Komunist Forum
Geri git   Komunist Forum > GERİ DÖNÜŞÜM KUTUSU > Forum Çöplüğü

Forum Çöplüğü Bozuk linkler ve gereksiz konuların bulunduğu bölüm

Konu Kapatılmıştır
 
LinkBack Konu Araçları Değerlendirme Stil
Alt 06-08-2008, 01:23   #1 (permalink)
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 85
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 0
hebaolma Seçkin bir yolda.
Standart Bunu mu savunuyoruz?

sabırla okursanızGizli tarih: İsrail-Kürt ilişkileri

İsrail İran ilişkileri her zaman şimdi olduğu gibi kötü değildi. Tersine, İran 1948'de İsrail'i ilk tanıyan ülkelerden biri oldu. 1958'de iki ülke savunma ve istihbarat konularında işbirliği anlaşması imzaladılar.
Aynı yıl, Şah'ın oluruyla İsrail ajanları, İran'daki üsleri kullanarak Kuzey Irak'taki Kürtleri silahlandırmaya ve eğitmeye başladı. Amaç, her ülkenin de ortak düşmanı olan Irak'ta istikrarı bozmaktı.
İsrail-Kürt işbirliği o kadar gelişti ki İsrail 1967'de Mısır, Ürdün ve Suriye'ye saldırdığında peşmergeler de Irak'ı meşgul etmek için bölgelerindeki Irak askerlerine saldırdılar. Benzer bir eşzamanlı operasyon 1973'te yapıldı.
Kürt lider Molla Mustafa Barzani 1967 ve 1973'te İsrail'i ziyaret edip Kürt-İsrail dostluğunu pekiştirdi.

İsrail Kürtleri
1973'ten sonra Amerikan Merkezi Haber Alma Örgütü CIA da bu işbirliğine katıldı. CIA ajanları, Kuzey Irak'ta, İran üzerinden peşmergelere gelen askeri malzemenin akışını koordine etmeye başladılar.
İran, 1975'te Irak ile barış anlaşması imzalayınca, Kürtlere yardımı kesti, bu da Irak'taki Kürt ayaklanmasının sonunu getirdi.
İsrail ise Kürtlerle yakın ilişkisini kesintisiz sürdürdü. 1991 Birinci Körfez Savaşı'nın ardından Kuzey Irak'ta varlığını pekiştirdi. İran ve Irak'taki Kürtleri kullanarak her iki ülkede de istihbarat toplamaya başladı.
İsrail'de yaşayan 50.000 civarında Irak doğumlu Kürt var. İsrail bunlar arasından seçtiği ajanlar aracılığıyla her iki ülkede, özellikle kitle imha silahları konusunda, istihbarat toplamaya başladı.
Bu arada Türkiye'de olanca hızıyla devam eden PKK terörü İsrail için işleri karıştıran bir etken oldu.

Öcalan, İsrail'in hediyesiydi
İsrail'in Türkiye ile 1958'de imzalanan işbirliği anlaşmasına kadar geri giden yakın ilişkileri var. İstihbarat paylaşımı bu anlaşmanın önemli parçalarından biridir. Örneğin İsrail Azerbaycan'daki istihbarat ağını Türkiye'nin yardımıyla kurdu.
İsrail Kürtler yüzünden Türkiye ile işbirliğini bozmak istemediği için Ankara ile bir uzlaşmaya varıldı. Türkiye, İsrail'in Kuzey Irak ve İran'da Kürtlere dayalı istihbarat faaliyetlerini görmezden gelecek, İsrail Türkiye'ye PKK ile ilgili istihbarat verecekti. Abdullah Öcalan Şubat 1999'da İsrail istihbaratının yardımıyla yakalandı.*
Sene 2007. İsrail'in İran'la ilişkileri mollaların iktidara gelmesiyle bozuldu. Ama hem Irak hem de İran Kürtleriyle ilişkisi eski sıcaklığında devam ediyor.
Soru şu: Kürtler er veya geç Kuzey Irak'ta bağımsızlık ilan ettiklerinde İsrail (ve her zaman onun önünde veya ardında duran Washington) Türkiye'nin mi Kürtlerin yanında mı olacak? Şu anda kimin yanında?
* Bu bilgilerin ve bu yazıdaki diğer bilgilerin tamamı Scot Ritter'in Target Iran (Hedef İran) adlı kitabındandır.

2.İngiliz yayın kuruluşu BBC'nin Newsnight programında, eski İsrail komandolarının gizlice Kuzey Irak'ta Kürtleri ''terörle mücadele operasyonları ve yeni bir havaalanını korumak için'' eğittiği ileri sürüldü.

Reuters ajansının haberine göre, BBC'nin programında konuşan adı açıklanmayan eğitimci olarak tanıtılan eski bir İsrail askeri, eski İsrail özel kuvvetler askerlerinin 2004'te Türkiye üzerinden ''iki grup Kürt askerini eğitmek için'' Irak'a geçtiğini söyledi.


Habere göre, eski İsrail askeri, İsrail askerlerinin Irak'taki Kürtleri Erbil kentindeki havaalanı için güvenlik gücü olarak görev yapmak üzere eğittiğini anlattı.


Eski İsrail askerinin, ayrıca tüfeğin nasıl kullanılacağı ve kalabalıkta militanların nasıl vurulacağının da dahil olduğu ''özel görevler'' için Kuzey Irak'ta 100'den fazla peşmergeyi eğittiklerini söylediği kaydedildi.


Habere göre, eski İsrail askeri, eğitilen Kürtler bilmese bile Kürt yetkililerinin eğitimi verenlerin İsrailliler olduğunu bildiğini düşündüğünü söyledi.


Kendi görevinin büyük bir havaalanı projesi için Kürt güvenlik görevlileri yetiştirmek ve askeri eğitim vermek olduğunu ifade eden İsrailli, ''nerede olduğunu, kendisinin kim olduğunu bilmesi ve her zaman kimliğinin açığa çıkma olasılığının bulunması nedeniyle günden güne gerginlik yaşadığını'' da anlattı.


Newsnight programında ayrıca, Interop olarak adlandırılan İsrail'in bir güvenlik şirketinin ve İsviçre olarak kayıtlı Kudo ve Colosium adındaki iki yan kuruluşun da Erbil havaalanındaki önde gelen sözleşmeli şirketlerden olduğunu söyledi.


Öte yandan, BBC'nin Newsniht programında açıklama yapan İsrail Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Mark Regev, İsrail'in hiçbir şirkete Irak'ta savunma görevi için izin vermediğini kaydetti.
Regev, şirketlerin, polisin ihraç yasalarını ihlal ettiklerini tespit etmesi durumunda kovuşturmaya uğrayacaklarını söyledi.


Kuzey Irak'taki bölgesel yönetim sözcülerinden Halid Salih de BBC'nin programındaki eski İsrail askerinin açıklamalarını yalanladı.


Irak gazetelerinde daha önce de İsrail askerlerinin Kuzey Irak'ta Kürtlere askeri eğitim verdiği yönünde çıkan haberler, bölgedeki yetkililer tarafından yalanlanmıştı.

Not: “Türkiye'deki olayları yakından izliyorum. Umarım ve dilerim ki, sizin
oradaki Kürt Hareketi, Yankee'nin (ABD'nin) petrol bekçisi olmaz.”

FIDEL KASTRO
(30bin km uzaktaki lider bile bunu anladı biz hala birbirimizi yiyoruz)

3.
İsrail’in Kürt Kartı
Eylül 1967- Eylül 1973 Trafiği

Milliyet’in Washington Muhabiri Turan Yavuz, ABD’nin Kürt Kartı adlı önemli kitabında, Kürtlerin, özellikle de Iraklı Kürtlerin yıllardır ABD tarafından nasıl kullanıldığını ayrıntılarıyla gözler önüne sermişti. Ancak hem Yavuz’un kitabında hem de daha bir çok kaynakta verilen bilgiler göstermektedir ki, bir de “İsrail’in Kürt Kartı”ndan söz etmek mümkündür.
İsrail, Araplarla süren uzun savaşı boyunca, Arap ülkelerini zayıflatma stratejisi gütmüş, bunun en kolay yolunun da bu ülkelerdeki etnik ve dini azınlıkları kışkırtmaktan geçtiğini düşünmüştü. İsrailli yazar Benajamin Beit Hallahmi, The Israieli Connection: Who Israel Arms and Why? (İsrail Bağlantısı: İsrail Kimi Neden Silahlandırıyor?) adlı kitabında Yahudi Devleti’nin bu strateji doğrultusunda 1950’li yılların sonunda Kuzey Irak’ta gelişen rejim muhalifi Kürt hareketine vermeye başladığı desteği şöyle anlatıyor:
“Irak’taki Kürt direnişçiler her zaman İsrail’in ilgi alanı içerisindeydi.... Mossad’ın Kürtlere desteği 1958’de başladı. İsrailli askeri danışmanları, cephaneyi ve silahları kapsayan daha geniş çaptaki yardım ise 1963’te başladı. Ağustos 1965’te İsrailli askeri uzmanlar tarafından Kürt subaylar için Kuzey ırak dağlarında eğitim kampları oluşturuldu. Haziran 1966’da Başbakan Levi Eshkol Kürt liderleriyle görüşmeler yaptı. 1967 Savaşı sırasında, Kürtler İsrail’in isteği üzerine Kuzey Irak’tan Bağdat yönetimine bir saldırı düzenlediler. Savaş sonrasında ise Kürtlere Mısır ve Suriye birliklerinden ele geçirilen Sovyet yapımı silahlarla yardım edildi. Her ay yaklaşık 500.000 dolarlık bir para yardımı da İsrail tarafından Kürt gerillalara ulaştırılıyordu. Kürt lideri Mustafa Barzani önce Eylül 1967’de sonra Eylül 1973’de İsrail’i ziyaret etti.”
Turan Yavuz da kitabında İsrail Kürt ilişkisinin uzun geçmişine değinir. Buna göre, İsrail başından beri Kürtlere bir “Kürt devleti” vaadetmiştir. Knesset (İsrail parlamentosu) üyesi Luba Eliav, 1966’da Kürt hareketinin lideri Molla Mustafa Barzani’yle yaptığı görüşmede, “İsrail’in Kürt devleti ile halkının kalkınması için askeri, ekonomik ve teknik yardım vermek istediği”ni söylemişti. İlerleyen yıllarda Kürt İsrail ilişkisinin kilit isimleri, birer Mossad ajanı olan David kimehe ve “Kürt Yahudisi” Yacov Nimrodi’ydi. Yine Turan Yavuz’un bildirdiğine göre, Amerikalı gazeteci Jack Anderson, Washington Post’un 18 Eylül 1972 tarihli sayısında yazdığı makalede şöyle diyordu:
“Her ay, kimliği belli olmayan bir İsrail yetkilisi Irak’a gizlice İran sınırından girerek Kürt lider Molla Mustafa Barzani’ye 50 bin ABD doları veriyor. Bu para, Kürtlerin İsrail aleyhtarı olan Irak hükümetine karşı faaliyetlerini devam ettirmelerini sağlıyor. Barzani’nin İsrail üst düzey yetkilileriyle olan ilişkisi oldukça düzenli bir şekilde sürmüştü. Kürt lider, Mossad lideri Zvi Zamir ile defalarca yüzyüze görüşmüş, Zamir yaptıkları yardım karşılığında Barzani’den Irak rejimine karşı daha etkili saldırılar beklediklerini hatırlatmıştı. Barzani, İsrail’in eski Başbakanı Menahem Begin ile de görüşmüştü.
Barzani-İsrail ilişkilerini ayrıntılarıyla anlatan bir başka kaynak ise, İngiliz The Guardian gazetesinin 1984 yılından bu yana Tel-Aviv muhabirliğini yapan Ian Black’in yazdığı İsrael’s Secret Wars: A History of Israel’s Intelligence Services (İsrail’in Gizli Savaşları: İsrail Gizli Servisleri’nin Tarihi) adlı kitap. Kitapta Mossad-Barzani ilişkileri, İsrail Dışişleri Bakanlığı ve Mossad yazışmalarına dayanılarak açıklanıyor. Uğur Mumcu da, öldürülmeden 17 gün önce gazetesindeki sütununda bu kitabı kaynak göstererek uzun bir “Mossad Barzani ilişkisi” yazısı yazmıştı.
Peki İsrail’in Kuzey Irak’taki Kürt ayaklanmasını desteklemekteki amacı neydi? Akla ilk gelen cevap, doğal olarak, İsrail’el savaş halindeki bir Arap devleti olan Irak’ın zayıflatılmasının hedeflendiği şeklindedir.
Oysa İsrail’in hedefi, yalnızca Irak rejimini zayıflatmak değildi. İsrailliler, Barzani’ye vaad ettikleri gibi Irak’ın kuzeyinde bir Kürt devleti kurulmasını hedefliyorlardı. İsrail’in bu hedefi, İsrail eski Dışişleri görevlisi Oded Yinon’un 1982’de yazdığı “İsrail İçin Strateji” başlıklı raporda açıca görülmektedir.

Kitabın İsrail’i konu edinen 8. bölümünde, Oded Yinon’un Dünya Siyonist Örgütü’nün yayın organı olan Kivunim dergisinde 1982 yılında yayınlanan raporda yazılanlar, İsrail’in “Nil’den Fırat’a” uzanan coğrafya üzerindeki yayılmacı hedeflerini ve bunun için kullanılması düşünülen yöntemi ortaya koyuyordu. Kullanılması düşünülen, daha doğrusu kullanılan yöntem, bölge ülkelerindeki etnik ve dini çatışmaları körüklemekti. Böylece bu ülkelerin bölünüp parçalanması ve İsrail işgaline hazırlanması öngörülüyordu. Yinon, Irak’ın geleceği hakkında ise şu kehanette bulunmuştur.

“Irak etnik ve mezhebi temeller üzerine bölünecektir; kuzeyde bir Kürt Devleti, ortada bir Sünni ve güneyde Şii devleti.” Evet bu plan uygulamaya konulmuş ve Irak fiilen üçe bölünmüştür.
İsrail, Kürt ayaklanmasını, yalnızca Bağdat rejimine karşı bir koz olarak kullanmayı düşünmüyordu. Bunun da ötesinde, İsrailllilerin aklında, tüm Ortadoğu’yu kapsayan hegemonya hesaplarına uygun olarak, bir Kürt devleti kurulması hedefi vardı. Hem de bu Kürt devletinin, Türkiye’nin bir bölümünü kapsaması hedefleniyordu. Öyle ki, 1983 yılında İsrail Dışişleri Bakanı Yitzshak Şamir Türkiye’nin Kuzey Irak’ta gerçekleştirdiği sınır ötesi harekat ile ilgili olarak görüşlerini soran Brüksel’deki gazetecilere verdiği cevapta: Türkiye’yi “Kürdistan’ı işgal altında tutan devletlerdin biri” olarak tanımlamış ve şöyle devam etmişti: “Ama bu işgalci devletler hiçbir şey dinlemedikleri için, Kürt halkının bağımsızlık mücadelesi bir türlü sonuca ulaşamamaktadır.
Kısacası Ortadoğu’da bir “Kürdistan” yaratmak, İsrail’in geleneksel hedefleri arasında yer alıyordu. Bu hedef, Oded Yinon’un “Irak’ın Kuzey’inde bir Kürt devleti” öngören satırlarının yazılışından yaklaşık 10 yıl sonra gerçekleşmeye başladı; Körfez Savaşı, İsrail’e, Kürt kartını daha iyi oynama fırsatı verecekti.
İsrail ve GAP (Gap’ı gapacaklar!..)
İsrail’in su vizyonunun yalnızca bir kanadını oluşturan Nil nehri, “Vaadedilmiş Topraklar”ın yalnızca güneybatı sınırını oluşturmaktadır. Bu haritanın kuzeydoğu sınırı, Türkiye’yi çok yakından ilgilendiren Fırat nehri tarafından çiziliyor. İsrail’in Fırat ile ilgisine baktığımızda ise, Nil’dekine benzer bir durumla karşılaşmak mümkün...
İsrail, Nil’in musluğunu kontrol etmek için Etiyopya ile ittifak kurdu ve Etiyopya’nın baraj inşa projelerine destek oldu. Benzer bir strateji, İsrail’in Fırat’ın musluğunu elinde bulunduran Türkiye’ye yakınlaşmasında ve özellikle de Türkiye’nın Fırat üzerindeki denetimini artıracak olan GAP projesine gösterdiği ilgi ortaya çıkmakta.
İsrail GAP ile uzun süredir ilgileniyor. Bu projenin bölge ülkelerinin baskıları nedeniyle Dünya Bankası tarafından finanse edilmeyişi, İsaril’in çeşitli finansman ve teknoloji aktarımı teklifleri ile Türkiye’nin önüne çıkmasını sağladı. İsrail GAP’a ilgisini bölgede arazi alımlarıyla gösterdi ve “tarımsal işbirliği” adı altında birçok İsrailli uzman bölgeyi ziyaret etti. Tarımsal işbirliğinin üzerinde ısrarla duran İsrailli uzmanlar Türk Tarım Bakanlığı’nda bir “İsrail masası” kurulması talebinde bile bulundular. İsrail’in bu teklifi, GAP’ın başarısı için İsrail’in elinde önemli bir bilgi birikimi olduğunu göne süren İshak Alaton tarafından da tekrar edildi.
İsrailliler GAP’la ilgili bütün gelişmelere açık olduklarını 1993 yılında Gaziantep Ticaret Odası’nı ziyaretlerinde de belirtmişlerdi. 20 kişilik İsrailli grup GAP’la ilgili bu ziyaretlerinden çok olumlu sonuçlar aldıklarını da söylemişlerdi. İsrail daha sonra kendi Tarım Bakanlığı’nda GAP’ın ön fizibilite çalışmaları için 300 bin dolar tahsis ettiğini bildirdi. Ayrıca Türkiye’deki devlet çiftliklerinin özelleştirilmesi çalışmalarında, İsrail Tarım Bakanlığı yine işbirliği önerdi. Milliyet’in 13 Haziran 1995 tarihli GAP’a Uluslar arası İlgi Artıyor” başlıklı haberinde İsrail’in GAP’a yaptığı yatırımları konu edilmişti. Habere göre NAAN (İsrail Sulama Sistemleri) ve NETAFIM (İsrail Sulama Firması) adlı İsrail şirketleri GAP’a kredi sağlama yarışına girdiler. İsrail’in dünyaca ünlü ziraat firmaları olan Cargill, Continental Grain, Philip Brothers, Mark Rich’in temsilcileri de GAP bölgesinde incemelerde bulundular. Ocak 1996’da GAP İdaresi Başkanı Olcay Ünver’in İsrailli yetkililerle GAP projesinin birlikte hızlandırılması konusunda yaptığı toplantıda İsrail’in GAP’tan beklentileri açıkca gözlemlendi.. İsrail’in projeye ortak olabilme çabaları, Türkiye-İsrail ikili görüşmelerinin hemen önemli bir gündem maddesini oluşturuyor.
İsrail’in eski Ankara Büyükelçisi David Granit de İsrail’in tarımsal işbirliğine hazır olduğunu belirtiyor, İsrail’in sulama ve deniz suyunu kullanılır hale getirme teknolojisindeki üstünlüğü sayesinde “GAP gibi bilinçli bir bölgesel planlamayı öngören, yöre halkına refah getirecek bir projeye tam destek veriyoruz.”
İsrail’in bir sonraki Büyükelçisi Zvi Elpeleg de GAP hayranlarındandı. “İsrail’in suya ihtiyacı olduğunu, Türkiye’nin ise su açısından şanslı bir ülke olduğunu” belirten Elpeleg “gelişmiş bir sulama sisteminin kurulması ve bunun tarımda kullanılması durumunda GAP bölgesinin Kaliforniya olacağını” da öne sürmüştür.
Türkiye ziyareti sırasında GAP projesini yerinde gören İsrail Cumhurbaşkanı Ezer Weizmann’ın da projeye İsrail’in katılımını önermişti. Basındaki haberlere göre, “Fırat Nehri üzerine 21 adet baraj yapımını öngören bu entegre Tarım Sanayi projesi, Weizmann’ı çok etkilemişti.
Öte yandan, “Mossad hesabına çalışan işadamı” olarak tanınan Shaul Eisenberg de GAP’ta yatırım yapmaya hazırlanıyordu.
Eisenberg’in varlığı ile gündeme gelen “Mossad bağlantısı, İsrail’in “tarımsal işbirliği” kavramı ile daha da güçleniyordu. Çünkü “tarımsal işbirliği” görüntüsü, Mossad’ın üçüncü ülkelerle kurduğu bağlantıların kamuflajı olmuştu her zaman. Eski Mossad ajanı Victor Ostrovsky, “Mossad, diğer bütün Afrika ülkelerinde olduğu gibi Güney Afrika’ya da askeri danışmanlar, Tarım uzmanları ya da diplomat görüntüsü altında ajanlarını yerleştirdi” diye yazarken buna dikkat çekiyordu.
Güneydoğu İsrailli Turist (!) Kaynıyor...

Bu durumda, İsrail’in Türkiye’ye önerdiği “tarımsal işbirliği” teklifi hakkında da ihtiyatlı olmak gerekiyordu. Bu işbirliği çerçevesinde gönderilecek “Tarım uzmanlarının gerçek misyonları çok daha farklı olabilirdi çünkü. İsrailliler, Latin Amerika’daki terörist grupları ya da uyuşturucu baronlarını desteklerden de “tarımsal işbirliği” yaptıklarını söylemişlerdi. Aynısının Güneydoğu’da da yaşanması muhtemeldi. Nitekim Milli Güvenlik Kurulu’nun Güneydoğu’daki gizli ajan trafiğinin yoğunlaştığına dikkat çekmesi ve Güneydoğu’yu çok sayıda İsrailli “turist”in ziyaret etmesi, ister istemez mide bulandırıyordu.

Peki GAP’ın nesi İsraillileri bu kadar cezbediyordu? Ekonomik çıkarların dışında, GAP’a gösterilen bu İsrail ve Mossad ilgisinin ne gibi bir stratejik anlamı olabilirdi?
Bu stratejik anlamı görmek, özellikle Nil’deki durum hatırlandığında, zor değil. İsrail, nasıl Etiyopya’yı Nil sularını kontrol etmek için bir “kilit” olarak gördüyse, Fırat sularını kontrol etmek için de Türkiye’ye ve GAP projesine yanaşmakta. İsrail, Fırat’ın aşağısındaki ülkelerle, yani önce Suriye sonra da Irak’la muhtemel bir çatışmaya girdiğinde, Türkiye’yi kendi safına çekerek bu ülkelere giden suyun musluğunu kısmayı planlamakta.
İsrail’in su konusundaki gerginliği artırıcı yönde izlediği politikalar da bu amaca matuftur. Yahudi Devleti, hem su konusunda hem de siyasi konularda bölgedeki en “revizyonist” devlet olarak, Türkiye’nin komşularıyla arasındaki su krizinin mümkün olduğunca büyümesini ve böylece bir “su kartı”nın daima gündemde olmasını istemektedir.
Eğer Suriye ile İsrail bir anlaşmaya varırlarsa, bu kez İsrail Türkiye’yi Suriye’ye daha fazla su vermeye zorlayacaktır. Çünkü muhtemel birSuriye-İsrail barışı, Suriye’nin Golan sularını İsrail’e bırakması, buna karşılık Türkiye’nin Suriye’ye daha fazla su akıtması formülüne dayanmaktadır. Bu arada Türkiye’nin aşağı ülkelerle suyu paylaşmasını”öngören “Uluslar arası sular” tezinin en çok İsrail tarafından desteklendiğini de unutmamak gerekir. Simon Peres, “Jean Jacgues Rousseaau gibi, suyun bir insana ya da ülkeye değil, tüm insanlığa ait olduğunu söyleyebiliriz. Ortadoğu’daki su bölgeye ve çevre alanlarına aittir” derken bunu en açık biçimde ifade etmiştir.
Bu tablonun ortaya koyduğu sonuç, İsrail’in Fırat üzerindeki su politiğinin Türkiye açısından son derece büyük riskleri içinde barındırdığıdır. Türkiye, İsrail’in GAP’a gösterdiği aşırı ilgiyi bu nedenle ihtiyatla karşılamalıdır. Hele bu GAP ilgisinin bir de Kürt boyutu içermesi, İsrail’in muhtemel bir Kürt Devleti’nin yegane stratejik destekçisi olduğu düşünüldüğünde, ciddi alarm sinyalleri içermektedir.
Bu Kürt boyutunun ilginç bir göstergesi ise, İsrail kaynaklı bir projedir: “Kürt Kibbutzlari”.
Güneydogu`ya İsrail Modeli:
Kürt Kibbutzları!...

Kibbutzlar, Siyonist hareketin Filistin`e getirdiği en ilginç ve önemli uygulamalardan biriydi. Kısaca "kollektif tarım çiftlikleri" olarak özetlenebilecek olan kibbutzlar, gerek Israil`in kurulmasından önce, gerekse daha sonra önemli roller ifa ettiler. Sosyalist bir üretim modelinin sinirli bir alanda uygulaması olan bu çiftlikler, Israil`e özgü bir model olarak bilindiler her zaman.
Ateş adlı haftalık derginin 10 Eylül 1994 tarihli sayısında yayınlanan bir haber, bu nedenle oldukça ilginçti. "Güneydogu`ya Israil Modeli: Kürt Kibbutzları Kuruluyor" baslığıyla verilen haberde, sunlar yazılıydı:

İsrail-Türkiye yakınlasmasına bir türlü anlam veremeyen medya, Israil`den olsa olsa terör uzmanlığı konusunda yardim alınır düşüncesiyle "Mossad-MiT işbirliği", "Apo`yu Mossad halledecek" gibi manşetler attılar... (Oysa) diplomatlara göre, Türkiye-İsrail yakınlasmasının altında terör işbirliği aramak son derece yanlıştı. İsrail... hiçbir ülkeye anti-terör sırlarını vermekten yana değildi. Onların yeni Ortadoğu düzeninde Türkiye`ye siyasi danışmanlık yapmaktan başka bir niyetleri yoktu... Uzmanlar kolları sıvadılar ve bölgeyi bir kez de ekonomik bakışla taradılar. Urfa ile Diyarbakır pilot bölge seçildi. Projeden çok hoşlanan ABD ise "insan hakları, hık mık" demeden Urfa Havaalanı kredisini verdi... İsrail`de yasayan ve 1992`den bu yana bölgede düzenlenen her "turistik gezi"ye katılmış olan İsrailli Kürt Yahudilerden sağlanacak kredi, Türkiye Zirai Donatım Kurumu ve Ziraat Bankası tarafından organize edilecekti... Kürtlere düşkünlüğü ile nam salan Bayan Mitterand`in da pek soğuk bakmayacağı sanılıyordu.

... Kibbutz projesinin İsrailli Kürt işadamları tarafından finanse edilmesi ise, plana göre Kürtlerin bu uygulamaya daha sıcak bakmalarını sağlayacak. İsrail Devleti`nin kurulmasından sonra Güneydoğu`dan göçüp İsrail`e yerleşen Kürt Yahudileri, finanse etmenin yanı sıra, kibbutzlardan sağlanan ürünleri pazarlama hakkını da elde etmis olacaklar. Kısacası İsrail, Güneydoğu üzerinden dünyaya açılmayı hedefliyor.
Görüldüğü gibi Ates`in haberindeki bilgiler son derece ilginçti. Güneydoğu`daki İ0srail modelini finanse edecek olanlar, İsrailli Kürt Yahudileriydi. Ve bu Yahudiler, son yıllarda bölgeye düzenlenen sözde "turistik" gezilerin müdavimiydiler. (Oysa bu "turistik" gezilerin gerçekte istihbarat servisi elemanları tarafından yapıldığı ve bu yolla da Güneydoğu`da "ajanların cirit attığı" biliniyor. Ünlü CIA ajanı Paul Henze de bu tür "turistik" (!) gezilerle Güneydoğu`da uzun süre dolaşmıştı).
Ates`in haberinde bir de Aytunç Altındal`in konu ile ilgili yorumları verilmişti. Altındal, "benim endişem şurada, oradaki İslami gelişmeyi engellemek için böyle bir projeye girmek uygun mu, değil mi?" dedikten sonra da, "ortada geçmisten gelen bir Kürtçülük anlayışı vardır ki, bu daha büyük bir tehlikedir. Zaten bana göre Amerika`nın kibbutz dayatması biraz da bunu körüklemek için planlanmıstır" diye eklemişti.
Ates dergisinin haberi biraz "sakıncalı" bulunmuş olacak ki, dergi bir daha çıkmadı. "Kürt Kibbutzları" ile ilgili haberin çıktığı sayı, derginin ilk ve son sayısı oldu. Bu arada sözkonusu haberden kısa bir süre sonra bir ilginç gerçek daha ortaya çıktı: Türkiye`den İsrail`e göç etmis olan Yahudi ailelerden bir kismi Türkiye`ye geri dönerek Urfa bölgesine yerleşmişlerdi. Oysa normalde İsrail`den Türkiye`ye geri dönen bu Yahudiler`in eski yerleri olan İstanbul`a yerleşmeleri beklenirdi. Urfa gibi İstanbul`un yanında pek de cazip olmayan bir bölgeyi seçmeleri ise Ferruh Sezgin`in de dikkat çektiği gibi ancak İsrail Devleti`nin onlara bu direktifi vermiş olması ile açıklanabilirdi.
Tüm bunlar İsrail`in Türkiye`nin Güneydoğu`suna karşı oldukça mide bulandırıcı bir ilgi taşidiğinın göstergeleriydi. Ağustos 1995`te atanan İsrail`in yeni Ankara Büyükelçisi Zvi Elpeleg`in basına söylediği "Türkiye`de su da bol, toprak da, ancak bizde her ikisi de yok" seklindeki sözler, Yahudi Devleti`nin gerçek niyetinin bir ifadesiydi: İsrail`in Türkiye`nin hem suyu hem de toprağı üzerinde planları vardı.
Muharref Tevrat’a göre Yahudiler için
“Vaadedilmiş Topraklar sınırı” şöyle:

Tekvin Bab: 17 Ayet 8 S.:14:
Ve senin gurbet diyarını, bütün Kenan diyarını, sana ve senden büyük zürriyetine ebedi mülk olarak vereceğim. Bütün bu memleketleri sana ve zürriyetine vereceğim ve senin zürriyetini göklerin yıldızları gibi çoğaltacağım.
Tekvin Bab: 28 Ayet:13-14 S.27.
Üzerinde yatmakta olduğun diyarı sana ve senin zürriyetine vereceğim; 14 ve senin zürriyetin yerin tozu gibi olacak, ve garba ve şarka ve şimale ve cenuba yayılacaksın; ve yerin bütün kabileleri sende ve zürriyetinde mubarek kılınacaktır.

4.
1948 yılında kurulan İsrail, Yahudileri Kudüs'e toplama politikası yürüttü. Kuzey Irak'ta bulunan Kürt Yahudileri de İsrail'e taşıdı. Bugün, Kürt sorunu Ortadoğu'da öne çıkartılıyorsa; bunda, İsrail üzerinde oluşan baskının Kürtler üzerine yöneltilip hafifletilmesi isteği etkilidir. Kuzey Irak Kürtleri ise İsrail'e yaslanarak devlete dönüşme peşindeler.


7 Ocak 1993 tarihinde Uğur Mumcu'nun Cumhuriyet Gazetesi'ndeki köşesinde "Ortadoğu'nun karanlık bir kuyu olduğu her gün biraz daha anlaşılıyor. MOSSAD, İsrail'in gizli istihbarat örgütüdür. MOSSAD'ın Barzani ile ilişkileri Londra ve Sydney'de yayınlanan 'Israel's Secret Wars-A History of Israel's Intelligence Services' adlı kitapta sergileniyor." diye yazıyordu.

ABD'nin ünlü haftalık dergilerinden The New Yorker'ın ünlü muhabiri Seymour M. Hersh de 28 Haziran 2004 tarihli sayıda ortalığı karıştıracak şu iddiayı ileri sürüyordu: 'İsrail Kuzey Irak'ta Kürt Komandoları Eğitiyor'

Türkiye'nin karşısına dikilen ve PKK'yı da kollayan peşmergelerin içinde başka bir grup daha bulunuyor. Bunlar, Kürt Yahudiler... Günümüzde CIA ve MOSSAD'ın Kuzey Irak'ta yürüttükleri operasyonun bir ayağı da işte bu Kürt Yahudilere dayandırılıyor.

Bugün İsrail'deki bazı genetik kuruluşları yaptıkları araştırmalarda Kürtlerle Yahudilerin atalarının ortak genden geldiğini söyleyecek derecede ileri gitmiş bulunuyorlar. Bu ortaklık iddiası, Kürtlerin bir kısmının Yahudi olduğu tezini kuvvetlendirmek için kullanılıyor.

Kuzey Irak'taki Kürtler de kendilerine destek güç bulmak amacıyla Yahudilerin bu tezine dört elle sarılıyorlar. İsmet Siverekli, 'Kürt-İsrail İlişkileri Kürdistanlı Yahudiler' isimli kitabında, Yahudilerin Kürtleri çağdaş Nebukadnezar'ın (yani Saddam Hüseyin'in) yönettiği Babil'de yalnız bırakmamalarını istiyor. İsrail'de Kürtlerin bu duygusunu besleyen yayınlar yapılıyor. Örneğin: Jarusalem Post Gazetesi, "Yahudi Kürtler, kendilerini Müslüman Kürtlerden çok diğer Yahudilere yakın hissediyorlar!" diye yazıyor.


150-200 BİN KÜRT YAHUDİ

İsmet Siverekli, her ne kadar Kürt-Yahudi ilişkisinin ABD'nin Irak'ı işgaliyle başladığını yazsa da süreç bu tarihten çok önce başlatılmıştır ve İkinci Dünya Savaşı öncesine kadar uzanmaktadır. Çünkü Yahudiler, Kudüs merkezli bir devlet kurma planını hayata geçirmek için çevredeki Yahudilere çoktan çengel atmışlardır ve 1948 yılında İsrail devleti kurulunca da Kuzey Irak bölgesinde bulunan ve kendilerine sığınak arayan Kürt Yahudiler büyük kitleler halinde Kudüs'e göç etmişlerdir.

İsrail'de Kürt Yahudileri Ulusal Örgütü (The National Organizationof Kurdish Jews in Israel) adlı bir kuruluş bulunuyor. Bu örgütün başkanlarından Habib Şimoni 1973 yılında yaptığı bir açıklamada İsrail'de 90 bin Kürt Yahudi olduğunu açıklamıştı. Bu nüfusun hızla artarak 1988'de 150 bine çıktığı belirtilmektedir. Bazılarına göre günümüzde İsrail'de 200 bin Yahudi Kürt bulunmaktadır.

ABD, 1996 yılında Kuzey Irak'taki 2000 kadar Kürt Yahudi'yi Guam Adası'na götürmüştür. Peşmerge diye gösterilen bu aileleri orada eğittikten sonra yeniden Kuzey Irak'a getirmiştir. İsrail-Kuzey Irak bağlantısı bu bağlamda kurulmuştur.


ARZ-I MEV'UD (Vaat Edilmiş Topraklar)

İsrail, bugün Kuzey Irak'ta bir Kürt devletinin oluşması için çabalamaktadır. Bunun sebebi de Arapların İsrail üzerine yönelik baskısını parçalamaktır. Zaten, Yahudiler Araplarla savaşırken Kürtleri cephe gerisindeki bir müttefik gibi kullanmışlardır.

Bugün de aynı süreç ABD'nin desteğiyle yürütülmektedir. Öbür yandan İsrail'in egemeni olan Yahudiler için Nil Nehri ile Fırat Nehri arasındaki topraklar Yahudilere Allah tarafından verilmiş yerlerdir. Bu hüküm, Yahudilerin kutsal kitabı Tevrat'ta (Tekvin 16/12) yer almaktadır. Bugünkü Yahudi nüfusun yarısını oluşturan aşırı Yahudiler; buna inanmakta ve bunu hayata geçirmek için yaşamaktadır. İsrail bayrağında da bu iki ırmak iki çizgi halinde yer almaktadır. İki çizgi arasındaki Davut Yıldızı da bu topraklarda Yahudi egemenliğini simgeler. Ayrıca İsrail Parlamentosu Kinesset'in girişinde 'İsrail?in sınırları Nil'den Fırat'a kadardır' yazısı bulunmaktadır.


İsrail halkı böyle düşündüğü için İsrail siyaseti de bu hedefleri hayata geçirmek üzere şekillenmiştir. İşte Kürtler, bu amaç için kullanılan elemanlardan birisidir.

İsrail'de büyük projelere imza atan Türk şirketi Yılmazlar Canstruction Group'un davetlisi olarak gittiğim bu ülkede, Kürt Yahudileri de tanımak istedim. Bugün sözünü ettiğimiz bu Kürt Yahudiler, büyük ölçüde Batı Kudüs'teki Kastel Mahallesi'nde yaşamaktalar. Kudüs'ün biraz dışında kalan bu mahalledeki nüfusun en az 50 bin olduğu söyleniyor.

Yine Batı Kudüs'teki Katamon Mahallesi'nde de Kürt Yahudiler yaşıyor. Katamon bölgesinde yaşayan Kürtler, Kastel bölgesindekilere göre daha yoksul durumdalar. Rehberliğimizi yapan Türkiyeli Yahudi Ruti Bahar İsrail'in kuzeyinde Lübnan sınırı boylarında da Yahudi Kürtlerin yaşadığını belirtti. Bugün İsrail'in diğer kentlerine de Yahudi Kürtler dağılmış bulunuyorlar.

Kastel, 1950'lerde oluşmaya başlamış. Tepeler üzerine kurulmuş olan Kudüs'te, manzarası açık bir bölge. Burada taş kaplama evlerde yaşayan Kürtlerin içinde oldukça zenginleşen insanlar da var. İsrail'in devlet kademelerine girmiş Yahudi Kürtler de bulunuyor. Fakat genelde orta halli ve fakir sayılacak bir hayat tarzı göze çarpıyor. Evlerin içi, dışına göre çok daha yoksulluk manzarası sunuyor.

Yollar ise düzgünce ve asfaltla kaplanmış. İsrail hükümeti, Arapların yaşadığı yerlere göre bu bölgeye biraz daha fazla önem veriyor gibi...


KÜRT YAHUDİSİ ASAF'IN EVİNDE

Kastel'deki Kürt Yahudilerin evlerini de yakından görmek istedik. Bunun için Asaf Asko'nun evine misafir olduk. Asaf 15 yıl kadar önce Kuzey Irak'tan gelmiş bir ailenin oğlu. 24 yaşında. Duhok'tan göç etmişler. Anneannesi Yahudi olduğundan bu aile Yahudi kabul edilmiş.

Günümüz Yahudilerine göre, çocuğun asıl kimliğini anasının kimliği belirliyor. Yani, bir kişinin Yahudi olabilmesi için Yahudi anadan doğmuş olması şart. Bu yüzden de Yahudi Kürtler kendilerini ana tarafından Yahudi gösteriyorlar. Asaf, kendisini anneannesi üzerinden Yahudiliğe bağlamış.

Onun bulunduğu ev, dışarıdan düzgün görünse de içeriden bir gecekondu gibiydi. Salonunda eski üç koltuk ve eski bir televizyon... Asaf, bir otelde aşçı yamağı olarak çalışıyor ve 1500 dolar gibi bir para alıyor.

İsrail'e getirilen Kürt Yahudilerin bir bölümü de ovalara yerleştirilmişler ve tarımla uğraşıyorlarmış. İsrail'in kuzeyinde Ürdün sınırı boylarında da Kürt Yahudilerin yaşadığını gezi rehberimiz Bayan Ruti Bahar açıkladı.

Asaf, Yahudilik sınavını atlattığından Yahudi bir kızla evlenebilmişti. Yahudiler, kızlarını Yahudi olmayana vermiyorlar. Bu uygulama, onların kendilerini binlerce yıl korumalarında etkili olmuş.


YARI YAHUDİ YARI MÜSLÜMAN

Asaf'ın anası ve babası Saddam Hüseyin devrildikten sonra Kuzey Irak'a geri dönmüşler. Fakat umduklarını bulamamışlar. İsrail'e dönmeyi veya Avrupa'ya gitmeyi düşünüyorlarmış.

Asaf, Yahudiliği kabul etmesine karşın, çekingendi. Kendisine sordum:

"Kendini Yahudi mi, Müslüman mı kabul ediyorsun?"

Cevabı ilginçti: "Yarı Yahudi yarı Müslüman..."

Burada Kürt Yahudi olarak yerleşmiş bulunanların arasında kendisini Müslüman kabul eden önemli bir nüfus da bulunuyor. Bu durum bile, İsrail'in Kudüs'e sadece Yahudileri taşımadığını gösteriyor.

Kürt Yahudi veya Yahudi Kürt gösterilen bu insanlarla konuşunca şunu anlıyorsunuz: İsrail devleti, bu insanları Kuzey Irak'tan koparabilmek için onlara refah vaadinde bulunmuş. İş ve para, rahat yaşam; pek çok Kürt ailesinin kendisini Yahudi gibi göstermesine yol açmış. Nüfusa şiddetle ihtiyaç duyan İsrail devleti de bu yalanları seve seve doğru kabul etmiş. Gelenler hamallık, duvarcılık, taş işçiliği, çiftçilik gibi alanlarda ekmek parası kazanmışlar. Lokantacılık da revaçta... Bazıları zenginleşip otel sahibi bile olmuş.

İsrail'e gelen Kürt Yahudiler, artık Kürtlüklerini bırakıp Yahudiliği benimsemişler. Ancak böylece vatandaş olma hakkını kazanmışlar.

Gezi boyunca otobüsümüzü kullanan Annon da böyle bir aileden geliyordu. İkinci kuşaktan olan Annon, Kürtçe'yi bile unutmuştu. Sadece, evde çiğköfte yaptıklarını belirtiyordu. Yani, Kürtlerle ilişkisi birkaç yemekten ibaretti. Annon artık kendisini Yahudi görüyordu. İsrail, Yahudi olmayan Araplara vatandaşlık hakkını vermiyor. Kudüs?te bulunan Arapların çoğu seçilme ve seçme hakkından mahrum. Bu şartlarda Kürt Yahudiler, Yahudi Kürtlere dönüşüyorlar. Vatandaş olmanın temel şartı, Yahudi kimliğini benimsemekten geçiyor. Kürtler gönüllü asimilasyonu kabul etmişler gibi. Fakat bu asimilasyonu hafifletmek için her yıl Kürt geleneklerini yaşatan Saharani Festivali adı verilen bir bayram da yapıyorlar. Yahudileşip Kürtlüklerinden uzaklaşmak konusunda sorun çıkarmamalarına karşın bunların bulundukları mahalleler Afrika'dan getirilen; örneğin Etiyopya?dan getirilen siyah derili Yahudilerin bulunduğu mahalleden çok daha geride... İsrail devleti, Yahudiliği kabul eden ne kadar topluluk varsa bunları çekip nüfusunu artırmak derdinde. Zencilerden de Yahudi yaratma politikası bunun ürünü. Bu zencilere Falaşa diyorlar.

Yahudiler; şu gruplara ayrılmışlar:

Aşkenaz: Avrupa'dan, özellikle Doğu Avrupa'dan gelenler.

Sefarad: İspanya'dan gelenler.

Mızraki: Ortadoğu ülkelerinden gelenler.

Falaşa: Habeş Yahudileri.

Kürt Yahudiler ise Mızraki Yahudi grubundan sayılıyorlar.




MORDEHAY'IN SONU

İsrail'e götürülen bu Kürtler içinde en tanınmış isim ise Yitzak Mordehay'dır. General Yitzak Mordehay, parlak geçmişi olan bir asker olduğu için Netanyahu döneminde 1996-1999 yılları arasında İsrail Savunma Bakanlığı görevinde bulunmuştur. Mordehay'ın Sefarad Yahudileri arasında ününün hızla artması yüzünden Başbakan Netanyahu onu görevden almıştı. Emekli General Mordehay bir seks skandalına bulaştırılarak siyasetten uzaklaştırıldı. Onun, Kürt kökenli olması bu operasyonun temel sebebi kabul ediliyor.

Kim ne derse desin; İsrail'de bulunan Kürt Yahudiler, ikinci sınıf Yahudi durumundalar.


Rıza Zelyut / 09.03.2008 / AKŞAM GZT.




hebaolma isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alt 06-08-2008, 01:31   #2 (permalink)
 
Qerejdax - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 54
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 2
Qerejdax Seçkin bir yolda.
Standart

büyük komunist, aksam gazetesinden bize harika bir yazı sunmus...

ama ben bir maşa oldugum için bu yazının tamamını okumaya kafam basmıyor,okuyamadım hepsini kusura bakmayın efendim...



__________________
KomünistForum a Hoş Geldiniz. Lütfen İmza Boyutunuz 4 Puntoyu Geçmesin....
Qerejdax isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alt 06-08-2008, 01:35   #3 (permalink)
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 85
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 0
hebaolma Seçkin bir yolda.
Standart

kimse senin şahsına hakaret etmedi konuyu saptırıp demogoji yapma önce baştan sona oku sonra akşam gazatesi bu yanlısı diye suclama yaparsın



hebaolma isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alt 06-08-2008, 03:18   #4 (permalink)
 
Daglar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: May 2008
Bulunduğu yer: DERSİM- TOKAT- ERZİNCAN...
Mesajlar: 1.230
Thanks: 0
Thanked 2 Times in 2 Posts
Tecrübe Puanı: 3
Daglar Seçkin bir yolda.
Standart

Selamlar ;
Savunulan ideolojinin deklarasyonlarını okumaya davet diyorum seni ve bizler burjuva medyasının haberlerine bakmıyoruz. Önce oku sonra konuş diyerekten zaman çalma arkadaşım sen Che yi avatar yap ama sadece avatar kalsın sende !!



__________________
Stalin savunulmadan komünist olunmaz.
Ali Haydar Yıldız ÖLÜMSÜZDÜR.
24 Ocak,TİKKO SENİ UNUTMAYACAK!!!

DEVRİMİN ÖZÜ , İBO ..
DEVRİMİN ÖRGÜTÜ - TİKKO !
Önderimiz İbrahim ! İbrahim Kaypakkaya!
Yaşasın Başkan Mao ve Maoizm ideolojimiz.






Daglar isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alt 06-08-2008, 17:17   #5 (permalink)
 
Üyelik tarihi: May 2008
Mesajlar: 85
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 0
hebaolma Seçkin bir yolda.
Standart

Alıntı:
Daglar´isimli üyeden Alıntı [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]
Selamlar ;
Savunulan ideolojinin deklarasyonlarını okumaya davet diyorum seni ve bizler burjuva medyasının haberlerine bakmıyoruz. Önce oku sonra konuş diyerekten zaman çalma arkadaşım sen Che yi avatar yap ama sadece avatar kalsın sende !!
orda dikkatli okudunsa 4 şık var en son şık burjuva basından 2. diğer aynı başlıklı2 de uğur mumcu ve cumhuriyet gazatesi var o zaman diiğer 3 şık ve uğur mumcu cumhurriyet de burjuva yani doğrular konuşuldumu burjuva kemalist yada sol faşistiz ama istediğin gibi konuşrsan en hakiki devrimciyiz
ve ayrıca olaylara geniş acıdan bakın tek acıdan değil.
eğer bu ülkede uğur mumcu ve cumhuriyet gazatesine burja diyorsa birileri
ben bişe demiyorum artı benim resmime camur atmışsın roda yazıyı dikkatle okusaydın fidel castronun bir cümlesinide dikkatle okur olurdun fidel de burjuva o zaman ben kürt düşmanı değilim ben ırk ayrımcısı değilim internetten araştırdığım ve mumkun olduğunca tarafsız ve hatta alıntının link de ekleyerek buraya paylışıma acıyorum ama nedense olayları at gözlüğü ile bakmak hep ben haklıyım demek ben devrimciyim ben kürtdüm ama sen kürt değil ayda kürt olayına farklı eşit mesafe yada oyunları acıklamak istersen faşist yada kemalist yada hain ne güzel devam edin
ben dafalarca yazdım tekrar yazim (hiç kimse bu dünyaya gelirken dilini dini ırkını milliyetini seçme lüksüne sahip değildir) ama teşekkür ederim içinizden küfür dışardan faşist kemalistci yok ulusal solcu gibi her lafa mağruz kalınıyor eğer diğer kişiler sizin gibi düşünmüyorsa
bende size şunu soruyorum o zaman bir ayna tutun kendinize ve bakın sizinde mhp den ne farkınız var onlarda karşı düşünceye saygı duymaz yok eder
bir kaç arkadaş hep bizim dediğimiz olsun biz haklıyız hattayazılarını takip ediyorum ve okuyorum ve bunu burda demekden hoşlanmıyorum ama karşı cıkıtğınız nefret ettiğini ırkcı faşist ideoloji den ne farkı var sizlerde karşı tarafı dinlemeyi öğrenin nasılki doğuda güneydoğuda (kürt) halkı bir haksılığa gelirse hep beraberiz o zaman bazı gercekleride araştırıcaz bu dünya türk ve kürt den oluşmuyor 170 180 ülke bir o kadar belkid aha fazla ırka sahip insan var hep tek sadece bir biz eziliyoruz derse birileri kusura bakmayın ister beni banlayın ister siteden atın o sizhniyete ben faşist nazi zihniyeti derim.
artı bilmeden herhangi bir dostun kalbini kırdımsa özür dilemesinibilir ve dilerim
ama sizde her fikre her düşünceye saygı ve gelen tezleri demogoji ile yada camur atarak değil karşı tez ile cürütün .çok basit değilmi sen faşistsin sen türkcüsün yok sen kemalistsin yok sen faşist solsun yok sen şusun busun eğer bu ülkede uğur mumcular cumhuriyett gazetesi ve diğer değerli gercek araştımacı sol düşünür ve aydınlar faşistse evet o zaman bende faşist im umarım şimdi tek ırk savunuculuğu yapan arkadaşalr pek mutlu olur.



hebaolma isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alt 06-08-2008, 17:42   #6 (permalink)
 
Daglar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: May 2008
Bulunduğu yer: DERSİM- TOKAT- ERZİNCAN...
Mesajlar: 1.230
Thanks: 0
Thanked 2 Times in 2 Posts
Tecrübe Puanı: 3
Daglar Seçkin bir yolda.
Standart

Selamlar ;
Her zaman doğrıu bilgilere ulaştığını kendi beyin kıvrımlarına inandırmış
arkadaş !!
1- Ben o kürdistanı istiyorum arkadaş DERSİM katliamı adına istiyorum var mı ?
2- Demogoji , dezinformasyon seni ve medyanın işi kusura bakma ama git cumhuriyet okumaya devam et sen onun yerine bir dağlar dergisi almayı düşünme bile çünkü orada terörist var değil mi ?

Sizler PKK ile aynı anda anılacaz, görüntüleneceğiz korkusu ile 2 saniyede 300 metre koşan insanlardan farklı değilsiniz.
Oturduğunuz çevredekilere yaptığınız açıklamlar Türk solu açıklamları ve milliyetçileri de saflara katma çabaları da işin cabası olsa gerek.

Benim sana söylediklerimin öz eleştirisi var ben de ama sen beni neye dayanarak tek ırkın milliyetçisi diye adlandırırsın öz eleştirisini ö.mesaj atarak verirsen sevinirim .



__________________
Stalin savunulmadan komünist olunmaz.
Ali Haydar Yıldız ÖLÜMSÜZDÜR.
24 Ocak,TİKKO SENİ UNUTMAYACAK!!!

DEVRİMİN ÖZÜ , İBO ..
DEVRİMİN ÖRGÜTÜ - TİKKO !
Önderimiz İbrahim ! İbrahim Kaypakkaya!
Yaşasın Başkan Mao ve Maoizm ideolojimiz.






Daglar isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alt 06-11-2008, 10:44   #7 (permalink)
 
IMMANUEL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 2.928
Thanks: 8
Thanked 53 Times in 28 Posts
Tecrübe Puanı: 10
IMMANUEL Seçkin bir yolda.
Standart

ya şu mantıkdan vaz geçin artık arkadaşlar ona buna çamur atarak siyaset yapılmaz bu tarz tavırlar sol un yüz karasıdır gidim burjuva medyasından aldıgınız yazılarla burda diğer örgütleri kötüleyip yapmaya çaıştıgınız şey ne kendinizimi yüceltiyorsunuz aklınızca bu tarz haberleri kanal d show atv v.s de görüyoruz zaten bu sitede bu tip saçma haberler görmek istemiyorum bunlar haber bile değildir benim gözümde BUNU YAPAN KENDİSİNE KOMÜNİST DİYEN ARKADAŞLAR ŞU HAREKETLERİYLE DEVLETE HİZMET EDİYOR UMARIM FARKINDADIR.

KONU KİLİT



__________________
bitaraf ol, bertaraf et
IMMANUEL isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Konu Kapatılmıştır

Bookmarks

Etiket
bunu, savunuyoruz


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Konu Araçları
Stil Konuyu değerlendir
Konuyu değerlendir:

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Bunu da yaptılar; abdest alma makinası :) Victoria Komik Resimler 9 05-29-2008 01:52
Boyner: Neler gördük, bunu da aşarız Haber-Ahmet Ekonomi Haberler 0 04-15-2008 18:01
Herkeste olmalı bunu bilmeli!! A dan Z ye yediklerimizin sağlığa yararları... ibrahimo Forum Çöplüğü 0 07-08-2007 19:04
Türkiye'de artan türban tartışmasına değinen Washington Post gazetesi, bunu ABD'deki burjuva-haberci Güncel Haberler 0 06-06-2007 13:36
Bunu Çok Kişi Yuttu, Çokk Komik Hack Hemde Programsız:D deniz_gibi_olmalı Msn, Icq, Yahoo Messenger 0 05-05-2007 15:38


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 17:37 .



Powered by vBulletin® Version 3.8.3
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.0 RC2


1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447