![]() |
| | #1 (permalink) |
| Üyelik tarihi: Jan 2008
Mesajlar: 310
Thanks: 0
Thanked 0 Times in 0 Posts
Tecrübe Puanı: 0 ![]() | En az hak, en fazla yük! TBMM’de 31 Mayıs 2006 tarihinde kabul edilen 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası (SSGSS) Kanunu’nun birçok maddesi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi. Yasanın yürürlük tarihini 2 kez erteleyen hükümet, IMF zorlamasıyla 1 Ocak 2008 tarihine yetiştirmek için tüm güçlerini seferber etti. Yasa ilk kabul edildiğinde her bir madde için Meclis’te 4 dakika süre ayrıldı; ilgili taraflar, kamuoyu ve parlamento hiçe sayıldı, AKP milletvekilleri adeta noterlik görevi üstlenerek yapılan hazırlığı yorumsuz-tartışmasız kabul etti. Yasa ile ilgili hükümetin izlediği yol ve yöntem iki açıdan önemlidir. Birincisi; hükümet, stand-by anlaşmasında yapısal performans kriteri olarak dayatılan “sosyal güvenlik reformu” hedefini tutturdu ve niyet mektubunda da belirttiği gibi, IMF’nin direktiflerine uygun olarak yeni bir yasa çıkarttı. İkincisi; yasanın çıkışından sonraki 17 aylık süre içerisinde kamuoyu tepkisi ölçüldü, gözlenen tepkisizlik nedeniyle başka hakları da alan yeni bir kanun taslağı, 25 Ekim 2007 tarihinde tartışmaya açıldı. Hükümetin acelesi de vardı; bir taraftan yılbaşına kadar işi bitirme telaşı, diğer taraftan yeni haklar alabilme arayışı sonucu taslak bir kez daha süratle “düzeltilerek” Başbakan’ın imzası ile 27 Kasım 2007 tarihinde TBMM Başkanlığı’na gönderildi. Bir önceki taslak ile çok kısa bir sürede hazırlanan son taslak arasında bile inanılmaz hak kayıpları ve sayılamayacak kadar çok düzeltme/değişiklik vardı. Değişiklikler, çalışanlar için hiçbir yeni bir hak tanımlamadığı halde, izlenen politikalara uygun olarak sürekli kullanıcı ödentilerini artırarak faturayı çalışanlara kesti. Tek çatı Alanda ciddi eşitsizliklere neden olan çok başlı sistem nedeniyle; 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu, 1479 sayılı Esnaf, Sanatkâr, Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu, 2925 ve 2926 sayılı Tarım İşçileri / Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu ve 3816 sayılı Tedavi Giderinin Yeşil Kart Verilerek Devlet Tarafından Karşılanması Hk. Kanun kapsamındaki sigortalıları, 4975 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Teşkilatı Kanunu ile “Sosyal Güvenlik Kurumu” adıyla toplayarak “norm ve standart birliği” sağlamaya yönelik düzenlemeler başlatıldı. Türkiye’de sosyal güvenlik kavramı 60 yıldır tartışılıyor olmasına rağmen, bugüne kadar insan hakları normları sağlanamadı. Bugün eşitlik ve sosyal hukuk devleti anlayışına uygun olarak sosyal güvenlik kurumları “tek çatı” altında birleştirilecekse, tüm çalışanlar için “norm ve standart birliği”, mevcut sistemler içerisinde var olan en üst düzey haklar esas alınarak sağlanmalıydı. SSGSS Kanunu ilk kabul edilen haliyle, kurumlar içerisinde en az hak veya en fazla yük/ödenti getiren halkalardan “norm ve standart birliği” düzenlemesi olarak algılandı. Zayıf halka; bazı sigorta normlarında 5434 sayılı Yasa ile verilen haklarda, bazen 506 sayılı Yasa ile verilen haklarda, bazen de 1479 sayılı Yasa’da yakalandı. Yüksek ödenti de aynı şekilde bu üç temel yasanın birisinde yakalandı ve bu zayıf halkalar, SSGSS Kanunu içerisinde “norm ve standart” olarak belirlendi. İlk tepkileri ana muhalefet partisi ve Cumhurbaşkanı vererek, Anayasa Mahkemesi’nin bu tür davalardaki gelenekselleşen tarzına da güvenerek hükümeti uyardı. Ancak, Anayasa Mahkemesi bu tür davalarda daha önce “sosyal hukuk devleti” ilkesini temel alarak karar verdiği halde, bu kez Emekli Sandığı düzeyinde sağlanan normlarda diğer çalışanların hak kayıplarını görmezden gelirken, SSK ve Bağ-Kur düzeyinde sağlanan normlarda memurları hak kayıplarından dolayı korudu ve bu tür maddeleri memurlar lehine bozdu. Anayasa Mahkemesi ‘genel’ değerlendirmede; sosyal hukuk devletinin “milli gelirin adalete uygun biçimde dağıtılması için gereken önlemleri alan, sosyal güvenlik hakkını yaşama geçirebilen, güçsüzleri güçlüler karşısında koruyarak sosyal adaleti ve toplumsal dengeleri gözeten devlet” olduğuna dikkat çekti. Ancak karar aşamasına geçtiğinde, “Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa’da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez” saptaması ile “Yasa önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez” yorumunu yaparak anayasal hak ve hukuku eşit olan çalışanların, farklı insan hakları normlarına sahip olabileceklerini savundu ve tek çatı anlayışını memurlar yönünden bozdu. Mahkeme, yasa koyucu tarafından “kamu görevlileri için statülerine, yaptıkları görevin gereklerine uygun, emeklileri için de önceki statüleri ile uyumlu ayrı yasal düzenleme yapılmasını” isteyerek, “Düzenlemenin aynı veya başka bir yasa içinde yapılması hususu kuşkusuz yasa koyucunun takdiri içindedir” dedi ve topu hükümete attı. Bu karara uygun olarak; çalışma yaşamında kamu çalışanlarının hukuksal konumları gereği değişik kurallara tabi tutulmaları, diğer çalışanlardan ayrıcalıklı duruma getirilmeleri anlamına gelmeyeceği için tüm çalışanlar için en üst düzey haklar verilebilir ya da yaptıkları işin özelliği nedeniyle aynı kurallara bağlı tutulamayanlar için de koşut düzenlemeler getirilerek ekonomik ve mali haklar yönünden eşitlik sağlanabilirdi. Böylesine hak koruyucu düzenlemelere, çalışanlar ve yargı cephesinden tepki gelmezdi. Ancak hükümet, mahkeme kararı sonrasında yaptığı yeni düzenlemelerde, mahkemenin kendine tanıdığı “aynı veya ayrı yasa içinde düzenleme” yapma hakkını tüm çalışanlar için tek düzenleme yaparak kullandı. Başka bir anlatımla, kanunun yürürlük tarihinden sonra göreve başlayacak memurları yeni yasa kapsamına alırken, yasanın yürürlük tarihinde çalışanları ise “nesli bitene kadar” eski yasa kapsamında tuttu. Konu Victoria tarafından (05-11-2008 Saat 21:24 ) değiştirilmiştir. |
| | |
![]() |
| Bookmarks |
| Etiket |
| ‘sosyal, güvenlik’, hakkı, ssgss’de |
| Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Stil | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Ücret farkında özel hastanelerin dediği oldu | Haber-Ahmet | Güncel Haberler | 0 | 04-10-2008 18:22 |
| Asgari ücrette üçüncü tur yarın | gabarın asi rüzgarı | KomünistForum Haber Servisi | 0 | 12-23-2007 20:51 |
| Sermayenin ücret politikası... / KB | gabarın asi rüzgarı | Edebi eleştiri - Makale - Denemeler | 0 | 08-05-2007 15:38 |
| Ücret Fiyat ve Kar | IMMANUEL | Kitap ve Dergi Tanıtımı | 0 | 05-25-2007 01:25 |
| AKP, CHP, DSP ve DYP'nin aday adaylarından 2 bin YTL ücret alacak. Ancak, DYP kadın a | burjuva-haberci | Türkiye'den Haberler | 0 | 05-09-2007 03:00 |
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anda Saat : 18:38 .