![]() |
| |||||||
| Eylem ve Mitingler Gösteri ve miting haberlerini bulabileceğiniz bölümümüz |
![]() |
| | LinkBack | Konu Araçları | Stil |
| | #1 (permalink) |
| Üyelik tarihi: May 2008 Bulunduğu yer: DERSİM- TOKAT- ERZİNCAN...
Mesajlar: 1.230
Thanks: 0
Thanked 2 Times in 2 Posts
Tecrübe Puanı: 3 ![]() | Öcalan, kendisine verilen altıncı hücre cezası 25 Aralık 2007 itibariyle hayata geçirilince 2008 yılına tecrit ve hücre cezasıyla girdi. Tıpkı 2006 ve 2007 yıllarında olduğu gibi. Kürt Halk Önderi [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız], 9 Ocak'ta gerçekleştirdiği görüşmeden sonra bu kez de dört hafta süreyle tecride alındı. Uzun süreli tecridin Öcalan'ın, 'Küresel güçler beni susturmak istiyor' sözlerinden hemen sonra gelmesi dikkat çekiciydi. 2008 yılının Mart ayına gelindiğinde Kürtlerin uzun süre mektup, eylem ve gösterilerle üzerinde baskı kurduğu İşkenceyi Önleme Komitesi (CPT), 19-22 Mayıs 2007 tarihleri arasında İmralı Adası'na yaptığı ziyaret sonrası düzenlediği raporu sürpriz bir şekilde 6 Mart'ta kamuoyuna açıkladı. Zehirlenme olgusunun gündeme getirilmesinden sonra düzenlenen rapor, zaten aylardır merakla bekleniyordu. CPT raporunda, Öcalan'ın saç örneklerinde ağır metaller olarak bilinen stronsiyum ve magnezyum düzeylerinin yüksek olduğu doğrulanıyordu. Ancak bunun Öcalan'ın sağlığına tehdit oluşturacak bir düzeyde olmadığı vurgulanıyordu. CPT, tedbir olarak Öcalan'dan her üç ayda bir kan ve idrar örneklerinin alınarak ağır metallere maruz kalıp kalmadığının incelenmesini ve bunların sonuçlarının da CPT'ye ulaştırılmasını talep ediyordu. Bir yılda 4 hücre cezası Türkiye'nin [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız] hakkında Anayasa Mahkemesi'nde açılan davaya kilitlendiği günlerdi. Öcalan'ın 'Anayasa Mahkemesi'nde kendimi savunma hakkım var' dediği gün İmralı Cezaevi Disiplin Kurulu bir kez daha kapısını çaldı. Örgüte talimat verildiğini iddia eden kurul, Öcalan'a yedinci kez 20 günlük hücre cezası kararı verdi. Ancak hücre cezasına gerekçe yapılan 9 Nisan tarihli görüşme pek çok şaşırtıcı gelişmeyle paralellik arz etmişti. Öcalan o günlerde Yahudilikle ilgili sert eleştiriler yapıyor, Atatürk ve İnönü'yü kıyaslıyordu. Bu göze çarpan birinci husustu. İkinci husus da Öcalan ilk kez İmralı'da geliştirdiği barış ve demokratikleşme sürecinin özeleştiri ve muhasebesini yapmıştı. Öcalan, 'Barış ve çözüm için yaptıklarım yüzünden binlerce insan hayatını kaybetti' diyordu. Bu hücre cezasını 3[Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız] - 19 Haziran 2008 tarihinde uygulanan yedinci, 21 Haziran - 30 Haziran 2008 tarihinde uygulanan sekizinci, 2 - 21 Temmuz 2008 tarihleri arasında hayata geçirilen dokuzuncu, 13 Kasım - 22 Kasım 2008 tarihinde uygulanan onuncu hücre cezaları izledi. Sayın Öcalan kampanyası Sivil toplum örgütleri peş peşe gelen hücre cezalarından sonra meydanlara çıktı. Ancak bu kez eylem tarzlarında farklılık vardı. 9 Ekim 2007 tarihinde başlayan 'ædî Bes e (Artık Yeter) Önderliği Yaşa ve Yaşat' Kampanyası sürüyordu. Kampanya kapsamında alanlara çıkanlar Öcalan'ın sağlık sorunlarının düzeltilmesini, tecridin kaldırılmasını, Öcalan'ın başka cezaevine nakledilmesini talep ediyorlardı. Edî Bes e Kampanyası, Öcalan'a peş peşe verilen hücre cezalarından sonra içeriği değiştirilerek sivil itaatsizlik eylemine dönüştürüldü. Kampanya kapsamında halk, adliye binalarına giderek 'Eğer 'Sayın' olarak hitap etmek suç ise ben de 'Sayın [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]' diyorum ve bu suçu işleyip kendimi ihbar ediyorum' yazılı dilekçeler verdi, kendisini ihbar etti. Böylece 2003 yılından bu yana görülen 'Sayın Öcalan' davalarına ihbarla yanıt verilmiş, yargı sistemi kitlesel müracaatlarla kilitlenmiş, bilinçli ve kasıtlı olarak 'Sayın' denilerek Öcalan'a verilen halk ve kitle desteği vurgulanmıştı. Tarihe Türkiye'nin en büyük sivil itaatsizlik eylemi olarak geçen kampanya 23 Mayıs tarihinde [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]'da start aldı. Kampanya 48. günündeyken 36 bin kişi 'Sayın Öcalan' diyerek kendisini ihbar etmiş, 459 kişi gözaltına alınmış, bin 350 kişi hakkında ise soruşturma başlatılmıştı. Ergenekon kanuni düzene çekildi İmralı'da gündem tecrit ve hücre cezaları iken Türkiye'nin gündemi Ergenekon operasyonuydu. Ergenekon soruşturmasını yürüten Savcı Zekeriya Öz'ün talimatı üzerine Ankara, İstanbul ve Trabzon'da seri operasyonlar gerçekleştirildi. Jandarma eski Genel Komutanı emekli Orgeneral Şener Eruygur ve 1. Ordu eski Komutanı emekli Orgeneral Hurşit Tolon'un da aralarında bulunduğu toplam 23 kişi gözaltına alındı, hakkında gözaltına alınma kararı çıkarılan Albay Levent Ersöz, Rusya'ya kaçtı. Daha sonra Ergenokon dava süreci başladı. Öcalan uzun bir süre Ergenekon operasyonunu yakından izledi, ancak hiçbir yorum yapmadı. Dört ay sonra gündemini Ergenekon'a ayırdı, uzun uzun değerlendirmelerde bulundu. Öcalan da pek çok kişi gibi Türkiye'deki Ergenekon yapılanmasının ABD tarafından kurulduğunu düşünüyordu. 'Ancak' diyordu Öcalan, 'Her yerde kaldırılan Ergenekon Türkiye'de kaldırılmadı. Türkiye 'çekincelerim var' diyerek kaldırmadı. Şimdi büyük kesimi temizlenmeye çalışılıyor, daha doğrusu, kanuni düzene çekilmeye çalışılıyor. CHP ve MHP de Ergenekoncudur. Ergenekon kısmen tasfiye edilip kanun içerisine alınmaya çalışıldığı için MHP ve CHP de şapa oturdu. Bu nedenle MHP ve CHP hemen demokratikleşmeden söz etmeye başladı.' Hangi Mesajları Verdi? Herkes barış için çalışsın Herkes barış için çalışmazsa çok kişi ölecek, böyle bir risk var. Halktan rica ediyorum, herkes barış için çalışsın. (9 Ocak 2008) Amerika kötü oynuyor ABD çok kötü oynuyor. ABD'nin Türkiye'nin yararına hareket ettiği söylemi büyük safsatadır. ABD politikalarının neticeleri ortadadır, her yerde kan akıyor, birbirlerini boğazlıyorlar. (14 Şubat 2008) Üzerime düşeni yapmaya hazırım Operasyonların yaratacağı ortam kaostur, bununla içinden çıkılmaz bir hale geliriz. Hükümet cesaretli adımlar atarsa, o zaman ben üzerime düşeni yerine getirmeye hazırım, buna gücüm de var. Sonuna kadar savaşın ne Türklere ne Kürtlere bir yararı olmaz. (27 Şubat 2008) Erdoğan'a sesleniyorum benimle görüş Erdoğan'a sesleniyorum, siz bu şekilde 'terörü' bitiremezsiniz ancak 'terörü' tahrik edersiniz. Teorik gücüm de, pratik gücüm de fazla, gelip burada benimle konuşun. (12 Mart 2008) [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]'yi sınır dışına çıkarabilirim Ciddi adım atılırsa gerillaların tamamen sınır dışına çekilmesi ve silah bırakması için öneride bulunabilirim, çağrıda bulunabilirim. Türkiye oyuna getiriliyor. ABD yeni bir [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız] oluşturabilir. Nasıl kontrol edeceksiniz? (14 Mayıs 2008) Çatışmaların bitmesini istemediler Benimle görüşen yetkililer çatışmanın durdurulması için bir talepte bulunmadılar. Kimse çatışmaların bitmesini istemiyordu. Kendi inisiyatifimle çatışmalı ortamı durdurabileceğimi söyledim. (11 Haziran 2008) Türkiye halkı beni tanısa bu iş biter 1999'dan itibaren, son on yılda İmralı'da duruşumuz bile Türk halkına ulaştırılırsa, Türk halkı kim daha yurtsever, kim daha demokratik siyaset için mücadele etmiş anlayacaktır. Kan, gözyaşı, ölümler durabilir. Bunun için Anayasa'da Kürtlerin kendisini temsil edeceği demokratik bir oluşumun önünün açılması yeterlidir. (18 Temmuz 2008) Almanya kendi 'CIA Kürtleri'ni yaratıyor Almanya'da örgütten ayrılan bin kişi kalmaktadır. Bir dönem nasıl Barzani Ailesi'nden 5 bin kişi alınıp Amerika'da eğitilerek geri getirildiyse, şimdi de [Sadece Üyeler Linki Görebilir Üye Olmak İçin Tıklayınız]'den kaçanlar kullanılmak isteniyor. Elit bir tabakayla Kürtler denetim altına alınmaya çalışılıyor. AKP'ye her oy bomba olarak dönüyor AKP'ye verilen oylar bombardıman ve savaş olarak geri döner. AKP'ye tek bir oyun dahi verilmemesi gerekir. (15 Ekim 2008) Kürtleri Güney'e sürmeyi planlıyorlar Ermeni ve Rumlara yaptıkları şeyi bugün de Kürtler için planlıyorlar. Güney'de oluşacak devletçik üzerinden yapacaklar, Kürtleri oraya sürmeyi planlıyorlar. Ama bu oyunlar boşa çıktı. (12 Kasım 2008) Hakikatleri Araştırma Komisyonu kurulsun Çözüm için Hakikatleri Araştırma ve Uzlaşı Komisyonu kurulması gerekir. Önümüzdeki dönemde Ortadoğu'da Avrasya seçeneği ve İsrail çizgisi olmak üzere iki yol var. Biz her ikisine de karşıyız. (25 Kasım 2008) Erdoğan sen ne yaptın? Erdoğan ikide bir 'sizin istediğiniz özgürlük bu mudur?' diyor. Ben de diyorum ki; Özgürlük için sen ne yaptın? Sen özgürlük için bir şey yaptığından, özgürlük istediğinden emin misin? (17 Aralık 2008)
__________________ Stalin savunulmadan komünist olunmaz. Ali Haydar Yıldız ÖLÜMSÜZDÜR. 24 Ocak,TİKKO SENİ UNUTMAYACAK!!! DEVRİMİN ÖZÜ , İBO .. DEVRİMİN ÖRGÜTÜ - TİKKO ! Önderimiz İbrahim ! İbrahim Kaypakkaya! Yaşasın Başkan Mao ve Maoizm ideolojimiz. |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiket |
| 2008, baskı, için, işkence, tecrit, vardı, yılı, öcalan |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| bir zamanlar devrimci-milliyetçiler vardı! | BARİKAT | Serbest Kürsü | 0 | 01-01-2009 22:45 |
| Erdoğan: Baykal'ın bir bildiği mi vardı? | Haber-Ahmet | Güncel Haberler | 0 | 03-21-2008 16:30 |
| Plak vardı, ne oldu? | Haber-Ahmet | Teknoloji Haberler | 0 | 03-03-2008 05:09 |
| Erdoğan: Her şeyden haberimiz vardı | Haber-Ahmet | Güncel Haberler | 0 | 03-01-2008 02:40 |
| // Dün Gece İhtiyacım Vardı Sana // | ibrahimo | Şiirler | 2 | 01-05-2008 03:50 |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 14:35 .