![]() |
| |||||||
| Eylem ve Mitingler Gösteri ve miting haberlerini bulabileceğiniz bölümümüz |
![]() |
| | LinkBack | Konu Araçları | Stil |
| |
#1 (permalink)
|
| Üyelik tarihi: Jan 2010
Mesajlar: 58
Thanks: 53
Thanked 40 Times in 26 Posts
Tecrübe Puanı: 0 ![]() | Basın Açıklaması Tam Metni: Basına Ve Kamuoyuna Tarih 23 Aralık 1997. İzmir’de bir öğrenci evinden çıktıktan kısa bir süre sonra İzmir Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı sivil polisler tarafından kaçırıldı. Tarih 24 Aralık 1997. Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi tuvaletinde 19 yaşında bir gencin cansız bedeni bulundu asılmış olarak. İşte bedeni asılı olan o 19 yaşındaki genç, içimizden biriydi. Bu köhnemiş sistemin zebanilerinin teslim almayı başaramadığı, başaramayınca da katlettiği ALİ SERKAN EROĞLU’ydu. Ege Üniversitesi İletişim Fakültesi 2. sınıf öğrencisi ALİ SERKAN EROĞLU, 24 Aralık 1997 tarihinde, devletin kolluk gücü polisler ve okul idaresinin işbirliği ile katledildi. ALİ SERKAN EROĞLU devlet tarafından katledildi. Bu ülkenin gerçeklerine gözlerini kapamayan, kulaklarını tıkamayan her insan, Susurluklardan, sayısı bilinmez faili meçhullerden, Şemdinli’nin iyi çocuklarından bilecektir ki zulüm, inkar, katliam bu devletin mayasında vardır. Serkan ile birlikte aynı süreçte aramızdan çekip alınan öğrenci arkadaşlarımız KENAN MAK, ÜMİT CİHAN TARHO, ERKUT DİREKÇİ, BİRTAN ALTUNBAŞ ve BURHANETTİN AKDOĞDU’nun da katledilmesi, o dönem yükselme eğilimindeki öğrenci hareketinin önünü kesmek amaçlıdır. “Kendisini asmış!” dediler, ellerinde Serkan’ın kanı olan katiller. Ege Üniversitesi Rektörlüğü ve İzmir Adli Tıp polisle işbirliği içinde cinayeti ört bas etmeye çalıştılar. Bu çabalarını boşa çıkardık. Ege, Serkan’ına sahip çıktı. Üniversiteden yükselen haykırışlarımız dalga dalga karanlık perdeyi yırtarak yayıldı. İzmir, Serkan’ın çığlığını duydu. Yoğun protestolar ile yaratılan kamuoyu baskısı altında İstanbul’a taşınan otopsi sonucunda Serkan’ın kanında KLOROFORM bulunduğu ve asıl ölümünün “ASI” solunum yoluyla gerçekleştiği rapor edildi. 1980 sonrası devletin yaratmak istediği gençlik-öğrenci modeli çoğumuz tarafından biliniyor. Üzerinde yaşadığı dünyanın gerçeklerine, daha da ötesi bizzat kendi gerçekliğine yabancı, düşünmeyen, sorgulamayan, eylemi olmayan bir gençlik yaratmak istediler ve bunu büyük ölçüde de başardılar. Kuşkusuz kurumlar da buna göre organize edildi. Yök, üniversiteler alanındaki bilim dışılaştırma-kişiliksizleştirme amacının aracı olarak örgütlenmiştir. Polis-özel güvenlik birimleri-faşist unusurlar bu bütünün tamamlayıcılarıdırlar. Serkan’lar, Kenan’lar, Ümit’ler, Erkut’lar, Birtan’lar, Burhanettin’ler onların yaratmak istediği kişiliği reddettiler ve sadece ne istemediklerini değil, ne istediklerini de eylemleriyle ortaya koydular. Üniversitelerin bilim yuvası olmaktan çıkarılmalarına karşı, ticarethaneye dönüştürülmek istenmesine karşı, bilimsel parasız ve anadilde eğitimin de yapılabileceği özgür bir üniversitenin kavgasını verdiler. İnsanların “Yarınım ne olacak?” kaygısı taşımadan kardeşçe, özgürce yaşayabileceği bir gelecek için mücadele ettiler. Yaşananlara karşı aynı kavga bugün birçok üniversitede sürmektedir. Bugün yoğun bir biçimde artan soruşturmalar, sistemin öğrenciler üzerindeki baskısının göstergesidir. Birçok üniversitede öğrenciler soruşturma cezalarıyla birlikte eğitim hakkından yoksun kalmaktadır. Ege ve Dokuz Eylül Üniversitelerinde de onlarca öğrenciye soruşturma açılmış ve çeşitli cezalar verilmiştir. 1980’den günümüze infazlar, baskılar, soruşturmalar artarak devam ediyor ve elbette ki, bu baskılara karşı öğrenciler de gelecekleri için mücadeleyi yükseltiyorlar. Bugün yeni bir ekonomik kriz ile sarsılan kapitalist emperyalist sistem krizin bedelini yine işçi emekçi yoksul halklara ödetmek istiyor. İstanbul’da yaşanan sel felaketinde 8 kadın işçi; insan taşımacılında kullanılamayacak bir taşıtın, iş servisi olarak kullanılması nedeniyle ölüme terk edilmiştir. İnsan yaşamına değer vermeyen bu8 sistemde bir yandan dizginsiz sömürü, yağma-talan devam ederken, bir yandan da azgınca şiddet tırmandırılıyor. Ankara’da hakları için direnen binlerce Tekel işçisine, grev silahını kullanan demiryolu işçilerine polis azgınca saldırıyor. Bir yandan milyonlarca işsiz, milyonlarca sefalet ücretine mahkum edilmiş emekçi, yoksulluğun pençesinde dilenci haline getirilirken, bir yandan milliyetçilik zehriyle bu coğrafyada binlerce yıl kardeşçe bir arada yaşamış olan halklar birbirine düşmen hale getirilmeye çalışılıyor. Kürt halkına karşı imha ve inkar politikası sürekli tırmandırılıyor. Kürt açılımı adı konmuştu, sonradan “demokrasi açılımı”na çevrildi. Her ikisi de T.C. devleti için itiraftır. Kürt halkının başta olmak üzere tüm halkların varlığının inkarı politikalarının itirafıdır. Kürt açılımı demek; aslında halkların varlığının bugüne kadar tanınmadığının itirafıdır. ABD’nin eyaleti haline getirilmiş olan bu ülkenin yöneticileri, demokrasi söylemini ağızlarından eksik etmiyorlar. Onların demokrasi dediği şey, 1 Mayıs katliamıdır, 16 Mart katliamıdır. Onların demokrasi dediği şey 12 Eylül darbesidir. Onların demokrasi dediği şey fabrikalarda işçi kanı emmek, açlık ve yoksulluktur, sefalet ve milyonlarca insanın sadakaya muhtaç yaşamasıdır. Bu süreçte de DTP’nin kapatılması da bunların demokrasi anlayışıdır. Öte yandan çıkarılan yeni polis yasası ile açık infazlar yapılıyor. Polis karakolda, sokak ortasında, parkta, evde pervasızca insan kurşunluyor. Ve asla yargılanmıyor. Son iki yılda polis saldırısında yaşamını yitirenlerin sayısı 57’yi bulmuştur. Engin Ceber tutuklu olduğu halde Metris Hapishanesi’nde işkenceyle katledilmiştir. 2008 yılında İzmir’li genç Baran Tursun, Antalya’da Çağdaş Gemik, Adana’da Feyzullah Ete sokak ortasında kurşunlanmıştır. 2009 yılında ise İstanbul’da katledilen devrimci Alaattin Karadağ ve Diyarbakır’da öldürülen Aydın Erdem, devletin katliamcı geleneğinin devamıdır. Devlet “münferit” olarak tanımladığı bu saldırılarla ilgili bırakalım olayın faillerini yargılamayı, polisleri ödüllendirmektedir. İnanıyoruz ki; Serkan’ın katilleri de mükafatlandırılmıştır. Bu katiller hala aramızda dolaşmaktadır. Biz, bu eli kanlı katilleri Uğur’dan, Yahya’dan, Engin’den, Baran’dan, Çağdaş’tan, Önder’den, ismini sayamadığımız nice katledilenlerden ve yoldaşımız Serkan Eroğlu’ndan tanıyoruz. Öfkemiz büyük, hesap soracağız çünkü biliyoruz ki; güneş ancak öfkenin ateşlediği dumanın ardından doğacak. Hesap soracağız polis teröründen, devlet teröründen, bu teröre ortak olan herkesten hesap soracağız. Tam da bunun için, hesap sormak için Serkan’lar gibi olmak gerekiyor. Yaşamın gerçeklerine kayıtsız kalmamak, yüz çevirmemek, sanal-yalan dünyalarda kaybolmamak, adım atmamak için bin bir bahane üretmemek… Gerçek bir insan gibi olmak gerekiyor. Tüm öğrenci arkadaşlarımıza sesleniyoruz; bu saldırılar, sana, bana, hepimizedir. Susup seyretmeyelim. Bölgemizi kan gölüne çeviren emperyalistlere ve işbirlikçi uşaklarına karşı mücadeleye atılalım. Serkan’lar gibi genç olmanın onuruna sahip çıkalım. Üniversitelerinde özgürce yaşadığımız gelecek güzel günler bizim ellerimizdedir. Bu gelecek işçi-emekçilerin, yoksul halkların kavgasıyla kazanılacak. ve gelecek sosyalizmdir. Demokratik Gençlik Hareketi, Dev-Genç, Ekim Gençliği, Ekmek ve Özgürlük, Emekçi Hareket Partisi Gençliği, Gençlik Muhalefeti, Kaldıraç, Öğrenci Kolektifleri, Özgür Eğitim Platformu, Özgürlükçü Gençlik Derneği, Sosyalist Gençlik Derneği, Yeni Demokrat Gençlik, Yurtsever Demokratik Gençlik Meclisi Konu Parti_Cephe tarafından (02-09-2010 Saat 15:31 ) değiştirilmiştir. |
| | |
| Yan tarafta bulunan 2 kişi bu yazıya teşekkür etti: |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiket |
| ali, eroğlu, serkan, ölümsüzdür |
LinkBacks (?)
LinkBack to this Thread: http://komunistforum.net/eylem-ve-mitingler/59798-ali-serkan-eroglu-olumsuzdur.html | ||||
| Konuyu Başlatan | For | Type | Tarih | |
| Komunist Forum - vBulletin | This thread | Refback | 02-14-2010 18:15 | |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Musa Eroğlu - Garip Yolcu | Mesaj-Mehmet | Etnik Müzik | 0 | 08-11-2009 05:03 |
| Musa Eroğlu - Dedem Korkut [2oo7] | Rozerin | Özgün - Protest ve Devrimci Müzik | 1 | 03-12-2009 19:10 |
| Ege'de Serkan Eroğlu anıldı, yemekhane boykotu sürüyor | Dev-Des | Diğer Hareketler | 0 | 01-10-2009 21:41 |
| musa eroğlu-halil ibrahim | ecemm | J-K-L-M-N | 1 | 05-29-2008 00:08 |
| musa eroğlu-anadaolu'ya ağıt | ecemm | J-K-L-M-N | 0 | 03-18-2008 11:18 |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 14:07 .