![]() |
| |||||||
| FELSEFE Her türlü felsefi fikirin,kuramın,konunun tartışılabileceği bölümümüz |
![]() |
| | LinkBack | Konu Araçları | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Üyelik tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 269
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 3 ![]() | Arkadaslar,öncelikle herkese merhaba; Komunistforum'da,aylardır tartışılan konulardan birisi de Kemalizm adlı ideolojinin,Marksizm-Leninizme göre,yaptığı politikaların doğru veya yanlış olduğudur.Bazıları yanlış,bazıları doğru der,ve sıkı kutuplasmalar içine girilir.Bunun ardından ateşli tartışmalar,yer yer hakaretler başlar.Ben de bu konuda görüslerimi,düzenli bir sekilde belirtmek adına,bu yazıyı sizlerle paylasma gereği duymus bulunuyorum. Biz,marksist-leninistleriz.Ve,bizim ideolojimizin temeli "diyalektik materyalizm"dir.Diyalektik diyen,hareket der,değişme der,evrim der.Bu sadece şeylere özgü değil,ideolojilere,insan toplumlarına vb. ne de mahsustur.Diyalektik materyalizm,yunan antik çağından bu yana ilerleyen(özellikle 19. yy'ın 3 büyük bulusunda) bilimin bir yansısıdır.Antik Yunan Çağı materyalizminden,Diyalektik Materyalizme kadar geçen süreci inceleyelim; Antik Yunan çağının en önemli materyalistlerinden biri kuskusuz Demokritos'dur.Demokritos,maddelerin yapıtaşlarından oluştuğunu ilk ortaya atan kişidir.Fakat Demokritos'un ortaya attığı bu iddiada yanlışlık payı da vardır.Çünkü,Demokritos,maddelerin yapıtaslarının yapısının aynı olduğunu,fakat dizilislerinin farklı olduğunu bu yüzden maddelerin yapılarının da farklı olduğunu savundu.Demokritos'un bir yanlısı daha vardı;inandığı tanrıları maddeler olarak yorumlamakta idi.Demokritos öyle maddeciydi ki,tanrıların ruh oldukları için,ince yapıtaslarından olustuğunu iddia ediyordu.Fakat,Demokritos'un unuttuğu şey,hiç bir maddenin doğaüstü güçlere sahip olmadığı idi.Demokritos'u tabi ki bunun için suçlayamayız,çünkü o zaman kayda değer bir bilimsel gelişme olmadı,olmadığı için de,Antik Yunan Materyalizmi gelişme fırsatını pek bulamadı.Antik Yunan Çağının en önemli Materyalisti ise,kuşkusuz Heraklitos'dur.Bu sebeple de günümüzdeki materyalistler,onu "materyalizmin babası" olarak adlandırır.Heraklitos'un en önemli sözü şudur ki,bu da onun dünya ve evren hakkındaki düşüncelerini açıklamaya yeter de artar bile:"yeni yepyeni sular akar aynı ırmağa girenlerin üstünden o ırmak ki dağıtır toplar, biriktirir, akar, yaklaşır, uzaklaşır,iki kez giremessin aynı ırmağa." İngiliz Materyalizmi ise Bacon ile başlamıştır,Bacon daha çok doğabilimlerini incelerdi ve en önemli bilimin fizik olduğunu savunurdu.İngiliz Materyalizmi,Locke ile birlikte Fransa'ya doğru gecti. Fransız materyalizminin en ünlü ismi,kuşkusuz Descartes'dir.Descartes'in bir yönü materyalistse de diğer yönü de katı idealistti.Descartes hayvanların robotlar olduğunu iddia ederdi,bu onun materyalist yönü idi.Fakat Descartes insanların düşündüğünü,çünkü bir ruha sahip olduğunu iddia eder,insanların madde(beyin) vasıtası ile düşündüğünü red ederdi.BU da onun idealist yönü idi.Gene de Descartes Materyalizmin gelişmesine katkı sağladı ve 18.yy materyalizmi ortaya çıktı. 18.yy materyalizminin en önemli ismi kuşkusuz Diderot'dur.Diderot'un tek hatası,beynin bilgiyi safra gibi salgılaması olduğunu düşünmesidir.Diyalektik Materyalistler ise bunu eleştirirler,ve beyinin fikirlere biçim veren bir madde olduğunu savunurlar.Fakat,bunun için de Diderot'yu suclayamayız.Cünkü,o zamanlar,bilimler metafiziğin etkisinde idi.Diderot,kiliseye karsı onlarca eyleme katılmıs,dinin şeyleri yorumlama tarzını her zaman reddetmistir.Diderot'un ömrünün önemli bir kısmı zindanlarda geçmiştir.Lenin,Diderot için,"Diyalektiğe en çok yaklasan 18.yy materyalisti" der.Diderot'nun materyalizminin kitleselleşmesini sağlayan en önemli eseri kuskusuz Ansiklopedi'dir.Ansiklopedi'nin yayımlanmasında,D'Alembert'in payı da oldukça büyüktür. Materyalizmin tarihsel gelişimini ve değişimini inceledik.Bunun devamı olan diyalektiğin gelişimin ve değişimi ile konumuza devam edelim: Diyalektik,burjuvazi tarafından,toplumda sık sık çarpıtılan bir kavramdır.Diyalektik,insanlara "tartışma sanatı" diye anlatılır,felsefi özelliklerinden tamamen arındırılır.Diyalektikçi'de "iyi tartışan" demektir.Fakat,Marksist-Leninistlerin,diyalektiğe bakış açısı,elbette ki felsefi yönden olmalıdır.Diyalektik kavramını ortaya ilk atan Marx değildir.Diyalektik kavramı,ilk olara Hegel'den çıkmıştır.Hegel'de tüm şeylerin birbiri ile ilişkili olduğunu,değişime uğradığını,vb. konularda Marx'ın diyalektiği ile bire bir örtüşüyordu.Fakat şöyle bir şey vardı ki Hegel bir idealistti.Hegel,fikirlerimizin şeyleri yarattığını söylüyordu.Fakat bunun böyle olmadığı günümüzde görülmedi.Biz şeyler varoldukları için,onlarla ilgili fikirlere sahip olabiliriz.Hegel'in bu yorumu da,ruhun maddeyi yarattığı iddiası ile bizzat örtüşür.Fakat dediğimiz gibi,Hegel'in diyalektiği çığır açmıstır.Marx'a da,bu diyalektiği idealizmden arındırmak kalmıstır.Marx,Hegel'in diyalektiği için "Hegel'İn diyalektiği onun kafasında oturuyordu,biz de onun ayaklarını yere bastırdık" demiştir.Gerek Karl Marx,Gerek ise Hegel,diyalektiklerinde 19.yy'ın önemli buluslarından etkilenmislerdir,bu da bizlere materyalizm ile bilimin doğru orantılı olarak değiştiğini ve geliştiğini tanıtlar. Marksist-Leninistlerin,Kemalizmi yorumlamak için,diyalektik yöntemi Kemalizm üzerinde uygulamaları gerekir.Biz de öyle yapacağız ve Kemalizmin tarihsel hareketini ve gelişimini izleyeceğiz.Öncelikle bir çok kişi,Kemalizm'in bir ideoloji olmadığını,MKA'nın da böyle bir şeyden haberdar olmadığını ileri sürer.Fakat,Kemalizmin 6 oku bizzat MKA'nın öğretisidir,ve MKA gömleğinin sağında süreki 6 ok rozeti ile gezer.Bu da Kemalizmin,kendi sistemini olusturma yoluna gittiğinin göstergesidir.Bazı arkadaslar ise,Kemalizm'in faşizm olduğunu belirtiyorlar.Bu hem doğru hem de yanlıs bir iddiadır.Çünkü Kemalizmin de her ideoloji gibi değişim evreleri vardır.Bizim öncelikle,MKA dönemindeki Kemalizmi incelememizde yarar var.Milli mücadele,öncelikle ilerici bir hamledir,çünkü emperyalist boyunduruğundan kurtulmak için verilen bir mücadeledir.Bu hareketin önderleri,emperyalizm ile başından beri işbirliği içinde olsa bile.Aynı şekilde,feodal sistemi yıkarak Kapitalizme geçmesi de.Fakat,Kemalizmin bu ilericiliğinin,zaman ile gericiliğe düştüğü de aynı şekilde yadsınamaz.Çünkü,Marksizm-Leninizme göre,Kapitalizm emperyalist çağda ilericiliğini kaybedip,gericili bir hal aldı.Kemalist sistem ise,bu dönemde,ülkede güçlü bir burjuvazinin oluşması için büyük çaba gösterdi,çoğu atılımı bu yönde idi.İzmir İktisat kongresi de bunu bir yansısıdır.Kemalizmin en büyük zararı,emekçi kitlelere verdiği de su götürmez bir gerçektir.Bu dönemde,Kemalizm işçi grevlerini kanla bastırmıstır ve emekçi yığınlara büyük zarar vermiştir.Aynı şekilde,bünyesinde bulunan bir halkın değerlerine saldırmıstır ki,bu da ezen-ezilen ulus milliyetçiliğinin savaşımının başlamasına yol açmıştır.Fakat,Kemalizm Faşizm değildir.Çünkü Faşizm,Tekelci Burjuvazi dönemine ait bir olgudur.MKA döneminde ise,TC'nin henüz güclü bir burjuva sınıfına sahip olmadığı görülmekte.Fakat,burjuvazinin gelişmesi ile,Kemalizm bambaşka bir hal almıstır,evrimlesmistir.Tıpkı,materyalizm ile bilimler arasındaki iliski gibi.1980 darbesi bunun bir yansısıdır.1980 darbesi ile MKA'nın kemalizmi gerek emekçi yığınlara zarar açısından,gerek belirli halklara belirli baskıyı uygulamasından dolayı birbirleri ile bizzat örtüşürler.Fakat aralarındaki tek fark,burjuvazinin gelişmişliğidir.80 Darbesinin ise faşizm olduğu su götürmezdir.Öyleyse,Kemalizmin evrimlesmesi tamamiyle FAşizm olacaktır,Kemalizmin diyalektiğe uygulanması böyledir. Bazı arkadaşlar,ise Kapitalizmin Sosyalizme giden yol olduğunu söylemekte ısrar ediyorlar.Bu Marx'ın "sadece gelişmiş ülkelerde sosyalizm kurulabilir" teorisi ile örtüşür,bu doğrudur.Fakat,bu kapitalizmin ilerici bir rol üstlendiği çağda,yani emperyalist çağdan önce geçerlidir.Fakat,emperyalist çağda bu teori tamamen geçersizdir.Çünkü,kapitalizm ilericiliğini kaybetmistir,verdiği zararlar,en çok emekçi yığınları sarsmaktadır. Herkese selamlar,yardımcı olabildiysem ne mutlu bana...
__________________ Dizlerinin üzerinde yaşamaktansa ayakta ölmek yeğdir!...EMILIANO ZAPATA |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiket |
| alınışı, ele, felsefi, kemalizmin, olarak |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| FeLsefi sözLer | Rozerin | Serbest Başlık ( Felsefe ) | 1 | 08-28-2008 03:50 |
| İntiharın felsefi nedenleri | Rozerin | Psikoloji - Psikiyatri | 0 | 08-08-2008 17:23 |
| felsefi yaklaşım:D | özlem | Genel Mizah | 5 | 05-29-2008 10:26 |
| Kemalizmin Marksist Eleştirisi | Korçagin | Devrimci Kişilik ve Devrimci Eğitim | 10 | 11-21-2007 22:57 |
| bana ait felsefi söz | dunyaadele | FELSEFE | 6 | 08-01-2007 14:41 |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 05:46 .