![]() |
| |||||||
| Eylem ve Mitingler Gösteri ve miting haberlerini bulabileceğiniz bölümümüz |
![]() |
| | LinkBack | Konu Araçları | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Üyelik tarihi: May 2008 Bulunduğu yer: DERSİM- TOKAT- ERZİNCAN...
Mesajlar: 1.230
Thanks: 0
Thanked 2 Times in 2 Posts
Tecrübe Puanı: 3 ![]() | Dünya yeni bir yıla girdi. Birçok yerde mutlu yıllar dileklerinde bulunulurken, Ortadoğu'da savaş, baskı ve zulüm normal hale gelmiş bulunuyor. Kimin savaş gücü varsa haklı ve hakim olduğu bir coğrafya Ortadoğu! Türkiye, NATO'nun en büyük askeri gücü olduğunu iddia ederek Kürtleri inkarcı sömürgeci baskı altında tutuyor. İsrail, ABD desteği ve en yüksek askeri teknikleri kullanarak Ortadoğu'nun mahalle kabadayısı gibi önüne geleni vuruyor. İsrail, dışarıda en fazla desteği ABD'den, Ortadoğu'da ise Türkiye'den alıyor. Türkiye Başbakanı'nın İsrail 'insanlık suçu işliyor' demesine bakmayın. Bu, sadece bir Müslüman ülkenin başbakanı olmanın gereği olarak yapılan açıklamadır. Zaten İsrail ile Türkiye arasında bu tür kınamaları anlayışla karşılama konusunda bir anlaşma vardır. Bu nedenle Erdoğan'ın açıklamaları Türkiye halkının duygularını tatmin etmek için yapılıyor. İsrail bu açıklamaların neden yapıldığını bildiğinden, anlayışla karşılıyor. İsrail Başbakanı kısa bir süre önce Türkiye'ye gelmiş ve Hamas konusunda rahatsızlıklarını iletmiştir. Türkiye de açık ya da zımni olarak İsrail'in politikasına onay vermiştir. Türkiye'nin tepkisi, İsrail'in saldırısının öngörülenden sert olmasıdır. Eğer bu tepkiyi göstermeseydi Erdoğan ve Gül'ün Olmert'le anlaşma yaptığı açığa çıkacaktı. Bu sert açıklamalarla bu görüşmedeki anlaşmanın üstü örtülmeye çalışılmaktadır. Nitekim Erdoğan 'orantısız güç kullanımından' söz etmiştir. Güç kullanılabilir, bu İsrail'in hakkıdır, ama orantılı olmalıydı, denilmiştir. İsrail Dışişleri Bakanı, birkaç gün önce de Mısır'a gitmiştir. Mısır da, ölçülü olması koşuluyla bu saldırıya onay vermişti. İsrail için onay önemliydi. Bu nedenle saldırıyı kendi ölçülerinde yapmıştır. İsrail-Filistin sorunu demokratikleşmeden çözülemez. Demokratikleşmeyen Ortadoğu'da Filistinliler de İsrailliler de birbirlerine güvenmezler. Bu da anlaşmazlığın devamı ve çatışma demektir. Demokratikleşmenin en önemli boyutu, ötekin anlama, hakkına ve hukukuna saygılı olmaktır. Ortadoğu'da demokratikleşmeyi engelleyen iki temel sorun, Kürt sorunu ve Filistin-İsrail sorunudur. Kürt sorunu; bölgenin en önemli dört ülkesini ilgilendirdiğinden, demokratikleşme açısından Kürt sorununun çözümü anahtardır. Bu nedenle Kürt sorununun çözümünü öngörmeyenler Ortadoğu'nun demokratikleşmesinde samimi olamazlar. Türkiye, Kürt sorununda çözümsüz politikalarla yalnız Türkiye'nin değil, Ortadoğu'nun demokratikleşmesini de engellemektedir. Çünkü Türkiye kendi sorununu çözmediği müddetçe İran ve Suriye'de de sorun çözülmüyor. Hatta Irak'ta sorun tam çözüme kavuşmuş olmuyor. Türkiye bırakalım Kürt sorununu çözmeyi, bu sorunu bastırmak için İsrail'den destek alıyor. İsrail üzerinden ABD'nin desteğini güvenceye alıyor. Bu da Türkiye'nin İsrail'in Filistin üzerindeki devlet terörüne dayalı politikasına en hafif deyimle göz yummasını beraberinde getiriyor. ABD, Türkiye ve Mısır'a verdiği destekle İsrail'in bu politikalarını rahat uygulamasını sağlıyor. İsrail'in bölgedeki tek stratejik müttefiki Türkiye'dir. AKP hükümeti döneminde de bu durum değişmemiştir. ABD Irak'a müdahale öncesi Türkiye'de bir ılımlı işbirlikçi İslam iktidarının kurulmasının bölgeye müdahalesini kolaylaştıracağını düşünmüştür. AKP bu nedenle desteklenmeye devam ediliyor. Hiç kimse başbakan ve cumhurbaşkanının İsrail'e gösterdiği tepkiye aldanmasın. Olmert'in Türkiye dönüşünden kısa süre sonra Gazze saldırısının olması bu tepkinin dozajını arttırmıştır. Böyle yapmasaydı Erdoğan'a 'siz anlaştınız bu nedenle bu saldırılar gerçekleşti' suçlaması getirilirdi. Erdoğan ve Gül'ün Olmert'le görüşmesinde [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]'ye yönelik tasfiye saldırısı konusunda İsrail'in tam desteği alındı. İsrail Hamas'ı, Türkiye de [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]'yi tasfiye edecekti. Gazze'de olanlar bu anlaşmanın sonucudur. Gazze saldırısının olduğu günden beri gerillanın hakim olduğu alanlara son bir yılın en ağır ve süreklileşen bombardımanları yapılıyor. Eğer sonuç alamıyorsa bunun nedeni gerillanın üslenme ve hareket tarzıdır. Türkiye'de bazı kesimler İsrail saldırısına tepki gösterirken Türkiye'nin her gün hava saldırısı yapmasına ses çıkarmıyorlar. Bu ahlaksızlıktır, en hafif deyimle oportünizmdir. Anti-Amerikancı olanlara, meydanlarda 'kahrolsun ABD' diyenlere atfolunur. ABD keşif uçakları her saat keşif yapıyor. Arkasından gelip Türk uçakları vuruyor. Dünyanın hiçbir yerinde ABD böyle işbirliği yapmıyor ve ölümlere yol açan anlık istihbarat vermiyor. Türk uçaklarının yağdırdığı bombalar, İsrail'in yağdırdığının bin katıdır. Belki de bu bir yılda Vietnam'a yağdırılan bombalar kadar bomba yağdırılmıştır. Hem de en son teknikle tahrip gücü yükseltilmiş bombalardır. Hatta bu uçakların bazılarının ABD uçakları olması ihtimali yüksektir. Tabii ki İsrail'in katliamlarını kınamamak ve karşı çıkmamak büyük ahlaksızlık olur. Dünyanın gözüne baka baka ve ilan ederek böyle bir katliamın yapılması aslında dünyadaki siyasi ahlakın ne kadar bozulduğunu gösterir. Çıkar söz konusu olduğunda herkes ahlakı da ilkeleri de bir tarafa atmaktadır. İsrail, dünya halklarının çoğunluğunun tepkisine rağmen ABD'ye ve Türkiye'ye dayanarak bu saldırıları yapıyor. ABD açık, Türkiye örtülü destekçisidir. ABD ve Türkiye birlikte Kürdistan'a bomba yağdırırken sesiz kalanlar, İsrail'in Filistin'de yaptığı katliamı durduramazlar ya da ABD'ye karşı gösterilen tepkilerin bir değeri olmaz. Kısa süre önce ABD'nin desteğiyle Türkiye'nin yaptıkları olumlu görülecek; [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]'nin tasfiyesi dört gözle beklenecek, ama İsrail'in bombalamaları sonrası 'kahrolsun ABD' denilecek! İsrail, savaş politikalarıyla Filistin sorununu çözemez. 1967'de işgal ettiği topraklardan çekilerek Filistin'le bir konfederasyon kurması en doğru ve uygulanabilir çözümdür. Kalıcı çözüm ise ancak Ortadoğu'nun demokratikleşmesiyle gerçekleşir. Dolayısıyla bu sorununun bitmesini isteyenler esas olarak Ortadoğu'nun demokratikleşmesini öngörmeli ve bunun için çalışmalıdırlar. ![]()
__________________ Stalin savunulmadan komünist olunmaz. Ali Haydar Yıldız ÖLÜMSÜZDÜR. 24 Ocak,TİKKO SENİ UNUTMAYACAK!!! DEVRİMİN ÖZÜ , İBO .. DEVRİMİN ÖRGÜTÜ - TİKKO ! Önderimiz İbrahim ! İbrahim Kaypakkaya! Yaşasın Başkan Mao ve Maoizm ideolojimiz. |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiket |
| çözer, demokratikleşme, ortadoğu, sorunlarını |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Kürt Sorunu Kürt Halkının Demokratikleşme Sorunudur | yksel | Makaleler | 4 | 02-18-2009 02:20 |
| Sosyal Devletçilik yoksulluğu çözer mi? | Victoria | EMEK PARTİSİ | 0 | 06-05-2008 21:07 |
| Sol çözer | reyhan | Edebi eleştiri - Makale - Denemeler | 2 | 04-30-2008 10:05 |
| OrtadoĞu Satranci | yksel | Siyaset | 1 | 06-04-2007 22:30 |
| Demokratikleşme Balonu | IMMANUEL | Kitap ve Dergi Tanıtımı | 0 | 05-25-2007 01:16 |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 04:56 .