mücadelemiz!", "Öğrenciyiz haklıyız kazanacağız!" sloganlarıyla açıklama başlatıldı. Açıklama okunurken polis, müdahale ederek basın açıklamasını okutmamak istedi. Gençlik, basın açıklamasını okuyacağını, onların dağılın demesiyle dağılmayacaklarını, ancak kendi istedikleri zaman eylemlerini bitireceklerini söyleyerek kararlılıklarını ortaya koydular. Aynı zamanda, "bizim arkadaşlarımız YÖK'e hayır dedikleri için, polisin saldırısına uğrayıp gözaltına alındılar. Gözaltına alınanların serbest bırakılması gerekiyor. Burada da polisler açıklamamızı engellemek istediler. Biz baskılara rağmen susmayacağız..." şeklinde konuşmalar yapılarak polisin tavrı teşhir edildi. Polis bu teşhir karşısında geri adım atmak zorunda kaldı. Devam edilen açıklamada, haklılıklarını vurgulayarak yılmayacaklarını belirttiler. Atılan sloganların ardından eylem bitirilerek gençlik derneğine giden Federasyon üyeleri, oradan da geldikleri illere geri döndüler. Pankart açtıkları için gözaltına alınan 3 Dev-Gençli'nin akşam saatlerinde, Adli Tıp'a götürülerek, oradan serbest bırakıldıkları öğrenildi. Saat: 13'de okunan basın metni: BASINA VE KAMUOYUNA 6 Kasım 2009 Bizler bu ülkenin vatansever gençleri olarak; YÖK'e, TECRİTE ve ABD İŞBİRLİKÇİLİĞİNE karşı 3 gün Açlık Grevi yaptık. YÖK'e karşıyız. Çünkü YÖK; 6 Kasım 1981'de kurulan 12 Eylül faşist cuntasının üniversitelerdeki kurumlaşmış halidir. 12 Eylül zihniyetinde olduğu için örgütlenmeye karşıdır. Üniversitelerede siyasi faaliyet yürütülmesine baskıcı yöntemlerle engel olmaktadır. ÖGB. Mobese ve polisiyle üniversitelerimizi kışlaya çevirmiştir. Ezberci eğitimi üniverstelerde yaygınlaştırmıştır. Anti-bilimseldir. Bilimsel aaraştırmalar desteklenmemektedir. Araştırmaların yapıldığı laboratuarların sayısı oldukça azdır. Bu az sayıda laboratuarları da öğrenciler istedikleri zaman kullanamamaktadır. Eğitimi, halkın ihtiyacına göre değil, tekellerin çıkarlarına göre şekillendirir. Bireyci, ülke sorunlarına duyarsız, yoz bir gençlik yetiştirme amacındadır. Anti-demokratiktir. Öğrencilerin, rektörlerin, dekanların, anabilim dalı başkanlarının seçimde hiçbir söz hakkı yoktur. Soyguncudur. Harç parası, yemekhane ve yurt parası, kayıtta istenen belgelerle, "parası olan okusun" diye dayatmaktadır. Eğitimin paralılaştırılmasna hizmet eden bu uygulamalar en somut ifadesini vakıf üniversitelerinde bulmaktadır. Bu üniversitelerde holdinglere kalifiye eleman yetiştirilmektedir. TECRİTE karşıyız. Çünkü tecrit, işkencedir. Ölümdür. Son 9 yılda hapishanelerden 306 tabut çıkmıştır. Şu anda da Güler Zere ve onun gibi hasta tutsakların tabutunun çıkması istenmektedir. Hapishahelerde devrimcileri siyasi kimlikliklerinden soyundurmaya, dışarıda ise halkı sindirmeye ve teslim almaya yönelik politikadır. Bu politika çerçevesinde bedel ödenerek kazanılan 10 saatlik sohbet hakkı uygulanmamakta ve hasta tutsaklar serbest bırakılmamaktadır. Sömürücü, soyguncu, adaletsiz düzenin ayakta kalmasını sağlamak, halkın bu düzene tepksini engellemek için uygulamay koyduğu politikadır. ABD emperyalizmine ve onun yerli işbirlikçilerine karşıyız. Çünkü, Amerikan emperyalizmi ve işbirlikçileri, ülkemizdeki ve dünyadaki açlığın, sefaletin, zulmün sorumlusudur. Ülkemizdeki Amerikan üsleri Ortadoğu'daki halkların katledilmesine hizmet etmektedir. Irak işgaline katılan 142 bin Amerikan askerinin Adana İncirlik Üssü'nde konuşlandırılacak olması, Afganistan halkının katledimesine 800 Türk askerinin gönderilerek ortak edilecek olması bu hizmetin en somut örneğidir. TALEPLERİMİZ: YÖK KALDIRILSIN! Ve onun işlevini yerine getirecek olan başka bir kurum kurulmasın. Üniversiteler öğrencilerin demokratik katılımıyla şekillenen parasız, bilimsel, halkın ihtiyaçlarına yönelik eğitim verilsin. TECRİT KALDIRILSIN! Hapishanelerde 10 saatlik sohbet hakkı uygulansın. Hasta tutsaklar serbest bırakılsın İNCİRLİK ÜSSÜ KAPATILSIN. Bağımsız bir ülke istiyoruz. Bu taleplerimizin gerçekleşmesi için örgütlenmeye ve mücadele etmeye devam edeceğiz. YÖK'e HAYIR! TEÇRİT KALDIRILSIN, SOHBET HAKKI UYGULANSIN! BAĞIMSIZ, DEMOKRATİK, SOSYALİST BİR ÜLKE İSTİYORUZ! GENÇLİK FEDERASYONU
__________________ Kim Öğretiyor? PARTİ! Kim vuruyor? CEPHE! Kimin için? HALK İÇİN! |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiket |
| baskılara, rağmen, susmayacağız |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Belediye işçileri sürgün ve baskılara karşı eylemde... | Dev-Des | Emek Haberleri | 0 | 06-26-2009 00:30 |
| Kürt Halkına Yönelik Baskılara Son! | Rozerin | Siyaset | 0 | 11-29-2008 14:57 |
| Fransa polisinden Baskılara operasyon: 15 gözaltı | EWİNDARE | Dış Politika | 0 | 09-24-2008 22:40 |
| Gençlik Baskılara Boyun Eğemeyecek | umudun_adı | Halk Cephesi | 0 | 05-28-2007 19:14 |
| İzmir'deki Cumhuriyet mitingi, tüm baskılara rağmen CHP Genel Başkanı Deniz Baykal il | burjuva-haberci | Güncel Haberler | 0 | 05-13-2007 17:30 |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 21:26 .